Vazo kırıldı

Dün sabah daha okula giderken Deniz “Çikolatalı kurabiye… Okuldan gelince çikolatalı kurabiye yapalım!” diye sayıklıyordu. Gelir gelmez yapmaya koyulduk. Ellerim batmadan da yüzüklerimi çıkarıp, her zaman yaptığım gibi mutfaktaki raflardan birinin üzerindeki kavanozun üstüne koydum. Biri alyansım, diğeri de annemin babaannesinden önce anneanneme, şimdi de bana kalan, manevi değeri maddi değeriyle ölçülemeyecek bir yüzük.

Dün akşam Doğan geç geldi, Deniz fıttırdı, Derin çıldırdı, derken acayip bir kaos oldu evin içinde. Çocukları güç bela yatırdım, kendimi koltuğa dar attım. Yüzüklerimi elime geri takmayı unuttum dün gece.

Sabah kalktığımda aklıma geldi. Mutfağa gittim, bıraktığım yerde bulamadım. Şaşırdım, ama üstünde durmadım. Belki de o telaşla başka yere koydum diye düşündüm. Aradım, taradım, bulamadım. Öğlene doğru evden çıkmam gerekiyordu, Derin’i de yanımda götürecektim, yardımcımız da evde kalacaktı. Temizlik yapacaktı, o temizlik yaparken illaki bulur diye düşündüm, ona da tembihledim ve evden çıktım.

Döndüğümde temizlik yapılmış, bitmiş, ancak yüzükler bulunmamıştı. Yine bir tur mutfaktaki rafa, benim odamda olabileceğini düşündüğüm yerlere baktım. Yok. Annem de bizdeydi. Derin’i onlarla evde bırakıp Deniz’le ben oyun grubuna gittik. Ancak gitmeden bir kez daha sordum yardımcımıza, o da tüm mutfağı ve içerileri aradığını, hiçbir yerde bulamadığını söyledi.

Oyun grubundan döndük, kız kardeşim de bizdeydi. O da başladı aramaya. Artık iki şey düşünmeye başladım: (1) Hiç ihtimal vermemekle birlikte yardımcımız aldı (2) Dün kurabiye yaparken, bir yandan makarna pişirirken, bir yerden salata yapmaya çalışırken, ben o yüzükleri rafa değil de tezgahın üstüne bir yere koydum, ve oraları temizlerken çöpe atıldı!

Ece (kardeşim) her yeri mıncık mıncık aramaya başladı. Mutfaktaki dolaplara, hatta buzdolabına bile baktı. Çocukların çekmecelerini, benim çantamı didik didik etti. Yok.

Ve tabii ki bunları yaparken benim dün akşam buraya koyduğumdan eminim dediğim rafa da tekrar tekrar baktı.

Yok.

O sırada çöp toplamaya geldiler. Yardımcımız çöpü verdi. Kafamda şimşekler çaktı, ya içindeyse yüzükler diye. Koşarak ikinci katta yakaladım adamı. Komşuların şaşkın bakışları arasında çöp torbasından bizimkini çıkarttım, eve geri getirdim, yarın sabah aramak üzere.

Doğan işten geldi. Ona sordum yüzüklerimi görüp görmediğini. Görmediğini söyledi. Nasıl olur Elif, nereye koydun? diye sordu. İşte tam buraya diye rafı işaret ettim. Eee, burada duruyorlar dedi bana.

Bir baktım: hakikaten oradalar. Ama değillerdi. Yüzde bin beş yüz eminim değillerdi.

O yüzükler oradan alınmış, sonra geri konmuştu.

***

Akşam annem, kız kardeşim ve erkek arkadaşı bizdeydi. Bütün yemekte bunu konuştuk.

Ben kendimi tanıyorsam, bana bunu yapan insanla aynı evde duramayacağımı söyledim.

Ama karşı fikirler çok ilginçti:

  • Yenisinin bunu yapmayacağı ne malum?
  • En azından pişman olmuş ve geri koymuş.
  • Herkes ikinci bir şansı hak eder.
  • Sen hiç mi yalan söylemedin?
  • Şimdi bu kadını affeder ve devam etmesine izin verirsen, bir daha böyle bir şeye cesaret etmez. Onu bağışladığını bilecektir, sonuçta aptal olmadığını, o yüzüklerin kendi kendine gidip geri gelmediğini bildiğini biliyordur.

gibi…

Apartman görevlisinden çöp torbasını isterken komşular hayırdır diye sordular. Söyledim. İkinci kattaki görmüş geçirmiş teyze evde kadın olup olmadığını sordu, var dedim. “Aman kızım. Bak alırlar, sonra pişman olup geri koyarlar ha, dikkat et” dedi. İnanmak istemedim.

Benim hatam büyük. Ben fırsat verdim. Doğan beni uyarmıştı. Benzer bir senaryo bir tanıdığının başına gelmiş. “Ortalıkla bir şey bırakmayın, insanın yapmayacağı varsa yapacağı tutuyor” demiş o da Doğan’a. Ben boş bulundum. Fazla güvendim. Götürecek olsa başka şeyleri götürürdü, ortada bulduğu şeyi niye götürsün diye düşündüm. Yanılmışım.

Bu olay olmadan önce hiçbir terslik yoktu. Çocuklarımı çok seviyor, çocuklar onu seviyor, çok çalışkan, işini iyi yapıyor, iyi niyetli, dürüst. DÜRÜST? Hep öyle tanımlıyordum onu, “her şeyden önce dürüst” diyordum. Şimdi nasıl diyebilirim ki bunu?

Kendimi aldatılmış hissediyorum. Bir tuhaf oldum. Hem buz gibiyim, hem de başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

Ne yapayım? Gönderip, yeni birini mi alayım? Yenisinin nasıl olacağını bilecek miyim? Bunun nasıl biri olduğunu biliyor muyum? Bu nasıl bir soru, bana bunu yapan birisini evimde nasıl tutarım? Yoksa herkes ikinci bir şansı hak eder mi gerçekten? Herkes mi hak eder?

Vazo kırıldı bir kere. Yapıştırsam da iz kalacak.

Reklamlar

45 Yanıt

  1. Cok zor bir durum.yazdiklarindan bu durumdan emin oldugunu anliyorum.ic huzur cok onemli. Ben sanirim gonderirdim.

  2. Ay Elif cok fena! Biz de gunlerdir bir kayip Masallah sikintisi cekiyoruz. Sordun mu kadina? Buraya bakmistim yoktu sen bulup koydun mu diye?

  3. Bilemedim simdi… Ama artilar eksilerden fazla, bence gonderme. Ama bunu bildigini bir sekilde kibarca belli et, ve bence pisman olacaktir. Ya ne gicik durumlar yaa.

  4. Son karar senin ama ben aynı olaydan geçtim. Allahtan benimki senin gibi takıdan değil evdeki yiyeceklerin abartı yok olmasıydı. Yarım paket pisirilen makarnanın olmaması, eve alınan 3 paket vakumlanmis peynirin (yaklaşık 3 kilo ve evde sadece ben varım) 10 gün olmadan bitmesi gibi… Takı veya paradan korkmuyordum çünkü evde yardimci kadınlar için küçük bir kasa var. İcinde çok değerli olmayan takılar veya cüzi bir para olur. Ama kadının gözü önünde olmasın diye almıştık. Sana da öneririm. Ama sonra aradığım hersey için acaba o mu aldı demeye başlayınca kadını gönderdim. Saykoluk yapmiim diye… Dürüst olmayan ekmek parası için çalıştığı yerden yemek çalarsa neler yapar diye… Hani canı istediyse istesin verilir veya benzeri alınır.

    Senin isin daha zor. Annenlere hakli yenisinin ne olacagi da mechul! Gorumcemin universite mezuniyetinde babasinin aldigi saat gitti ve geri gelmedi. Allah kolaylık versin sana arkadasım.

  5. Affedersen bundan sonra kafanda hep soru işareti olacak. O belki korkup bir daha böyle birşey yapmayacak, ama sen hep diken üstünde olacaksın. Malesef, 2. şans bu durumda pek doğru gelmiyor bana.

  6. Ben bu kayip bulunma isine baska bir aciklama getiremiyorum ama sanki o kadar goz onunde olan ve sonradan israrla aranacak olan birseyi almasi bana pek akil kari gelmiyor. Goturecekse daha goz onunde olmayan, farkedilmeyecek birseyleri goturmez mi? Benim mantigim oyle isliyor tabi.
    Huzurunuzun kacmasi ve guvenin sarsilmasi fena birsey.

  7. Elif,
    Durum cok zor. Buna benzer bir olayi ben de yasadim. Benim her zaman ortada bir iki imitasyon takim durur, 20-30TL birakirim kadinlari denemek icin. 1 kurus eksilmemistir ama sonradan anladim ki benim ozel eşyalarım kaybolmaya basladi. Sarp’in cekmecede duran cep telefonu gitmis. En sonunda dayanamayip sormustum. “ben gormedim, bugun ararim her yeri” dedi. Aksam ustu eve geldigimde esyalarini ve ortada duran bozuk paralari alip gitmisti. Sonradan duyduk bizden sonra gittigi evde kasanin sifresini cozmus bir sekilde ve ne var ne yok goturmus

  8. 1,5 sene boyunca hic bir seyimiz kaybolmamisti oysa. Sonra ne olduysa bunlari yasadik.
    Bir tanesi de biz tatildeyken gece sevgilisini aliyor eve. Ustelik evli bir kadindi. Neler var daha duydugumuz.
    Diyecegim su; kadin sans isi. Malesef de ihtiyacimiz

  9. var onlara. Senin icinden ne yapmak geliyor asil onemli olan o. Kendini dinle bence.
    Kolay gelsin,
    Sevgiler
    İrem

  10. Bence guven bambaska bir sey Elif. Bir defa sarsildi mi artik bir daha eskisi gibi olmaz. Evde ne kaybolsa artik ilk aklina acaba o mu aldi diye gelecek. Bundan sonraki iyi mi olacak bilmiyorum, ama bu sekilde devam etmek de zormus gibi geliyor bana.

  11. Benim annem son 20 senedir yatılı çalıştırıyor..Onlarla dolu bir evde büyüdüm. Delisinden huysuzuna, hırsızından yalancısına, hastalıklısından sapığına herrr türlüsünü gördüm. Bir ay içinde beş ayrı insanın eve girip çıktığını bilirim. Yanımızda çalışan insanları arka arkaya dizsen, vallahi birkaç kilometrelik yol olurdu. Ve hani bu konularda zerre tecrübe edindiysem, (ki öyle çok edindim ki evime günlük çalışan almaktan bile çekinir oldum psikopata bağladığım için, altı aylık çocukla camımı bile kendim silmeye uğraşıyorum) çalışanların kötü bir huyu varsa ve onu sineye çeker ya da çeker gibi görünürsen affettiğin şeyin sana birkaç kat olarak geri döneceği…

    Çok üzüldüm yaşadığın tatsız şeye. Bundan önceki sigara mevzularını da takip etmiştim. Evet, garantisi yok bir sonrakinin de benzer bir şey yapmayacağının. Ama şu ankinin yapma ihtimalinin yüksekliği ortada…

    Çok benzer bir şeyi, ben nişanlıyken yaşamıştık annemin o zamanki yardımcısıyla. Annem, “üzülmüş, geri koymuş işte, boşver” dedi, tüm söylenmelerime rağmen işten çıkartmadı. Düğünüme sayılı hafta hala, çeyizimin en kıymetli parçalarından birkaçını, anneannemin elleriyle işlediği örtüleri, kına elbisemi!!!, annemin birkaç takısını (ç)alıp kaçtı evden. Ne izini bulabildik, ne gidenleri..

    Sizin evde bir de çocuk var üstelik.. Tanıdığım en ince eleyen sık dokuyan annelerden birisin. Ve ben sanmıyorum ki böyle bir şeyi hazmedip oturabilesin…

    Slingmom demiş ya, kadın işi şans işi diye. Ayyynen öyle.
    Bir sonrakinde daha şanslı olmanızı umuyorum…

  12. İyi birisini bulana dek bekle..
    bulursa bunu gönder, gönderirken nedenini açıkla,
    Yeni gelene de evdeki eskiyi niye yolladığını açık bir şekilde anlat, buna tenezzül etme sakın demeye getir..
    Sanırım ben böyle yapardım.Evdeki yardımcımızı çok denedim bu tarz durumlar için hiç tenezzül etmedi, 6 yıldır yuanımda, o yüzden güvendiğin birinden bu tarz bir hatreket ne kadar sarsar anlayabiliyorum. Ve ben güvensizlikle asla devam edemem diyorum. Bebebğim ne kadar ufak olursa olsun, sadece bebeğimi değil evimi de emanet ediyorum çünkü..Kolay gelsin.

  13. Bakici secimi kadar, bakiciyla ayni evde yasamakta zor.
    Hele de anne evdeyse. Cunku eksiyi artiyi goruyorsun.
    Bu hem dezavantaj hem de avantaj.

    Guven en onemli unsurlardan bir tanesi. Ama kendine sure ver, halen bu sure sonunda
    Icin bulaniksa, uzaksan yollari en kisa zamanda ayirmani oneririm.

    Bir arkadasim cocuk dogurmakta birsey yok, is bakici
    Bulmakta demisti. Arda bebek aramiza katilinca
    Anladim arkadasimi.

    Herkese huzur ve keyif dolu bir gun dilerim

  14. Eğer kadının yaptığından eminsen tabi ki gönder gitsin ama EMİNSEN…çünkü benim kızım bana oyun olsun diye cep telefonumu saklar…Deniz saklayıp geri koymuş olamaz değil mi? Ama boyu mutfaktaki rafa da yetişmez herhalde.Elif, maalesef ben de bin türlü hikaye duyuyorum.Bir arkadaşımın evde çalışan yabancı kadını kızcağızın kılık kıyafetlerine varıncaya kadar çalıp ortadan kayboldu…Düşünsene en sevdiğin bluzun, bilmem ne hatırası olan elbisen yok oluyor…Telaffisi olmayan şeylerin çalınması sinir bozucu.

  15. dalgınlık olasılığını da mutlaka göz önünde bulundur, çünkü aynışey başıma geldi orda olduğu halde görmemiştim. ve bakıcına bir şans daha ver..derim ben:D

  16. Merhaba, rafta durduğu halde görmemiş olamaz mısın? ben de kendimden biliyorum, evde yalnızken kaybettiğim şeyleri defalarca baktığım yerde buluyorum. bununla ilgili batıl inançlar da var bilirsin… bence her kadının böyle bir riski var. senin bakıcı maceranı çok yakından takip ediyorum çünkü bebeğim olacak ve ben de eve en azından haftada 2-3 gün birini bulmalıyım. şimdiye kadar temizlikçiyi evde yalnız bırakmış değilim. hatta bunu yazarken yanımda balkon yıkıyor. benim kendimce çözümüm değerli ve değerli gibi görünen eşyaları sadece yatak odamda muhafaza ediyorum, ve orda onu asla yalnız bırakmıyorum. şimdilik gümüş, elişi bir şeyim gitmedi ama teyzemin çok eski kanaviçe takımları sandıktan çalındı! maalesef ben kimseye güvenemiyorum…

  17. Çok geçmiş olsun, gerçekten çok üzüldüm. Benim için dürüstük bir insanda aradığım en önemli kriterdir ve bir kere sarsıldı mı asla telafisi yoktur. Aslında çok bağışlayıcı bir yapım vardır ama güvenim bir kere kötüye kullanıldı mı bir daha eskisi gibi olamıyorum. Evini, çocuklarını emanet ettiğin insana ise herşeyden önce güvenmelisin. Şimdi affettin diyelim ya bu kadın bir çeşit kleptomansa…çalmadan yapamıyor ve bunu da bilinçli yapmıyorsa? Bunla başedebilecek misin? Biliyorum yeni bir bakıcı bulmak, tekrar o zorlu süreci yaşamak da çok sıkıntılı ama ben yapamazdım. Umarım kendin ve ailen için en doğru kararı verirsin..Kolaylıklar diliyorum..

  18. sevgili elif,

    kimse beni yanlış anlamasın ama herkesin bir fiyatı vardır…bazı eğitimli görmüş geçirmiş üst makamlarda çalışan yaşayan insanlar kendisine emanet olan milyon dolarlari yada milyar dolarlari bi şekilde ceplerine atarlar(çalarlar!)bazilari ortada gördüğü bir yüzüğü yada 20-30 ytl yi,bazılarıda bir ekmeği..kişinin imkan gücü,ihtiyaç durumu,hayalleri vs doğrultusunda yapamayacağı şey yoktur..bence kimseye güvenmeyip parani yüzüğünü herşeyini kasada tut,yüzüğünü çıkarıcaksan cebine koy,evde para taki vs tutma,en güvenlisi banka kasasına koy..ve yardımcının pasaportunun fotokopisini vs.sini al,kendince gözdağı ver ona,sana zarar veremeyeceğini,onu nereye kaçsa bulabilecek gücün olduğunu bir şekilde kızım sana söylüyorum gelinim sen anla hesabı bir şekilde anlat..
    ama ben böyle gerginlikle yaşayamam diyosan gönder..şöyle de bi durum var eve gündelikçi bile alsan,haftada bir 15 te bir vs..aynı riskler onun içinde geçerli..

  19. Geçmiş olsun diyeyim önce, sonra ‘evlere yardımcı kadın bulma derneği’ ve ‘dernek içi rehabilatasyo grupları’nın ilk üyeleri olmayaı teklif edeyim:)))))

    Aslında sen kafana koymuşsun zaten ne yapacağını da biraz ümit istiyormuşsun gibi geldi…
    Zaten yazının başlığı ve bitiş cümlede hangi yolu seçtiğini gösteriyor bence. Beyaz eyşe işi şans işi derler ya, bu yardımcı kadın versiyonunu da slingo mom duyurdu sağolsun:))) bende onun gibi düşünüyorum. Az sonra bir tavsiye üzerine bulduğum kadına tlf. edeceğim bakalım şansıma ne çıkacak???:)

    Şu aşamada bol bol dua et demekten başka bir öneri gelmiyor aklıma, Hem kendine hem bana:)))

  20. Elif geçmiş olsun. Ben de yüzüklerimi, paramı sürekli belirli yerlerde olsa da ortada bırakıyorum. Geçmişte böyle birşey başıma geldiğinde gözlerimi kocaman açıp “yüzüğümün bu evde olduğundan eminim, bugün gerekirse başka iş yapma, ben gelene kadar bulmuş ol lütfen” dedim ve aynen bırakılmıştı. Ama benimki daha akıllıydı, başka yerde bulmuş gibi yaptı. Yüz kere bakmıştım oraya da.

    Ben çalıştırmaya devam ettim. Başka birgün laf arasında evime herkesi sokamayacağımı, paramızın bile ortada olduğunu, ona güvendiğimi ve çok şanslı olduğumu söyledim. Bir daha yaşanmadı böyle birşey.

    Ama çocukları yalnız bırakabileceğin günler için de eve kamera taktır. Birkaç yere. Küçücük ve oldukça ucuz şeyler.

  21. Bize temizliğe gelen kadının kızı önce benim çekmecede duran kredi kartlarımdan cep telefonuna kontür yüklemiş (zekaya bak bankaya dilekçe verince anınd atelefon çıktı ortaya) ve bilumum sanal sosyal ağlara VIP üye olmuş.
    Şaka gibi di mi?
    Dur daha bitmedi…
    İki tane sağlam marka saatimle aynı anda pırlanta küpelerimi de götürdü.
    Hiç birşey ispat edemedik.
    Giden gitti,biz arkasından baktık.
    Giden havlular,yatak takımları,salçalar,çatal,bıçakdan bahsetmiyorum bile…
    Benim bu konuda tavrım kesin, gözümü yeni birini bulana dek üstünden ayırmam ve yeni birini bulunca da (tez elden) yollarım.
    Bu amme hizmeti değil ki,hizmet karşılığı para ödüyorsun.Kimse kimseye muhtaç değil.
    Herkes bir sonraki gelen daha mi iyi olacak diyor.
    %50-%50 şans bu evet belki çok daha iyi olacak, kim bilebilir ki.
    Ne kaybedersin bir kaç görüşme daha yapsan.
    Bir de tez elden heryere kamera.

  22. gönder gitsin düşünme bile

  23. Okuduklarımdan tanıdığım kadarıyla siz ona yol verirsiniz.Doğrusuda bu bence.Bunu yapabilen insan tekrar eder.Asla güvenilmez güle güle derim.

  24. Geçmiş olsun.
    Bende başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum.
    Yıllar önce evime bir kaç kez aynı temizlikçiyi almıştım. Durumları kötü diye evlerine bayram, seyran alışverişleri falan yapmıştım. Bir gün temizliğe gelirken eşinden boşanmak üzere olan 4-5 aylık hamile kızkardeşini de getirmiş. Benim için sakıncası yok dedim. Onlar evi temizlerken ben işe geldim, akşam evi kontrol etmeden onları evlerine bırakıp eve döndüm. Şok! 15 maddelik bir yapılmamışlar listesi çıkardım. Tuvalete hiç dokunulmamış, küçük televizyonun altı silinmemiş, çamaşır makinasının bulunduğu yerdeki banyo dolabına hiç dokunulmamış falan. Telefon açıp hiç utanmıyormusun dedim, kardeşini getirmene sesimi çıkarmadım, bumuydu karşılığı dedim. Özür dilerimde, evine gelip bedava! tekrar temizleyeyimde. SEni evimde görmek istemiyorum dedim kapattım telefonu. Sonra annemin mezuniyetimde taktığı altın bilezikle, kayınvalidemin kolundaki bileziği bozdurarak aldığı altın bileziği çok aradım ve bulamadım. Bu temizlikçiye sinirim geçti, kurban bayramında et vermeye gittik, yiğeni çıktı ve bilmemkimlerle ortak inek aldılar, onu kesmeye gittiler dedi. Eyvahlar olsun dedim. Eşime anlattım, demekki dedi bilezikleri bu kadın aldı. Hamile kaldım, babamla konuşuyorum, çok üzülüyorum baba, manevi değeri çok fazlaydı o bileziklerin diyorum, kızım hamilesin, çocuğuna yazık hiç dert etme, düşünme, ben sana aynısından yine alırım diyor. Yerini tutmaz diyorum. BAbam bir gün hiç dert etme geleceği varsa gelir demişti. Aylar geçmiş, kadın satıp yarım inek 🙂 almış , bilezik gelirmi. Aradan kaç yıl geçti hatırlamıyorum, en aşağı 2 yıl geçti. ( bu arada sürekli ortada dururdu o bilezikler) Komşuma akşam oturmaya gittik, eşim maçtan gelmiş, banyo yapıp gelicem dedi. BEn çay içerken “Bahar sana birşey vericem ve uzun bir süre benden birşey istemeyeceksin” dedi. Söyle dedim. İki bileziğide önüme attı. Ben çığlık çığlığa, nasıl bağırıyorum. İnanamıyorum diye. Banyodan çıkarken komşu aramış, hadi nerede kaldın diye, aceleyle hiç giyinmediği ve arada içine saklanacak şeyler sıkıştırdığı çorabı giymeye çalışmış ve onların içinden çıkmış.
    1) çok uzun oldu özür dilerim.
    2) boşu boşuna kadının günahını aldık.
    3) gelecek olan mal geliyor, aradan yıllar geçse bile.
    4) bence hiç kimse göz göre göre kendisini öyle salak yerine koymaz. (yardımcı kadın için söylüyorum.
    5) ben de acaba Deniz oynamak için aldı, sen çöpleri falan karıştırmaya başlayınca panikleyip gizledimiki diye düşündüm. Çünkü kadın almış ve sana vermek zorunda kalmış olsaydı, elleriyle uzatıp” aaa buradaymış, şuradan buldum derdi” veya farklı bir yere koyar sizin o sıralarda bulmanızı sağlardı. Umarım doğru yolu rahatlıkla bulursun. Kolay gelsin.
    6) O çoraba kimin koyduğunu hiç kimse bilmiyor.:)

  25. cok gecmis olsun zor bir durum icindesiniz ama keske bu olayi tam olarak emin olmadan bu kadar dillendirmeseydiniz.cünkü o kisinin yaptigindan emin degilsiniz ve eger o yapmamissa günahini almis olacaksiniz.Bazen bazi seylerin aciklamasi cok basitte oluveriyor.eger yapmamissa böyle birsey karsinda suclandigi icin kimbilir oda neler hissedecek.karsiniza alip konusmaniz en dogrusu sanirim…bol sanslar

  26. kendi evinde acaba bugün ne olacak diye düsünüp huzursuz olmaktansa yeni birini aramalisin derim..
    belki korktu,utandi geri koydu,bilemeyiz..ama ne olursa olsun bence bu bir hastaliktir…önüne gecilmezse heryeri saran bir hastalik..
    sen yinede kendini dinle,dogru kararlar vermen dilegiyle…

  27. Bence hemen gonder bunu yapabilen bir insan ayni evin icinde baska seyleride rahatlikla cesaretle yapar, boyle bir hatada ikinci bir sans verilmesinden yana degilim , bor gorevini bilmeyerek aksatmis filan degil ki. Sen buna cocuklarini nasil emanet edeceksin ki boyle bir seyi bildikten sonra?

  28. Bizim evdede yeni başlayan biri var haftada 2 gün geliyor.İnsanlara hemen güvenme eğilimindeyiz ,şimdi okuyunca süphelendim bende, hakkında bildiklerim sadece onun anlattığı kadar ne kadarı doğru acaba ?
    Anahtarıda verdik , evde takı da var çok bişey değiller belki ama manevi değerleri anlatılmaz.

    Ne olursa olsun vazo kırılıyor ve ne kadar yapıştırılırsa yapıştırılsın izi kalıyor.
    En doğru kararı verebilmen dileğiyle…

  29. Merhaba 🙂

    İlk defa bir yazınızı okudum 🙂 Öncelikle yazımınıza hayran kaldığımı belirteyim 🙂 Türkçeyi çok iyi kullanmışsınız 🙂

    Ancak yüzük konusunda şöyle diyebilirim ;

    Herkes ikinci şansı verse ne olur halimiz ?

  30. Karar vermesi zor bir durum. Ama şu varki kadın sadece şüpheli %100 suçlu değil, bu yüzden insanın aklında “acabalar” yer ediyor. Buna benzer bir olayı iki sene önce ben de yaşadım, saatimi koyduğum yerde bulamıyordum, günlerce her yeri aradım ama yoktu aradan biraz vakit geçince belkide yüz kez baktığım yerde buldum. Hala aklımda soru işaretidir, evime gelen kadın alıp sonra geri mi getirdi yoksa ben her yere “baktım” ama “göremedim” mi?

    Bir de yazınızda “Çocuklarımı çok seviyor, çocuklar onu seviyor,” cümlesi dikkatimi çekti bence üzerinde durulması gereken bir durum, her yeni kadın, yeni bir düzen ve çocukların yeniden birine alışması demek değil mi?

    İçinizin rahat olacağı bir karar verebilmeniz dileğiyle…

  31. yatılı mı kalıyordu bakıcı? gerçekten zor bir durum,can sıkıcı,ama 4-4 lük yok heralde bakıcı mevzusunda 😦

  32. Ne kadar çok insanın başından geçmiş bu kayıp vakaları. Ben de o gruba dahilim tabii ki. Sen yine bulmuşsun ve ucuz kurtulmuşsun. 2 ay öncesine kadar anneme, kardeşime ve bana temizliğe gelen kadın bizi resmen soyup soğana çevirmiş. Haberimiz yok. Bizi diyorum çünkü aile boyu çalışmış kadın. Annemde hasar yok ama kardeşim ve benden aldıkları 2000 TL’yi buluyor. Bunların içinde en iyi arkadaşımın ve annemin düğünümde taktıkları kolyelerin manevi değerini söylemeye gerek yok. Ben de önce senin gibi acaba nereye koydum ile başladım. Sonra kardeşimle konuşurken onun da bazı takılarının eksik olduğunu farkettik. Nedense küçük takılar gidiyordu. Küçük kolyeler ya da setin küpesi gibi. Çok mantıklıydı çünkü koca setin yok olduğunu farketmek kolay ama kutunun içinden küpe gidince ancak takacağın zaman farkediyorsun. Tabii ki önce yüzüne vurduktan sonra bir daha çağırmadık. Meğer bizden önce de iki kişinin evinde takılarda eksilme olmuş. İspatlamak mümkün mü hayır. Ama onun yaptığına emin miyim evet. Çünkü kardeşimin de benim de yatak odamıza iki kişi giriyor; eşlerimiz ve temizlikçi. Şimdi başka birini buldum ama yoğurdu üfleyerek yiyorum. Takı kutumu o gelmeden saklıyorum. Ama gitti en sevdiğim kolyeler… Haram olsun demekten başka birşey yapamıyorum.

  33. İma ederek uyarmış olduğun iyi olmuş. Bence bir daha cesaret edemez. Eğer oğluşuna iyi bakıyorsa, kararın kalsın yönünde olsun. Benim de birkaç kez başıma geldi. Konu yalnızca kayıplar da olmuyor, ya değer verdiğin bir şey kırılıyor, ya çok para verip bir daha alamayacağın masa örtüsünün üzerine hint kınası dökülüyor. Eve biri girince, beklentilerimi düşürmem gerektiğini anladım.

  34. Çok teşekkürler yorumlarınız için.

    Karar vermek tahminimden daha zormuş. Biraz nadasa bıraktım, birkaç gün düşüneceğim.

  35. Bakıcının tek bir şansı olur. Ya düzgün bir insandır ya da değildir. Değilse o insana asla bir çocuk emanet edilemez. Hırsızlığa yeltenen bir kişi düzgün ahlaklı değildir. Hırsızlık suçu hiçbir şart altında sabıka kaydından silinemez çünkü yüz kızartıcı bir suçtur. Benim başıma geldi bu olay ve tespit ettiğim anda onunla bir daha hiç görüşmedim. İlk bakıcınızı çıkarttığınız zaman da yorum yapmıştım…

  36. Hiç düşünme Elif..
    Yaşadığım bir sürü tecrübeden sonra ikinci şans verilen herkesin bu şansını daha büyüklerini alarak kullandıklarını gördüm..
    Aramaya devam edecek ve birgün tam gönlüne göre bir yardımcı bulacaksın..

  37. […] kadaaaar uzun zamandır beklettiğim bir konu ki bu. Deniz’in okulu ve vazonun kırılıp tekrar yapışmasından sonra bir türlü elimin gitmediği konular listesinde yer alıyor. Çok çetrefilli. Çok bakış […]

  38. ne yaptın bu konuda merak ettım …

  39. […] bizim bir yüzük olayımız olmuştu. Öncelikle o olayla ilgili hiçbir şüphem olmadığının altını çizeyim. Yani benim […]

  40. Ah Elif AAhhh! Bu postu yazmandan neredeyse 7 ay gecmis ve ben aynı şeyi yaşıyorum..Tek taş yüzüğüm yok..bulamıyorum, çıldırmak üzereyim. Hem de benim salaklığım, bulamadığım zaman hararetle aramadım, nasılsa bir yerlerde dir diye geniş aldım..Şimdi yok! Ve bakıcıdan mı, 15 de bir gelen temizlikciden mi süphelensem bilemiyorum ama bildiğim tek şey var ki..Benim salaklığım..ortada bırakmak, fazla guvenmek, rahat olmak, kaybettigimi sandığımda hemen bir arayışa girişmemek….Ah ne salağım ne salak!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: