Aşk yeniden

Fotoğraf için Uğur Bektaş'a teşekkürler

Derin’e âşık oldum.

O kadar şirin, o kadar tatlı, o kadar içine sokulası bir şey oldu ki, severken canını yakmamak için kendimi zor tutuyorum.

Taraflıyım, kabul ediyorum. Kuzguna yavrusu anka görünür, biliyorum. Ama ne fark eder ki, deli oluyorum!

Bebeklerin altıncı aydan sonra ne kadar şirinleştiklerini unutmuşum. Bit kadar boylarıyla sırtları dimdik bir şekilde oturmaya başladıklarındaki görüntünün nasıl diş sıkıştırıcı bir etkisi olduğu gitmiş aklımdan.

Derin’i yere, koltuğa, pusetine oturttuğumda hemen sağa sola bakınmaya başlaması, yakınında yöresinde ne varsa saldırmaya çalışması, bunu yaparken de dudaklarını büzüp kendince inanılmaz ciddi ama aslında aşırı şaşkın bir ifadeye bürünmesi… Nasıl ifade edeyim, sürekli mıncırmak istiyorum çocuğu.

Ha bire öpüyorum, içime çeke çeke ensesini kokluyorum, bacaklarını -dişlerimi geçirmeden- ısırıyorum. Yetmiyor. Tatmin olamıyorum.

Bir de şu var: Ya ikinci anneliğimden ötürü benim algılarım daha açık, ya da Derin boyuna posuna bakmadan derdini çok rahat anlatabilen bir çocuk.

Bilmiyorum. Belki de ikinci annelik bu yüzden daha kolay diyorlar. Bebeklerin ihtiyacını daha iyi anlıyorsunuz. Şımartırım korkusuyla sevginizi göstermekten, kucağınıza almaktan, memede uyumasına göz yummaktan, yanınızda yatırmaktan, kısacası birincisinde “aman yapmayayım” dediğiniz birçok şeyden kaçınmıyorsunuz.

Sanırım şöyle özetleyebilirim halet-i ruhiyemi:

İlk seferinde buldumcuk olmuştum. İlk aşkın verdiği tecrübesizlikle bazı şeylerin tadına varamamışım.

Şimdi, tecrübenin vermiş olduğu rahatlıkla tadını daha çok çıkarıyorum bu aşkın.

Torun sevgisinin birkaç derece altı olsa gerek…

***

Bu kadar ilan-ı aşktan sonra tarihe not düşmek adına neler yapıyor Derin 7. ayının içinde, biraz onlardan bahsedeyim:

Oturuyor. Dimdik oturuyor. Hatta oturmakla kalmıyor, emekler pozisyona geçmeye çalışıyor. Ancak ayaklarından birini kurtaramadığından bir süre sonra sinirlenip gıcırdamaya başlıyor.

Dişi çıktı. İki gün üst üste alt dişlerinden önce sağdaki, sonra soldaki geldi.

Etrafa karşı inanılmaz ilgili. Her şeyi takip ediyor. Önüne konulan her nesneye uzanmaya çalışıyor.

Elektrik süpürgesi modunda. Önüne çıkan her şeyi, ama her şeyi ağzına atıyor: Kumanda, peçete, Deniz’in arabaları, saçım, kurşun kalem, her şey.

Yemeğe çok ilgili. Her ne kadar nazara inanan babamız “Bu konuda bir şey söyleme. Hatta mümkünse düşünme!” dese de ben haykırmak istiyorum: DERİN ÇOK GÜZEL YEMEK YİYOR! Doğruya doğru kardeşim. Yemek yemeye bayılıyor. Sebze çorbasını günde ikiye çıkardık. Kahvaltıyı silip süpürüyor. Bir tek meyveyi alıştıramadık, ama dert etmiyoruz. Elimdeki her şeye -poğaça, börek, kek- atlıyor. Tadına baktırıyorum, abartmayayım diye ağzından alınca çıngar çıkıyor.Varsın gelsin nazar cinleri; hepsini bi’ dağıtırım, var ya…

İnsanları tanıyor. Ayrımcılık yapıyor. Tanıdıklarına gülümsüyor, tanımadıklarına dudak büküyor. Hele bir de kucaklarına alsınlar, vay hallerine! Kıyameti koparıyor.

Derdini çok güzel anlatıyor. Konuşmasına gerek yok resmen. Diyelim kucakta, ama yere inmek istiyor. Iıııııhhh! Ya da yerde, karın üstü yatıyor ama sıkıldı. Mııııh!

Uykuları fena değil. Gece uykuları düzenli. Hastalığı atlattığından beri uyandıktan sonra geri uykuya dalması zor olmuyor. Gündüz uykularıyla ilgili de önemli bir keşifte bulundum geçenlerde: Sabah uyandıktan sonra hemen uyutmuyor, en az iki saat kadar oyalıyorum. Öyle olunca en azından sabah uykusunu uzun yapmış oluyor.

Yattığı zaman ayaklarını ağzının içine sokuyor.

Oyun oynuyor. Park yatağı salona aldım. İçine oyuncakları doldurdum. Bunu da atıyorum içine. Kah oturup oynuyor, kah debelenip duruyor. Bu şekilde bir 15-20 dakika falan oyalandığı oluyor.

İletişime çok açık bir çocuk. Daha doğrusu aramızda çok güzel, net bir iletişim var. O anda ihtiyacı neyse giderdiğim sürece sorun olmuyor.

Deniz’e âşık. Sanırım en güzel kısmı da bu. Deniz de onu çok seviyor ama yavaştan kıskançlık rüzgârları esmeye başlıyor gibi. Yine de okuldan geldiğinde Derin’e sarılması içimi titretiyor. Derin’in de Deniz’e bakışları, onu görünce heyecanlanması, gözlerinin içinin gülmesi… Paha biçilmez.

Kısacası, işler kolaylaştı. Derdini anlatabildiği ve ben anlayabildiğim sürece çok zorlanmıyoruz.

Ancak ikisiyle yalnızsam zorlanıyorum. İkisi de tam ilgi istiyor çünkü, anneyi paylaşmaya gelemiyorlar.

Canlarım be bunlar benim. Yerim, yerim.

Reklamlar

25 Yanıt

  1. O kadar güzel anlatmışsın ki, aynı şeyleri hissediyorum. Nil konuşmaya çalıştıkça yiyesim geliyor. Poposunu mıncıkladıkça kahkahalarla gülüyor. Destekli oturtmaya çalıştıkça yastık gibi sağa sola düşüyor 🙂 O kadar tatlı ki içime sokasım geliyor 🙂

  2. gecen sene bugun oğlumu kucağıma almıştım. 1sene nasıl geçti anlamadım ve ben ona doyamıyorum günler akıp gidiyor. sanki hislerime tercüman olmuşsun ve çoook samimisin :))) benimde sevme seklim mıncırmak sıkıştırmak öpmek ısırmak ama acıtmadan :p
    Allah bu mutlu tabloyu hiiç bozmasın darısı başımıza 🙂

  3. bak yaa.. gene tuna’yı anlatmışsın. tam bu ayda tam bir kahvaltı ve iki öğün kıymalı sebze çorbasını, aralarda yoğurtla birlikte şapır şupur götürürüdü tuna da. oturmaya da bayılırdı. 28 aylık oldu hala senin tarif ettiğin şekilde hırpalaya parçalaya kıkırdatıp öpüyorum, gıdıklıyorum. feci şımartarak esviyorum hala.
    iştah konusunda bence için rahat olsun. bebekler ya iştahlıdır ya değildir. tuna hala iştahlıdır, yemek seçse de normal bir insan porsiyonuyla yer sevdiği şeyi.
    ee dişi de kolayca çıktı. daha ne olsun yahu!

  4. ben de tüm tek çocuk annesi, ikinciden korkan arkadaşlarıma ikincinin çok çok rahat büyüdüğünü ve daha zevkli olduğunu anlatıyorum. ikinci oğlumun 4. ayının tadını ,telaş yapmadan,neden ağlıyor gazı mı var biyeri mi ağrıyor diye düşünmeden, çıkarıyorum..Allah herkese sağlıklı çocuklar versin:)

  5. maşallah derin’e
    ben de aşığım hala kızıma 🙂 ahh ah çok güzel bi duygu

  6. aaa bu anlattığın Deniz Aliyle ben olmayayım sakın:) ilk görüşte aşktı beniim oğlumu görünce hissettiğim şey,sınıf öğretmeniyim ve okula 4. ayımızda döndüm,her sabah oğlumu koklaya koklaya çıkıyorum evden,keşke kokusunu bir şişeye doldursam da gün boyu koklasam diyorum,utanmasam bir badisini alıp kucağıma öyle gidicem işe…

  7. Resmen ben de Yağmur’la kendimi gördüm yazında 🙂 Öpmeye doyulmuyor, iiçine sokası geliyor insanın. Severken dişlerimizi sıkmaktan dişlerimiz dökülecek yakında 😀

  8. massallah Derin bebege..insallah benim oglusumda böyle olur :))

  9. çok tatlısınız çok.

  10. ne güzel anlatmışsın Elif… sanırım ilkinde biraz acemiliğimiz oluyor. ikincide tadını çıkarma kıvamına geliyoruz anlaşılan. sevgiyle…

  11. ya ne tetlı bir yazı, içim açıldı, oohh nazar mazar gelmez bu yazıya, sakınan göze çöp batar. yesin, içsin, baksın, bilsin çocuklar !

    ikinci çocuktaki bilinç meselesi ise, ya ben çocuğuma doyamıyor muyum acaba, yeterince sevemiyor muyum, bunun üstüne ikincide daha nasıl duygular yaşanabilir ki diye sorular sordurtuyor bana. o yüzden böyle tecrübeleri öğrenmek, okumak daha da iyi geliyor.

    teşekkürler elif 🙂

  12. Eyvaaah! Biz ikinciyi yaparsak yalama duvari (bu da ne!) olacak desene 🙂 O kadar mincikliyor ve opuyoruz ki bazen ` ya bu kadar opmek sakincali olabilir mi acaba?` derken buluyoruz kendimizi. Diyen de genelde esim oluyor. Ben de `yok yok Paktuna icinizden geldigi gibi davranin. Bol, bol dokunun diyor ` diyorum. Haydi yalamaya devaaamm 🙂 Bilmem bizim bu tavrimizin sonucu mudur ya da yapisi midir ama Demir’ de pek bir sicak, opmeyi, opulmeyi cok seven bir cocuk… Izninle bknz 🙂 http://paylasmamgerek.blogspot.com/2010/05/dokunmak-guzeldir-opmek-daha-da.html

  13. Bu son fotoğrafınıza bayılıyorum :))

  14. masallah dıyelım nazarlardan uzak olsun benım sorunum bebıse yenı bır oda yapamıycaksanız ılk aylar ıcın tercıh edılmesı gereken sey park yata mı besık mı yoksa seeptmı olmalı sorusu yardımcı olursanız cok mutlu olurum

  15. Allah mutluluğunuzu daim etsin.

  16. ELİFCİM NE KADAR DA GÜZEL ANLATMIŞSIN. COPY – PASTE YAPIP , BLOĞUMA KOYSAM :)), AYNI BENİM DÜŞÜNCELERİM!!!!

  17. Oglum Doruk 1.5 yasindayken hamile kaldim. Hamileligim suresince icimi bir korku yedi durdu, acaba yeni ufakligi Doruk kadar sevebilecek miydim ve sonra Deniz oglum dunyaya geldi. Ve ben icimden fiskiran sevgiye inanamadim. O kadar ki sucluluk bile duydugum oldu. Cok yogun is hayatim var, ona gore de stresi. Ama aksam eve gelip de onlarla yatip yuvarlaninca hicbirseyin onemi kalmiyor.
    Dilerim, Allah her isteyene anneligi tattirsin, cocuklarimiza uzun, mutlu omur versin.

  18. bizim icinde yeeee 😀 masallah..

  19. o kadar güzelsiniz ki, bayıldım hepinize. her gününüz böyle mutlulukla geçsin, yazı ve resim sayesinde olduğu gibi sevginiz çoğalıp etrafı sarsın.

  20. bunlar benim hislerim, bazen büyümesin hep böyle kalsın istiyorum desem:)

  21. Cok tatlisiniz!! Elif, yine cok guzel herkesin duygularina tercume olmussun. Bende bazen kizimi severlken abartiyormuyum diyordum; simdi seni ve diger anneleri okuyunca rahatladim:-) kizim nerdeyse 5 aylik oldu ve giderek tatlilasiyor; iletisime daha kolay geciyoruz. Ama ben yinede 2.yi suan dusunemiyorum bile 😦 kizimi belkide tamamen yalniz buyuttugumden bakimi cok zor geliyor. Oyuzden doyasiya sevip oksuyorum tek cocugum olacak diye.
    Sevgiyle, hep boyle mutlu, saglikli ve huzurlu kalin..

  22. Yazini okudukca su an misil misil uyuyan oglishimi kaldirip opesim geldi gercekten doyulamiyor bu kuzulara Allah onlari bize bagislasin saglikla buyusunler.

    Arda 3-4 aylikken Turkiyedeydik sevenler diyorlardi ki ahh bu 6-7 ayinda gelecekti daha da severdik bende dusunuyordum ‘ya dahasi var mi bundan daha ttalisi olamaz ki’ diye ama ne demek istedilkerini simdi anliyorum :))

  23. Kısacası “Valla ikinci çocuğu yapasım geldi. Çok gaza geldim” 🙂

  24. Ay bu ikinciler gerçekten bal gibiler ya benim de yiyesim geliyor, işe başladığımdan çok da özlüyorum.. İyiki yapmışım ya ,ikinciyi kazayla bile olsa..

  25. […] miyim, neyim? Bir Aşık oldum diyorum, bir Bir gidin, uyuyayım! diye bağrınıyorum. Bir Büyümesini seyretmeye bayılıyorum […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: