Taksici terörüne hayır!

TaksiCumartesi günü Deniz, Deniz’in Teyzesi ve onun arkadaşıyla kendimizi Asmalı Mescit tarafına attık. Erken saat olduğu için kalabalık da değildi, gerçekten çok keyifliydi.

Önce Asmalı Mescit’te ev yemekleri yapan tek restoran olan Helvetia‘da çok lezzetli bir öğle yemeği yedik. Taksim’e gidip de fındık hamburger, tavuk döner, kokoreç gibi arayışa girmeyenlere şiddetle tavsiye ederim.

İstiklal Caddesi’nde turlamalar, çeşitli kafelerde duraklamalar, Galata Kulesi civarında gezintilerle geçen çok keyifli bir gündü. Deniz de çok eğlendi.

Ancak günün sonunda tatsız bir olay oldu ki, keyfimizi hepten kaçırmasa da ağzımızın tadını bozmaya yetti.

Teyze’nin arkadaşı Galata’nın dar ve yokuşlu sokaklarında puseti itmeye çalışırken ben, Deniz ve Teyze arkada yürüyorduk. Oldukça sıkışık ve arabaların ardı ardına geldiği ve bir Allah’ın kulunun durup yol vermediği, yayaların geçebilmek için kendini yola atmak zorunda kaldığı bir noktada gelmekte olan bir taksiyi durdurup yol istedim. Deniz Teyze’nin elinden tutmuş karşıya geçerken saygıdeğer taksi şoförü anlamlandıramadığım, ama küfüre benzettiğim sözler savurdu bizden tarafa… İçinden “Sallana sallana geçiyorsun! Çocuğunu kucağına alsana be kadın!”ı çıkartabildiğim bu sözler karşısında onun ne kadar terbiyeli olduğunu düşündüğümü söyleyince de, Galata’nın ortasında küçük bir çocukla karşıdan karşıya geçmeye çalışan biri hamile iki kadına “Terbiyesiz sensin! Ha … git oradan!” diye bağırarak gerek oradaki yerli-yabancı turistlere, gerekse Galata halkı ve esnafına örnek taksiciliğin ne olduğunu göstermiş oldu.

Bu taksicilerden yediğim ilk papara değil. Daha önce sayısız kere taksicilerin mağduru oldum: 5 liralık yol için 20 lira çıkarıp verince “Bozuk yok mu, üffff!” diye söylenmelerine, “Müziğin sesini kısar mısınız” deyince homurdanmalarına, “Biraz yavaş kullanır mısınız?” dediğimde arka koltuğu ayran gibi çalkalarcasına gaza basmalarına maruz kaldım. Hele bir olay var ki, bugün hala gerçek olduğuna inanasım gelmez: Yine bu arka koltuğu ayran gibi çalkalayan şoförlerden biri -üstelik durak taksiydi- bir kadından gelen “Biraz yavaş kullanır mısınız?” uyarısına gıcık olmuş olacak, tam tersi yine basmış gaza gidiyordu. Uyarımız üzerine asabı bozulunca çat diye, izin istemeden, bize sormadan (yanımda yine kız kardeşim vardı) sigarasını yakmıştı. (Ki bu olay 19 Temmuz’dan önce olmakla beraber taksilerde sigara içmek yasaklanmıştı.) “Pardon, sigaranızı söndürebilir misiniz?” diye sorduğumda da dövecek gibi “Söndüremem!” şeklinde cevap vermiş, söndürürsün-söndürmezsin diye tartışmaya başlayınca zınk diye sağa çekmiş, tokat patlatmasına ramak kalmış bir şekilde “… git be!” diye bizi arabasından kovalamıştı. “Sizi durağa şikâyet edeceğiz” dediğimizde de “Edersen et!” diye cevap vermiş, durağı aradığımızda ise yaşadığımız dumur doruk noktasına tırmanmıştı. Nitekim telefona çıkan şahıs şikâyetimi ciddiye almamanın da ötesinde önce “O arkadaş şaka yapmıştır” diye yüzsüz bir tavır takınmış, sonra da “Esrar almıştır, kafası iyidir, ha ha ha” deyip çot diye suratıma kapatmıştı. Evet, bir taksi durağı, İstanbul Bostancı’daki Green Park Otel’in taksi durağıydı bunları yapan…

taksiArtık o kadar korkar ve nefret eder oldum ki taksicilerin özellikle de kadınlara olan bu aşağılayıcı ve saldırgan davranışlarından, taksiye binmemek için elimden geleni yapıyorum. Mümkün olduğunca yoldan taksi çevirmiyor, çok zorunda kaldığımda durak taksilere biniyorum. Zorunlu değilsem ya yürüyorum, ya da otobüse biniyorum. Hele Deniz yanımdaysa taksiden -durak da olsa- mutlaka uzak durmaya çalışıyorum.

Geçenlerde İstanbul’da “Korsan Taksiye Hayır!” diye bir miting düzenlendi. Sarı taksiciler, müşterilerini ellerinden almakla suçladıkları korsan taksicilere dur demek amacıyla düzenlenen mitingde müşterilerine “Korsana binmeyin” çağrısında bulunmuşlar.

İyi de kardeşim, diye geçiriyorum içimden… Siz üzerinize düşeni yapıyor musunuz? Mesafeyi beğenmezsiniz, oraya-buraya gitmem dersiniz. Sigara içilmez yasağına rağmen sigara içersiniz. Müşteri binince sigaranızı sokağa atsanız bile sürekli içtiğiniz için bizleri sigara kokusu sinmiş arabalarda seyahat etmek zorunda bırakırsınız. Müziğin sesini açar, kıs deyince tafra yaparsınız. Arabanızda insan yokmuşçasına kullanır, yüreğimizi ağzımıza getirirsiniz. Ondan sonra “Emeğimizin karşılığını isteriz” diye bağırırsınız. Emeğinizin gereğini yapıyor musunuz ki karşılığını istiyorsunuz?

Tabii ki istisnalar var. Çok ender de olsa bazı taksilere biniyorum, araba tertemiz, bakımlı. Şoför şık giyimli, çok kibar. Ne müzik var, ne laubali konuşmalar, ne ona buna horozlanıp küfretmeler. Her seferinde teşekkür ederek, “Keşke bütün taksiler sizin gibi olsa” diyerek iniyorum arabadan. Ancak bunlarla o kadar az karşılaşıyorum ki…

Korsan taksicilere destek verelim demiyorum. Taksicilik yapmak istiyorlarsa onlar da gitsinler, plaka alsınlar, vergisini ödesinler, gereğini yerine getirsinler. Ancak sarı taksilerin feryatlarının ciddiye alınması için önce kendilerinin işlerini gereği gibi yapmaları gerekiyor.


Bu da ilginizi çekebilir: Taksilerde sigara içmek yasaklanmamış mıydı?

Reklamlar

11 Yanıt

  1. Evet evet evet, bana da gınaa geldi bu piskopata bağlamış taksilerden. İş-ev arası hergün 2 ya da 3 taksiye biniyorum ve kesinlikle çoğu anlattığın gibi tabiri caiz ise yontulmamış tipler..

    Nefret ediyorum taksiye binmekten ve taksi şöförlerinden…

  2. Bir de benim gibi yaşı 13-16 arası değişen öğrencilerden normalde alacakları paranın iki katını isteme gibi bir huyları var. Taksimetrede 15 TL yazarken adam bizden 30 lira istemişti. Nedenini sorduğumuzda da “çok kalabalık bindiniz” demişti. O yüzden en iyisi yürümek 🙂

    • Nedenmiş? Farklı bir mesafe mi gidiyorsunuz sanki? Dolmuş mu bu?

      Maalesef taksicilerin çoğu diş geçirebileceklerini düşündükleri herkese farklı bir tarife uyguluyorlar. Onu da yaparım, bunu da, paranın üstünü de vermem, üstelik bagaj parası isterim gibi hiçbir hukuki gerekçeleri olmayan taleplerde bulunuyorlar.

  3. Ben de şanslılardanım o zaman:) Uzun bir aradan sonra İstanbul’a ilk kez tek başıma geldiğimde binmiştim taksiye.Çukurcuma’ya akşam vakti gidince hem de bilmediğim bir yere epey tedirgin olmuştum.Taksici sağolsun beni karanlık çıkmaz sokakta bırakmayıp arkadaşlarımı aramamı ve beni gelip almalarını rica etmişti!Bu duruma ben ve diğer tüm İstanbullu arkadaşlar oldukça şaşırmıştık:)
    Biz İzmitte taksi pek kullanmayız,her yer yakın çünkü,toplu taşıma araçları yetiyor…O yüzden taksilerle haşır neşirlik ancak İstanbul’a gelince söz konusu oluyor:)

    • Evet, gerçekten şanslıymışsın. İyi birine denk gelmişsin. Benim deneyimlerimin yüzde 90’ı yukarıda bahsettiğim gibi… Her seferinde küfürler uçuşmasa bile mutlaka ters bir tavır takınılıyor.

  4. Gerçi çok az taksiye binerim. O da abimi veya annemi hastaneye götürürken.. Taksi şöförlerini hep nezaketli bulmuşumdur. Belki Şişli’de böyledir veya hastalara saygı icabı sabrediyorlardır.
    Olumsuz yönde sadece hastane dönüşünde Etfal hastanesi önündeki taksi durağına bağlı şöförlerin fazla seçici davrandıklarına, her yere gitmeyi kabul etmediklerine, “gidin caddeden taksi çevirin” dediklerine fazlasıyla şahit oldum. Şişli’de bazı saatlerde trafik zor yürüyor, taksiciler için gerçekten büyük kayıplara yol açıyor. Bir keresinde 5 dakikalık yol 50 dakika sürmüştü. Yanımda hasta olmasa asla taksi tutmam.

    • Maalesef benim bahsettiğim bu küfürlü ve saldırgan davranışlar daha çok kadınlara (müşteri olsunlar, olmasınlar) yönelik oluyor. Eşimle bindiğimiz zamanları hep olaysız atlatıyoruz, ki işin en sinir bozucu tarafı da bu…

      Tabii ki istisnalar var. Dediğim gibi çok kibar şoförler de var. Ama maalesef benim (ve etrafımdaki birçok bayanın) deneyimleri bu şekilde…

  5. “Eşimle bindiğimiz zamanları hep olaysız atlatıyoruz, ki işin en sinir bozucu tarafı da bu… ”
    Evet benim de en sinir olduğum nokta bu maalesef, ben yalnız araba kullanıyorsam her türlü tacize uğruyorum, ama eşim yanımdaysa şöyle bir aynadan bakıp susuyorlar.
    Geçenlerde bir otoparkın çıkışından bir araba girmeye çalışıyordu ve bana sürtüp gitti, eşim de yakınımdaydı, hemen aradım, otopark çıkışında yakaladık adamı, görseniz nasıl da kibar, ay birşey oldu mu hemen tutanak tutalım. Gözümün içine bakarak arabama sürttüp gittin eşimi görünce birden değiştin, işte bu tavra ben de deliriyorum!!!

    • Evet, evet! Benim de kaç kez başıma geldi. Özellikle arabanın sağ ön kapısını çarptığımdan beri açılırken katır kutur sesler çıktığı için eşim bazen Deniz’in yanında, arkada oturuyor. Bir seferinde taksicinin biri yine bana el kol hareketleri yaptı, sonra arkadan eşim “Hayırdır?!” diye davranınca gazı kökledi.

      Taciz sadece cinsel anlamda değil ya, kadınlar, şoför olsun, yaya olsun, trafikte sürekli erkek sürücülerin tacizine uğruyor maalesef!

  6. Genelde bu terbiyesizlikleri soforler yapiyor.bizim de taksimiz var.bu sebepten dolayi o tip soforlere arabayi emanet etmiyoruz.guvenilir ve duzgun durak taksilerine binerseniz dilerim boyle sorunlarla karsilamazsiniz.tum taksiciler adina sizlerden ozur dilerim

    • Kibar mesajınız için çok teşekkür ederim.

      Ben bu yazıyı yazdıktan sonra birçok insanın arama motorlarında “taksicileri nereye şikayet edebilirim?” gibi sorularda bu yazıya ulaştığını gördüm. Anlaşılan burada konuşulandan çok daha yaygın böyle sorunlar…

      Her ne kadar yukarıda bahsettiğim tatsız olaylardan biri ismini de verdiğim bir durak takside yaşanmış da olsa dediğiniz gibi durak taksiyi tercih etmek bu tür olayların yaşanma olasılığını büyük ölçüde azaltıyor. Bir de -durak olsun, olmasın- yaşanan olayların şikayet edilebildiği ve daha da önemlisi sonuç alınabildiği bir merci olsa sanırım sorun büyük ölçüde hafifleyecektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: