Doğru doktor çok önemli…

DogalDogum

"Doğal doğum istiyorum. Makyaj yok, dudak parlatıcısı yok,..."

Deniz geçen hafta ateşlendiğinde doktoru şehir dışında olunca başka bir çocuk doktoruna görünmemiz gerekti. Bu “Başka Çocuk Doktoru” Deniz’i muayene etmeden önce bana Deniz’in doğum tarihi, doğumdaki boyu, kilosu gibi rutin sorular sordu. Kaç haftalık doğduğunu sorduğunda cevapladım: 38 hafta 6 gün.  Takip eden sorusu, sorudan çok onay istermiş gibi bir tonda “Sezaryen?” oldu. Yani “Sezaryen, değil mi?” şeklinde…  Ben de bu varsayımdan ötürü sinir olmuş bir şekilde ve “Sen de mi Brutus?” benzeri bir hayal kırıklığı yaşayarak “Hayır, doğal!” dedim.

Çocuk doktorunun bile sezaryeni bu kadar kanıksadığı, sezaryenle doğumun yüzde 80’lere vardığı Türkiye’de doğal doğum yapmak isteyen annelerin işi gerçekten çok zor. Yine de her geçen gün, doğal doğum yapan/yapmak isteyen annelerin/gebelerin üye olduğu mail gruplarında bebeğini doğal şekilde dünyaya getiren annelerin doğum hikâyelerini heyecanla okuyoruz. Demek ki imkânsız değil.

Hamilelik bir bilinmeyen. Doğum keza öyle. Böyle olunca doktorun, bu işin ilmini yapmış birinin iki dudağının arasından çıkan her şey inanılmaz önem taşıyor, hele de gebeliği ilk kez yaşayanlar için. Doğru doktoru bulmak çok önemli. İş doktorda başlıyor, doktorda bitiyor.

Ben böyle “Doğru Doktor çok önemli!” diyorum, ancak bunu kotarmak da o kadar kolay değil. En azından benim için olmadı: Hamileliğimin ikinci ayında başka eyalete taşınıp da yeni bir doktor bulmam gerektiğinde, Miami’de kimseyi tanımadığım için sigorta şirketinin bana verdiği rehberden taşındığımız yere yakın bir doktor seçtim. Doktora gitmeden önce de doğal doğum üzerine araştırma yaparak görüşmemizde doktorum olacak kişiye doğal doğuma yaklaşımı ile ilgili ne gibi sorular sormam gerektiğini araştırdım. (Bu soruların neler olması gerektiğini ayriyeten yazacağım.)

Deniz’in Babası’yla birlikte gayet hazırlıklı gittiğimiz doktor randevumuzdan kafamız karışmış bir şekilde ayrıldık. Nitekim ben bebeğimi ilaç yardımı olmadan doğurmak istediğimi söylediğimde “Sen daha yolun çoooook başındasın. YanlisDoktorHele bir ilk üç ayını atlat önce de, ondan sonra düşünürüz” şeklinde, “Epizyotomi hakkında ne düşünüyorsunuz?” gibi sorularıma “Bunları şimdi düşünmen çok gereksiz. Hele bir o zaman gelsin, bakarızgibi güvensizlik ve şüphe uyandırıcı bir edayla cevap veren, ve (henüz 8 haftalık hamile olmama rağmen, muhtemelen Şükran Günü haftasına denk gelebilecek olan) doğumumun (şimdi anlıyorum ki Şükran Günü yemeğini ailesiyle beraber yiyebilmek için) geç değil de erken olacağı kehanetinde (!) bulunan, yüzü gözü botokstan şişmiş, Zeki Müren bozması bu doktorun doğal doğum konusunda beni destekleyeceği konusunda içim pek de rahat değildi.

Yine de, doktor konusunda tavsiye alabileceğim kimse olmadığı için, hamileliğimin 18. haftasına kadar bu doktoru görmeye devam ettim. Aylık randevulara genelde hazırlıklı gidiyor, soracağım soruların listesini yapıyor, ancak doktorun aceleci tavırları yüzünden sorularımı bitiremeden ofisinden çıkıyordum.

Bardağı taşıran damla hamileliğin yaklaşık 16. haftasında uygulanan, bebekte Down Sendromu riskinin olup olmadığını ölçmek için yapılan Alfa Feta Protein testinin sonucunun “risk pozitif” çıkması oldu. Daha doğrusu, bu sonucu aldıktan GebeTestsonra doktorun ve ekibinin yaklaşımı oldu. Kesin bir sonuç almaları için daha fazla tetkik yapmaları gerektiği anlamına gelen “Risk pozitif” sonucunu bana telefonda “Sana bunu telefonda söylemek zorunda kaldığım için çok üzgünüm” diye ağlamaklı bir sesle bildiren hemşire de, bu sonucu nasıl yorumlamam gerektiğini sorduğumda “Amnio yapmadan bilemeyiz, ama onun da düşük riski var, sen bilirsin” cevabını gayet umursamaz bir şekilde yapıştıran ve “Ben şimdi buna Amnio yap ya da yapma dersem sonucundan beni sorumlu tutar, bir de dava eder” düşüncesiyle bana yol göstermeyi katiyetle reddeden doktor da bu karar sürecinde yaşadığım stres sebebiyle herhalde ömrümden bir 10 günün gitmesine sebep olmuşlardır. Bu son olaydan sonra bir daha yüzünü görmemek üzere ayrıldım bu doktorun ofisinden…

Uzun arayışlar sonunda, oradan buradan sorup soruşturarak bulduğumuz, en nihayetinde Deniz’i doğurtan doktor ise başından beri tam tersi mesajlar verdi bize. İlk görüşmemizden itibaren (ki neredeyse 5 aylık hamileydim) sıcacık, sevgiyle, saygıyla yaklaştı, hem bana, hem Deniz’in Babası’na. Doğum sırasında benim yorulduğumu görünce Deniz’in Babası’nı kenara çekip “Bak, bebek gelmek üzere… Söyle Elif’e, az daha dayansın” diyen, sancılarım sırasında saçımı okşayan, doğumdan sonra “Seninle gurur duyuyorum” deme büyüklüğünü gösteren, büyükannesi İzmirli, kendisi Yahudi bir Şilili olan bu tonton doktor sonunda bize unutamayacağımız bir tecrübe yaşattı.

Şimdi biraz mizahla karışık anlatsam da bu doktor değiştirme süreci oldukça stresliydi. Ancak Deniz’i doğurtan doktora gitmeye başladığımda ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım, ve onca hafta nasıl olup da bu kadar “kırmızı alarm veren”, yeni doktorum gibi ben kilo aldıkça, yüzüm gözüm şiştikçe “Güzel görünüyorsun, ama bu ay şu kadardan fazla kilo alma” demenin aksine, “Stresli görünüyorsun, gel sana [muayehanemdeki bu mini spa’da] bir cilt bakımı uygulayalım” diyen bu doktor bozuntusunu hangi akla hizmet gördüğüme şaştım.

Ey Gebeler! Hamileliğiniz boyunca onlarca konuda karar vermek durumunda kalıyorsunuz. Bebeğinizin isminin ne olacağından GebeSoruodasının ne renk olacağına, ne şekilde doğum yapacağınızdan oğlunuzun sünnetini ne zaman yapmanız gerektiğine kadar daha önce fikir sahibi olmadığınız bir sürü konu bir anda hayatınızın gündemine oturuyor. Ama bu kararların hepsi de doğru doktoru seçmek söz konusu olduğunda solda sıfır kalıyor. Çünkü doktorun yaklaşımı sizin sadece doğumda değil, hamileliğiniz süresince (ve sonrasında da) nasıl bir ruh halinde olacağınızı tamamen etkiliyor. Bu yüzden güvenebileceğiniz bir doktor çok ama çok önemli. Doktorunuza karşı öyle hissetmelisiniz ki, sizin doğal doğum tercihinize sadece saygıyla değil, teşvik ederek yaklaşmalı. Sizde öyle bir güven duygusu yaratmalı ki, doğum sırasında herhangi bir terslik olması ve gerçekten sezaryen gerekmesi halinde sizin aklınızda “acaba kolaya mı kaçıyor?” gibi hiçbir şüphe oluşturmamalı…

Doğru doktoru bulmak çok önemli. İş doktorda başlıyor, doktorda bitiyor.

Bu da ilginizi çekebilir: Gebe-Doktor İlişkisinde Karşılıklı Güvenin Önemi

Reklamlar

8 Yanıt

  1. Çok güzel bir yazı olmuş… Ellerine sağlık… Doktor gerçekten çok çok önemli… Türkiye’deki yakın arkadaşlarımın doktor tercihleri sonucu mutlaka sezeryana yönlenmelerini, Amerika’dakilerin de doktorlarından pek kısıtlı bilgi alabildiklerini gözlemlemiştim.
    Ben hamileliğimin başından itibaren normal bir doğum yapmayı istedim. Bu yönde okudum, kendime telkin verdim. Doğum sancısından korkmadım ama dayanamayacağım noktada epidural alma olasılığımı hep aklımın bir köşesinde bulundurdum. (ne de olsa benim annem de beni doğururken epidural almıştı 🙂 )
    Hamiliğimin yarısını Türkiye’de, yarısını Amerika’da geçireceğim belli olunca da aynı kafa da iki doktor bulmam gerekti. Şimdi dönüp baktığımda her iki tercihimden de çok mutluyum.
    Doğal doğum tercihine sadece saygı duymak değil, teşvik ile yaklaşılması çok önemli…
    Türkiye’de ki doktorumun eşi de, doktorumun yardımı ile iki kere doğal doğum gerçekleştirmişti. Onu tercih etmem için bu bile yeterliydi 🙂
    Amerika’da ise biraz uzun süren doğum hikayemizin sonlarına doğru neredeyse planlı bir sezeryana alınacak duruma gelmeme rağmen halen normal doğumun olabileceğini telkin etmeleri, yine doğru tercih yaptığımın göstergesi idi…
    Bir de doğum planımda epizyotomi istememe rağmen cart diye hemen kesmemesi – küçük uyuşturucu iğneleri bile hazırlayıp – “sen bunu epizyotomisiz başaracaksın” demesi ve sonrasında doğumumuzun sadece minicik bir dikiş ile tamamlanması muhteşemdi…
    Eh bir de doğum hikayemin linkini koyayım tam olsun 🙂
    http://www.miracik.com/index.php/2008/08/dogum-hikayemiz/

  2. Teşekkür ederim Banu. Hikayeni paylaştığın için de ayrıca teşekkürler. Sabah sabah gözlerimin dolmasına sebep olmuş olsa da güne keyifle başlamamı sağladı 🙂

  3. Ben de normal doğum istiyordum ve doktorum bu konuda beni sonuna kadar destekledi… ve bu doktor türkiye’nin ünlü hastanelerinden birinin en popüler doktorlarından.
    yalnız…
    sancılarımın gelmesini beklemeden doğuma aldı.
    basiretinizin bağlandığı durumlar vardır, neden diye soramadım… peki diyebildim!
    nihayetinde suni sancıyla doğum gerçekleşti.
    epidural fayda etmedi ve bu zamansız doğumun sonucu mudur bilinmez oğlumun kolunun sinirleri zedelendi, bana 40 dikiş atıldı, doğumdan iki saat sonra çıkabildim doğumhaneden…
    neyseki oğlumun kolu düzenli egzersizle çok iyi duruma geldi, fizyoterapisti de biz de onunla gurur duyuyoruz.

    sonuç; doktorun normal doğumu desteklemesi de yeterli değil maalesef! lütfen çok ama çok iyi araştırın, lütfen!

  4. Korkutucu bir tecrübe olmuş ama sonunda her şeyin yoluna girdiğine çok sevindim.

    Çok teşekkür ederim paylaşımın için… Sevgiler…

  5. Merhabalar Blogcu Anne, yeni geldiğimiz siteni çok beğendik.
    Ben ilk çocuğumda normal doğum istemiştim. Doktorum da biraz benim zorumla bekledi. Doğum sancılarımla gittiğim hastanede bir kaç saat uğraştı, ama bebeğin çok yukarda olduğunu kordon dolanması ihtimali ile sezaryanle bebeğim dünyaya geldi Gerçekten o son dakikada doktora güvenmek dışında bir şey gelmiyor elimizden, gerisi doktorun vicdanı. O yüzden son paragrafta yazdıklarına çok katılıyorum, doktor seçiminde karşılıklı güven çok önemli.

  6. Hoş geldiniz çocuklaçocuk! Teşekkür ederim, ben de bu satırları bitirir bitirmez iade-i ziyarette bulunacağım 🙂

    Sanırım senin de dediğin gibi, altı çizilmesi gereken nokta KARŞILIKLI güven. Anne adayları bilinçlendikçe, doktorlar da ne istediklerini bilen gebelerle karşılaştıkça herkesin işi kolaylaşacaktır diye düşünüyorum.

    Sevgiler…

  7. Merhaba, ben yarın itibari ile 40. haftamı dolduruyorum. Tercihim doğanın da bizi şekillendirdiği üzere normal doğumla bebeğimi kucağıma almak. Son kontrolümde doktorum bebeğin 27sine kadar doğması gerektiğini, kendiliğinden gelmezse müdahale yoluna gideceğini söyledi. Sırf bu müdahale sözü yüzünden kaç gecedir uyuyamıyorum. Sezeryan doğumdan çok korkuyorum. Doktoruma güvenip güvenmediğimi sorguluyorum sürekli. Sancılarımın başlaması için daha ne kadar beklemem gerekecek acaba?

    Paylaşımlarınız için şimdiden teşekkürler…

    • Merhaba Sinem…

      Sana verebileceğim tavsiye doktoruna sorman: 27’sinde müdahale etmek gerektiğini düşünmesinin sebebi nedir? Bebeğin suyu mu azalıyor? Fazla mı kilo alıyor? Sende açılma, incelme gibi herhangi bir doğum alameti görmüyor mu? Beklemeyi ne açıdan sakıncalı görüyor? 27’sinden sonra bir süre daha beklesen kendi kendine ilerleme olacağını düşünmemek için ne gibi sebepleri var?

      Alacağın cevabın seni tatmin etmesini umuyorum. Ancak doktorun müdahaleyi uygun görürse de o noktada çok sorgulamamaya çalış. Önemli olan bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına alabilmen. Bebeğin ne şekilde çıkarsa çıksın kucağına ilk aldığın anı unutamayacaksın. Senin adına şimdiden heyecanlanıyorum.

      Ayrıca lütfen şunu hatırlatmama izin ver: Benim herhangi bir tıp eğitimim yok. Ben sadece güvenebileceği bir doktora denk gelen, şansı da yaver gidince doğal doğum yapmayı becerebilen, ve tecrübelerini diğer annelerle paylaşmak isteyen bir anneyim; bu görüşlerimi de bu kapsamda paylaşıyorum. Son söz seni ve bebeğini 40. haftaya kadar sağlıkla getiren doktorunun olacaktır.

      Her ne şekilde olursa olsun, bebeğini sağlıkla kucağına aldıktan sonra iyi haberlerini benimle paylaşırsan çok sevinirim. Özel yazmayı tercih edersen blogcuanne@gmail.com adresinden ulaşabilirsin bana…

      Sevgiler…

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: