Meğer biz E.A.S.Y. yapmışız

Tracy Hogg ismiyle Deniz’e hamileyken tanışmıştım. Benden çok daha deneyimli, iki çocuk sahibi bir arkadaşım “Secrets of the Baby Whisperer” kitabından bahsetmiş, çok iyi tespitleri olduğunu belirtmiş, erken yaşta kanserden ölmesinin büyük kayıp olduğunu söylemişti.

Hamilelik döneminde sağdan soldan duyduğum her türlü kaynağa fütursuzca atlayan ben nedense o kitabı okumadım.

Deniz doğduktan sonra ise en çok Amerikan Pediatri Birliği’nin (American Academy of Pediatrics) Caring for your Baby and Young Child kitabına başvurdum. Ben de, Deniz’in Babası da… Ansiklopedi niteliğindeki bu kitap birçok açıdan bize yol göstermişti. Yöneldiğimiz başka kitaplar da olmuştu (yakında paylaşacağım) ama ana kaynağımız bu kitaptı.

***

Deniz’e hamile kaldığımızı eşe dosta haber vermeye başladığımızda, iki çocuk sahibi bir başka tanıdığımız “Düzen çok önemli.  Ne yaparsanız yapın, mutlaka bir rutin oluşturun. Düzen olmazsa kafayı yiyor bu çocuklar” demişti. Bu nasihat kulağımıza küpe oldu.

Belki biz de düzen-sever bir çift olduğumuzdandır, bilemem ama, Deniz’i büyütürken en çok dikkat ettiğimiz şey düzeniydi. Hiçbir zaman ne yemeğinden, ama özellikle de uykusundan feragat etmedik. Eş dost ziyarete gelecek diye, bebeği görsünler diye, oraya buraya gezmeye gidelim diye uykusunu bölmedik ya da geç yatırmadık. Başından beri bir rutin izledik.

İlk zamanlarda onu kucağımızda sakinleştirerek (ki zaten çok küçükken memede uyuyakalıyordu) yatağına koyduk, üç aylık olduğundan beri kitap okuduk, yatmadan önce banyosunu yaptırdık, müziğini açtık. Böylece uyku zamanını kavrayabildi. Kucağımızda değil de, yatağında uykuya dalmasını sağlamaya çalıştık. Yatağında koyduktan sonra sırtını pışpışladık, ve kendi kendine uyumasını bekledik. Böylece uyandığında “Bir dakika! Ben annemin kucağında uyumuştum, ne zaman, nasıl geldim bu yatağa?! İstemeeeeem!” gibi bir şok geçirmesini engellemeye çalıştık.

Uyandığında onu sevgiyle karşıladık, memesini verdikten sonra sevdik, okşadık, yaşına uygun şekilde oyunlar oynadık, uyku vakti gelince tekrar yatırdık. Ve bu rutin gün içinde birkaç kez tekrarlayıp durdu.

Hep Deniz’in ihtiyaçlarını ön planda tuttuk. Nasıl yaptık bilmiyorum ama ben de, babası da Deniz’in ne zaman, neden ağladığını anlayabildik. “Uykusu geldiği ağlıyor”, “sıkıldığı için mızıldanıyor” gibi tespitlerimiz hep yerinde oldu. Gözünü ovuşturunca, kulağını tutunca uykusunun geldiğini anladık, yatağına yatırdık.

Hep en iyi biz bildik. Çünkü hep Deniz’i dinledik, onun düzenine saygı duyduk, rutinini aksatmadık.

***

Blog alemine girdikten sonra Tracy Hogg’un ikinci kitabının Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler adıyla Türkçeye çevrildiğini öğrendim. Baktım ki herkes bu kitaptan bahsediyor, gebeler, yeni anneler ellerinden düşürmüyor. Eh, “Benim canım patlıcan mı, el âlem okuyacak da ben okumayacam mı?” diyerek kendime bir tane edindim ve okumaya başladım.

İlk bölümde Hogg’un E.A.S.Y. adını verdiği Beslenme (Eat), Aktivite (Activity), Uyku (Sleep) ve Sizin Zamanınız (Your Time) olarak tekrarlanan bir yöntemden bahsediliyor, ve kitaptan cümlelerle şöyle deniyor:

  • [Gün içinde] sahip olduğunuz bir rutininiz vardır.  …  Kazara rutininiz bozulacak olursa, tüm gününüzün berbat olması işten bile değildir.  … İnsanoğlu -çoğu hayvan gibi- gereksinimlerinin ne zaman ve nasıl karşılanacağını, her birinin ardından ne geleceğini bilmek ister.
  • Ailenin yaşantısını düzenli kılan, günün yapılanmasını sağlayan bir rutin düşünün. Bu öngörülebilir durum, biz yetişkinler kadar bebekler ve küçük çocuklar için de çok önemlidir.
  • Bebeklerinin farklı ağlayışlarını ayırt etmeye başlayan anne-babalar kendilerine güven duymaya başlarlar.
  • Düzenlenmiş bir rutin, planlanmış bir ‘program’ değildir: Bir bebeğin gününü saate bağlayamazsınız. Bebeğinizin işaretlerini izlemek yerine saate bakarsanız çok önemli sinyalleri de kaçırabilirsiniz (altı haftalık bir bebeğin birinci esnemesi, altı aylık bir bebeğin gözünü ovuşturması gibi)
  • E.A.S.Y. sistemindeki en önemli nokta, sürekli olarak zaman birimlerine odaklanmak yerine, çocuğunuzun aç veya yorgun olduğunda ya da aşırı uyarıldığında vereceği işaretleri okumaya çalışmaktır. Dolayısıyla, eğer bir gün biraz erken acıkırsa veya yatırma “zaman”ından önce yorulmuş gibi görünüyorsa, saatin sizi tehdit etmesine izin vermemeniz gerekir.

Kitabın geri kalanını henüz okumadım, ama en azından burada yazanlar bizim yaptıklarımızla nerdeyse örtüşüyor. Ve bence bebeğin ilk zamanlarındaki zorlukları aşmakta çok çok önem taşıyor bu “rutin” kuralı.

Ben Tracy Hogg’un yöntemini bilerek uygulamadım. Kendimize uyan, doğru olduğuna inandığımız yöntemlerin onun öğretileriyle uyum gösterdiğini yeni fark ettim. Dolayısıyla çok detaylı bir paylaşımda bulunamıyorum. Ancak aşağıda linklerini verdiğim anneler kitabı detayıyla okumuşlar ve bloglarında da kendi deneyimlerine ayrıntılarıyla yer vermişler: (Bunların çoğunu bu yazıya yapılan yorumlardaki paylaşımlardan yola çıkarak ekledim, birçoğundan haberim yoktu)

  • Eko Anne bu yazısında E.A.S.Y. yöntemini çok güzel özetlemiş ve rutinin önemini anlatmış: Bebeklere Fısıldayan: E.A.S.Y.
  • Tracy Hogg’un bu kitabını çeviren Yapıncak da kendi blogunda oldukça kapsamlı bir şekilde yer vermiş: Tracy Hogg
  • Hayal Alanım Tracy Hogg’un yöntemlerini nasıl uyguladığını detaylı olarak anlatmış: Tracy Hogg
  • Hülya’nın Tunası tüm ayrıntılarıyla kendi deneyimlerine yer vermiş: Uyku Serisi-2-Tracy Hogg
  • Pratik Anne de şu, şu ve şu yazılarında Tracy Hogg’un bebeklerde uykuyu nasıl ele aldığını anlatmış.

Adı ister E.A.S.Y. olsun, ister başka bir şey, yeni ebeveynlerin yapması gereken en önemli şey bir rutin oturtmak ve bebeklerinin ihtiyaçlarını ve yönlendirmelerini dinlemek. Mutlaka bu düzene rağmen zorluk yaşayan aileler oluyor, ancak birçok sorunun bu başlangıçla baştan çözüleceğine ben naçizane inanıyorum.

Şimdi böyle yazıyorum, ama bakalım Derin Oğlan’a sökecek mi bu yaklaşımlar…

Reklamlar

19 Yanıt

  1. Önerilerimizi dikkate aldığınız için size içtenlikle teşekkür ediyorum ..Bu kitabı ben de aldım , cok sağolun .. Okuyacagım , ama acaba hamilelikte bu kitabı bilgilerin taze kalması acısından erken mı acaba , dogum yaptıktan sonra mı okunmalı ?..

  2. günaydın herkese.
    türkçeye çevrilen kitabı ben de doğal doğum grubunun mail sayfasında gördüm ve netten aldım,okudum bitirdim.hatta daha bu sabah sana bu konuda bişeyler yazayım diye düşünüyordum,gelip de E.A.S.Y başlığını görünce ne kadar şaşırdım.
    kısa zaman önce 2 yakınım doğum yaptı,biriyle neredeyse günaşırı görüşüyorum ve yaşadığı kaosu ben de büyük bir iç sıkıntısıyla izliyorum.bebeğin hiçbir şeyinin saati belli değil,ne uykusu ne emmesi..15-20 dk da bir sussun diye emziriliyor,gündüz 5-6 saat uyuyup gece saat başı uyanıyor vs.Tracy’nin önerilerini okuyunca rutinin ne kadar önemli olduğunu teorik olarak farketmemek mümkün değil ama ben şunu merak ediyorum PRATİKTE bu önerileri uygulayabilen oldu mu aranızda?
    yenidoğan ya da 1-2 aylık bir bebeği memede uyutmamak ya da sallamamak mümkün mü? bebek uykusu isimli blog’da da özellikle uyku konusunda çok işine yaradığını anlatmıştı mutlu suner..başka deneyen oldu mu acaba?

    • Evet bey uyguladım hala da kızımın herşeyi programlı saatlidir. yatagına konulunca uyur hiç sallamadım. hiç başka bir şey uygulamadım. tüm sır bu işlerde anne yaptığı şeyin en doğru ve bebeği için en iyi olduğuna inanacak ve hiç şüpheye düşmeyecek…selamlar

  3. bu arada biz de 3 ay sonra inşallah oğlumuzu kucağımıza alacağız,önümde bir yol haritası olmasını bu nedenle çok önemsiyorum, bir aile olacağımız bu güzel zamanları olabildiği kadar kolay-keyifli geçirmek istiyorum, paylaşımlar benim için çok önemli,ne de olsa tecrübenin yerini hiçbir şey tutamaz…

  4. Elif ne güzel yazmışsın yine. Tracy’nin kitabını ben de geçtiğimiz hafta sonu aldım sırf meraktan. Bazı bölümlerini okumuştum netten. İlk akşam biraz eşimle üzerinden geçince “aa bizim yöntemlerimize benziyor önerilenler, doğru yapmışız ki Ada’nın yeme-uyku sorunları hiç olmadı, alışkanlığı da oturdu” diye kendimize artı puan da vermiştik 🙂 Ada’yı büyütürken farklı bir çok kitap tarasak da bizim başlıca kaynağımız bir tanıdığımız tavsiyesi üzerine incelediğimiz ve alıp takip ettiğimiz Penolope Leach’in “Your Baby and Child: From Birth to Age Five” kitabı oldu. Hala da olmaya devam ediyor. Tracy’i ise o dönemde ben atlamışım tamamen. Varlığından bir kaç haftadır haberim var. Ancak hiç bir zaman geç değildir 🙂

    Eda, kadın doğum doktorumun doğum sonrası hastaneden taburcu olurken bana bebeğimle ilgili bir iki tavsiyesi olmuştu. Bunlardan biri ilk üç ay özellikle bebeğinin kucağında uyumasına izin ver idi. 9 ay anne karnında annenin kalp atışlarını duyarak yaşadıkları için doğumdan sonraki süreçte bebeği sakinleştirmenin ve huzurlu uykuya dalmasının, annesinin kalp atışlarını ve kokusunu duymasının önemli olduğundan bahsetmişti. Ben bu yaklaşımı doğru bulup ilk üç ay doktorumun tavsiyesine uyarak ve de açıkcası kucağımda dünyanın en güzel şeyiyle öylece durmak harika olduğundan Ada’nın istediğinde kucağımda uyumasına izin verdim. Zaten genelde Elif’in dediği gibi beslenirken uyuyakalıyordu. İlk altı aysa ağladığı her an kucağıma aldım. İhtiyacını karşıladım, sakinleştirmeye çalıştım. Kucağa alışır diye düşünmedim.

    Kitapların ve literatürün çocuk yetiştirirken en önemli kaynaklar olduğunu düşünüyorum. Birçok ekol, farklı bir çok yöntem ve görüş mevcut. Her anne baba, kendi süzgecinden kendi mantığından geçirip tecrübeyle kendi rutinini ve yöntemini oluşturmaya çalışıyor. Ya da biz öyle yaptık diyelim. Ancak bu işte kesin doğrular da yok. Kitaplar bir çok şey yazıyor fakat unutulmaması gereken bir unsur her çocuk kendi kitabını yazıyor 🙂 Biz şanslı anne babalardandık, çünkü Ada doğduğundan beri sakin, uyumlu, problemsiz bir bebekti. 2 aylıkken geceleri kesintisiz uyumaya başladı, gaz problemi neredeyse hiç yaşamadık diyebilirim. Yeme ya da uyku alışkanlığının oturması konusunda zorlanmadık. Gerçekten sorunu olmadığı zamanlar dışında ağlamazdı. Elif ve Deniz’in babasında olduğu gibi biz de eşimle hangi ağlamanın hangi sebepten olduğunu kısa sürede çözebilmiştik. Bunları yaparken bir takım yöntemler öneriler izledik ama en önemlisi bize uygun gelenleri harmanlayıp kendimiz bir düzen yarattık. En önemlisi bu sanırım…

  5. teşekkür ederim esra.umarım biz de bu kadar şanslı ve bilinçli oluruz.

  6. Tracy Hogg ve kitabi cok degerlidir . Teoride ve pratikte zor degildir , kesinlikle uygulanabilir . Size de bebeginize de iyi gelir bu kitap . Henuz Turkceye cevrilmemisti aldigimda . Cok da akici olmayan ingilizcemle bolumler halinde okudum . Daha sonra cok sevgili Yapincak Gurerk Okyar , guzel Turkcesiyle cevirdi de rahatladim , basucu kitabim oldu . Simdi Toddler ‘i da Turkceye cevirmesini bekliyorum . Kitabin cevirisini yapan Yapincak Anne , blogunda -(Sanirim link vermem de sakinca yoktur http://www.kucukada.blogspot.com/ )- cok guzel anlatiyor tecrubelerini . Tracy tecrubelerini guzel anlatan , yazilarini Tracy etiketiyle bizimle paylasan birbaska blog da -( http://www.hayalalani.blogspot.com/ )- (ayni zamanda siz de izledikleri listesindesiniz) Hayal Anne ‘dir. Hamile olan , yakinda dogum yapacak olan , yeni dogum yapmis tum arkadaslarima bebek hediyesi olarak bu kitabi mutlaka alirim . Herkese tavsiye ediyorum . Hamileyken okumakta , zamanin bollugu acisindan fayda var bence .
    Sevgiler
    Hasene

  7. Seninle konuştuktan sonra sipariş ettim dün geldi.
    Hemen okumaya başlayacağım, umarım herşey arzu ettiğimiz gibi kolay olur.
    Derin de Demir de (ayy ne kadar uyumlu oldu) EASY durumunu yutarlar :)))

    Bu arada bugün işe gelirken arabada, senin, Deniz’in, benim, DMR VE DRN ile cadde de yada sahilde yürüyüşler yaptığımızı hayal ettim. Baharda kendinizi ayıp,kalkıp gelir misiniz buralara???

    Sevgiler
    Simge Tugce –DMR’s Love–

  8. Bende kitabı çok duydum ama okumadım, gerçi bloglarında paylaşan arkadaşlardan okumuş kadar oluyordum. Bizim de hep bir düzenimiz vardı pek sorun yaşamadık çok şükür. Paylaşımlardan çok faydalandık kendi düzenimizi kurduk.
    Sevgiler.

  9. http://www.hayalalani.blogspot.com/ a biraz göz attım, onun verdiği linklerden pratik annenin blogu tam bir Tracy uygulaması gibi duruyor.çok işime yarayacak gibi duruyor.shadeandlove’ a tşk ediyorum linkten haberdar ettiği için.

    benim için birşeyi yapabileceğime inanmak çok önemli, blogların da en ciddi faydası bu oldu.paylaşan herkese tşk.ler…

  10. Penolope Leach’in “Your Baby and Child: From Birth to Age Five” kitabıni ben de çok tavsiye ediyorum. Ben de ilk gunlerde tamamen bebeğin ipuçlarına göre davrandım, rutin 1 ay sonunda kendiliğinden -yavaş yavaş oluştu. İlk bir ayda memede veya kucakta uyutmak bence de o kadar kötü değil, bu kadar güzel bir zevkten kendini mahrum etmesin anneler. Bebeğe faydaları bile var belki de. Gerçekten birçok farklı ekol var bu konularda, birkaç kaynak okuyup kendi sentezinizi yapmanız önemli.

  11. bi ara google’da tracy hogg yazınca ilk benim blog çıkıyordu. düşün, o kadar çok yazdım ve deneyimledim tracy’yi. ama biraz erken başlamak gerekiyor bazı şeylere. ve maalesef her bebek farklı. bebeklerin hayatında uyumalarını engelleyen diş çıkarma gibi çok önemli ve uzun süren bir dönem var. tracy bundan 1 sayfa falan bahsetmiş. hatta verdiği örneği bile çok iyi hatırlıyorum. diş çıkarırken bebeği uyumayan bir anne “dişine merhemini sürdüm ve odadan çıktım” gibi manyakça bir şey yazmıştı….
    demem o ki her şey yolundaysa ve bebek de uyumluysa tracy işe yarar, ama değilse traş…..
    haa yine de okumakta ve belli bir düzen oturtmak hayati önem taşıyor, ona sonuna dek katılıyorum. bebeklerin çok geç yatırılmasına, sürekli orda burda uyumasına fena deli oluyorum.

  12. Ya ben de yazinin Tracy Hogg un oldugu kismina takildim iyi mi? Onun kitabini okuduktan 5-6 ay sonra. Cok uzuldum. Kimilnaz’da da kitabini tekrar okudum, tekrar faydalandim. 😦

  13. Penelope Leach olacak yanlış yazmışım.

  14. ingilizcem kotu degil ama ing. kitap okumakta zorlaniyorum,cok yavas ilerledigim icin sabirsizlaniyorum…turkce neler onerebilir sevgili anneler?

  15. HİLAL – bu ya da benzeri kaynakları şimdiden okumanı tavsiye ederim. Bebek geldikten sonra çok fazla vakit bulamayabilirsin. Bence şimdi oku, önem verdiğin yerlerin altını çiz, sonra ihtiyaç duydukça altını çizdiğin yerlerin üzerinden geçersin. Ben genelde öyle yapıyorum.

    ESRA – sen de çok güzel anlatmışsın. “Her çocuk kendi kitabını yazıyor” ne kadar doğru…

    HASENE, HÜLYA – Paylaşımlarınız için teşekkürler. Vermiş olduğunuz linkleri de yazıya ekledim.

    EDA – Linkleri eklediğim haliyle yazı daha bir referans haline geldi. Benim pratikteki uygulamalarım çok detaylı olmasa da diğer annelerinkinden faydalanacağını umuyorum. Bebeğini de sağlıkla kucağına almanı diliyorum.

    Sanırım herkesin birleştiği nokta şu: Bu ve bunun gibi kaynakları okumak önemli, ama annelik iç güdüsü daha önemli. Sonuçta en iyisi bu kaynaklardan aldığımız, ama kendi iç güdülerimizle sentezleyerek uyguladığımız yöntemler oluyor.

    Herkese paylaşımları için teşekkürler, sevgiler…

  16. Elif merhaba,
    Ara sıra Tracy hanıma saydıran yazılar yazarım blogumda, belki rastlamışsındır 🙂 Ben doğum öncesi süreçte Tracy Hogg’un ateşli savunucusu idim. Rutinin önemine inanan ve kitabı harfiyen uygularsan sorun yaşamayacağını sanan…
    Biz de her zaman rutini önde tuttuk ve Cevdet’in saatlerine inanılmaz özen gösterdik, hala gösteririz. Ne zaman ne sıkıntısı var onu da anlamakta sorun yaşamadım. Tracy’den öğrendiğim çok şey var kesinlikle.

    Öte yandan, Cevdet bey Tracy Hogg’u bile yıldırabilecek bir performansa sahipti ilk 6 ay. Gündüz uykularına yatırmada ciddi problemler yaşadım, uyku süresini kafaya takıp depresyone girdim, her gaz-dş probleminde gece boyu saatte bir uyanmanın verdiği yorgunlukla Tracy’ye ağzıma geleni söyledim. Sonuç: Melek veya kitap bebeğiniz varsa -ki Tracy Hogg’a göre bebeklerin %30u melek veya kitap bebek- kitaptan çok memnun kalıyorsunuz. Huysuz bebekler için Tracy Hogg’un sitesindeki forumlarda support tarzında oluşumlar var mesela. Cevdet hareketli bebek olduğu için uyku konusunda büyük sorun yaşadık, hala yaşıyorum ama bunu sorun olarak değil de onun bir özelliği olarak görüp kabullendim artık.

    Tracy Hogg okunsun, faydası görülür mutlaka. Lakin, kafaya takıp depresyona girilmesin. Bu da benim naçizane tavsiyem.

    Sevgiler.

    • Çok teşekkürler bu yorumun için. En az diğerleri kadar önemli bence…

      Benim aslında bu yazıda vurgulamak istediğim kendi iç güdülerinle hareket ederek bebeğin için en doğru olduğunu bulabildiğindi. Tabii ki istisnalar her zaman var. Ancak biz daha kitabı okumadan benzer şeyler yapmış ve sonuca ulaşmıştık.

      Mutlaka her bebek farklı, ve istediğin kitabı oku, istediğin rutini oturt(maya çalış), sonuca varamayabiliyorsun. Tracy Hogg, Ferber, şu, bu, hiçbiri sanki kullanım kılavuzuymuş gibi ele alınmamalı. Herkes kendi bebeği için, kendi doğrularıyla hareket etmeli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: