Oldu da bitti…

Az önce hastaneden döndük. Derin bugün sünnet oldu. Oldu da bitti.

Deniz hastaneden çıkmadan, henüz iki günlükken olmuştu. Derin erken geldiği için biraz bekledik. Mümkün olan en yakın zamanda olmasını istiyorduk. Hareketlenmesini beklemeyi özellikle istemedik. Onun için de, bakımı açısından da daha zor olacağını düşündük. Neyse ki daha fazla beklememize gerek kalmadı.

Orada sünnet olmayı bekleyen bir bebek daha vardı. Önce onu, onun işi bitince de Derin’i aldılar. Beni içeri almadılar, anneleri sokmuyorlarmış. Deniz’de girmiştim halbuki… Oturup operasyonu seyretmemiştim, ama bir paravanın arkasında beklememe izin vermişlerdi. Bu sefer sadece babayı soktular içeri.

Derin’i almadan önce hormonların da etkisiyle hafif duygusal anlar yaşandı, göz yaşları döküldü. O sırada Doğan hatırlattı bana: “Elif’çiğim, en kötüsü bu olsun…” Hakikaten, o kadar zor ki insanın çocuğunu hasta ya da hastanede görmesi… Ağlamayı bıraktım. Derin’i içeri götürdüler, ben de Doğan’ın iPhone’unda Deniz’in videolarını seyrettim.

Bir de ne göreyim! Videolardan birinde Doğan her sabah olduğu gibi Deniz’i okula bırakıyor. Ancak bir tuhaflık var. Deniz olması gerektiği gibi arka koltukta araba koltuğunda değil, ön koltukta oturuyor!!! Buyurun, buradan yakın. Ben kalkayım, “Çocuğun arabadaki yeri oto koltuğudur” diye yazayım, “Yaşasın, 10 Haziran’da oto koltuğu kullanma zorunluluğu geliyor” diye cik cik öteyim, kocam oğlanı ön koltuğa oturtsun! Kendince geçerli bir mazereti varmış (daha doğrusu başka şansı yokmuş), çünkü arabanın arkası bir önceki gün şirketin katıldığı fuardaki eşyalarla doluymuş (hakikaten arabanın arka koltuğunda yer olmadığı da kamera görüntüleriyle belgeleniyor), bunu ancak okula gitmek üzere arabaya indiklerinde fark ediyorlarmış, e o andan sonra da yapacak bir şey yokmuş, zaten de çok yavaş gitmişler, vesaire, vesaire… Videonun bir yerinde Doğan’ın Deniz’e “Anne bunu görürse çok kızar” dediği de gözümden kaçmadı tabii…

Neyse, konudan uzaklaştık. Ben bunları seyrederken Derin’in işi bitti. Toplamda yaklaşık 15-20 dakika sürdü tüm işlem. Dışarı getirdiklerinde sakindi, ağzında emziği vardı. Ama ağladığı belliydi. Doktor da, Doğan da çok az ağladığını söylediler ama ben inanmadım. Sonradan Doğan’ın ağzından aldım lafı: Oldukça ağlamış Derin. Ama acıdan falan değilmiş, penisine merhem sürdükleri için mi, yoksa ha bire mıncıklayıp durdukları için mi, anlamadım, uzun süre çişini yapamamış, ona çok sinirlenmiş. O kadar ağlamış ki gözünden yaş bile gelmiş. Çişini yaptıktan sonra rahatlamış. Operasyon sırasında sakinmiş.

Yine de o kadar asabı bozulmuş olmalı ki, aç olmasına rağmen meme bile istemedi sonrasında. Sadece bana sokulup uyumak istedi.

“Anneyi almamakta çok haklılar” dedi Doğan. Hakikaten, o kadar ağlamasına tahammül etmek kolay olmazdı diye düşündüm.

Derin’i beklerken aklımdan tuhaf düşünceler de geçti: Şimdi Türkiye’de o kadar olmasa bile Amerika’da sünnetin gerekliliği tartışılıyor. Gerçekten de ne kadar elzem bir şey sünnet? Gün gelecek, bundan yıllaaaar sonra “nasıl olmuş da minicik bebeklerin pipilerini kesmişler?” diyecek mi insanlar? Sünnet olmayan erkeklerle beraber olan kadınlarda rahim ağzı kanserine daha fazla rastlandığını okumuştum. Yeterince araştırma var mı bu tür bulguları destekleyen?

Neyse, Derin’in kollarıma geri gelmesiyle savdım bu düşünceleri. Sonuçta olmuştu, olmuş da bitmişti.

Bakımıyla ilgili şunları söylediler:

  • Her alt değiştirmede Bepanthen merhemli (krem değil) gazlı bez koyacağız.
  • Sünnetli alana kesinlikle ıslak bez, pamuk, vesaire değdirmeyeceğiz.
  • İlk bir iki gün gazlı bezin üzerinde kan görmek normal. Ancak aktif kanama (damlama şeklinde) kesinlikle olmamalı.
  • Bu pansumana bir hafta boyunca devam edeceğiz.
  • Beş günden sonra yıkanabilir.
  • Bu gece body’sinin çıtçıtlarını kapatmayacağız ki çok sıkı olmasın. (Ben zıbın giydirdim, o bölge daha serbest kalsın diye… Ayrıca 1 numara yerine 2 numara bez kullanacağım bugün ve yarın)
  • Bu gece hafif ağrısı olabilir. Memede olmak onu rahatlatacaktır. Dolayısıyla bu gece normalden daha fazla meme isteyebilir, “Aman memeye alışmasın” falan dememeli, istediğini vermeli.

Neyse ki böyle kapatacağız bu defteri… Hiçbir şey hatırlamayacak Derin oğlum. Onun adına çektiğimiz sıkıntı bizim yanımıza kâr kalacak. Varsın, kalsın.

Reklamlar

45 Yanıt

  1. Geçmiş olsun Derin bebişe.

  2. Gecmis olsun, hemencecik iyilesir umarim! Biz de hastane de yaptirmayi planliyoruz cikmadan, ongoremedigimiz bir durum olmazsa tabi. Bebek icin en iyisi buymus diye duyduk biz de.

    Sevgiler.

  3. Elifcigim,
    Cok gecmis olsun. Bu sunnet isini ben de cok merak ediyordum. Eger bizimki vaktinde gelirse Deniz gibi iki gunlukken olacak sunnetini. Sadece daha saglikli oldugu ve travma yaratmayacagi icin sunneti ve bu yasi tercih ediyoruz.

    Burada Katolik olan danisman hocam dahi ogullarini sunnet ettirmis. Anlattigina gore Amerika’da dini bir sebep olmaksizin her kesim tarafindan yaptiriliyormus sunnet.

  4. Elif’ciğim geçmiş olsun, çikolatalı lokum Derin’i öpüyorum ve kokluyorum…

  5. Bizim Peygamberimizin (Hz.Muhammed) sünnetli doğmuş olması onun mucizelerinden biridir..
    Bilimsel olarak ta bu açıdan da gerekliliği tartışılmamalı bile bence…
    Derine de çoook az yanmalı iyileşmeler.. geçmiş olsun miniğe..:)

  6. Elif belki hatirlarsin, dogaldogum email grubunda bu konu acilmis biraz tartisilmisti. Ben bu yazini okurken icim fena oldu, o aglamayi azicik tahmin etmek bile fena etti beni, kimbilir sen nasil hissettin. Neyse ki oldu bitti ve de cabuk iyilestigi soyleniyor. Ben gereksiz olduguna inaniyorum, bilimsel olarak da gereksiz olduguna inaniyorum. Bu cagda hijyen falan artik bahane degil, o arastirmalar da cok kapsamli degil ve sunnetin gereksizligini gosteren arastirma da cok. Toplumsal baski dinsel baskidan da fazla, cunku aslinda dinde farz bile degil adi ustunde sunnet. Bilmiyorum Turkiyedeki toplumsal baski nasil kalkar, zamanla kalkar mi. Dunyada gittikce azalan bir uygulama, Avrupada neredeyse hic yok, Amerika arkadan takip ediyor giderek azaliyor. Dedigin gibi ileride yokolup simdi bizlerin kadin sunnetine gosterdigimiz tepkiye benzer bir tepkiyle karsilanabilir bence. Ben buyuk konusmayayim ama ileride oglum olursa sunnet ettirmek istemiyorum.

  7. Brave little Derin. Get well to all of you…

  8. Sevgili Elif ,
    Gerçekten çok iyi yapmışsın böyle erken bi zamanda…Ne diyelim, Geçmisler olsun minik erkeğe:)

    Bu arada müslümanlık gereği sünnet yaptırmak meselesi tamamen inanca bağlı olsa da, fiziksel olarak kesinlikle yaptırılması gerektiğini düsünüyorum.
    Benim oğlum tam bir yaşında sünnet oldu, doğduğu zaman sünnet yaptıran pek olmadigi için etrafımda, ben de bundan pek haberdar değildim o zamanlarda…Bilseydim Elif’in yaptığı gibi erkenden hallederdim bu işi. Çünkü tam yürüme, ayaklanma zamani sünnet yaptırdığımız için bayagi sıkıntılı geçmisti bizim sünnet maceramız….
    Neyse niçin bir yaşında yaptırdığımıza gelince; oğlumun 6 ayliktan sonra sürekli idrar yolu enfeksiyonu geçirmesi buna vesile oldu. Kaç tane doktora götürdük ve eni sonu hepsinin dediği sey, sünnet olmasi gerektiğiydi. En sonunda biz de dayanamadik ve genel anestezi altında
    (yasi itibariyle lokal yapilamiyordu) sünnetini yaptirdik..
    Su anda 8 yasinda ve Allah’a sukur o gunden sonra hiç idrar yolu enf. gecirmedi…. Yani her cocukta boyle birsey olur demiyorum tabi ki…Ama görünen odur ku, sünnet dini gerekliliğin ötesinde kesinlikle fiziki olarak ta şart…

  9. Hayırlı olsun bende oğlumu 8 günlükken yaptırmıştım çocuk cerrahı yaptı bizim sünnetimizi sünnetten sonra şeffaf bant yapıştırıldı bizde 3 gün sonrada çıkardık banyoda bandı ..
    çok rahat oldu hiç idrar yolu enfeksiyonu yaşamadı..

  10. Geçmiş olsun Elif, erken yaptırman çok iyi olmuş. Bende doğumda ya da 3-4 aylıkken (en geç) yapılması taraftarıyım. Sünnetin kesinlikle hijyen açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Mantıklı olarak düşünürsek o deri parçasının içersinde bir çok mikrop saklanıyor ve o deri parçasının aslında hiç bir önemi ve işlevi yok. Ben tartışılmasını bile gereksiz buluyorum. Bu olaya dinsel yönden yaklaşmak yerine sağlık açısından yaklaşmak gerekiyor.

  11. Geçmiş olsun Derin oğlana 🙂 bizde hastaneden çıkmadan 2 günlükken yaptırmıştık zaten K.cık yarı sünnetli doğmuştu,çocuk cerrehı yaptı tabi o kadar küçük ve yarı sünnetli olunca göbeği düşmeden pipisi iyileşmişti.

  12. arcayı da göbeği düştükten hemen sonra sünnet ettirmiştik. bizde ise mutlaka anne yanında olmalı, kokusunu duymalı demişti doktor. paravanın arkasında yanağımı burnundan ayırmadan işlemi tamamlamıştık. bilemiyorum ama sanki o kadar küçükken anne yanında olmalı gibi geliyor. ama neyseki harika bitmiş. Biz excipial lipo kullanmıştık ve kakadan koruyun demişlerdi, enfeksiyon riskini kaka yaparmış bir de sık bez değiştirmiştik. sünnetin bebeklerde idrar yolu enfeksiyonuna karşı koruyucu olduğu söyleniyor ve şimdiye kadar sağlık açısından iyi şeyler duymuştum, verdiğin bilgiler ilginç geldi.
    sevgiler

    • Yok işte, anneler ayılıp bayılmaya kalkıyor diye izin vermedi doktor. Ben de neredeyse ayılıp bayılacaktım, ama dışarıda olduğum için!

      Of, bitti gitti neyse ki…

  13. Hayırlı olsun Elif. Damatlığını da görün inşallah. Sünnetin gerekliliğine gelince sünnetsiz bir yetişkin erkek görürsen sünnetin neden gerekli olduğunu anlarsın inan ki:)) 2006 yazında Barcelona’ya yolumuz düştü. Gitmeden önce çıplaklar plajı denilen şu an adını hatırlayamadığım bir plajı olduğunu okumuştum. Hadi canım demiştim. Plajı gördük.Kadınlar tamam meme falan ama erkekler anadan doğmaydı.Nitekim, merakımıza bile yenik düşüp bakamayacağım bir manzara vardı. İngiltere’de mastera gitmiş bir arkadaşım (ki erkek) orada bir fitness salonuna gitmiş. Soyunma odasında gördüğü manzara karşısında o bile bayağı şaşırmış. Tek dediği şuydu: Sana şöyle söyleyim, o deri küçükken penise oranı neyse gene o oranda büyüyormuş meğersem!

    • Ne demek bu? “sünnetsiz bir yetişkin erkek görürsen sünnetin neden gerekli olduğunu anlarsın inan ki”
      Yabancı ve sünnetsiz erkeklerle evli olanlar olduğunu hiç düşündün mü bunları yazarken?

      • Yahu kestiren kestirir…Hemen yaftalamaya hazırsın değil mi?”Pardon hiç aklıma gelmemişti” mi demem gerekiyor?Sünnetsiz erkekler illaki vardır ama gördüklerimi beğenmemi gerektirmez. Bu konuda geyik de mi yapılamaz?Kaldı ki ben bu tondan hiç hoşlanmadım. Blogcu Annenin blogunu gereksiz tartışmalar ve senli benli saldırganlıklarla işgal etmeyelim lütfen. Kusura bakma Elif, cevap vermem gerekiyordu.

        • Bir de unutmadan ekleyim…Barcelona’daki plajdaki adamlara sünnetli olsalar da bakamazdım. Refleks işte, direk kafamızı çevirdik.

          • oy oy…hemen değiştireyim
            Ne demek bu? “sünnetsiz bir yetişkin erkek görürsen sünnetin neden gerekli olduğunu anlarsın inan ki”
            Yabancı ve sünnetsiz erkeklerle evli olanlar olduğunu hiç
            düşündünüz mü bunları yazarken?

            • Niye düşüneyim ki? Bu niye benim derdim olsun? Daha doğrusu dert midir?Toplumsal baskı falan demişsiniz ama aksi baskıyı şu anda siz bana yapıyorsunuz..”Kocası sünnetsiz olanların yanında lafına dikkat etme baskısı çünkü kocası sünnetsiz olanlar ciddi bir toplumsal baskı altında”..Siz söylemeseniz bana ne?Kime ne?
              Hayatta aklıma da gelmez, merak da etmem.Gerçekten ilginç!!!Serdar Turgut gibi mecburen penis yazısı yazdığıma inanamıyorum bu arada.Burada doğum da konuşuldu, sex de konuşuldu hiç kimse çıkıp da çocuğu olmayanlara ayıp olmuyor mu vs demedi…İlk defa böyle birşey duyuyorum. Ha bu arada, yazıda aktardığım konuşmayı yaparken yanımızda İngiliz bir çocukla evlenmek üzere olan bir arkadaşımız vardı. Hep beraber güldük, geçtik.Kafanızda artık benimle ilgili nasıl bir tablo çizdiniz bilmiyorum ama ben sizi anladım.Tavsiyem (nacizane) bu baskıyı yapanlara da bunu söylemeniz. Hassas olduğunuz belli ama kimse hıncını başkasından çıkarmamalı.

              • beni ya anlamadınız yada kıvırıyorsunuz.
                Hassas olan ben değilim sadece, sizin de benden aşağı kalır yanınız yok.
                Baskıymış…peh!

  14. Elif Hanım Hayırlı olsun Allah damatlığınıda göstersin. Bu arada benimde bir sorunum var sizlerle paylaşmak istedim. Kandeğerlerime bakıldı 24. Haftadayım karaciğerde yağlanma vardedi Doktorum, karaciğerle ilgi bölüme göstereceğim acıkcası baya korkuyorum. Bu ara karaciğer deki yağlanmadan dolayı kan ve demir haplarını veremiyor Dr. aranızda böyle bir sorun yaşamış arkadaş varmı paylaşmak istedim sizlerle. Şimdiden teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.

    • Yağlanma beslenme alışkanlığı ile ilgili beslenme düzenini değiştirmek gerekli unlu yağlı şekerli gıdalar yasak!!protein et sebze ağırlıkla olmalı…

    • Çok teşekkür ederim iyi dilekleriniz için. Ben böyle bir sorun yaşamadım, ama eğer Esra’nın dediği gibi beslenmeyle ilgili bir problem ise, bir diyetisyenden yardım alsanız demek geliyor aklıma…

      Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanız dileğiyle, sevgiler…

  15. Gecmis olsun Derin’e.Cabucak iyilesir insallah.
    Ben sahsen gereksiz oldugunu dusunuyorum,evet,belki bin yil oncesinin sartlarinda gerekli gorulmus olabilir sunnet ama bugunun modern,suyun ve diger hijyen kosullarinin daha iyi oldugu bir ortamda anlamsiz buluyorum.Derin’e de yaptirmamayi dusunuyoruz..Diger Avrpa ulkelerini bilmiyorum ama Ingiltere’de boyle bir uygulama yok ,Amerika’da da sunnete karsi hareketler oldugunu okudugum bloglardan,forumlardan biliyorum.

  16. Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkürler…

    Biz de dini sebeplerden değil, sıhhi sebeplerden yaptırdık, daha doğrusu eşimin görüşü o yönde. Deniz’e hamileyken “acaba sünnet yaptıracak mıyız?” diye soruşturmaya başladığımda Doğan’ın “Şaka yapıyorsun galiba, yaptırmamak gibi bir durum söz konusu bile olamaz” bakışları beni olayı sorgulamaktan bile geri püskürttü.

    Sizlerin de dediği gibi, Katolik olup yaptıran da var, Müslüman olup (ya da kağıt üzerinde Müslüman anne-babaya doğup) yaptırmayan da… Çocuklarımızın adına böyle bir tercih yapmak zorunda olmayı sevmiyorum, ancak baba “sünnet olacak” (ya da olmayacak) dedikten sonra anneye ne kadar seçim hakkı kalıyor bilmiyorum. Çok mu teslimiyetçiyim bu konuda, bilemem…

    Olacaksa hakikaten bir an önce olması en iyisi… Ben de ileri yaşlarda gerek fiziksel, gerek psikolojik sorunlar yaşandığını duyduğumdan beklemeyi hiç istemedim.

    Bir de işin sosyal boyutu, “Aman farklı olmasın” yanı var. Özellikle Amerika’da çok tartışılıyordu bu, ve sünnet sıhhi sebeplerin de ötesinde “çoğunluğa uymak” adına yaptırılıyordu. Zaten son zamanlarda tartışılmasının sebebi de bu… Sırf “çocuğum farklı olmasın, arkadaşları dalga geçmesin” diye kesilmeli mi çocuk diyor anne-babalar.

    Bir şekilde geride bıraktık bu konuyu. İleride oğullarımın bu kararımızı sorgulayacağını sanmıyorum, onlar da doğrusunun bu olduğunu düşünecekler muhtemelen… Yine de tartışmaya çok açık bir konu… Umarım konuya karşı çıkan ya da destekleyen bilimsel araştırmalar artar da daha somut verilerle karar verilebilir ileride…

  17. Oldu da bitti maşallah o halde :o)
    Madem kültürel (hadi genellemeyelim Türkiye için, dini) bir gereklilik, neden herkes “geçmiş olsun” diyor? hastalık mı bu? eğer gerekliliğine inanılıyorsa, tebrik etmek lazım.
    Bizim çocuk doktorumuz, her ziyaretimizde Dante’nin penisini kontrol ederken, “oh be nihayet bugün gördüğüm üçüncü/beşinci normal pipi bu” der gülerek. “Eğer babası sünnetsiz ise, çocuğun da sünnetsiz olması, yada baba sünetliyse çocuğun da sünnetli olması, çocuğun ileride yaşayacağı olası travmayı bertaraf eder, niye babamınki benimkinden farklı diye bunalıma girebilecekleri zaman gelecekmiş çünkü” demişti aynı doktor.
    Adam penisini temiz tutarsa, sünnetsiz olmanın sağlık açısından hiçbir kötü yanı yok. Çölün ortasında milletin yüzünü yıkayacak suyu yokmuş eskiden, Yahudiler de, Müslümanlar da ne yapsınlar çareyi sünnette bulmuşlar, sonra da herkes yapsın diye dini öne sürmüşler. Neymiş, peygamberimiz sünnetli doğmuşmuş. Kim görmüş? Peygamberimizin yüzünün tasviri bile günah, nasıl oluyor da penisinden bu kadar ulu orta bahsediliyor hala anlamış değilim. Sokaktaki adam/kadin “ama peygamberimiz sünnetli doğmuş” diye nasıl bu kadar rahat konuşabiliyor?
    Kim ne yapıyorsa yapsın kardeşim, bırakın bunları artık…

    • Kesinlikle doğru bir tespit 🙂 İnsanlar her konuda ahkam kesmeye ve başkalarına müdahale etmeye o kadar meraklı ki fütursuzca konuşabiliyorlar. Çok güzel bir şekilde noktayı koymuşsunuz, hoşuma gitti, belirtmeden edemedim 🙂

      • bence burada herkes yorum yapmıs adı ustunde..mudahale eden yok bence.. 🙂 bır blogcu bır blogcuya mudahale ıle sunnet yaptırabılıyorsa yapana ne dıyeyım 🙂

      • Teşekkür ederim Latife. Artık bıktım! 1500 senedir aynı terrane zaten.

        • sünnet yaptırmak ülkemizde zorunlu değil, isteyen yaptırır, isteyen yaptırmaz.Kimi inancı gereği, kimi sağlık yönünden sünneti gerekli bulur.Bence bu konuda hiç bir problem yok.Bıkmanıza da gerek yok bence bu konuda kimse kimseyi zorlayamaz.Burada herkes fikrini ifade ediyor.
          Ben de fikrimi söyleyeyim, bu tartışmayı okuyunca aklıma şu geldi; galiba Türk- müslüman çiftlerin evlenmeye karar verme aşamasına yeni bir kriter daha geldi ”çocuk sünnetli miymiş??” İşimiz zor 🙂

          • bıkkınlığım kendim adına değil..
            “pek isteyen yaptırır istemeyen yaptırmaz” kadar da kolay değil, evet yasal bir zorunluluk elbette yok ama toplumsal baskı bazen yasaların bile üstündedir

    • Açalya hanım tasviri günah değil..yeterince araştırmayıp okumadan bır konu hakkında yorum yapmak ne derece bilgilice bilmiyorum….
      kım ne yapıyorsa yapsın derken bır yandan elestırebılıyorsanız büyük bir çelişki içerisindesiniz bence…

      • Peygamberin yüzünü ben hiç görmedim resimle tasvir edildiğini…Kaldı ki çizmek de günah. Ama görüyorum ki penisinden bahsetmek gayet doğal…

    • valla biz babasi sunnetli olsa bile sunnet yaptirmamak istiyoruz nolacak simdi ? travma olmas insallah 🙂 – bende de oglan yok ama konusuyorum.

      • Sünnet konusunda zannedersem babaların sünnet geçmişi çok önemli rol oynuyor…Travmatik yaşayanlar (ki geçmişte anestezi yok birşey yok) oğulları bu olayı hatırlamasın istiyor, olsun bitsin istiyor. Benim eniştem çocukluğunda sünneti sonrasında kan kaybından ölümden dönmüş, yeğenimin sünneti oldu bittiyle bir bademcik ameliyatı sırasında halledildi. Sünnet konusunda konuşulsun bile istemezdi. Buna karşılık, bu olayı travmasız atlatanlar oğullarının sünneti konusunda daha gelenceksel tutum içerisinde olabiliyor. İşin ekonomik boyutu da var tabi. Sünnet düğünleri herkesin gözünde gereksiz bir masraf kapısı olmaya çoktan başladı bile ama bu dediğim gene de büyük şehirler için geçerli belki de. Eşim çocuk doktoru.Haftasonu bu konuyu ona danıştım…”Bizim oğlumuz olsa ne yapardık” diye? Tartışması bile gereksiz onun için. Aklı erdiğinde, davullu zurnalı düğünle yapmak istiyor. Yenidoğan sünnetini endikasyon yoksa gereksiz buluyor. Bazı hastaları var 16-17 yaşına gelmiş ve hemofili hastası oldukları için sünnet olamamışlar. Tedavilerine olumlu sonuç verdikleri için eşim sünnetlerini yaptırdı. Eşimin neredeyse ayaklarına kapandıklarını biliyorum minnet duygularından.İşte böyle…Dini boyutundan çok bence kültürel boyutu önemli.Sağlık ya da hijyen boyutunu ben bilemem..Estetik boyutuyla ilgili ise zaten daha önce yorum yapmıştım:))

  18. Sümeyye hanım, tasviri derken aslında resimle yüzünün tasviri demek istedim. Yüzünün tasviri yapılmıyor bunu çocuklar bile bilir.
    Ha bir de, buraya elbettte herkes yazacak, sünnetin savunucuları olduğu kadar, karşıtları da var. Herşeye eyvallah diyecek halimiz yok. Yetti gari! Elif sünnet yaptıranların, geçmiş olsun diyenlerin, dini gereklilik diyenlerin yorumlarını yayınlasın da, bzimkileri mi silsin? biz de “herkes”iz, dediğiniz doğru, “ağzı olan konuşuyor” demek size yakışmamış.

  19. Geçmiş olsun kuzuya..ve tabi hayırlı olsun..yarası hemen iyileşsin, kocaman adam olsun 🙂

  20. Yahu öğleden sonra biraz uyuyayım dedim, ortalık birbirine girmiş!

    Burada polislik yapmak elbette bana düşmez. Özellikle de tartışmalı bir konuda yazdıktan sonra (her ne kadar niyetim tartışma başlatmak değildiyse de) hele de yetişkin insanlara sen ona ne dedin, sen niye böyle söyledin demem de doğru olmaz. Sanırım kimsenin öyle bir beklentisi de yok zaten.

    İnsanların vakit ayırıp, yazdıklarımı okuyup, bir de üstüne yorum yazdıkları, tartıştıkları bir platform yaratmış olduğum için mutlu oluyorum sadece…

  21. Nil Gün’ün Sünnet kitabı aynı şeyi tartışıyor. Hatta sünnet derilerinin tıp aleminde doku üretimi vs. için kullanılan çok değerli bir hammadde olduğundan bahsediliyor.
    Daha hamilyeken acaba oğlumuzu sünnet ettirmesek mahalle baskısına dayanabilir miyiz diye konuşuyorduk. Sonunda bizimki sünnetli doğarak benim için savaşacağım cephelerden birini kapatmış oldu 🙂
    Geçmiş olsun…

  22. Elifcigim, gecmisler olsun, hayirli olsun. 🙂 Saglikla buyusun insallah.
    sevgiler… Esra

  23. ÖZGE – Gerçekten de ne büyük şans, hem sen, hem oğlun için 🙂

    ESRA – Çok çok teşekkür ederim!

  24. Blogcuanne bir tartisma baslattin ki bitmiyor, ben de maydonozluk yapmaya devam edeyim. Ben Amerikada ve Turkiyede soyle iki farkli uygulamaya tanik oldum, oglan anneleri soylesin dogru mu degil mi diye. Amerikada o deriye bebeklerde asla dokunulmamasi gerektigi soylenir- yani geriye itilmemesi altini temizlemeye calisilmamasi soylenir. O deri yapisik gelir, zamanla (bu ay da olur yil da cocuk cok buyuyunce de olabilir) o deri acilabilir. Eger anababa tarafindan temizleyecegiz diye geri itilmezse de cabucak acilmayacagindan icine mikrop girdi pis kaldi enfeksiyon oldu gibi seyler de olmaz. Turkiyede ise gordugum bir ornekte, yeni dogmus bir bebegin alti degistirilirken o derinin arkaya cekilip altinin temizlenmesi gerektigini soylemis doktor. Eger boyle yapilirsa tabii ki normalde yapisik olan deri ayriliyor ve o zaman belki enfeksiyona zemin hazirlanabiliyor. Belki Turkiyede nasilsa butun cocuklar sunnet olacak diye dusunuldugu icin o deri fazlalik gibi goruldugu icin boyle olabilir ama bu uygulama sunnetsiz bebegin bakimi icin aslinda yanlis gorunuyor.

    • Çok önemli bir tespit yapmışsın Bahar!

      Bizim her iki ülkede de sünnet deneyimimiz olduğu için ben bu söylediğini aynen tecrübe ettim!

      Deniz’in Amerika’daki sünnetinden sonra bize ik hafta bakımını yapmamız söylendi. Sonrasıyla ilgili hiçbir bilgi verilmedi, deriyi geriye itin falan denmedi.

      Derin’in geçen haftaki sünnetinden sonra ise aynen dediğin gibi bebek bir yaşına gelene kadar HER BANYODA bu deriyi geriye itme işlemini yapmamız söylendi.

      Bu görüş ayrılığının sebebini bilmiyorum. Oradaki doktorların da görüşlerini almak iyi olurdu aslında… O zaman sorgulamak hiç aklıma gelmemişti.

      • Elif sen de ilginc birsey soylemissin. Benim dedigim sey sunnet oncesi sunnetsiz bebegin bakimi icin. Sen ise sunnet sonrasi da ayni gorus ayriligi gecerli diyorsun. Sunnet yapilmadigi durumda bu derinin islevi o bolgeyi korumak ve kapatmak oldugu icin, geriye itilmesi tavsiye edilmiyor (ileride sunnet olacagi da varsayilmiyor). Turkiyede ise geriye itilip temizlenmesi tavsiye edildigi icin normalde yapisik olan deri vaktinden erken belki de zorla ayriliyor. O zaman bu bolgede enfeksiyon riski artiyor olabilir belki. Sanirim Turkiyede yaygin olan “sunnetsiz bebek enfeksiyon olur” gorusu de bu uygulamadan dolayi kaynaklaniyor olabilir. Amerikada sunnetsiz bebek enfeksiyon olur diyeni gormedim, etrafimdaki sunnetsiz bebekler de gayet sagliklilar, surekli idrar yolu enfeksiyonu falan olmuyorlar. (Tabii birkac ornekten genelleme yapmak yanlis ama iste yapiyor insan)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: