Blogcu Anne Philly’den bildiriyor

Ses… Ses bir ki… Deneme bir ki…

Alo? Alo? Sesim geliyor mu?

***

Malumunuz, baskalarinin bilgisayarindan yazdigim icin Turkce karakter kullanamiyorum, affola.

10 saat suren ancak cok daha fazlaymis gibi gelen bir ucak yolculugundan sonra once New York’a, birkac saatlik bir araba yolculugundan sonra da Philadelphia’ya vardik. Bugun burada dorduncu gunumuz.

Oncelikle kisaca ucak yolculuguna degineyim: Delta Havayollari’yla ucmus olmanin sokunu uzerimizden atmaya calisiyoruz hala. THY ile aralarindaki ciddi fiyat farkina kanip Delta’yi tercih etmenin sonucunda vardigim nokta sudur: Gozunu sevdigimin THY’si… Zaten daha once Avrupa aktarmali ucuslardan sonra da THY’nin kalitesi yaninda digerlerinin verdigi hizmet devede kulak kalir diye dusunmustum, ancak Delta bana onlari bile mumla aratti. Sanki okyanus otesi ucus degil de, ic hatlarda 1 saatlik bir ucus gerceklestiriyormussunuz gibi, dogru durust ikram yok, yemekler tek kelimeyle berbat, ucak eski, birakin her koltukta TV’yi, uzaktaki ekrani gorebilene ask olsun, hostesler suratsiz, tuvaletler bakimsiz… Daha sayayim mi? Ha, bunca olumsuzluktan sonra bir dahaki sefere THY ile ucar miyim? Yine boyle ciddi bir fark olursa hayir, ama yine de soylenirim.

Bize onune bebek yatagi takilan koltuklardan verdiler ancak Derin oglum uyumadigi icin daha cok depo gorevi gordu. Evet, DERIN UYUMADI! Toplam 10 saatlik yolculugun en az 8 saatinde uyumadi! Tabii bunda super zekali annesinin emzigini evde unutmus olmasinin payi buyuktur. Her ne kadar acil durumlar icin yanimizda ikinci bir emzik bulundursak da onu ilki kadar sevmedigini iste bu yolculuk boyunca aci bir sekilde ogrenmis olduk. Emzigi nasil unutabildigim konusunu aciklamaya calisinca “Iste, evden cikarken karambol oldu da, Dogan beni acele ettirdi de…” gibi mazeretler cikiyor agzimdan ama bunlarin gecerli olmadigini biliyorum. Sen tut, 10 saatlik ucak yolculugunda cocugun emzigini unut. Iyi ki cocugun kendini unutmadim!

Emziksizlikten mi, basinctan mi, her nedendiyse, Derin uyumayinca surekli slinge koyup gezmemiz gerekti. Ha bire meme emmek istedi. Emdikce kaka yapti. Yaptikca tuvaletten cikamadik. Zordu yani.

Deniz ise cok usluydu canim. Iyi ki ucaktaki TV olayina guvenmemisiz, cunku hep ekran uzakti, hem de gosterilen filmler Deniz icin uygunsuzdu. Yanimizdaki kitaplarla, oyuncak laptop’uyla, Dogan’in telefonuna yukledigimiz Little Einsteins bolumleriyle idare ettik. O da ogleden sonra uykusundan baska uyumadi, ama sakindi.

Sonuc olarak, ucaktan indigimizde Dogan da, ben de “Amanin, donuste de Derin boyle olursa ne yapariz?” diyen gozlerle birbirimize bakiyorduk. Simdi tek umidimiz donusun gece yolculugu olacagi icin cocuklarin uyuyacagi…

***

Mini-tatilimize gelince… Philadelphia’da cok yakin bir arkadasimizin evinde kaliyoruz. Onlarin da Deniz’den bir yas kucuk dunya tatlisi bir ogullari var. Yaslari icabi ara sira cekisme yasasalar da birbirlerini sevdiler aslinda… Deniz gece yatarken “I like Milo” deyip duruyor, ama gunduz bir araya geldiklerinde o senin, bu benim cekismesi yasiyorlar.

Geldigimiz gunun ertesinde hos bir surpriz yasadik. Virginia’dan bir arkadasimiz ailesiyle bizi ziyarete gelecekti. Ayni zamanda New York’taki kuzenimizi de bekliyorduk. Onlara bir de Dogan’in Texas’ta yasayan ablasi, esi ve iki cocugu da surpriz sekilde eklenince uzun zamandir birbirini gormeyen bir suru insan bir araya gelmis oldu. O kadar hostu ki… En son bu insanlar toplandiginda ortada tek bir cocuk yoktu. Simdi ise yedi tane canavar vardi kosturan…

Cocuklu eve misafir gelmek cok kolay. Arkadasim bana hicbir sey getirmeme gerek olmadigini soylemisti, hakikaten de sanki kendi evimizdeymis gibi her sey var. Bebek arabasindan kuvete, oto koltugundan mama sandalyesine kadar… Bir de “aman cocuklar gurultu yapmasin, kimseyi rahatsiz etmesin” derdi olmuyor. Zaten ev dandini…

***

Philadelphia’nin ne kadar guzel bir sehir oldugunu bir kez daha gormus oldum. Daha once gezmeye geldigimde de begenmisim, ama gercekten yasanilasi bir sehir olduguna simdi sahit oldum. Arkadasimin evi de sehrin cok guzel bir yerinde. Cok eski, fakat cok karakterli bir ev. Eski Amerikan filmlerinde gordugumuz cicekli duvar kagitlariyla suslu, sirin bir banyomuz var.

Gezinin simdiye kadar Deniz’in en cok eglendigi bolumu Please Touch Museum oldu. Adindan  da anlasilacagi gibi, cocuklarin her seye dokunmalarina izin verildigi, daha dogrusu dokunarak ogrendikleri bir muze bu… Icinde suyla istedikleri gibi oynayabilecekleri, gemileri yuzdurebilecekleri, cesitli deneyler yapabilecekleri su havuzlarindan, Alice’in Harikalar Diyari’na, tuglalari el arabalariyla tasiyabilecekleri insaat alanlarindan, kendi boylarinda alisveris arabalayariyla alisveris yapabilecekleri supermarketlere, doktorculuk oynayabileecekleri hastaneden icine girip kullaniyormus gibi yapabilecekleri gercek bir arabaya kadar degisik kesif alanlari var. Tam Deniz’in yasindaki cocuklara gore… Tabii ki akli gitti.

***

Jetlag olayini tam atlatamadik, herhalde atlatamadan da geri donecegiz. Ailecek 5 bucuk gibi uyaniyoruz, aslinda benim daha onceki seyahatlerimde gecenin 3 bucugunda dikildigini hatirlayinca cok da fenaymis gibi gelmiyor. Idare ediyoruz iste…

Sonuc olarak, keyfimiz yerinde… Dort gun daha buradayiz, Cumartesi gunu ben cocuklarla donecegim. Asil o ucusu gergin bir heyecanla bekliyorum.

(Pozitif dusun, pozitif olsun… Pozitif dusun, pozitif olsun…)

Reklamlar

12 Yanıt

  1. Hoşgittiniz!

    Hiç kendini suçlama, iki çocuğum olsa, ikisiyle birlikte Amerika’ya seyahate gidiyor olsam ben muhtemelen çocuklardan birini unuturdum 🙂 Ordan sevdiğine benzer emzik alsanız, Derin ikna olur mu ki? 🙂

    Bir de, şu “Please Touch Museum”a ba-yıl-dım! Neden Türkiye’de yok böyle şeyler, neden, neden?

    Size bol eğlenceler! Evet, pozitif düşün! Deniz abi olmuş zaten, akıllı çocuk! Derin de geceye yenik düşüp uyur, rahat rahat gelirsiniz umarım!

    Sevgiler!

  2. gozlerim doldu okurken… nie diosun di mi?
    hem phily’de olmana cok duygulandim.. geri tasinmayi cok istiorum gizliden gizliden… hemde senin iki tane cocugun olduna hala inanamiorum…
    hep yaz sen biz de hep okuyalim… ii ki varsin elifim….

  3. gecmis olsun Elif! darisi donusun basina.

  4. Elif iyi tatiller. Donuste simdiki emzik eskimis olur alismis olur, Derin de onu emer uyur insallah…

  5. Sevgili Blogcu Anne,
    sizi çok merak etmiştim.. İki çocukla 10 saatlik uçuş yolculuğu..Ne büyük cesaret , gurur duyun kendinizle.. Bence çok iyi kotarıyorsunuz..İyi tatiller ve kolaylıklar dilerim..Dönüş yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum..
    Sevgilerimle

  6. Şekerim sen dönüşten bir gece önce çocukları uyutma :)) aman ha dikkat et çocuklardan birini orda unutayım deme :)) emzik misali….

  7. Ben de oglum, Derin kadarken uzun ucus yapmistim Delta ile ve hic memnun kalmamistim. Bassinet , cok dandikti , rahatsiz , sert birseydi . Yastiklarla destekleyip yastiklari da kaymasin diye pamuklu battaniye ile sarmistik. Ondan sonra uyumustu oglum. Denenebilir , belki faydasi olur da , gece ucusu olmasinin da verecegi uykuyla uyur Derin oglunuz .
    Pozitif enerjimiz sizinle .
    Sevgiler
    Hasene

  8. thy nin kalitesinde amerikada bir havayolu sanırım zor bulunur..

  9. İYİ TATİLLER…BEN GÜNEYE GİTMEYE ÇEKİNİYORUM, SEN NE GÜZEL İKİ ÇOCUKLA AMERİKAYA.. SÜPERSİN..
    BU ARADA MÜZEYE DE BAYILDIM.. KEŞKE BURALARDA DA OLSA..
    DÖNÜŞÜN , DÜŞÜNDÜĞÜNDEN İNŞALLAH DAHA İYİ OLUR..
    SEVGİLER

  10. Elif, Atlantaya da bekliyorum.Sana cok anlatacaklarim var:)

  11. Sevgili Elif Hanım,
    İki hafta sonra o sırada 40 günlük olacak kızımla ilk uçak yolculuğunu yapacağız ama maalesef iki aktarma ve havalanında beklemelerle birlikte 20 saati aşan bir sürede!
    Çok küçük olduğu için uyuyacağını sanıyorum…
    Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum ve pekçok şey öğreniyorum. Mesela diaper rashı önlemek için vaseline harika bir öneriymiş kullanıyorum çok memnunum. Sizin gibi deneyimlerini ve öğrendiklerini paylaşan annelerin çoğalması dileği ile sevgilerimle…

  12. Elif ben daha 10 gun once Leyla ile Istanbuldan Amerikaya dondum. Tek basima gidip geldim, thy iley uctum ama leyla hem gidiste hem donuste 2 saatten fazla uyumadi . Gerci leyla simdi 11 aylik oldu ama neticede yolun 5-6 saatini emzirerek gecirdim. basinet rahatsiz ve kucuktu. Leyla basinetten hoslanmadi, sigamadi, emzik zaten almiyor vs vs. Thynin servisi iyi, ona diyecegim birsey yok ama sonucta bu ucus isi zor. En azindan gidisi atlatmissin, umarim donus de cabucak gecer. Kolay gelsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: