Ne yapmalı?

Kimine göre marifet, kimine göre değil.

Herkes kendi hayatını yaşıyor. Kimi üç çocuğa tek başına bakıyor, kimi tek bebeğini annesinin yardımıyla, bakıcısının desteğiyle büyütüyor. Benim durumun daha zor, asıl sen bir de bana sor demeden empati kurabilmeli insan. Sünger olabilmeli. Yarış değil ki bu. “En zor koşullarda anneliği sen yaptın, aferin” diye ödüllendirmiyorlar adamı…

Herkes kendi hayatını yaşıyor. Herkesin koşulları farklı. Herkes bambaşka bir insan. Herkesin çocukları bambaşka.

Eskiden daha kolaydı, şimdi daha zor. YA DA… Eskiden daha zordu, şimdi çok daha kolay. Önemli değil. Çocuk büyütmek zor iş. Bu zamanda zor iş. Eskiden nasıldı bilmiyorum, eskiden yaşamadım.

Bu zamanda neden zor?un cevaplarından biri bu olabilir:

Gittikçe küçülen ailelerimizi ve diğer modern “trendleri” -aileden uzakta yaşama, eve yemek siparişi verme, internetten alışveriş yapma- karşılaştırdığınızda, diğer insanlarla gittikçe daha az birebir iletişim kurduğumuzu göreceksiniz.

Bu artan fiziksel izolasyon özellikle yeni ailelerin daha büyük zorluklar yaşamasına neden oluyor. Küçük bir çocuğa bakmak çok zor iştir. Bu işi yalnız başımıza yapabileceğimizi veya yapmamız gerektiğini düşünmek insanlık tarihine tamamen aykırı!

Çocuk yetiştirmek için gerçekten koca bir köye ihtiyacınız var. Peki bu köyü nerede bulacaksınız? İster bir metropolün göbeğinde olun, ister küçük bir kentte yaşıyor olun her tarafınız imkanlarla çevrili. İşte bazı tavsiyeler:

  • Sizinkiyle aynı yaşta çocuğu olan bir arkadaş bulun.
  • Komşularınızı tanıyın.
  • Çocuğunuzu ana okuluna gönderin (İki yaş çok erken değil).
  • Ebeveynlerin ve çocukların birlikte katılabilecekleri kurslara, spor aktivitelerine yazılın.
  • Tanıdığınız diğer ebeveynlerle bir oyun grubu kurun.
  • Sizden büyük bir komşunuzu çocuğunuzla tanıştırın.
  • Ailenize yakın bir yere taşının ya da onların size yakın bir yere taşınmasını sağlayın.

Bunlar, Dr. Harvey Karp’ın önerileri. (Mahallenin En Mutlu Yumurcağı, sayfa 156)

Özgür Anne de çok güzel yazmış: Çocuklu Hayat Nasıl Kolaylaşır?

Etrafında bu imkanlar olanlar olabilir, olmayanlar olabilir. Bunlara rağmen mutsuz olanlar olabilir; her şeyi tek başına yapmasına rağmen şikayetlenmeyenler olabilir. Olacaktır.

Herkes farklı.

Reklamlar

23 Yanıt

  1. ne guzel yaziyorsun,emegine agzina beynine IQ na saglik:)bende tamda su,ya sen soyle olsaydin?ya benim yerimde olsaydin?ya sunun yerinde olsaydin?diyenler yuzunden cinnet gecirmek uzereyim,basta esim annem,yani en sevdiklerim yuzunden..erkekler marstan kadinlar venusten diye bir kitap vardi,kadinlarin en onemli ozelliklerinden biri olarak;kadinlar,konusmak anlatmak bazen sikayet etmek ister,hey siz erkekler,hemen savunmaya gecmeyin,cozum uretmeyin,sunger olun sadece dinleyin,bu kadinlari rahatlatir gibisinden birseyler yaziyordu..ben ise sikayet etmekten korkar oldum,hersey icimde patlamaya basladi..yapamiyorum kardesim ya,ben tek bi cocuga bile bakamiyorum,bakici istiyorum yardimci istiyorum,hatta annem yasadigim ulkeye gelsin buraya yerlessin..evde tek basina cocuk bakmak cagimiz kadinina gore degilmis..ben bunu anladim:(

    • merhaba:
      bence hemen uzman bırnden destek alamlısınız ve szın gıbı aynı durumde aolan kısılerle gorusun ama bunlar kendı annenız,k.valıdenız veya sızı tanıyan bır buyuk olmamalı onlar sadece kendı deneyımlerını anlarttıp kisiye yetersızlkk hıssını arttırıyoerlar 🙂 benım psıkıyatrm bana sunu soylemıstı, bır cocgun ısteklerını en ıyı annesı karsıler bu dogrudur ama anne sıyırma sınırına gelıp etrafta patlamaya hazır bomb a gıbı gezıyorsa eve bakıcı tutulup anne kısmende olsa evden uzaklasmalı demişti bana ve ruhum sıkıldıkca ana gıdıp terapı almıstım sıddetle tavsıye ederım her sey yolına gırıyor ve benım felsefem yaslılardan mumkun mertebe uzak dur:)

  2. […] This post was mentioned on Twitter by bengi gencer. bengi gencer said: RT @BlogcuAnne: Ne yapmalı?: http://wp.me/py3ib-2SM […]

  3. Kimseye şikayet etmiyorum edemiyorum çünkü 😦 Mutlumuyum mutsuzmuyum bilmiyorum şu aralar.. 7 aylık bir kızım var onunla olmak varlığını hissetmek dünyanın en güzel şeyi ama herkes sürekli gülümsememi, hala her işe yetişmemi beklediğinde sizin geçen günlerde yazdığınız gibi açık bir pencereden kendimi bırakma hayalini kuruken buluyorum kendimi.. İşe döneli 3 ay oldu kızıma kayınvalidem bakıyor şaslıyım çok da güzel bakıyor koyduğum kuralları yıkmadan yapacağı her şeyi bana sorarak bakıyor ben işte olduğum zamanlarda.. Ama ben bir türlü çok hareketili ve 1 sn bile durmayan kızımla geceleri işlerimi bitirebilmeyi ve hafta sonlarını eşim ve kızımla doğru dürüst zamanlar geçirmeyi beceremiyorum. Çünkü sürekli bir yerlere yetişmeye birşeyleri yapmaya çalışıyorum ve bazen yetişemediğimi söylediğimde etrafımdan sürekli “bir çocukla işini bitiremiyorsun hayat bu kadar kolayken eskiden olsa ne yapacaktın” yada ” çocuk görmemişsin ne çocuklar var bir bilsen” şeklinde cümleler duyuyorum.. Ben bunlardan çok sıkıldım ve dediğiniz gibi herkes farklı, her çocuk farklı, her anne farklı..

  4. kesişnlikle çok doğru söylemişsin.teknoloji aslında aileyi geriletti.herkes her şey uzaklaştı,yalnızları oynuyoruz:(

  5. Belki de eskiden kolaydı çünkü annelerin dikkatini dağıtıcak pek bir şey yoktu bütün gün evde çocuklarlar 3-5 çocuk bakıyorlardı (daha eski zamanlar için tv, internet, gezicek bu kadar alışveriş merkezi vs.). Bence bu neslin annelerinin en büyük problemi bu, kendilerini oyalıyacak o kadar çok dikkat dağıtan unsur var ki. Birde şu var, gözlemlediğim kadarıyla belli bir çalışma düzenine alışmış ya da belli bir sosyal aktfi hayatı olan annelere birden bütün gün evde oturmak durumunda kalmak daha zor geliyor haklı olarak.

    Bazen ben de sizin gibi düşünüyorum karşıdaki dinleyen insan sünger olsun biraz diyorum ama sonra bakıyorum ki ben ne kadar sünger olabiliyorum 🙂 İtiraf ediyim baen hiç olamıyorum.

    Dediğiniz gibi bu bir yarış değil. Herkes kendi şartlarında değerlendirildiğinde en iyi anne. Kimse ekstradan birşey kazanmıycak hayatından ödün verdiği için. Unutmayalım ki bizler de insanız, çocuk doğurduk diye hayattan vazgeçtik anlamına gelmiyor.

    Yine uzun yazdım ama korumacı anne olmak da bu işi biraz daha zorlaştırıyor, o yüzden geçen sefer ki yorumumda yabancı annelerin rahatlığını ve çocuklarını örnek vermiştim. Belki zor dönem yaşayan anneler daha rahat olmaya çalışırlarsa, bir nebze olsun üstlerindeki gerginlik ve yük kalkabilir.

    • Evet, onu belirtmeyi atladım. Yabancı bir anneden, uzun süredir Türkiye’de yaşayan bir Alman anneden bu konudaki görüşlerini yazmasını istedim. Yılbaşından sonra yer vereceğim. Bakalım ne diyecek, ben de çok merak ediyorum.

  6. Benim bir Turk tanidigim Londra’da, Turklerin yogun oldugu bir mahallede dogum yapti bir kac yil once. Sancilari baslamis, hastaneye kaldirilmis, cok sancisi oldugunu, cok caninin yandigini aglaya yalvara anlatmaya calisirken, dogumhaneye kaldirilamadan, epidural verilmeden, dogum oncesi bekleme odalarindan birisinde, yatakta dogurmus..

    Dogumdan sonra, dogumu yaptiran Ingiliz ve zenci ebelere; “o kadar bagirdim canim aciyor, agri kesici verin bana, dayanamiyorum diye; neden epidural vermedinize, neden bir sey yapmadiniz?” diye sormus. Ebelerin cevabi su olmus; Turk kadinlari cok nazli, o yuzden ciddiye almamistik seni.

    🙂

    Blog dunyasinda genelde tek tip anneler var. Farkli kulturlerden insanlar pek yok. Maddi durumu ortalamanin uzerinde, okumus, egitimli, sadece calisan degil ayni zamanda “kariyer sahibi”, belirli bir ekonomik ve sosyal statusu olan insanlar. Benim Anadolu’dan tanidigim cok yasitim insan var. Sadece koylu teyzeler degil, bizim yaslarimizda hatta bizden daha gencler. Kimisi calisiyor, kimisi “tarlada” calisiyor. Maddi ve sosyal acidan bloglardaki annelerle karsilastirilamazlar bile. Akliniza bile gelmeyecek zorluklarla, kisitlamalarla yasamak zorunda olanlar var. Cocuk doguruyorlar, emziriyorlar, ayni anda bir kac taneyi idare etmeye calisiyorlar ya da yapamiyorum deyip 1 taneyle yetiniyorlar; calisiyorlar veya evde cocuk buyutuyorlar.. Ancak hicbirisi bloglardaki yasitlari kadar sikayet etmiyor durumundan. Biliyorum, hosunuza gitmiyor yazdiklarim ama pek cok kadinin ekonomik ve sosyal acidan guclu olsa da, psikolojik acidan hayatin zorluklarina karsi zayif oldugunu dusunuyorum.

    • Şöyle de bir şey var bu arada, en azından kendi adıma söyleyebilirim: Ben günlük hayatımda bunları sürekli gündeme getirip, söylenen bir insan değilim. Blogun çıkış noktası, en azından benim için, biraz da bu sıkıntılarımı aktarabilmekti.

      Blogların tek tip görünmesi belki biraz da o yüzden olabilir mi? Deşarj alanı olmasından?

      Bahsettiğin kadınlara blog tutturacak olsan (teorik olarak konuşuyorum) acaba benzer paylaşımlarda bulunurlar mıydı?

      • Blogcu anne, sen bizim dile getiremediklerimizi o kadar guzel anlatıyorsun ki, eline saglik. Farklı insan tipleri var, ‘ayy cocuk mukemmel bir sey, hayatımın en dogru kararı’ vs. vs. diyenler, bir de sen, ben gibi bu iş de hiç kolay değilmiş diyenler. Ablamla konusuyorduk, ona da annelik zor geldi, o bir de ikiz annesi, ‘yaa, ben de mi bir sorun var’ deyince senin ‘Annelik toz pembe mi’ yazını gonderdim, ialc gibi geldi. Sen deşarj oldukca biz de rahatlıyoruz, sen eğlendikce biz de eğleniyoruz. Tekrar eline sağlık, tesekkur ederim bu guzel paylaşımların için…

  7. Tersinden bakalim Elif, blog tutan ya da blog tutabilecek potansiyelde olanlarla yuzyuze muhatab oldugumda da bu ortamdaki sikayetleri yansitiyorlar bana. Ya da 3-5 cocuklu yabanci blogger’lari okursaniz, bu kadar cok sikayet gormuyorsunuz 🙂 Elbette her isin oldugu gibi, dunyanin en zor islerinden birisi olan “insan yetistirme”nin de binbir zorlugu var. Elbette hayat kolay degil. Elbette insanlar ya blogta, ya arkadaslarina dert yaniyorlar falan. Ama; bakici var, temizlikci var, cocugu her istenildiginde birakilabilecek anneaanne, babaanne var.. Ve hala, bunlarin hicbirisine sahip olmayan, pek cok gucluge gogus geren kadinlardan daha fazla sikayet, daha fazla sikayet :))

    Bu da normal degil ama simdi, takdir edersin ki 🙂

    • Senin de dediğin gibi, öylesi de var, böylesi de. Benim demeye çalıştığım da oydu. Normal-anormal değerlendirmesi yapmadan, daha doğrusu şikayetlenmek normal ya da anormal demeden herkesin farklı çıkarımlarda bulunması yaşadığı durumdan. İşte bu normal olsa gerek. Herkes farklı bir hayat yaşıyor çünkü.

    • elif hanımı sizi anlıyorum aslında yani sizin muadilleriniz [sosyal ve ekonomik anlamda] muhtemelen çocuğu bakıcıya bırakıp hayatını yaşıyordur bu anlamda sizi takdr adiyorum
      ancak itiraf etmeliyim ki bazen yazdıklarınızı eşime arkadaşlarıma anlatıyorum gülüyorlar.
      ben 4 yaş altı 2 çocuğuma evde tek başıma bakıyorum annem ve eşim dahil hiç kimse umursamıyor bizi sevmediklerinden yada ilgisiz olduklarıdan değil bu durumu normal gördüklerinden.
      ama ben sizi olduğunuz gibi seviyor ve takip ediyorum
      sevgiler

  8. ben uzun yillar yurtdisinda yasayan bir anne olarak sunlari soylemek isterim;
    bence en onemli sorun turkiyede yasayan annelerin super ve kusursuz olma cabalari gibi geliyor insana.bloglardan takip ettigim kadariyla buyuk bir cogunluk cocugunun aldigi gunluk kalori miktarina kadar nerdeyse herseyi planlamaya,pak temiz,disiplinli cocuklar yetistirmeye calisiyor gibi.sanki herkes hayattan zevk almayi birakmis anne olunca herseyini bebegine adamis ki bazen eslerini bile ihmal eder hale gelmis,e boyle oluncada cocuk yetistirmekten yorulmus belkide bikmis anneler var orda.halbuki bizler buralarda kendimize bukadar sinirlar koymayiz..bebeklerimiz hayatimizin anlami ama bircok seyide onlar ugruna feda etmeyiz.bebekler bir sekilde buyuyor ama oyle ama boyle ,tabiiki anne olarak ustumuze duseni yapip en iyi sartlarin olusmasini saglamaliyiz ama bunlari yaparkende ne ozel hayatimizdan ne de kisisel beklentilerimizden cok odun vermeyiz.ornegin ben ne zaman turkiyede hotele yada restauranta gitsem,cevremde huzursuz ,cocuguna surekli yapma ,etme,kosma diyen ,icinde oldugu ortamdan zevk alamayan ve en onemliside surekli cocugunu baski ve kontrol altinda tutmaya calisan anneler gorup uzuluyorum,oysa bizlerin cocuklari yerlerde surunup ,ic camasirlarina kadar kirlenip oyun oynarlarken bizler esimizle dostumuzla keyifini cikaririz bu anlarin,cocugumuz yanimizdaysa ve ona zarar gelecek bir ortam yoksa birakiriz istedigi gibi oynasinlar.yemek yemek istemedimi yemesin nasilsa bir sure sonra karni acikacaktir,drama yapmayiz,cocuklarimizi belli kontrol altinda serbest birakiriz ki daha ozguveni yerinde olan bireyler olabilsinler.hem bu sekilde bebeklerimiz kendilerini ayri bir birey olarak gorup buyuyor hemde biz anneler agir bunalimlara girmeden hayattan zevk alarak yapmak istedigimiz herseyi yapabiliyoruz,isdenmi geldik birakin ev daginik kalsin,caniniz istediginde yapin,mukemmiyetci olmaya calismak anneleri yorar.ayrica lutfen hic kimse gucenmesin ama su ornegide vermeden gecemicem,ayni yasta mesela 5 yasindaki bir turk cocukla,ayni yastaki yabanci bir cocugu yanyana koyarsaniz davranislarindaki muazzam farki gorebilirsiniz..maalesef isin birde bu boyutu var.

    ps.turkce yazim cok iyi degil o yuzden yazim hatalarim icin ozur dilerim.:)

    sevgilerimle

    • Merhaba Tijen Hanım,
      Yabancı annelerle ilgili gözlemlerinize katılıyorum. ben de yaşadığım ülkede bunu rahatlıkla gözlemliyebiliyorum. fransa’da yaşıyoum, burada yaşayan özellikle ingiliz annelerin rahatlığı ve çocuklarına davranışlarınızı bu yazıda görür gibi oldum. ben de şu anlamda size katılıyorum kusursuz olmaya çalışmak hayli yorucu…biraz rahat olmaya ihtiyacımız var.

      • evet suna hanim,aynen,rahat olmak lazim,bizler rahat olursak,bebeklerimizde daha sakin ve huzurlu oluyor bence.
        sevgiler

  9. Açıkcası, Elif, senin yazdıklarını anlıyorum, çünkü bu kültürün parçasıyım ve bana da bazen hayat çok zor gelebiliyor. Ancak anne ve bebişinin dediği gibi benim kuşak kadınların (belirli bir sosyoekonomik düzeyde) biraz nazlı olduğumuza da katılıyorum. Ay nasıl normal doğurucamdan, hemşire höt dedi o dakka sütüm kesildilere kadar… Anane, babane başındayken, yardımcı, temizlikçi varken insan daralamaz mı, daralır elbet. Ancak ben kendimde şunu gördüm. Şartlar ne kadar zorsa ben daha iyi başa çıkıyorum. Azıcık rahat bi ortamdan çıkarsam ah vah oluyorum da, koca çindeyken kız hiç uyumamışken, kimse yokken heyt diyerek aslan gibi gezebiliyorum. Belki de kendimizi bir baştan gözden geçirmeliyiz…. Belki de sünger aramayı bırakıp çare aramalı, bulmalı ya da kabullenmeliyiz… Sana karşı değil, kendime karşı söylediklerim. sevgiler… bence üzerine düşünsek fena olmaz.

    • “Şartlar ne kadar zorsa ben daha iyi başa çıkıyorum.”

      Aynısı benim için de geçerli Özgür Anne. Söylediklerine katılmamak elde değil.

  10. Istanbul kuzguncuk’ta oturmamiza her gun parka gitmemize ragmen 15 aylik kizimina bir tane bile oyun arkadasi bulamadim. Birbirimizden ne kadar uzaklasmisiz, kalabaliklar icinde ne kadar yalniziz inanamiyorum. Eskiden apartmanlarda bile bir suru arkadasimiz olurdu. 😦

  11. anneve bebsine bi parça katılıyorum..ama blogcuanne senin yazdıklarını şikayet diil samimii olarak algılıyorum öyle hissediyorum bana verdiğin elektrik bu..yanlız kendi çevreme ve bazı annelere bakınca çok nazlı buluyorum gerçekten..sebepte bence aileleri ya da anneleri tarafından biraz şımarık yetiştirilmelerinde buluyorum katılanda katılmayanda olabilir bana.Yani öyle aileler var ki kızlarına bir tepsi çay ikram ettirmemiş,hatta yemeğini ayagına kadar getirmiş hepimizin annesi yeri geldi bunu yaptı ama bunu hergün yapan anneleri ve bunların kızlarını görüyorum.O kızlar büyümüş anne olmuş ama çocuklarına da yine anneleri bakar olmuş sanki torunları diil çocukları..aramızda böyleleri ne yzık ki çok..türkiyenin sayılı üniversitelerinden mezun oldum gezdim tozdum yeri geldi bende özgürlüğü sınırsız yaşadım,evlendim çocugum oldu çok şükür kimseye muhtac yetiştirmedim bununla kimseye hava atmıyorum ama kendimle gurur duyuyorum..bunaldım mı evet bende bunaldım ama benim annemde bunalmıştı hatta anneannem 7 çocuguyla daha da bir bunalmıştı..hatta kücük yaşlarda kaybettiği çocuklarının anlatırken sıradan bir eda ile anlatır geçerdi..o kadın diilmiydi?onunda hisleri yokmuydu?ben ondan daha mı değerliydim yada herhangi bir kadın..?ama bir kadının sahip olması gereken metanet,güç bizim annelerimizde bizim anneannelerimizdeydi..bence

    • Zaten ben şikayet konusunu üzerime alınmamıştım;)

      Ben hiçbir türlü genellemeyi seven bir insan değilim. Hiçbir konuda. Türk kızları böyle yapar, Türk anneleri şöyle olur türünden yorumlara katılmak istemesem de, yurt dışında yaşamaya devam eden annelerin bu konuda iki farklı kültürü karşılaştırma imkanları olması ve o gözlemlere dayanarak bu tür yorumlar yapmaları beni düşündürtüyor.

  12. hı burdan şunu da eklemek istiyorum..bloglarnda anneliği abartılı anlatanları inanın artık takip etmiyorum.Hatta bir kaçıyla tesadüfen yakından muhatap oldum bloglarını takip ettiğimi bilmediler ama gerçekte nasıl farklı insanlar olduklarını gördüm..hatta birinin çocuguna aman düşmesin diye bir yardım etme gafletinde bulundum sıcak bir tebessüm beklerken (blogunda kendini öyle anlatıyordu ki bende öyle beklentiye girmişim nedense) suratıma bile bakmayan kaskatı beni bir dövmemiş anne buldum karşımda..o yüzden blogcuannem seni samimi buluyorum

  13. Sunger olmak lazim ne guzel soylemissin ama her iki tarafin da sunger olmasi en onemlisi! Ben sungerim! ben Amerika’da tek basima cocuk buyutup, ise gidip, evi isi yaptiktan sonra. Turkiyede eve temizlikci alan, anneanne, babaanneye yemek yaptiran ve cocuk baktiran “kizlar” la geceleri eglenmeye cikan! (buraya kadar hala sungerim) ama sonra da ” senin ki de bisey mi sekerim……” diye baslayan ve hic bitmeyen cumlelerden hoslanmiyorum. Onlar sunger olamiyorsa ve tek sunger sensen belli sure sonra kapasiten doluyor! Ve ayirim yapmak gibi olmasin ama Turk arkadaslarim yapiyor bunu! Sanki Turkler bir kiyaslama geniyle dogmus ve neyin kiyaslandigi hic onemli degil! hep onlarin kisi en iyisi ya da en kotusu!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: