Adana Dostlar Kebapçısı: Çocuk Dostu Restoranın Âlâsı

Böyle bir şey yok. Çocuk Dostu Restoran diyoruz, oyun odası diyoruz, sağ olsun Yeni Sahra’daki Adana Dostlar Kebapçısı bunu fazlasıyla kotarmış.

Dün akşamüzeri kalabalıkça bir grupla uzun zamandır yapmadığımız bir şey yapalım, haydi Adana Kebap yiyelim dedik. Bu arada Deniz’in Babası’nın Adanalı olması sebebiyle Adana Kebap konusunda oldukça seçici olduğumuzu da belirteyim. Bundan 10 sene öncesine kadar adam gibi Adana Kebap yemek için tatillerde Adana’ya gitmeyi bekliyorduk. Çok şükür Adana çıkışlı kebapçılar (gerek Dostlar, gerek Yüzevler, ve aklıma şu an gelmeyen birkaç yer daha) açıldı da kebabı bulgur pilavıyla servis etme devri sona erdi.

Lafı uzatmayalım, akşam saat altı gibi Dostlar’a vardık. Tam da kalabalıklaşmaya başladığı saatlerdi. Giderken “Yaşasın! Artık kebapçılarda bile -içeride- sigara içilmiyor! Kıraathanedeymişiz gibi hissettiğimiz günler geride kaldı, lay lay lom!” diye şarkı söylesek de gittiğimizde arkadaşlarımızın dışarıdaki bir masaya oturmuş olduklarını gördük. Hava güzeldi, hem de masamız çocuk oyun alanına da yakındı, o yüzden “kebapçıda sigara dumanı olmadan içeride rahat rahat yemek yiyebilme” fantezimizi bir başka güne erteleyerek yerimizi aldık.

Tam mezelere yumulmaya başladığımız anda Deniz’in gözü yakınımızdaki çocuk oyun alanına ve oradaki oyuncaklara takıldı. Tam bana “Anne, ben oraya gidebilir miyim?” diye sorarken ve Deniz’in Babası’yla birbirimize “Sen mi götüreceksin, ben mi?” diye bakarken girerken çocuk oyun alanında gördüğümüz bir bayan yaklaştı, ve “Annesi, almamı ister misiniz?” dedi. Deniz’in Babası’yla birbirimize bakarken Deniz “abla”nın elinden tutmuş oyun alanına doğru yollanıyordu bile. Şaşkınlığımızı atlatır atlatmaz o bayanın Dostlar Kebapçısı’nın Çocuk Oyun Alanı’nın Resmi Ablası olduğunu teyit ettikten sonra kendimizi rakı-şalgam olayına kaptırdık.

Gelsin mezeler, gitsin şalgamlar derken ana yemeklere sıra gelmek üzereydi. Bu süreç herhalde bir yarım saat sürdü, ve biz bu yarım saat boyunca göz ucuyla Deniz’ bakmanın dışında onunla ilgilenmek adına hiçbir şey yapmadan keyif içinde arkadaşlarımızla sohbet ettik.

Yemeklerin gelmesine yakın Abla’yla Deniz el ele geldiler. Abla, “Annesi, yemeği gelince siz bana verin, ben burada yediririm, olur mu?” diye sordu. Ben şaşkınlık içinde “Pe-peki” dedim. Olur mu olmaz mı derken kız kardeşim “Sen peşinden koşarak yedirmeyeceksin ya… Bırak orada istediği gibi yesin” deyince hakikaten Deniz’in yemeğini ve ayranını oyun alanına servis yaptık.

Yine uzunca bir süre sonra Abla bir elinde Deniz, diğer elinde ilgilendiği Deniz’den biraz küçük bir kız çocuğu “Annesi, Deniz’in çişi gelmiş!” diye koşarak geldi. E artık bu kadarını da biz hallederiz canım diye düşünerek Deniz’le tuvaletlere yönlendik. İşimizi hallettikten sonra Deniz artık yorulduğuna ve bizimle oturmak istediğine karar verdi, ve Abla’ya teşekkür ederek yanımızdaki yerini aldı.

Bu noktada Deniz’in Babası kebapları çoktan mideye yuvarlamış, bense bitirmek üzereydim. Deniz’in yemeği ise çok az kalmıştı, onu da biraz naz, biraz kaş gözle sağolsun kuzenim yedirdi.

Uzun lafın kısası, biz, normalde Deniz odaklı bir yemek süreci boyunca ne yediğimizi anlamayacakken, oyun ablasının yükün neredeyse hepsini üzerimizden almasıyla adeta Deniz’sizmişçesine yemek yedik. Alan memnun, satan memnun. Hem Deniz bizimle gelmiş oldu, hem de herkes birbirini rahat bıraktı, güzel vakti geçirdi.

Anladığım kadarıyla kışın da iç mekânda daha da büyük bir oyun odaları varmış. Kesinlikle gideceğimizden eminim.

Tek eksik, yer açısından oldukça müsait olan tuvaletlerde bir alt değiştirme masası… Koca çocuk oyun odalarını üstelik de gayet temiz ve bakımlı oyuncaklarla donattıktan, ve başına sadece bir değil, üstelik de iki Oyun Ablası koyduktan sonra birkaç yüz liralık bir alt değiştirme masasının problem olmaması gerektiğini düşünüyor, ve en kısa zamanda bebekli müşterileri de memnun etmek adına tuvaletlerindeki yerini almasını diliyorum.

Dipnot: Gönül Dostlar Kebapçısı’na ait resimlere de yer vermek istedi, ama maalesef web sitelerindeki resimler açılmıyor.

Bu da ilginizi çekebilir: Çocuk Dostu Restoran ve Kafeler

Reklamlar

4 Yanıt

  1. o ne güzel yermiş, o ne güzel ablaymış yav.
    erzincan standartlarında böyle birşey ancak hayal,biz hala adana kebap krizimiz tutunca yalancılarıyla(bulgur pilavlı 🙂 ) idare ediyoruz, osmaniyede yediğim dürümleri hayal ediyorum.

  2. atasehir’deki sahan restaurant’i da ben tavsiye edeyim. ne zaman ist.a gitsek kardesimin bizi mutlaka goturdugu bir restaurant. birkac gozetmenin calistigi, hem oyun odasi hem cocuk restauranti seklindeki alanda cocuklar icin aktiviteler var. cocuk boyutundaki tuvaletleri, bez degistirme yerini de unutmamislar. aynen tatil koylerindeki cocuk kuluplerinde oldugu gibi cocugunuzu teslim edip yemeginiz bitince aliyorsunuz. sonuc: sakin yenilen, bogazinizdan ne gectigini anlayip tadina vardiginiz bir yemek. web adresini de vereyim:
    http://www.sahan.com

  3. çoooooooooook güzellllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll hahahahhhaahhaaahhahahahaay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: