Bir nevi itiraf.com

Geçenlerde bir akşam kız kardeşim ve en yakın arkadaşımla oturuyorduk. Çocuklar yatmıştı, Doğan evde yoktu, kız kıza laflıyorduk. Laf lafı açtı, derken söz dönüp dolaşıp yaptığımız salaklıklara, kırdığımız potlara geldi. Aklıma, kimi seneler önce, kimi yakın zamanda yaptığım birkaç gaf geldi. Hem tarihe not düşmek, hem de geçmiş defterleri kapatmak (!) adına buraya da yazmak istedim.

>> Sene 1998. Doğan Amerika’ya okumaya gitmişti. Ben de sevgilisi gurbette olan mahsun kız misali ortalıkta geziyor, kız arkadaşlarımla takılıyordum. Bir akşam Kemancı’da Teoman’ı dinlemeye gittik. Çok da güzel dinledik, ettik. Teoman, kendi şarkılarının dışında başka şarkılar da söylemeye başladı. Mavi Sakal’ın Al Beni‘sini bir güzel döktürdü. (Mavi Sakal da, onların eski solisti, sonradan solo albüm çıkaran Tibet Ağırtan da Tarsus Amerikan Koleji’den abilerimiz. Şarkılarını da ezbere bilirdik) Baktım, Mavi Sakal’ın Al Beni‘sini söyleyen, Tibet Ağırtan’ın Yat Geliyorum‘unu da söyler diye düşünerekten bir istekte bulunmaya karar verdim. Kemancı’da oturup peçeteye yazacak halim yok ya, sözlü olarak bildireyim diye avazım çıktığı kadar sahneye doğru Yat Geliyoruuuuuum! diye bağırdım. Üstelik sadece bir kere değil. Teoman’ın sesimi duyduğundan emin olana kadar yırtındım.

Sadece etrafımdakilerin değil, Teoman’ın da şaşkın bakışları beni kendime getirdi. Ben istek şarkımı ilettiğimi düşünürken aslında Teoman’a ahlaksız bir teklifte bulunmuştum! Ama artık çok geçti. Rezil olmuştum. (Teoman bunu okuyorsa, evet, yıllar önce Kemancı’nın üst katında ciyak ciyak bağıran o kız bendim!)

>> Sene 1999. Amerika’ya ilk gittiğim aylarda eğitim danışmanlığı veren (Türk) bir adamın yanında çalışıyordum. Henüz 3-4 aydır Amerika’daydım. Kitap İngilizcem ve gramerim (birçok Amerikalıdan bile) iyi olmasına rağmen İngilizce-Türkçe arasında hızlı hızlı gidip gelirken saçmalayabiliyordum. Bir gün ofise bir telefon geldi. Arayan, Türkiye’den bir müşteriydi. Müdürüm olacak adam da -müşterilerinden genelde kaçardı- telefona çıkmak istemedi. Bana arkadan el kol hareketi yaparak “Tell him I’m out of town” dedi. Ben de “out of town”u kelimesi kelimesine Türkçeye çevirerek “Ufuk Bey kasabanın dışında” dedim. Karşımdaki kişi anlamadı, ben de tekrar ettim: “Kasabanın dışında… Kasabanın… Burada yok!”

Ne kadar saçmaladığımı sonradan çaktım. Şehir dışında demek aklıma gelmemişti de, kelimesi kelimesine çeviri yaparak Kasabanın dışında çıkmıştı ağzımdan. Sanki kasaba kalmıştı da artık bu devirde…

>> Sene 2003. Baltimore’da yaşıyoruz. Washington DC’de Türklerin toplandığı bir etkinliğe gittim. Çoğu insanla yeni tanışıyordum. Benim adım falan, sizinki nedir? Filan gibi sohbetlerden sonra birisi beni bir kadınla tanıştırdı. Yusyuvarlak göbeği vardı. O zaman hamile falan değildim ama kilo göbeğiyle hamile göbeğini birbirinden ayırt edecek kadar farkındalığa da sahiptim. Daha doğrusu öyle olduğumu zannediyordum.

Bizi tanıştıran kişi bir başkasıyla sohbet etmek üzere aramızdan ayrılınca, sohbet de koyulaşmaya başlayınca kadının karnını göstererek “kaç aylık?” diye sordum. Bunun üzerine kadın acayip bozularak “Ne? Ne kaç aylığı canım?! Kapattık biz o defterleri çoktan. 40 yaşımıza geldik, bebek falan yok orada” dedi. Bu satırları yazarken bile kızarıyorum. Diyecek hiçbir şey bulamadım. Suratımda salak bir ifade, ağzımdan gak guktan başka hiçbir şey çıkamadı. O kadını bir daha görmemeye dua ettim.

Yukarıdaki gibi bir çam deviren birisinin akıllanacağını, bir daha asla böyle bir pot kırmayacağını düşünür insan, değil mi? Ama öyle olmadı.

>> Sene 2008. Yeni taşındığımız sitenin bahçesinde Deniz’i gezdiriyorum. Deniz’den yaklaşık 6-7 ay küçük, yaklaşık 1-1,5 yaşlarında bir kız çocuğu da annesiyle oynuyor. Yeni taşınmışız ya, tanışmaya meraklıyım. Konuşmaya başlıyoruz. Artık başından bir hamilelik geçmiş bir insan olarak sözüm ona bu konularda tecrübeliyim. Ama yeterince akıllanmamış olmalıyım ki, kadının yuvarlak göbeğini göstererek “yoldaki ne?” diye soruyorum. O da “Ha? Yook, yolda bir şey yok. [Kızını göstererek] bundan kalma” diyor.  Pancar rengi olduğumu hissederek kaçacak delik arıyor,  kafamı hangi ağaca vursam diye bakıyorum. Üstelik bir daha görmeyeceğim bir insan da değil, aynı apartmanda oturuyoruz. Neyse ki şimdi taşındılar. Ama sanırım bu olaydan sonra bana gıcık oldu.

İşte bu ikinci vakadan sonra cidden akıllandım. Karşımdaki kadın bana “hamileyim” demezse, kucağında bebeğini görmezsem ağzımı açıp da bir şey demiyorum.

Ama hatırladıkça hala utanıyorum.

Reklamlar

12 Yanıt

  1. Pek komikmiş hepsi de…Bu hamile zannetme durumlarını ben de yaşıyorum. Bir de insan haliyle birilerine kondurma eğiliminde oluyor hep nedense…”Yeni evlendi, kesin hamile” ya da “e artık evleneli de epey oldu, kesin hamile”, ” kocası askerden döndü, kesin hamile” gibi aklına gelebilecek türlü gerekçelerle öğle yemeği sonrası şişkinlikleri hamileliğe yorabiliyorsun ama yok ben gidip sormuyorum valla. Zira, zannettiğim 10 hamilelikten biri gerçek çıkıyor.

  2. Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın.!!!.
    Gülmekten inlettim ofisi millet bana bakıyor manyak mı diye :)))

    ”’Yat geliyorum”’ Elifff……….

    Benden sana bir gaf o zaman;
    Arkadaşlarla( 20 arkadaş kadar)Çeşme’ye tatile gitmişiz.Balkonda demleniyoruz.Konu isimlerden açıldı.Şu isim böyle bu isim böyle derken.Ben bir isim ile ilgili ”Bence de M. çok payvon kadını ismi gibi” dedim.Ortam sessizleşti.Herkes susutu.Halbuki buna benzer yorumlar az önce de gelmişti ama kimse bu kadar şok olmamıştı.Sonradan ortaya çıktı ki ev sahibinin annesinin ismi M.’mış.
    Ne mi oldu. Ev sahibi çocuk bütün olgunluğu ile beni 3 gün daha ağırladı.Konuştu.Yüzüme vurmadı.Ayrılırken ettiğim özürü gülerek kabul etti.
    Ben mi? Sonraki 3 gün az konuştum.

    :)))

  3. Sabah sabah iyi geldi 🙂
    Alemsin!

  4. Sabah sabah çok güzel güldürdün beni!!!!

    Kanımızın birbirimize neden çektiğini şimdi tam anladım. Lisede benim gaflarım o kadar çoktu ki, unutmasınlar, arada bir hatırlasınlar diye duvara yazarlardı. Hangi birisini anlatayım ama şimdi 🙂 Sanırım unutmak için bilinçaltına ittim 🙂

  5. ben evlendikten beri (3 yıl oldu) sürekli kilo alıyor olduğumdan ve aldığım tüm kiloları da göbeğimden aldığımdan herkes bana sadece 1 kere değil, belli aralıklarla birden çok kere hamile olup olmadığımı soruyor…
    en başlarda bozuluyordum, ama artık alıştım 🙂 “yemek depoluyorum” diyorum :))
    ama itiraf etmeliyim: çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizden beri bu sorular bir miktar canımı acıtmaya başladı…
    Sözün özü: Elif’çim üzülme, çoooooooook insan var böyle potlar kıran çevrede 🙂

  6. Çok alemsin, bu kızarma anları hakkaten kötü oluyor, ama sonradan da böyle anlatınca komik oluyor işte :))

  7. Elif’cim,

    O yıllarda (98) Kemancı’da karşılaşmış olma ihtimalimiz pek bi yüksek:)) Ankaradan İstanbul’a yeni gelmiş ve çalışan yani para kazanan Ayça olarak az dağıtmamıştım, Kemancı ve Hayal Kahvesi arasında:))) Ne güzel günlerdi…

  8. Oğluş 6 aylıkken annemlerin yanına gittiğimde beni uzun süredir görmeyen komşulardan birisi, sen hamilemisin kızım demişti, fena oluyor insan hakkaten 🙂

    Elif Sen Tarsus amerikan mezunu musun ? ortak tanıdıklarımız çıkar bizim. Teoman gafına çok güldüm .

  9. SİMGETUĞÇE – eh, az değilmişsin sen de 🙂

    ZEYNEP A – Lisede biz onlara “cork” derdik. Ben de fena corkçu değildim hani…

    NİL – Çok haklısın.

    AYCAEVRİM – Kesinlikle karşılaşmısızdır Hayal Kahvesı-Kemancı ekseninde.

    COCUKLACOCUK – Evet, Tarsus Amerikan Mezunuyum. Kesin vardır ortak tanıdıklarımız.

  10. allahda seni güldürsün elif,öldüm gülmekten…ama göbek mevzusuna gelince yaram olduğu için gocundum biraz, senin derin oğlanı beklediğin tarihlerde doğum yaptım yani 22 nisanda ,hamileliğe 57 kiloyla başlayıp 85 le noktalayıp kendi çapım da bir rekora da imza atmış oldum.anlıcağın hali hazırda 6 aylık hamile göbeğine sahibim.

    • Aman gocunma Emine. Gocunması gereken birileri varsa, her yuvarlak gördüğü karına hamile yakıştırması yapan benim gibi düşüncesizler olmalı.

      Hem sen benim karnım dümdüz mü sanıyorsun şu anda? Hm?

  11. 51 kilo ile hamileliye başladım 73 le sonladım şu an 68 kiloyum 3 aylık bi bebegim var 6 yaşındaki kızım karnıma baktıkca anne 2 ci kardeşim ne zaman gelecek die soruyo ! gülermiisin aglarmısın 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: