Yeni Anne notları…

Hafta Hafta Blogcu Gebe bölümü beklenenden erken olarak 35 hafta 3 günün sonunda son buldu.

Şimdi sıra Yine Yeni Anne‘de…

Tecrübeli de olsam, birçok şeyi yeni bebeğimle birlikte ilk kez yaşayacağım.

Bir yandan da bu işi ikinci kez yapıyor olmanın rahatlığını yaşıyorum.

Haftalık izlenimlerime burada yer vererek hem kendime notlar tutacak, hem de bu işi yaşayanlarla, yaşamayı planlayanlarla tecrübelerimi paylaşmış olacağım.

Başlıyorum:

İlk haftadan izlenimler:

Derin’in sürpriz doğumunun ardından hastanede iki gece geçirdikten sonra evimize döndük. Doğum hikâyemi hazırlama aşamasındayım, yakında paylaşacağım.

Eve geldiğimiz son bir haftada yaşadıklarımızı konu konu özetleyecek olursam şöyle bir tablo çıkar ortaya:

BEBEK BAKIMI NOTLARI:

Niyetimiz Derin’in sünnetini hastaneden çıkmadan halletmekti, ancak sünneti yapacak olan cerrah bizimkinin pipisini yenidoğan sünneti için uygun görmedi. Maalesef 1-1.5 yaşını beklemek zorundayız şimdi. O zaman genel anesteziyle yapacaklarmış, şimdiden düşündükçe afakanlar basıyor beni…

Tabii bu durumda göbek bakımından başka bakımlık bir durum kalmadı. Göbeğini düşmeden önce hastanede verdikleri alkollü bezlerle temizliyorduk. Beşinci günde göbek düşünce o sayfa da kapandı.

Daha önce Deniz’de ıslak mendil kullandığımı ancak bu sefer bu konuya şüpheli yaklaştığımdan bahsetmiştim. Henüz pamuk uygulamasına geçmedim, daha doğrusu doğuma hazırlıksız yakalandığımız için daha önce bahsettiğim hazır pamukları edinme fırsatım olmadı. Yakında gerçekleşecek bir “proje” olarak beklemede…  O zamana kadar yenidoğan ıslak mendilleri kullanıyoruz.

Derin’in tırnaklarını şimdiye kadar iki kez törpüledim. İlki doğduğunun ertesi günü hastanede, ikincisi iki gün önce evdeydi. Bir arkadaşımın hediye olarak aldığı bakım setiyle birlikte gelen kâğıt törpüyü kullandım. Şimdilik kesmeme gerek kalmadı. Zaten istesem de kesemezdim, o kadar küçükler ki…

Hastaneden çıkışımızın henüz bir haftası dolmamış olmasına rağmen, bugün itibarıyla tamı tamına 50 bebek bezi harcamış bulunuyoruz. Buna hastanede değiştirilenler dahil değil. Bebek yapmayı düşünenleri bu masraf kalemini de dikkate almak konusunda uyarmak isterim. (Bu sayımı yapmak konusunda emeği geçen ve kirli bez haznesini boşaltırken beni kırmayarak kokulu bezleri tek tek sayan anneme teşekkürü bir borç bilirim!)

Bu 50 bezin yaklaşık 30-35 tanesi benim, 2 (evet, İKİ) tanesi Doğan’ın, geri kalanları da annemin elinden geçti. Doğan, çok da işine gelir bir şekilde, Derin’in henüz çok küçük olduğunu, o yüzden çekindiğini ileri sürerek alt değiştirme olayına henüz yeni giriş yaptı. (Ancak her nedense Derin’in küçüklüğü iş onu pıncırmaya gelince söz konusu olmuyor!)

Derin’in altını değiştirirken pipisinin üstünü örtmezsek önüne gelen her şeyi (kendi yüzü gözü de dâhil olmak üzere) suluyor. Dolayısıyla alt değiştirme masası olarak hazırladığımız masanın üzerindeki sepette ıslak mendil, bez ve krem gibi ihtiyaçların yanı sıra bir de kutu mendil bulunduruyoruz. Altını açmaya başlarken pipisinin üstüne bu kâğıt mendillerden koyuyoruz ki etrafı sulamasın.

ANNE BAKIMI NOTLARI:

Bu doğumdan sonra ilkine göre daha da çabuk toparladım diyebilirim. Sanırım yırtılmanın geçen seferki kadar fazla olmamasıyla çok ilgisi var. Doktorumun “dikiş atmasam da olurdu” dediği yırtık beni hemen hiçbir şekilde etkilemedi. Çok daha rahat oturup kalktım bu sefer.

Rahim kasılmaları ilk birkaç gün sürdü. Hastanedeki ilk gece kasılmaların ağrısından uyuyamadım. Minoset’le hafifledi neyse ki… Sonraki iki gün boyunca özellikle de emzirdiğim sıralarda oldukça rahatsız etti. Eve geldiğimizin ertesi gününde ise hemen hiçbir şey kalmamıştı. İşte rahim böyle mucizevî bir organ! Koskoca bebeği taşıyacağım diye ilk boyutunun 1000 katına çıkıyor, sonrasında ise birkaç gün içinde eski haline dönüyor!

Kanama da daha az oldu bu kez, neden bilmem… Şimdilerde hiç kalmadı diyebilirim. Yine de uzun süreyle ped kullanmanın verdiği bir rahatsızlık var. Bu noktada “pamuksu” dokulu pedleri kullanmanın önemini kavradım. Çok daha az tahriş ediyorlar. Dolayısıyla benim durumumdaki yeni annelere bir tavsiye: Hangi marka ped alırsanız alın, üst yüzeyinin “pamuksu doku” olmasına dikkat edin. Çok fark ediyor.

Şu sıralar yaşadığım en büyük sıkıntı tabii ki göğüslerimle ilgili… Ancak onu da bu konuda oldukça bilgili bir hemşirenin sayesinde aşacağım gibi görünüyor. Detaylar aşağıda…

Göğüs uçlarını rahatlatmak adına yine Lansinoh krem kullanıyorum, memnunum.

Sızıntıyı önlemek için de Medela göğüs pedlerini kullanıyorum. Lansinoh’nunkiler de aynı işlevi görüyor, ancak biraz daha kalınlar, dar bir şey giydiğinizde izi çıkabiliyor. (Gerçi bu koca memelerle dar bir üst giyeni de alkışlamak lazım, o ayrı!)

Dün (doğumun ertesindeki 8. gün) itibarıyla hamileliğim boyunca aldığım yirmi (evet, YİR-Mİ!) kilonun 10’unundan kurtulmuş bulunuyordum. Bunu ilk etapta “10 kilo verdim!” diye ifade etmiştim, ama düşününce ben hiçbir şey yapmadım ki… Asıl iş bundan sonra başlıyor, bakalım kalan 10 kilodan kurtulmam ne kadar sürecek, nasıl olacak. Öncelikle süt yapsın diye önüme dizi dizi konulan kaynar, baklava, şekerpare gibi mamalardan uzak durmam lazım.

Her ne kadar zırt deyince ağlamaya meyilli olsam da Lohusa Depresyonu gibi bir sıkıntım henüz yok. Ancak GÖZÜ DÖNMÜŞ LOHUSA SENDROMU’ndan muzdaripim. Nedir o? Şudur: Özellikle de bebeği emzirmenin hemen sonrasında günlerdir aç kalmışımcasına, önüme ne gelirse yiyorum. Bunun tek çaresinin emzirmeden önce ağzıma bir şeyler atmak olduğunu fark ettim. Aynı sıkıntıyı yaşayan yeni annelere tavsiyem budur: Bebeğinizi emzirmeden önce ağzınıza iki lokma da olsa bir şeyler atın!

UYKU NOTLARI:

Derin’in şu andaki uyku düzeni 2 buçuk ila 3 buçuk saatlik bloklar halinde değişiyor. Daha doğrusu şöyle: kurulu saat gibi, aşağı yukarı üç saatte bir uyanıyor, yaklaşık bir saat süren meme emme-gaz çıkarma-alt değiştirme seansının sonunda yine uyuyakalıyor. Bundan yaklaşık iki saat sonra tekrar uyanıyor.

Bu durumda ben de geceleri iki-iki buçuk saatten toplam 4-5 saat kadar uyuyabiliyorum. Böyle yazınca çok az gibi geliyor, ama bir şekilde idare ediyorum. Yeni annenin süper gücü olsa gerek bu…

EMZİRME NOTLARI:

Derin’in Salı günlü ilk kontrolünde alması gerekenden daha az kilo aldığını öğrendik. Doktoru bebekte bir sorun olmadığını, “teknik” (emzirmeyle ilgili) bir durumun söz konusu olabileceğini söyleyerek bizi konuda oldukça bilgili bir Beyhan Hemşire’ye yöneltti.

Derin’i emzirirken beni izleyen Beyhan Hemşire sonunda emzirmeyle ilgili şu noktalara değindi. Faydalı olacağını düşünerek burada yer veriyorum:

  • Emzirirken mümkün olduğunca dik oturulmalı, kaykılınmamalıymış. Böylece sütün bebeğin ağzında birikmesi önlenmeli ve sütü yutmasına yardımcı olunmalıymış. Memeyi verirken alttan desteklemeli, böylece bebeğin ağzındaki ağırlıyı azaltılmalıymış.
  • Sütün yeni geldiği ilk günlerde göğüslerde fazlaca şişkinlik oluyor. Ben bu şişkinliği alıp almamak adına sütü sağmak konusunda tereddüt yaşıyordum, dayanılmayacak noktaya gelinceye kadar da sağmıyordum. Ne de olsa “çektikçe gelir” ya, çekmeyeyim ki gelmesin diye düşünüyordum. Doğru mu? YANLIŞ! Şişen ve sertleşen göğüsleri bebeğin rahatlatmasını beklemek doğru değilmil. Bebek yumuşak memeden daha kolay süt çekermiş. Dolayısıyla özellikle de ilk günlerde göğüsler şişmeye başlayınca bebeğe vermeden önce bir beş dakika kadar sütü pompayla çekmek ve memeyi yumuşatmak gerekirmiş. Şimdi öyle yapıyorum ve çok daha rahat emiyor Derin.
  • Sütü sağıp buzluğa koymak konusunda çekincelerim vardı. Anne sütünün içeriği bebeğin o andaki ihtiyaçlarına göre şekilleniyor diyorlar ya… Şimdi çektiğimiz sütü iç ay sonra vermenin bir faydası olmuyor mu acaba diye düşünüyordum. Her ne kadar bunda doğruluk payı olsa da (örneğin, ilk zamanlarda gelen süt protein açısından daha zenginmiş) yine de fazla sütü buzlukta (iki kapılı derin donduruculu buzdolabında üç ay, tek kapılı derin dondurucuda altı ay) bekletmenin sakıncası yokmuş. Biz de öyle yapıyoruz şimdi. En azından birkaç hafta sonra biberona başladığımızda Doğan’ın geceleri vermesi için süt birikmiş oluyor.
  • Sütü sağarken pompanın ritmik hareketlerine uygun, aynı yönde masaj yapılarak tıkanan süt kanallarının açılmasına yardımcı olunmalıymış.
  • Detaylar için resme tıklayın.

  • Memeyi aşağı doğru sarkıtan ve dolayısıyla sütün aşağıda birikmesine yol açan ince askılı emzirme sutyenlerinin aksine, göğsü tam olarak kavrayan spor sutyenlerini tercih edilmeliymiş. Ben evdeki spor sutyenimi denedim ama onu da açıp kapatması dert oluyor. Sonradan Deniz’den kalan bu sutyeni buldum. Medela’nın Comfort Bra modeli. Kavraması spor sutyeni gibi, ama kenarlarında çıt çıtları olduğu için bebeği emzireceğiniz zaman kolaylıkla açabiliyorsunuz. Böyle bir modeli tavsiye ederim.
  • Deniz Amerika’da doğduğunda oradaki hemşireler ilk birkaç gün 24 saat boyunca iki saatte bir, sonra da gündüz 3 saatte bir, geceleri de uyandıkça emzirmemizi söylemişlerdi. E tabii ki gündüz iki saatte bir meme emen çocuk “Akşam oldu, ben iyisi mi sekiz saat uyuyayım, sonra sabah kalkar iki saatte bir emmeye devam ederim” demiyor, geceleri de benzer şekilde uyanıyordu. Sonuç olarak benim de, Doğan’ın da anamız ağlamış, gözlerimiz pörtlemişti.Buradaki doktorlar 3 saatlik bir program önerdiler, gecede bir kere de dört saate kadar çıkmaya izin verdiler. Aman Tanrım, ne büyük fark! Zaten Derin’in de programı öyle, 3 saat civarında uyuyor çocuk. E ben de iki üç saatin arasında iki saat kadar uyuyabiliyorum. Az da olsa uykumu alıyorum. Bu şekilde devam edebileceğimizi söyledi Beyhan Hemşire. Yani “Aman, kilo almadı bu çocuk” diye panik yaparak saat başı emzirmek zorunda değiliz.
  • Ancak, emzirme seanslarını daha verimli kılmak adına bir değişiklik önerdi. Ben, Deniz’de öğrendiğim gibi, bir memeyi 15-20 dakika, diğerini 10-15 dakika emzirmeye çalışıyordum. (Çalışıyordum diyorum, çünkü 10 dakika sonra Derin’i uyandırmak zorunda kalıyorum.) Beyhan Hemşire bunu değiştirmemi, bir memeyi baştan sonra vermemi, böylece bebeğin sadece ilk anda gelen şekerli su kıvamındaki sütü değil, sonradan gelmeye başlayan ve asıl doyurucu olan yağlı sütü de almasını önerdi. Toplamda 30 dakikaya çıkmamı istedi ama mümkün değil, Derin illaki uyuyor. O halde de memeyi yumuşatmak için ilk etapta sağdığım sütten kaşıkla biraz takviye etmemizi istedi. Biz de şimdi öyle yapıyoruz. Ben bir memeyi emzirebildiğim kadar emziriyorum, sonrasında diğer memeyi yumuşatmak adına sağıyorum. Eğer Derin yeterince emmemişse annem kaşıkla tıkıyor Derin’in ağzına… Ne kadar tıkılırsa o kuş kadar ağıza tabii…Dikkat: Bu son maddenin sadece bana ve Derin’e özgü olduğunun altını çizme ihtiyacı hissediyorum. Nitekim, orada bulunan başka bir anneye ona ve bebeğine özgü bambaşka bir program önerdi Beyhan Hemşire. Dolayısıyla her anne-bebeğe yukarıdaki 30 dakikalık tek meme programı uyacak diye bir sonuca varılmamalı.

Emzirmenin bu kadar teknik bir şey olduğunu unutmuşum. Hele de bu işi ikinci kez yapan bir kadından daha tecrübeli olması beklenir, değil mi? Öyle olmuyor işte…

Reklamlar

27 Yanıt

  1. Beyhan ne derse yap derim:=)) benim emzirme meleğim çok sevdiğim bir insan erini hiç mamasız 2 sene emzirmemde en önemli ayaktır kendisi ..
    süperdir!işini severek ve çok bilerek yapar

  2. İçimden inanılmaz bir şekilde seni tebrik etmek geldi blogcu anne. TEBRİKLERRR!!! Ben Evrim doğduğunda uzunca bir süre bırak blog yazmayı(ki yok zaten bir bloğum) kızıma yazdığım günlüğe bile iki satır karalayamamıştım, ve hatta gelen telefonları bile çoğu zaman cevaplayamıyordum. Çok güzel be bilgilendirici bir yazı olmuş. Hem teşekkürler hem tebrikler:)

  3. evet, Beyhan hemşire müthiş hakkaten de.
    kolay gelsin sana emzirme maratonunda 🙂

  4. Beyhan Hemşire Türk Tracy Hogg:)) Onun kitabında da aşağı yukarı aynı şeyler yazıyor. Güya aynı zamanda doğuracaktık, sen bebeği doğurdun, üstünden bir de 8 gün geçti, bizimki annesi gibi tembel olacak herhalde, daha ne bir kasılma ne bir belirti:)))

  5. Maşallah size demekten alamıyorum kendimi son yazılarını okudukça.. Ellerine sağlık çok güzel anlatmışsın, ben bile unutmuşum emzirme teknik olaylarını, halbuki Emre’yi sütten keseli henüz 3,5 ay filan oldu..

    Birde Elifcim Deniz ile Derin’in sadece resimlerini değil Deniz tarafındaki dalgalanmaları da paylaş bizimle ne olur. Çok merak ediyorum ve korkuyorum (kendim için) çok….

  6. yaa missred evet ben de sözde 1 haftayı atlayıp 37.haftama geldim diye sevindim, hatta elif ne güzel keşke bana da olsa demişti, ama benden önce aldı bebişini kucağına, çok özendim valla , kısmet 🙂
    darısı bizim başımıza bende de kasılma yok, başı henüz basmıyor bekliyoruz bakalım:)

    bu arada bu verdiğin bilgiler için teşekkürler elif, hele benim gibi ilk kez anne olacaklar için çok değerli bunlar 🙂

  7. Elifcim,
    ömürlü olsun bebeğin.
    Çok çok güzel günleriniz olsun inş.
    kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum size…

  8. Uykusuzluk vs. kabus gibi görünsede, içimde bir an önce anne olma isteği var. Daha 29.haftadayım elbette gelmeye kalkışmasın Nil hanım ama bazen içim gitmiyor değil 🙂

  9. Satir satir dikkatle okudum yazdiklarini. Cok lazim olacak bu anlattiklarin 🙂
    Saglicakla kalin hepiniz! Sevgiler.

  10. sagol sevgili elif.her ne kadar bir suru sey olkusak ve biliyoruz zannetsek de olayi bizzat yasayan birinin tecrubelerini hemen paylasmasi cok saha ise yarar olacak..

  11. cok guzel bılgıler Elıf, sagol .. daha once sormustum ama gözden kactı muhakkak ; Sevgili Elif seni gercekten tekrar kutluyorum ; 35. haftada sağlıklı ve 3 kilonun üstünde bir bebeğin var masallah ; şükürler olsun .. artık bizimle de paylaşırsın neler neler yaptın da yavruşun icin de o kadar büyüdü .. benim bu konuya ilişkin kaygılarım var da.. preeklemsi ya da gebelik diyabeti korkusuyla ; kilolu oldugum icin kendım daha fazla kilo almamalıyım ama bebeğe aldırmalıyım .. bunu nasıl basaracagım bilmiyorum .. 32. haftamıza giriyoruz ; sütümü iciyorum yürüyüşümü yapıyorum yüzüyorum ; bol sebze yemeye calısıyorum ama önerdiğin baska birsey varsa senın ve diğer annelerin bu tecrübeyi ilk defa yasayacak birine cok ama cok iyi olur .. tabi senin yavruşlardan vakit bulursan ..esen kalın ..

  12. Elif, bu yazdiklarini naisl bir dikkatle okuyorum anlatamam sana. 28.haftam yeni bitti ama beni simdiden bir telas aldi, nasil bakicam kizima, kac saatte bir uyanicam acaba diye dusunurken senin yazini aldim. Cok sevindim hani 🙂
    Bide bugunlerde ilk dogudugunda giydirilecek kiyafetlere kafam cok takildi. Suanda kiyafetle ilgilide eminim tecrubeni pekistiriyosundur. Ilk dogdugunda hastanede ve sonrasinda ilk haftalarda evde ne tur kiyafet ve beden diye sorcam ama aptalca olabilir hani (50-56 deniyor ya) tecrubesizligime ver lutfen.
    Dogum sonrasinda yalniz olacagim icin her ayrintiya simdiden cok dikkat ediyorum. 56 lik bikac parca kiyafet aldim ama tam set mi almam gerek acaba?? Rica etsem bu tecrubenide benimle veya ilgilenen diger arkadaslarlada paylasirmisin lutfen?
    Tabi diger arkdaslarda eger yorumalrini esirgemezse cok sevinirim. Cunku tum yorumlari okuyorum.
    Simdiden cok tesekkurler, umarim seni yormuyorumdur.
    Sevgiyle kalin..

  13. HENUZ ANNE OLMADIM VE SENIN SAYENDE COK BILGILI OLACAGIM- SUPER!!XX

  14. bence de hastanenin en güzel tarafı beyhan hemsireydi 🙂
    gercekten hizina hayranım bu kadar detaylı yazacak vakit bulman muhteşem birsey
    kolaylıklar diliyorum

  15. Zaten ikinciyi yapmayi düşünmüyordum, bunları okuyunca daha da tırstım :o) Biliyorum, insan unutuyor bunları sonra, o yüzden ikinciyi ve üçüncüyü istemeye kalkıyor anneler :o) Unutmuştum bu detayları…
    Bol bol emzir (emzirme avukatı Açalya) başka da birşey demeyeyim zaten, sen harika bir annesin.

  16. harika yazmışsın elif. valla süpersin. sen bu işe çok ciddi kafa yoruyorsun. emeğine sağlık.şimdiden bir rutin oluşturabilmenize de ayrıca sevindim.

  17. O halde bir BEYHAN HEMŞİRE FAN CLUB oluşturmayı teklif ediyorum!

    Beyhan Hemşire nerede diye merak edenler için: Kendisi Amerikan Hastanesi’nde…

    Haftaya tekrar göreceğim, o zaman da ne yemeli, ne içmeli gibi konuları sormak istiyorum çünkü herkes başka bir şey söylüyor, kafam karışıyor. Yine burada paylaşırım.

    Nasıl yazdığıma gelince — valla yazmasam yerimde dur dur bayılacağım. Dışarı çıkmak, daha doğrusu bebekle birlikte kendimi az da olsa sokağa atmak istiyorum, annem “hele bir yarı kırkı çıksın, havalar ısınmadı” diye bırakmıyor. İmdat!

    (Bu arada bir sürü yazım hatası fark ettim, yarı uykulu kafayla yazınca böyle oluyor demek ki)

    Hepinize güzel sözleriniz için teşekkür ederim.

  18. Tebrik ederim. Allah analı babalı büyütsün ve kolaylık versin hamileliğimin 8. Haftasından beri takip ediyorum bazen kopsamda okuma çalışıyorum hem sizi hemde yorumları.Gerçekten çok teşekkürler iyiki varsınız diyorum. Bu arada ben 22. haftadayım. Elif hanım umarım kısa sürede herşey rutine girer. Ben abisi ne yapacak onu merak ediyorum……..Sonraki zamanlarda inşallah izlenimlerinizi yazabilirsiniz. Sevgiyle Saglıcakla kalın.

  19. Elif;müthişsin,kocaman bir maşallah

    Sütünle kal:)))

  20. Elif tekrar tebrik ederim. Çok güzel şeyler yapıyorsun, harikasın. Emzirme notları da harika olmuş. Benim babam da çocuk doktoru ve aynı şekilde tavsiyelerde bulunuyor. Bir de üzerime vazife olmayabilir ama sünnet konusunda emin misiniz diyecektim. Yine babam, pek tavsiye etmiyor da…
    Son olarak çay kaşığı yerine minik şırıngayla veriyorduk biz, daha kolay oluyordu. Hala ilaçlarını şırıngayla veriyoruz, hem ml. hesabı daha kolay oluyor hem de ağzına sokması daha rahat. Bir de bildiğim kadarıyla küçük bebeklerde kaşıkla verilen gıdaları püskürtme refleksi var.
    Çok kolay gelsin. Enerjine hayranım bu arada 🙂

  21. Sevgili Blogcu Anne Elif,
    Önce Maşallah! Daha geçenlerde apansızın doğum yapan sen değil miydin? Ne güzel yazmışsın yine.
    Ben de bu deneyimi yaşamayı planlayanlardan biriyim, biliyorsun. Sayende, bilmediğim binlerce şeyden haberim oldu. Tabii herşeyi okusam ve birçok konudan önceden haberdar olsam da yaşamadan asla öğrenilemeyeceğini biliyorum. Ama Blogcu Anne diye bir başvuru kaynağımın olacağını bilmek çok güzel. 🙂

  22. sevgili elif,emzirme yastigi konusunda kararsiz kaldim.su C seklinde yumusak olanlar mi yoksa daha sert ve dikdortgenimsi olanlar mi daha kullanisli? bu konuda tecruben var mi /

  23. bir de beyhan hemsireden dogum oncesi danismanlik alabilir miyiz acaba/ o hastanenin takipli gebesi degilim bu arada.gordugum kadari ile tecrubeli anneler dahil emzirme konusunda sorulari olmayan yok.

  24. Teşekkürler hepinize…

    Deniz ve Derin’in maceralarını ve Deniz’in yaklaşımlarını ayrıca yazacağım.

    HİLAL – Bu konuda en doğruyu doktorun söyleyecektir, ancak anladığım kadarıyla sen dikkatli bir şekilde beslenerek ve egzersiz yaparak üzerine düşeni yapıyorsun. Bol su içmen de çok önemli olmalı.

    NİLGÜN – Aynen öyle, ben de yeniden tecrübe ediyorum kıyafet konusunu… Ve çoklukla tek parça, ayaklı tulumları tercih ettiğimi fark ettim. Setlere pek ihtiyacım olmuyor. Eldiveni ilk birkaç gün, elleri soğukken giydirdik. Hastanede verdikleri bir çift eldiven yetti. Ev sıcak olduğu ve havalar ısındığı için şapkaya da -banyo sonrası hariç- ihtiyacım olmuyor. Ama yenidoğan (bahsettiğin ölçülerde) body’lere ve tulumlara en çok ihtiyaç oluyor. Biz sayıca çok fazla almadık, kısa programda sık sık yıkıyoruz.

    EVREN – Bu konuda içim çok rahatsız. Bir doktordan daha fikir alacağız.

    HAZIRLIKSIZ – Fikir verebildiğime çok sevindim, ama senin de dediğin gibi, yaşamadan bilemiyorsun 🙂

    EDA – Ben Deniz’de C şeklindeki emzirme yastıklarını çok rahat kullanamamış, My Brest Friend’i tercih etmiştim, burada bahsettim: http://blogcuanne.com/2010/02/10/bebek-icin-neler-almali/ Şu aralar ona bile ihtiyaç duymuyorum, sanki yastık koyunca bebeği vücuduma tam yaslayamıyormuşum gibi geldi. Yastıksız daha bir sıcaklığımı hissettiğini fark ettim. İstersen bir yastıksız başla, ihtiyaç duyarsan sonradan alırsın.

    Beyhan Hemşire’ye gelince – inan aynı şey benim aklıma da geldi ama hiç bilmiyorum. Bu hafta tekrar göreceğim kendisini, sorar, haber veririm.

  25. Elif,
    ben de seninle hemen hemen aynı zamanda anne oldum, ilk bebegim ve kızımın adı Deniz. O yuzden bu zamanlarda bile bloga yazabilmeni takdir ediyor, yazdıklarını buyuk bir merakla okuyorum, verdigin bilgiler cok isime yarıyor.

    bu yarım saat olayını ben de hamileyken gittigim kursta duymustum ve doktorumuza sordum o da hastanedeki hemsireler de 15 dk.dan fazla tutmayın bir goguste, aktif emiyorsa 10 dk. tek gogus yeter dediler, ama bir kac yerde su yarım saat olayını okuyunca benim de aklım karıstı, zaten nerde yarım saat 10 dk.yı bile bulamıyoruz ki, kızım hemen uykuya dalıyor, ne yaparsam da uyandırmam mumkun olmuyor, 10 dk.yı nasıl buluyorsunuz merak ettim vallahi:)

    beyhan hemsire danısmanlık falan veriyorsa ilk arayanlardan biri ben olacagım kesin!

    Derin’i gozlerinden opuyor, onunla sana bol sutlu gunler diliyorum:)

  26. EDA, IŞIL – Beyhan Hemşire danışmanlık hizmeti veriyormuş. Telefonunu size mail yoluyla göndereceğim.

    Işıl, demek aynı zamanlarda doğum yaptık! Tebrikler! Umarım senin de tek derdin benim gibi uykusuz gecelerdir. 🙂

    Sevgiler…

  27. […] bir emzirme danışmanı aslında. Daha önce de bahsettiğim, Derin’in ilk zamanlardaki yavaş kilo alımı sorununu aşmamıza yardımcı olan Beyhan […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: