Bir devrin sonu

Cuma günü kadın doğum doktorum Kübra Taman‘la doğum sonrası kontrol randevum vardı. Aslında bir hafta daha erken olacaktı, ama programlarımız uyuşmayınca biraz gecikti.

Beni tanıyacak kadar blogu takip edenler benim bazen çatlaklık derecesine varan duygusallığımın da artık farkındadırlar diye düşünüyorum. Nitekim birçok kadının “yoluna devam etme” randevusu olarak gördüğü bu görüşme benim için “bir devrin sonu” anlamına geliyordu.

Her ne kadar söylensem de, mızıldansam da gebe olmayı seviyordum ben. Her ne kadar “bir ay daha böyle nasıl devam ederim?” diye endişelensem de bebeğimin vücudumdan bir ay erken ayrılmasına hazır değildim demek ki… Şimdi onun yasını tutuyorum biraz.

Kübra Hanım’ı görmeye gittiğimde 40. haftasında bir gebe vardı. Yemin ederim, içim giderek baktım. Onun da beni yanımda Derin’le görünce “Oh, kurtulmuş” diye baktığını hissettim. Doğum sonrası kontrole gelen bir başka yeni anne bebeğinin 42. haftasında doğduğunu söyledi. O kadar beklemeyi istemezdim, ama biraz daha dayanabilirmişim diye düşünüyorum şimdi.

Bir arkadaşım şu anda 33. haftasında. Ne zaman bu hislerimi dile getirsem “Al, son ayım senin olsun” diyor. Doğru, hele de son ay ne kadar zorlanıyor insan. Bunu bile bile geri istiyorum o son ayı…

Biliyorum çok gereksiz düşünceler bunlar… Biliyorum, gebeliği benden de önce sonlanan gebeler var okuyucular arasında. Tabii ki önemli olan sağlıklı bir bebek doğurmak, ve Derin’in herhangi bir sağlık sorunu olmadığı için müteşekkirim. Ancak işin duygusal boyutunu atamıyorum henüz bir kenara…

Resmen Kübra Hanım’ı da özleyeceğim. O kadar çok sevmiştim ki onu, hele de haftada bir görmeye gideceğim son bir ayı heyecanla bekliyordum. Şimdi bir sene sonra normal kontrole gideceğim. Pöh!

Biraz daha yazarsam ağlayacağım. O yüzden doktor randevusuna geri dönelim, doğum sonrası kontrolde yeni anneleri neler bekliyor, bir fikir verelim:

  • Vajinal muayene ve simir testi – Kanama var mı yok mu diye bakılıyor. Simir örneği alınıyor. Sonuçları birkaç gün sonra bildiriliyor.
  • Ultrasonla içeriye son bakış – Rahim neredeyse eski boyutuna dönmüş durumda. Üstelik içi de bomboş, çok sıkıcı. Daha önce rahmin içindeki Derin Oğlan artık Derin Oğlum olmuş, kontrol sırasında pusetinin içinde gözlerini çipil çipil açmış, bana bakıyordu. “Burada olduğun için çok mutluyum, ama içerideyken de güzel günlerimiz oldu” diye bir ona, bir de bomboş rahmime bakarken…
  • Doğum kontrol seçeneklerinin değerlendirilmesi – Spiral takılması için üç ay beklemeyi tercih ettiğini söyledi Kübra Hanım. Amerika’daki doktorum bekleme ihtiyacı duymamıştı, ancak spiral bana gelmemiş, acayip baş ağrısı yapmıştı. O yüzden -en azından şimdilik- almayacağım.

Bunun dışında şu konulara değindi Kübra Hanım:

  • (Göğüslerinizin boyutuna ve) bebeğinizin gelişimine bakılırsa sütünüz gayet yeterli. Süt yapsın diye kendinizi bırakmayın, her şeyi yemeyin, bol su içmeniz yeterli
  • Dengeli beslenmeniz bebeğiniz için olduğu kadar sizin için de önemli. Bebek sizin bütün deponuzu çeker. Siz şu ara kalsiyumunuza, vitamininize devam etmezseniz şimdi bir şey fark etmez, ama bedelini menopozda ödersiniz.
  • “Doğum kadın vücudunu yenileyici bir olaydır” söylemi doğru değildir. Gebelik ve doğum kadın vücudunu yoran, eskiten süreçlerdir. Kendinize iyi bakmanız, spor yapmanız çok önemli.
  • Her ne kadar normal doğum da yapmış olsanız bir süre daha ağır kaldırmayın. Ağırlık çalışacak olursanız da bacak kaslarınızı, rahme giden kasları güçlendirecek şekilde çalışın.
  • Bu noktadan sonra emzirdiğiniz sürece kanamanız olmayabilir. Ara sıra olabilir. Düzenli adet de görebilirsiniz. Hepsi normaldir. Unutmamanız gereken şey, düzensiz yumurtlama ihtimaliniz olduğu için hamile kalma riskinizin eskisinden daha bile fazla olabileceğidir. Bu nedenle dikkat etmenizi öneririm.
  • Zaten vücudunuzun kendine gelmesi için doğumun üzerinden en az bir sene geçmeden hamile kalınmanız tavsiye edilmez.

Eh, oldu mu şimdi bu? Tam da Başbakan dün katıldığı bir nikâh töreninde gelinle damattan yine EN AZ üç çocuk istemişken? “Dünyada daha önce nüfus planlaması yapanlar şimdi üstüne para veriyorlar. Türkiye şimdi genç nüfusla övünüyor, ama böyle giderse 2038’de durumumuz vahim” demişken? Sonra da “üç çocuk yapana ödül verebiliriz” diye eklemişken?

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Reklamlar

5 Yanıt

  1. Ah elifcim, Cuma günü izne çıkacağım ben de yani halen çalışıyorum ve bu sabah işe gelirken öyle yoruldum ki keşke dedim izne bir hafta erken çıksaydım… Son zamanların çok zor geçtiği doğru aam yine de zamanlama açısından cuk oturan bu yazı için teşekkürler.. Eline sağlık. Ayrıca senin (ve itiraf ediyoreum benim gibi) iflah olmaz gebelikseverler için bir devrin sonu diye birşey olabilir mi çok emin değilim ben:-))))

  2. hastaneden çıkarken ben de ağlıyordum…kızıma kavuşmuş olmanın mutluluğu ile birlikte “bitti mi yani bu serüven ,dr.u mu, randevularımı ,hamileliğimi özleyeceğim galiba “düşünceleri de vardı içimde…
    biryandan da “aa kimse duymasın böyle düşündüğümü kızım kucağımda çok şükür “diyordum…
    demekki yalnız ben değilmişim : ))

  3. Elif’cim seni o kadar iyi anlıyorum ki. Şu anda 35.haftadayım, Nil kızımın o minik hareketlerini inan çok özleyeceğim. Daha ayaklarını yeni yeni çıkartmaya başlamışken, büyük bir keyifle onunla oynuyorken bir anda doğurmayı istemem sanırım. Evet onu çok merak ediyorum bir an önce koklamak sarılmak istiyorum ama bir yanda da hamileliği sonuna kadar yaşamak istiyorum tüm olumsuzluklarına rağmen. Ne garip bir ikilem. 🙂 Ne mutlu ki Derin oğlun sağlıklı ve yanında…

  4. 30.haftalıkken doğurdum, en son hareketini 28 haftalıkken hissettim.
    Bebeğimin çektiği sağlık sorunlarını çekmemesi için tabiki de normal zamanda doğurmayı isterdim ama gayet bencilce 10 hafta daha gebe kalmak isterdim bende.
    Kaburgalarım acısın, göbeğim yere düşecekmiş gibi görünsün, yarım saatte bir tuvalete kalkayım, bebeğimin hıçkırdığını hissedeyim isterdim.
    Hala gördüğüm her gebede içim cızlar.

    Ben de doktorumla her hafta görüşmeyeceğim için çok üzülmüştüm.
    Ama biz kopamadık; hala sürekli telefonlaşırız.

    Ben de kendimi deli sanırdım. Değilmişim meğer :))

  5. Ben de hamileligim bitmesin isteyenlerdendim, hala o halimi cok ozluyorum. Kendimi en ozel, en guzel hissetttigim 9 aydi. O kadar cok dua ettim ki kizim vaktinden once dogmasin diye, duyuldu heralde ki 2 gun gec geldi.

    Hissetiklerini cok iyi anliyorum. Ben hamileligi cok sevdigim icin, etrafimda sevdigim insanlar hamile kalinca sevincten ucuyorum, delilik iste. Bana delirdi bu diye bakan cok oldu 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: