Dördüncü haftadan notlar…

Derin yarın dört haftalık oluyor bile.  Beklenen doğum tarihi olan 23 Nisan’da tam bir aylık olmuş olacak benim aceleci oğlum.

Son bir iki haftayı nasıl, ne şekilde atlattık, bir bakalım:

Uyku düzeni yok desem yalan olur. Nitekim kurulu saat gibi, hala iki-iki buçuk, bazen üç-üç buçuk saatte bir uyanıyor. Gündüzleri neyse de, geceleri oldukça yıpratan bir program bu.

Gündüz evdeki gürültü seviyesini pek kısmıyoruz. Zaten Deniz evdeyken öyle bir şey söz konusu ya da mümkün de değil. Derin’in odasında müzik çalıyoruz. Deniz’de de aynısını yapmıştık. Ya sakin klasik müzik, ya da Baby Einstein’in Vivaldi’siymiş, Mozart’ıymış, onlar oluyor repertuarda… Salona yanımıza geldiğinde ise şansına ne çıkarsa, biz ne dinliyorsak onu dinliyor. Alışsın şimdiden, değil mi?

Emzirme olayını oturttuk. Artık bir memeyi boşaltması yarım saat sürmüyor. Genellikle toplam 45 dakikaya iki meme, gaz çıkarma, alt değiştirme olaylarını sığdırabiliyoruz. Tabii bir seferinde üç defa kaka yaptığı durumlar dışında… Derin’in etkili meme emme konusunda Deniz’den daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Deniz bu zamanlarda daha çok uyuyakalır, uğraştırırdı. Gıdıklamak, yüzünü ıslatmak, mıncıklamak gerekirdi. Derin Oğlan “başladım mı bitiririm” şeklinde, dikkati dağılmadan, ciddiyetle görüyor işini…

Süt seviyesi Derin’in talebine göre ayarlanmış durumda… Üçüncü hafta itibarıyla sağmama gerek kalmamaya başladı. Geceleri emzirmek neyse de, emmediğini sağmak, o uykusuzlukla çok zor oluyordu. Çok yakın bir arkadaşım bebeğini emzirememiş, anne sütü verebilmek için aylarca sütünü sağmıştı. Başta o olmak üzere aynı durumda olan bütün annelere buradan şapka çıkarıyorum.

Emzirme seansları sayesinde yeniden kitap okuyabilmeye başladım. Gündüz emzirirken okuduğum kitabı yüksek sesle okuyorum. Kitabına göre tabii ki… Çocuklarda Cinsel Eğitim konusu henüz Derin’i çok ilgilendirmiyor. Ama şu ara bir çocuk bilim-kurgu kitabına sardım (bitirince burada bahsedeceğim), onu yüksek sesle okuyorum. Hem sesim hoşuna gider, hem de tonlamalara aşinalığı olsun diye… Geceleri ise emzirdikten sonra, kusmasın diye bir beş-on dakika dik tutarken okuyorum. Böyle böyle bayağı bir kitap bitireceğim gibi görünüyor.

Biberona başlamalıyız, yoksa bu uykusuzluk beni bitirecek. Henüz biberon almamıştım derken, geçen hafta Annelerin Dünyası aracılığıyla etkinliğine katıldığım Philips Avent Derin için bir biberon hediye seti göndermiş. Zamanlaması bu kadar iyi olamazdı. Avent’le de tanışmış olacağım böylece, Deniz’de Amerika’dan aldığımız Playtex’leri kullanmıştık çünkü… Avent’e buradan da teşekkürler…

Derin’in yüzünde sivilceler çıktı. Deniz’de de olmuştu, ama Derin’de daha fazla oldu sanki. Gün be gün sivilcelerin sıklığı da, kızarıklığı da değişiyor. Bu konuda hem yerli, hem yabancı kaynakları araştırdım. İngilizcede “baby acne” denen bu olayın normal olduğu, hiçbir şey yapılmasına gerek olmadığı, tıpkı ergenlik sivilceleri gibi sebebinin bilinmediği ancak kendiliğinden geçtiği söyleniyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Op. Dr. Tevfik Yoldemir’in web sitesinde rastladığım şu bilgiyi faydalı buldum:

Bebek Sivilceleri ve yağ bezesi kistleri

Bebeğinizin yüzünde, burnunda, yanaklarında veya alnında, iğne ucu büyüklüğünde görülen minik beyazlıklar yağ bezeleri kistleridir. Bebeğin gövdesinde de bunlara rastlayabilirsiniz. Şişkinler, bebeğin yağ bezlerindeki tıkanıklıklardan kaynaklanabilir. Bebek sivilceleri bunlara benzer onlar da yağ bezlerinin tıkanması sonucu oluşur ancak saç kökleri de işin içine girebilir. Bebekte şişkinlikler içeren döküntü olabilir.

Tedavi: Bu sorunları çözmek için yapabileceğiniz fazlaca bir şey yoktur. En iyi ilaç zamandır. Bu sorunlar çok geçmeden kendiliğinden kaybolur. Birkaç hafta içinde, o sözü edilen mükemmel ve pürüzsüz bebek teni kendini gösterir. O zamana kadar, sivilcelerin yoğun olduğu bölgeleri ılık su ve yumuşak sabunla temizleyebilirsiniz. Bebeğin bu bölgeleri kaşımamasına dikkat edin; daha fazla iltihaplanmaya neden olabilir. Kaşımaları engellemek için tırnaklarını kısaltabilir veya bunu yapmak istemiyorsanız, ellerine çorap giydirebilirsiniz.

Yapılmaması gerekenler:
Doktorunuza danışmadan, hassas bölgelerde güçlü sabunlar veya alkol kullanmayın. Sivilceleri sıkmayın, yolmayın, kazımayın ve kaşımayın. Daha hızlı kaybolmalarını sağlamayacaktır, enfeksiyon kapmalarına neden olabilirsiniz. Doktorunuz tavsiye etmediyse, bebek yağı, ilaçlı pedler veya ilaçlar kullanmayın. Sivilceler veya döküntüler yayılır, kızarır veya iltihaplaşırsa, mutlaka doktorunuza danışın.

Annem halimize acıdı, işini gücünü ayarladı, bu hafta da burada olacak. 23 Nisan’la birlikte biz de çekirdek aile hayatımıza başlayacağız. Anneciiim!


Bunlar da ilginizi çekebilir:
İlk haftadan izlenimler
Test edilip onaylanmış Yeni Anne Uygulamaları

Reklamlar

17 Yanıt

  1. Kolay gelsin Elif. Zaman ne çabuk geçiyor! Bebek aknesi anne sütünün yağlı oluşundan kaynaklanıyor derler ama ( yani bir bakıma iyi birşey, anne sütü besleyici demek oluyor bu durumda).

  2. Selam Elif, sana minik bir sorum var aslında tüm annelere bu minik sorum. Kafama arada sırada saçma sapan şeyler takılıyor bu da takılan durumlardan biri. Şimdi sancın geldi iyi hoş hastaneye gitme vaktini biraz da geciktirdin diyelim. hazırlık yapılan çantalar, foto makinası vs. eşinle birlikte çıktın yola ve hastaneye geldin. Hastanede ayrılmış bir oda bizi bekleyecektir diye düşünüyorum doktora haber verildiği için. Diyelim o odaya yattık ve yatar yatmaz da bizi doğumhaneye götürdüler. Eee burası otel değil sonuçta odanın anahtarı yoktur 😀 Odalarda kilitli dolaplar bulunuyor mu? Eşim çantalarla ne yapacağını bilmez vaziyette kalsın istemem ben bağırıp çağırırken, elinde eşyalarla doğumhaneye de gelemez. Ya belki çok saçma bir soru olmuş olabilir ama gerçekten merak ediyorum, kilitli dolap olacak mı odada vs. gibi konularına.. Herşey yolunda giderse özel hastaede doğum yapacağım, tabi hastanenin odalarını görmek isteyeceğim ama sizin yaşam hikayelerinizden kesitleri de merak ettim. Mesela doğumdan sonra bebeği odadan çıkarttıklarında bir tanıdığınız bebeği takip etti mi( valla psikopat değilim, ya karışırsa 😛 :))

  3. VUSLAT – Aynısını ben de duymuştum. Geçen gün birisi çikolata yapar da dedi. Ne olduğunu bilmiyorum, ama her geçen gün daha farklı görünüyor, bir gün az, bir gün fazla…

    DAMLA – Bebek karışma konusu her yeni annenin kabusudur sanırım. Amerika’da da, burada da aynı uygulama vardı: Hastaneye girdiğinde senin koluna bir bileklik takıyorlar (Amerika’da babaya da takmışlardı, burada yapmadılar). Bebek doğar doğmaz, kucağına almanla birlikte onun bileğine de aynı bileklikten takıyorlar. Üzerinde seri numarası gibi bir şey var, seninkiyle aynı… Hastaneden çıkmadan o bilekliği çıkaramıyorsun.

    Odalara gelince — Evet, odada kıymetli eşyalarını koyabileceğin kasa gibi bir şey var. Bizim odada sürekli birisi (annem) olduğu için ihtiyaç duymadık ama var.

  4. Damla merhaba, Türkiye’de isen Elif’in dediği gibi bileklik takılıyor. Bir de zaten özel hastanelerde aynı anda yüzlerde çocuk doğmuyor. Ben doğum yaptığımda o an hastanede başka bebek yoktu. Zaten dışarıda annem bekliyordu. İçeride eşim vardı. Bebek hemşiresi hasta yakınlarıyla irtibat halinde oluyor. Kimi hemşire doğar doğmaz bebek yeşillere sarılıyken alıp yakınlara gösteriyor mesela.Eşya konusuna gelince… Dolap kilitli oluyordur herhalde. Mesela benim eşim acaip telaşe ve dalgındır. Gene de birşeyimizi kaybetmedik. Kaldı ki ben kalacağımız odayı görmeden apar topar gitmiştim ameliyathaneye.O anları çok net hatırlamamakla beraber, bebeğin eşyalarını hemşireye verdiğimizi hatırlıyorum ancak benim eşyalarım neredeydi çok hatırlamıyorum. Belki de arabada bırakmıştı. İhtiyaç olunca gider alırım diye düşünmüştü.

  5. Herkese merhabalar,
    Damla hamın ya karışırsa paranoyası ve endişesi bende de olmuştu, eğer Türkiye’deyseniz bebek doğar doğmaz doğumhanede hemen ayağına bir bileklik takıyorlar aynen başka arkadaşların da söylediği gibi; bir de bebeğin göğsüne bileğindeki bilezikte yazan bilgileri içeren biraz büyükçene sticker tarzı birşey yapıştırıyorlar ve hastaneden çıkarken bile bunu göğsünden çıkarmanıza izin vermiyorlar, ancak eve döndüğünüzde çıkartabiliyorsunuz.

    • Evet, bu sticker olayını unutmuştum. Amerika’da yapmamışlardı bunu…

      O sticker’ı çıkarmak için hafif bebe yağı sürmemizi söylemişti hemşire… Diğer türlü bebeğin ipeksi cildi tahriş olabilir.

  6. Elif avent’in BPA-free biberonu yoktu en son. Kontrol et derim. Belki cikarmislardir. Playtex bpa free ornegin. Plastikte Bpa varsa kullanma.

  7. Tüm cevaplar için çok teşekkürler, biraz içim rahatladı 🙂

  8. biberonu ne sıklıkta vermeyi düşünüyosun?benim kızım biberona alıştı da:(

  9. BAHAR – Bu BPA konusunda çok bilgili olmadığımı itiraf etmem lazım. Bundan üç sene önce böyle bir konu bile yoktu. Sanırım 2008 civarında bu konu tartışılmaya başlandığında ise ben biberondan çoktan vazgeçmiştim, pek üzerinde durmadım.

    Şimdi biraz daha araştırmam lazım bu konuyu…

    Avent’in bendeki biberonları BPA’sız değil. Avent yetkililerinin söylediğine göre BPA’sız biberon üretmeye başlamışlar, hatta Türkiye’ye de gelmiş, ancak gümrükte takılmış. Yakın zamanda satışa sunulacakmış.

    BPA’nın yüksek ısıda salındığı duyumunu almıştım. Ben biberonu sadece günde bir kez, onu da sütü oda sıcaklığına getirerek vereceğim için çok endişelenmedim açıkçası. Endişelenmeli miyim? Dediğim gibi, araştırmam lazım biraz…

    COKOPRENSES – Biberonu gece 12-1 seansında babası verecek. Böylece ben 5 saat kadar kesintisiz uyuyabileceğim. Geri kalan zamanlarda direk emzireceğim. Kolay gelsin sana da…

    • Bence yine de BPAsiz biberon kullanmayi dusun. Dedigin gibi oda sicakliginda ya da soguk sutte belki problem olmayabilir. Fakat biberonlari sutsuz bile sicak suda yikama kaynatma falan yaparsaniz o zaman da plastigin yapisi bozulup BPAlar cikmaya baslayabilir (leaching), sonra BELKI icine koydugunuz sute yapisir falan. Su linkte http://www.alternet.org/health/140203 diyor ki yeni bir arastirmada plastik siseden soguk su icenlerin iki haftada idrarinda BPA artmis- demek ki geciyor. Kanadada 2008de yasaklandi, herkes yeni model BPAsiz biberon yapti. Amerikada kullanilmis BPAli biberonlarin dukkanlara iade edilip yenisiyle degistirilmesine izin verildi bir sure (butun markalar icin). Avent de BPAlilari Turklere kakalamasin afedersiniz. BPAsizini getirsin. Birkac kere kullanmaktan korkma simdi ama uzun vadede, birkac sene kullanabilirsin. Ustelik BPA baska seylerde de var baska plastiklerde, o yuzden Derin ne kadar az karsilassa o kadar iyi. Biz Born Free cam biberon kullanmistik memnun kaldik ama Turkiyede var mi bilemiyorum.

      • merhaba, ben cam sektöründe çalışıyorum ve ne kadar sağlıklı olduğunu bildiğim için 6 yaşındaki oğluma bile hep cam bardak kullanıyorum. Biberonda da tercihim cam olacak bebeğim doğunca. Chicco nun cam biberonları var mesela, tavsiye ederim.

  10. Emzirme esnasında kitap okumana bayıldım , birazcık büyüyünce izin vermiyor bu minikler, konsantrasyonları bozuluyor sanırım.

  11. 2 çocukla blog yazıyorsun,soruları uzun uzun yanıtlıyorsun,emzirirken bile kitap okuyorsun,herşeyi araştırıyorsun,tüm bunlara nasıl yetişiyorsun,tebrik ederim..

  12. Demir’in de yuzunde sivilceler var hele burnundaki yağ noktaciklarina çok üzülüyordum. Dün Eczacibasindan gönderdikleri hemşire bunun benim sutumdeki hormonlardan kaynaklandığını 30 ila 40 günde geçeceğini hatta bunun sütümün ufakliga yaradığının göstergesini söyledi bugün Dr randevumuz var ona da soracağım. Ama bana sutten olması çok mantıklı geldi.

    Uykuya gelince DMR saat 10-11 gibi yikayip besleyip altını değiştirip gazını alıp uyuttugumda
    bıraksam sabah 6 ya kadar uyuyor normalde 3 de kaldırıp zorla besliyorum ama birgun uyuya kaldım ve kalktığımda saat 5 kusurdu. Banyo kesinlikle ise yarıyor. Banyosunu erken yaptırdığım günler iki saatte bir en geç iki buçuk saatte bir mikirdaniyor. Belki kötü bir ornegim ama ben gece iki seansta da yatarak emziriyorum maalesef kendimi ayamiyorum. Oturarak emzirirsem uyuya kalıp elimden düşermiş gibi geliyor.

    Ben de dün kitap okumaya basladim Demir’e.

  13. Tanda da o sivilceler yogun olmuştu. Diğer 3 yegenimde bu kadar degildi. Bayramarifesiydi bizde birsey mı diye o zamalar gittiğimiz Prof doktora götürdük. Kıl bir sekilde bunun normal olduğunu söyleyip dosyasına birşeyi yokken gelindi yazayım dedi. Bir daha o doktora goturmdim tabii ki.
    Prof doktorların coguna kilim. Herseyi bilmemizi bekliyorlar. Bilsek size niye götürelim?

  14. HATİCE – 🙂

    SİMGETUĞÇE – Yatakta emzirmenin keyfine diyecek yok, çok iyi biliyorum. Biz Deniz’den çekincemizden henüz yapamıyoruz onu…

    ADA – O doktorun adresini ver, adamlarım bir ziyaret etsin 😛

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: