İki Dilli Çocuk Yetiştirmece…

Çok dilli çocukDeniz’i iki dilli olarak büyüttüğümden, evde sürekli İngilizce konuştuğumuzdan daha önce bahsetmiştim. Bununla ilgili geçenlerde bir soru aldım:

Doğal doğum grubundan yazılarınızı ve blogunuzu takip ediyorum. Elinize sağlık. Merak ettiğim bir şey var. Oğlunuzla İngilizce konuştuğunuzdan bahsetmişsiniz. Benim de 2.5 aylık kızım var, önceden düşünüyordum doğar doğmaz İngilizce konuşacağım diye, ama şimdilik pek içimden gelmiyor. Diyorum 1 yaşına doğru yavaş yavaş bazı kelimeleri öğreterek başlarım. Siz nasıl bir sistem izlediniz? En başından beri mi konuşmaya başladınız? Bir de benim İngilizcem mükemmel değil, yani ortanın üstü gibi, bu yüzden yanlış bir şey öğretmekten de korkuyorum, özellikle gramer ve cümle yapıları konularında. Birkaç ay sonra kursa gidip pekiştirmeyi de düşünüyorum bir yandan. Ne tavsiye edebilirsiniz?

Daha önce blogladığım yazı pek detaylı olmadığı için yukarıdaki soruya verdiğim cevabı burada paylaşmayı uygun gördüm:

Biz yaklaşık bir 10 sene kadar Amerika’da yaşadık. Türkiye’ye de Deniz doğduktan iki ay sonra döndük. Buraya taşınmadan önce Amerika’dan ciddi miktarda kitap alışverişi yapmıştım, geldiğimizde bayağı bir İngilizce kitap stokumuz vardı.

Deniz üç aylıkken ona İngilizce kitap okumaya başladım. Sürekli onunla İngilizce konuşacağım deyip duruyordum, ama hem herkesin ortasında çok rahat hissetmiyordum, hem de zaten bebekle iletişim kurmak benim için yeni bir şey olduğundan anadilim dışında bir dilde sevgimi ifade etmek zor geliyordu. Benim de içimden gelmiyordu açıkçası… Ben de uzun bir süre kitaplarını İngilizce okumaya, yalnızken ara sıra İngilizce konuşmaya devam ettiysem de ağırlıklı olarak Türkçede ısrarcı oldum.Çok dilli çocuk

Ta ki Deniz 13 aylık olduğunda Amerika’ya gidene kadar… Deniz zaten erkence (yaklaşık 10 aylıkken) konuşmaya başladığı için o civarlarda bayağı bir sözcük haznesi vardı. Ancak Amerika’ya gittiğimizde sağdan soldan duyduklarını tekrar etmeye başladı. Üç haftanın sonunda bayağı (bayağı dediysem herhalde 5-10 kelimedir) bir İngilizce sözcük de eklemişti sözcük dağarcığına. O noktadan sonra ne kadar hızlı kaptığını görünce, ve artık yavaş yavaş karşılıklı iletişim kurmaya başladığımız için sürekli İngilizce konuşmaya başladım.

Bu konuda değişik yaklaşımlar var. Kimisi çocuk ilk önce anadilini öğrensin, sonra yabancı bir dile başlasın diyor. Kimi çocukla en çok vakit geçiren ebeveyn (ki genelde anne oluyor) illaki anadilini konuşsun, diğer ebeveyn (baba) yabancı dili konuşsun diyor. Biz burada şöyle bir mantık uyguladık: Düşündük ki biz hala Amerika’da yaşıyor olsaydık, ki olabilirdi, o zaman evde her ikimiz de Deniz’le Türkçe konuşacaktık. Çünkü o zaman Türkçeyi öğrenmesini isteyecektik. İngilizceyi nasıl olsa öğrenecek diyecektik. O zaman bunun tam tersini yapalım, evde İngilizce konuşalım dedik. Uzun bir süre bunu çok sıkı uyguladık. Dışarıdayken bile Deniz’le direk konuşurken İngilizceyi tercih ettik. Ancak ne zamanki İngilizceyi tamamen kaptı, ve artık diyalog kurabilmeye başladı, başkalarının dâhil olduğu konuşmalarımızda Deniz’le Türkçe konuşmaya başladık. (Bunun dışında Deniz sürekli anneanne-babaanne-teyze gibi yakınlardan Türkçe duydu.)

Şu anda yine yalnızken sadece İngilizce konuşuyoruz. Ama dışarıdayken, parktayken, hele de başka çocuklar varsa o zaman Türkçe konuşuyoruz. (Hem onlar da anlasınlar ve sohbete dahil olsunlar, hem de “Türkçe bilmiyor muuuu???” diye şaşırıp onu dışlamasınlar diye, ki yapıyorlar.) Ben artık ara sıra Türkçeye de kayıyorum, çünkü çok hoşuma gidiyor bıcır bıcır konuşması.

Bu arada Deniz iki yaşından beri İngilizce konuşulan bir yuvaya gidiyor. Sınıf öğretmenlerinin biri Türk, diğeri İngiliz/Amerikalı. Dolayısıyla orada da bayağı bir duyuyor İngilizceyi.

Multilingual Children's AssociationŞu an İngilizcesinin Türkçesinden daha akıcı olduğunu söyleyebilirim. Ama beni rahatsız etmiyor bu, çünkü sen de göreceksin ki bu yaştaki çocukların beyinleri sünger gibi oluyor. Bir hafta anneannesinin yanında kalsın, anında kapacak. Okula başlayınca da nasıl olsa problem kalmayacak, ki o arayı çok daha önce kapatacağından eminim. Artık Türkçe kitaplar da okuyoruz zaten. TV’yi de (ki hem çok geç, hem de az seyrettirmeye başladım) ilk başlarda sadece İngilizce seyrettiriyordum (Disney Channel ve Baby TV) ama artık Türkçe de açıyorum.

Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: İngilizcem mükemmel değil demişsin. Ben de aynı “yanlış öğretirim” endişesini yaşadım, İngilizcem oldukça iyi seviyede olmasına rağmen… Bu konuda seni Multilingual Childrens Association diye bir kurumun sayfasına yönlendirmek istiyorum. Bak orada bu çok yaygın olan endişeye nasıl cevap vermişler:

Can I speak to my child in a language that is not my own?
Yes you can! By the time child is old enough for sophisticated conversations, your own second language will have improved massively. And, don’t worry about your less than perfect grammar, or not finding the exact word. You are still providing priceless language foundation for your child, that can be ‘polished’ by native speakers later in life.

Bu ve bunun gibi birçok faydalı soru-cevap burada var.

Anlayacağın gibi çocuğunla İngilizce konuşarak çok iyi bir şey yapacaksın. Sonradan öğrenemez mi? Tabii ki öğrenir, hepimiz öğrendik. Ama Deniz’in Babası’nın da dediği gibi “arkadaşları İngilizce çalışırken Deniz başka bir şeyle ilgileniyor olacak” 🙂  Tabii ki senin açından fedakârlık gerektiriyor, ama sonunda işe yarayacağından emin olabilirsin.


Bu da ilginizi çekebilir: Erken yaşta yabancı dil öğrenmek iyidir, iyi…

Reklamlar

13 Yanıt

  1. Merhabalar,

    Iki dille yetistirmek cocuklarimizi baslibasina bir is diye dusunuyorum. Amerikada yasiyorum, daha onceden yorumlarimi okuyanlar bilirler belki. Kizim burada dogdu ve 16 ayliga kadar evde kaldiki o zamana kadar 1-2 kelime biliyordu galiba. Evde babaanne ve dedeyle idi. Bizde esimle Turkce ogrensin prensibini benimsemistik, cevredeki arkadaslarin tecrubelerinden.

    16 aylikken yuvaya baslayinca cogu prensiplerimiz tepe taklak oldu. Oncelikle full time yuvaya gidiyordu sabah 7-8 aksam 5 arasi ve surekli ingilizce iletisimde oldugu icin, aksam 2 saat esimle turkce konusma cabalarimiz cok verimli olamadi. Kizimin ingilizce kelime sayisindaki artis inanilmazdi ve biz onun turkce kelimeleri ogrenmesine cabalarken, bildigi ingilizce kelimelerin dortte birini bile turkce bilemiyordu. Bu konusmak icin sectigi dilde buyuk bir etki. Cocuklar o yaslarda iletisim kurmaya yeni basladiklarindan, konusmaya cok hevesli oluyorlar ve kizim kendini ingilizcede daha rahat ifade edebiliyordu. Biz gene Turkcede devam etsekte, sonradan yaklasimi degisti topunu getir dedigimizde I will bring my ball, wait deyip, ingilizceye cevirip konustugumuzu oyle getirdi topunu, yani turkce karsiligini anliyordu o donemde ve bize bir nevi mesaj veriyordu, bir nevi tepki olustu ki biz hic bir zaman evde ingilizce konusmak yok gibi bir yaklasimda bulunmadik. Her cocuk farkli tepkiler gosterebiliyor. Kimisi her iki dili red ediyor devreye o zaman doktor giriyor, bu ornekleride gordum, uc dili akici konusaninida, bizimki tek dili tercih ettigi mesajini vermeye calisti.

    Cevremde malesef surekli cok erken yasta yuvaya gitmis cocuklu Turk aileler yok, yuvaya giden cocuklar var ama 6 ay gibi anneannelerin gelmesiyle yuvaya ara verildiginden onlarin Turkceye yaklasimlarini, Turkce kullanimlarini kizimla kiyaslayamiyorum, yada 2-3 ay Turkiyeye yaz tatiline giden aileler var, bizim boyle bir zamanimizda yok. Su anda evdeyim ve kizim yuvaya gitmiyor, Turkce kelime sayisi daha artti. Kizimin strese girmemesi icin, kendini rahat ifade edebilmesi ve her iki dilde paralel ilerleyebilmek icin disarida ingilizce konusmaya devam ediyorum, sonucta oyun alanlarinda cocuklarla iletisim kurabilmesi ve en onemlisi arada projelerim yuzunden kizimi 1-2 gunlugune yuvaya biraktigimda iletisiminde aksama olmamasi icin bunu sectim.
    Iki dille yetistirmede bir dezavantaj tekdille yetisen cocuklara gore dil gelisimi daha geriden geliyor, ve buradaki cocuk doktorlari buna olagan diyor ve normal tek dil gelisimdeki cocuklardan 6 ay daha fazla sure veriyor gelisim degerlendirmelerinde. Yuvadaki tek dille buyuyen arkadaslarina bakip rahatlikla kizimin geriden geldigini soyleyebilirim. Ama sonucta gelisimine devam ettigi surece sorun yok.
    Bu arada kizim she deki s harfi alti cengelli olan harfe ve bazi baska harflere karsi hassaslik gostermeye basladi, kekemelik gibi, sssshe is coming seklinde soyluyor, acaba speech terapistemi gitsek, yada tek dille mi konussak diye aradigimda doktorunu bununda dil gelisiminde normal oldugunu, kekemelik olmadigini soyledi. Bunuda dil gelisiminden bahsetmisken yazmak istedim. Doktoru tarafindan soylenen eger cocuk kuracagi cumlenin ilk kelimesinde tekrarlama yapiyorsa bu normalmis ve terapiste gerek yokmus, ama she is cccccoming derse yani cumle icerisinde kekemelige baslarsa degerlendirmek gerekirmis. Cocuklarimiz bizimle iletisim kurmaya calisiyor, cok istekliler, ve bazen beyinlerindeki dogru kelimeyi bulmak icinde zamana ihtiyaclari olabiliyor iste o zaman bu tekrarlama bas gosterebiliyormus.

    Bu arada esimin bir tecrubesinide aktarmakta yarar var, anne babasi makedonya dogumlu, esimse Turkiye dogumlu ve ana dil aile cevrede makedonca, Turkiyede yasarlarken. Turkce ise ikinci dil Turkiyede yasamalarina ragmen. Ailesi onlar buyumeye baslayinca Turkceleri cok yeterli olmasada, Turkce konusmaya basliyorlar ama cevrelerinde makedonca konusmaya devam ediyorlar. Esim, kardesi ve yasiti makedon arkadaslari ile okula gitmeye basladiginda, evlerinde makedonca konusulan arkadaslarinin ilkokulda geri kaldiklarini gozlemlemis.

    Gozlemlerime gore her cocuk dil gelisiminde fakli tepkiler gosterebiliyor, onemli olan bu ilk yaslarda stres yaratmamak dil secimi konusunda diye dusunuyorum.

    Sevgilerimle,
    Feryal

  2. bende kızıma 8. aydan itibaren günde 1 saat sadece ingilizce program izleterek ona ingilizce öğretme uygulamasına başladım, şuan 2.5 yaşında olan kızım renkleri şekilleri duyu organlarını hayvanları meyveleri ingilizce ve türkçe olarak biliyor ayrıca 20 ye kadar sayıp çeşitli şarkılar söyleyebiliyor, benim ingilizcem çok çok az olduğu için şuan haftada 1 saat onunla sadece ingilizce konuşması için bir öğretmen ayarlamak zorunda kaldım.
    bu uygulamayı bende birinden öğrendim, şuanda oğlu 9 yaşında ve aynı uygulamayla çocuk 2 yaşında ingilizce konuşmaya başlıyor ve şuanda anadili ingilizce-türkçe.

    herkes bana öyle karşı çıkıyorki , hiç aldırmıyorum, sonuçta beyin bilgiyle büyür, dil öğrenerekte zeka seviyelerinin arttığını biliyorum, kızımın mutlu ve kendine güvenen bir birey olmasını amaçlıyorum zaten, ama bize kimse dil öğretmedi ve hep bu yüzden HALA eziliyoruz ve hiçte mutlu sayılmam, o yüzden kızımın ingilzceyi öğrenmesi gerektiğine inanıyorum, ayrıca daha sonra diğer dilleri de yavaş yavaş öğrenmeli.

    elif hanımıda canı gönülden tebrik ediyorum çünkü dil eğitimi istikrar ister. bu istikrarı her anne gösteremez, annelik bir beceri işidir herkes anne olamaz, ama mükemmel bir annenin bloğunu buldum ve bunu kaçırmıycam, teşekkürler elif hanım bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için..

    • Çok teşekkür ederim. Kendi doğrularımla en iyisini yapmaya çalışıyorum. Sonuç aldığımı görmek ve paylaştıklarımın başkalarının da işe yaradığını bilmek inanılmaz tatmin veriyor.

  3. Merhabalar,

    Ben suanda hamileyim ve bugunlerde kafami en cok mesgul eden konulardan biri de cocugumun kac dille buyuyecegi ve esimle birlikte ne yapmam gerektigi. Yazilarinizi buyuk dikkatle okudum ve herkese deneyimlerini paylastiklari icin cok tesekkur ederim. Inanin cok iyi oluyor bunlari yasanmis agizlardan duymak.. Ancak benim durumum biraz daha farkli sizlerden.
    Isterseniz size kendi hayatimla ilgili biraz bilgi vereyim.. Esim Alman ve haliyle cocugumuzun almanca konusmasini istiyor, bense anadilimi turkceyi bilmesini istiyorum. Yalniz biz evimizde ingilizce konusuyoruz, ortak dilimiz bu. Simdi benim sorunum cocugumuz 3 dili ayni anda ogrenmeye baslayabilirmi? Ben turkce konusmak istiyorumki, sizlerinde bahsettigi gibi sevgimi en iyi turkce de kendi anadilimde gosterecegime inaniyorum, esim de eger yalniz almanca konussa, ve beraber oldugumuz da ise ingilizceye dewam etsek acaba cok agir gelirmi ve cocugumuz cok mu gec konusmaya baslar bunu bilemiyorum.
    Oyuzden de simdiden internetten arastirma yapmaya basladim. Ben biraz almanca biliyorum, ama esimin turkcesi yok gibi.
    Aslinda dil egitiminin cok onceki yaslarda baslanmasi gerektigine inaniyor ve bunu desteklemek icin kendi cocugumda bunu uygulamak istiyorum. Ben once ingilizce, sonrada ispanyolca ogrendim. Esimle tanistiktan sonrada almancayi ogrendim, ama cok iyi derecede konusamiyorum.
    Sonradan dil ogrenimi de oluyor ama en basta imkanimiz warken ogretmek bana daha yararli geliyor. Eger tecrubelerinizden yararlanabilirsem (ki benim cevremde kimse 2 dil bile cocuguna ogretmezken ben 3 dili denemeyi dusunuyorum) cok mutlu olurum.
    Ozellikle cevrenizde bu sekilde 3 dille buyuyen cocuklar varmi, inanin cok merak ediyorum. Dogumum gerceklesene kadar yinede emin olamazsam sanirim bir pedagog`a danisacagim. Yanlis bir yol izlemek istemiyorum ve cocugumun gelecekteki okul basarisini ise kotu yonde etkilemek hic istemem..
    Cok tesekkurler.

    Sevgilerimle,

    • Yakın bir arkadaşım İsviçreli. Eşi Türk. Kızları Deniz’den birkaç ay küçük. Çocukla anne Almanca, baba Türkçe, Filipinli dadı İngilizce konuşuyor. Çocuk her üç dili de çok iyi anlıyor. En çok vakti anneyle geçirdiği için en akıcı Almancası, ancak Türkçe ve İngilizceyi de çok çok iyi anlıyor. En az babayla vakit geçirdiği için Türkçe en geriden geliyor, ama geliyor (konuşmasından bahsediyorum). Sonuçta Türkiye’de yaşıyorlar.

      Ben de “İmkanımız varken öğretmek” yaklaşımına katılıyorum. Sonradan öğrenilmiyor mu? Öğreniliyor, çoğumuz öyle öğrendik. Ama daha kolayı varken neden olmasın?

      Tabii ki bir pedagoga danışın, görüşlerini alın. Ancak benim naçizane fikrim, varsın biraz geç konuşsun, ama üç dilli olsun. Ben bir dil daha bilsem kesin konuşurdum.

      Sevgiler…

  4. Artık biliyoruz ki çocuklar doğduklarında itibaren iki veya daha çok dili öğrenme kapasitesine sahipler. Bundan 20- 30 yıl önce olduğu gibi ikinci dilin çocuğun dil öğrenmesini engellediğini düşncesi ortadan kalkmıştır.
    Burda üzerinde durulması gerek konu dil ile ailedeki bir kişiyi özdeşleştirmesi. örneğin doğumundan itibaren anne ingilizce konuşuken baba çocukla türkçe konuşur ise çocuk her iki dili de aynı ande öğrenmeye başlar ve her iki dili konuşabilir.

  5. merhaba sevgili hanimlar, ve beyfendiler,

    bu konunun tartisildigi bir blog sayfasina karsilastigim icin kendimi sansli hissediyorum, hepinize tesekkür ederim öncelikle.

    bizim de 4 ay icerisinde bir cocugumuz olacak, bizim de dil konusunda endiselerimiz, kisaca hikayemizi anlatayim. Esim Fransiz, ben Türk ve de Almanya´da yasiyoruz. Cocugumuzu üc dilli yetistirmek istiyoruz. Uc dili de bebekken kavrayip, üc dilin de kültürlerinden birseyler alsin istiyoruz. Üc dille yetistirmek istiyoruz, dil aslinda iletisim araci. Sonra da ögrenebilir ama anlattigim gibi bizim icin önemli olan en azindan türk ve fransiz dillerine ve kültürüne uzak kalmasin istiyoruz. Ileride nerede yasayacagimiz da tam belli degil. Almancayi kreslerde zaten ögrenecegi icin (burada örnekleri cokca var) biz onunla kendi dillerimizi konusmak istiyoruz. Annesi fransizca babasi türkce konusacak. Cocuk baska bir dille cevap verdiginde ise disiplini bozmadan , konusanla ayni dili konusana kadar anlamadigimizi göstermek istiyoruz. böylece fransizca konusan birine fransizca türkce konusan birine türkce cevap vermek zorunda oldugunun farkina varacagini düsünüyoruz. Almanca konusunda ise, eger Almanya`da kalirsak dogru ve de karli bir yöntem, ama kalmayabilirz de.

    Cocuktan cocuga farklar oldugunu biliyorum, ama yine de düsüncemizi sizlerle paylasmak, ve de sizlerin degerli fikirlerini ögrenmek istedik.

    Simdiden cok tesekkürler,
    saygilarimla.

  6. Ben bir baba adayı olarak fırsat buldukça bloğunuzu takip ediyorum. Oğlumuzun doğmasına 4 ay var. Araştırmalarımız iyice yoğunlaştı. Doğum ve doğum sonrası annesi ve bebeğimiz için olabildiğince bilgilenmeye çalışıyoruz. Bloğunuzlada bu sayede karşılaştık. Bizim için faydalı olacağına inanıyorum. Toprak bebek doğduktan sonraki gelişmeleride sizinle paylaşmak isteriz. Paylaştığınız tecrübeler için teşekkürler. Tüm bebeklerin sağlıklı sosyal ve sevgi dolu büyümeleri dileğimle…

    • Hoş geldiniz! Paylaşımlarınızı ben de dört gözle bekliyorum. Bana blogcuanne@gmail.com adresinden de ulaşabilirsiniz.

      Ben de ikinci bebeğimi birkaç gün önce kucağıma aldım ve yepyeni bir serüvene başlıyorum. Burada da paylaşmaya devam edeceğim.

      Size ve eşinize de kolay bir doğum ve sağlıklı bir bebek diliyorum. Sevgiler…

  7. Merhaba,
    Benim de 3 yaşında bir kızım var. Aslında hem annesi hem de ben ingilizce konuşabiliyoruz. Evde ingilizce konuşma fikri çok saçma geldiği icin denememiştik ama geçen ay İngiltereye gittiğimizde yakın arkadasımın (anne baba da türk) kızlarının çok kısa sürede ingilizce konuşmaya başladığını gördüm ve üzüldüm evde ebeveyn olarak ingilizce konuşmadığımıza. Acaba şu an başlasak çok mu geç artık, ne dersiniz? Deneyimleri olan varsa ve akıl verirlerse sevinirim.

    • Ben çok daha erken başlamıştım, dolayısıyla geç yaş konusunda tecrübem yok, ancak kulak dolgunluğu kazandırmak açısından mutlaka faydasını göreceğinizi düşünüyorum. Kaldı ki birçok çocuk artık İngilizceyle anaokulunda tanışıyor, 3 yaş civarında. Sizin de bu sıralarda evde takviye etmenizin mutlaka olumlu etkisi olacaktır.

  8. merhabalar elif hanim
    blogunuzu yaklasik 1 aydir takip ediyorum ve gercekten kafamdaki sorulara cevap ve pratik cozumler bulabiliyorum benimde 3 yasinda(3yas 4 aylik )bi oglum var,ve bu aralar 2dillilik konusuna takmis durumdayim etrafimdaki yetiskinler hep is yasaminda yabanci dil problemi yasiyorlar cocuklarimizin simdiden yabanci dilli tanismalari cok onemli diye dusunenledenim bende.
    oglum 2 yas civarinda iken evde ingilizce konusmaya basladim ama oglum iletisimde bi seylerin degistigini fark edip kabul etmedi farkli tepkilerle konusmami istemedi bende israr etmedim ara verdim simdi yaklasik 1aydir evde ingilizce konusmaya gayret ediyorum ama surekli degil oyuncaklarini tanistirirken ingilizce konusuyoruz. greeting fasli tamam gibi,
    sunu merak ediyorum benim ingilizcem orta duzeyden biraz daha yukari upper intermediate diyebiliriz konusabiliyorum ama ana dilim gibi degil daha once bi pedogogdan ana dili gibi konusulmadigi takdirde buna kalkisilmamasi gerektigini dinlemistim. iletisimde ingilizceyi kullanarak ogrenebilecegini dusunuyorum siz ne dersiniz?????kelime bazinda sayilar renkler hayvanlar ogrenmesi faydali olurmu ????tecrubelerinizi ve tavsiyelerinizi onemsiyorum

    sevgiyle kalin,
    filiz

    • Yukarıda da belirttiğim gibi, Multilingual Children’s Association, ki benim sıklıkla başvurduğum bir kaynaktır, ebeveynin yabancı dili mükemmel olmasa da konuşulmasının faydalı olduğunu belirtiyor.

      Benim İngilizcem çok iyi. Ancak itiraf etmeliyim ki Deniz büyüdükçe, Türkçede bile cevap vermekte zorlandığım sorular sordukça, şaşırdığım oluyor. Yine de devam ediyoruz.

      Bir arkadaşım şöyle yapıyor: Gün içinde 1 saati İngilizceye ayırıyor. “Haydi, şimdi İngilizce saatimiz başladı” diyor ve o bir saat boyunca Türkçe konuşmuyor kızıyla.

      Kulak dolgunluğu verebilmenin bile önemli bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.

      Bu konuda şu yazıları okumanızı da tavsiye ederim: http://cikolatalipasta.blogspot.com/search/label/ingilizce%20%C3%B6%C4%9Fretirken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: