Ceza

Deniz’i ilk kez kitap okumadan yatırdım bugün.

Diyorlar ki uzmanlar:

Kitap okumak ödül, kitap okumamak ceza olmamalı. Kitap, hayatının içinde o kadar olmalı ki, tuvalete gitmek, yemek yemek kadar doğal bir parçası olmalı gününün. Kitap okumamayı yaptırım olarak kullanmayın.

Ama ben çaresizdim. Bir diğer seçeneğim Mumu‘suz yatırmaktı. Asıl onu yapamazdım. Çünkü yine uzman kişiler diyor ki:

Çocuğunuzu “güvenlik objesini” almakla hiçbir zaman tehdit etmeyin.

Konu tabii ki yemek yeme meselesiydi. Gerçi uzmanlara sorarsanız onun da çaresini bulmuşlar:

Yemek yemeyi olay haline getirmeyin, bırakın, yerse yesin. Aç olan çocuk yer.

İyi de kardeşim, bu çocuk aç. Bu çocuk aç değilse ben de Roma İmparatoruyum. Bu çocuk aç. Aç, ve YE-Mİ-YOR.

Ama ben kafayı yiyorum bu arada.

Sofraya oturuyoruz. Deniz etrafa bakınıyor. Biz yemeye başlıyoruz. Deniz konuşuyor. Haydi, başla artık diyoruz. Soru soruyor. Saatin büyük kolu 6’ya gelince kalkıyoruz diyoruz, 12’ye gelince n’apıcaz diyor. Ye, hadi, bak biz bitiriyoruz, bak bizimki bitince seninki de önünden gidecek, hadi, ama hadi, hadi, hadi, hadi…

Bir, üç beş…

Her seferinde, bir şekilde, ama yarım saat bekleyip son 10 dakikada tabana kuvvet bir şekilde, ama 45 dakikanın içine yayarak, ama ben Derin’i yatırmak için içeri gittiğimde Ayda’ya yardım ettirerek BİR ŞEKİLDE bitiriyor.

O bir şekilde bitiriyor ama bizde de sabır bitiyor.

Derdi ne, bilmiyorum. Daha doğrusu tahmin edebiliyorum. Derin olsa gerek. Hatta kesin Derin. Ve hatta bunun da altından Derin çıkmazsa bana da Blogcu Anne demesinler.

Ama ben de ne yapacağımı tamamen şaşırmış vaziyetteyim.

Daha detaylı anlatamazdım bu akşam: Deniz’ciğim, bak, yine oyalanıyorsun. Bak, saatin büyük kolu 12’ye geldiğinde masadan hep birlikte kalkacağız, tamam mı? Ve eğer tabağındaki yemek bitmediyse bu akşam kitap okumayacağız. Sofradan kalkacağız, banyoya gidip dişini fırçalayacağız, sonra odana gideceğiz, pijamalarını giyeceksin ve yatağına yatacaksın. Kitap yok. Tamam mı?

Cevap yok.

Beni anladığından emin olmak istiyorum: Deniz’ciğim, saat kaça gelince tabağın gidecek?

12’ye!

Yemeğin bitmediyse ne yapmayacağız?

Kitap yok.

Evet, aynen öyle. Ama senin çok vaktin var, bitirirsin istersen. Ama bitirmezsen bla bla bla… (yine aynı açıklama).

Ve tabii ki, TABİİ Kİ bitmedi o yemek.

Ki, son 10 dakikaya kadar dokunulmadı bile. Son anda yaklaşık yarısını yedi.

Tabak önünden gider gitmez de “Ama ben kitap okumak istiyorum” diye boncuk boncuk yaşlar dökmeye başladı gözlerinden.

İçimden geçiriyorum: E, ben ne yapayım peki? Sana anlatmışım. Açıklamışım. Elinden alabileceğim başka bir şey de yok! Ne halt yiyeyim, söyler misin?! Ben de istiyorum sana kitap okumayı! Sana kitap okumak benim için günün en zevkli anlarından biri. Sohbet ediyoruz, gülüyoruz, şakalaşıyoruz, soru soruyoruz… EĞLENİYORUZ.

Ben de istemezdim sana kitap okumamayı. Ama başka ne yapabilirim, bilmiyorum. Yanlış yaptığını biliyorsun, ve yanlış davranışların istenmeyen sonuçları olduğunu da artık anlayabilecek yaştasın. Öylesin. Biliyorum.

Beraber sızlana sızlana fırçaladık dişimizi. Bir yandan kitap okumak istiyorum diyor, bir yandan ben de ağlamaklı, “ben de çok istiyorum, üstelik ne güzel yeni kitabını okuyacaktık” diye sızlanıyorum. Öyle yattı.

Keyfim kaçık. Boğazım düğüm.

Anne olmayı sevmiyorum bazen. Annelik yapmayı daha doğrusu. Disiplinci, cezacı anne. Gıcık anne.

Disipline inanan bir kişiyim. Hatta biraz fazla inandığımı söylüyor bazen Doğan. Sırf “aman çocuğumun disiplini bozulmasın” diye salakça şeyler yaptığım, dar gözlüklerle baktığım, işi inada bindirdiğim, gereksiz yere sesimi yükselttiğim, çirkinleştiğim oluyor bazen. Sevmiyorum kendimi bu yüzden.

Ama… Ama bu olayın uzun bir geçmişi var ki. Heeeeeeeeeeeeeeeeeeer yemekte “Haydi Deniz, oyalanma Deniz, bak biz kalkıcaz Deniz, haydi Deniz” demekten öyle yorulduk, öyle bunaldık, Doğan’la öyle gerildik, bu gerginlik yüzünden öyle çok birbirimize girdik ki…

Artık sabrımız KAL-MA-DI.

Bunun bir sonucu olmalı artık. Aklında kalmalı. “Benden beklenilen davranışı yapmazsam sonunda hoşuma gitmeyen şeylerle karşılaşıyorum” yer etmeli aklında.

Bilmiyorum bu akşam başka ne yapabilirdim.

Reklamlar

46 Yanıt

  1. Pişman olma, doğru yoldasın. Ben de olsam aynı şeyi yapardım açıkçası.

  2. sanirim her annenin sorununu dile getirmissiniz bu aksam. Ne yazikki bende ayni sorunla karsilasiyorum ama yine dediginiz gibi cok sorun etmemeye basladim. GIzel’imin yemesi icin elimden geleni yapiyorum ama yemezse de bir sekilde cig sebze mesela bezelye GIzelin cok sevdigi bir sebze agiza ve icindeki dislere benzedigi icin gizel onu acip icini yemeyi cok seviyor. Kimin agzina benzedigi hakkinda konusuyoruz ona yardimci oluyorum acmada falan cok hoslaniyor mesela) yada havuc domates ve hatta gecenlerde cok sasirdim marul ve bebek ispanaklardan verdim zevkle oynaya oynaya yedi gecenlerde. Cig sebzeler pismis olandan cok daha vitaminli ve meyvelerdede oyle cok saglikli seyler var ev yemegi yemezse ac kalacak veya vitamin almayacak saniyoruz ama oyle degil. Ama tum bunlari da yemiyorsa en kotu ihtimalle kasar parcalari veya savory muffin gibi saglikli abur cubur vermeye calisiyorum yatma rutini baslayana kadar. Ha birde bu saydigim sebzeleri sizin de yiyor olmaniz onlari fisekliyor. Marul salatasini soslu oldugu icin gizel once sevmedi mesela bende ona bir sossuz bir salata ayarladim ve ona bakmadan ama onun gorecegi sekilde onun tabagindan izin isteyerek yemege basladim. Once sahiplendi bu benim diye sonra kendide benim yaptigim gibi eliyle tek tek kabin icindeki salata malzemelerini denemeye basladi. ve cok sevdi. Birde onun cok sevdigi birsey varsa mesela gizel spagetti ve sekilli makarna cok seviyor. Yaptigim yemegin yanina cok az sekilli makarna pisiriyoruz beraber mesela kaynamis suya makarna yada spagettileri ona koydurtuyorum ve tuz dokmeye veya yag koymaya kasar serpmeye bayiliyor mesela pisirmede kendi katkisi oldugu icin yemek icin sabirsizlaniyor yaninada gunun yemeginden ekliyorum yada kasikla yedirmeye calsiyroum kendim 🙂 stresli ve cok zaman aliyor ama birseyler yedigini gorunce degiyor.
    Sizi anliyorum disiplin istiyorsunuz yemek zamani geldi onune konan yemek yencek sonra meyve veya tatli herneyse ama yemiyorlarsa da yapacak cok bisey yok cunku anne strese girdimi bu tum aileye yansiyor ve sonucta cocuk ac yatiyor her halukarda 🙂 sevgiler…

  3. ben de “yemek bitmezse sakız yok” diyorum ve vermiyorum. ya hepten koyvereceğiz -ki imkansız ya da aynen böyle devam edecek sanırım 😦 ben de sevmiyorum yaptırımcı anne olmayı ama bu çocuklar ne kadar ciddi oldugumuzu görmek istiyorlar

  4. Selam, süre ile bağdaştırabilirsiniz belki “Yemeğin geç bittiği için kitap okumaya vakit kalmıyor” gibi. Böylece ceza değil davranış sonucu yaşatmış olursunuz 🙂 Sevgiler, Seçil

    • Hmmm…

      Facebook’taki gibi “BEĞEN” düğmesi olsaydı bu yorumu hemen beğenirdim.

    • cok guzel!

    • Ben bunu çok pis kullanıyorum.. şöyle ki: çok yorgunum, akşam bitsin istiyorum, çocuklar bir an önce uyusun, kitap okuyacak takatim de yok.. yayıla yaılayemek yiyor ya Selim, pek aldırmıyorum, bir iki ikaz.. zaten çok sıkkınım dürte dürte yemesinden.. yemeğin uzadığı için kitap okumaya vakit kalmadı diyorum.. çok iğrencim biliyorum.

  5. Kararlılık önemli olan tabi, ama yapabiliyorsan. Arda 6 yaşında oldu, yemek yemeye başladığından beri ”hadi”liyoruz ona biz. Sonuç hala aynı malesef. Ceza da işe yaramış değil. Tabi siz de yaramayacak demiyorum. Geçen gün Doğan Cüceloğlu var demiştim ya hani. Doğan Bey” eğer bir çocuk yemiyorsa onu zorlamayınız, çevresinde yemek olan hiç bir çocuk açlıktan ölmez. Eğer o öğün yemek istemiyorsa tabağını alın ve diğer öğüne kadar yiyecek bir şey olmayacağını söyleyin. İnanın bir haftaya kalmaz düzelecektir.” diyor. Sanırım önemli olan istikrarlı olmak, biz olamadık, yemedi diye üzüldüm, zorladım, alternatif yemekler sundum, kızdım, bağırdım, ceza verdim, o yemiyor diye eşimle kavga ettik falan falan. Bunların bir gün geçeceğine inanıyorum ben. Bu arada sorun Derin ise o zaman bunu konuşmasını sağlamalısınız. Kardeşi hakkında düşündüklerini rahatlıkla söylerse sorunların büyük kızmı da aşılmış olur. Hadi kolay gelsin.

    • kızmı yazmışım elim sürçmüş 🙂

    • Merhaba,
      Fransa’da yasiyorum burada tanidigim yabanci anneler yemek konusunda bizler kadar israrci degiller. Evimize gelen hic bir yabanci cocugun yemek nedeniyle annesi ile sorun yasadigini gormedim desem yeridir. Neredeyse uc yasindan itibaren kendi basina yiyen cocuklar mevcut cevremde. Buyuk kizim 21 ayliktan itibaren kres, anaokulu rutini icinde toplu olarak yemek yeme adabi kazandigi icin bizimle beraberken de sorunsuz oluyor, yemek istemedigi zaman zorlamiyorum, kendi secimine birakiyorum, zira 7 yasinda ve beslenmenin buyumesi icin onemli oldugunu anlayabilecek yasta. Ozellikle Turkiye ziyaretlerimiz sirasinda onun zayifligini (doktoruna gore kas gelisimi tamamen yerinde) goren buyuklerim benim bu israrsizligima tepki verseler de, yemek konusunda kizimi bogmamaya calisiyorum.
      Gelelim kucuk kizima o henuz 3 yasinda ve okula yeni basladi, kres tecrubesi olmadi, henuz okulda yemiyor, denedik ama basaramadik. Evde ise ac oldugu zaman yiyor, ac degilse, hasta veya kabizsa yemesi bayagi sorun yaratiyor, evde yemekleri hala onlarin damak tadina gore pisiriyorum. Cocuklardan sonra beslenme aliskanligimi degistirdim. Genelde haslanmis sebzeler, izgara et ve balik, yanina pilav, makarna gibi tahilli gidalar. Onden de cig sebzeler. Bu kombinasyonlar olunca sorun cikmiyor. Ne zaman salcali yemekler, soslu etler devreye giriyor o zaman bizimkiler ozellikle kucuk olan yemek konusunda biraz secici ve zorlayici oluyorlar. Kisisel gorusum kac yasinda olursa olsun cocugun ne yedigini, nicin yediginin bilincinde olmasi ve bunu yasami icin aliskanlik haline getirmesi. Bu nedenle yorumunuzda adi gecen Dogan Bey’in gorusu bana cok akilci geliyor. Gercekten de bizim gibi cocuguna onem veren ailelerde cocuk aclik sorunu yasamaz. Biz de daha cok esimin kararliligi ile bir ogun yemiyorlarsa tamam o zaman bu kadar deyip, ertesi ogune kadar acikmalarini bekliyoruz. Gercekten de ise yariyor.
      Ayrica yukaridaki su yorum
      `Yemeğin geç bittiği için kitap okumaya vakit kalmıyor” gibi. Böylece ceza değil davranış sonucu yaşatmış olursunuz
      gercekten de cok hosuma gitti, olayin ceza degil davranis sonucu olarak algilanmasini saglayarak onlara bir parca da sorumluluk vermis oluyoruz sanki.
      Sevgili blogcuanne cok haklisin. Annelik yapmak bazen cok zor oluyor hepimiz icin. Ama bu tarz yazilari bizlerle paylasarak ve birbirinden farki bakis acilarini yorum seklinde yaziya katarak cok sey ogrenmemize ve ogrendiklerimizi paylasmamiza vesile oluyorsun. Sana kolayliklar dilemek ve yine cok guzel ve hepimizin yasadigi benzer bir sorunu aktarmakla bizlere de dusunme payi yaratmana tesekkur etmekten baska elimden birsey gelmiyor…
      selamlar, kolayliklar…

  6. Elifcim

    Gecen gün nasıl cildirdigimi belki Facebooktan gormussundur. 3 hafta boyunca çoğunlukla her gün 2 saatlik ağlama krizlerinin sonunda Tan’i ilk defa korkuttum. 😦

    Pedagogu aradım. Tabii ki doğru bulmadı ama yapacak şey olmadığında kitaplarda yazmayan bazı seylerin yapılabileceğini kabul etti.

    Çünkü kitaplarda ne yazıyor:
    “cocugunuzla inatlasmayin. Sakın davranın. Sükûnetinizi koruyun”

    Peki ben başka bir soru soracağım:
    “2 saat ağlamayı bitirmeyen cocuğun ebeveynine nasıl davranilmali?”

  7. Ha birde kimse kimsenin evinde yasadigini bilemez o yuzden kimse kimseyi yargilayamaz ama konu dediginiz gibi “yemek yeme” o yuzden bence hayatindaki kitap okuma gibi guzel rutinleri ceza olarak vermek belki de cok dogru degil. Belkide yemek yemeyi kitap okumayla olumsuz bir sekilde iliskilendirecek kotu bir ani yaratacaktir hayatinda. Bence yemesi icin careler aramaya yogunlasmak cok daha dogru bir strateji olur.

  8. Ben de son bir kaç gündür ilk defa yaşııyormuşcasına kilitlendim yemek mevzusuna.. birşey diyecek olsam bağıracağım biliyorum, bu sbeeple içime atıyorum.. attıkça hiç abartmıyorum bayılacak pozisyona geliyorum.. tit tir tiredim geçen dün ve vücudum buz gibi soğudu.. Ve ne zaman Selim’i yemek yerken (yemezken) görsem kusacak gibi oluyorum..

    Uzmanları öpüyorum ve bilgilerini ceplerine yerleştirip kapıyı gösteriyorum. Dedikleri gibi gitmiyor işler..

    Bazen bu gidişata kayıtsız şartsız boyun eğdiğim ve her öğünde nerdeyse elelrimle yedirdiğim oluyor, bakıyorum Selim gürbüz.. bazen eli eteği çekiyorum (kısmen) selim çelimsiz.. aynen şimdiki gibi…

    Diyeceğim o ki; yalnız değilsin Elif’im.. kötü hissetme diyeceğim lakin bir işe yaramayacak

  9. Deniz’s sordun mu, yemegini vaktinde yemesi icin ne olmasi/yapilmasi gerekiyor? Cozumu o bulsun. Hatta ikiniz de oturup birer liste hazirlayin, sonra uzerinde oturup konusun, bir cozum plani olusturun. Bakalim ise yarayacak mi…
    Tavsiye : “How to talk so kids will listen & listen so kids will talk” Faber and Mazlish

    • evet bu kitabi gizel 4 aylikken almistim hala tekrar tekrar okuyorum ve sadece bebisinizle degil tum sosyal iliskilerinizde kullanabileceginiz stratejiler var alistirmali hemde cok guzel bende tavsiye ederim.

    • Bir de ayni yazarlarin “Siblings without rivalry” kitabini tavsiye ediyorlar ama ben okumadim, bizde “sibling” yok 🙂

  10. Bu aşamada eskileri örnek alalım, onları bizimle hiç böyle uğraşmazmış:) ne oldu eksik mü büyüdük? Uykumuz gelince uyurduk, zaten sokakta o kadar çok oynardık ki hem acıkmış hem de yorgun gelirdik, sorun çocukta değil sistemde:)

  11. benimde 4,5 yaşında bir dünya tatlısı oğlum var her anne gibi benimde derdim var fakat yemek değil tuvalet,en büyük problemimiz tuvalet.bir çok yolu denedim ama nafile gitmemek te ısrarcı hatta kaçırana kadar.ceza vermek, ödül vermek,kızmak,tatlı dil hiç biri kar etmedi.şimdi bu konu ile ne alaka diyceksiniz götürme yöntemi olarak şuna başvurdum bi deftere tuvaleti,sabah yüz yıkama,üzerini giyme,yemek yeme,tekrar tuvalet,anlatan birer resim çizdim en aşağıya da yıldızdı kalb resmi koydum her sabah kalkınca oğlum bunları bir bir yaparak işaretledi akşam saat 4 gibi küçük bi kağıda yıldız altına kalb resmi çizerek ona yıldızlı kalb yaptım kendi istediği renklerde boyadı odasının kapısına yapıştırıyor hem yıldızlı kalb birikiyor(mesela 20-30tane)o birikince çok sevdiği bi oyuncak alınacak bu sayede alışkanlık kazanıyor defterdekini tatbik etmeyince eksi işareti atıyorum yıldızlı kalb olmuyor ilk başta zorlandı ama şimdi 20 gündür eski diretmeler kalmadı kendi gidiyor biraz bekletsede.şimdiden 19 tane yıldızlı kalbimiz oldu bizim ve çok mutlu .1-2-3 derken birikmesi için çaba gösteriyor ve haliyle defterdekini kendiliğinden tatbik ediyor.belki yemek yeme husunda sizede yardımcı olur sizde 3 yemek resmi koyarsınız veya başka şey ama deftere bakarken de yemeğe çok üstelemyin onu 2.3.sıraya koyun derim belki işinize yarar bize çok faydalı oldu.kolay gelsin

  12. Elif bir sorum var; bu bugünlük bir ceza mıydı? yarın da yapacak mısın aynı şeyi? peki yarın ve öbürsü gün de yaparsan ve Deniz bu cezayı umursamaz ve yememeye devam eder ise geceleri kitap okumak gündemden mi kalkacak yoksa bir iki gün sonra “sen kazandın” deyip yeniden mi başlayacaksın kitap okumaya? şöyle bir düşündüm de başını daha çok ağrıtabilir gibi geldi bu ceza.

    • Hiç planlı bir ceza değildi. O an aklıma gelen, sonrasını düşünmediğim saçma bir durumdu işte. Bu akşam ne olacak, sonrası nasıl gelecek, fikrim yok. Ümidim, bu gece onu göze alamayıp doğru dürüst yemek yemesinden yana.

  13. Elif’cim kesinlikle yalniz degilsin. Bak biz neler yaptik anlatayim. Kaka mevzumuz vardi, bizimki kakasini bir turlu tuvalete yapmiyordu, herseyi denedik, neler neler…en son sevfigi cizgi filmleri izlemeyi, tvyi tamamen yasakladik…once umursamadi…dedim bu da ise yaramicak…ama sonraa birkac hafta sonra kakasini tuvalete yapti, aglamadan…sonra kontrollu bir sekilde izletmeye basladik, bir daha da hic problem yasamadik…yememe olayi bizde de var, derin cok secici, belli seyleri yiyor, ben de pes ettim sadece sevdiklerini veriyorum…yeni sey denemek yok…bazen takinti halinde ayni seyleri yiyor ama napiyim, oteki turlu surekli bir gerginlik sofrada…Deniz de secici mi? yoksa sirf inattan mi yemiyor acaba? sirf sevdigi seyleri yapsan bir sure? valla bu uzmanlar her zaman hakli olmuyor, eger sen dogru olduguna inaniyorsan yap bence…

  14. blogcuanne, bence bu disiplinperver halinden hiç pişmanlık duyma. senin gibi olabilmek için neler vermezdim. ben kendimi disipline edemezken tenten’ i nasıl edeyim.. her seferinde başa sarıyorum. sonunda ağlamak istiyorum.. zaman zaman gıcık anne ol boşver. iyi anne olduğundan şüphe etme yeter. Sevgiler 🙂

  15. Elifcim sen gene iyisin. ceza olarak kitap okumamışsın.
    Ben şahit olduğum bir olayı aktarayım. ilkokul 3 e giden yigenim okula geç kaldı. geç kağıdı almak için müdür yardımcısının odasına girdik tam alıp çıkacaktık ki ne dese beğenirsin. Madem okula geç kaldın sana ceza oku bakalım bu kitabı deyip. ince bir kitap tutuşturdu eline. Tabi çocuk dahil hepimiz şok olduk. :((

    • sabah sabah şaşkına döndüm yorumunuzu okuyunca; bir müdür yardımcısı kitap okumayı nasıl ceza olarak görebilir? Kimlere emanet ediyoruz çocuklarımızı eğitsinler diye; bu müdür yardımcısının öğretmenleri başka kimleri eğitti acaba? Allahım, bu bir kabus olmalı. Diyecek bir şey bulamıyorum, nutkum tutuldu resmen 😦

    • A-aa!

  16. Elif, bana öyle geliyor ki sorununuz son noktaya gelmiş. derinden önce de deniz yemeği kendisi yemiyordu diye hatırlıyorum. belki de sorun derin değil? ya da sorun kardes ama yemek konusunda senin hassas olduğunu biliyor. paradigma değiştirin. konuşabileceğin seni dinleyip rahatlatacak ve yol gösterecek psikolog gibi birine gitsen? bu cezanın ise yarayacağını aklım kesmedi. sevgiler

    • Evet, Derin’den önce de sorunlarımız vardı, ama son zamanlarda toparlamıştı. Birkaç haftadır yine sündürüyor, sakız gibi. Ve bu birkaç haftadır Derin çok aktif. Emekliyor. Konuşmaya çalışıyor. Gözler üzerinde. Şirin. Herkes onunla ilgileniyor.Öyle olunca Deniz de sanırım kendince en çok ilgi göreceği şeyleri yapıyor.

      Dediğini bu gidişle yapacağım.

  17. Ben sizin yaşadığınız sıkıntıyı kızım çok kötü boğaz enfeksiyonu olduğu zaman yaşadım. Gerçekten yemeyen çocuk zor. Benim kızım yemeyen bir çocuk değil ama arada benim de krizler yaşadığım öğünler oluyor maalesef. Ben bu durumlarda Ece nin asla hayır diyemeyeceği yemeklerden yana kullanıyorum tercihimi. (yoğurtlu çorbalar) Yemeği kaşığı gördüğü anda öğüren çocuklar biliyorum. Durum anne için gerçekten zor. Ama bu hep böyle sürecek değil. Dönem dönem bütün çocuklarda olan bişey.
    Ceza olayına gelince istikrarlı olmak doğru bir tutum bence. Çocuğunuz benim kızımdan büyük. Olanları anlayacak yaşta. Neden sonuç ilişkisini eminim ki anlayacaktır.

  18. Uzerine hic dusmeseniz? Yani ilk basta; “Uzun cubuk saat 12 ye geldiginde yemek bitecek, zaten biliyorsun sen, koca adam oldun, haydi bakalim.” deyip, sonra hicbir sey (gercekten bir tek hadi bile olmadan) demeden kendi haline biraksaniz? Yemezse de 1 gece yemez, 2 gece yemez.. Biliyorum anne yuregi zor dayanir ama belki bu durtmeler yuzunden yemiyordur? Tabi bu benim nacizane yorumum. Isin ehli kisiler ne der bilemem.

  19. benim de nacizane yorumum üzerine düşülmemesi yönünde. belki de çok sevdiği, ne bileyim farklı bir yemek olsa hemen yiyecekti, kim bilir?
    düşün ki bunun daha kötüsü de olabilirdi, mesela yemekten hemen sonra kitap okunmadan yatmayı kabul etmeyebilirdi, direnebilirdi… yine şanslısın, ben efe’ye ceza bile veremiyorum zira kabul etmiyor ve cezayı yok sayıyor kendisi 🙂

  20. Dün akşamki mönümüzün pilav ve köfte (çocukların favorisi!) olduğun belirtmeden geçemeyeceğim. Sebze bile yoktu yanında!

  21. çocuklar farklı dertler aynı : )

  22. Ahhh ahhh sanırım bebişler büyüdükçe sorunlar farklılaşıyor ama hiç bitmiyor. 🙂 1 yaşına 20 gün kala benim oğluş hala az yemek yeyip çok emmesinin dışında adeta bir sinir küpü oldu diyebilirim. Yumruklarını sıkıyor, bağırıyor, kafasına vuruyor elleriyle. :S Konuyu dağıtmış gibi olmayım ama bu yaşta bu sinir normal mi sizce? Acaba konuşup derdini, istediği şeyi anlatamayıp, istediği yere gidemeyip, istediklerini karıştırmadığı için bu kadar sinirli olabilir mi? Yoksa genetik mi? Geçici mi kalıcı mı? Hellppp!!!

  23. Annemle inatlaşmak hoşuma gidiyor. Hele saatin büyük kolu 6’ya gelince kalkıyoruz demesi yok mu? Bayılıyorum. Eminim şu an sadece yemeklerini yemiyorlar. Göz ucuyla da beni süzüyorlar. Yemek boyunca onları merak içinde bırakmak gibisi yok. Böylece onların bütün dünyası Derin olmuyor. Bir kılçık gibi zihinlerine yemek saatinde batmak benim için günün en keyifli anlarından. Annem bu sefer de yemek 12’ye kadar bitmezse kitapsız bir akşamın beni beklediğini söyledi. Benden anladığıma dair onay istiyor. Onaylayayım, bakalım. Nasıl olsa dayanamaz; kitabı okur. Ben annemi bilmez miyim? Evet, işte yemek bitmedi. Biraz da yaş döktük mü, annemin yufka yüreği iyice erir. Fakat annem neden bu kadar sessizleşti? Bu iyiye işaret olabilir. Ben ağlamamı sürdüreyim. Onun da gözleri yaşlı. Olamaz, hayır olamaz. Annem kitap okunmayacağını söylüyor. Bunu nasıl yapabilir? Olamaz. Şimdi yeni kitabım öylece okunmadan duracak mı? Ama anne!!! Sanki sağırlaştı. Hıçkırıklarımın hiçbir tesiri yok. Bu ceza belki de bugünlüktür. Ya yarın? Yarın da aynı şey tekrarlanacak mı? Annemi sınamalıyım. Bakalım göründüğü kadar kararlı mı? ( Deniz’in monoloğu )

  24. sevgili elif hanımcım…yazılarınızı düzenli olarak takip ediyorum… henüz bebeğim çok minik ama etrafta gördüğüm kadarıyla bu yemek sorununda annelerin en büyük hatası çocuklarını bir birey olarak görüp onların kararlarına saygı duymamaları… denizin ne kadar yemesi gerektiğine deniz karar vermeli… bir kaç gün karışmamalısınız…. artı denizin en büyük sorunu derin… 😦 annesini bir başkasıyla paylaşıyor olamak ona acı veriyor… bir yerlerde okumuştum…. çocuğun büyüklerine karşı tek silahı yemekmiş…. ablamın iki oğlu var ilki çok güzel yemek yerken iki numara gelince yemekler ablama eziyet oldu…. evde yemek yemiyor…. ablam kreşini gidip denizimizi takip ettiğinde hiç bir sorun olmadığını görüyor…. 🙂 birde yine elinde kaşıkla dolaşan bir akrabama yaptığımız baskılar sonucu bir gece oğlunu aç ayatırdı…. sabah mutfaktan gelen gürültüye uyandık…. şaka gibi… minik oğlumuz sandelyenin üzerinde pilav tenceresini almaya çalışıyor…. :)))))))

  25. mesajları merakla okudum bu işe çare bulan varmı diye bizde aynı durumdayız benim kızım 5 yaşında eğer ısrarla yemek yedirmezsem açlıktan başı dönüyor bütün gün uyuyor sanırım açlıktan tansiyonu düşüyor yinede yemek yemiyor dahada yemek yedirmezsem kusuyor hergün eşimle tartışıyoruz

  26. Merhaba ben londradan yaziyorum evet ben de biraz once ayni sorunu yasan annelerden biriyim yemek bir saati buluyor sonra meyve faslina geciyoruz .Tabiki yatmamak icin direnme yontemleri bende ceza olarak kitap okumama karari aldim ve kitabi eline verim bu gece sen tek basina kitap okuyacaksin dedim ve yatirdim saniri uyudu bile yemek yememiz gecen seneye gore kotu yedigi hic bir yemegide yemez oldu bende diger anneler gibi cig sebze veriyorum zorlamak da cozum degil cunku sonuc kotu oluyor

  27. ayynıyız, aynı… o aç, biz yorgun ve eşimle kavga edip duruyoruz, sonuç:

    pis anne, iğrenç anne, seni matkapla delicem anne, evi dağıtıcam, kusucam şimdi, senden nefret ediyorum anne…

    temel sebebin kardeş olduğuna ben de eminim ama ne yapalım bilemiyorum ki 😦

  28. anlattiklarin hic yabanci degil benim oglum tek ama sarf edilen cumleler hemen hemen ayni beni niye dogurdun benmi istedim ben boyle anne istememistim hic iyi anne degilsin gibi birsuru kendinden buyuk laflar evet sonuc anne ve babayi birbirine cok basarili bir sekilde birbirine sokuyor eeeeeee benimki tek her gun stres guya disardan goren cok uslu anne baba sozu dinleyen cocuk goruyorlar hicbirsey zamanla duzelecekler umuduyla beklemeye alacagiz kendimizi sabirrrrrrrrrrrrrrr

  29. […] de yemek yemenin bu ceza-ödül sisteminin dışında kalması gerektiğini düşünüyorum. Elif de geçen gün buna benzer bir yazı […]

  30. Deniz’in boy ve kilosu nasıl Elif iyiyse yememesini dert etme bence…..

  31. Diğer yorumları okuyamadım vakit darlığından, kusuruma bakma lütfen. Sadece şunu demeden geçmek istemedim:
    Deniz neyden ne kadar yiyeceğine de karar versin. Daha doğrusu verebilir. Bu da bir yaptırımdır. Sen,n gözüne az gelse de yemek istediği miktar, bırak önce bi az yesin. Ama kendi karar versin miktarına

  32. […] Deniz’e ceza verdiğimden bahsetmiştim hani. Baştan sona yanlıştı. Ceza sebebi yemeğini yememesiydi, ceza ise kitap okumamaydı. İkisi de […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: