8. hafta: İçimde minik bir kalp atıyor

Bu haftanın en akılda kalıcı olayı İki Numara’nın kalp atışlarını duymamız oldu. Bundan yaklaşık iki buçuk hafta önceki randevumuzda kalp atışı henüz başlamamıştı. O yüzden bugün artık görmemiz şarttı. Nitekim doktor ultrasonu yaparken karşımdaki ekranda sadece yanıp sönen kalp atışını görmekle kalmadık, sesini dışarıya verince de bu-bum! bu-bum! şeklindeki gümbürtüye şahit olduk.

O zamana kadar iki numaranın kız olmasını isteyeceğimi düşünmüştüm hep. Kız çocuklarını hep sevdim. Biz de iki kız kardeş büyüdük. “Her anneye bir kız lazım” derler, sevmediğim bir deyiştir. “Lazım da, olmazsa ne yapmak lazım peki?” diye düşünmüşümdür. Benim için ikinci bebeğimin kız ya da erkek olmasının hiç ama hiç fark etmeyeceğini kalp atışlarını duyduğum anda anladım. Böyle bir istekte bulunma hakkı görmüyorum kendimde. Başkalarının “kız istiyorum, erkek istiyorum” türünden tercihlerini kınamıyorum. Ama ben sadece bir çocuk daha istiyorum, o kadar.

Ağzımdaki bu tat nedir?

Geçen hafta bir kız arkadaşım “Nasıl hissediyorsun, bulantın var mı, şu var mı, bu var mı?” diye sormuş, “Benim ağzımda acayip bir metalik tat olmuştu. Ne yapsam yapayım bir türlü gideremiyordum, sanki para yemişim gibi…” demişti. “Yok canım, çok şükür öyle bir şey yok” diyerek geçiştirdim söylediğini. Bu sabah uyandım. Hakikaten sanki gece ağzımda kumbarayla yatmışım gibi, çok rahatsız edici bir tat. Su içiyorum, geçmiyor. Bir şeyler yiyorum, iki dakika sonra geri geliyor. Yediklerimin doğru dürüst tadını bile alamıyorum. İğrenç! Bu da, baş dönmeleri gibi, İki Numara’nın hediyesi oldu bana.

Bu tada yine geçen haftanın sonunda doruğa çıkan mide bulantılarını da ekleyince oldukça sevimsiz bir tablo çıkıyor ortaya. Sürekli kusacakmış hissiyle geziyorum. Bu hissi bastırmak için bir şeyler (özellikle de tuzlu bir şeyler) yemek istiyorum. Ama bu sefer de ağzımdaki tat beni rahat bırakmıyor. İmdat!

Normalde de sevdiğim ve onsuz kahvaltı düşünemediğim beyaz peynir şimdi tüm öğünlerimin baş tacı oldu. Ne yiyorsam yiyeyim yanında illaki beyaz peynir istiyorum. Sabah kalkar kalkmaz ağzıma ilk attığım, bir restorana gitmişsek garson Hoş geldiniz”diyemeden istediğim ilk şey beyaz peynir. Ne kadar tuzlu, o kadar iyi…

Spor sutyeni

Deniz’e hamileliğimin ilk etaplarında en faydalı bulduğum nasihatlerden birisi spor sutyeni giymek olmuştu. Gebe kadının vücudunda ilk değişen yerlerden biri göğüsler olunca ve daha ilk başlarda bile normal sutyene sığmak dert haline gelince -sanırım yine BabyCenter’ın verdiği bir akıl sayesinde- kendime birkaç tane spor sutyeni edinmiştim. Yeni gebelere şiddetle tavsiye ederim, çok rahat ettiriyor. Tabii ki resimdekinin aynısı olmak zorunda değil, ancak balensiz olması ve penye olması önemli…

Kilo olayı?

Gerek beni rahat bırakmayan mide bulantıları, gerekse sağ olsunlar hormonlar yüzünden yaşadığım sık acıkma ve daha da kötüsü hamurlu ve tuzlu şeyler yeme isteği (nerede poğaça, börek?) umarım sonradan başıma bela olmaz. Evet, bu sefer kilolu bir başlangıç yapmadım ama Deniz’de (ve öncesinde) aldığım onca kiloyu vermeme yardımcı olan diyetisyen kuzenim “Bana bak Elif! Öyle hamileyim diye her şeyden yeme hakkı görme kendinde. Bak vücudun her şeyi depolar, yine bir sürü kilo alırsın!” diyerek gözümü korkuttu. Gerek onun, gerekse doktorumu söylediğine göre ilk üç ayda bir, en fazla bir buçuk kilo almam (hatta hiç almamam) yerinde olacakmış. Bakalım nasıl kapatacağız bu dönemi… (Seni çok seviyorum Yaso, Nisan 2010’dan sonra görüşmek üzere…)

İçeride neler oluyor?

BabyCenter der ki: “Sevgili Elif… Bu hafta bebeğin fasulye büyüklüğünde… Rahmin ise portakal kadar.” Tevekkeli değil, pantolonlarımın düğmesini zor kapatıyorum. İkinci hamilelikte karnın çok daha çabuk çıktığını okumuştum ama bu kadar da çabuk beklemiyordum açıkçası.

Bu sıkıntılar 14. hafta civarında beni terk etmeliymiş. Sabırsızlıkla bekliyorum.

Daha önce: 7. hafta: Tutmayın beni, uyuyacağım!
Sırada: 9. hafta: Güle güle ince belim

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: