Küçüklerin büyüğü mü, büyüklerin küçüğü mü?

Deniz’i hangi ya da ne tür bir okula göndermeye karar vermeden önce asıl vermemiz gereken daha öncelikli bir karar var aslında: Çocuğumuz sınıfın büyüğü mü olsun, küçüğü mü?

Deniz, Kasım (sonu) 2006 doğumlu. İki yaşını biraz geçmişti, haftada üç yarım gün okula gitmeye başladı. Bir sonraki sene beş yarım gün gitti. Geçen Şubat’tan beridir de beş tam gün gidiyor okula.

Seviyor okulu. Çok eğleniyor. Şimdilik.

Ben, her ne kadar Deniz’in öğretmeni de, okulundaki psikolog da “Deniz 2006’lılarla başlayabilir” deseler de emin değilim. Aşağıdaki gibi görüşleri duydukça, erkek çocuklarının kızlara oranla daha geç geliştiklerini öğrendikçe, etrafımda “Kasım sonu mu? Geç başlasın, hele de erkek çocuğu” diyen tecrübeli anneler oldukça, ve Amerika’da olsaydık (ya da dönecek olsak) Deniz’in bir sonraki sene başlamak zorunda olduğunu (Orada Eylül’den itibaren sonraki seneye atıyor) düşündükçe biraz daha meylediyorum bir sene daha bekletmeye.

Diğer yandan da şu “sene kaybı” konusu aklımı yiyor. “Neyi kaybedecek?” diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Hayata mı geç başlayacak? Zaten hayatı boyunca koşuşturmayacak mı? Varsın, bir sene daha kağıttan uğur böceği yapsın anaokulunda? N’olur? Yoksa bir şey olur mu? İleride bize kızar mı? “Ne demeye beni geç verdiniz okula, bir sene kaybettim sizin yüzünüzden?” der mi?

Bilmem. Tartışmaya açıyorum burada.

Aşağıdaki yorum, kendisi de sınıf öğretmeni olan Ülkü Emeksiz Üstünyıldız tarafından gönderildi.

Okula başlama yaşı ile ilgili tereddütlerini çok iyi anlıyorum. Ben sınıf öğretmeniyim.  Çevremdeki öğretmenlerin tecrübe ve gözlemleri artı bilimsel araştırmalar yanında, kendi kişisel gözlemlerimi de katarak sana birkaç maddelik bir yazı gönderiyorum. Zamanım olursa daha detaylı örnekler göndermek istiyorum. Çünkü okula başlama yaşı kişinin hayatındaki çok önemli olaylardan biridir. Ailelerin heyecanını çok iyi anlıyorum. Bir an önce okula başlasın isteniyor. Özellikle ilk çocuklar bu aylık farklardan en olumsuz etkilenen bireylerdir.

  1. Ortalama zekada bir çocuk okula erken başlasa dahi ilk senelerde akademik anlamda sorun yaşamıyor. Aile desteği fazlası ile varsa, sene sonu doğumlu çocuğunuz ilk yıllarında çok fazla başarı konusunda sorun yaşamıyor .  3-4. sınıfa kadar. 7-11 yaş arasındaki somut işlemlerde hiç zorlanmayan çocuk, 11 yaşından sonra soyut işlemlere gelince zorlanıyor.
  2. Bitişik eğik el yazısı öğrenimi sırasında haziran ayından önce  doğmuş çocuklar el kaslarını daha rahat kullanıyor. Verilen çalışmaları sene başı doğumlular rahatça yaparken sene sonu doğumlular zorlanarak yapıyor. Ailece ders çalışma süreciniz bir eziyete dönüyor. Aile huzurunuz nerdeyse kalmıyor. Zorla, tehditle, bağırarak vs. ev çalışması (ben ödev sözünü hiçbir zaman kullanmadım) yapılıyor. Öğrenmeyi engelleyen ortamlar oluşuyor.
  3. Fiziksel olarak çocuklar arasında gözle görülür farklar oluşuyor.
  4. Eğitim hayatı çok uzun bir süreç. Başta kaybetmiş gibi gördüğümüz birkaç aylık kayıp, çocuğumuzun geleceğinin daha sağlam temeller üzerinde kurulmasını sağlıyor.

Ülkü’ye vakit ayırıp yazdığı için tekrar teşekkür ediyorum. Bütün bunlar benim de aklımı meşgul eden düşünceler.

Bu konuda ama benzer, ama karşıt görüşleri olanları da biz şaşkın ana-babalara yol göstermek adına YORUM kısmına davet ediyorum.

Reklamlar

64 Yanıt

  1. benim bebeğim de 1 aralık doğumlu, yorumları merakla bekliyorum.

  2. Benim fikrim; yaşı neyse o zaman okula vermen ne erken ne geç 2006 ise 2006 yılında doğanlarla olmalı Deniz. Ben mayıs doğumluyum, okurken aralık ayında doğan arkadaşım da vardı ocak ayında doğan arkadaşımda, biz üç aşağı beş yukarı aynı zamanda okuma yazma öğrendik. Okuma-yazmayı öğrenmeyen çocuk yok… Herşey oluyor, herşey rayına oturuyor…

  3. Ben 6 yaşında başladım okula. Hep sınıfın en küçüğüydüm. Öğrenme hızım diğerlerine göre yavaştı ve ben anaokuluna gitmeyi reddetmiş bir çocuktum 🙂

    Çocuk olduğumuz yaşlarda sınıfın küçüğü olmak çok iyi bir fikir olmuyor. (Sınıf arkadaşlarımın hepsi ergenliğe benden önce girdiklerinde, ben neden hala büyümedim onlar gibi genç kız olamadım diye çok belli etmesem de üzülürdüm. (Hoş sonra hepsini geçtim ama olan bana oldu 🙂 ) )

    Sadece üniversiteyi bitirdiğinizde ben 21 yaşında okulu bitirdim diyorsunuz. O kadar…

    Zaten eğitim yaşam boyu sürüyor. Bence yaş kaybı diye bir şey yok. Ben 24 yaşındayım hala deliler gibi ders çalışıyorum. Eğitim, siz devam etmek istediğiniz sürece hiç bitmiyor.

    Ülkü hanım’ın görüşlerine katılıyorum. Yazdığı maddeler çok önemli. 1 yıl geç başlaması hiç bir şey kaybettirmez, aksine bence kazandırır.

    Bir sürü neden sayılabilir ama bence hem öğretmen, hem de okula küçük başlamış biri olarak, okula gidilmesi gereken yaşta gidilmeli. Küçük olunca sorun oluyor ama büyük olunca da hiç bir şey kaybetmiyorsunuz, diğerlerine göre daha olgunlaşmış olduğunuz için öğrenme hızınız sizin işinize yarıyor. Öğrenmek sizin için bir işkence değil, bir eğlenceye dönebilir diye düşünüyorum.

  4. Elif cok güzel bir konu. Doruk 2010 ocak doğumlu sanırım bu sıkıntıyı ben çekmeyeceğim. ama eger yıl sonu dogmuş olsaydı da ben beklerdim. zaten seninde dedigin gibi hayatı boyunca okuyacak, mücadele edecek. bu mücadeleye bir sene gec baslasın. 1 sene bile değil aslında. cocuklugunun keyfini yaşasın isterdim ben. acelemiz niye olsunki. ayrıca büyüdügündede güzel bir şekilde eylulden sonra dogan cocuk ların bir sene sonraki arkadaşlarıyla okula başladığı acıklanabilir. tamamen duygusal bir düşünce benimki uzman görüşü değil. ama ben olsaydım bu şekilde yapardım.

  5. Kasım 1976 doğumluyum. İlkokula Eylul 1982’de başladım.

    Yaşıtlarıma oranla uzun olduğumdan, kendimi hiç sınıfın küçüğü gibi hissetmedim.

    Bitişik el yazısı, bizim zamanımızda yoktu galiba. Sanki ilkokul 3-4 gibi mi başlamıştık. O konuda zorlandığımı hatırlıyorum ama sanırım her çocuk kadar.

    Konuları kavrama meselesine gelince: Aklima gelen ilk ornek, türev ve integral konularını lise sonda değil de üniversitede daha iyi anladığım. Şimdi bunun benim Kasım doğumlu olup, okula erken başlamamla bir ilgisi var mı bilmiyorum. Onun dışında derslerle aram hep iyi oldu, masterdan sonra doktora yapıp üniversitede kalmaya karar verdim.

    Bir sene sonra başlasaydım ne olurdu diye düşünürüm hep. aklıma gelen şey: zaten iri bir kız olduğum için, yaşıtlarımdan daha da iri duracağım oluyor.

    Benim hikayem böyle…. Umarım kafanı daha da çok karıştırmamışımdır…

  6. elif

    oğlan çocuklarını nasıl mutlu yetiştirirsiniz tarzı bir kitap okudum.. yazarı yabancı.. neyse yazar erkek çocuklarının kız çocuklarına göre bir sene geç gitmesini istiyor okula… bunun açıklamasını da yapmış kızların el becerilerinin ve ruhlarının erkek çocuklarına göre daha hızlı geliştiğini vs. belirtmiş..

    benim oğlum da eylül doğumlu okuldaki pedagog kendileirnin yıl başı doğan çocuklarla yıl sonuna doğru doğan çocukları ayırdıklarını ona göre eğitim verdikleirni söylemişti.. her okul böyle yapmayabilir o yüzden bir sene geç başlamasında hiç bir sakınca yok bence..

  7. İlköğretim okulunda psikologum. Ülkü Hanim’in fikirlerine katılıyorum ve eklemek istediğim bir nokta daha var. Deniz’in okul olgunluğunu tespit ederek kendinize karar vermek icin bir kriter daha belirlemiş olursunuz. Okul olgunluğu testi RAM’larda ücretsiz olarak uygulanabiliyor.
    Sevgiler

  8. Elifcim, Leylos da Kasim 2007’li. Su anda 2007’lilerle birlikte yuvaya basladi ve simdilik sorun gozukmuyor. Sila’nin kizi Selin de kucuk baslamisti. Simdi 6. sinifta canavar gibi okuyor masallah. Ayni sorulari ben de soracagim icin kararini merakla bekliyorum, gerci kiz erkek arasinda fark oluyor anlasilan… Cok optum canim!
    Oya

  9. merhaba;
    annem – baba emekli sınıf öğretmeni. her zaman söylerler; “ekimde okula başlama yaşını yaşını dolduran bir çocukla eylülde dolduran bir çocuk arasında dikkatini toplama açısından inanılmaz farklar var; eylülde yaşını dolduran 20 dk. boyunca ders dinleyebilirken diğeri 5. dakikadan sonra sıkılıp oyun oynamak istiyor; o yüzden ekimde yaşını dolduran ertesi yıl okula başlarsa çok daha iyi adapte oluyor. sonuçta çocuk oynamaya doymalı ki okula hevesle gitsin, en az 20 yılı okulda geçecek zaten, varsın bir yıl daha oyuna doysun” derlerdi. ben de aynı görüşteyim, bir kez okuldan sıkılırsa sonra tekrar sevdirmek çok zor olur diye düşünüyorum.
    sevgiler…

    • Elif merhaba,

      En sıkıntılı olduğum konulardan biri bu.

      Kasım doğumlu 6. sınıf öğrencisi bir anne olarak, “keşke bekleseymişiz” diyorum ben her sene. Aynı yıl doğumlu olduğu arkadaşlarıyla okula başlama kararını da tek başımıza da almadık aslında. Pedagogların da önerisi bu yöndeydi kızımız için. “Kayıp bir yıl”, her ne kadar ben öyle görmesem de, bizim için de sıklıkla dile geldi.

      Sorun akademik anlamda bir geri kalma yada yetişememe sorunundan biraz farklı. Bu anlamda bir ciddi bir sorun olmadı (öğretmenden öğretmene değişen yorum farklılıkları da yaşadık).

      Daha çok sınıftakilerin içgüdüsel bir şekilde “küçük” olanı ayırabilmeleri, fiziksel anlamda bir “miniklik” olmamasına rağmen. Fark zaman içinde kapanmak bir yana 6. sınıfta olduğumuz bugünlerde daha da arttı. Benim kızım bu sene azı dişlerini değiştirirken, sınıf arkadaşları menstrüel sikluslarını yaşamaya başladı. Dolayısıyla ilgi alanları, konuşabildikleri farklılaşıyor, bu da istemsiz sıkıntı yaratıyor, “bebek” lakabının yapıştırılmasına neden oluyor.

      Gelişim sürecini daha hızlı yaşasa belki bu durum gündeme gelmeyecekti, ama bunu 6 yıl öncesinden öngörebilmek mümkün olamadığı için hiç denemeye değmez diyorum ben şu an biriktirebildiklerimle.

      Yeğenim de kasım doğumlu bir erkek , sıkı sıkı tembihlediğim kesinlikle beklemeleri.

      Bir de sanırım artık MEB’da kasım ve aralık doğumlu olanları kaydını bir sonraki yıla alıyor (e-kayıt sistemi otomatik olarak almıyor muş) diye duydum ama uygulamada uyuluyor mu henüz bilmiyorum.

      • Hayatım boyunca bu sıkıntıyı yasadım ben. Ders başarısı ve beceri konusunda bir sorun yaşadığımı hatırlamıyorum hatta abimden daha basariliydim. Fakat bulunduğum her ortamın kucuguydum. üniversitede bile.
        İlkokula kadar sorun yoktu. Orta okulda (şimdinin 6-8i) herkes flörte başlarken ben oyun oynama pesindeydim. Lise 1de kağıt bebeklere elbise keser, sütyen takmadigimi sırtımdan anlayan arkadaslarım tarafından şaşkınlıkla karsilanirdim.
        Yaşarken çok birsey hissetmesemde sonradan anladım ne kadar geç yaşadığımı herseyi, ve ben yola başladığımda cevremdekilerin yolu yariladiklarini.
        Cevremin küçüğü oldugum ve bundan biktigim için girdiğim ortamlarda benden kucuklerle iletişim kurmak daha keyifli gelirdi.
        Hala yasımdan küçük görünürüm, anne olduğuma kimse inanamaz, hala da çocuksu seylerden hoşlanırım…
        Sonuc olarak ben kendi cocuğumu vaktinden önce okula göndermem.

  10. Herkese Merhaba – ben Didem,
    Benim oğlum, Dağhan da, 2005 20 Kasım doğumlu ve ben çok sancılı bir süreçteyim. Normalde bu sene hazırlık okuyor, ama yuvada, dolayısıyla daha fazla ilgi var ve sorun yok ama seneye ilkokul 1’e başlatacak olursam ne gibi sorunlar yaşarım bilmiyorum ve bu nedenle de kesin kararımı hala verebilmiş değilim. Çevremdeki herkese fikir danışıyorum. Kimi yaşıtları ile gitsin diyor, kimi 1 sene sonrayı öneriyor yukarıdaki benzer yorumlarla. Ve ben de bilemiyorum doğrusunu.
    Bizim zamanımızda (ben 71’liyim) sanırım Eylül ayı doğumlulara kadar o yıl, Eylül sonrası doğumlular 1 yıl sonra gidiyordu okula, 6,5 yaştı sınır. Şimdi yıl deniyor.
    Bir ilkokul öğretmeninden Eylül sonrası doğumlu çocukların ilk yıllarda olmasa bile sonrasında sınıfın gerisinde kaldıklarını duydum.
    Sonuçta erkek çocuk ve erkeklerin olgunluk yaşı hep kızlardan geç oluyor.
    Yüreğimin bir yarısı sınıfının büyüğü olsun derken, diğer yarısı acaba yaşı nedeniyle psikolojik sorunlar yaşar mı diye sorguluyor.
    Çözüm ve doğrusu ne ben de bilmiyorum…
    Kafam çok karışık 😦

  11. bu konuda genel bir karar vermek doğru değil. her annebaba kendi çocuğunu gözlemleyip ona göre karar vermeli. erken göndermeye de bir sonraki sene göndermeye de hem olumlu hem olumsuz örnekler bulunabilir. hiçbir örnek tek başına bir şey ifade etmez diye düşünüyorum.

    bir şey ifade etmeyecek olsa da bizden de örnek vereyim. ben eylül sonu, eşim de kasım doğumluyuz. ikimiz de erken başlamış oluyoruz bu durumda. kendi adıma herhangi bir problem yaşamadığımı söyleyebilirim.

    amerika’daki sistemde de eylül’den itibaren hiç bir istisna yapmadan bir sonraki seneye bırakıyorlarsa bence büyük yanlış yapıyorlar. ben orada okuyor olsaydım bir sene sonra başlayacaktım. bu durumda okulda çok sıkılıp, eğitimden kopabilirdim. erken başlamışken bile ilkokulda konuları çabuk kavradığım için çok feci sıkılırdım.

    en doğrusu çocuğu izleyip karar vermek. annebabanın buna karar vermesi yerine de en doğrusu okul erken başlamatılmak istenen çocuklarla psikolog eşliğinde görüşme de yapılabilir okulda.

    yazdıktan sonra amerikadaki durumu araştırdım. eyaletten eyalete değişse de, cut-off date’i bir kaç hafta ile kaçıranların dilekçe vererek test ve interview hakkı olabiliyormuş. bu yoksa ya da daha fazla kaçırılmışsa birinci sınınftan önceki zorunlu kindergarden sınıfında özel okula gönderip, orada başarılı olduğunu gösterip sonra küçük de olsa public okullara gitme şansı olabiliyormuş. yani amerika’da da eğer çocuğun hazır olduğunu düşünüyorsanız ve bunu test/interview/kindergarden ile gösterirseniz erken başlayabiliyorsunuz. bunun doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

    son bir nokta: amerika’da özel okulların cut-off date’leri çok daha geç oluyormuş. 31 aralık’a kadar olanlar varmış. tahminim onlar da geç doğumgünü olanları test/interview ile alıyorlardır.

    • “küçük de olsa public okullara gitme şansı olabiliyormuş” yazmışım, şans küçük de olsa değil, çocuk küçük de olsa demek istemiştim.

      • Pardon benim anlayamadığım bir durum var.

        “ben eylül sonu, eşim de kasım doğumluyuz. ikimiz de erken başlamış oluyoruz bu durumda. kendi adıma herhangi bir problem yaşamadığımı söyleyebilirim” demişsiniz..

        Gerçekten anlayamıyorum ben, kendi doğum yılınızda kendi akranlarınızla okula gitmiş olmak “erken” başlamakmıdır okul hayatına?

        Yani; erken demek kendi döneminizden bir önceki dönem başlamanız demektir.
        Geç de aynı şekilde kendi döneminizden sonraki dönem başlamak demektir.
        Peki bir kişi kendi döneminde okula giderken neden buna “erken başlamak” denir..
        Ben bu olaya bu bakış açısını doğru bulmuyorum, size kolay gelsin Elif hanım..

        • yazınızda nedenini anlayamadığım gergin bir hava var gibi, ama umarım bana öyle gelmiştir.

          erken ve geç sözcüklerini aynı anlamlarda kullandığımız için sevindim. ama neye karşı olduğunuzu anlamadım. kendi döneminde okula giden çocuklar için erken dediğimi sanmıyorum. burada “kendi dönemi” ifadesinin tanımında bir sorun var gibi, erken ya da geç sözcüklerinden ziyade.

          bahsettiğiniz cümlenin kastettiği durum, eylül ve sonrası doğumluların okula başlama döneminin ağustos ve öncesi doğumluların başladığından bir sonraki eğitim-ögretim yılında olmasıdır. Bu durum altında eylül sonu ve kasım doğumluysanız, okula başlama döneminiz bir sonraki dönemdir. eylül ve sonrası doğumlu olup, ağustos ve öncesinin döneminde okula başlarsanız erken başlamış olursunuz. çünkü sizin döneminize daha bir yıl vardır.

          benim de özetle söylediğim şey, eylül ve sonrası doğumlular, ağustos ve öncesiyle beraber başlayabilirler. bunun kararının öğrenci bazında verilmesi gerekir. siz bundan farklı bir şey mi söylüyorsunuz?

          • Çok rica ederim , yalnızca fikrimi belirttim.Gergin bir hava ile yazmadım aslında ama şimdi tekrar okuyunca sanki size tepkili yazılmış gibi duruyor gerçekten..
            Kendi dönemi dediğimiz dönem , çocuk kaç doğumluysa akranları ile aynı senede okuduğu dönemdir. Dolayısıyla bunun ağustos öncesi doğan ,Eylül sonrası doğan diye bir ayrım olduğunu sanmıyorum ben.
            Daha açık söyleyecek olursam;
            2006 Ocak doğumlu çocukla , 2006 Kasım doğumlu çocuk aynı dönemde okula başlarlar.Burada Ağustos doğumlu erken ya da normal döneminde ama Kasım doğumlu geç döneminde diyemeyiz.
            Ben Aralık doğumlu olmama rağmen aynı sene doğumlu olduğum kişilerle aynı dönemde okudum.Herhangi bir geri kalmışlığım da olmadı.
            Zaten sizde aynı şeyi söylemişsiniz.
            Ben yalnızca “erken ” olarak kastettiğiniz duruma nacizane yorumumu yaptım.
            Yanlış anlaşılma olmasın,
            Sevgiler..

    • Alkan, Amerika’da dediğin gibi istisnalar olabiliyor, ama çok, çok kasmak gerekiyor “erken” gidebilmek için.

      Ben de daha fazla araştıracağım bunu.

  12. Elif, gladwell’in outliers’ini okumus muydun? orada yilin ilk 3 ayinda dogan cocuklarin digerlerine nazaran daha basarili (outlier derecesinde) oldugunu anlatiyordu. istersen bi bak… yani ya erken dogacak, eylulden sonra dogunca da gec gidecek hesabi yapmis malcolm kardes.

    • Okumadım ama duymuştum. Bu konuyu açtığım bir arkadaşım tam da bu örneği vermişti bana.

  13. ” N’olur? Yoksa bir şey olur mu? İleride bize kızar mı? “Ne demeye beni geç verdiniz okula, bir sene kaybettim sizin yüzünüzden?” der mi ”

    Evet,bence mutlaka der.Ayrıca bu konuya takılan kasım annesi ilk kez sizi görüyorum.
    Bu problemi genelde Aralık anneleri yaşar,bende 8 aralık doğumluyum ama herhangi bir sıkıntı çekmedim.Ayrıca çocuğu sıkıntıya sokacak en fazla ne gibi bir durum olabilirki?
    O zaman bu kadar büyük problemse bu durum,herkes ayarlasın hamile kalacağı tarihi,kasım aralık aylarına denk getirilmesin doğumlar.. Bana bu duruma müdahale etmek son derece saçma geliyor.
    Ay farkını geçtim ,yaş farkıyla bile zeka seviyesi ölçülesi birşey değil..Öyleyse neden çocuklar akranları ile okumasınlar?
    En azından ben böyle düşünüyorum, sözkonusu çocuklarımız bile olsa ,çok fazla müdahale etmemeli hayatlarına..

    • Kasım sonu ile Aralık başı arasında çok fazla fark göremiyorum ben.

      • elif ben de katiliyorum sana, ben olayin zeka seviyesinde degil, cocugun olgunlugu ile ilgili oldugunu dusunuyorum. Yukarida anne babasi ogretmen olan arkadasin dedigi gibi dikkat ve konsantrasyon sorunu yasayabiliyor cocuklar. Yoksa kimsenin olayi zeka seviyesiyle iliskilendirdigini dusunmuyorum ben.

      • Size tamamiyle katiliyorum..kasim ile aralik arasinda hic bir fark yok.. bu konuyu bu kadar sorgulamaya gerek te yok diye dusunuyorum.. kendi cocugunuz icin en iyisini kendiniz bilirsiniz.. kucuk yaslarda cocuklar arasi duygusal fark cok fazla oluyor.. benim aralik 2006 dogumlu ikiz ogullarim var, ve kesin kararimiz 2007’liler le okuyacaklar..

  14. Benim oğlum da Kasım doğumlu. Ben bir çocuğun okul hayatı nasıl başlarsa öyle devam eder diye düşünüyorum. Eğer küçük olursa ezilebilir ve tüm okul hayatına yaşadığı bu eziklik yansıyabilir. Bu bir ihtimal, ama görmezden gelinemez. Fiziksel özellikleri ne olursa olsun, önemli olan duygusal gelişimi. Ben yıl olarak yaşıtlarından 1 yıl sonra okula başlatacağım.

  15. ben de 5 yaşında başlamıştım ilkokula. sınıfın hep en küçüğüydüm. yaşadığım sıkıntı olduysa da hatırlamıyorum. ama benim kızım da kasım sonu doğumlu. Ülkü hanımın yazdıklarını dikkate alacağım.

  16. Temmuz 1975 doğumluyum, Eylül 1980 de okumayi soktugum ve anaokuluna gitmeyi reddedigim icin okula basladim. Akademik olarak basarili olmama ragmen genel olarak yasitlarimla olsam hic zorlanmayacagim konularda kendimi zorladim. Fiziksel olarak cabuk yorulma, ezberden bunalma..vs gibi bir cok yan etkisi var. Kendi tecrübelerimden yola cikarak cocuklarin erken okula baslamasini önermiyorum.

  17. Ne kadar güzel bir konuyu ele almışsın! Ülkü’nün yorumlarına söyleyecek laf yok! Artık bunun Türkiye’de de görülmesi, farkedilmesi ne güzel!!
    Almanya’da da aynı Amerika’daki gibi. Ailelerin düşünmesine gerek kalmıyor dolayısıyla 😉

    Kararınızı alırken, Amerika’da bir daha yaşama ihtimaliniz olup olmadığını da düşünüp al derim.

  18. Aynı sorun bizde de olacak. 31 aralık malum….

    Ben kendim okull diye delirip, kendi kendime okumayı yazmayı filan öğrenip kendi çabalarımla 5.5 yaşında başlamıştım. Yazımın kötülüğü dışında (geç başlasam farklı olur muydu emin değilim?) negatif bir yanını görmedim.

    Alkan’ın yorumuna %100 katılıyorum. Bir sene sonra başlamış olsam çok büyük bir ihtimalle çok sıkılırdım.

    Araştırmalara göre şöyle bir durum oluyormuş yalnız.

    Erken başlayanlarda sportif konularda akranlarına göre geri kalma (basketbol / boy ) durumu olabiliyormuş. (Özellikle burs durumları ABD filan erken başlatmamak lazımmış)

    Aynı sene içerisinde yapılan akademik çalışmalarda yıl sonunda doğanların daha düşük çıktığı görülmüş. Ancak aynı yaştaki çocuklar sonradan ölçüldüğünde erken başlayanların daha iyi olduğu görülmüş.

    Bence de çocuğa bağlı özetle.

  19. Bir de “sınıf arkadaşına çıkma teklif etme” durumunda sorun olabilir. (Kız büyükse kabul etmez vs:) (Bence çok saçma da işte insanların taktığı acayip şeyler.)

    • Cok guldum, hic aklima gelmemisti:) Hatirlattiginiz icin tesekkurler.

    • merhaba, bize su anda sacma gelebilen ama belki de ergenlik cagi sıkıntısında ki erkek cocuguna cok onemli gelebilen seyler bu konular.. bizim pedagogumuz bile bu konuyu dikkate getirmisti.. ergenlik caginda ki sozde bunalimlarin sebeplerinin hepsi belki bize gore cok sacma , ama cocuklar icin hayati oneme sahip degil mi..

  20. Merhaba. Ben 1979 doğumluyum. Bizim nesil için alınan bir kararla 6 yaşında çok isteyerek başladım okula ve 1978’lilerle okudum hep. Hiç eksiklik hissetmedim ama yorumları okuyunca sanırım bunun sebebi okulu çok sevmem ve sınıfımda benim gibi arkadaşlarımın hep olmasıydı. Erkek çocuklar için durumun farklı olduğuna katılıyorum. Hayata geç kalmak gibi birşey de saçma zaten.

  21. Ben de aralık doğumluyum ve okula geç başlayanlardanım. Okula gitmeye çok heves ettiğim için beni bir süre okula göndermişler ama bakmışlar ki ben dersten çok gülüp eğlenmek için gidiyorum vazgeçmişler 😉 Bir sene geç başlamak bana hiç bir şey kaybettirmedi.. Aksine okula bir sene sonra daha bir hevesle başladım ve hiç bir sorun çıkarmadan gayet iyi bir öğrenci olarak öğrenciliğim geçti.. Bir sene asla kayıp değil çocuklar en azından bir sene daha özgürlüklerinin tadını çıkarsınlar..

  22. Ülkü hocam çok doğru söylemiş.Ben ilk göreve başladığımda şöyle bir hakkımız vardı,1 ay çocukları gözlemliyorduk,eğer çocuğun el-kas koordinasyonu gelişmemişse,dikkatini toplamada,sınıfa uyum sağlamada sorun yaşıyorsa eve gönderiyor seneye başlamasının daha doğru olacağını belirtiyorduk.Burda senin ve ana okulu öğretmenlerinin gözlemi çok önemli,anladığım kadarıyla Deniz cin gibi bir çocuk,başlarsa üstesinden gelirmiş gibi geliyor amaaa 1. sınıf süreci çok zordur,sıkıntılıfdır,aileye de çok görev düşer,çocuk oyun çağı çocuğu olduğu için çabuk sıkılır,hele yazma konusunda…Bitişik eğik yazı zordur ,parmakları çok yorar ama çocuğun el-kas yapısına en uygun yazı tipidir.Diyelim ki bu sene başladı Deniz,okuma yazmaya da geçti,ama bu başarı için ölçüt değildir,önemli olan onun okulunu,öğretmenini,derslerini sevmesidir,eğer niyetin varsa yavaş yavaş öğretmen araştırmaya başla,ama geç başlarsa da inan hiç bir şey kaybetmez…

  23. Elif Hanım, benim kafamda da hep bir soru işaretiydi bu konu. Taki Ülkü hanımın yorumunu okuyana ve birkaç sınıf öğretmeni ile konuşana kadar… Benim kızlarımın ikisi de 20 Kasım doğumlu. 2005 doğumlu kızımı seneye 1. sınıfa vermeyeceğim. Varsın senin dediğin gibi bir sene daha kağıttan uğur böceği yapsın. Sınıf öğretmenlerinin hep dediği şu, Ülkü hanımın da 1. maddesinde söylediği gibi 4. ve 5. sınıfa geldiğinde soyut işlemler işin içine girdiğinde eylül ve sonrasında doğan çocuklar sınıfta zorlanıyor diğerleriyle kıyaslandığında. Ve ayrıca küçük kas gelişimi de çok önemli.Doğduğu senenin Ocak Şubat aylarında doğanlarla Kasım Aralık aylarında doğanların arasında 1 yaş var neredeyse.Küçük kas geliimi çok farkediyor. El yazısı var şimdi birde. Zorlamaya da gerek yok çocukları diye düşünüyorum ben. Ülkü hanıma ben de çok teşekkür ederim gerçekten çok doğru tespitlerle aydınlatıcı bir yorum bırakmış.

  24. sevgili elif,ben de kasim dogumlu bir cocugu olan ve kendiside kasim dogumlu olan bir anneyim,ben okula annemin calismasi nedeniyle erken basladim.hayatim boyunca sinifin en kucugu oldum ve inanki bu cok fark yaratiyor,sadece ogrenme anlaminda degil,fiziksel beceri gerektiren her calismada fark kendini gosteriyor,bunu bildigim icin ben buyuk oglumu bir sene gec verdim,cok rahat ettik,hem o oyuna doydu hemde ulke ogretmenin dedigi gibi ev calismalarimiz asla izdirapa donusmedi.ayrica belirtmek isterim ki burda sili`de de cocuklar eylul ayindan gun almislarsa asla kayit yapmiyorlar.cocuklar bir sene sonra okula baslayabiliyor.ayrica sevgili elif,allah askina neyin kaybini dusunuyorsun,tum hayatlari boyunca bu cocuklar heleki turkiye`de yasayacaksan egitim,kariyer icin kosusturup duracaklar.bence icini rahat tut ve deniz`e bir sene daha oyun hakki ver.
    sevgiler

  25. Merhaba,
    Ben ilkokula 5,5 yaşında başlamışım. Şaka gibi değil mi? Okuma yazma öğrenme gibi konularda zorluk yaşamadım. Çalışkan bir öğrenciydim o yüzden ailemle ders çalışma konusunda hiç çatışmadık ama ilk ve orta okulda matematikte çok zorlandım. Bu da beni çok üzdü. Neden yapamadığımı seneler sonra farkediyorum.Çünkü küçücüktüm. Bunun ispatı da üniversite sınavını neredeyse ful matematik yaparak kazanmış olmam. Ayrıca duygusal olarak da daha zorlandığımı farkediyorum. Zeka gelişiminin yanısıra çocukların duygusal gelişimlerinin de değerlendirilerek okula gönderilmesi taraftarıyım. Hayat uzun ve öğrenme süreci hiç bitmiyor. Çocuklar için bunun en az travmatik şekilde başlaması çok önemli bence. Şimdi bize çok önemli gelen bir kaç ay fark ilerleyen zamanlarda o kadar önemsiz olacak ki. Hepimizin kendinden birkaç yaş büyük veya küçük arkadaşları vardır.
    Benim kızım farklı gelişen çocuklardan. Down Sendromlu. Bu sene (3 yaşında) anaokuluna verirken hangi sınıfa versem diye çok düşündüm. Bende sizler gibi birşeylerden eksik kalsın istemiyordum. Ekim ayı doğumlu olduğu ve yaşıtlarından daha yavaş geliştiği için 2-3 yaş sınıfına verdim. Bazı arkadaşları ondan birkaç ay küçük bazıları ise bir sene. Uzmanlarla konuştum .Kimi bir yaş ufak sınıfa verin dedi , kimi kendi yaşıtları ile okursa daha fazla gelişir dedi. Sonra düşündümkü herkesin kendisinden her konuda daha ileri olabileceği bir sınıfla hayata başlaması onun özgüvenini kırar. Kendimi hatırladım 5,5 yaşında ;6,5-7 yaşında çocuklarla okuyan bir çocuk. Zorlukları düşündüm. İyi taraflarını da tabi ki ama sonuçta ufak sınıfa gönderdim. Şu anda çok mutlu ,tabi bizde .İlerde ne olur? Bilemem .Gördüm ki çocuk yetiştirmenin tek doğrusu yok. Annem beni en iyi bildiği şekilde yetiştirmeye çalışmış ama şimdi onun bana yaptıklarının bazılarını kızıma yapmamı istemiyor.Neden? Çünkü devir değişti. Beklentiler değişti. Yapılacak en doğru şey elimizden gelenin en iyisini yapmak, okumak ama her okuduğumuzu körü körüne uygulamamak bazen en doğru kararı iç güdülerimiz verdiğimizi unutmamak galiba.
    Hepimize kolay gelsin 🙂

  26. Babamın hevesi yüzünden 5 buçuk yaşında ilkokula başlamışım. Şu meşhur kırmızı kurdelayı ilk bana takmışlardı ilk okumayı söken olduğum için. Ama 2. sınıfa geldiğimde okuldan nefret etmişim, annem anlatır neler yaşadığını bana okulu sevdirmek için. Ve çok büyük bir hata yaptıklarından bahsederler. Oyun çocuğuyken tutmuşlar beni okula göndermişler. Hep başarılı bir öğrenciydim ama hayatım boyunca okula gitmekten nefret ettim. Kızkardeşimi de 7 buçuk yaşında vermişler. Yoğurdu üfleyerek yemişler yani:)
    Benim fikrim Deniz’e 1 yıl daha oyun hakkı vermeniz.

  27. benim tamamen şahsi fikrimdir. yaşını doldurduktan sonra vermek gerekiyor. hem ne güzel işte 1 sene daha kazanmış oluyorlar. keşke bana da kağıt kalemle uğur böceği yaptırsalar. şaka bir yana 3 yeğenim var 2 ekim 8 kasım ve 3 aralık doğumlular. üçü de okula sınıfının büyüğü olarak başladılar. şu anda hepsi lisede ve gayet başarılılar. babam da emekli öğretmen o da ilkokula 7 tamamlanınca başlanması gerektiğini söylerdi.

  28. Merhaba Elif Hanim,

    Ben henuz anne degilim, ama 30’lu yaslara yaklasan ve yurt disinda doktorasini tamamlamaya calisan bir ogrenciyim…

    Kendi cevremdeki tecrubelere dayanarak kesinlikle kucuklerin buyugu derim…Oncelikle cocuklarin psikolojik gelisimi acisindan belli bir olgunluga gelerek okula baslamalari gerektigini dusunuyorum…Bunun yaninda zaten ulkemizde agir olan egitim sisteminin yasi daha kucuk olan bir cocuga sikinti yarattigi kanisindayim…

    Yasadigim ulkede(Ingiltere) cocuklar 4 yasinda okula basliyor, ama Turkiyedeki egitim sistemi ile karsilastirildiginda cok basit bir egitim verildiginden o yasta bir cocugun zaten yapabilecegi duzeyde…Ancak Turkiye’deki egitim sistemi yasca kucuk bir cocugu ezebilir ve ilerideki basarisina golge dusurebilir…

    Varsin oglunuz bir sene daha eglenceli bir okulda zaman gecirsin, sonucta orasi da okul… Siz de zaten gelisimi icin destek oluyorsunuz…

    Sevgiler

  29. Ingiltere’de de Eylul ayindan itibaren dogan cocuklar bir sonraki sene okula basliyorlar. Bizimki Ekim basi dogdugu icin bir sene gec baslayacak; erkek cocuk oldugu icin iyi olur diye dusunuyorum.
    Galiba cogunluk da ayni fikirde:)

  30. Benim oğlum da Ekim 2006 doğumlu…Şu anda 2006 yaş grubu ile anaokuluna gidiyor.Annem de 38 yıllık sınıf öğretmeni..Ona ve diğer çalışma arkadaşlarına danıştığımda Ülkü Hanım ile aynı cevapları verdiler.Özellikle yazı yazma,ince motor kasları konusunda zorluk yaşıyorlarmış.Ne gerek var çocukları zorlamaya…Amaç okıldan nefret ettirmek değil orayı sevdirmek….
    Ben de bu yüzden ilköğretime 1 yıl geç başlatacağım.Tek dezavantajımız 2 kez 6 yaş grubunda okuyacak olması.Onu da ilköğretime başlayacağı okulun anaokuluna vererek çözmeyi düşünüyorum.Hem okuyacağı okula alışabileceği 1 senesi daha olur….

  31. Size daha gerçekçi bir yanıt verebilmek adına bu konuyu okul müdürü olan babama sordum. Yasal olarak Deniz’in 2012-Eylül ayında okula (1. sınıfa)başlaması gerekiyor. Kayıtlar internet üzerinden yapılıyormuş ancak sizin talebiniz doğrultusunda bir yıl daha anaokuluna devam edebilirmiş. Yıllarını eğitime vermiş, idealist bir öğretmen olarak gördüğüm babamın şahsi fikrini sorduğumda aldığım yanıt şöyle oldu: Bir yıl daha geç gitse diye düşünmelerinde ki gerekçe denir diyor. Bedenen zayıf, kasları gelişmemiş ve zihinsel gerilik görülen çocukları bekletme taraftarıymış kendisi. Sonuçta yaşıtlarıyla aynı yıl içerisinde doğmuş oldukları için gelişimleri üç aşağı beş yukarı benzerlik gösterecektir diyor. Ben de eklemek istiyorum. Deniz’i az çok buradan ve Nurturia’dan takip ettiğim kadarıyla yaşıtlarına fark bile atabilecek şansa sahip bir çocuk. Bir kere iki dilli olarak yetiştiriliyor. Bu bile zihinsel gelişiminin olumlu yönde geliştiği konusunda çok güzel bir örnek. Ben naçizane bir sene anaokulu, sonrasında yaşıtlarıyla birlikte 1. sınıfa başlaması gerekir diye düşünüyorum. Ben olsam öyle yapardım. Size de kolaylıklar dilerim..

  32. farkettim de yorum yazanların hepsi de süpermiş ya. bi tanenizde başarısız değilmiydi yaw. süper İQ lu okur kitlen var elif hanım

  33. biz amerikadayiz. lara da deniz gibi kasim dogumlu ve otomatik olarak bir yil gec baslayacak. valla cok memnunum ben bu durumdan. yilbasinda doganlara gore neredeyse 1 yas fark olacak aralarinda. o yaslarda hic az sey degil bence. buyuk olursa hem kendine guveni daha cok olur, hem kucuk diye ezilmez, daha rahat eder diye dusunuyorum. neyi kaybedecekler ki bir yil gec baslayarak?

    • bişey kaybetmezler bence de hem eminim liseden sonra 1 yıl dersane arası vermeyerek hemen üniversiteye atılırlar ve dengelerler zaten..

      • Katılıyorum aslında sizlere, birşey kaybetmez belki ama peki ya olurda sınıfta kalırsa ya da bir şekilde bir sene kaybederse o zaman nolucak? Zaten kendinden bir yaş küçüklerle başlamıştı, bu sefer iki yaş küçüklerle mi okuyacak? Bir de bir bakıcak en yakın arkadaşı ya da yaşıt akabası ondan bir sınıf üstte, okul dışındaki kendisinden bir sınıf üstte okuyan yaşıtlarının yanında bir rahatsızlık hissetmeyecek mi? Belki bir de bu açıdan bakmak lazım.

        Gerçi sınıfta kalıyorlar mı yeni düzende bilmiyorum eğer sınıfta kalma yoksa yorumumu görmezden geliniz lütfen. 🙂

  34. Ocak doğumluyum ve bir sene de geç okula başladım. Okul yerine evde geçirdiğim o sene zarfında okuma yazma öğrenip okula gittiğimde bir büyük sınıfa alalım demişler annemle babama, onlar kabul etmemiş, okuma yazma biliyor bile olsa okula alışmış ve tanımış çocukların arasında ezilir düşüncesi ile. Okul hayatım boyunca tum sınıflarda hep sınıfımın en büyüğü oldum. Ne zararını gördüm ne de bir zorluk yaşadım. Hiç bir zaman da neden beni bir sene geç gönderdiniz demek gelmedi aklıma. Tüm bunlardan bağımsız olarak da aynı sizin dediğiniz gibi düşünüyorum. Bir sene daha anaokuluna gitse, oyun yaşında azıcık daha çiçek böcek yapsa ne ona zarar gelir ne de kaybı olur bence. Ezilmesindense, zorlanmasındansa sınıfının büyüğü olması tercihimdir benim. Benim oğlum da Kasım doğumlu, bir kaç sene sonra sanırım aynı aşamaları biz de geçireceğiz , zaman ne gösterir bilmiyorum ama şu anda geç gitmesi daha iyi diye düşünüyorum. sevgiler.

  35. erkek çocukta kasım doğumluysa küçüklerinin büyüğü olsun bence de.

  36. lisedeyken kendim için yaşamıştım aynı endişeyi “liseyi daha iyi bir okulda 4 yıl mı okumalı yoksa standart bir okulda 3 yıl mı ?” yarısını iyi yarısını standart bir okulda 3 yılda bitirdim büyük bir heyecan ve hevesle ama yıllar sonra anladım ki o 1 yılın aslında çok da fazla anlamı yokmuş.. mühim olan ne yapacağına daha doğru karar verebilmekmiş.. o zamanlar onca strese girdim 1 yıl için, şimdi yıllarım hızla kayıyor diyorum kendi kendime… kısacası 3 kasım doğumlu kızımı ben de erkenden okullu yapmak niyetinde değilim, onun iyiliği için bunun gerekli olduğuna kesinlikle eminim; o 1 yıllık farkla ergenliğinin ve meslek/gelecek tercihlerinin çok daha iyi üstesinden geleceğine inanıyorum.. sevgiler ..

  37. Babam eğitimci ben de 8 aralık doğumluyum ve 1 yıl sonra küçüklerin büyüğü olarak okula başladım. anaokulu eğitimim 2 yıl oldu. Mutluyum iyi bir karar olmuş, benim için 🙂
    Ben de eğitimciyim, şuan 1. sınıfları okutmaktayım. 2004 eylül sonrası öğrencilerimden bazıları yazı konusunda özellikle “bitişik eğik yazı (el yazısı değil düzeltmek isterim)” da zorlandılar. Bazı harfler ince kaslara daha çok çalıştırıyor: kıvrımlar, dönüşler vb. yazı detaylarında…
    Sorun bence akademik başarı olmayacaktır. İyi bir eğitim ortamı, destek olan bir aile oldukça bu bir şeklide çözülür. Lakin çocuğun hazırbulunuşluk, okula karşı tutum, kaygı, başarı-başarısızlık gibi durumlarının negatifleşmemesi için 2006 doğumlu arkadaşlarıyla gitmemesi daha iyi olur. uzun bir eğitim hayatına olumsuz tutumlarla devam edebilir (etmeyedebilir-bireysel farklılılkları bu sorunları aşmasına katkıda bulunabilirde)
    benim oğlumda şuan 2 yaşında Aralık 21 doğumlu, niyetim 2008 lilerle yazdırmamak – inşllh kendim de öğretmeni olmak istiyorum-
    küçüğün büyüğü büyüğün küçüğü diyoruz hep..Bir de şöyle bakalım: “Trenin son vagonuna binen yolcular” evet aynı yere gidecekler. Lakin son vagondalar 🙂

  38. Bu arada işin resmi yönünde her ne kadar adrese dayalı kayıt sisteminde otomatik olarak kaydınız yapılsa da (e-okul) bunu bir yıl sonraya ertelemek hiç sorun değil. Çünkü adı geçen okula gitmediğinizde o okul, önce öğrenciyi sürekli devamsız gösterir. belirli bir süreden sonrada kayıttan siler. Bir sonraki yıl tekrar aktifleşir 🙂

  39. Yasitlarimin 7 yasinda okula basladigi bir donemde okula 5 yasinda basladim. Okul baslamadan once okuma-yazma biliyordum zaten. Hayatim boynca klasik egitim sisteminden ve okullardan nefret ettim. Hicbir zaman derslerde geri kalmadim; yuksek not ortalamalariyla bitirdim. 1 sene gec baslamak bence iyidir. Anaokulu harikadir. 1 sene daha kagittan yapilmis ugurbocekleri candir!

  40. Çocuğun motor becerisi ve diğer yönlerden bu konudaki en önemli fikri ana sınıfı ( altı yaş) öğretmeni verir. Ayrıca çocuklar 3 yaşından itibaren benzer okul öncesi faaliyetleri yapmalarından dolayı da sıkılıyorlar. Bu nedenle çocuk okula hazır ise ona embesil muamelesi de yapmamak gerek. Ayrıca bir yıl hayat kaybı da ilerideki yaşlarda çok önemli bir fırsat kaybı olabilir. Emeklilik yaşı, kadro ve kıdem yılı hesabında değil bir yılın altı ayın bile çok önemi oluyor. Üstelik liseler de 4 yıla uzamış ve eğitim sisteminin ne olacağı belirsiz bir ülkede isek…

  41. Ben Haziran doğumluyum. İlkokula 6 yaşında (tam dönemimde) başladığım halde, öncesinde okuma yazma dört işlem bildiğim için bir ay sonra sınavla ikinci sınıfa atlatılmışım. Tüm okul hayatım boyunca sınıf arkadaşlarımdan daha küçüktüm. Hayata erken atıldım. Üniversiteye gittiğimde sadece 16 yaşındaydım. Çok hoş hatırladığım bir durum değildir erken okula gitmiş olmak. Bana yaşattığı dezavantajı çoktur. Kendi yaşıtlarımla okumuş olmak isterdim.

    Erkek kardeşim Aralık doğumlu. Aramızda 2.5 yaş var. Benim ilkokulda yaşadığım bu yaş/sınıf karmaşasından dolayı, ailem onu erken değil geç başlatma kararı almış. Dolayısıyla ortalamada Haziran doğumlu yaşıtlarından bir yıl geç başlamış okula. Benim gözümden geç gitmiş olması her zaman daha iyidir 🙂 Hayatta kaybettiği bir şey olduğunu da pek düşünmüyorum. 60’lı yaşlara kadar çalıştığımız bir düzende, çocukluğunu benden daha fazla yaşayabilmiştir 🙂

  42. […] gelen yorumları okudum. Sonra biraz araştırma yaptım. Okudukça, araştırdıkça, yılsonuna doğru doğan […]

  43. küçükleri büyüğü olma taraftarıyım…

  44. Önemli olan denizin istekli olup olmaması ben 6 yaşında 1.sınıfa başladım ailemi zor ikna etmiştim günlerce ağlayarak.Okulada ilk başta kayıt etmeyelim dediler nasıl olsa sıkılır ama ben daha o gün karar vermiştim sıkılmamaya ilk okumaya geçende bendim.Şu an 22 yaşımdayım okumaktan sıkılmadım hiç bazı sebeplerden dolayı yarım kaldı bu sene öss ye hazırllanıyorum ve 7 aylık bebeğim var:) yani demek istediğim oğlunuz istiyorsa başaracaktır ezilmez merak etmeyin

  45. benim oğlumda 2005 eylül doğumlu bizde vermedik okula.. çok araştırdık , gideceği okuldaki anasınıfı öğretmenine danıştık.bizede kas gelişiminden filan bahsetti geri kalıyorlar dedi. bizde göndermeme kararı verdik. ama doğrumu yaptık die hep düşünüyorum..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: