Türkiye organik pazarının desteğe ihtiyacı var

Geçen Perşembe günü İstanbul Fulya’daki fuar merkezinde düzenlenen 2. Ekoloji Günleri’ne gittim.

Türkiye’deki organik pazarın temsilcisi birçok ismin yer aldığı fuarın son günü bugündü. Organik bal üreticilerinden tekstilcilere, yeşil rehberlerden oyuncakçılara kadar organik pazarın birçok yerli üreticisi stant kurmuştu. Ben, Derin benimle olduğundan ve Deniz’in okul çıkışına yetişmek zorunda olduğumdan kısıtlı zamanımda ancak birkaç stant gezebildim.

İlk durağım daha önce de bahsettiğim Türkiye’nin ilk kapsamlı yeşil rehberi Yeşilist‘in standıydı. Yeni olmasına rağmen ekolojik sektörde güvenilir bir isim olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Yeşilist, kendini şöyle tanımlıyor:

Organik gıdadan tekstile, bahçenizdeki komposttan bisiklet kulübüne kadar ulaşmak istediğiniz herkesi bir rehberde topladık. Aslında uzak sandıklarınızın çok da yakınınızda olduğunu size gösterirken, bir tıkla sanal ortamda olan olmayan, çevreyle dost seçimler yapmanızı sağlayacak herkesi bir araya topladık. Doğalı, katkısızı, safı ararken eğer çoğu kez yabancılık çektiyseniz, çevrenizde sizin gibi düşünenlerin seçimlerini görün ve de yalnız olmadığınızı bilin istedik.

Yeşilist’in kullanıcılar açısından en önemli özelliği, listelenen firmaların altına yorum bırakılabilmesi. Böylece adını duyduğunuz ancak kalitesinden emin olamadığınız ürünler hakkında başkalarının fikirlerini öğrenebiliyor, siz de benzer paylaşımlarda bulunarak diğer tüketicilere yol gösterebiliyorsunuz.

Kendini “özüne dönen kadının dergisi” olarak niteleyen Avangart Kadın ikinci durağımdı. Online, aylık bir internet dergisi olan Avangart Kadın, bu ay yayın hayatındaki ilk senesini doldurmuş. Gerek süregelen yazı dizileri, gerekse köşe yazarlarıyla ilgi çekici konulara değinen dergiye bir göz atın derim. Keyifle okunuyor.

Nahıl girişimcilerinin yaptığı bu bez bebek 15 TL

Ziyaret edebildiğim bir diğer stant ise Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı‘nın (KEDV) iktisadi işletmesi olan NAHIL’a aitti. Nahıl, KEDV’in desteklediği, Anadolu’nun birçok şehrindeki kadın girişimciler tarafından üretilen hediyelik eşyalar ve bağış yoluyla gelen ikinci el giysileri İstanbul Beyoğlu’ndaki dükkânında satıyor. Stanttaki ürünlerin hepsi birbirinden özel, birbirinden güzeldi. İnternet üzerinden satış yapmasalar da, ürünler hakkında Nahıl’ın web sitesinden fikir alabilirsiniz. Özellikle de yılbaşının yaklaştığı şu günlerde anlamlı hediye arayışında olanlar için iyi bir seçenek Nahıl ürünleri.

Fuarda Naturey.com firmasının stantını ziyaret etme ve kurucusu Aslı Dede ile tanışma fırsatı da buldum. Naturey.com, doğal ve organik ürünleri online olarak satın alabileceğiniz kapsamlı bir web sitesi. Aslı, Naturey’i 2006 yılında kurduğunda satacak ürün bulamadığını, ancak o günden bugüne sektörün bu kadar büyümesinin oldukça yüreklendirici olduğunu anlattı. Yine de henüz emekleme aşamasında olan sektörün ancak tüketicinin bilinçlenmesi ve istemesiyle daha da gelişeceğinden bahsetti. Katılmamak elde değil.

Fuarda birden fazla organik bal üreticisi vardı. Yolumun üzerindeki EMBAL standında durarak uzun zamandır kafamı kurcalayan bir soruyu yönelttim firma yetkilisine: Organik bal nasıl olur? Çok merak ettiğim bir şeydi bu. Organik eti, organik sütü, organik yumurtayı aklım alıyordu da, balın organikliğini çözememiştim. Meğer şuymuş:

Organik arıcılık; doğada bulunan bitkilerin yaprak, gövde, tomurcuk vb. kısımlarından topladığı reçinemsi maddelerle polen ve nektarın arılar tarafından toplanarak bal ve diğer arı ürünlerine dönüştürülmeleri işleminde, üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında konvansiyonel besleme ve kimyasal ilaçlama yapmadan, doğal yapısı bozulmamış florada veya organik tarım alanlarında her aşaması kontrollü ve sertifikalı yapılan arıcılık faaliyetlerine denir.

Kısacası, hava kirliliğinden uzak, kovanlarda kullanılan ahşabın doğal olduğu, tamamen doğal bir süreç sonucunda üretilen balmış organik bal.

Gel-Oyna‘nın standı da ziyaret ettiğim stantlardan biriydi. Amerika’da ahşap oyuncak denince akla gelen isim olan Melissa & Doug markasının Türkiye temsilcisi olan Seda Çelikkanat’la sohbete daldık. Laf lafı açınca her ikimizin de Amerika’da yaşadığımızdan, şimdi aynı semtte oturduğumuzdan, çocuklarımızın geçen sene aynı okulda olduklarından bahsederken bulduk kendimizi. Seda, Gel-Oyna’nın kurucusu ile birlikte başlattıkları ve çocuklarının isimlerinden (Kayra ve Ada) oluşan KayrAda markasının organik uyku arkadaşını gösterdi bana. Web siteleri henüz tamamlanmamış, ancak anladığım kadarıyla yakında hazır olacak.

Tam çıkmadan, son olarak alışveriş merkezlerinde mağazalarına rastladığım Kapbula Organik Şeyler‘in standına uğradım. Sahibi Tuba Yalçuva’yla Emziren Anneler grubu vesilesiyle yazışmış ancak tanışmamıştık. Onunla da kısa ama keyifli bir sohbet ettik. İkinci oğlunu bekleyen Tuba, Kapbula’nın nasıl başladığını, şu an altı yaşında olan oğlu Ali büyüdükçe ürün seçeneklerinin de nasıl büyüdüğünü anlattı. Ve, son zamanlarda sıklıkla duyduğum bir konuya, Türkiye’deki organik tekstilin aslında nasıl bir büyüme potansiyeli olduğuna değindi: Dünyanın en büyük organik pamuk üreticilerinden biri Türkiye’ymiş. Ancak son yıllara kadar üretim hep Avrupa’ya yönelik olmuş. Ülke içine yönelik organik pamuk üretimi, özellikle de son 3-4 senede çok büyümüş, ancak daha kat edilmesi gereken çok yol varmış.

Birçok insan -ki buna ben de dahilim- organik ürünleri, özellikle de tekstili “pahalı” olarak değerlendirip gündemine bile almıyor. Tuba’nın da söylediği gibi, “marka” olarak nitelendirilen birçok isimden daha ucuz aslında organik tekstiller. Ne var ki pamuk fiyatlarında son zamanlardaki ani ve hızlı artış insanların organik tekstile yönelimini etkileyecek boyutta. Yine de elimiz marka ürünlere gidip de bir penyeye bilmem kaç yüz lira vermeye kalkmadan önce bunun hem yerli üretilmişini, hem de organik olanını düşünmeli aslında.

Fuarda tabii ki çok daha fazla firma vardı. Hepsine uğrayıp sohbet edebilmeyi çok isterdim, ancak zamanım çok kısıtlıydı. Belki bir dahaki sefere…

Fuarın geri kalan günleri ne verimlilikle geçti, bilemiyorum. Umarım onca emek ve yatırıma değmiştir. Ve umarım böyle girişimlerin gerisi gelir; bu tür etkinlikler başka şehirlere de taşınır. Çünkü, “yapay”ın çok kolay erişilebildiği şu günlerde zor bulunan “doğal”a dönüşü desteklemeli, en azından bu konuda yaratılmaya çalışılan bilince katkıda bulunmalıyız gerçekten.

Reklamlar

5 Yanıt

  1. Ben de bu fuarı bir kaç ay önce ziyaret ettim, o zaman çok duyurulamadığı için az kişinin ziyaretiyle sona ermişti , bu sefer umarım çok daha fazla ziyaretçileri olmuştur. Elimden geldiğince ve cüzdanım elverdiğince organik ürün almaya çalışıyorum, ürünler çok pahalı, her kesime hitap etmesi çok zor. Organik yiyecek ve içeceklere Türkiyemiz ortamında inanmak istiyorum, öyle haberler duyuyorum ki bu konu hakkında, acaba gerçekten organik mi ? sorusu kafamı hep kurcalıyor. Tekstile gelince , Tuba çok sevdiğim bir arkadaşımdır ve onun bu konuda ne kadar canla başla çalıştığını, üretimin her aşamasıyla bizzat ilgilendiğini çok iyi biliyorum. Belli bir süre birlikte de çalıştık. Her aşaması sertifikalı ürünleriyle son derece başarılı bir markadır Kapbula. Diğer tekstil ürünleri hakkında yorum yapamam ama Kapbula ürünlerini güvenle kullanabileceğinizi söyleyebilirim.

  2. Ben de Türkiye’de organik pazarının desteklenmesine inanan kişilerden biriyim. Özellikle bebeklerde ve kendi cildimizde kullandığımız içi paraben ve türlü çeşit kimyasalla dolu ürünlerin geri dönüşümünü düşündükçe bu konuda blinç artsın istiyorum. Umarım yazın yerini bulur. Sevgiler:)

  3. […] This post was mentioned on Twitter by Ergem, Blogcu Anne. Blogcu Anne said: Türkiye organik pazarının desteğe ihtiyacı var: http://wp.me/py3ib-2QD […]

  4. Merhaba Elif,
    2. Ekoloji Günleri ziyaretinde seninle tanışmak ve minik sohbetimiz keyifliydi… Yorumların ve desteğin için teşekkürler…. Fuar oldukça iyi geçti… Ekoloji Günleri etkinliklerinin benzerleri olacak… Sürdürülebilir daha iyi bir yaşam için hep birlikte çalışıyoruz…. Yola devam… 🙂
    Sevgiler,
    Aslı Dede – Naturey.com

  5. […] Organik Şeyler – Kapbula’dan daha önce de bahsetmiştim, zaten bilmeyen de yoktur herhalde. Sahibi Tuğba, karnı burnunda haline aldırmadan yine […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: