Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu

Deniz’le iki buçuk senedir kısa süreli en az 4-5 uçuş yaptık. Her birinde de bir şeyler öğrenmekle birlikte gerekli hazırlıkla işin üstesinden geldik. Çocukla yapılan iki saati aşmayan uçak yolculukları çok da zor değil aslında. Önemli olan neyle karşılaşacağınızı bilmek ve yanınızda yeterince malzeme (ekstra kıyafet, fazlasıyla çocuk bezi, ve oyuncak) bulundurmak.

Aşağıda kendi tecrübelerim sonucunda aklıma gelen konuları listeliyorum. Konuda tecrübeli annelerin paylaşmak istedikleri deneyimleri olur da yorumlara eklerlerse çok sevinirim.

  • HAZIRLANIRKEN: Küçük çocuklar sürpriz yapmayı sevdikleri ve anne-babalarını en sıkışık zamanlarda zor durumda bırakmak konusunda özel bir yeteneğe sahip oldukları için nedense bu uçak yolculukları sırasında normalin gerek sayı, gerek miktarca katbekat üstünde çiş, kaka, kusmuk, vesaire yapmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle yanınıza ihtiyacınız olacağını düşündüğünüzün en az iki kat fazlası yedek kıyafet ve çocuk bezi mutlaka alın. En kötü ihtimalle taşımış oluyorsunuz. Ama Allah göstermeye yerden 9 bin metre yükseklikte elinizdeki tüm bezler tükenecek olursa kim yetişecek imdadınıza? Zımpara kağıdı niteliğindeki kağıt havlular mı?!KisaSureliUcak6
  • UÇUŞTAN ÖNCE: İstatistikî olarak kesin bir belge yok elimde ama sanırım “tüm havayollarında 2 yaşından küçük çocuklar ücretsiz uçuyor” diye bir genelleme yapmış olsam yanılmam. Ailecek uçuyorsanız bilet fiyatlarının toplam tutarının can yakıcılığı göze alındığında çocuk için para ödememek önemli bir avantaj oluyor tabi… Ancak hiçbir şey karşılıksız değil. Çocuğunuzun bedava uçmasının iki dezavantajı var: 1. Onun için para ödemediğinizden ona ait bir koltuk da olmuyor, kucağınızda götürmek zorunda kalıyorsunuz. Bu sebeple rezervasyon yaptırırken çocukla olduğunuzu belirttiğinizde uçak tamamen dolu değilse mümkünse yanınızdaki koltuğu boş bırakmalarını rica edin ki yan koltuğa yayılabilin. (Birçok havayolu şirketi bunu kendiliğinden yapıyor, ama bebeğinizle uçtuğunuzu hatırlatmakta fayda var.)  2. Yine çocuğunuz bedava uçtuğu için bagaj hakkı sizinkinden daha kısıtlı (hatta bazı havayolu şirketlerinde sıfır) oluyor. Bagaj limitini de rezervasyon yaptırırken sormak lazım ki havaalanında ekstra bagaj parası ödemek ya da bavul boşaltmak zorunda kalmayın.
  • CHECK-IN YAPTIRIRKEN: Birçok havayolu şirketi pusetinizle beraber uçağın kapısına kadar gitmenize izin veriyor. Bu durumda uçağa kadar bebeğinizi pusetinde taşıyor, binerken katlayıp görevliye teslim ediyor, indiğinizde de pusetini hazır beklerken buluyorsunuz. (Yine de, hele de bebeğinizle yalnız seyahat ediyorsanız bunun böyle olduğundan uçuştan önce emin olun, çünkü bir elinizde bebeğiniz, bir elinizde biletiniz/el bagajınız/çantanız/bebeğinizi eşyaları, vs. taşımak mesafenin uzunluğuna göre çok zor olabiliyor.) Ayrıca yağmurlu havalarda pusetin ıslanacağını sizden başka düşünen olmuyor, dolayısıyla varsa pusetinize kılıf geçirmeniz yağmur, toz gibi dış etkenlerden korumanıza yardımcı olacaktır.
  • UÇAĞA BİNERKEN: Bazı havayolu şirketleri çocuklu yolcularına pre-boarding denen bir seçenek sunuyor. Eğer uçtuğunuz şirket bunu sağlıyorsa sizi sıraya tabi olmaksızın diğer yolculardan önce (first class’ten sonra) uçağa alıyorlar. Aslında çocukla uçak kabini gibi dar bir alanda saatleri geçirecekken bir 10 dakika daha erken girmek ne kadar akıllıca tartışılır, ama rahat rahat yerleşebilmek açısından pre-boarding yapmanın avantajlı olduğu kesin.
  • KALKIŞ VE İNİŞLERDE: Çocuklu hayat hakkında fikir sahibi olmadan önce çocukların uçakta illaki ağlamalarını kaderin bir cilvesi olarak yorumlardım. Bilmezdim ki garipçikler yetişkinler gibi sakız çiğneyemedikleri, ya da gerektiği zaman esneyemedikleri için kulaklarında hissettikleri basınçtan rahatsız oluyorlar… İşte bu yüzden kalkış ve inişlerde meme/emzik vermek, yoksa da biberon ya da herhangi bir şekilde su içirerek minik kulaklardaki basıncı azaltmaya yardımcı olmak  için çok önemli…
  • UÇUŞ SIRASINDA: Amerika içinde uçtuğum zamanlarda sürekli havayolu şirketlerine laf söyler, TravelToysikramlarındaki meymenetsizlikleri eleştirirdim. Çok şükür (!) bizim iç hat uçuşlarımız da bu konuda Amerika’nın gerisinde kalmıyor; artık sabahın köründe bile uçsanız, bazı havayolu şirketlerinde bırakın kahvaltı vermeyi, çayı bile parayla satıyorlar. “Parası neyse verir alırım” diyecek olsanız bile çeşitler çok kısıtlı. O yüzden çocuğunuz katı gıda yiyen yaştaysa ona göre bisvüvi, kraker, vs. mutlaka yanınızda olsun. Ayrıca uçağın kuru havasının verdiği rahatsızlığı hafifletmek adına sürekli su tüketmek de çok önemli.
  • YİNE UÇUŞ SIRASINDA: Bir diğer alınması gereken malzeme de bebeği/çocuğu oyalamak için oyuncak, kitap, pastel boya türünden eşyalar. Uzun ya da kıtalar arası yolculuklarda oyuncak Lutfhansa uçağı, minik Air France Boyama kitabı gibi şeyler verilse de, kısa süreli uçuşlarda bu tür oyalayıcı şeyleri getirmek size düşüyor. Ve an geliyor, ufaklığı oyalamak için koltuk arkalarındaki “Uçaktan denize nasıl atlanır” grafikleri ve hosteslerin “Uçağımızda 6 adet çıkış bulunmaktadır” pandomimleri yeterli olmuyor. Oyuncakların 1. Sevdiği, yanından ayırmadığı Mumu tarzı bir uyku arkadaşı, ve 2. İlgisini çekecek, yaşına göre dikkatini mümkün olduğunca uzun süreli toplayabileceği, puzzle, boyama/çıkartma kitabı gibi YENİ aldığınız ve ancak kıpırdanmaya başladığında ortaya çıkaracağınız, daha önceden görmediği türden olması işinizi kolaylaştırıyor.
  • İHTİYAÇ MOLASI: Bebeğinin altını uçakta olaysız değiştirebilen her annenin çocuk bakımı konusunda üstesinden gelemeyeceği hemen hemen hiçbir şey olmadığını düşünüyorum. Nitekim uçak tuvaletlerindeki alt değiştirme masaları genellikle yufka büyüklüğünde ve adeta siz bulamayın diye klozetlerin arkalarına saklanmış, duvarlara yapıştırılmış şekilde oluyor. O dapdaracık alanda bırakın kıpır kıpır bir çocuğun altını değiştirmeyi, insan kendi tuvalet ihtiyacını karşılarken bile klostrofobik atak yaşıyor. Bu nedenle, her zaman yanınızda taşıdığınız bavul büyüklüğündeki bebek çantasının yanı sıra, tuvalete giderken yanınıza alacağınız, ve sadece altını KisaSureliUcak2değiştirirken ihtiyaç duyacağınız eşyaları koyabileceğiniz küçükçe bir çanta bulundurun. Kuzenimin bana hediye ettiği, resimdeki gibi hem alt değiştirme örtüsü, hem de ihtiyacınız olan eşyaları koyabilmeniz için yeterli sayıda cebi olan bu çanta benim hep kurtarıcım oldu. Skip Hop marka çantalar sanırım MotherCare gibi bebek mağazalarında satılıyor ama bu modeli var mı, emin değilim. Bu konuda başka da bir tavsiyem maalesef yok, dua edin evladınız tuvalet ihtiyacını gidermek için yere inmeyi beklesin.
  • DİĞER YOLCULARIN BAKIŞLARI VE SİZ SORMADAN YAPILAN YORUMLAR: Deniz olmadan önceki seyahatlerimde (ki çoğu Amerika-Türkiye arasındaki 10 küsur saatlik uçuşlardı) bekleme salonunda ne zaman bir bebekli çift görsem “Allah’ım! Ne olur benim yakınıma düşmesinler!” diye dua ederdim. Çocuk öyle ya da böyle ağladığında da açıkçası anne-babanın susturmayı beceremediklerini düşünürdüm. Aslında doğru… Susturmayı beceremediğiniz de oluyor. Ama uçak kalabalık, dar, havası kuru, uğultulu bir mekân. Siz istediğiniz kadar hazırlanıp yanınıza tonla oyuncak alsanız da bebeğiniz/çocuğunuz rahatsız olup yaygarayı kopartabiliyor. Ne kadar emzik/meme verseniz de kulaklarını rahat ettiremeyebiliyorsunuz. Bu durumda insanların göz devirerek bakışlarını, “cık cık cık”lamalarını, sanki siz bilmiyormuşsunuz gibi “Kulağı ağrıyor, kulağı… Emzik vermek lazım…” türünden yorumlarını duymazdan gelip çocuğunuza o anda ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi vermek yapılacak en iyi şey. Rahatsız olan yolcuların sıkıysa uçağı terk etmelerini kibarca rica etmekte de bir sakınca görmüyorum.

Çocukla kıtalar arası/uzun süreli uçak yolculuğu yapmak ise başka bir yazı konusu…


Bu da ilginizi çekebilir: Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu

Reklamlar

5 Yanıt

  1. Şekerim,

    Tan allahtan uçak yolculuklarında olabilecek en minimum sesi çıkaran çocuklardan…

    Ama bir yolculuğumuzda daha kolidordan gelirken uçağın diğer tarafında oturan herif(kusuruma bakmayın daha beterini de söyleyebilirim) “Uçakta çok ağlar mı?” diye sordu. Adama sadece 10 numara sayko bakışımı attım. Adam ondan başka soru soramadı. :)))) Ehhh be adam ilk önce bi bak ağlıyo mu? Sonra konuş!

  2. Elif lütfen bir de uzuuun uçak yolculuğu (kıtalar arası..) ile ilgili deneyimlerini aktarır mısın?

    • Daha önce de isteyenler oldu, yapmam gerekenler listesinin en başlarında yer alıyor kesinlikle. En kısa zamanda, söz….

  3. 2 yaşından küçük çocukların bedava uçtuğundan emin değilim Elif. Biz ilk uçak seyahatimizi kızım 1.5 yaşındayken Ankara-Antalya arası yapmıştık. Bilet ücreti ödediğimiz halde (tam bilet ücreti değil elbette ama gene de az değildi diye hatırlıyorum) çocuk kucakta gitmişti. Eşim, ben ve yanımızda başka bir yolcu, kucağımızda çocukla epey sıkış tıkış bir yolculuk yapmıştık. Daha kötüsü, çocuğa sandwich bile vermemişlerdi. “Tüm sandwichlerimiz sayılı ve hepsi bitti” gibi birşey dediklerini ve Eti Form teklif ettiklerini hatırlıyorum.

  4. sevdiklerimizden uzakta olunca yılda 3-4 kere uçak seyahati yapmak durumunda kalıyoruz.4 gün önce yine İstanbul-Antalya arası bir yolculuk yaptık Talişle boya kalemleri boyama kitapları zürafa mahmutla:) bayağı oyalandı Talişko
    daha önceleri farklı bir havayolu şirketi ile uçuyorduk .ilk defa atlas jeti tercih ettim ve inanılmaz memnun kaldım.öncelikle servis diğer havayolu şirketleri gibi ücretlii değildi.uçuş ekibi inanılmaz ilgili ve sevimliydi talişle çok ilgilendiler hatta inişten sonra hostes ablamızın biri talişi kokpite soktu:))
    (sevgili vuslat 2 yaşa kadar uçak bileti ücreti alınmıyor bebeklerden sadece yanlış anımsamıyorsam 20 tl kadar sigorta ücreti alınıyor)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: