Bir sınav sistemi daha “tarihe karışıyor”

SBS tarihe karışıyormuş.

Sınav, 6 ve 7. sınıflarda kaldırılacak, 8. sınıflar için devam edecekmiş.

Ayrıca “orta öğretimde gerçekleştirilecek yeniden yapılanma ile genel liselerin tamamının Anadolu Liselerine ve Meslek Liseleri’ne dönüştürülecek”, böylece “okullar arası niteliksel farklılıkların bu şekilde ortadan kaldırılacak ve okul çeşitliliği de en aza indirilecekmiş.”

Bu kaçıncı??

Bu nasıl bir anlayıştır ki, iki üç sene bir eğitim sistemi değiştirir?

Şundan bir şey anlıyor musunuz?

‘Seviye Belirleme Sınavını 6. ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırıyoruz. Sarmal bir yapı içeren müfredat doğrultusunda SBS sadece 8. sınıfta yapılacak ve 8. sınıf konulardan sorumlu olacaklar. 2010-2011 eğitim-öğretim yılında 6. sınıfa başlayan öğrencilerimiz sınava girmeyecekler. Bu öğrenciler 2011-2012 yılında da 7. sınıf öğrencisi olarak yine sınava girmeyecekler.

Fakat bu yıl Seviye Belirleme Sınavında 6. sınıfta olup eski sisteme uygun olarak sınava giren öğrencilerimiz 7. ve 8. sınıflarda da sınava girecekler. Bu yıl 7. sınıfta olup SBS’ye katılan öğrencilerimiz önümüzdeki yıl yine eski sisteme uygun olarak 8. sınıfta da sınava girip bu şekilde ortaöğretim kurumlarına yerleşecekler.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, SBS’nin “tarihe karıştığı” açıklamasını yaparken söylemiş bunları.

Bu açıklamanın direk muhatabı olan çocuklara ve onların velilerine de zihin açıklığı ve sabır diliyorum.

***

Ben hakikaten ipin ucunu kaçırdım.

Daha birkaç sene önce başlamamış mıydı bu “kademeli SBS uygulaması?” Daha alışamadan tedavülden kalkıyor.

Son 20 yıldaki değişikliklerin takibini yapamaz oldum artık. Benim zamanımda bir “Özel okullara ya da Anadolu liselerine giriş sınavı” vardı, ona girerdik. Sonra bir de lise sonda üniversite sınavına girerdik.

Ancak şimdi, her sene yeni bir şey çıkıyor, bitiyor, “tarihe karışıyor.”

Çocuk oyuncağı mı bu? Sanki söz konusu olan insanların gelecekleri değil.

Çok endişeleniyorum. Çocuklarım için hakikaten endişeleniyorum.

Zaten hangi okula, ya da nasıl bir okula (özel/devlet) göndereceğim konusunda hiçbir fikrim yok. Üstüne üstlük, ne tür bir okula giderlerse gitsinler, böyle belirsizliklerden muaf olamayacaklar.

Yarış atı gibi koşturulmalarını bırak… Neye hazırlandıklarını bile bilmeyecekler.

Yazık be. Vallahi yazık.

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Reklamlar

9 Yanıt

  1. Elif’çiğim aynı duyguları yaşıyor ve paylaşıyorum 😦 Gerçekten yazık…

  2. ” SBS sadece 8. sınıfta yapılacak ve 8. sınıf konulardan sorumlu olacaklar. ”

    Bu ne demek Allah aşkına? Sadece 8. sınıfta sınav yapılacak ve 6 ve 7’den soru sorulmayacak. O zaman bu çocukları 6. ve 7. sınıfta niye okula gönderiyoruz?

    İyice rezil ettiler sistemi.

  3. 1979 doğumluyum. Bende lisede sbs gibi 3 yada 4 sene süren kredili sistemin kobaylarındanım. Sanırım bu ülkede her kuşak birşeylere kobay oluyor. Ve benim güzel ülkemde hala doğru eğitim sistemi bulunamadı. Ne zaman bulunur, o da bilinmez…
    Eskiden, KPSS icat olmadan önce, öğretmenler nasıl oluyordu da iş bulup çalışıyorlardı acaba. Hatta daha da yürekten mi çalışıyorlardı acaba…
    Az önce haberleri izliyorum. Cemaatler tehlike olmaktan çıkmış…
    Hep birileri iktidara gelip birşeyleri bozmak zorunda mı acaba…

  4. Benim buyuk oglum, Ekinim, SBSzede. Hayatinin en rahat gecmesi gereken 3 senesini spor yapamadan, gitar calamadan, kiz tavlayamadan gecirdi. Ustelik biz aile olarak dersane-ozel ders isini abartmadigimiz halde. Benim oglum benim egitimci olmam ve babasiyla tutarli bicimde onu her anlamda rahatlatma cabalarimizdan dolayi en az zararla atlatti bu korkunc donemi. Bazi arkadaslari ise gelecegin psikopatlarina donustuler maalesef. Gecen seneki sinavdan once stresten boynu tutuldugu icin felc oldugunu zanneden arkadasini hic unutamiyorum mesela. Ya da sinava 1 hafta kala sindirim sistemi kilitlendigi icin gunlerce tuvalete gidemeyen diger cocugu. Veliler ayri psikopat. Ornegin cocugunun gorusmesini istedigi arkadaslarini bir onceki sene cektigi puana gore ayarlayanlar. Ya da deneme sinavi sonuclarina gore cocugun hayatini kisitlayanlar. Oyle sorunlu bir nesil geliyor ki arkadaslar, Allah hepimizin yardimcisi olsun. Ha sonuc ne oldu derseniz, Ekincim Fen lisesini kazandi, stres yapan zavalli arkadaslari cok daha dusuk puanlar alabildiler. Ve emin olun hicbiri Ekin’den daha az zeki degildi. Tutarli bir egitim politikasi belirlenmedigi ve her gelen iktidarin eline oyuncak oldugu surece de bu boyle devam edecek maalesef.

  5. Bu eğitimde yerleştirme sisteminin maalesef mükemmel bir çözümü yok. Bir çok noktasını eleştiriyoruz ama içimizden kaçımız onun yerine bu sistemi kullansınlar çok daha iyi olur şeklinde bir öneri getirebiliyor?

    Her sene yapılan sınav sistemi küçücük çocukların geleceklerini sadece bir kere girebilecekleri tek bir sınava bağlamamak ve okul başarısınıda işin içine katabilmek için geliştirildi. Buradan bakılınca güzel görünsede sistem çok daha küçük çocukları sınava girmek zorunda bırakarak, dershanelerin önemini azaltacağına 6. sınıftan itibaren dershaneye gönderilen öğrencilerle onlara yeni ekmek kapıları açtı.

    Sınavın sadece 8. sınıfta olması belki de daha mantıklı olacak. Müfredat sarmal olduğu için zaten 6. ve 7. sınıfta öğrenilen konular öğrencileri 8. sınıf konularına hazırlayacak. Sarmal olması demek bir ünitenin önce 6. sınıfta temel olarak işlenmesi sonra 7. sınfta tekrar edilerek üzerine yenibilgiler eklenmesi ve sonra aynı işlemin 8. sınıftada yaşanması şeklinde açıklanabilir. Dolayısıyla 6 ve 7 de önem taşıyor.

    Seçilim ve yerleşim yapılabilmesi için bir sınav maalesef şart. Sadece okul başarısı göz önüne alınsın sınav olmasın denilecekse bu konuda etkin olabilecek milyonlarca faktörün nasıl engellenebileceğini de açıklayabilmek gerek.

    Zırt pırt değişmesi gerçekten çok rahatsız edici. Ancak bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde sanırım bu kaçınılmaz. Deneyerek en iyisini bulmaya çalışıyorlar. Maalesef olan arada büyüyen nesillere oluyor…

  6. Sistem yanlış ama veliler de sistemin bir parçası.Daha 6. sınıftan dershaneye gönderin demiyor sistem ama nedense herkes dersaneye gidiyor. Bizim ailede hiç kimse dersaneye gitmedi. Çok şükür hepimiz derecelerle girdik üniversite sınavına.Umarım ben de kızım büyüdüğünde bu dersane kapanına yakalanmam.

  7. Şu da varki, eğer birileri oturup sınav ve eğitim sistemini değiştirecekse bu işi bilen kişileri bir araya getirip beyin fırtınası yapmaları gerekirdi. 6.sınıfa giden öğrencinin psikolojisi nasıl olur, tek öğretmenli sistemden çok öğretmenli sisteme geçmek çocukların psikolojisini nasıl etkiler, bu öğrenciler sürekli farklı öğretmenler eşliğinde sınava nasıl tepki verir, sbs’nin hayati (!) önemini 6.sınıf öğrencisi anlayabilirmi?, 6.sınıfta çocuğunu sınava sokacak bir veli, çocuğu daha ilkokuldayken nasıl davranır,biz bu sınavla neyi sorguluyoruz, çocukları neye göre değerlendiriyoruz gibi, daha yığınla sorulması gereken sorular vardır. Zırt diye değiştirilmez bir sistem nede olsa. Verilen cevaplara karşı da bu sistem iyimi kötümüye karar verilir. Ama bizde böyle bir uygulama yok galiba. Olursa olur, olmazsa değiştiririz mantığı var. Çocuklara ne olacak bu yapbozun içinde? Onlarda senin benim çocuğum, kimsenin umrunda değil, onların çocuğu da yurt dışında okuyor zaten.

  8. Kobayız biz Elif, fare gibi bir tekerin içinde biryerlere varamadan dönmemiz isteniyor, biryerlere varmak gelişmek ilerlemektir çünkü. Anadolu lisesi sınavında kaydırma yapan, üniversite sınavında ikinci öğretime son sıradan yerleşen 4 yıldır KPSS’de rekorlar kırıp kadrosu olmadığı için yerleşemeyen öğretmenim ben. Sınavlar korkunç kabus benim için, içimdeki bu başarısızlık duygusu midemin üzerinde yanma hissi yaratan en büyük aldanışım. Söylemekten asla haz etmediğim cümleler bunlar ama; gelişmiş bir ülkede olsaydım iyi maaşlı bir öğretmendim, bunca yıl boşuna okumuş, yönünü şaşırmış, aynı tekerin içinde dönmekten nevri dönmüş bir kadrosuz değil. Ben bir öğretmen çocuğuyum, karnımda beni tekmeleyen kuzum bir öğretmen adayı / kadrosuz çocuğu, peki ya onun çocuğu ?

  9. İşte, bunu birebir tecrübe eden bir babanın hisleri: http://www.milliyet.com.tr/oglumu-kobay-yapmislar-/mehmet-tezkan/yasam/yazardetay/29.06.2010/1256625/default.htm

    Daha fazla bir şey diyemiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: