İki dillilik ve okuma-yazma

"Çok dil konuşan - Çok dil okuyan - Çok kültürlü"

Önce bir güncelleme yapmalıyım:

Evde çocuklarla sadece İngilizce konuşma olayımız son aylarda sekteye uğradı. Deniz, her ne kadar çoğunlukla İngilizce konuşulan bir okula gitse de arkadaşlarıyla Türkçe konuşuyor olması evde de aynısını devam ettirmek istemesine yol açtı.

Deniz’in, yaşı itibarıyla giderek çenesinin düşmesi ve diyaloglarının entelektüel kalitesinin (!) artması da itiraf ediyorum beni Türkçeye kaymaya zorladı. Karşınızdaki kişi size Türkçe bir soru sorduğunda anında İngilizce yanıt vermek çok kolay olmuyor nitekim.

Doğan bu durumdan şikâyetçi. Deniz İngilizceyi unutacak diye korkuyor. Benim öyle bir endişem yok. Temeli çok sağlam. Her iki dili de akıcı konuşuyor. Hala İngilizce kitap okuyoruz (ama artık Türkçe de okuyoruz, öyle güzel kitaplar var ki!). Televizyon seyrettiğinde varsa İngilizce tercih ediyoruz. Haftalık oyun grubumuzda çoğunluk İngilizce konuşuyor. Kısacası hala hayatımızda İngilizce.

Beni endişelendiren, daha doğrusu bende merak uyandıran konu bunu nasıl devam ettireceğiz değil, okuma yazma öğrenmeye başlayınca ne olacağı konusuydu. İki dilli büyüyen çocuklara ilk etapta tek (en çok konuşulan, okulda öğretilen) dili okumayı-yazmayı öğretmek gerektiğini duymuştum. Aynı anda ikinci bir dili öğretmeye çalışmanın çok yanlış ve kafa karıştırıcı olduğunu söylemişlerdi. Kulaktan dolma bir bilgiydi bu, bir nevi “kucağa alışır” gibi sanırım. Nitekim biraz araştırma yapınca böyle olmadığını gördüm.

Deniz, yaşına başına, boyuna posuna bakmadan okumaya hazırlanıyor resmen. Daha önce de her gördüğünü okuttuğundan bahsetmiştim, şimdi kendisi okurmuş gibi yapıyor. Örneğin, bir yerde DERİN KORKU mu yazıyor? Önce bana okutuyor onu. Sonra kendisi hecelermiş gibi yapıyor. Zaten harfleri de tek tük tanıyor, şöyle şeyler söylüyor mesela: DEEEE-RRRR-İNNNNN KOOOOR-KU.

Demek böyle böyle başlayacak okumaya.

Alfabeyi Türkçe ve İngilizce olarak öğreniyor. Bunun biraz kafa karıştırıcı olacağından korkuyordum. Hiç müdahale etmemeye karar verdim. Okuldaki çalışmalarını baltalayacak bir şey yapmayacağım. Okul esas olsun, ben bir de İngilizce okumayı öğretmekle uğraşmayacağım. Düşüncem, ileride, okulda İngilizce dersi almaya başladıklarında öğrensin. Ki, daha önce öğrenir gibi geliyor bana.

Şu makaleyi çok faydalı buldum. Orijinali İngilizce, ama özetini aşağıda paylaşıyorum:

İki dillilik çocukların okumayı öğrenmesine yardımcı oluyor mu?

Kanada’daki York Üniversitesi’nde iki dillilik üzerinde araştırma yapan, bu konunun dünyadaki önde gelen isimlerinden olan Dr. Ellen Bialystok, okumayı öğrenme aşamasındaki 100 çocuk üzerinde yaptığı bir araştırmada şu sonuca varmış: İki dilli çocuklar, tek dilli çocuklara göre okumayı daha kolay ve hızlı öğreniyorlarmış. Bunun altında okuma yetisini ve prensiplerini bir dilden diğerine çevirme becerisinin gelişmiş olması yatıyormuş.

İki dilli çocuklar, bir nesneye birden fazla isim verilebilmesine alışık oldukları için, dilin bir sesler bütünlüğü olduğu gerçeğini daha kolay algılıyorlarmış. Sonuç olarak da yazılı harfleri sese daha kolay dönüştürüyorlarmış.

İki dilli çocukların alfabeyi bir dilde öğrenmiş olması, diğer dilde öğrenmesinde zorluk yaratmıyormuş. İster aynı anda, ister farklı zamanlarda olsun, her iki alfabeyi de rahatlıkla kavrayabiliyorlarmış.

Yabancı bir dil öğrenmek, insanın kendi dilini de daha iyi kavramasına sebep oluyormuş. Bir insan, ana dilinin gramerini kanıksadığından çok kafa yormazmış. Ama ne zamanki bir yabancı dil öğrensin, o zaman kendi dilinin gramer işleyişini de daha fazla fark edermiş.

Bu linkte de, iki dilli kızına önce hangi dili öğretmesi gerektiğini sorgulayan bir annenin sorusu ve yanıtlar yer alıyor. Gelen yanıtlar çok çeşitli, ama bir o kadar da aydınlatıcı bence.

Çocuklarımla İngilizce konuşuyor olmam konusunda eleştiri alıyorum zaman zaman. Yanlış yaptığımı, ana dilde konuşmam gerektiğini, bunun ciddi davranış bozukluğu yaratabileceğini söyleyenler oluyor. Doğru olabilir, ama bizim durumumuzda öyle bir durum söz konusu olmadı.

Ben dil öğrenmeyi, konuşmayı (ve yazmayı!) seven bir insanım. Eşşek kafam zamanında yerinde olsaydı, yarım bıraktığım İtalyancayı da bitirirdim. Dile yatkınlığım var, tesadüfen eşimin de öyle. Yabancı dili iyi biliyor olmanın avantajını kullanarak çocuklarımıza da öğretmek istedik.

Bunun doğrusunu, yanlışını tartışmıyorum. Çocuğun ilk önce anadilini öğrenmesi gerektiği görüşüne saygı duymakla birlikte biz uygulamada öyle yapmamayı tercih ettik. Bence iyi de ettik. Ancak doğrusu budur, herkes böyle yapmalıdır diye bir kaygım yok, bu da böyle biline.

Reklamlar

27 Yanıt

  1. Merhaba , benim kızım Oyku 3 yasında biz de ingilizce kitaplar okuyoruz veya izledigi seyler de ingilizce kelimeler varsa hemen ogreniyor.Bu yas grubu icin 2. dil kullanan /ogreten bildiginiz yuvalar var mı anadolu yakası aysekadın civarında ?

  2. Elif,
    Sen cok iyi yaptin. Biz nedense dusunemedik onu. Ben Fransızca bile baslayabilirdim ama yapmadik. Simdi pismanim. Allahtan Amerikali bir suru arkadasimiz ve komsumuz var da Koray’ın simdiden kulak dolgunlugu oldu.
    Ben baska bir sey anlatacagim.
    Kuzenimin bir arkadasi var. Annesi Fransız oldugu icin ana dili Fransızca sayılır. Sonra bu gitti İtalyan asıllı bir adamla evlendi İzmirli. Bunların bir kızları var. İlkokul 3’te su anda. Gecenlerde biraraya geldik. Kucuk kız annesiyle Fransızca konusuyor, babasıyla İtalyanca, bizimle Türkçe ve o anda İngilizce ödev yapıyordu. Bu dialoglarda ne bir tekleme, ne bir hata… Her sey mukemmeldi.

    Zaten bildigim kadarıyla kucuk bir cocuk aynı anda 5 dil ogrenebilirmis. Hem de mukemmel seviyede.

    🙂
    Sevgiler,
    Irem

  3. Bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Keşke benim dilimde yeterince akıcı olsada oğlumla ingilizce konuşabilsem. Bunun pişmanlığını en çok Yağız doğunca hissettim.
    Akıllı Bebekler Akademisi kitabını daha önce inceleme fırsatı bulduysan orada da daha yaşına gelmeden okuma fişleri gösteriliyor. Hemde 2 dilde. O kitaptamıydı yoksa başka yerdemi okumuştum şuan hatırlamıyorum ama çocukların 3 yaşına kadar 7 dil öğrenme ve bunları birbirlerine karıştırmama becerileri varmış. Yani elimizde müthiş bir hazine taşıyoruz. Onu işlemekte bizim kabiliyetimize düşüyor.

  4. Arkanızdan geliyoruz Demir ile :)))

  5. Ben de ayni durum icinde oldugumdan arastirma yapiyorum konu icin. Saniyorum cocugun yapisi/karakterine gore yaklasim degisecektir. Ama ben genel olarak, anne/babanin ana dili ne ise onu konusmasi gerektigi taraftariyim. Eger siz baska bir ulkede dogmus ve o dili akici degil ana dil gii biliyorsaniz, o zaman tabii ki onu kullanabilirsiniz, hatta Turkceniz cok iyi degilse onu yapmak da dogru. Burada tanidigim anne babanin farkli dilde, ve ulkede konusulan dil farkli oldugunda, anne ve baba kendi ana dillerinde cocuk ile iletisim kuruyorlar ve genelde dogru yaklasimin bu olduguna inaniyorum ben de. Hatta `Belcika’da Ingilizce egitim veren okullar` ile ilgili dusunurken, oraya gelen cocuklarin ana dillerinin ingilizce olmadigindan herkesin farkli sekilde konusacaginda cok da iyi bir fikir olmadigina karar vermistim… Aklimda olanlari hizlica yazdim, bir de asagidaki link belki bu konu uzerinde farkli yaklasimlar acisindan birilerine yardimci olur. Sevgiler,

    http://www.multilingualchildren.org/getting_started/language_system.html

  6. Elif,
    Siz orada bizim buradakinin tam tersi durum yasiyorsunuz.
    Biz evde Turkce konusuyoruz ki muhakkak Turkce’leri saglam olsun diye. Okulda disarida ingilizce ogreniyorlar zaten. dedigin gibi Turkce ve ingilizce akici. Ama okul basladi mi cumlelerin arasina basliyor ingilizce kelimeler girmeye. Kipircan su anda Turkce konusmayi cok sevdigi icin evde tamamen ingilizce konusmuyor Allahtan.
    Normalde olsa kuralini koy, (benim boyle bir durumda benzerini yapacagim gibi) evde Ingilizce konusuyoruz, lutfen ingilizce soyle ben de ingilizce cevap vereyim de derdim. Bir de evde esin ve sen de aranizda Turkce konustugunuz icin senin sadece Deniz’e (ve sonra Derin’e) biz Ingilizce konusacagiz kuralini koyman biraz zor olabilir. Acikcasi ben zoruma gelse (ki TACA Okulunda boyle yapiyorlar) ingilizce konusunca, seni anlamam icin Turkce konus lutfen bile derdim. Tam olarak uymasa bile belki bu fikirler yardimci olabilir.

    Ingilizce ve Turkce okuma konusu da bambaska bir konu. Turkce okumasi cok kolay. Sistematik, mantigi var. Cunku her harfe bir ses denk geliyor. Ama Ingilizce daha zor. Cunku oldukca ezbere dayali. Her harfin ifade ettigi 2 veya daha fazla ses var. Ama cocuklar bunu cok iyi ayristiriyor. Bunu kolay yoldan asmis biri olarak Montessori’nin harfleri ses olarak ogrenme yontemini arastirmalarini tavsiye ederim. Kipircan su anda Turkce’yi daha kolay olmakla beraber hem Turkce hem ingilizce rahatlikla okuyabiliyor. Bence harfleri ses olarak ogrenme ve sonrada birlestirerek okuma yontemi bu isi acayip kolaylastirdi.

    Bu arada Kipircan’da ayni Deniz gibi harflere vs cok merakliydi. Onun bu merakini bos birakma. Ogrenme kivilcimlarini muhakkak degerlendir. Kimilnaz’da hic merak yok mesela, onu kendi haline biraktik.

    • Sağ ol Pratik Anne.

      Deniz’in harflere olan merakı acaba benim onunla çoğu zaman birebir ilgilenmiş olmam olabilir mi diye düşünüyorum. Ben harfleri öğretmek için özel bir çaba sarf etmediysem de kitaplarda falan okuduk hep. Şimdi Derin’e, Deniz’e ayırdığım kadar vakit ayıramayacağım büyük ihtimalle, acaba içinde olan merakı ortaya çıkaramayacakmıyım diye endişelenmiyor değilim. Hoş, sadece okuma değil, birçok konuda geçerli bu endişem.

  7. turkiye’de de bizim ogrendigimiz heceleme sistemini birakmislar, harfleri ses olarak ogretiyorlarmis artik.

    ben de bizim ufaklik icin cok erken olmasina ragmen ozellikle Turkce yazma konusunda ne yapabilecegimi dusunmeye basladim. bu konuda http://www.multilingualliving.com sitesinde soru sorup cevap aldim, benzer konuda sorulmus baska sorulara cevaplar da var. sitenin uzmanella teyzesi cocuklarin harfleri/kelimeleri resim olarak algiladigini soyleyip, amerika’nin aksina 7 yasindan once okuma yazma ogretmenin dunyada pek de yaygin olmadigini yazdi.

    ben bizim boncuk harfleri sordugunda diger sorulari gibi cevapliyorum. turkce konustugumuz icin harflerin fonetigi turkce oluyor. tabii sadece kendi cocugum icin konusabilirim; gozlemledigim kadariyla dil ayrimini yapiyor, okuma ogrenirken kafasi pek karismayacak. mesela onun icin L harfi hem “le” hem “el” olarak telaffuz edilir. turkcesi baska ingilizcesi baska. bunu boylece kabul ediyor. okuma/yazmada da ayni sekilde dusunecek herhalde.

  8. Terken,
    Harflerin fonetigi (phonics or phonetics) genelde her dilde ayni. Harflerin “adi” farkli. Le ve eL harflerin adi oluyor. o harfin fonetigi her dilde lllllllllllllllll oluyor. Turkcede her sese tek harf dustugu icin kolay. Inglizce de A, a da oluyor ae de. veya E e de oluyor i de. Demek istedigim su http://www.youtube.com/watch?v=T-ns8tUIWP0

    • sorry:) yazdigimi tekrar okudum da, gerci sonra duzeltmeye calismisim telaffuz diyerek ama demisiz bir kere. ikaz icin tesekkur ederim.

  9. Selam,
    Biz şu an 14 aylık oğlumuzla Amerika’da yaşıyoruz. Aslında Tuğra’yı 2 dilli yetiştirmek için mükemmel zaman mükemmel ortam. Haftada 1 oyun grubuna gidiyoruz, ingilizce şarkılar söyleniyor. Televizyonda çizgi filmi ingilizce izliyoruz. Hatta Amerika’da ikinci dil ispanyolca olduğu için arada ispanyolca da oluyor çizgi filmlerde. Ama ben bir türlü Tuğra ile ingilizce konuşmayı kendime yediremiyorum. Yabancı biriyle konuşurken Tuğra ya ingilizce birşeyler öğretmeye çalışıyorum ama salt ingilizceye geçemiyorum. Kaldığımız yer de Çinli Hintli aileler de var, çocuklarını 2 dilli yetiştirmeye çalışıyorlar. Bense şu an kararsızım. İngilizceye yatkınlık kazansın, kulağı doysun istiyorum ama her halükarda okulda öğrenecek diye de düşünüyorum. Bilemiyorum, acaba treni kaçırıyor muyum?

    • Eğer Amerika’daysanız ve çocuğunuz orada okula gidecekse İngilizceyi ne yapın edin öğrenecek. Bu durumda siz onunla İngilizce konuşmayın, Türkçeyi devam ettirin derim ben. Etrafımdan gördüğüm, evde tutarlı olarak konuşulmazsa, ana dil bile olsa çok çabuk unutuluyor.

    • Blogcuanne’ye katiliyorum Amerika’da tanidiklar arasinda cocugumuz ogrensin diye evde yamuk yumuk Ingilizce konusan (kedilerince akici!) aileler biliyorum. Cocuklari ne ingilizceyi ne de Turkceyi bence akici konusuyor. Evinde sadece Turkce konusulan yegenim bu ailelerin cocuklariyla arkadas ve her iki dili de gercek Turk, gercek Amerikali kadar akici konusuyor. Bence bu cok onemli! Hangi ulkedeyseniz ona gore tutum alinmali.

  10. ben de bugun bir makalede cok dilli cocuklarin ilerde alzheimer olma ihtimallerinin cok dusuk oldugunu ogrendim. bizim evde de 3 dil konusuluyor su an. bakalim arya bey ogrenecek mi hepsini de 😀

  11. Kusura bakma, çok açık konuşacağım, Elif. Ama bence çocuğunla (sürekli, prensip olarak) anadilin olmayan bir dilde konuşmamalısın, hele ki şu andaki “entelektuel seviyesinde” bile her zaman ve tereddüt etmeden İngilizce cevap vermek zor geliyorsa sana. Bu doğal bir durum değil. Ayrıca, bu dünyada İngilizce öğrenmemek zaten mümkün değil, ve İngilizce ağırlıklı bir okula gittiğini diyorsun – inan, bu yeterlidir. Yanlış anlama, ben kesinlikle çocukların iki- ya da çok dilli büyümelerinin tarafındayım. Benim kızım da üç dille büyüyor – ama ben Almanım, ve doğuştan onunla Almanca konuşurum. Babası da hep Türkçe konuşuyor (Hollanda’dayken de öyle yapardı). İngilizceyi biz her zaman (ana)okula, filmlere ve daha sonra kitaplara bırakıyorduk ve gayet güzel öğrendi – her üç dilde Harry Potter / Percy Jackson formatında kitapları rahatça okuyabilir. Kızım şimdi 9 yaşında, ben hala bazen ona kitap okurum – ama sadece ve sadece Almanca olarak (İngilizcede onun aksanı zaten benimkinden daha iyi)… Okuma-yazma için: kendi başına, rahat bir şekilde birden fazla dilde öğreniyorsa, bir sakıncası yok tabii. Ama formal bir sistemde (okulda mesela) öğretilirse, aynı alfabeyi kullanan iki dilde aynı zamanda okumayı öğrenme sürecini uzatabilir ve zorlaştırabilirmiş. Bizim devam ettiğimiz uzaktan Almanca okulunda aralarında minimum 3-6 ay olması gerektiğini sayılıyordu. Kızım okumayı biz çok fark etmeden 4.5-5 yaşlarında üç dilde birden öğrendi, o yüzden onun doğru olup olmadığını test edemedim, ama yazmaya biz Almancada bu nedenle bir yıl erken başladık. Tekrar söylüyorum, Deniz’in İngilizcesini geliştirmeye devam et, mutlaka, ama DVDlerle, okumaya başladıktan sonra kitaplarla filan (Çok istiyorsan ona İngilizce kitap oku biraz, ama bence onu da yapma, ilerde kendi okusun daha iyi). Ama sen bence onunla Türkçe konuş, çünkü anadili o işte – ananın konuştuğu dil.

    • Anke – yorumun için çok teşekkür ederim.

      Önümde canlı bir örnek olmasa yanlış yaptığımı düşüneceğim ama (sen Deniz’le hiç karşılıklı konuşmadın, değil mi?) Deniz her iki dile de hakim, dahası, kendini ifade etmekte zorlanmayan bir çocuk.

      Multilingual Children’s Association, benim sıklıkla danıştığım ve paylaştığım bir kaynak. Şu alıntı da oradan:

      Can I speak to my child in a language that is not my own?
      Yes you can! By the time child is old enough for sophisticated conversations, your own second language will have improved massively. And, don’t worry about your less than perfect grammar, or not finding the exact word. You are still providing priceless language foundation for your child, that can be ‘polished’ by native speakers later in life.

      Biz de böyle yaptık ve ortaya çıkan sonuçtan memnunuz. Okuma yazma konusunu ise senin de dediğin gibi kurcalamayacağım, okulda Türkçeyi zaten öğrenecek, İngilizce okuma-yazmayı da ne zaman hazır olursa söker, hiçbir acelesi yok.

      Bu arada Türkçeyi mükemmel konuştuğunu biliyordum ama yazı diline bu kadar hakim olduğunun farkında değilim. Tebrik ederim, o kadar güzel yazmışsın ki seni tanımasam yabancı olduğuna inanmakta güçlük çekeceğim.

      Sevgiler.

  12. bence bu düzeninizden sasmayin…yapilan arastirmalar önce anadili diyor evet ama bizlerde zaten önce ingilizceyle baslamiyoruz yani..
    burdaki cocuklar 2 yasina ana ana dilini ögreniyorlar,2 yasinda ana okulunda zaten yabanci dil konusmak zorunda kaliyorlar..cocuk 4 yasina gelmeden hem evde konustugu ana dilini,hemde ana okulunda konusmak zorunda oldugu ikinci dili cok akici sekilde konusabiliyor…böyle cocuklarda hicte gelisim bozukluguna rastlamadim..
    ayni olay bizim evimizdede gecerli olacak..ev ortaminda 2 yasina kadar türkce,sonrasinda ikinci dili..
    okul hayatina basladigindada mecburen 3.dili olan ingilzce..

  13. Eğer çocuğumu yabancı ülkede doğurmuş olsam ve orada eğitim görecek olsa o ülkenin dilini öğrenmemesi gibi bir durum bana çok abes geliyor ki var böyle aileler. Çocuklarına 2.dili öğrenmede yeteri kadar destek olmayan ve direkt olarak gelecekteki okul başarılarını etkileyen, o ülkede ciddi dil sorunu yaşamasına sebep olan aileler var. Bir de buradaki pek çok anne gibi sanırım Türkiye’de kendisi öğretmeye çalışan kişiler var ya da yuvada 1-2 yaşında çocuğa ingilizce bişeyler yaptıranlar var. Bu da bana çok komik geliyor. Çocuğun zaten dil yeteneği varsa eğitim hayatında biyerde öğrenir zaten hele ülkemizde İngilizce öğrenememek gibi birşey olabileceğini sanmıyorum.
    Doğru düzgün anadili ile kendini ifade edemeyen, konuşamayan ya da yabancı dilde kelime kullanmanın bişey olduğunu sanan çocuklardan gençlerden çokça var zaten bu yüzden bence öncelikle kendi diline çok çok hakim çocuklar yetiştirmek günümüzde daha önemli olmalı. En azından benim de çocuğumla İngilizce veya Almanca konuşmak gibi bir seçeneğim varken bunu seçenek olarak bile görmüyorum. Ben nasıl öğrendiysem çocuğum da aynı şekilde öğrenebilir. 2 yaşından sonra annem benimle ingilizce veya Almanca konuşmadı ya da İngilizce şarkı söyleten, elma armut öğreten bir yuvayada göndermedi.

    • “Doğru düzgün anadili ile kendini ifade edemeyen, konuşamayan ya da yabancı dilde kelime kullanmanın bişey olduğunu sanan çocuklardan gençlerden çokça var zaten ”

      Evet, ve o özenti tiplere ben de illet oluyorum. Ancak bunun küçük yaşta İngilizce öğrenmekle hiçbir alakası yok. Her iki dili de hakkıyla öğrenerek büyümek mümkün.

    • İşte bu tepkiye ancak kısmen katılabilirim. Bence de çocuklarla anadilimiz olmayan bir dil kullanmamalıyız. Ama bu karışık aileler için de geçerli olmalı – böyle olunca, bu ailelerin çocukları otomatik olarak iki dilli büyüyorlar. Yurtdışındaki Türk ailelerin çocukları da aynı, doğal şekilde iki dil birden öğrenirler. Yani o durumlarda “önce anadili” gibi bir şey olamaz. Buradaki “normal Türk” bir ailenin çocuğu da iki dilli büyüyebilir, ama bunu bence dış kaynakları kullanarak gerçekleştirmek lazim. İngilizce anaokulu bence bunun için çok faydalı bir şey, ama tam zamanlı İngilizce olacak, yani yabanci dil amaç değil, iletişim medyumu olacak. Böylece çocuk ikinci dili yine anadili gibi, yani duyarak, konuşarak, bir bütün olarak öğrenir. Bu sürece başladığı zaman çocuk ne kadar küçükse, o kadar iyidir. İdeal olarak öğretmen de native speaker olacak, ama en azından Türkçe sınıfta minimuma indirilecek. Bazı yuvalar “günde 1 saat İngilizce ders veriyoruz” diye hava atıyorlar. Bu bence son derece lüzumsüz, okul öncesi çocuğun böylece gerçek anlamda dil öğrenebileceğini hiç sanmam. Çocuğu yabancı dilin konuşulduğu ortama doğal bir şekilde sokabilirsek, süper. Yoksa, dediğiniz gibi okulda da öğrenirler, hele İngilizceyi… Ama “anadili mükemmel bir şekilde öğrenmeden yabancı dile başlatma” diye de yok.

  14. Ülkemizde birkaç lise ve üniversite dışında yabancı dille eğitim verdiğini söyleyen eğitim kurumlarının para tuzağından başka birşey olduğuna inanmıyorum. ana okulunda da bu iş yapılacaksa anke’nin dediği gibi olmalı. tam zamanlı ve anadili öğretilmek istenen yabancı dil olan öğretmenler olmalı çocukların başında. bahsettiğim birkaç lise ve üniversite de bu böyle (fransıca ve almanca için sayı daha da az).eğer anaokulu bu şekilde eğitim vermiyorsa bence bırakın çocuklar lisede veya üniversitede öğrensin tabii belli başlı bu işi senelerdir hakkıyla yapan okullarda olabilir bu da. Zaten bu işi hakkıyla yapan okullarda yetişen çocukların yani doğru bir disiplinle yetişen çocukların laf arasına ingilizce,almanca veya fransızca kattığını duymak çok zor olur en azından bizim zamanımızda öyleydi.
    bunun dışında sadece yurtdışında doğan ve orada eğitim görecek çocuklar için ailelerinin çocukla kesinlikle o ülkenin dilini konuşması gerektiğini düşünüyorum. çocuğun o ülkedeki eğitim hayatı, başarısı ve sosyalleşmesi tamamen buna bağlı çünkü.
    Fakat ülkemizde bu tarz birşeyin son derece gereksiz olduğu konusunda fikrim değişmez. Çevremde de bu tarz yetiştirilmeye çalışan çocuklar var. örneğin anne ingilizce konuşuyor çocuğa moldovyalı bakıcı bakıyor. çocuk türkçeden bir haber bakıcısının ağzından duyduklarıyla ne ingilizcesinden ne de türkçesinden birşey anlaşılıyor. çok bilinçsiz ve özenti insalar var. bu iş eğitimcilerin işi bana göre ama her eğitimci diye geçinenin değil.

  15. Merhaba Elif;

    Mesajini blogta tesadufen gordum ve biraz da sasirdim. Hatirlar misin bilmiyorum ama ben Kemal Ata’ya 10 aylikken Ingilizce konusmaya karar verdigimde seninle gorusmus ve senin yorumlarindan buyuk feyz almistim. Sen ve Deniz bize bu anlmda hem ciddi bir motivasyon sagladiniz hem de beni cok cesaretlendirdiniz. Hatta bazilari “Aaa babasi yabanci mi?” diye sorduklarinda aklima hep sen geliyorsun. Deniz buyudugu ve major dil Turkce oldugu icin bu geri adimlar cok normal bence ama sen ona dil ogretmek konusundaki misyonunun cogunu tamamladin. Bundan sonraki gelisim tamamen Deniz ile ilgili ama bunca emegi lutfen yok sayma. Keep going please.. Ata su anda 20 aylik, Ingilizce Turkce karisik 200’e yakin kelime biliyor, her turlu ayrinti cumleyi birbirinden ayirt edip anlayabiliyor ve yavas yavas kelimeleri soylemeyi denemeye basladi. 10 aylik baslamak onun yaklasik 8 ay kadar sessizlige gomulmesine neden oldu ama bu da kendince iyi bir isaretti bence. Her ne kadar zor olsa da ben yaklasik 4 aydir direk olarak sadece Ingilizce konusuyorum ve o cumle kurmaya baslayana kadar bu sekilde devam edecek. Sadece ana dilin cocuga konusulmasi konusu biraz abartili bir durum gibi gelmeye basladi bana ve su soruyu sormadan edemiyorum: Ya konusma ve duyma ozurlu bir anne olsaydim, o zaman hangi dil ona dogal gelecekti? Dil sadece bir iletisim araci bence, caba ve emek gerektiren..

    Sevgiler..

  16. “Deniz buyudugu ve major dil Turkce oldugu icin bu geri adimlar cok normal bence ama sen ona dil ogretmek konusundaki misyonunun cogunu tamamladin.”

    Benim demek istediğim de buydu. 🙂

  17. Ben de sizin yerinizde olsam aynısını yapardım. Arkadaşları İngilizce öğrenmeye başladığında Deniz 1-0 önde olacak. Başka bir annenin sorduğu soruyu ben de sormak istiyorum. Anadolu yakasında ingilizce eğitim veren okul biliyor musunuz? Benim kızım 3 yaşını dolduracak ve böyle bir okula göndermek istiyorum. International School diye bir okul var bildiğim ama henüz karar veremedim.
    Sevgiler..

    • Bahsettiğiniz okula ben de bakmıştım o tarafta otururken. Hatta taşınmasaydık Deniz’i gönderecektik oraya.

      Bir de Caddebostan’da Early Steps var. Daha küçük, bahçesi çok daha kısıtlı ancak sıcacık bir yer. Oraya da bir bakın derim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: