Lohusa Cinleri dedikleri…

İnsanın aklı kendine ne biçim oyunlar oynuyor bazen.

Bilmiyorum lohusalıktan mı, uykusuzluktan mı, nedir? Gözümün önüne acayip senaryolar geliyor.

Derin 23 Nisan’da bir aylık oldu. Canım annem evine döndü. Biz de iki çocuklu hayatımıza başladık.

Dün ilk kez dört kişilik bir aile olarak dışarı çıktık, uzun zamandır gezmek istediğimiz Rahmi Koç Müzesi’ne gittik. (O ne güzel müzeymiş öyle!)

Öğlen yemeğini müzedeki vapurun üst katındaki restoranda yiyelim dedik. Siparişlerimizi verdik, masada oturuyoruz, ben, Deniz, Doğan. Derin yanımda, pusetinde uyuyor. Masamız tam parmaklıkların yanında, benim sırtım denize dönük. Derin ağladı, kalktım, kucağıma aldım. Yerime oturdum, sakinleştirdim. Uykuya dalınca pusetine geri koymak üzere yerimden geri kalktım. Kalktığımda parmaklıkların hemen arkamda olduğunu fark ettim. Yüksekliği de tam benim kollarım kadar.

Bir an için ayağımın takıldığını, ya da dengemin bozulduğunu düşündüm. Öyle olmadı, ama ya öyle olsa diye geçirdim aklımdan. Niyeyse…

Ondan sonra bir felaket senaryosu yazdım.

Ayağım takıldı, bebek elimden kaydı, Haliç’in çamurlu suyunda kayboldu. Ben çığlık çığlığa bağırdım, Doğan suya atladı, bebeği bulamadı, korkunç şeyler oldu, dalgıçlar geldi, falan filan.

Ben içimde sessiz çığlıklar atarken bir de baktım Derin hala kollarımda, uyuyor. Doğan ve Deniz hala masadalar, gülüşüyorlar. Oysa ben gittim geldim. Birkaç saniye içinde hayatım kaydı, mahvoldu.

Lohusa cinleri dedikleri bu mudur, bilmem. Herhalde uykusuzluğun oynadığı bir akıl oyunu olsa gerek. Tevekkeli, lohusaları 40 gün yalnız bırakmazlarmış eskiden.

Bu tür sanrıları daha da ciddi yaşasa insan, o birkaç saniyeden geri dönemese… Bebek düştü arkasından suya atlayıverse…

Ne acayip çalışıyor insanın beyni bazen…

Reklamlar

19 Yanıt

  1. hahaha, bence lohusa değil annelik cinleri bunlar. hiç gitmiyorlar ki… ben de geçenlerde neva’yı bebek arabasına koydum, aşiyan kapıdan çıktım karşıdan karşıya geçeceğim. trafik lambasının ışığına basayım diye bir saniyeliğine bebek arabasını bıraktım ve araba 1 cm kadar ileri kaydı o arada. tam da o sırada bir belediye otobüsü uçaraktan önümüzden geçti. bebek arabasına yakın bile değildi o gün bütün gün gözümde bebek arabasının ileri kaydığı, otobüsün içinde neva ile birlikte arabaya çarptığı, benim orada öylece kalakaldığım düşüncesiyle yaşadım. çok fenaydı…

  2. o cinler arada geliyor, lohusa mohusa olmana da gerek yok. O cinler benim hep tepemde…

    • kendi kendimi cevaplayayım :o)
      Yukarida Senem yazmış bir anısın… trafik canavarları o cinlerle buluşunca insanı deli eder valla. İstanbul’da hele hep üşüşüyordur o cinler eminim.

  3. Bana haftada bir gün uğrarlar en az.

  4. lohusalıkta bebeği böyle kaybetme korkusus ben de yaşadım. balkona çıkamıyordum çünkü ya bebeğimi aşağıya atarsam diye korkuyordum. düşürürsem korkusu bile değil ya atarsam. üstelik ilk 3 günkü sulugözlülük hariç lohusalık depresyonu da yaşamadım. çok rahat ve mutluydum ama balkona çıkmak istemiyordum.
    yıllar sonra yankı yazgan bir seminerinde bu durumdan bahsetti. yeni annelerde olurmuş bu bebeği atarsam, düşürürsem korkuları ve sebebi de çok sevilenin kaybedilmesinden duyulan korkuymuş.

    o seminerin notları burada:

    http://cemuyurken.blogspot.com/2008/01/dn-i-sonras-hayatmn-ikinci-seminerine.html

  5. Bende de hamileliğimin son dönemlerinde başlayıp hala üzerimden atamadığım aynı yatakta yataken uyuyakalıp onu ezersem korkusu var. Şimdi daha az oluyor ama ilk zamanlar dehşetle uyanıp üzerimdeki yorganı falan yokluyordum korkuyla Duru benimle yataktayken uyuyakalmışım diye.. Halbuki her seferinde onu yatağına yatırmış oluyorum 🙂

  6. Yalnız değilsin Elifcim,
    Benim de yalnız olmadığımı görmek hoş zira Demir’i elimden düşürdüğümü, merdivenlerden yuvarlandığını, annem, babası, teyzesi, dayısı, yengesi aldığında (bunlar dışında kimseye vermiyorum da bebeği kucağa) boynunu iyi tutamayıp incittiklerini, sapıkların ya da organ mafyasının kaçırdığını, yatağında kusup boğulduğunu görüp çıldıracak gibi oluyorum.
    Arada ona bakarken de insan nasıl çocuğna zarar verir. Mmkün değil diyip öpüp kokluyorum.

    Lohusalık mı, annelik mi, buldumcuk mu, delilik sendromu mu bilmiyorum ama yalnız değilsin.
    O cinler benim de tepemde.

    Demir’in babasının annesi hep der ki; ”Annenin aklına hep en kötüsü gelir”. Yani; adam eve geç gelir eşi;kesin başka kadınla der.Annesi; kesin başına birşey geldi.
    :)))
    Annelik zor zanaat(miş).

  7. Hic de yalniz degilsin. Bizim kiz 10 Aylin oldu Ben surekli kucagimdayken merdivenlerden dustugumu, banyoda ayağımın kaydığını ve kızın havada ucarak yere dustugunu filan hayal ediyorum. Bence de bunlar annelikle ilgili. Yalnız bu hayalleri görüp aman sacmalama diyip normal hayatıma devam etmeye çalışıyorum

  8. oglum hasan talha 4. ayina girmek uzere hala ara sira aklima gelir kotu dusunceler!kizim 3.5 yasinda ben trene binemiyorum hala korkuyorum ben oglumu tutarken kizim istasyonda duser falan diye!bu yuzden her gidecegim yere car service cagiriyorum.turkiyeye gelmek icin sabirsizlaniyorum oglum buyur dondugumde kizim okula baslar.daha rahat olurum insallah!benim aklima bu tarz kotu dusunceler geldiginde hemen sadaka kutuma para atiyorum.mutlu huzurlu bir yasantimiz olur insallah…

  9. yukarıda yaseminin yazdığı geldi başıma benim..
    “ya düşerse, ya kapılardan geçerken kolu bacağı kafası çarparsa” nın haricinde, ya atarsam?
    ne garip değil mi? üzerine titriyorsun, ya kucağımdan düşerse diye deli oluyorsun ama balkona çıkınca aklına ya atarsam? geliyor, sonra bunu düşündüğün için kendinden nefret edip, ağlama krizine tutuluyorsun..:)
    yankı yazgan demiş işte bende ilk defa okudum…
    beyin bir “şey” e duyulan sevginin sınırlarını/sınırsızlıklarını algılamaya çalışıyor herhalde 🙂

  10. Uykusuzluktan da oluyor bunlar. Ben de bi gece oğlumu emzirmek için içeri gittiğimde anneme “anne benim şalterler atıyo galiba” dedğimi hatırlıyorum. Uyuyamıyodum bi türlü. Kimbilir neler düşünüyordum dauyuyamıyordum hatırlayamıyorum bile. 3 gun-gece uykusuz kalınca insan delirmekle delirmemek arasındaki o ince çizgide olduğunu farkediyor. Ne acayip bir şey bu annelik. Neler yaşatıyo bize 🙂

  11. Ben dogurduktan sonra dogumhaneden gece kalacagimiz odaya giderken transfer icin beni tekerlekli sandalyeye oturttular, birkac saatlik bebegi de kucagima verdiler, hemsire koridorda itiyor, asansorle ust kata ciktik. O yolda bunlar iyi bana guvenip bebegi kucagima verdiler, ya elimden duserse, ya kapidan falan gecerken kafasi carparsa diye dusunmustum.

  12. Ne ilginç paylaşımlar…

    Yalnız olmamak çok rahatlattı beni…

  13. bu yazıyı iyiki okumuşum.. benim oğlum 33 haftalık doğdu. şimdi 3.5 aylık.. bu korkular ve hezeyanları o kadar sık yaşadım ki… çok fenaydı. sanki oğlum ölecek.. psikolog arkadaşım gonca(www.goncasensozen.com) ile konuştum. fakat kafamdaki düşünceleri kontrol edemiyorum. allahtan şu aralar yok denecek kadar azaldı. hormonlar düzene girdikçe normale dönüyor ,insan benim oğlumun çocuk doktoru zamanında doğan bebeklerin annelerinde 6 aya kadar , prematür bebek annelerdeki kaygılar 1 yıl sürer.meraklanma dedi..

  14. Bu yazıyı ve yorumları okumam çok iyi oldu. Ben de kendimden şüphelenmeye başlamıştım. Benzer balkon korkusunu ben de yaşıyordum ve kimseye söyleyemiyordum. Eşim duysa güler:) Nedense daha çok biz bayanlarda olan bir şey galiba..

  15. ESRA, ITIR – Benim cinlenmelerimin size yardımcı olmasına çok sevindim 🙂

  16. acayip korkasım geldi valla bi bebegim olursa annemi alırım yanıma:))

  17. blogcu anne aslında sen bütün annelerin ögretmen annesi oldugunuz co merak ettiğim ama ulasamadıgım pek cok seyleri sizden ögrendim.emeginize saglık iyiki varsınız Allah cocuklarınızı size ve babasına bagıslasın.3 yıllık evliyim henüz 25 yasında olmasına ragmen baba olmaya hazır olmadıgını söylüyor bense 20 yasında olmama ragmen bir anne olmayı cok istiyorum sizin yasadıgınız duygular gercekten harika ötesi siz anlattıkca yasamıs kadar mutluluk veriyor.bu duygu yasanmasa bile hissedilen bir duygu insallah hayırlı bi zamanda bende yasarım.paylasımlarınız için cok tesekür ederim…asya

  18. […] de tuhaf bir sanrı yaşadım Derin bir aylıkken: Dün ilk kez dört kişilik bir aile olarak dışarı çıktık, uzun zamandır […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: