Anne gibi sevmek

Az önce Derin’i uyuturken, onu kucağımda tutmuş bir sağa, bir sola yavaş yavaş sallanırken, gözleri gözlerime kilitlenmiş halde giderek ağırlaşan göz kapakları sımsıkı kapanırken, bir annenin çocuklarını “ayrı ayrı sevmesinin” ne demek olduğunu anladım.

Deniz’i, Deniz olduğu için, Derin’i, Derin olduğu için seviyorum.

Onları o kadar çok seviyorum ki, bazen nefes alamıyorum.

Devamı için tıklayın.

Çocukla tatile giderken…

… alınması gerekenlerin listesini yapmaya çalışıyorum.

Cuma günü Bodrum’a gidiyoruz. Teyzemlerin evinde kalacağız, altımızda araba da olacak.

10 küsur saatlik Amerika yolculuğunda alması gerekenlerin dışında her şeyi almış, ama 2 aylık bebeğinin emziğini unutmuş ve bütün yol çekmiş bir anne olarak salt kendi aklıma güvenmiyorum.

İllaki yanına al, aman ha unutma dediğiniz neler var? Devamı için tıklayın.

Bige

Burası benim blogumsa, her gün burada hayatımda olanı biteni, sevincimi derdimi, üzüntümü sinirimi anlatıyorsam, Bige’yi anlatmamak olmazdı.

Bugün Bige’nin doğum günü.  Bugün 32 yaşında olacaktı Bige.

Olmalıydı.

Devamı için tıklayın.

Katı gıdalara geçiş

Geçen hafta bugün, beşinci ay doğum gününde Derin’in kontrolü vardı. Aslında geçen hafta herhangi bir gün gidecektik ama bir önceki Pazar günü ateşlenip de ateşi Pazartesiye sarkınca apar topar gittik doktora.

Önce hastalığıyla ilgili bir not: Bu aralar viral enfeksiyon çok yaygınmış, nitekim Derin de kapmış. Görüntüde sadece ateşi vardı (çok yüksek değildi, en fazla 37.6 olmuştu). Ancak boğazının kıpkırmızı olduğunu söyledi doktorumuz. Canım benim, daha beşinci ayında tanıştı hastalıkla. Devamı için tıklayın.

Abi Yatağı

Deniz’in beşiğini kurduğumuz günden hemen hemen dört sene sonra “büyük çocuk” yatağını kurduk bugün.

Uzun arayışlar ve uğraşlar sonunda ani bir kararla Ikea’nın yandaki Kura model yatağını aldık.

Devamı için tıklayın.

Ziyan olan ilaçlar

Sizin evde de bir ilaç israfı var mı?

Çocuklar olduktan sonra fark etmeye başladım ilaçları nasıl ziyan ettiğimizi.

Antibiyotik dışındaki aldığımız hemen tüm ilaçları (öksürük şurupları, burun spreyleri, antihistaminikler, vesaire) genellikle tedavi süresi içinde bitirmiyoruz. Böyle olunca ecza dolabında duruyor. Bir sonraki hastalıkta ilaç kullanmamız gerektiğinde ilk iş dolaba bakıyorum. Ancak her seferinde aynı ilaç gerekmeyip de yeni ilaca başvurunca ecza dolabı kullanmadığımız ilaçlarla dolup taşıyor. Devamı için tıklayın.

Yine fırtına gibi bir gün

Tabii ki halimize şükür… Tabii ki, etrafta ciddi hastalıklar varken, insanlar binbir zorluklar çekerken, ateşti, virüstü, bunlar hiçbir şey değil.

Ama bu, zaman zaman zorlanmadığımız anlamına gelmiyor.

Tam Derin’i iyileştirdik derken, Deniz hastalandı bu sefer. Büyük ihtimalle Derin’in viral enfeksiyonu Deniz’e geçmiş. Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: