Dikkat: Augmentin BID piyasadan toplatılıyor

Derin’in neredeyse bir aydır geçmeyen öksürüğünün adı bronşit olarak kondu geçen gün. İlk etapta basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak başlayan, ilaç kullanmamıza rağmen hırıltılı bir öksürükle devam eden rahatsızlığı bir türlü toparlamayınca geçen günkü doktor randevumuzun sonrasında ilk antibiyotiğimizi almaya başladık.

Devamı için tıklayın.

Cumhuriyet 87, Nurturia 1 yaşında!

Cumhuriyet’in 87. yaşını devirdiği bugün biz de Deniz’in artık anlayabileceği yaşa gelmesi sebebiyle bir şeyler yapmak istiyorduk. Dünden beri durmak bilmeyen yağmur yüzünden Vatan Caddesi’ndeki kutlamalar Pazar gününe ertelenmiş. Akşam için Boğaz’da planlanan havai fişek gösterisi ve Bağdat Caddesi’ndeki yürüyüşlere ise Derin’in neredeyse bir aydır devam eden ve nihayet adını bronşit olarak koyduğumuz öksürüğü yüzünden gidemeyeceğimiz için ümidimizi bunların televizyondan gösterilmesine yönlendireceğiz.

Devamı için tıklayın.

Şifalı eller

İnsanın kafasını karıştırıyorlar.

Ben hacıya hocaya, okumaya üflemeye pek inanan birisi değilim. Babamdan devşirme bir yaklaşım.

Lisedeyken ellerimde siğil çıkardı. Çok rahatsız olurdum. Neden olduğunu hiç bilemedik, sebepsiz yere çıktı. Piyano çalardım, voleybol da oynuyordum. Dolayısıyla ellerim ön plandaydı ve parmaklarımın üzerinde bir sürü siğil olmasından hiç hoşlanmıyordum.

Devamı için tıklayın.

Ücretli Oyun Grupları

Hemen önceki yazıda “ücretli oyun gruplarının duyulmadığı bir zamanda yaşamak istiyorum” demişken, o romantik yaklaşımla çelişen bir yazı olacak bu; ancak posta kutuma düşen bir mail beni gerçeklerle yüzleştirdi heyhat!

Taze anne Ebru sormuş:

Devamı için tıklayın.

2010 Trendus Blog Ödülleri’ndeyim

Moda, dekorasyon, güzellik, magazin, sağlık ve kadını ilgilendiren her konuda yayın yapan, “modern kadının yaşam rehberi” Trendus dergisi, blog ödülleri düzenliyormuş.

Ben de eksik kalmadım, katıldım.

Blogcu Anne’ye oy vermek için soldaki nişana tıklamanız gerekiyor.

Hadi.

Annemometre

Annemometre diye bir cihaz olsaydı… Bir kadının “ne kadar anne” olduğunu ölçen…

Neyle ölçerdi anneliği?

Doğum şekliyle mi? Bir arkadaşım ikinci bebeğini doğurdu birkaç gün önce. Randevulu, planlı sezaryenle. Tam da benim “randevulu sezaryen tu kakadır” dediğim şekliyle. N’oldu? O arkadaşım benden daha mı az anne oldu? Devamı için tıklayın.

Kötü söz söyleme sanatı

Deniz’in okulunda, daha doğrusu sınıfında, daha da doğrusu sınıfındaki Deniz gibi yaklaşık 4-5 yer cücesinden oluşan “çete”de bir salgın var. Kendilerince kötü ve ayıp niteliğinde olan kelimeleri sürekli söylüyorlar. Ama sürekli. Hiç durmadan. Non-stop.

Şöyle anlatmaya çalışayım: Sürekli kaka-çiş-pipi-popo deyip duruyorlar. Ama SÜREKLİ. Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: