Ben ve “ekibim”den…

Yeni yıldan beklentiniz her ne ise gerçekleşmesi dileğiyle…

Tasarım için Meraklı Minik okurlarının da yakından tanıdığı sevgili Bengi Gençer‘e teşekkürler…

Türk Annesi

Türk annesi çalışkandır

Türk annesi zekidir

Türk annesi pratiktir

Türk annesi iş bitiricidir

Ama aynı zamanda…

Türk annesi çocuğunun peşinden kaşıkla koşar

Türk annesi “çabuk olsun diye” oyuncakları kendisi toplar

Türk annesi çocuğu için saçını süpürge eder

Sonra da bunu marifet zanneder

Türk annesi çocuğunu lahana gibi kat kat giydirir

Tabakta yemek bıraktırmaz, hepsini bitirttirir.

Türk annesi kıskançtır

Hele de müstakbel gelinlerin çekeceği vardır

Türk annesi sevdi mi pis sever

Başka annelere benzemez, sevgiden gözü döner

Türk annesi komiktir

Nevi şahsına münhasır bir tiptir

Eğrisi, doğrusu bolca olsa da

Sonuçta annedir işte, annedir

***

Copyright: Blogcu Anne 😉

Eğlencelik. Daha çoook şeyler eklenir buna… Varsa aklınıza gelen, esirgemeyin.

Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 19. hafta

Nilü’nün gebelik günlüğüne devam ediyoruz. Yine ne güzel yazmış.

Aşağıdaki yazısı “Her işte bir hayır var” ya da benim sevdiğim haliyle “Her şeyin bir sebebi var” felsefesini doğrular nitelikte…

Sevgili Blogcu Anne takipçileri,

Birçoğunuzun okuduğu üzere son iki haftadaki yazılarımda yazın yaşadığım hamile kalabilme maratonunu sizinle paylaşıp sizden de çok güzel yorumlar aldım. Hepinize canı gönülden teşekkür ederim; bana bu gurbet ellerde moral ve mutluluk kaynağı oluyorsunuz. Devamı için tıklayın.

Doğal Doğuma Doğru’nun sahibi

Banu… Umarım normal doğum isteyen ablası için yol gösterici bir kitap olur.

Kendisiyle iletişime geçiyorum.

Diğer herkese teşekkürler. Ve lütfen bu kitabı edinin. Gerçekten çok yüreklendirici.

Haftaya benim favori çocuk kitaplarımdan biri ile devam edeceğiz.

Söz uçar, yazı kalır

Bu akşam. Banyodan sonra Deniz’i giydiriyorum, bir yandan da konuşuyoruz.

Büyümeye merak sardı bu aralar. Baba olacakmış.

“Anne, ben büyüyorum di mi?” dedi. “Baba oluyorum.”

Düzelttim. Her şeyin en doğrusunu anlatmak zorundayım ya. Mükemmeliyetçi, hayal gücü sıfır, takıntılı anne kişisi.

Devamı için tıklayın.

Sezaryen sebebi olarak “bebek ters duruyor”

Bebeğin pozisyon almaması, baş aşağı durması, makat geliş halde olması… Nasıl adlandırırsanız adlandırın, sıklıkla karşımıza çıkan sezaryen sebeplerinden biri.

Birçok anne adayı, ikinci üç ayın sonu, üçüncünün başı gibi panik olur. “Eyvah, bebeğim makat pozisyonda duruyor, sezaryen olacağım” korkusuna kapılır. Halbuki bebeklerin çok büyük bir çoğunluğu doğuma kadar, bir kısmı ise doğum sırasında pozisyon alır.

Bebeği 38. haftaya kadar makat pozisyonda duran ve onu “çevirmek” için denemediği şey kalmayan, ve en nihayetinde de başaran Bahar hem kendi tecrübesini hem de diğer teknikleri detayıyla anlatan bir yazı kaleme aldı. Pozitif Doğum Hikâyeleri’ndeki bu yazısında okuyabilirsiniz.

Bütün bu tekniklere rağmen bebeğin dönmemesi tek başına sezaryen sebebi olmayabilmekle birlikte, anne adayının ve doktorun sezaryeni gerekli görmesi halinde randevulu sezaryen şart değildir. Doğumun kendiliğinden başlaması beklenebilir. Bahar da yazısında buna değiniyor ama ben de dikkat çekmeden edemedim.

Rüya

Pablo Picasso, "The Dream", 1932

Dün akşam uzun zaman aradan sonra rüya gördüm.

Gerçi hep rüya görürmüş ya insan, hatırlamazmış. Ben rüya görmeyecek, görsem de hatırlamayacak kadar bölük pörçük uyuduğumdan olsa gerek, kopmuştum bu bilinçaltı dünyadan uzun zamandır. Dün akşam yatağa 10 buçukta girip, zar zor kitap okuduktan sonra 11’e doğru uykuya geçince, Derin de sağ olsun sabah 5’e kadar uyuyunca rüya gördüm.

Görmez olaydım. Sıkıntı, stres. Hala içim sıkışık.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: