Anne-bebeğe saygılı sezaryen

Bebeğim ve Biz dergisini son zamanlarda gerçekten beğenerek takip ediyorum. Türkiye’deki Doğal Doğum hareketinin öncüsü diyebileceğimiz Dr. Hakan Çoker’le birlikte bu konuda farkındalığı arttırmak adına başarılı çalışmalara el atıyorlar.

Mart sayısında Dr. Çoker’in hazırladığı Doğumda Lamaze Felsefesi adlı bir kitapçığı dergiyle birlikte vermişlerdi. Normal Doğuma Götüren Kanıta Dayalı 6 Uygulama alt başlıklı kitapçıkta şu prensiplere yer veriliyordu:

  1. Doğum kendi başlamalıdır
  2. Annelere doğumda hareket özgürlüğü verilmelidir
  3. Doğum yapan kadınlara duygusal ve fiziksel destek verilmelidir
  4. Doğum eylemi boyunca rutin müdahalelerden kaçınılmalıdır
  5. Doğumda doğal ve aktif ıkınma teknikleri tercih edilmelidir
  6. Doğum sonrasında anne ve bebeği bir arada tutulmalıdır

Bebeğim ve Biz, Mayıs sayısında ise Sezaryen Sonrası Normal Doğum konusuna yer verdi. Ama öyle reklamın arasına sıkıştırılan bir-iki sayfa şeklinde değil. Konuyu enine boyuna irdeleyen, gerek Dr. Çoker’le, gerek Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum (SSVD) yapmış annelerle, gerekse SSVD yahoo grubunun kurucusu, benim de daha önce naçizane röportaj yaptığım Nilay Güler’le yapılan söyleşilere yer vererek. SSVD ile ilgileniyorsanız derginin bu sayısını mutlaka alın okuyun derim.

Bebeğim ve Biz dergisini doğal doğum konusuna verdiği önem için tebrik etmek lazım. Umarım devamı gelir.

Gelelim bu yazının başlığına: Anne-bebeğe saygılı sezaryen.

Kısa zaman önce Dr. Çoker’den bu konuda bir yazı yazmasını rica etmiştim, ancak onun programı yoğunlaştı, ben doğurdum derken takip etme imkânım olmadı. Geçenlerde konu açıldığında beni Bebeğim ve Biz’deki bu SSVD makalesine yönlendirince orada bu konuya değindiğini gördüm. Ve konudaki görüşlerine burada yer vermek istedim. (Dr. Çoker’in son zamanlardaki yoğunluk sebeplerinden biri de evde, suda gerçekleşen ikizlerin doğumuydu. Bu muhteşem doğal doğum hikâyesini burada okuyabilirsiniz)

Sezaryenin kaçınılmaz olduğu durumlar elbette var. Ancak şu da bir gerçek ki, bazen de hem doktor, hem gebe için işin kolayı oymuş gibi görünüyor. Birçok kadın sezaryenden sonra normal doğum gibi bir alternatifi olduğunun farkında bile değil, “Bir kere sezaryen, her zaman sezaryen” görüşüne başından teslim oluyor. Ya da böyle bir seçenek olduğunun farkında, ama doktoru SSVD yaptırmıyor, kadın da doktorunu değiştirmek istemiyor ve sezaryene razı oluyor.

Bebek dönmüyor. “Bebek iri” deniyor. “Çatın dar” deniyor. “Suyun az” deniyor. O deniyor, bu deniyor. O veya bu sebeple sezaryenle doğum yapmak gerekiyorsa ya da tercih ediliyorsa, onun da daha az travmatik, annenin tercihlerine daha saygılı, bebeğin bu dünyaya hazırlıksız geçişini daha yumuşatıcı olanı var. Dr. Çoker buna “anne-bebeğe saygılı sezaryen” diyor, ve şöyle anlatıyor:

Anne ve bebeğine saygılı doğum kavramı içinde, annelere sağlıklı ve güvenli bir ortam yaratılması, mahremiyetin sağlanması, bire bir duygusal ve fiziksel destek verebilecek bir kişinin olması, doğum anına saygı gösterilmesi ve doğar doğmaz anne-bebeğin buluşturulması var. Sezaryenin kaçınılmaz olduğu durumlarda bile bunu sağlamak mümkün.

  • Doğumun kendi başlamasına izin verilerek anne ve bebekteki hormonların aktif olarak salgılanması sağlanabilir.
  • Ameliyatta annenin uyanık olması için epidural anestezi tercih edilebilir.
  • Ameliyatta bebeğin çıkışı sırasında spotlar kapatılabilir.
  • Göbek kordonu oradaki kan dolaşımı durduktan sonra kesilebilir.
  • Bebek doğduktan sonra en kısa sürede anneyle buluşturulabilir ve tıbbi bir problem olmadığı sürece ameliyat boyunca anne göğsünde kalabilir.
  • Bebeğin servise çıkması gereken durumlarda baba aktif rol alabilir ve bebeği babanın taşıyabilir.

Bu ve benzeri uygulamalar anne ve bebeğin, sezaryenin getirdiği birçok negatif etkiyi mümkün olduğunca daha az yaşamalarını sağlıyor.

Eğer X sebebinden ötürü sezaryen olması gereken ya da sezaryeni tercih eden anne adaylarındansanız, yukarıdakileri dikkatli okuyun. Ve doktorunuzla bunları tartışın.

Doktorunuz size X sebebinden ötürü sezaryen olmanız gerektiğini söylediğinde araştırın. Gerekirse başka bir doktordan daha görüş alın. Sezaryene gerektiğine ikna olduysanız, doktorunuza sorun: Planlı sezaryen olmasını gerektiren bir sebep var mı? Doğumun başlamasını bekleyemez miyiz? Yukarıdaki prensipleri uygulayabilir miyiz?

Acil durumlarda sezaryenin hayat kurtarıcılığı tartışılmaz. Annenin ya da bebeğin sağlığını tehdit eden bir durum varsa ne spot ışıkların önemi kalır, ne de göbek kordonundaki kan dolaşımının. Ancak acil sezaryen gerekmediği durumlarda bırakalım, bebek kendi geleceği zamanı kendisi tercih etsin. Doğum gününü doktorun programı değil, bebeğin kendisi belirlesin. Annenin sancıları gelsin, doğum başlasın. Bebek artık dışarı çıkma vaktinin geldiğini anlasın. Annenin vücudu olaya hazırlansın. Sezaryen olmak için hiçbir zaman geç değil. Ama bebeği hazır olmadan dışarıya çıkardıktan sonra gerek onda, ama özellikle de annedeki duygusal hasarları onarmak çok da kolay olmayabiliyor.

Reklamlar

17 Yanıt

  1. Merhaba Elif, göbek kordonunda kan dolaşımının durmasını beklememenin önemini biraz daha açabilir misin? Bu arada tam kafamı meşgul eden konuda yazmışsın, çokkkk sevindim. Çok emek veriyorsun, çok teşekkürler.

  2. Dogum basladiktan sonra sezeryan olmaya kesinlikle katiliyorum. Ben, ısrarla normal dogum bekledim ancak bazı nedenlerden dolayı mumkun olmadı;sancılanıp hastaneye gittikten sonra sezeryana karar verildi;oldukca basarili gecti – hemen emzirmeye de baslayabildim…

  3. ben de açılma ve sancılarla vajinal doğum beklerken acil sezaryene alınanlardanım, bizim doğumumuz mekonyum yüzünden acil kurtarma opreasyonu oldu ve çok şükür sağlıkla geldi bebeğimiz. Bebeğim kendi gelmeye karar verdiği ve sancıları da yaşadığım için sütümün gelmesinde bir problem olmadı. Tabi ki en güzeli normal doğum ama olamıyorsa sezaryen planlı olmamalı ki sonrasında anne-bebek için herşey daha kolay ve sağlıklı olsun

  4. Ben de normal beklerken sezeryana girdim. Ama akşamdan nişanım geldi, sabah kendim hastaneye ulaştım, sancılarım başladı,bir müddet çektim, epidural yapıldı. 5 cm. açıklığa kadar geldim, tamam sanırım normal doğuracağım dedim. Son muayene de doktor birşeyler geveledi, zor olur da, kafası ters geliyor falan da filan da. Neyse sonuçta sezeryan oldum ama tam da yukarıda bahsettiğin gibi saygılı bir sezeryandı bizimkisi. ameliyat ortamı oldukça keyifli, hatta doktorların seçtiği bir cd eşliğinde keyifli bir doğum gerçekleştirdim. Doktorumun gözlerimin içine güvenle bakışı beni daha da mutlu etti. Bebeğimin ilk muayenesinden sonra kucağıma verdiler, babası da yanımdaydı, kucağına aldı. Belki normalde doğurabilirdim, ama o an bu kararı veremedim, belki de cesaretim yoktu, ama çok güzel bir sezeryan geçirdim, bu da ikinci çocuğu yapmam için büyük bir heves oluyor bana.

  5. Yaklasik bir hafta once normal dogumla ise baslayip sezeryanla dogum yapmak zorunda kaldim. 6-7 cm. acikliga geldikten sonra herhangi bir suni sanci almadan epidural almak istedim. 2 saat sonra 9 cm. acikliga gelindi fakat bundan tam 6 saat boyunca acilma gerceklesmedi. Doktoruma ‘I am stuck with 9’ diye espri yapabilme gucum bile vardi sonra suni sanci verdiler. Ama bu arada arka sirt agrisindan dolayi da surekli agri kesici verdiler. Suni sanciyi aldiktan sonra 10cm.e ulasildi. Yaklasik 3 saat boyunca ikinma hareketlerinde bebegin konumunda bir ilerleme olmayinca ve doktor bebegin gecemeyecegini farkedince (butun bu sure yaklasik 29 saat surdu) beni acilen sezeryana soktu ve 20 dk. icinde ameliyat tamamlandi. Evet ben de normal dogurabilmek icin elimden gellinden yaptim ama bebegin kilolu ve yuzunun ters yonde olmasindan dolayi bu gerceklesmedi. Tahmin edersin ki Elif Amerika’da genelde sezeryan son tercih olarak kullaniliyor. Benim doktorumda oyle demisti ama simdi bakiyorum da bazen belli bir noktada doktorun mudahale edip bunu bana onceden sunmasi gerektigini dusunuyorum ozellikle 6 saatlik suren ve bir turlu ilerleyemeyen acilmadan dolayi. Buyuk olasilikla benim dogum planima olan saygisindan dolayiydi.

  6. isteyerek sezeryan oldum…dr., hastane, iğne, ilaç korkularım zaten had safhadayken,doğumu nasıl yaparım,tıp artık çok ilerledi deyip durdum. kendimi hiç motive edemedim. çok rahat geçirdim.emzirmem de sorun olmadı.

    ece 7aylık oldu.az önce eşime dikişlerim sızlıyor..sızladığı zaman aklıma geliyor,doğum bile yapamadım ben…ne üzücü dedim.zeynepin yazısındaki gibi hissettim belki içimden…aradan 10 dak.geçmedi buraya rastladım… ne söyleyim bilemedim.ülkemizde insana ,sağlığa değer verilmiyorki.arkadaşımın doğumuna 1 ay kaldı.dr.u normal doğumgece olursa gelmem demiş.sezeryen olsun gibi bişeyler söylemiş.
    sağlıkla bebeklerimiz yanımızda olsun ..

    • Aslinda asil “dr hastane igne ilac korkulari” yuzunden dogal dogum yapmak lazim!!! Sezaryen olmak tam bu cunku!

    • evet tam da bu yüzden, ilaç kesip biçilmek iğneden korkan için doğal doğumdan daha iyidsi olabilir mi ? bayıltılarak kurtulayım bu çocuktan ben yapamam mantığını ben anlamıyorum, ve arkadaşınızın doktorunu da kınıyorum, işi o ister gece ister gündüz, normal doğum yaptıracak, ne biçim insanlar var çok kızıyorum çok…

  7. Bence önemli olan sağlıkla bebeği kucağa almak. Doğurmak değil büyütmek, yetiştirmek esas mesela…Bazı şeyler hiçbir zaman annenin kontrolünde olamayabiliyor. Çok istediğiniz halde normal doğum yapamayabilirsiniz ya da sütünüz gelmeyebilir ya da uykusuz bol gazlı bir çocuğa sahip olabilirsiniz. Kitabi bilgiler elbette yol gösterici olabilir ama her çocuk kendi karakteriyle doğar, her doğum kendine has şartlar altında gelişir, her lohusa aynı değildir. Bence güvenebileceğiniz bir doktor bulduktan sonra onun tecrübelerine saygı gösterip, dümeni ona emanet etmekte fayda var.

  8. […] bilinmeli. Doktorla bu konular da paylaşılmalı. Blogcu Anne sağolsun, bu konu ile ilgili bir yazı yayınladı. Mutlaka okunmalı, fikir sahibi […]

  9. […] dair kaygılarınız varsa. Ama o zaman da randevulu sezaryen değil ilk ve tek çözüm. Anne-bebeğe saygılı sezaryen denilen bir şey var. Sezaryen de olsa, bebekler doğacakları zamanı kendileri belirlemeli. Bu […]

  10. […] Bu mu bebek dostu hastane? Nerede anne-bebeğe saygılı sezaryen? […]

  11. […] bir teknik” olarak adlandırılan, Türkiye’de de Dr. Hakan Çoker’in savunduğu anne-bebeğe saygılı sezaryen kavramıyla örtüşen bu teknikte bebeğin rahimden sanki doğum kanalından geçermişçesine […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: