Çocuk Sahibi Olmak/Olmamak Kararı Nasıl Verilir?

Çocuk Sahibi Olmak Kararı Nasıl Verilir? Cocuk Sahibi

Psikologlar çocuk yapma kararına da her sağlıklı karara yaklaşır gibi yaklaşılmalı diyorlarmış.  Yani:

  1. Çocuk sahibi olmak çiftin hayatında önemli değişiklikler meydana getireceği için her iki tarafında bu değişikliklerin farkında olması ve bunlarla ilgili gerçekçi beklentilere sahip olması gerekirmiş.
  2. Çiftin çocuk yapmakla ilgili kişisel nedenleri aynı olmasa da karar ortak alınmalıymış.
  3. Kötü giden bir ilişkiyi düzeltmeye çalışmak ya da monoton bir ilişkiye heyecan katmak değil, gerçekten çocuk sahibi olmak için bu işe girişilmeliymiş.
  4. Eşlerden birinin bu konuda herhangi bir tereddüdü varsa oturup tartışılmalıymış.

Yukarıdaki maddelere katılmakla birlikte, ilk maddeye şöyle bir katkıda bulunacağım: İnsan istediği kadar beklentilerinin gerçekçi olduğunu düşünsün, “başına gelmeden” çocuk sahibi olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında dürüst bir fikre sahip olması mümkün değil, ki bu başlı başına bir yazı konusu.

Ben çocuk hep istedim. Benim için çocuk sahibi olmalı mıyım yoksa olmamalı mıyım şeklinde bir karar aşaması hiç olmadı. O yüzden insanların hayatında “Tamam, artık çocuk sahibi olmayı istediğime karar verdim” ya da “Yok kardeşim. Çocuk sahibi olmanın bana göre olmadığını anladım” dedikleri bir kırılma noktası var mıdır bilemiyorum.

Belki toplum kız çocuklarını ileride anne olmaya programladığı için başka bir alternatif olduğunu düşünmedim. Belki de kanta kuzen, cümbür cemaat birlikte büyüdüğümüz için çoluk çocuğa karışmak hayatımın doğal akışıymış gibi geldi hep bana. Benim için soru “Acaba”dan çok “Ne zaman?”dı.

Benim bu kararı nasıl verdiğime gelince… Kendime göre belirlediğim bir şablon vardı kafamda… Çocuk sahibi olmadan önce bu şablondaki kriterlerin gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyordum. Evliliğimin belli bir olgunluğa gelmesi gerekiyordu. Eşimin de benim kadar hazır ve istekli olması gerekiyordu. Maddi olarak belirli bir seviyeye gelmem, bebeğime bakabilmek için bir süre çalışmaya ara verebilmem ve birkaç seneliğine de olsa tek gelirle rahat geçinebilecek durumda olmamız gerekiyordu.

Şansım yaver gitti, sevdiğim ve hayatımı paylaşmak istediğim bir insan buldum. Daha da şanslıydım ki bu insan da çocuk sahibi olmak konusunda benimle aynı değerleri ve beklentileri paylaşıyordu.

Leylek ve bebekAslında bu “çocuk sahibi olmadan önce olması/yapılması gerekenler” konusu biraz tartışmalı bir konu… Biraz daha hayatımı yaşayayım, biraz daha seyahat edeyim, terfi edeyim, bir ev alayım derken sonu olmayan liste uzayıp gidiyor. İnsan her zaman bir tatile daha çıkayım, şu projeyi de bitireyim, maaşım biraz daha artsın istiyor. Bir noktadan sonra da (ki “30 YAŞ”ı tıklayan biyolojik saatle ilintilendirdiğim için benim için önemliydi) çok kuralcı olmamak gerektiğini düşünüyorum.

Çocuk Sahibi Olmamak Kararı Nasıl Verilir?

Çocuk sahibi olmayı istemek ne kadar doğalsa, bunu istememek de o kadar doğal. Önemli olan ne istediğini (ya da istemediğini) bilmek… Ve ben nasıl hep çocuk istediğimi bildiysem, çocuk istemeyen bir insan da sanki bunu hep hissetmiş, bunu bilmiştir, öyle olmalıdır diye düşünüyorum.

Amerika’da yaşarken Deniz’in Babası’yla birlikte olmaktan çok keyif aldığımız, Türkiye’ye döndükten sonra ise aramıza okyanuslar girdiği için arkadaşlığımızı e-mail boyutunda devam ettirmek durumunda kaldığımız bir karı-koca arkadaşımız var. Bu çiftle biz bebek sahibi olmadan çok önce sohbet ederken çocuk sahibi olmanın “kesinlikle onlara göre olmadığını” söylemişlerdi. Gayet düzenli bir yaşam süren, her ikisi de düzgün bir işe sahip olan, güzel bir evleri olan, tatillerini (ve paralarını) dünyayı gezerek harcayan bu çift çocuk sahibi olmanın kendilerine göre olmadığına birlikte ve net bir şekilde karar vermişlerdi. Çocukla bırak dünyayı gezmek, parka gitmek bile stratejik bir karar mekanizması gerektirirken her sene Hindistan senin, Yeni Zelanda benim gezen bu çiftin çocuk sahibi olan herhangi bir çiftten daha az mutlu olduğunu sanmıyorum.

Özetle, çocuk sahibi olmak/olmamak kararı nasıl verilir? sorusunun cevabına gelince: Bunun bir formülü yok. İnsan istemediğinden emin değilse istiyordur. Bu durumda karar “zamanlama” konusu etrafında toplanır, ki insan genelde doğru zamanı o zaman gelince bilir…

Benim yorumum budur.

Kaynak: Çocuk sahibi bir aile olmaya hazır mısınız?

Önceki: [Çocuk Sahibi] Olmak ya da Olmamak?

Sırada: Bir insan neden çocuk sahibi olmak ister? Neden istemeyebilir?

Reklamlar

6 Yanıt

  1. Cocuk sahibi olmama fikri gercekten nasil sekillenir insanin icinde, buna nasil karar verilir anlayamiyorum. Bende Blogcu anne senin gibi cocugum olacak ama ne zaman diye yasayan biri oldum. Ve cocuk istemeyen bir ciftle tanistim. Anlamaya calistim, sonucta herkesin sizinle ayni fikri paylasmanizi bekleyemezsiniz. Sadece onlara sorularimdaki amac kendimce onlari anlayabilmekti aldigim cevaplarda. Ama o cevaplarda anlamama yardimci olamadi. Zaten illaki anlamamda gerekmiyor, ama dedim ya merak ediyorum, acaba cocuk yapma kararinda bir noktayimi kaciriyorum suphesini tasiyorum. Duyduklarimdan evet bende olsam sizin yerinizde cocuk yapmazdim diye bir cikarim yapamadim, iyi sizin icin boylesi guzelse ne iyi dedim ciktim isin icinden. KAbullendim ama aklimi ikna edemeden. Birinci neden cok iyi bir evliligim var bunu yikmak isteyemem, mukemmeliyetciyim cocuguma da mukemmel bakmam gerekir onuda yapamam -kendimi mutsuz ederim-, bu berbat dunyaya benimde bir can getirmeye niyetim yok seklinde ozetleyeyim duyduklarimi.

    Blogcu anne, ben cok ertelemisim cocuk sahibi olmayi. 35 yasimda cocuk sahibi olamazsiniz dendiginde mucizeyle geldi kizim bize. Yasal evlatlik kurallarini arastirip, infertility merkezi hastasi kabul olarak kabul edilmis bir sonraki ay baslanacakken, mucizem geliverdi. Ve ben kizimi beklerken bambaska biri olup ciktim, onu kucagima aldigimda dahada baskalastim ve hala devam ediyor bu degisim hayatimin her yonunde. Bir minik mucize bu kadar buyuk bir degisime pozitif anlamda nasil sebep olur? Bir insan bir insani nasil bu kadar sonsuz ucsuz bucaksiz sevebilir. Cevremdeki kimse alinmasin ama cocuguma duydugum sevginin yaninda her sey golgede kaliyor desem abartmam. Bu derece yogun hisler yasarken cocuk sahibi olan bir anne olarak anlayamiyorum bu guzelligi geri cevirenleri. Ve sadece sunu biliyorum, anne olmanin tarif edilesi, algilanasi bir yapisi yok, hani derler ya yasamayan bilemez, ayni oyle bir seymis anne olmak.

    Sonucta secimlerinizi yapabilerek yasayabilme luksunuz varsa ve o sekilde yasayabiliyorsaniz ne mutlu size demek en dogrusu galiba.

    Sevgilerimle,
    Seciminden mutlu anne Feryal

    • Ne kadar güzel bir sürpriz olmuş bebeğin sana! Çocuk sahibi olamayacağı söylendikten sonra böyle bir sürprizle karşılaşan çiftlerin hikayeleri daha da bir heyecan verici geliyor bana…

      Çocuk sahibi olmamak kararına gelince — ve bunun yanlış anlaşılmasını istemiyorum — hele de çocuk sahibi olduktan sonra bazı insanların bunu neden istemeyebileceğini anlıyorum. Zor, çok zor iş… Herkesin anne-baba olmak için dünyaya geldiğine inanmıyorum açıkçası… Bence önemli olan bu kararı bilinçli verebilmek.

      Yukarıda bahsettiğim çift, mesela, dediğim gibi çok aydın, çok kültürlü, iyi işleri, düzenli bir hayatları olan bir karı-koca. Hayat düzenlerinden (evde iki tane kedileri, severek yaptıkları işleri, senede en az iki kez çıktıkları dünya turu niteliğindeki seyahatleri) çok memnunlar ve bir çocuğun bunu alt üst edeceğinine inandıkları için (ki haksız değiller) bu düzeni değiştirmek istemiyorlar.

      Herkes nasıl mutluysa öyle yapsın, yeter ki senin benim gibi yaptığı seçimden mutlu olsun, değil mi? 🙂

    • feryal hanım cocuk sahibi olmak istemesini cok coşkulu şekilde anlatmıs ama ben katılmıyorum.bir insan birini nasıl uçsuz bucaksız sevebilir demiş.demekki içince bi boşluk olan bir insanmıs sevgi boşluğu.bunu ancak kendi yaptığı cocuga yönlendirerek mutlu oluyor.zaten cocugu 9 ay karnında tasıma kararını sen vermişsin tasıdım diye sevmeyip de ne yapacaksın.illaki yapıcaksın o fedakarlığı o süreçte.derler ya cocugu diil cocuk sahibi olmayı seviyorsun belkide.herkesin hayattan beklentileri farklı.bu güzelliği geri çevirenleri anlamıyorum demiş.o kendi içinde olan baska biryere yönlendiremediği sevgiyi enerjiyi çocuga vermeyi tercih etmiş.ben ve onun gibi düşünmeyenlerde başka yerlere.zaten bana anlamsız gelen..acaba doğurdugumuz varlık bi secim yapması gerekse dünyaya gelmek istermiydi o an.kendi kişisel çıkarlarımız için buna biz karar verioruz.umarım sağlıklı karar veriyoruzdur.

      • Fikrimizi paylaşırken başkalarını rencide etmemeye özen göstermemiz lazım diye düşünüyorum.

        Sevgi gibi “taraflı” bir konuyu irdelemek ne kadar doğru? Bir insanın çocuğunu çok seviyor olması içinde sevgi boşluğu olduğunu mu gösterir, yoksa sadece çocuğunu sevdiğini mi?

        Çocuk sahibi olmak/olmamak konusu kişiden kişiye değişen bir konu. Ben bile anne olmuş (ve şimdi ikinci kere olacak olan) bir insan olarak herkesin yapması gereken bir şey diye düşünmüyorum. Hayattaki tek mutluluk bu değil tabii ki. Dediğiniz gibi, insan içindeki enerjiyi çocuğa değil de başka şeylere yönlendirmeyi de tercih edebilir. Ama bu tercihi “çocuk”tan yana kullanmak insanın hayatında bir boşluk olduğu anlamına gelmez bence…

  2. Kesinlikle haklisin Blogcu anne. Herkes cocuk dogurmamali, evlat edinmemeli yada yetistirmemeli. Ben, biz canlilara verilen bu fiziki gucun, cocuk yapabilmemizin, kotu amaclara hizmet etmek adina da kullanildigini okudum/gordum herkes gibi. Kiz cocuk baslik parasi, erkek cocuk bedava tarlada isci, cok cocuk/az gelir orani bahanesiyle devletten alinan yardimlar, uzar gider ornekler…

    Hatta kadin-dogum doktorumada soylemistim, cocuk sahibi olmak isteyenlerin psikolojik muayeneden gecerek saglikli ebeveyn olacaklarina dair rapor almalari gerektigini, cocuk sahibi olma kararini vermeden once. Tamam belki asiriya kactim belki izin alma proseduru falan ama gercekten dunyamizda saglikli yetismis iyi “insan” lara ihtiyac var.

    Iste bu asamada istiyorumki -bencilce bir davranista bulunarak bendeniz-, bu arkadaslarimizin saglikli bir cocuk yetistireceginden gozum kapali eminmisim gibi “cocuk sahibi olmalisiniz, sizin gibi yetiskinler cocuk sahibi olmali” diye soylemeden/dusunmeden edemiyorum.

    Ccocuk sahibi olmak bana gore inanilmaz/tarifi olmaz harika bir sey ve buyuk bir sorumluluk ve bu sorumlulugun ne kadar farkindaysaniz, o kadar yandiniz:-), her acidan yetebilmenin imkansizligi nedeniyle, yetemediklerinizi dusunup hissettiginiz suclulukla bas edebilmek, basli basina bir is. Iste bu asamada bunu en azindan sorgulayan, buna gore secimlerini yapanlari takdirle karsiliyorum. Bencilce evlilik kurtarmak icin, tarlada isci olmasi icin, alinan baslik parasi ile borclar kapatilsin, soyadi devam etsin ailede erkek cocuk olmali , cocuk olsun Allah riskini verir denilip okul yuzu gormeyecegi bastan belli vb. sekilde dunyaya getirilen cocuklarin gunahi ne… Bu acidan bakinca gercekten “Cennet her doguran annenin ayaklari altinda” mi her biyolojik anne/baba, gercekten anne/baba olmayi hakeden bireylermi. (Bazen bazi kotu anne/baba orneklerini gordugumde ona nasil anne/baba diyorlar bende anneyim, bu oyle kolay kullanilasi bir kelime olamaz diyorum, o kotuleri anne diye cagirmasinlar, eger onlara anne diyorlarsa bana anne demesinler diyesim geliyor) Dunyaya gelen her cocugun her seyden once , mutlu bir ebeveyne ihtiyaci var hatta en oncesinde bizim ona sahip olma hakkimiz gibi o minnacik bebeginde mutlu bir anne/baba sahibi olma hakki var ve hic birimizin bu hakki bu minnaciklardan almaya hakkimiz yok.

    Anne-baba olma kararini tartisabilen/sorgulayabilen, bunun farkindaligi ile cocuk sahibi olan ve cocuk olduktan sonra da “cocuk sahibi olma sorumluluk” larinin getirdigi bilincle yasamlarina yon verebilen ciftlerin artmasi en buyuk temennim.

    Ayni dedigin gibi Blogcu anne, ne mutlu verilen kararlardan pismanlik duymadan, hayatina mutlu devam edebilmek…

    Sevgilerimle,
    Feryal

  3. Bence sevgi boşlukları kapatmak üzere yaratılan bir şey değil. Sevgi miktarla da ölçülebilecek bir kavram değil. Ama bir insanın dünyaya getirdiği bir canı “sonsuz ve daha önce hiçbir varlığı sevmediği kadar çok sevmesi” de eleştirilebilecek bir şey değil. İnsanın sırf içindeki boşluğu doldurmak için çocuk dünyaya getirmeyi düşünebileceğini sanmıyorum.
    Feryal Hanım, “ebeveynlerin psikolojik teste tabi tutulması” fikrine sonuna kadar katılıyorum. Anne baba ruhen sağlıklı olmadığı sürece kesinlikle çocuk yapmamalı. Kendini gören, bilen, sorgulayabilen ve bir çocuğun sorumluluğunu üstlenebilecek, en önemlisi onu mutlu bir birey yapabilecek kişilerse ebeveyn olmak için en iyi adaylar. Keşke düşünen ve sorgulayanların sayısı, düşünmeden çocuk doğuranlardan daha çok olsa…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: