Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 19. hafta

Nilü’nün gebelik günlüğüne devam ediyoruz. Yine ne güzel yazmış.

Aşağıdaki yazısı “Her işte bir hayır var” ya da benim sevdiğim haliyle “Her şeyin bir sebebi var” felsefesini doğrular nitelikte…

Sevgili Blogcu Anne takipçileri,

Birçoğunuzun okuduğu üzere son iki haftadaki yazılarımda yazın yaşadığım hamile kalabilme maratonunu sizinle paylaşıp sizden de çok güzel yorumlar aldım. Hepinize canı gönülden teşekkür ederim; bana bu gurbet ellerde moral ve mutluluk kaynağı oluyorsunuz.

İlk dört ayım hep bir şey olacak korkusuyla geçtiği için bu köşe yazılarına biraz geç başladım. Dolayısıyla hala şu anki haftama kadar yaşadıklarımı sizlerle paylaşabilmek arzusuyla size hamile olduğumu öğrendiğimi takiben geçen haftalardaki yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.

Hamile olduğum kan testiyle de teyit edildikten sonra bana üç hafta sonrasına tekrar randevu verdiler. Bu sırada ben hemen Türkiye’deki doktorumu arayıp kan değerlerimi bildirdim; kendisinin yaptığı “Nilüfer Hanım kan değerleriniz biraz yüksek ikiz gebeliğe işaret olabilir” yorumu o üç hafta boyunca eşimle beni kemirdi durdu.  Bir yandan ikizler hem ne kadar güzel bir şey olsa gerek diye düşünüp diğer yandan da Aman Allahım ben ikiz olursa buralarda tek başıma nasıl yaparım korkusu gibi bir sürü çelişkili duygu ile o üç hafta boyunca savaştım durdum.

Randevu günü eşimle beraber gittik doktorun ofisine. Uzun bir bekleyişten sonra bizi bir hemşire muayene odasına aldı, derken bir süre sonra da doktor odanın kapısında belirdi. Bu görüşmede daha hamileliğin çok yeni olduğu için sana vajinal ultrason yapacağız ki gebeliğin devam ettiğinden emin olalım dedi. Bizim kalpler pır pır çarpıyor, doktor ekranı açtı, böyle minik siyah bir alan içinde iki tane birbirine sokulmuş yusyuvarlak beyaz topa benzeyen iki şekli gösterdi; evet iki tane hem de ikisinin de kalbi pır pır atıyor bir şekilde; meğerse gerçekten de ben ikizlere hamile kalmıştım. Ultrasonda kalplerini dinleyip sonra boyutlarını ölçtü, dedi ki şu an 6 haftalık hamilesin ve kalplerinin bu kadar erken atıyor olarak seçilmesi iyiye işaret. Tabii yine benden yaşlar süzülüyor eşimle beraber çok mutlu olduk bu habere. Ekranda iki embriyonun da birbirine sokulmuş ve hatta birinin diğerini sıkıştırıyor gibi görünmesi de çok hoşumuza gitti; sanki böyle boş ve karanlık bir odada kalmış korkan iki çocuk gibi birbirlerine sokulmuşlardı.

Doktorum görüşme sırasında bana 35 yaşında ve ikizlere gebe olduğum için riskli hamilelik kategorisine girdiğimi, ayrıca benim bir de yüksek risk gebelik alanında uzman bir doktorla daha görüşmem gerekeceğini söyledi. Beni gerekli ultrasonlar ve genetik testler için de perinatal kliniğine yollayacağını belirtti; ofis içinde ultrason gerekmedikçe yapmayacaklarını da anlattı. Bu açıklamaları, öğrendiğimiz güzel haberin etkisinden olsa gerek o an çok umursamadım açıkçası ama ilerleyen haftalar bana ne demek olduğunu gayet iyi öğretecekti. Bir sonraki randevumuzu 10. haftaya verip bana hamileliğin ilk evresinin bir bekleme süreci olduğunu da söyleyip eve yolladılar. Biz çıkar çıkmaz heyecanla anneleri, kardeşleri aradık müjdeli ve sürpriz haberi verdik. Tabii telefonda ağlayan ağlayana, çok şükür ki sevinçten.

Eşime özellikle ilk 3 ayda öyle herkese hamilelik yayılmaz diye tembih ettiğim halde sanki ben hiç söylememişim gibi hangi arkadaşı varsa hepsine anons etti; hem de ikiz beklediğimizi bile! Ben de kızamadım; sonuçta ikimizin de heyecanla beklediği bir olaydı bu. Derken herkesin yaşadığı mide bulantısı, halsizlik ve keyifsizlik süreçlerinden geçtim ben de, yapayalnız bana yemek yapacak beslenmeme dikkat edecek anneciğimden çok uzaklarda. Neredeyse 13 yıldır bu ülkedeyim ama kendimi hiç bu kadar yalnız ve çaresiz hissetmemiştim, ilk defa keşke Türkiye’de yaşıyor olsaydım diye hayıflandım durdum.

Neyse beklenen dört hafta da bir şekilde geçti yine doktorun yolunu tuttuk. Bu randevuda dopler cihazla sadece bebeklerin kalbini dinleyeceğimizi biliyorduk. Doktorumuz iki ayrı kalp duymayabiliriz ne de olsa çok erken deyip bizi hazırladı, nitekim biz sadece bir kalp atışı duyabildik ama doktor endişelenecek bir şey yok deyince biz de ok deyip evin yolunu tuttuk. 11. haftada bana perinatal kliniğinden randevu verdiler, bu ilk randevuda beni genetik hastalıklar hakkında bilgilendirip, down sendromu testi için kan ve ilk etap ultrason taraması yapacaklarını söylediler. Eşim bir toplantısı olduğundan benimle gelemedi. Ultrasonu yapan teknisyen hemşire hemen işe koyuldu bakıyorum ekrana sadece bir bebek görünüyor, kadın ölçümleri yapıyor bana bir açıklama vermiyor, derken dayanamadım ben kadına biz ikiz bekliyoruz diğer bebek nerede dedim. Kadın demez mi sadece bir bebek görüyorum ben! Nasıl bir şok yaşadımsa tek diyebildiğim ama iki bebek vardı oldu ama nafile kadından bir merhamet göremedim ve tabii tek başıma odada ağladım, bu seferki hiç hissetmediğim halde yitirdiğim ikinci bebişimin gözyaşlarıydı.

Randevudan sonra hemen doktorumu aradım, durumu bildirdim. Kadın bana riskli gebelik için doktoru görmedin mi, ikinci bebek için arama yapmadılar mı diye sordu, ben hayır deyince olmaz bunun yapılması lazımdı bir daha randevu alman gerekiyor deyip telefonu kapadı. Ben mecburen bir randevu daha aldım, anca yalvar yakar on gün sonrasına verdiler. İkinci kere gittiğimde bu sefer eşim de yanımdaydı ve şansımıza güler yüzlü, konuşkan bir teknisyen hemşireye düştük. Bu sefer kendisi karnımın her köşesinde aradı diğer bebişimizi; sadece bir boş kese kalmış geriye, o da bir zarar vermez diğer bebişine korkma dedi. Yüksek risk gebelik doktoru da “vanishing twin” (kaybolan ikiz) diye tanımlanan bu olayın sık olarak yaşanabildiğini ve çok erken olduğu için bir risk teşkil etmediğini söyledi. Artık tek bebişle yoluma devam ediyordum, giden bebişim için üzgün ama benimle yola devam etmeye karar veren bebişim için de mutluydum.

19. Haftam Kısaca Nasıl Geçti

Tam bir hafta süren gribin ardından kendimi sonunda toparladım. En son doktora gittiğimde saç boyatma olayını bir kere daha sormuştum, o da artik boyamana izin verebilirim ama boyanın içinde amonyak olmamasına dikkat et dedi. Stresli geçen iş hayatımdan mı yoksa genetik sebeplerden mi bilemiyorum ama saçlarımda çok beyaz var ve neredeyse altı aydır boyatmadığım için yaşlı bir kadın gibi görünmeye başlamıştım. Birkaç arkadaşıma daha danıştıktan sonra saçımı boyatmaya karar verdim. Biraz korktum açıkçası ama yine de boyattım, kuaförüm özel bir boya kullandı ve hiç dert etme bir sürü hamilenin saçını boyuyoruz biz dedi, şu an suçluluk duygum biraz azalmış durumda.

Bebişimin hareketlerini daha her gün hissedemiyorum ama dört gözle hadi diye bekliyorum. Herhalde ilerleyen haftalarda hareketler artacak. Şimdi böyle içimde garip bir kütle hareket ediyormuş gibi geliyor, tarifi zor bir duygu ama bunun bebişim olduğunu düşünüyorum.

Yeni yıla girmeye hazırlandığımız şu günlerde önümüzdeki yılın benim için gerçekten farklı bir yıl olacağını düşünüp mutlu oluyorum, bir o kadar da heyecanlanıyorum. Sonunda her yılbaşında yaptığım gibi Allah’ım bana bu yeni yılda bir bebek nasip et diye dilekte bulunmam gerekmiyor; artık dileğimi Allah’ım bebeğimi sağlıkla dünyaya getirmemi nasip et diye yenileyeceğim.  Kim bilir bebişim dünyaya geldikten sonra neler dileyeceğim neler…

Şimdiden hepinizin yeni yılı kutlu olsun! İnşallah 2011 tüm insanlık ve dünyamız için mutlu ve huzurlu bir yıl olur.

Reklamlar

6 Yanıt

  1. Nilüfer, ne zamandır buradan cevap yazacağım yazamadım. Öncelikle tebrik ediyorum. Umarım sağlıkla dünyaya getirirsin bebeğini. Ben de 26. haftaya ulaştım ve artık o sanki birşeye çok heyecanlanıyormuşum gibi hissettiğim bebek hareketleri tekmelemelere hatta ittirmelere dönüştü 🙂 yatağa yattığımda karnım yatağa gelirse ayaklarıyla ittiriyor resmen 🙂 Darısı başına…

    Arın’ın kardeşi (malum soyad değişince tanıması zor olabilir)

    • Merhaba Pelin, tabii ki de tanidim. Iyi dileklerin icin cok tesekkur ederim. Ben de dort gozle bu dedigin duygulari yasamayi bekliyorum, insallah bir solukta gelir:) Sevgiler…

  2. Ne kadar benziyor yaşadıklarımız. Biz de önce ikiz haberi aldık. Kendimizi bu fikre alıştırmışken birinin kalbinin atmadığını öğrendik ve bocaladık. Allah sağlıkla diğer bebeğinizi kucağınıza almayı nasip etsin.

  3. Nilüfercim herşeyin hayırlısı. İnşallah sağlıklı olarak bebeğinini kucağına alırsın.. 2011 yılında herşey gönlünce olsun…
    sevgiler

  4. Canim Nilu…

  5. geçmiş olsun , hayırlısı olsun diyeceğim..
    Yazının başını okurken Doktorun 6 haftalık gebelikte görülen ikiz için 1 hafta sonra akibetleri ile ilgili kesin yorum yapacağı ile ilgili bir cümle aradı gözlerim. Ama göremeyince anladım.
    Bizimde ilk önce üçüz dü , 1 hafta sonra tek bebeğe düşmüştük.Herkes hayırlısı oldu nasıl bakardınız ,sen nasıl taşırdın 3 bebeği dese de
    Ben herşeye rağmen çok üzülmüştüm.
    Buyüzden sizi çok iyi anlıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: