19. hafta: Sesim geliyor mu?

Deniz’in Babası’nın iş yoğunluğunu ve bayram tatili boyunca Deniz’in okulunun kapalı olmasını fırsat bilip kendimi annemlerin evine attığım şu günlerde keyfime diyecek yok. Evin kalabalık olması nedeniyle Deniz kapanın elinde kalıyor. Ben de bol bol keyif yapıyorum. Yediğim önümde, yemediğim yok çok şükür. İştahım başını alıp gitmiş durumda. Geçen hafta tartıldığımda hamileliğimin başından beri toplam dört kilo almıştım. Önümüzdeki doktor randevusunda neler olacak, hep birlikte göreceğiz. Diyetisyen kuzenim ikinci gebelikte alınan kiloların ilkindeki kadar kolay verilmediği konusunda beni uyardı ve bu trimester’ı bu şekilde kapatmamın faydalı olacağını söyledi. Bakalım yapabilecek miyim…

Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Kafasını duvara çarpan inek

İki gündür gazetelerde, televizyonda yine her sene bu zamanlar tekrarlanan görüntülerden örnekler görüyoruz: İnekler, boğalar, koyunlar önde, eli kanlı bıçaklı adamlar arkalarında.

Özellikle bu zamanlar gazete ve televizyondan uzak kalmaya çalışıyorum, kaldıramıyorum bu görüntüleri.

Devamı için tıklayın.

“Oyuncaklarınızı Paylaşın” kampanyası

İspanyol oyuncak markası Imaginarium, faaliyet gösterdiği ülkelerde “Dayanışma İçindeki Çocuklar” kampanyası düzenliyormuş. Amaç çocukların kendi yaşıtlarına yardım etmesini sağlayarak dayanışma, yardımlaşma ve sevgi bilincini aşılamakmış.

Devamı için tıklayın.

Deniz üç yaşında…

Deniz ve Elif'in ayak izleri, Eylül 2008

Benim minik Deniz’im, üç kilo iki yüz otuz gramlık bebeğim, canım oğlum bugün üç yaşında.

Bundan üç sene önce bugün ilk kez kollarıma aldığım, o zamanlar “bir paket kıyma ağırlığında” dediğim bebeğim artık eşek kadar oldu, kucağıma alamıyorum.

Çok hızlı büyüyor, yetişemiyorum.

Her geçen dakika, bir öncekini özlüyorum.

Bu yazının nereye gideceği belli. İyisi mi gözlerim daha fazla buğulanmadan babamın bundan yaklaşık bir buçuk sene önce Deniz’e yazdığı bir şiire yer vereyim.

Devamı için tıklayın.

18. hafta: Braxton Hicks Kasılmaları

Deniz’e hamileliğimin beşinci ayındaydım. Arkadaşlarla birlikte plaja gitmiştik (Miami’de neredeyse her mevsim denize girilebiliyordu). Birden karnım acayip bir şekilde kasıldı, eğrildi, büğrüldü, semsert oldu. Bir an nefesim kesildi. Neydi, ne oluyordu demeye kalmadan geçti gitti. Yanımdaki benden daha “deneyimli” bir anne arkadaşım “Şekerim, Braxton Hicks kasılmaları bunlar” dedi. “Pardon?” diye sordum. Sonra da araştırdım, soruşturdum:

Devamı için tıklayın.

Doğal Doğum ve Blogcu Anne Minimui’de

Daha önce Parents dergisiyle başlayan basın açılımımı (!) Minimui ile sürdürüyorum.

Minimui, aylık çıkan dijital bir anne çocuk dergisi. Dijital, yani internet üzerinden okunuyor. Gerek değindiği konuların güncelliği, gerekse konularda annelerin direk tecrübelerine yer vermesi sebebiyle özgün bir duruşu var.

Devamı için tıklayın.

Çocuğa yönelik cinsel istismar HER GÜN önlenmeli

Hiç bilmiyordum. OİP sayesinde haberim oldu. Meğer 19 Kasım Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’ymüş. 2000 yılından beri böyleymiş.

Bu konuda bir kampanya yürüten Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı‘na göre çocukların yüzde 25’i cinsel istismara uğruyormuş. Bu ne demek? Etrafınıza bir bakın. Etrafınızdaki dört çocuktan bir tanesi taciz ediliyor demek. Korkunç bir rakam değil mi?

İşin daha da rahatsız edici tarafı taciz olaylarının, özellikle de aile içi olanların üstünün kapatılmaya çalışılması, olayların açığa çıktığında mağdurların ciddiye alınmayıp iftira atmakla suçlanması, ve nihayetinde bu suçu işleyen kişilerin kaygısız, cezasız bir hayat sürmeye devam etmeleri.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: