Beyin fırtınası

Nihayet evdeki internet bağlantımızı @#@$@!@ TTNET’ten Superonline’a taşımaktayız. (@#@$@!@ kısmını uygun gördüğünüz argo sözcüklerle doldurabilirsiniz)

TTNET’in “Bugün-yarın kesilir” dediği internet bağlantısı Doğan bana bu haberi verirken tık diye kesilince ve Superonline ekipleri de henüz teşrif etmeyince bana Starbucks yolu düştü. Şu an oradan bağlanıyorum, birazdan Derin’in meme sansı için eve dönmem gerekecek.

Kısacası, bu bir-iki gün boyunca internet bağlantımda kopukluk olabilir, çabuk ya da sık yazamayabilirim. Ancak bu demek değil ki başlattığımın arkasında değilim!  😀

“Süt izni hareketi”, ya da adına her ne diyeceksek, bayağı bir destek görecek gibi görünüyor.

Çoğul konuşuyorum, çünkü:

  • Çalışmayan bir anne olarak, çalışan annelerin süt izniyle ilgili sorunlarını ancak onların anlattığı kadarıyla biliyorum
  • Her ne yapacaksak, altından tek başına kalkmam mümkün değil

Dolayısıyla bu konuda bir “beyin fırtınası” (brainstorming) yapmayı talep ediyorum.

Ne yapmayı amaçlıyoruz? Özgür Anne’nin dediği gibi, sorun kanundan çok uygulamada mı? Yoksa yasalar da yetersiz mi? Damla’nın dediği gibi, Sağlık Bakanlığı “en az 6 ay anne sütü” derken Çalışma Bakanlığı bunun için gerekli koşulları sağlamıyorsa nereden başlamalı? Bu konuda daha teknik bilgi ve destek verebilecek avukatlar, hukuk bilgisi olanlar var mı aramızda?

Bu konuda daha önceden yapılmış çalışmalar, girişimler var mı? Varsa, tekerleği yeniden icat etmeye kalkışmayalım, onlardan da faydalanalım. Konuyu daha önce yazan/çizen blogger’lar oldu mu? Olduysa onların da fikirlerini alalım. Konuda hassas olan gazeteciler, köşe yazarları biliyor musunuz? Biliyorsanız onlara ulaşalım, destek isteyelim.

Aklıma gelenler bunlar… Sizin?


Bu da ilginizi çekebilir: Süt izni reformu gerekli, derhal!

Reklamlar

18 Yanıt

  1. Blogcu Anne sen gercekten ne kadar blogcu bir anneymissin! Sanki daha yeni dogurmadin, dakka basi emzirip pompa yapan gece uykusuz gezen sen degilsin. Buradan anliyoruz ki ikincilere bakmak daha kolay! Bizlere cesaret veriyorsun 🙂 Ya da deneyimli olunca kolay geliyor. Bu alakasiz yorumuma burada son veriyor, blogunun devamini diliyorum. Insallah internet sorunlarin da tez elden cozulur. Emzirme reformu diyelim bu arada benim onerim. Calisma ve saglik ve kadindan sorumlu vs gibi bilimum bakanliklara yollanacak bir dokuman yaratip web uzerinden imza toplayarak. Dedigin gibi gazete yazar onerileri cok yerinde.

  2. Çalışan ve emziren bir anne olduğum zamanlarda bu konu üzerinde çok düşünmüş hatta tüm bayan milletvekillerine, meclis başkanlığına,çalışma bakanlığına, bazı sivil toplum kuruluşlarına dilekçeler gonderip mailller atmıştım. Telefonla arayıp konuyla ilgileneceğini soyleyen vekiller bile olmuştu. Tabi bunlar hep lafta kaldı. Destek görebilmek için büyük bir hareket şart. Birde özellikle erken doğum yapan annelerin maduriyeti giderilmeli diye düşünüyorum.erken doğum olunca doğum onces izin yanıyor. Annenin prematüre bir bebeği 8 haftada ancak yeni doğan kıvamına getirip işe donmesi bekleniyor ki acıklı bir durum bu. Neyse bu hamurlar çok su götürür. Daha fazla yazarsam post olacak galiba

  3. Üşenmedim o günlerde gönderdiğim bir maili buldum.Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanına göndermişim 2 yıl önce

    Merhabalar,

    Çalışan annelere verilen doğum izninin artırılması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını için siz sivil toplum kuruluşlarımızdan çalışmalar beklemekteyiz. Doğum öncesi ve sonrası toplam 16 haftalık sure kesinlikle yeterli değildir. Bir bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi onun ileriki yaşamını sağlıklı ve huzurlu geçirmesinin ilk adımıdır fakat çalışan anneler malesef içleri kan ağlayarak anne sütü alan bebeklerini evde bırakıp işe gitmek zorunda kalıyorlar. Gunde 1,5 saat verilen st izni trafik, iş yerlerinin anlayışsızlığı vs. gibi sebeplerden dolayı bu maduriyeti gidermemektedir. 6 aylık ücretsiz izin de özel sektörde işveren tarafından kabul görmeyen bir uygulamadır. İşini kaybetme korkusuyla anneler bu haklarından da faydalanamamaktadır. Doğum izninin, doğum sonrası kısmının 6 aya çıkarılması toplumumuzda bir çok sorunun arasında kaybolup giden ama çalışan annelerin artmasıyla birlikte aslında gelecek nesilleri etkileyecek boyutta önemli olduğuna inandığım bir konudur. Bu konuda göstereceğiniz çabalar biz çalışan anneleri ve ailelerini çok mutlu edecektir

    Bunun yanında yine çalışan anneleri ilgilendiren iki adaletsizliği de farketmenizi isterimki: birincisi, erken doğan bebek sahibi annelerin doğum öncesi izinleri bebeğin doğduğu tarihte bitmesidir. Bu durumda anne doğum öncesi 8 haftasını kullanamamaktadır ve de bu hakkı doğum sonrasına da aktarılmamaktadır. Pramatüre bebeklerin hastanede kalma süreleri, hastaneden çıktıktan sonra evde bakım süreçleri daha zor ve vakit alıcıdır, bu sebeple premature bebek annelerine daha falza verilemesi gereken izin daha da kısaltılmaktadır. Bu çok büyük bir haksızlıktır.

    İkinci adaletsizlik çalışanların genel sorunu aslında, bir ok tanıdığımın sigorta primleri asgari ücretten gsterildiği için doğum izni sonrasında aldıları para çok cüzi kalmaktadır. Bu problem sadece anneleri ilgilendirmiyor tabiki ama annelik durumunda sigorta primlerinin eksik gösterilmesi maduriyeti artırmaktadır.

    İlgili yerleri harekete geçirime anlamında yapacağınız çalışmalar, bir çok anne, anne adayı, hatta bebek sahibi olmayı srf bu sebeplerle erteleyen bir çok kadın tarafından dört gözle beklemektedir?

  4. Sevgili Elif, hakikaten kalbimle destekliyorum ve seni çok çok çok tebrik ediyorum. çalışan bir anne olarak oğlum henüz 3 ay 3 haftalıkken işe başladım. biberonla anne sütü almak durumunda kalan oğlum 5.5 aylıkken kesinlikle emmeyi reddetti. ne yaptıysam çare bulamadım veoğlum yaşını bitirene kadar yani tam 6.5 ay hem sabah hem akşam sütümü pompa ile sağdım ve oğlumu anne sütünden mahrum etmemeye çalıştım. hamileyken sevgili esranın ingilterede home-ofis çalışmalarını ağzımın suyu aka aka okudum:) keşke diyordum burada da böyle bir imkan olsa..

    süt izni ile ilgili öncelikle sağlık bakanlığı 6 ay anne sütü diye anlatıp dururken çalışma bakanlığı neden doğum iznini 4 ay veriyor. bu durumda anneler bebekleri ilşe daha çok vakit geçirmek için hamilelikte izin almıyorlar benim gibi. ben doğuma 3 hafta kala izin aldım ve oğlum erken gelince de 1 hafta kadar evde dinlenebildim ancak. bunun dışında yasaların izin verdiği ölçüde bu izinlerini kullanamayan öyle çok arkadaşım vardı ki. yani bu kadarını bile anneye çok gören işyerleri var ve bunlar belki denetlenmiyor belki şikayet edilemiyor vs vs…

    örneğin hamile bir bayan günde 7.5 saatten fazla çalıştırılamaz, veya gece işinde çalıştırılamaz, beden sağlığını etkileyici yorucu işler yaptırılamaz. ve tüğm bunlardan dolayı maddi ve manevi olarak mobbing uygulanamaz. ama soruyorum acaba kaç hamile bu hakları elde edebildi?

    neyse biraz hızlı yazdım oğlum uyanmadan diye:)) konuyla ilgili yakın takipçiniz ve destekçiniz olacağı msevgiler sunuyorum

  5. Tabii ki Ayşe Arman! Sürekli çocuğundan bahseden ve her yazdığı gündem yaratan bir köşe yazarı olarak eğer onun dikkatini çekerseniz bir sürü insanın dikkatini çekersiniz. Ya da Nora Romi, Ayşe Aydın, İlknur Akman gibi annelik üzerine yazanlar…

  6. Ayşe Arman’a talepte bulunun…her yazdığı nedense olay olup, prim yapıyor. Vardır bir keramet. O da anne sonuçta, bir el atabilir.

  7. Ayşe Ayman iyi fikir. Hem galiba aynı okuldansınız ve hemşehrilik olayı da var, öyle değil mi?

  8. Merhaba Elif,
    Kesinlikle bu hareketin destekçisiyim. Ne gerekiyorsa sonuna kadar elimden gelen herşeyi yapmaya hazırım. Çalışan bir anne olarak bu konuda ben de payıma düşen sıkıntıları fazlasıyla aldım. Esasında bir çok işveren kanunlardan habersiz ya da öyle olmak işine geliyor. Hamileliğim boyunca ve doğum sonrasında iş verenimle konuşmaya, durumumu anlatmaya ne kadar çalıştımsa da o hep anlamak istediğini anladı. Bunun önüne nasıl geçilebilir, bu bilinç nasıl verilebilir bu da başlı başına bir mevzu. Sağlık Bakanlığının 6 ay sadece anne sütü diye bangır bangır bağırıp yaptığı kampanyanın sadece ev hanımları anneler için geçerlidir mantığını silip atmalıyız diye düşünüyorum. İnternet ortamında hatrı sayılır anne topluluğuna sahibiz aslında. Miskinliği bırakıp harekete geçme zamanı çoktan geldi de geçiyor bile..!
    Çalışan bir anne olmadığın halde (üstelik henüz doğum yaptın) böyle bir girişime öncülük etmen gerçekten takdire şayan..!

  9. Yazılanları okudukça, yapılan haksızlıkları duydukça gözlerim büyüdü. Benim çocuğum yok. Bu nedenle bu süt izni meselesiyle ilgili haklardan/haksızlıklardan da haberim yoktu. Şu andan itibaren var. Elimden geleni yapmaya hazırım. Bu konuda çalışmak için anne olmak gerekmediğini düşünüyorum. Sonuçta bu insani bir durum. Çocuklarla ilgili, gelecekle, sağlıklı nesiller ve sağlıklı bir toplumla ilgili…
    Dediğim gibi, yapabileceğim bir şeyler varsa, ne mutlu bana.

  10. Ayşe Arman bana da iyi fikir gibi geldi. Melek gerçekten güzel bir mail yazmışsın. Yanında bir çok insan olsaydı, medya ,ile desteklenseydi inan işe yarayabilirdi. Medya nın çok önemli olduğunu düşünüyorum, rezil de eder vezir de 🙂

    Kalemi güçlü biri bir mail yazarsa internetten de belki imza kampanyasına dönüştürür ve sonrasında Ayşe Arman ile irtibata geçilirse olabilir mi dersiniz olumlu birşeyler 🙂

  11. […] 09/04/2010 tags: Çalışan anne, yeni bir blog by kaymacina  Elif’in blogundan başlatmak istediği Süt izni reformlu yazısına bir […]

  12. Elif, bu konuda seni desteklediğimi belirtmiştim ama büyük bir çekincem olduğunu da belirtmek isterim. Mücadele ederken şimşekleri fazla üstümüze çekmeden bunu yapmalıyız. Burayı çok fazla meşgul etmek istemem
    http://kaymacina.wordpress.com/2010/04/09/yorum/
    yazımı yazdım.
    Kısaca özetlemek gerekirse, biziistemeyenlerin ekmeğine yağ sürmeden hassas çizgide bir mücadele vermeliyiz. Zaten kadını çalıştırmak istemiyorlar !!!

  13. Elifcim bu konuda tam destek olurum biliyorsun.Güzel bir yazı yazalım gerekli merciilere göndermek üzere, gerekirse randevu alıp kalkıp gidelim, konuşalım, köşe yazarlarına mail atalım…Yanındayım:)

  14. Bende bir kaç ay sonra doğum yapacak biri olarak sizi sonunadek destekliyorum. Bu işe kalkışmadan önce sizinde söylediğiniz gibi doğru yerlere ulaşmamız önemli ben benim gibi çalışan ve yakında anne olacak arkadaşlarıma konuyu ilettim inşallah iyi haberleride yazacağım. Biz birlikte hareket edersek inanıyorumki bir sonuca varacağız tek başına biryere varmamız mümkün değil. Sevgiyle kalın.

  15. Merhaba,

    Elif supersin. Daha Derin’in 40 cikmadan eylem insani oluverdin.
    tum yorumlari okuyamadim ama Ayse Arman ismini gordum, kesinlikle etkili olabilcek bir iletisim yontemi. Sesimizi duyurabilir. Okan Bayulgen cikinti ama ses getiren biri sanki. O da baba oldu yakin zamanda. Bu surece erkekleri de dahil etmek lazim.

    Yasal acidan bakilacak olursa AB’ye uyum surecinde eninde sonunda asgari dogum izni 20 hafta olmak zorunda. Avrupa Parlamentosu onumuzdeki gunlerde bunun yasalasmasi icin oylama yapacak. Halihazirda asgari 14 hafta ucretli dogum izni var AB ulkelerinde.

    http://www.europarl.europa.eu/news/expert/infopress_page/014-69364-054-02-09-902-20100223IPR69363-23-02-2010-2010-false/default_en.htm

    Turkiye’yi uzun bir uyum sureci bekleyebilir, siyasi sorunlar olabilir ama yasalarin uyumu acisindan surec isliyor. Ticari yasalari uyumlastirirken sosyal yasalar niye disarda kalsin.
    Uzaktan tam destekle,
    sevgiler
    Meltem

  16. Elif hayırlı olsun, Allah analı babalı büyütsün. hem bebeğini hem de girişimciliğini tebrik ediyorum. Bende naçizane fikrimi sunmak istedim. Doğrusu en az altı ay anne sütü vermek. Bunun içince anneyle çocuğun evde olması yani birlikte olması. Yoksa her iş yerinde çocuk bakım evi olamaz. Annenin evde olurken de maaşını alması gerekiyor çünkü birçoğumuzun çocuğumuzu bırakıp işe gitme nedeni mali durumumuzun iyi olmaması. Peki hangi iş yeri tamam git çocuğunu emzir, işe gelme, bende bunun için sana para ödeyeyim derki? Bu bir sorun. Diğer bir sorun erkek nüfusunun fazla olduğu özel,devlet işyerlerinde kadının uzun süre olmaması erkeklerin çok gözüne batıyor. Bu da işyerlerinde kadın nüfusunun arttırılması ile giderilebilir. Bir diğer sorunda tamam siz gidin ben size para öderim denilen bir sistem olursa bir sürü bir sürü kadının bunu suiistimal edip (hatta kocaları da) doğum makinesine dönüşür. O zamanda (yazarken aklıma geldi) Bir anne, iki (veya üç) çocuğu için 6 ay ücretli izne çıkabilir diye yasa çıkarılması gerekiyor. buda anca avukatlarla olacak bir şey. Bence (umarım çok karışık yazmadım) önce avukatlarla konuşup, bir şekil oluşturulduktan sonra kamuoyuna duyurmak gerekir.

  17. Fikirleriniz için teşekkürler, gerisi gelsin, arkası kesilmesin!

    Ayşe Arman teknik olarak ablam olur 🙂 (ikimiz de Tarsus Amerikan Koleji’nden mezunuz). Bunun hatrına ona ulaşabileceğimizi umuyorum.

    Ben bu konunun bu kadar derin olabileceğini hiç düşünememiştim. Ne sorunlar, üzerine eğilmesi gereken ne konular varmış meğer.

    Söylediklerinize katılıyorum. Ben de avukatlardan destek alınması konusunda hemfikirim. Yok mu bize yardım edecek, tecrübe ve birikimini paylaşacak avukat? Duyuralım sesimizi.

    Dediğim gibi, benim tek başıma böyle bir şeyin altından kalkmam mümkün değil, o yüzden katılımlarınız çok önemli olacak.

    (BAHAR – Yorumuna bayıldım! 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: