Domuz gribi ve aşısı üzerine ikinci röportaj

Bundan birkaç hafta önce mikrobiyolog profesör halamla domuz gribi ve aşısı üzerine bir röportaj gerçekleştirmiştim. Bu röportajı yayınladığımdan beri gerek yorumlarda, gerekse e-mail olarak griple ve aşıyla ilgili -halama yönelik- sorular alıyorum. Ben de bayram tatilini ve Deniz’in Babası’nın iş yoğunluğunu fırsat bilip annemlerin evine yerleştiğim günlerde halamın tekrar peşine düşüp hem bu soruları yönelttim, hem de son gelişmelerin ışığı altında bir güncelleme yapmasını istedim.

Elif: Hala’cığım, domuz gribi ve aşısıyla ilgili son gelişmeleri (Türkiye’de ölenlerin sayısının 160’ın üzerine çıkması, Kanada’da aşının alerjik reaksiyon yarattığının ortaya çıkması, Türkiye’de okul çağı çocukları olan aileler arasında aşıya olan talebin yüzde 5’i geçmemesi gibi) bir değerlendirebilir misin?

Hala: Tam bir karmaşa ortamı hâkim. Ancak beklenmeyen bir durum değil bu… Sonuçta dünya böyle bir şeyi ilk kez yaşıyor.

Elif: Nasıl yani? Daha önce de pandemiler, salgınlar olmamış mıydı?

Hala: Evet, ama o zaman bu salgınlarla eş zamanlı uygulanan bir aşı yoktu. Hastalık olur biter, yakalananlar arasından kurtulan kurtulur, kurtulamayan ölürdü. Şimdi ise virüsün ortaya çıkmasıyla neredeyse aynı zamanlarda üstelik de hızla geliştirilen bir aşı var ortada. Aşının üretimindeki bu hız bir salgını önlemek açısından fevkalade olumlu bir durum. Ama aynı hız “Yeterince irdeleme yapılamadan piyasaya sürülmek zorunda kalınmış mıdır” endişesini de beraberinde getiriyor. İşte yaşanılan kargaşa da bu yüzden. Bu pandemi gerçekten ölümcül boyutu yüksek olan bir pandemi olsaydı “Aşı hızlı hazırlanmış, irdelemesi yapılmış yapılmamış” gibi endişeler göz önüne alınmaksızın tüm toplumun bir an önce aşılanması istenirdi. Böyle bir durumda hızlı aşı üretimi de minnetle karşılanırdı. Ama bu pandemi insanların korktuğu gibi ölümcül boyutları yüksek olan bir pandemi olmadığı gibi tam tersi çoğu olgu hafif atlatılıyor.

Elif: Ölenlerin yarıdan fazlasının kronik bir rahatsızlığı olmayan, sağlıklı bireyler olduğu söyleniyor?

Hala: Doğru, öyle olduğu söyleniyor. Şöyle ki: domuz gribi virüsü vücuda girdikten sonra hızla yayılan ve akciğerlere inen bir virüs. O noktadan sonra da çabucak zatürreeye dönüşebiliyor. Ancak bu konuda ciddi bir yanlış yönlendirme var. “Belirtilerin çıkmasından itibaren ateşiniz üç gün boyunca düşmezse hastaneye başvurun” deniliyor. Oysa ki bu gribin tedavisinde hızlı müdahale çok önemli. Tamiflu denilen ilaç belirtilerin (ateş, boğaz ağrısı, kas ağrısı gibi) ortaya çıkmasından itibaren 72 saate kadar etkili oluyor. Dolayısıyla ateşin seyrini gözlemleyip ilk üç günün sonunda hastaneye gidildiğinde geç kalınmış, hastalık akciğerlere inmiş ve zatürreeye çevirmiş olabiliyor. O saatten sonra verilen Tamiflu’nun da bir faydası olmuyor.

Elif: Aşı olunmalı mı, olunmamalı mı?

Hala: Bu herkesin kendi adına, kendi şartlarını gözeterek vermesi gereken bir karar. Örneğin geçenlerde Mehmet (Blogcu Anne’nin şu an askerde olan kuzeni) arayıp aynı soruyu sordu, ona olması gerektiğini söyledim. Çünkü askerdeyken enfeksiyon kapması durumunda gerekli tedaviyi hızlıca alabilmesi çok zor. Dolayısıyla onun durumunda hastalığa yakalanması halinde karşılaşacağı risk, aşıyı olması halinde karşılaşacağı riskten daha fazla. Yine aynı telefonda bir tanıdığının çocuğunun kalbinde üfürüm olduğunu ve ailenin aşı konusunda tedirgin olduğunu söyledi. Böyle bir konuda aşıya duyulan tedirginliğin göz ardı edilmesi gerekir, çünkü özellikle kalp-akciğer hastalığı olanlar basit enfeksiyonları dahi kolay atlatamayabilir ve bu risk de göze alınamaz.

Elif: Benim etrafımda, benim durumumda olan (“risk grubu” denilen grupta olan 5 yaş altında çocuğu olan, kimi okula giden, kimi gitmeyen) anneler de bir şaşkınlık içinde. Hatta bana mail atıyorlar, “Ne yapmalıyız, acaba halanız bu konuda ne düşünüyor?” gibi sorular soruyorlar.

Kilden yapılmış H1N1 virüsü. Fotoğraf: Gary's Clay Creations

Hala: Karar tamamen kişinin kendisine kalmış. Çocuğunu koruyabilecek durumda olan (örneğin çocuğu okula gitmeyen, kapalı ortamlara girmeyen, ya da virüs taşıma ihtimali olan insanlara yakın temasta bulunmayan) anneler – çocuklarının başka bir rahatsızlıkları da yoksa- aşı olup olmama konusunda bireysel tercihlerini kullanabilirler. Ancak örneğin 6 aydan küçük bebeği olan çalışan annelerin olması gerekir. Çünkü aşı 6 aydan küçük bebeklere yapılmadığı için ve onların bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmadığı için virüsten korunmaları çok önemli. Sonuç olarak herkes kendi koşullarını göz önünde bulundurarak karar vermeli. Şöyle bir şey diyebiliriz: Domuz gribi aşısına karşı tedirgin olan anneler en azından mevsimsel grip aşısını yaptırsınlar.

Elif: Ama etrafta “Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı korumaz” deyip duruyorlar.

Hala: Doğru. Bir aşının bir hastalığa karşı “koruması” demek, aşıyı olan kişinin o hastalığa yakalanmaması demek. Bu anlamda mevsimsel grip aşısını olan bir kişinin domuz gribine yakalanmayacağı gibi bir durum söz konusu olmadığı için “Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı korumaz” söylemi doğru. Ancak mevsimsel grip aşısı olan bir kişinin domuz gribi virüsünü kapması halinde bunu hafif atlatması durumu söz konusu ve bunun böyle olduğunu destekleyen araştırmalar var.

Elif: Halk arasında domuz gribi aşısına karşı ciddi bir güvensizlik duyulmasına ne diyorsun?

Hala: Domuz gribi ve aşısı hakkında Türkiye’de başından beri çok yanlış bir politika izlendi. Aşı gelmeden çok önce “Aşı geldi, geliyor” tartışmaları başladı. Sadece bununla da kalınmadı, aşının içeriği hakkında bilgi verilmedi, böylece meydan spekülasyonlara açık kaldı. Bugün bile Türkiye’de uygulanan aşının hangi firma tarafından sağlandığı, içeriğinin ne olduğu konusunda Sağlık Bakanlığı tarafından bir açıklama yapılmış değil.

Elif: Hangi aşının uygulandığını, içinde hangi maddeler olduğunu bilmiyor muyuz?

Hala: Ben biliyorum, ya da benim gibi sağlık görevlileri bilebiliyor çünkü kendi araştırmalarımızı yapıyoruz. Ancak örneğin Amerika’daki CDC (Center for Disease Control) web sitesine girdiğinizde gerek sağlık çalışanları için, gerekse halk için domuz gribiyle ve aşısıyla ilgili ayrı ayrı açıklamalar görüyorsunuz. Her şey şeffaf, gözler önünde. Burada ise maalesef benzer bir bilgilendirme söz konusu değil. Aşının hangi firma tarafından üretildiği, ya da içinde neler olduğu konusunda resmi bir açıklama yapılmadığı gibi, başka güven sarsıcı uygulamalar da söz konusu.

Elif: Ne gibi?

Hala: Örneğin, aşı Kasım ayında uygulanmaya başlandı. Ancak bundan çok önce, Eylül gibi aşıyla ilgili tartışmalar başladı. “Güvenilir, güvenilmez, adjuvan var, cıva var” gibi, arkası gelmeyen, desteklenmeyen ya da yalanlanmayan açıklamalar yapıldı. İlk etapta risk grubunda olanların aşılanacağı, bu grupların arasında gebelerin de olduğu söylendi. Aşının hiçbir yan etkisinin olmadığı söylendi. Daha sonra ise yine aynı ağızdan gebeler için “daha az riskli” bir aşı geleceği, onu bekleyebilecekleri açıklandı. Bir başka güvensizlik konusu da aşının uygulanma aşamasında. Amerika’da 10 yaş altındaki çocuklara iki doz aşı uygulanıyor, ki doğrusu da o. Burada ise tek doz uygulanıyor. Ayrıca buradaki aşılar 10’luk dozlar halinde takdim ediliyor. Yani bir şişeden 10 kişilik aşı çıkıyor. Yani aynı şişeye enjektör girip çıkıyor. Dolayısıyla şişe içeriğinin ne kadar steril kaldığı aşıyı yapan kişi ya da kişilerin donanımına ve insafına kalıyor.

Elif: Peki, domuz gribi aşısına olan güvensizliğin genel aşılanmaya karşı da bir şüphe yarattığı, halk arasında özellikle de çocuklara rutin olarak uygulanan aşılara karşı genel bir tepki oluştuğu söyleniyor.

Hala: Domuz gribi aşısı ile ilgili tartışmaların sonunda gelinen en üzücü nokta da bu. Aşı, tıbbın bir mucizesidir. Örneğin çok değil, bundan 10-15 yıl öncesine kadar çocuk felcine bağlı sakatlıklar Türkiye’nin gündeminin önemli bir bölümünü oluştururken aynı hastalık sadece ve sadece aşılama sayesinde bugün yok denecek kadar az görülmektedir. Yine aynı şekilde çiçek hastalığı aşı sayesinde tüm dünyada yok edilmiştir. Dolayısıyla domuz gribi aşısına karşı oluşan yüzde 95’lere varan güvensizliğin rutin aşılamaya karşı şüphe uyandırması ürkütücüdür. Herkes kendi koşullarını göz önünde bulundurarak domuz gribi aşısı olup olmamaya karar vermeli, ancak anneler çocuklarının rutin aşılarını yaptırmamak gibi riskli kararlar vermemelidir.

Elif: Teşekkür ederim canım halam.


Bunlar da ilginizi çekebilir:
Domuz gribi üzerine bir mini röportaj
Domuz gribi ile ilgili diğer yazılarım

Reklamlar

7 Yanıt

  1. tesekkurler, aydinlatici bir roportaj olmus. Saglik bakanimizin asinin icerigi hakkinda bilgi vermemesi cok ilginc. Hayirlisiyla bir atlatsak su kisi?
    Peki asinin guvenilirligi ne zaman kanitlanacak? 6 ay gibi bir sure demisti sanirim halaniz?
    Tekrar tesekkurler.

  2. Elif selamlar,
    röportaj için çok sağol. Anne-çocuk blogları havanda su dövülmediğinde, asıl meseleyi ıskalamadığında ya da herhangi bir mevzuda risk paydasını doğru terazide tarttığında daha bir izlenir ve yararlı oluyor.
    Halanın özellikle regüler aşılamayla ilgili söylediklerine yüzde yüz katılıyorum. Aşı zaten yapısı gereği risk içerir, ama aşı yaptırmamayı seçmek ve bunu dayatmak, bu yönde alternatif çözüm önerileri sunmak, bildirmek (hele ki bir ya da birkaç tıp insanının söyledikleri üzerinden ve genel yüzdeyi hesaba katmadan) blogları tehlikeli mecralar haline getiriyor.
    Domuz gribi aşısı bir yana, rutin aşı meselesinin biraz da bloglar ve tartışma platformları üzerinden bir karmaşaya dönüştürüldüğü kanaatindeyim.
    Tekrar teşekkürler. Sevgiler.

  3. selam elif
    öncelikle röpörtaj için teşekkürler…
    benimde 6. ayım bitti kızımı kucağıma alacağım günü iple çekiyorum.eminim sende aynı durumdasındır.ama kış mevsimini nasıl atlatacağız hiç bilmiyorum.gebeler için adjuvansız aşı gelirse vurulacakmısın ben kararsız kaldım herkesin bu konudaki düşüncesini merak ediyorum özellikle hamile olan arkadaşlarımızın.teşekkürler

  4. ÖZLEM – ben yanlış bir şey söylemek istemem ama sanırım “6 aydan önce kalıcı yan etkileri bilinemez” gibi bir durum söz konusuydu. Ancak bu röportajda da gördüğün gibi halam “aşı olunmamalı” demiyor, “belirli koşullar altında kişiler bireysel tercihlerini yapabilirler” diyor. Biliyorum, çok karışık…

    ESRA – Çok teşekkür ederim yorumun için. Halam bu konuyu özellikle vurgulamamı istedi. Mesajı verebildiysem ne mutlu…

    ŞEYMA ELİF – Evet, ben de aynen senin gibi oğlumu kucağıma alacağım günü iple çekiyorum. Adjuvansız aşı gelseydi vurulmayı düşünüyordum açıkçası, ancak bugün domuz gribine yakalandığımı öğrendim 🙂

  5. Elif super eger gecirdiysen asi derdinden kurtuldun! cok gecmis olsun…
    Bize doktorumuz burda (amerika’da) domuz gribi asisinin iceriginin mevsimsel grip asisiyla ayni oldugunu soyledi, tabii sadece virus farkli…Biz Derin’i asilattik, krese gidiyor sonucta, icimiz rahat etmezdi asilatmasaydik…bugun ben de oldum. Yani belki de gecirdik biz de bu gribi ama garantisi yok tabi, test falan yapmiyorlar burda, ancak hastanelik olunca yapiyorlarmis.
    Halana da cok tesekkurler verdigi bilgiler icin!

  6. Merhabalar, kisa sure once blog tutmaya baslamis bir baba olarak arastirma yaparken sizin sitenize rastladim. Domuz gribi konusundaki yaziniz gayet guzel, oglum henuz 3 haftalik oldugu icin onu degil ama kendim bugun asi oldum. Ne de olsa kapsam da gecirmek istemem. Oglumun doktorunun 9 aylik bir kizi var ve kizina asi yapmis.
    Size de gecmis olsun dileklerimle.

    • Hoş geldiniz. Bebeğiniz de, blogunuz da hayırlı olsun. Benim anladığım kadarıyla oğlunuz çok küçük olduğu için aşı olmakla doğru yapmışsınız.

      Ben bu yazıyı yazdıktan kısa süre sonra hastalığın kendisini kaptığım için aşı tartışması kendi adıma ortadan kalktı. Ancak henüz -haklı olarak- kararsız kalan birçok anne baba var.

      İyi dilekleriniz için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: