31. hafta: “Her şey yolunda…”

İki gündür yazmayınca ve “Şşşşt, hop! Hayırdır, neler oluyor, ikiniz de iyi misiniz?” türünden yorumlar, e-mailler alınca böyle bir başlık atayım dedim. Yoksa söyleneceğim çok şey var.

Önce güzel haberler:

Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Çekirdek aile mi iyi, kalabalık aile mi?

Dört kişilik bir çekirdek ailede büyüdüm: annem, babam, ben, kız kardeşim. Ama ‘genişletilmiş’ ailem çok kalabalıktı. Anne tarafım üç kız kardeş, ikisinin iki, birinin üç çocuğu var. Baba tarafım ise altı kardeş, biri hariç her birinin iki çocuğu var.

Anne tarafımda en küçükler bizlerdik, dolayısıyla zaten çoğu kız olan kuzenlerim büyürken bize ablalık yaptılar. Baba tarafımda ise durum tam tersiydi – benden sonra bir-iki yaş arayla toplam 10 kuzendik. Ne eğlenirdik!

Devamı Annelerin Dünyası’nda…

Baba adayları hangi kitapları okuyor?

Deniz’e hazırlanırken kendime neredeyse gördüğüm, duyduğum hamilelikle ilgili her türlü kitabı almıştım. Sonradan çoğu geyik çıkmış ve gereksiz yatırımlar olarak kalmıştı, o ayrı.

İki kitap da Deniz’in Babası’na almıştım. İkisi de İngilizce ve yine geyiğin önde gideni kitaplardı. Bir tanesi, So You’re Going to be a Dad, diğerine (The Expectant Father) oranla biraz daha bilgilendiriciydi, ama yine de içeriği magazinsel kalıyordu.

Devamı için tıklayın.

Oradan buradan paylaşımlar…

1. Meraklı Minik aboneliği

Deniz’le her ay kaçırmadan takip ettiğimiz ve büyük keyif aldığımız TÜBİTAK’ın aylık okul öncesi dergisi Meraklı Minik abonelik sistemi başlatmış. Yıllık 35 TL’ye tüm sayılarını evinize gönderiyorlar. Daha fazla bilgi TÜBİTAK’ın web sitesinde var.

Devamı için tıklayın.

“Çocuğunuz üç yaşında oldu, şimdi şunları şunları yapacak”

Soldan sağa: Baba, Anne, Deniz (Deniz'in çizimiyle)

Bu sözler, Deniz’in Kasım sonunda üç yaşını devirmesiyle birlikte aldığım BabyCenter bülteninden.

Şöyle anlatıyordu BabyCenter (orijinali burada):

Devamı için tıklayın.

Değişiklik iyidir…

Hamilelerde, İngilizcede ‘nesting instinct’ denilen, Türkçeye ‘yuva yapma içgüdüsü’ olarak giren bir davranış varmış.

Birçok memeli hayvanda görülen bu davranışa insan gebelerinde de rastlanırmış. Özellikle de doğum yaklaştıkça gebelere bir enerji gelir, evi bebeğe hazırlamak adına halıları silmek, perdeleri yıkamak, dolapları yeniden düzmek gibi kendi cüsselerinden beklenmeyecek bir derleme toplama işine girişirlermiş.

Deniz’de böyle bir şey yaşamadım, evim zaten genelde topluydu. Şimdi evimin halini sormayın, ayrı mesele.

Devamı için tıklayın.

Deniz’e ölümü nasıl anlattım?

Severek takip ettiğim çocuk kitapları blogu Bir Dolap Kitap‘ta bugün çocuklara ölümü anlatmayla ilgili bir ilginç bir kitaba yer verilmiş: Ördek, Ölüm ve Lale.  Özetinden anladığım kadarıyla henüz Deniz’le tanıştırmak için erken, ancak ileride edineceğimiz bir kitap olacak gibi görünüyor.

Geçenlerde Çocuğa Ölümü Nasıl Anlatmalı diye bir yazı yazmış, konuyla ilgili hoşuma giden İngilizce bir yazının çevirisine yer vermiştim.

Çok geçmeden babaannemi kaybettik. Ve ben yazdıklarımı pratiğe dökmek durumunda kaldım.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: