Her çıkışın bir inişi…

Paphia iyi değil. İnişe geçti.

Henüz karaciğer yetmezliği ve sarılık olduğunu öğrenmeden önce konuşmuştuk Doğan’la. “Bak Elif, Paphia çok yaşlı artık. Hazırlıklı olmamız lazım bazı şeylere… Ve eğer ciddi bir hastalığı olacak olursa da ne yapacağımıza karar vermemiz lazım. Tedavi ettireceğiz diye hayvana işkence etmeyelim” demişti. Hep der böyle şeyleri, hep gerçekçidir. Sinir olurum bazen.

Nitekim, bu konuşmadan çok kısa bir süre sonra da gerçekleşti bu.

İki haftadır her gün veterinere götürüyorduk onu. İlaç alıyordu serumla. İki haftanın sonunda ilaçların işe yaramadığını fark ettik. “Ağır hastalık” dedi veteriner. Kararı bize bıraktı. İstersek seruma devam edebiliriz, ancak bir işe yarayacağının, yarasa da birkaç hafta sonra yine ağırlaşmayacağının bir garantisi yokmuş. Kestik biz de…

Serumu keser kesmez çöktü. Zorla yürüyor, yürümek istemiyor. Yemek çok az yiyor. Çişini-kakasını eve yapmasın diye sıklıkla çıkarmamız gerekiyor.

Şu an acı çekiyormuş gibi görünmüyor, ancak veterinere soracağım. Eğer bir ağrısı sızısı yoksa gittiği yere kadar götürmek istiyoruz. Varsın günde beş kere indirelim aşağıya; yanımızda olsun Paphia’mız.

İçim sızlıyor. Elime doğdu Paphia. Annesi, ilk köpeğim Polit Sevgililer Günü’nde doğurdu onu ve kardeşlerini. O zamanlar aklı beş karış havalarda bir üniversite öğrencisiydim. Şimdi iki çocuk annesi oldum. Aradaki süreçte hep benimleydi Paphia. Yanımda, yatağımda, kucağımdaydı.

Biraz tuhaf bir ilgiyle izliyorum Paphia’nın bu halini. Daha önce seyrettiğim bir filmin benzer sonunu bekler gibi. Paphia sanki bazı şeylere hazırlanıyor gibi. Bana pek bir sokuluyor iki gündür. Her ne kadar hasta görünse de bir bilgelik, bir huzur var sanki ifadesinde. Belki de bana öyle geliyor, öyle gelmesini istiyorum… Bilmem ki…

Tesadüf, ölüm üzerine bir kitap okuyoruz son günlerde Deniz’le. Deniz de Paphia’nın hasta olduğunu ve nasıl sonlanacağını biliyor. Hatta geçen gün kahvaltıda Paphia yemek dilenirken “Ee, hani anne, Paphia ölmüyor ki?!” dedi. Güler misin, ağlar mısın?

Bu kitabı özellikle edinmedim, ancak işlediği ölüm kavramı, evdeki durumdan olsa gerek, Deniz’in çok ilgisini çekti. Üç gecedir bu kitabı okumadan yatmıyor.

Kitabın adı: Büyük Babam Nasıl Biriydi? Altın Kitaplar’ın düzenlediği Miniklerin Dünyası serisinden.

Şimdi çok iddialı bir şey söyleyeceğim: Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biri. Çocuk-ergen-yetişkin… En güzel kitaplardan biri.

Yaşam mücadelesi, inişler-çıkışlar, hayatın anlamı, geride bir şeyler bırakmak… Hepsi öyle güzel, öyle usul usul bir şekilde anlatılmış ki…

Büyük baba, pasta yapmayı çok seviyor ve çok güzel pastalar yapıyor. Ama pasta yapmak kolay iş olmadığından ha bire bir şeyler ters gidiyor: İlk yaptığı pasta balon gibi sönüyor. İkincisine şeker yerine tuz koyuyor. Yeri geliyor, fıstıkların kabuklarını soymayı unutuyor. Gün geliyor, çilek bulamadığı için çilekli sakız koyuyor pastaya. Ama denemekten asla vazgeçmiyor, çünkü pasta yapmayı çok seviyor.

Günün birinde, tam istediği gibi bir pasta yaptığında “sabır ve sevgiyle neler yapılabileceğini” de anlıyor büyük baba.

İyice yaşlandığı noktada son bir veda pastası yapıyor. Ve tüm tariflerini yazdığı defteri torununa veriyor. Sonra da büyük babanın hayatı, “tıpkı sonbaharda solan çiçekler gibi” sona eriyor.

Torunu, büyük babası artık olmadığı için çok üzülüyor. Ama onun verdiği defteri her açtığında yanında olduğunu hissediyor. Ve bir gün kendi pasta tarifleri kitabını yazmaya ve ileride o da kendi torununa vermeye karar veriyor, ki kendi torunu da ondan daha güzel ve daha lezzetli pastalar yapsın.

Böyle bir hikâye.

Deniz’den de çok bana ve Doğan’a iyi geliyor bu hikâye bugünlerde. Hikâyenin sonunda, Miniklerin Dünyası’nın tüm serisinde olduğu gibi kapsamlı bir ebeveyn rehberi var. Ölüm hakkında nasıl konuşmalı, çocuklara nasıl yaklaşmalı, güzel bir şekilde anlatıyor.

Bu kitabı okudukça Paphia’nın durumunu daha bir kabulleniyor gibiyim. Paphia da olacakların farkında, büyük babanın veda pastası gibi bir hazırlık içinde gibi geliyor. Bedeni yorgun ve hasta da olsa, ruhu artık görevini tamamlamış, henüz ne zaman olduğunu kestirememekle birlikte yakında çıkacağı bir yolculuğa hazırmış, bekliyormuş gibi.

Acaba gerçekten öyle mi, yoksa ben mi öyle olduğunu düşünmek istiyorum, onu bilemiyorum.

Reklamlar

10 Yanıt

  1. Bu yaziyi yazdigini gorunce okumalimiyim okumamalimiyim teredutte kaldim.sebebiyse cok yakin seyler yasadim.bundan iki sene once 19 yasindaki kopegimi ayni sebeplerden dolayi kaybettim.lady nin bobrek yetmezligi vardi ve uresi cook yuksekti.Ben ne olursa olsun dr a sans vermek istedim ve iki haft boyunca her gun veterinere gittik AMA sonuc degismedi pitman degilim ama hep dusunuyorum ona acimi cektirdim diye.bu yaziyi okumak istememmin nedeni de galiba hatirlamak istedim o benim en yakin sirdasimdi sanirim herseyimi gormustu her anima tanik olmustu genc kizligima sevgililerime kocama herseyime…yani seni cok iyi anliyorum ve san a sabir diliyorum tek avuntum cook guzel yasadi eminim paphia da ole yasamistir.

    Sanaa kolayliklar ve sabirlar diliyorum elif…

  2. Kendi fikrimi soyleyebilir miyim? Uyutmak cok garip geliyor bana insallah yasadigi yere kadar yasar, insanin kendinin oyle bir karari almasi cok zor aileden biri oluyorlar sanki. Hele Amerikada sasiriyorum insanlar ne kadar kolay uyutturuyor hayvanlarini ama insallah Paphia cok aci cekmezde bir sure daha sizinle olur,

  3. Sizin için zor geçen bir dönem olmalı. Umarım Paphia hiç acı çekmeden huzur içinde uyur. Benzer bir acıyı bende yaşamıştım yıllar önce. Uzun yıllar rüyamda görürdüm Boncuğumu. İnsanda iz bırakıyor.

  4. Canım, Paphia için her şeyin çok iyi olmasını dilerim öncelikle. Yaşamın da ölümün de. Yazın içimi burktu. Paphia’yı Nurturia’nın 23 Nisan etkinliğinde tanımıştım. Ada bir elini boynuna dolamış bir eliyle yemeğini yemiş ve arada Paphia ile paylaşmaya kalkmıştı. Senin duygularını az çok tahmin edebiliyorum. Ben bile ölüm fikrine alışamamışken, çocuklar nasıl alıştırılır onu hiç bilemiyorum.
    Sağlıkla…

  5. sevgili elif, ne kadar zor olduğunu anlayabiliyorum. bizim de evimizde bir canımız var. şimdilik sorun yok ama biz de yaşayacağız bunları. onları çok seviyoruz.
    marlyn and me diye bir film vardı belki izlemeniz iyi olabilir. ben paphiaya şifalar diliyorum.

  6. Madem gittiği yere kadar yanınızda olsun istiyorsunuz keşke serumu kesmeseymişsiniz çöktüğüne göre belliki acı da çekiyor çok üzüldüm hepiniz için 😦

  7. Küçücük muhabbet kuşum uğurdan 1 sene yatalak kaldı resmen. Yiyor iciyordu ama ucamiyor ayaklari uzerinde duramiyordu. Cunku ayaklarında ve poposunda urlar vardı. O ölene kadar altından aldım resmen. Kocası cocukları ve torunlariyla mutlu oldugundan emin oldugum bir hayat yaşadı. O gidene kadar bekledik, ben beklenmesi ve sürecin doğaya bırakılması taraftarıyım. Önemli olan o süreçte iyi bakılması. Sabır diliyorum…

  8. Teşekkür ederim iyi dilekleriniz için.

    Ben de işin doğal sürecine bırakılması taraftarıyım. Zaten aksini yapmak zorunda kalmayı düşünmek istemiyorum. Şimdi beklemedeyiz, elimizden geldiğince rahat ettirmeye, şımartmaya çalışıyoruz onu.

  9. Cok uzuldum Elif, acisiz, rahat olsun ne olacaksa Paphia icin.

    Ben kopekle buyumedim ama kardesimin kopegi bizde bir aydir. Gelmesine cok karsi cikmistim, simdi herkesten cok ben sahiplendim. Annelikten geliyor belki…Sansli’nin hasta vs. olabilecegini dusunup kalbim sikisti gecen gun..onun icin yazdiklarini okurken cok kotu oldum..kolay gelsin size…

  10. Nereden başlamalı yazmaya bilemedim şimdi… Bugünlerde benzer şeyler yaşıyor ve aynı duyguları paylaşıyorum seninle… Çıtır; 15 yaşında. Kendisiyle 1 yaşındayken eski sahibinin kendisini bir inşaata terketmesiyle tanıştığım; hayatımın yarısını paylaştığım canım arkadaşım, sırdaşım, bebeğim, sevgilim… Çıtır 9 yaşlarındayken göğüslerinde kist çıkmasıyla birlikte hemen iyi bir hekim arayışına girdim; 3 farklı kişiden aynı ismi alınca da çaldım veterinerin kapısını.Muayeneden sonra Çıtır’ı kısırlaştırdık , kistlerini aldırdık ve parçaları patolojiye yolladık. Sonuç kötü huyluydu. Hemen kemoterapiye başlamamız gerektiğini söylemişti veterinerimiz, çünkü henüz metastas yapmamıştı tümörleri. Eğer hemen kemoterapi yaparsak önümüzdeki senelerde kistler tekrar çıkacak, ancak nüksetmeden küçük operasyonlarla alınabilecekti. Aksi halde bir sonraki kistinde çok geç kalmış olabilirdik. Hemen kemoterapiye başladık, tüyler döküldü… Ama tedavi bittiğinde Çıtır Eskisinden daha iyi gözüküyordu artık ; böyle birkaç sene daha geçirdik. Ancak geçtiğimiz sene yaz aylarında aynı kabus tekrar başladı. Aynen doktorun söylediği gibi Çıtır toplam 5 ayrı opersayon geçirdi. Her operasyon sonrası iyileşme sürecini geçirdikten sonra süper iyi bir hale geliyor , oradan oraya koşturuyordu….Tam 2 hafta önce, ben yine kisti var, kistini aldıralım rahatlığıyla veterinerin kapısını çaldım… Ertesi gün operasyon için sözleşildi, ama kan tahlili yaplmalıydı öncesinde… Sonuç aynen Eda’nın bahsettiği yüksek üre+yüksek creatin=böbrek yetmezliği… 1 hafta serum aldı, 1 haftanın sonunda üre düşmeye başlamıştı ancak creatinin 2,8den 3,8e çıkmıştı… aynen seruma devam dedi veteriner, bunu durduracağız!!!aynı gün Çıtır yattığı yerden hiç kalkamadı ve hiçbirşey yemedi;ben dayanamayıp ayağa kaldırdığımda ise yere yığıldı ve yürümek istemedi…. hemen veterinere koştuk… muayene etti, sırtında 2 ayrı yerde ağrı var dedi… nitekim damar yolu da hala kolunda takılı olduğu için oradan bir ağrı kesici verdi ve koşarak çıktık klinikten…Ağrı kesiciye birkaç gün daha devam ettik; bununla birlikte iştahı da açıldı, yemek yemeye de başladı. Hala zaman zaman bel ağrısından dolayı titremeleri devam ediyor ama şu anda daha iyi gözüküyor. Bu arada serumumuz devam ediyor, her akşam veterinere taşınıp 2 saat serum almasını sağlıyoruz, sonrasında aynen senin gibi 5 kere dışarı çıkarmak zorunda kalıyoruz… Kendisi son günlerde bayağı agresifleşti; serumu çıkarmaya, damar yolunu koparmaya çalışmalar başladı.Bende düşünüyorum acaba acı çekiyor mu diye ama sonrasında keşke demek istemediğim için biz tedaviye devam ediyoruz; inşallah iyi sonuç alacağız.
    Paphia ve Çıtır’a acil şifalar diliyorum ben; inşallah hiç sıkıntı çekmezler. Off bu yazıyı yazmak bile o kadar yordu ki beni , bize de sabırlar diliyorum….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: