Anaokulunda ödev mi?

"Ödevin yok mu senin?"

Bundan yaklaşık iki sene önce, Deniz’e haftada üç yarım gün gidebileceği bir yuva arayışındaydım. O zamanlar yaşadığımız yerdeki (Feneryolu, İstanbul) bağımsız anaokullarından, şimdi Türkiye’nin her yerine yayılmış zincir okullara, İngilizce oyun gruplarından Orff tekniğiyle eğitim veren merkezlere kadar birçok yeri gezmiştim.

Bu araştırmalarım sırasında birçok değişik okulla, farklı yaklaşımlarla tanıştım. Henüz Temmuz ayında olmamıza rağmen bizi bir sene sonraki eğitim dönemi için yedek listeye koyanlarla, bahçesi olmadığı için apartmanın bahçesindeki halı sahayla çocuklara oyun alanı yaratmaya çalışanlarla, yeni açtıkları merkezindeki oyuncakları “falanca ülkeden sırf çocuklarımız oynasınlar diye ithal ettirdik” diye gözümü boyamaya çalışanlarla karşılaştım.

Ama bunların arasında birisi vardı ki, ağzımı açık bırakmıştı. Adı bende saklı kalsın, her yerde mantar gibi biten zincir okullardan birinin Bağdat Caddesi’nde yeni açılan şubesiyle görüşmeye gitmiştim. Bu “oyuncaklarımızı bilmemnereden, çocuklarımız için özel yaptırıp getirdik” muhabbeti de orada geçmişti. Benimle görüşen, o şubenin en yetkili kişisi olan kadın, Amerika’dan da yenice (o zamanlar bir buçuk sene önce) döndüğümüzü duyunca her nedense acayip bir göz boyama çabasına girişmiş, bahçesindeki tel kafesin içindeki tavşanları göstererek çocuklara doğa sevgisini nasıl aşıladıklarından bahsediyordu. Gıcır sınıfları gezdirerek mobilyaları hangi ülkelerden getirttiklerini, falanca ünlü kişinin de kendi okullarını tercih ettiğini anlatıyor, hiçbir okulun kendilerininki kadar iyi olmadığını aynen bu kelimelerle anlatıyordu. Ben henüz okulun ücretini sormadan “bugün kayıt olursanız ücretimiz bu kadar. Ancak bu sadece sizin için ve bugün için geçerli” diyerek esnaf ağızlarına girişmiş, gerçekten midemi bulandırmaya başlamıştı.

Deniz’i oynadığı odadan alıp orayı derhal terk etmeye hazırlanırken beni hayrete düşüren bir şey daha söylemişti bu yetkili kişi: “Biliyorsunuz, anaokullarında ödev veriyorlar çocuklara. Biz, bunu en az yapan anaokuluyuz. Biz, çocuğun velisiyle kaliteli zaman geçirmesi için ikinizin de birlikte yapacağı ödevler veriyoruz” demişti. Kendisine “Anaokulunda ödev mi? Çüş artık” anlamına gelen bir şekilde, ama daha kibarca, hayretimi belirttiğimde de ısrar etmiş, bunun rutin bir uygulama olduğunu söylemişti. Beni kek sanmıştı sanırım.

İnanılmaz rahatsız olmuş bir şekilde ayrılmıştım oradan. Sonradan “satışı tamamlamak için” nasıl, okulumuzu beğendiğiniz mi bakalım diye sormak üzere telefon eden, benimle görüşen kadından daha üst düzey bir yetkili olduğunu anladığım birine de verip veriştirmiştim. Ne yaptılar, o kadınla konuştular mı, bilmiyorum. Ancak bahsi geçen bu okul dört bir yana yayılmaya devam ediyor, ve başkalarından da olumlu olmayan şeyler duydum.

Bunca şeyi niye yazdım? Deniz’in anaokulu macerasının son senesi bu yıl. Bir sonraki sene anasınıfına gidecek. Büyük ihtimalle de devam edeceği ilkokulun ana sınıfına gidecek. Ne babasının, ne benim Deniz’in hangi okula gideceği hakkında hiçbir fikrimiz olmadığı gibi, özel okul mu, devlet okulumu ikilemini bile hala yaşıyoruz. Kısacası, kayıp durumdayız.

Yarın, İlkokulda Ödeve Son başlıklı bir yazı yayınlayacağım. Yazıyı ben yazmadım, Aysuda Kölemen Luge yazdı. Kendini şöyle tanıtıyor Aysuda:

Adım Aysuda Kölemen (Luge). Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler dalında Boğaziçi Üniversitesi’nde lisans, Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptıktan sonra, A.B.D’de Georgia Üniversitesi’nde, karşılaştırmalı siyaset dalında doktora öğrenimini tamamladım. Şu andaki araştırma konum Avrupa ve Amerika’daki sosyal devlet politikalarına dair söylemler (bu sosyal politikalara iş hayati ve ebeveynlik ile ilgili düzenlemeler de dahil). 2010-2011 öğrenim yılını Hindistan siyaseti üzerine araştırma yapmak üzere Hindistan’ın Varanasi kentindeki Banaras Hindu Üniversitesi’nde geçireceğim – tabii tam 7 ay önce başvurduğum araştırma vizesini almayı başarabilirsem! En değer verdiğim şeylerden biri eşitlik. Kadın-erkek eşitliği de bunun bir parçası. Yazılarımda donup dolaşıp bu konuya gelebilirim, elimde değil.

Okul, iş ve eş durumundan son 10 senede, 5 ülkede, 6 şehirde, 9 evde, 1 otelde yaşadım. Amerika’da, Almanya’da ve İtalya’da ders verdim. Meksika, Hint, Amerikan ve Alman yemekleri yapmayı öğrendim. Açıkçası, bence en güzeli Adana mutfağı. Hindistan macerası da bitince, Türkiye’ye dönmek ve ondan sonra taşınmak için değil, sadece gezmek için uçağa binmek istiyorum, çünkü taşınmaktan bıktım! İlgi alanlarım? Çok havalı şeyler yazmak isterdim, ama açıkçası çalışmadığım ya da siyaset takip etmediğim her anı arkadaşlarım, ailem ve eşimle sohbet ederek, kalanı da internette dolanıp, televizyon izleyerek geçiriyorum. Yerleşik hayata geçince hobileri olan, çeşitli ve faydalı aktivitelerle kendini geliştiren, topluma katkıda bulunan bir insan olma hayalim var ki hayalden öteye geçemeyeceğini tahmin ediyorum.

Elif’le Tarsus Amerikan Koleji’nden lise arkadaşıyız. Blogunu ve emzirmeyle ilgili çalışmalarını çok beğendiğim için, katkıda bulunmayı teklif ettim. O da yazı yazmamı önerdi. Yazılarım kişisel deneyimden çok, araştırmalarıma (ya da başkalarının araştırmalarına) dayalı olacak. Umarım ilginizi çeker.

Benimle benzer kararsızlıkları yaşayan çok ebeveyn olduğunu biliyorum. Aysuda’nın yarınki yazısının (ve büyük ihtimalle devamını getireceği yazılarının) bu konuda benim gibi kendini kocaman bir soru işaretleri denizinin ortasında hisseden ebeveynlere yol göstereceğini umuyorum.

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Reklamlar

12 Yanıt

  1. Senin Deniz’inle benim Ekin’im yaşıtlar, dolayısıyla bu komuyla ben de çok ilgiliyim. Bizim okul maceramız henüz başlamamış olsa da benzer kaygıları taşıyorum. “Keşke okul hayatı başlamasa hiç!” diye düşündüğüm de çok oluyor.
    Aysuda’nın yazılarını merakla bekliyorum. (Sanırım daha önce anlattıklarını hayata geçirmeye başlamışsın 🙂 )
    Sevgiler…

  2. İyi bir devlet okulu yada eğitim kalitesinden emin olunan butik bir özel okul derim ben …

  3. Deniz yuvada olmuyor mu? Türkçe karşılıkları tam ne bilmiyorum ama yuva (3-4) – ana okulu (5) – ilkokul 1 (6) şeklinde gitmiyor mu?
    Neyse yuva veya anaokulundaki ödev konusunda değişik fikirlerim var. ne verdiklerine ne kadar verdiklerine bağlı. Kıpırcan günde 3 saat yuvaya giderken eve bir sayfa kağıt verirler harflerin üstünden geçme çalışması yaptırtırlardı. Kıpırcan ödev ödev (homework) diye bayılırdı. Beraber de yapmazdık. Kendi başına yapabileceği birşey olurdu.
    Gününün 8 saatini okulda geçiren çocuğa ödev vermek var. Günün 3 saatinde okula giden çocuğa ödev vermek var.
    Çocuğa kendi başına öğrenmeyi öğrenme adına ödev vermek var. Tekrar olsun diye ödev vermek var. Bir de ana babaya yaranmak diye ödev vermek var. En beteri de bunlar. Çocuklardna çok anne babaları yarıştıran ödevler.

  4. elif hanım merhaba yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Benimde 2,5 yaşında bir oğlum var ve 5 ay sonra bir kardeş gelicek. Bebek gelmden önce bizde oyun grubu gibi hafta da 2-3 kere gidebileceğimiz bir yer arayışına girdik fakat öyle fiyatlar varkı dudağımız uçukladı. Zaten masraflarımız bebek gelince artacak bizde göndermemeye karar verdik. Eğer memnun olduğunuz bir yer fiyatı da makulse yazabilirseniz çok memnun olurum. Teşekkürler,

  5. Elifcim anaokulu macerasına bugun baslamıs taze bir anne kız olarak yazıları merakla bekliyor olacagım. bu arada senin okul secerken ere dikkat ettiğinle yada tercih sebeplerinle ilgili daha once yazılmış bir yazın yazacakların var mı? onlarında ilgiyle okurum.

  6. Biz de bugün başladık. Eve yakın olduğu için çok düşünmeden verdik, ilerleyen yıllar allah kerim diyoruz biz babasıyla.

  7. Çok zor bir konu, anaokulu kısmında çok zorlanmadık, kreşimizdeki öğretmenimize çok ısınmıştık ve aynen devam ettik geçen yıl. Anaokulunda okula yazıya alışmaları için ödev diyemeyeceğim sadece konsantrasyon sürelerini artırmak okula hazırlamak için alıştırmalar verildi, sadece hafta sonları, bence süre ve miktar olarak sorun yaratacak düzeyde değildi. Ama okul seçimimiz epey zorladı bizi, devlet okulu özel okul mevcut eğitim sisteminde köşeye sıkıştırıyor insanı. ve ticari bakan okullar da var olaya onlar ayrı bir dert, biz benim en başından beri aklımda olan okuldan sırf bu görüşmeleri yapan bayanın tavırları yüzünden vazgeçtik yeni arayışlara girdik, senin yaptığın görüşmeyi çok iyi anlıyorum.
    Gelsin yazılar, merakla bekliyoruz.

  8. […] on Eylül 2, 2010 by blogcuanne Blogcu Anne’nin Notu: Aşağıdaki yazı, kendisinden burada bahsettiğim Aysuda Kölemen Luge tarafından kaleme […]

  9. BERNA – Benim de aynı dilekte bulunduğum oluyor!

    ESİN – Katılıyorum, ama bulmak dert.

    PRATİK ANNE – Burada bahsettiğim ödev senin dediğin üçüncü kategoriye giriyordu (anne-babaya yaranmak için olan). Nitekim bu konuşmalar geçtiğinde Deniz henüz 20 aylık falandı!

    ESRA – O zamanlar Gül Sunal’ın okulunu çok beğenmiştim, ücreti de çok fahiş gelmemişti. Geçen sene araştıran bir arkadaşım okul ücretinin çok fazla olduğunu söyledi, sonradan bir değişiklik mi oldu, bilemiyorum. Ancak okul bana güven vermişti, orada kalsaydık tercihimi sanırım ondan yana yapacaktım.

    BERNA&CEYLİN – Evet, o konuda ayrıca yazacağım.

    COCUKLACOCUK – Az önce yayınladım 😉

    Sevgiler…

  10. Bizim okul tecrübemiz 2 sene kreş, 2 sene anaokulu ve 1 sene ilkokuldan ibaret ama ben şimdiden yoruldum…Kızım aynı fkirde değil muhakkak..Çok şükür ki okula hevesle giden bir çocuk ama çalışan anne olmanın zorluklarını insan özellikle çocuğu okula başlayınca yaşıyor..Eve gelen çocuğu güler yüzle karşılayıp, biraz atıştırma, biraz dinlenme biraz ders çalışması şeklinde bir ortam sunabilmeniz gerekiyor. Biz de maalesef eve en son gelen ben olduğum için (ki çok geç çıkmıyorum işten) bu mümkün olamıyor. İşte o zamanda insan gerildikçe geriliyor.Nitekim, gene beni endişeler aldı bu sene bu işi nasıl halledeceğiz şeklinde.

  11. Merhaba Elif,
    Aradan ne cok zaman gecmis, yazmayali bloguna, hala dun gibi halbuki bulusup kahve ictigimiz gun. Benimde basimda ayni okul dertleri. Kizim hatirlarsin kasim 10 dogumlu. Cut off Ekim 1, bizim eyalette ve kaciriyoruz. Malum basindan beri hep sinifinin en minigi oldu bebegim, simdi Pre K de ve seneye gidecegi okul bulmamiz gerekiyor cunku simdiki okulunun kintergarden kismi yok, ana baba anlayacagin okul arayislari derdine dustuk. Devlet okullari kesinlikle olmaz diyor, rapor getirelim desekte olmaz diyorlar. Ozel okullarin kapilarini calmaya basladim, biz eyaletin cut off politikasini uyguluyoruz diyorlar. Simdilik kintergarden buldum, kizimizi kabul edecek ama onlarinda 1.siniflari yok. Yani su an itibari ile ilkokul 1. sinif yok hala gidebilecegi, inanabiliyormusun. Ve isin enterasan yani, bu ozel okullarin open house lari Ekim gibi basvurularinin son tarihleri Ocak-Subat, sanki college a basvuruyorsun, essay falan yazmani istiyorlar, anne babanin egitim seviyesine bakiyorlar, vs. Birde siniflar kisitli mevcut olunca aman insallah girer kizim endisesi var. Ben yasin egitimde ana kriter alinmasina karsiyim, kizimin bir alt sinifindaki cocuklarin boyamalarini goruyorum, o kadar ucurum varki, kizimi niye hazirken 1 sene daha bekleteyim. Her cocuk farkli, kimi akademik acidan iyiyken, pasif olabiliyor, oyun cagi donemi etkileri falan anliyorum, ama ogretmen diyorsaki bu cocuk hazir, o zaman neden egitim sistemi kabul etmesin cocugu. Bir cocuk dusun cut off kacirmiyor, tam tamina 6 yasinda, ama kalem tutmamis, alfabe ogrenmemis, kitap okuyamiyor, ailesi tarafindan hic duzenli kitap okunmamis ve ulke anadilini konusamiyor-malum cok var baska memleket gocmeni olup evde goculen ulke dilinin konusuldugu- ve bu cocuklar “hazir” yaslari geregi, ama benim cocugum degil oyle mi. Inan anlamakta zorluk cekiyorum, elimde kizimin yazilari, resimleri baslayacagim kapi kapi gezmeye yakinda. Off off daha zaman var diye dusunurken, nereden bilirdim 4 yas kiz annesi olarak yollara dusecegimi
    Sevgilerimle,
    Feryal

  12. Elif, ben de yeni bir Feneryolu sakini olarak seninle aynı sıradan geçiyorum sanırım. Bahsettiğin yerler isimleri olmasa da tanıdık geldi 🙂
    Sen Deniz’i sonunda nereye verdin? Hangi kriterlere göre seçtin?
    Pozitif ya da negatif reklam olmaması açısından ben de isim vermemeye özen gösteriyorum o yüzden özelden yazışabiliriz 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: