2011’in ilk bebeği

Yeni yılın ilk dakikalarında nefes darlığı yaşatacak bir haber seyrettim televizyonda.

Ailecek oturmuş çalgılı çengili programları seyrediyor, Nişantaşı’nda, Taksim’de neler olmuş, onlara bakıyor, “beni öldürseler o kalabalığa girmezdim” geyiği yapıyoruz. Saat 12’den az sonra, HaberTürk‘te bir haber:

İstanbul’da yeni yılın ilk bebeği 00:01’de Beyza Nur adı verilen kız çocuğu oldu. Nadiye-Barış Eşiker çiftinin ikinci çocuğu olan Beyza, 50 cm boyunda 3 kilo 580 gram ağırlığında dünyaya geldi. Zeytinburnu Süleymaniye Kadın Doğum Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Semiha Sakin Doğumevi’nde dünyaya gelen Beyza’nın ilk ziyaretçisi İstanbul Valisi oldu. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, yılın ilk dakikalarında, doğar doğmaz bebeği ziyaret için hastaneye geldi.

Beyza Bebek, saat 00:01’de doğmuş. Ben bu haberi seyrederken saat 00:12 falandı. Yani bebek doğalı yaklaşık 11 dakika olmuştu. Senaryoyu tahmin etmek çok da zor değil: Türkiye’deki sezaryen oranının yüzde 80’lere vardığı düşünülünce, bu ailenin ilk bebeği de yüzde 80 ihtimalle sezaryenle dünyaya gelmiştir. Öyle olunca ikincinin de sezaryenle doğması Allah vergisi olmuştur. Dolayısıyla “valiyle birlikte kameralara poz verecek aile” uygulamasına dâhil edilmişler, bu olay önceden planlamış, valinin hastaneye gelişi sağlanmıştır. Doktorlar ellerinde neşterle beklemişler, saat 12’yi geçer geçmez de içeri dalıp bebeği çıkarmışlardır.

Sonuç olarak Beyza bebek annesinin memesine konulmak, o da olmadı hayata gözlerini açtığı ilk dakikalarda sessiz, sakin, loş bir ortamda babasının yüzünü tanımaya çalışmak yerine tulumlara, battaniyelere sarılıp sarmalanmış, babasının kucağına verilmiş, babası da vali ve valinin eşiyle birlikte kamera karşısına geçmişti. Henüz 11 dakika önce doğmasına rağmen gürültünün ve bir sürü insanın (ve mikrobun!) ortasında, patlayan flaşların arasında yerini almıştı. Kameranın projektör gibi ışığı bebeğin yüzünde geziyor, garibim hık mık diyor, babası da ikinci çocuğunun sağlıklı olduğuna dua ederken, vali ve eşi bebeğe altın takıyorlardı.

Bu mu bebek dostu hastane? Nerede anne-bebeğe saygılı sezaryen?

Ve maalesef bu münferit bir olay değil. Girin Google’a. Yazın 2011’in ilk bebeği diye. Malatya’dan İzmir’e, Bodrum’dan Yozgat’a, Kırıkkale’den Sivas’a kadar her yerde 2011’in ilk bebeği doğmuş. Birçok yerde de vali, Bursa’da Devlet Bakanı ziyaret etmiş onları. Kısacası, bu sezaryen doğumların hepsi önceden planlanmış. (Sadece bir tane haber okudum acil sezaryen gerektiren.)

Nasıl yani ya? Nasıl?

“Sezaryen doğumunu ‘önemli sağlık sorunu’ olarak niteleyen ve ‘zorunluluk’ dışında bu yöntemin tercih edilmemesi için harekete geçen” Sağlık Bakanlığı’nın bu olaylardan haberi var mı acaba?

Reklamlar

29 Yanıt

  1. Hepsi bir tarafa o minicik bebeğin etrafında patlayan flaşlara ve o korkunç kalabalığa sokulması beni deli etti.Yazıktır günahtır yahuu!!!

  2. Elif;

    Amerika’da keyfi sezeryan yapilmiyor biliyorsunuz. Maalesef saatlerce denemeden sonra benim ilk dogumum acil sezeryanla gerceklesti. Benimle birlike normal dogum yapan arkadasim benden cok once iyilesip butun duzenini yoluna sokarken ben haftalarca ameliyat acisi cektim. Dogru durust bebegime sarilamadim, donemedim yatamdim, kalkamadim, agri kesicilerle uyuyabildim. Bu tecrubeme dayanarak anlamiyorum Boyle planli sezeryanlari. Normal dogumla daha erken sagliklarina kavusabilecekken durduk yere ustelikte YILIN ILK bebegi olmak ugruna sezeryan yapmak garip geliyor bana.

    • Türkiye’de bu konuda bilgi eksikliği olduğu kesin. Birçok insan sezaryeni “ameliyat” olarak değil, bir doğum yöntemi olarak görüyor. Kadınların sezaryen isteyebilmeleri “tercih özgürlüğü” olarak adlandırılıyor. Buna alıştım.

      Anlamadığım kısmı, bakanlık bas bas bağırırken, yine devlet yetkililerin böyle bir uygulamaya dahil oluşu.

    • Sezeyandan sonra hemencecik iyileşip, hemencecik bebeğinizi emzirmeye başladığınızı iddia etmediğiniz , zorunlu da olsa iyiki de sezeryan oldum demediğiniz için teşekkürler… birileri gerçekleri söylesin artık…

      • acil sezeryanlık sıfatıyla sezeryan oldum, iyi ki sezeryan oldum demiyorum. keşke normal olsaydı diyorum. buna rağmen sezeryandan sonra hemencecik iyileşip bebeğimi hemencecik emzirmeye başladığım gerçeğini gizlememe gerek yok. herkesin doğum hikayesi farklı, genellemeler yanlış diye düşünüyorum.

        • iki sez. gecirdim, dis cektirmekten kolaydi. saatlerce sancidan kivranarak , soverek, yirtilarak, deforme olmadik yeri kalmayarak doguran kadinlara (annem ve anneannem dahil) üzülüyorum sadece..
          + ikisini de sahane emzirdim..
          iyi ki de sezeryan oldum.
          😀 dogrusu bu

  3. Medeniyet ancak, yeni doğan bebeklerin iyiliğinin her şeyden üstün tutulmaya başlandığı gün var olabilecektir.
    -Wilhelm Reich

  4. hala bu tür haber yapılmasına şaşırıyorum ne gerek var, yazık günah…

  5. Biz anne baba olmayan bir suru insan bile ayni haberi izleyip ayni seyleri konustuk. Vali esinin kollarinda aglayan minnacik bebek yine de isiklardan uzaklastirilmadi ne yazik ki.

    Sanirim annesi daha ameliyattan cikmamisti. Yazik ki o bebegini goremeden biz bunca insan bebegiyle tanistik. Simdiden konusmak zor ama heralde 9 ayin sonunda tanimadigim insanlardan once bebegimi ilk once ben gormek isterim. Keske o anne de bebegini once kendisi gorebilseydi.

  6. paylaştımmmm

  7. Yazık o yavruya ne akılsız bu insanlar hele ki anne baba’ya çok yazık !! ne oldu ilk bebeği oldu da başınız göğe mi erdi?? o bebeğin haline çok üzüldüm 😦

  8. Ben de şu sezaryen olup da “Aman çok rahat ettim. Bir haftada kendime geldim. Bebeğimi zorlanmadan emzirdim.” diyen anneleri anlayamıyorum doğrusu. Böbrek fonksiyonlarım bozulmaya başladığı için zorunlu sezaryen oldum ve aylarca dikiş acısı çektim. Bebeğimi ilk 15 gün rahat rahat emziremedim. Bezini değiştiremedim. Doya doya koklayamadım. Benimle aynı dönemde randevulu sezaryen olan pek çok arkadaşıma da yalvardım etmeyin eylemeyin diye ama nafile… Gerçekten artık bu işe el atılmalı!

    • ne bir haftasi? yarim gün sonra ayaktaydim.

      hakikaten her durum kişiye mi ozel nedir???

      • 31 aralık 2010 da sezaryenle ikinci bebeğimi dünyaya getirdim…sabah ameliyata girdim,akşamına ayakta ve kendi işimi görüyor haldeydim.iyi ki sezaryen diyemiyorum ama dikişlerimin altta olmasındansa elimi koyup dokunabileceğim bir yerde olmasını tercih ederim..bence ameliyat sonrası nekahat dönemi kişinin ağrı eşiği ve dayanıklılığıyla ilgili bir durum…

  9. Yilbasi aksami ayni haberi Haberturk’te izleyip sinir olmustum. Elif blogunda yazdigin icin tesekkurler cunku dikkat cekilmesi gereken bir konu. Bence cocuk haklarinin ihlali bile sozkonusu.

  10. isteyerek karnıyarık olmayı anlamak mümkün değil.

    İpek AG, size doğal doğumu yanlış anlatmış büyükleriniz. Deformasyon falan yok, adı üstünde “DOĞAL”, çünkü Tanrı, kadını ve vücudunu buna uygun yaratmıştır.

    27 yaşındayım, dişçektirmek kadar kolay değilse de 2 doğal doğum yaptım, ayakta olma sürem yok çünkü hep kendimde ve aklıbaşındaydım. Ayrıca 7 kat kaslarıma kadar kesilmedim, göbeğimde iz miz de yok.

    Doğal doğum anne için de bebek için de uygun olan “tek” doğum şeklidir.

    Doğrusu bu! 😉

    • Bence de dogrusu bu, yanliz Amerika’da sezeryan yasak falan degil artik, ben Amerika’da normal dogurdum ama doktorum bana istersen sezeryan yapariz da dedi, 1-2 arkadasim da korktugu icin yaptirdi. E burasi da bize ayak uydurdu malesef:(

  11. İzlerken ben de tam bu hissiyat icindeydim; yine tercuman oldun Elif..

  12. malesef yazık bebeğe, bizler yeni doğduğunda aman flaş zarar vermesin diye flaşsız çektik amatör kameralarla bir de düşünsenize televizyoncular spotlar, kış günü ,gece karanlık daha da ışıklar ışıklar…yazık yavrulara …
    doğum hakkında da ben ilk kızımı normal hem de hiç epidural filan almadan , ikincisini malesef bir türlü döndüremediğimiz için sezeryan oldum doktorum bu anlamda müthiştir, ikincisinde de çabuk toparlandım ama sezeryan neticede bir ameliyat bayağı birinci derede bir ameliyat , sonrası da çok sevimli değil acılar geçiyor tabi ama hemen sonrasında normal doğumdaki gibi enerjik ve neşeli, coşkulu değilsiniz , elinizde serum, yarı baygın, belden ağrı kesici ,diyet yemekleri aman gaz maz olmasında dikişler daha bir ağrımasın, ilk tuvalate çıkış gibi zahmetleri var, diğerinde doğum yaptığın gün hatta an hep rahatsın müthiş bir duygu yaşıyorsun, neyse herkese sağlıklı doğumlar dilerim ama normal doğumu herkese tavsiye ederim ikisini de bizzat yaşamış biri olarak.sevgiler…

  13. Bu konu açılınca ister istemez savunmaya geçiyor kadınlar. Herkes kendi başına geleni anlatmaya çalışıyor “en iyisi” diye.

    Doğal doğumu savunan bir insan olarak en büyük argümanım bunun normal, doğal oluşu. Sezaryenin ameliyat olduğu unutuluyor. Daha önce de yazmıştım, kaç kişi keyfen safra kesesini aldırmak ister, ya da bunu yapacak doktor bulabilir?

    Bu konudaki en büyük yanlış sezaryenin doğal/normal doğuma bir alternatif olarak sunulması. Sezaryen bir doğum yöntemi değil, ameliyattır. En azından öyle olmalıdır.

    Evet, sezaryen olup aynı gün misafir karşılayan da var, vajinal doğumdan sonra kuyruk sokumu zedelenen de. Herkesin hikayesi, tecrübesi farklı. Aynı kişinin arka arkaya yaptığı doğum hikayeleri bile birbirinden farklı.

    Elbette herkes kendi tecrübesini, hele de olumlu ise, paylaşmak isteyecektir, paylaşabilmelidir. Kendi isteğiyle, güle oynaya sezaryene giden bir kadın da bunu dile getirebilmelidir. Önemli olan doğalının bu olmadığının, her normal doğumun deformasyon, yırtık, çişini tutamama, vs. gibi olaylarla sonuçlanmadığının bilinmesidir. Sezaryenin aslında geri kalmışlığın bir sonucu olarak “özgür kadının tercihi” olarak sunulabilmesi, bunun bir “doğum yöntemi” olarak algılanmasına sebep oluyor.

    Ancak ben şahsen görüyorum ki, son zamanlarda bu değişiyor, değişecek de. Sorgulayanlar, sorgulatanlar var artık çünkü.

  14. Normal yoldan doğum yapabilmek için 15 saat bekledim, hiç açılma olmayınca sezaryen olmak durumunda kaldım (normal doğumu çok istediğim için ağlayarak verdiğim bir karardı). Ancak ikinci bebeği yapacak olursam yine – bebeğimi riske atmadan – sonuna kadar normal doğum için beklerim, çünkü doğal olan bu.
    Sezaryenden sonra (sadece epidural olduğum için ilk hafta biraz baş ağrısı çektim) yarım gün içinde ayağa kalktım ve bebeğimi odamıza çıkınca yani yarım saat içinde emzirdim. Yani çabuk toparlandım ama bu sezaryeni tercih etmemi sağlamaz çünkü ameliyat bir seçim değil zorunluluktur.

  15. mevzuyu saptirdigim icin ozur dilerim,baktim da ana konu ile ilgili yorumumu es gecmisim.. politikacilarin ve basinin bu turlusunden ben de hoslanmiyorum. insanlari cikarlarina alet etmeleri yasaklanmali. vali niye gitsin de dogumhaneyi ziyaret etsin? pesinde basinla?? cok yanlis isler bunlar..
    * sez. konusunda: madem en tecrubeli benim su hususu da acikca belirteyim: olayin en kotu yani anestezi almak zorunda kalmak. 😦
    ** deformasyon hakkında en sevdigim alinti Bak Su Konusana filminden: “bir limonun gecebilecegi yerden bir karpuz gecirirsen ne olur saniyorsun?”
    *** normal dogumla dunyaya geldim. 4,5 kiloluk bir bebekmisim. kafatasimda forseps izleri tasiyorum. iki koprucuk kemigim de kirik. daha neler neler gordum.
    bu travmayi yasamamis iki guzel saglikli bebegim var.
    **** evvelki ay annem kalp kapakcigi degisimi ameliyati gecirdi. cocuklugundan beri cektigi mitral yetmezlik bitti. tedavisi icin zorunluydu, bu karar. bu gercek bir zorunluluktur. alternatifi olmayan bir karardir.
    ben gecen ay lazerle miyop ameliyati gecirdim, gozluk takmaktan kurtuldum. bu kendi verdigim bir karardi. pekala omrumun sonuna kadar miyop gezebilirdim. tercih etmedim. bu durumda ameliyat bir secimdir.
    bu aralar bir de goz cevresi estetigi istiyorum. gozlerimin cevresi giderek tazelenmiyor. bir bes yil kazansam fena olmaz.. yasli gozukmenin bir alternatifi var, bir de fiyati. neden olmasin?
    ve evet, tahmin ettiginiz gibi dogum yapmanin da alternatifi var.. bu bir secim.
    ******* ve lutfen kimse “herseyin en dogali en güzelidir” demesin.bunu demeye hakkınız olmasi icin kendiniz dogal misiniz bir sorgulayin… sacinizi boyatmayin, kasinizi biyiginizi, bil umum tuylerinizi aldirmayin..pek dogal pek guzel…

    ()

    • Travmanın en büyüğünü yaşayanlar tıbbi bir neden olmaksızın yapılan planlı sezaryen ameliyatı bebekleridir.
      Normal doğsun da nasıl doğarsa doğsun demiyor zaten hiç kimse.Acil bir durumda iyi ki sezaryen var diyoruz.

      Ayrıca saçımızı boyatmamız,ağda yaptırmamız hiçbir şeyden haberi olmayan birinin bilinçaltını,ruhsal ve fiziksel sağlığını etkiliyorsa,tamam onları da tartışalım,hatta yaptırmayalım. 🙂
      Hatta belki sadece bir armut ya da ayva sığabilecek rahmimizi karpuz büyüklüğünde bir çocukla deforme etmeyelim,doğurmayıverelim olsun bitsin. 🙂
      Bilim ve tıpta bizden çok ilerde olan Avrupa ve Amerika’daki anneler veya doktorlar aptal,bir biz akıllıyız galiba sezaryeni bir doğum şekli ya da alternatifi gördüğümüz için.

      Bir insan için en önemli şey dünyaya nasıl geldiğidir,ama ne yazık ki insanoğlu bunu unutalı çok oluyor.

  16. selamlar,
    bebeğin sezeryanla doğduğu senin yorumun mu belirtilmiş mi bilmiyorum,
    haberleri izlemedim sadece yazını okudum..
    fakat benim eşim de ankarada bir kadın doğum hastanesinde çalışıyor kendisi yeni yılda nöbetçiydi
    ve gelen gazetecilerin 11 bucuk sıralarında normal doğan bir çocuğu yeni yılın ilk bebeği diye gösterdiklerini tvdeki bebelerin de muhtemelen yeni yılın ilk bebeği olmadığını sadece öyle gösterildiğini söylemişti bana
    ben de 5 aylık hamileyim ve sağlık problemlerim nedeniyle sezeryanla doğurmayı planlıyorum,
    doğal olanından yana olduğunu biliyorum ama her fırsatta sezeryanı tercih edenleri kötülemesen daha iyi olur bence.. sonucta bayanlar ister korkudan, ister estetik kaygılardan isterse mecburiyetten bunu tercih ediyorlar,
    sezeryan çogu durumda anneyi ve bebeği kurtaran bir yöntem, son yıllarda anne bebek ölüm oranını cok asagılara ceken hayat kurtarabilen bir operasyon, normal doğurmak için zil takıp dolaşmak da bence biraz abartmak…
    tesekkurler yine de, siteni bir kac hafta once kesfettim ilgiyle takip ediyorum iyi yayınlar

  17. Çok büyük cehalet! Bu tip haberlerin hala prim yapıyor olmasına inanamıyorum. Dahası 6 aylık kızımın bu güne kadar bir fotografının bile flaş ile çekilmesine izin vermedim. Yeni doğmuş o zavallı bebek ne kadar rahatsız oluyordu o ışıklardan. Çok sinir olduk biz de.

  18. aynı olay yılbaşı gecesi bizim evde de ailecek konuşuldu..duygularıma ve hissettiklerime tercüman olmuşsunuz.
    sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: