Kırık Bakugan’ın hissettirdikleri

Benim Sindy'm buna çok benzerdi.

1985 senesiydi. 9 yaşındaydım. Yazı İstanbul’da geçiriyorduk. O zamanlar yenice açılan Papetland’e gitmiştik, sanırım Maslak’ta bir yerlerdeydi. Vitrininde bir Barbie, daha doğrusu Sindy evi görmüştüm (o zamanlar Barbie henüz yoktu). Allah’ım, o anı hiç unutmuyorum. O bebek evini almayı ne kadar çok istediğimi şimdi bile hatırlıyorum.

Yanlış söylemeyeyim, ama 1985 senesinde o bebek evi 70 bin liraydı. Annemlerin oyuncağa o kadar para vermeleri söz konusu bile olamazdı. Biz de Sindy’nin kendisini almıştık. O da beş bin liraydı diye hatırlıyorum, ki o bile iyi paraydı. Çok mutlu olmuştum, hala da saklarım ilk (ve tek) Sindy bebeğimi. Kirpikleri vardı, parmakları tek tek ayrılıyordu. Her şeyin ötesinde Barbie gibi “kötü film” yıldızı havası yoktu. Daha masum, daha genç kız havalıydı.

Sonrasında Barbie’ler çıktı, kız kardeşim döneminde daha kolay bulunur oldu. Ona bir sürü Barbie, Ken, yemek takımı, yatak odası alındı. Kıyafetleri oldu. Ben artık büyümüştüm, ama yine de oynardım, içimde kaldığından belki.

Daha önce de bahsetmiştim, Deniz, Ben 10 ve Bakugan diye yanıp tutuşuyor. Hatta sormuştum sizlere “çocuklar oyuncak silahla oynamalı mı?” diye. Sadece %15’iniz “Elbette! Adı üzerinde, oyuncak! Hepimiz oynamadık mı?” derken %85 oranında ezici bir çoğunluk “Hayır; devir farklı devir. Şiddet zaten her yerde, bir de özendirmeye gerek yok” demişti.

Deniz’e oyuncak alımı konusunda dikkat ediyoruz. (Ona rağmen anneanne-babaanne eşrafına sorsanız çok fazla oyuncağı var, olabilir) Öyle her oyuncakçıya gittiğimizde oyuncak almıyoruz. Zaten oyuncakçıya da doğru dürüst gitmiyoruz. Dışarı çıkıp gezeceksek Bak Deniz’ciğim, bugün alış veriş günümüz değil, bugün oyuncak almayacağız, sadece bakacağız diyorum. Tamam diyor.

Şimdiye kadar bir arıza çıkmamıştı. Ta ki Bodrum dönüşü Bursa-Yenikapı feribotuna binene kadar.

Feribotun içinde, kantinin orada dergiler, oyuncaklar var. Ve satıştaki tek oyuncaklar şu Winx midir nedir, o kızlar var ya. Bir de Ben 10’in envai çeşit zımbırtısı.

Deniz Anne, Ben 10 alabilir miyiz? dedi. Hemen bugün-alış-veriş-günümüz değil kartımı kullandım. I-ıh, işe yaramadı. Mızırdanmaya başladı. Sadece  bir tane, lüüüütfeeeen! Deniz’e çaktırmadan fiyatına baktım, 45 TL. Tam o sırada yandaki (yaşça büyük) çocuklardan birinin babasına benzer bir oyuncak için “Babaaa! Hani biz bunu geçen gün 32 liraya almıştık yaaa. Burda 48 liraaa!” dediğini duydum. Zaten almayacaktım, kesin almamaya karar verdim.

Sonrası malum. İsterim isterim diye yırtınan bir çocuk. Onu önce güzel sözlerle, ancak giderek yükselen bir tonla, en sonunda da azarlayarak susturmaya çalışan bir anne. Çaresiz bakışlarla ne yapacağını kestirmeye çalışan bir büyükbaba (babam). Ve kah kınayıcı, kah senin-yerinde-olmak-istemezdim bakışları fırlatan feribot erkanı.

İlk kez yaşadık böyle bir şeyi. Yaşına vermek istiyorum.

Sanki büyük konuştuğum ben asla yapmam ya da benim çocuğum asla yapmaz dediğim her şey başıma geliyor. Dört yaşına yaklaşan oğlumun hala yemeği yardımsız yememesi gibi. Oyuncak isterim diye ter ter tepinip ağlaması gibi.

Neyse. Olayı kişisel algılamayı bir kenara bırakıp analize devam edelim.

Bu sabah okuldan önce Deniz’le bahçede Paphia’yı gezdirirken yerde bir şey buldu. Boyu da yere yakın ya, sürekli radar açık geziyor zaten. Eline aldı, kırık bir oyuncak parçası. Daha doğrusu bir oyuncağın düşmüş kapağı. Hemen adını koydu: Anneeee, bu Bakugaaan! Amanın, nasıl sevindi, nasıl sevindi. Elinden bırakmadı. Köpeğini gezdiren bir çocukla, “abi çocukla” karşılaştık. Ona gösterdi. 11 yaşındaki abi çocuk, Evet, onu dün arkadaşlarım kırdı, sahteydi o, o yüzden dedi. Abinin de onu Bakugan parçası olarak onaylaması onu daha da değerli kırdı. Ve sonunda Deniz okula onunla gitti!

Annesi ona Bakugan almadığından yerde bulduğu kırık Bakugan kapağını okula götüren zavallı çocuk!

Neden direniyorum? Durduramayacağımdan korkuyorum. Markete gidiyoruz, Ben 10 defterleri. Kitapçıya gidiyoruz, Bakugan etiketleri. Plajda havlular. Havuzda kolluklar. Kaçış yok, her yerdeler!

Alırsam, iki şeyi yapmış olacağım sanki:

  1. Şiddet içerikli bir çizgi film kahramanına onay vermiş, sadece onay değil, para da vermiş olacağım.
  2. Bakugan’ın ateş topunu aldıktan sonra Ben 10’in saati, zırtın pırtı, fasanın fisosunu da istemesini engelleyemeyeceğim.

Yoksa engelleyebilecek miyim?

Vallahi bilmiyorum.

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Reklamlar

18 Yanıt

  1. Öğrenecek ne çok şey var. Ben10 u duymuştum ama bakuganı ilk defa duyuyorum. Henüz çizgifilm izlemeye başlamadığımızdan. Bende silahlı oyuncaklara karşıyım. Hele bu tarz çizgi film karakterlerine sinir oluyorum. Ama bakalım ne kadar karşı koyabileceğim.Benimde en korktuğum şey ilerde oyuncak için tutturup ağlaması. Ama sanırım buna pek engel olunamıyor. Her çocuk farklı olsa da senin tecrübelerin banada yol gösterici olacak.

  2. Elif, kız annesi olarak içeriklerini çok fazla bilmiyorum. O yüzden winx’ten örnek vererek konuşacağım:
    Aslı elbette Winx’lere bayılıyor. Ben onu Winxlerle tanıştırmadım ama tabii ki geçen sene okulda arkadaşları sayesinde öğrendi. Bütün bir sene -bir arkadaşında gördüğü- Winx’li saati isterim de isterim diye tutturdu. Biz de arkadaşının çoktan 4 yaşına girdiğini ama kendisinin henüz 3,5 yaşında olduğunu ve Winx saati için çok erken olduğunu anlattık durduk. Yaşgününde ise ona hediye olarak gerçekten Winx saati aldık. Ayıldı bayıldı. 1-2 gün taktı. Şimdi yüzüne bakmıyor. Ama çok değerli birşeymiş gibi saklıyor çekmecesinde.
    Eşim, yanlışlıkla Winx filmi de almıştı geçen sene. Daha doğrusu beraber gittikleri bir alışveriş günü sonrası Aslı aldırmış ona 🙂 Eve geldiklerinde ona yanlış birşey almış olduklarını, filmi ancak 5 yaşından sonra seyredebileceğini ve onun için bu filmi saklayacağımı söyledim.
    Şimdi o gün bugündür Winx konusu açıldığında veya bir arkadaşını Winx’li birşeyle gördüğünde “anne bak, filanca daha yaşı uygun olmadan winx bilmemneyi almış…” diyor 😀

    Yani demek istediğim; bence aksesuarlarını almaktan zarar gelmez. Böylelikle -eğer filmi ona henüz uygun görmüyorsan- film öncesi onu epey tatmin de etmiş olursun.

    Şunu da belirtmek isterim ki ben senin o oylamanda “Evet, oynamalı” diye cevap vermiştim. Çünkü çocuklarda, aşırıya kaçılmadan, onların hayal güçlerini destekleyeci herşeyin yapılması taraftarıyım. Silahı istemediğimiz gibi kullanmaması için çocuk başka şekillerde eğitilir diye düşünüyorum.

  3. biz de oyuncak tabanca düşmanıyız.. ancak 3,5 yaşındaki oğlum her şeyi bir tabanca olarak görüyor. legolardan bazukalar yapıyor, kamyonunu tanka çeviriyor, tatilde denizin dibinden neredeyse boğularak çıkardığım taşı bile küçük mayosunu beline sıkıştırıp polisçilik oynuyor…

    onun bu yaratıcı hallerini seviyorum, bu yüzden askere gidene dek bir silahı olmasına gücüm yettiğince izin vermemeye çalışacağım.

  4. Merhaba Elif Hanım,

    Sanırım bu geçici bir dönem.Benim oğlumda Eylül 2006 doğumlu yani yaşları çok yakın.Şimdiye kadar kitap hediye ettiğimizde çok mutlu olan oyuncakcıya gittiğimizde sadece kitapları inceleyen ve bize okutan ve asla oyuncak almayı talep etmeyen bir çocuktu.Son aylarda gördüğü tüm oyuncakları almak isteyen(hepsini birden) kitap ve giyecek hediye geldiğinde fırlatıp atan bir çocuk oldu. Bizde çok şaşkınız ama bu dönemi de bir şekilde atlatmamız gerekiyor. Ben de oyuncak tabanca almıyorum ama ben10 ve bakugan alıyorum çünkü çok istiyor ve alınmadıkça da ilgisi daha da artıyor.Ama aldıktan belli bir süre sonra da yüzüne bakmıyor. Bende almanızı öneririm ayrıca Sabiha Hanım’da (Sabiha Paktuna Keskin) alınması gerektiğini söylüyor.
    Tabi ki karar sizin….

    Öptüm sizi….

  5. Ben ne yazık ki suçu yine annelere atanlardanım..Hiç sungerbob izlemeyen kızım ki daha kendisi 2.5 yaşında,en yakın arkadaşından ögrendi adını sanını cizgifilmini hala izlemedi ama sosyal kültür olayından dolayı kendisi SüngeraBob a hayranlık besliyor.Benim örneğimdeki karakter belki zararlı olmayabilir ama onun yerinde Winx de olabilirdi..
    Ben anneleri çocuklarına karşı bazen çok çaresiz görüyorum
    yani Hayır kelimesini nerdeyse kullanmıyorlar,hatta anneler çocuklarının Ben10 li ayakkabılarıyla övünürcesine”ayy bizimki ben10 diyo başka birşey demiyor” edasıyla yüzde bir gülümsemeyle dolaşıyorlar..ya da yeterki başımdan gitsin de istediğini alıyım oyalansın mantığını görüyorum.
    Valla ben en azından ilkokula kadar kendi çizdiğim sınırdan gitmeyi diliyorum zaten ilkokulda ”Avatar” ve playstationdan çocuklarımızı ne kadar uzak tutabiliriz bilemiyorum.3-6 yaş arası bir çocuğun beyninin bilimadamlarının beyninden çok daha fazla çalıştığına inanıyorum ve kar kar dır diyenlerdenim

  6. he he iyiki 3 tane kız annesiyim:D:D

  7. Elifcigim, ben Yigit’e gecen sene aldigimiz su tabancasi disinda hic vurdulu – kirdili oyuncak almadim. Ama bir de cizgi film figurlerine girersem cikamam isin icinden.

    Yigit 9 yasinda. Arkadaslari ile konustuklari tek sey ben10’in nesi cikmis, bakugan’da ne gelismeler var, yu-gi-oh da eskidi artik vs.. Yani ister istemez bu carkin icindeyiz. Yoksa cocugun da kendi ortaminda fransiz kalmasi muhtemel.

    Simdi okullar aciliyor. Cantamiz, kalem kutumuz, defter kaplari, kalemler, etiketler… Evin her yanini bu tuhaf anime karakterler basmis gibi.

    Bu arada bunlarin icinde en deli oldugum bakugan. o sersem toplara her ay verilen paraya aciyorum. Buldugum tek cozum ise bu edevatlari pozitif motivasyon araci olarak kullanmak ve satin alinmasini sinirlandirmak.

    Senin yolun daha uzun. Yakinda ps3, psp, wii vs. baslayacak. O zaman gorecegim seni 🙂

    Sevgiler..

  8. Selam,
    Benim oğlum 1 yşaında henüz bu tutturmalara çok uzağım. Bence çocuklara direnmek çok zor. Bu kadar zaman direnebilmek de bir başarı. Aslında ben bu konuda biraz empati yaparak düşünmek istiyorum. Zamanında annemlerden bir rollerblade istemiştim. Zar zor ikna edip mağazaya götürmüştüm. Tabii ilk defa giydiğim için ilk denememde ayağa bile kalkamamıştım. Sonra babam dükkandaki adama “Bu tehlikeli dimi amcası binebilir mi buna” diye sorup adam da ” E tabi biraz tehlikeli dikkat etmesi lazım” diyince annemler almamıştı. Koca kadın oldum, aradan 15-20 sene geçti,hala içimde uktedir.

    Demem oki, bence baştan belli bir tavır koymak,çocuğun astarı istememesi açısından iyi. Ama sadece oyuncakla şiddetin geleceğini düşünmüyorum. Bence al gitsin, hem çok sevinir,hem de zaten hali hazırda zar zor aldırdığı için devamını istemeye çekinir diye düşünüyorum. Ama tabi ben olaya Derin’in sevinmesi noktasından bakabiliyorum. Yoksa bu konuya henüz çok uzağım.

  9. elifcim cevresel etkenler malesef cok zorlastiriyor istedigimiz gibi cocuk yetistirmeyi. ama ben sevgi dolu bir ailede cok sevilerek buyuyen cocuklarin siddete meyilli olamayacaklarini dusunuyorum.

  10. elif merhaba
    uzun süredir takipteyim blogunu.ama yazmak yeni nasip oldu.ben 13 aylık bir kız bebek annesiyim.bu günkü yazın tam da benim bugün annemlerle konuştuğum konunun üzerine parmak basmış.annemin komşu oğlu (ilginç bir terim oldu 🙂 ) 1. sınıfa başlıyor.hadi getir okul malzemelerini de bakalım dedim.Allah ım çanta ,beslenme çantası, matara ,defter,kalemlik vs.. vs… tamamen bakugan dan oluşuyor.öyle övünerek gösteriyor ki bunları çocuk dünyayı kurtarmışta haberimiz yokmuş gibi… şimdi bunların böyle olmasına tepki gösterdim haliyle.annesiyle konuştuk aynı senin yaşadıkların yaşamış.önüne geçemiyorum diyor.düşündümde çocuklarımızda önüne geçemediğimiz şeylerin sadece bir çizgi karakter olması çok ta önemli değil bence.olmasa daha iyi ama yıllar sonra kızım bana anne winks yok bilmem ne diye tuturunca nasıl olacak ben ki kızların illada pembe giyinmesine bile gıcık olan biriyim anlıyorum endişeni
    ve diyorum ki ( anne olduğum günden beri)
    Anne olmak zor zanaat!!!!!
    (Allah kolaylıklar versin)

  11. Bu arada onceki yazdigima onemli bir not eklemeyi unutmusum. Yigit’in saldirgan hicbir davranisi olmadi. Hatta cevresinden bu tip cocuklari itina ile uzaklastirir kucuklugunden beri.

    Yani diyecegim odur ki Bakugan, Ben10 oyuncaklari cocugu agresiflestirmez, siddete meyletmez. Hersey evin icinde. Korkma.

    Sevgiler

  12. Off, korku senaryoları. Hele play staion’ları falan aklıma getirmek istemiyorum.

    Benim korkum, bunları izleyip, oynadıktan ona şiddet yanlı bir insan olacağından çok, bunlarla kafayı yiyeceği, okul çantasından pijamasına, oyun kartlarından iç çamaşırına kadar kafayı takacağı yönünde, bir. İkincisi de, bunlarla ilgilenip başka şeylere yönelmemesinden korkuyorum, ne bileyim, parkta oynamak ya da kitapla tatmin olmak gibi.

    Bu sabah uyandığında elinde o Bakugan parçası vardı Deniz’in. İnanamadım.

  13. Ben de abartilmadigi surece alinmasi taraftariyim. Yasak olan seyler daha da cazip hale geliyor. ben kizima aliyorum. Sadece bratz karakterlerine gercekten karsiyim. Filmlerini seyrettirmiyorum. Birbrlerine cok kotu konustuklari icin izin vermedigimi soyluyorum. O da israr etmiyor. (Simdilik!)

  14. Elif,
    Ne yazdim dememeli, ne yaptim demeli diyerek bu yorumu yazayim. Kipircan Ben10 veya Bakugan seyretmiyor. Ama okulda arkadaslarindan Bakugan’i duymus.
    Sonra Istanbul’da bir gun mahalle pazarindaki oyuncakcilardan birinde bakugan oyuncagi gordu. Yuvarlak pek bir halte benzetemedigim birsey. Tutturdu Bakugan diye. Ama nasil tutturmak. Ben de aldim sonunda. Dedigim gibi ben birseye benzetemedim. O da Bakugan seyretmedigi icin sadece acti, kapadi, altina kart koyunca hirr diye bir ses cikariyor. Bir hafta elinde o yuvarlak seyle dolandi. Simdi pek umursamiyor.
    Burada Allahtan Bakugan veya ben10 furyasi veya cilginligi yok. Ayrica bizim de basimiza musallat olan oyuncakli dergilerden de yok. (Bizimkiler de her gonduklerinde birer tane almak istiyorlardi yoksa). Okuldaki arkadaslarindan kaci Bakugan seyrediyor onu da bilmiyorum. Simdilik boylece savusturduk.

  15. ya kesin şikayet edilmeli,bunları türkiyeye getiren oyuncak firması deli paralar kazanıyordur eminim bizi ve çocuklarımızı sömürerekten,Elif bize önayak ol,ben de sana desteğe hazırım,imza mı toplarız,ne yaparız,düşünelim,yazık-günah çocuklarımıza..birbirlerinden görüp istiyorlar ve deli gibi yayılyor furya..iğrenç çizgi filmleri izletmemeye çalışsam da bakugan almanın önüne geçemiyorum,bir ara takıntı halindeydi,bakugan almadan çkamyorduk oyuncakçıdan,Allahtan şimdi arada 1 alır moda gelebildik..Yasakladıkça cazip olabilir,onu da bilmiyorum..

  16. Merhaba Elif, bence biraz fazla üstüne gidiyorsun.. Bu gidişle Deniz oğlanın içinde ukde kalacak o oyuncaklar.. Kızımın 10 tane Barbi bebeği var yüzüne bakmıyor..tv karşısına oturtuyorum biraz bakıp sıkılıyor ve kapatıyor.. yani yasaklanan herşey ilginç, izin verilen önemini kaybediyor..Eninde sonunda pes edeceksin.. ne kendini yor ne Denizi..Sevgiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: