Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 22. hafta: Yeni doktorla ilk randevu

En nihayetinde Nilü’yü Miami’deki kendi doktorumu görmeye ikna edebildim. Bir yandan başından beri çaktırmadan baskı yapmaya çalışıyor, bir yandan da ısrarcı görünmek istemiyorum. Neyse ki Nilü’nün kendi doktoru New York’a mı, nereye göç etti de Nilü yeni bir arayışa girmek zorunda kaldı. İsabet oldu.

Dr. Mauricio Bitran ismini Miami’de bilmeyen, tanımayan yok. Kimle konuşsanız ya kendisi, ya kardeşi, ya komşusu, ya ablası doğurmuştur bu adamla. İnanılmaz tatlı, sıcacık bir adam. Şili’li. Anneannesi İzmirliymiş, Türkleri ayrı seviyor. Eminim Nilü de çok memnun kalacak Dr. Bitran’dan, ki öyle oldu gibi görünüyor.

Gerisi Nilü’nün kaleminden:

Herkese sıcacık Miami’den sıcak bir merhaba!

Birçoğunuzun kara kış yaşadığı şu günlerde inanması güç ama erken gelmiş bir yaz havası yaşıyoruz bizler Miami’de. Size nispet olsun diye söylemiyorum sakın ha aklınıza bile gelmesin, sadece çok mutlu ediyor beni bu hava ve pırıl pırıl parlayan ısıtan güneş… Gerçi güneş yerini ara ara yağmura bırakıyor ama olsun o da güzel yağmur her yeri mis gibi yapıyor ve çok sürmeyip o kara bulutlar yerlerini yine güneşe bırakıyor. Kat kat giyinmeme gerek yok, kar yağsa kayıp düşerim korkusu yok,  sokakta titremeden yürüyebiliyorum daha ne isteyeyim.

Bu erken başlayan sıcak dalgasına bir içimi ısıtan katkı da yeni doktorumdan geldi. Geçen aydan beri dört gözle beklediğim aylık kontrolüm vardı bugün. Niye doktorumu değiştirdiğime gelince eski doktorum başka şehre taşındı ben de bu bahaneyle değişiklik korkumu bir kenara bırakıp burada herkesin çok şiddetle tavsiye ettiği, Elif’in de ilk doğumunu yaptığı doktora transfer oldum. Doktorum dedikleri kadar şeker bir insanmış; daha koridorda muayene odasına doğru yürürken beni yakalayıp hoş geldin deyip şöyle sıkıca kucakladı beni. Hani normal durumda şu adama bak ne laubali falan diye düşünebilir başka birisi ama insan kendini ve bebeğini emanet edeceği bir insan olunca arıyor bu alışılmışın dışında sıcaklığı, hele hele Amerika gibi doktorların çoğunun soğuk ve nötr davrandığı bir yerde. Doktorum sıcakkanlılığının yanında çok da ilgili biri çıktı; tam bir saate yakın bana vakit ayırdı, tüm sağlık geçmişimin üzerinden gitti ve sürpriz olarak bebişime baktı ultrasonla. Öyle uzun çaplı Türkiye’de yapılan ultrason taramalarından çok farklı sadece bebeğin duruşu, amnio sıvısı seviyesi, plasentanın konumu ve de rahim ağzını inceledi; ama olsun yine de beni mutlu etti bebişimi kısa da olsa görmek. Kocaman olmuş en son gördüğüm haline göre; bir de zaten sabahtan beri çok harekeliydi ultrason yaparken de yan dönüp bize bakar gibi poz verdi kerata; sonuç olarak her şey iyi görünüyor dedi doktorum. Bir sonraki randevuda bana şeker yüklemesi yapacaklarmış onu anlattı, sonra bir de o gün gidip hastaneye doğum için kayıt olacakmışım.

Evet, artık doğum lafı doktorumla olan sözlüğüme katılmış oldu, heyecanlandırdı bu beni. Ağrılarım için yoga ve fizik tedavi önerdi, yatış pozisyonum içim hiç kasma vücudun sana nasıl yatman gerektiğini söyleyecek dedi. Geçen hafta siyatiğim tutar gibi olunca yogaya başlayamamıştım ama bu hafta hele hele doktordan da teşvik alınca gitmeye kararlıyım. Randevuyu bana bir yanağıma koca bir öpücük kondurarak noktaladık; zaten arkadaşlarım ve beni karşılayan hemşire beni bu öpücüğe önceden hazırladığı içim çok şaşırmadım sadece gülümsemekle yetindim. Bir sonraki randevumda diğer ortaklardan ikincisiyle görüşeceğim; bakalım o da bu kadar candan mı çıkacak? Diğer doktoru görmemin sebebi doğum planlı olmadığı sürece o gün hangi doktor nöbette ise onun yardımıyla doğuracakmışım; yani sizlerin alıştığının aksine benim bir doktorum değil tam üç tane potansiyel doğum doktorum var. Açıkçası biraz endişelendim bunu duyunca ama sonuçta böyle şeker bir insanın beraber çalıştığı ortaklarının da en az onun kadar candan ve ilgili olacağını düşünüyorum; inşallah yanılmam.

Eski doktorumda yaşadığım tecrübemden farklı bir diğer olay da bekleme odasında gelişti. İki tane bayan biri 8 aylık bir kız çocuğu annesi, diğeri yeni doğmuş 1 aylık oğluyla gelmiş bir anne bana hatırımı sordular, epeyce sohbet ettik o uzun bekleyiş sırasında. Onlardan alışveriş konusunda tavsiyeler aldım. Asıl size anlatmak istediğim annesiyle gelen o yeni doğmuş minik mucize bebek. Doktora o buz gibi klimalı binaya nasıl getirmiş bu bayan minicik oğlunu biliyor musunuz? Sadece kısa bir şort ve kısa kollu altı çıtçıtlı bir body ile ve ayakları da çıplak. Gözlerime inanamadım görünce; aklıma temmuz ayında doğan yeğenimi annemin nasıl sarıp sarmaladığı geldi, sonra kardeşimin sıcaktan kavrulan Mersin’de klima açmaya korkması… İnsan hangisi doğru acaba diye merak ediyor ikisinin arası mı yoksa bu bayanın yaptığı mı? Bizimkilerin yaklaşımı yanlış o kesin çünkü bizler kadar hastalanmıyor burada insanlar tahminim bu yetişme şekillerinden olsa gerek. Neyse siz kararınızı vermeden bir şey daha ekleyeyim derken bebiş acıktı annesi hemencecik kendi başından önlük gibi bir şey geçirip bebeği de altına alıp emzirmeye başladı, burada ulu orta emzirmek tabu olduğu ve teşhirciliğe girdiği için anne kendini hep örtüyor; sanki Türkiye’de gördüğüm anneler daha rahat bu konuda. Emme işi bitince baktı ki bebiş bir güzel iş halletmiş halı bile olmayan parke zemin üzerine babası ile beraber çömelip hemen bir alt değiştirme bezi yaydılar ve oracıkta bebişin altını değiştirdiler. Düşünün zaten oda serin bir de çocuğu yere koyup soyuyorlar, annem görse herhalde el kol hareketleri ile olaya müdahale etmeden duramazdı. Bu durum bana kültürlerimizin farkını ve bizim öğrendiklerimizin ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu bir kere daha düşündürdü.

Eee bu kadar düşünmek bana göre değil tabii. Randevu bitip karnımı doyurur doyurmaz soluğu kitapçıda aldım. Yaklaşık bir saat boyunca o kitabı incele bu yorumu oku derken ben en iyisi bebek bakımı kitapları konusunda önce siz tecrübeli annelere bir danışayım dedim; ama dayanamayıp burada hamilelik ve doğum üzerine “what to expect when expecting” adlı bir kitap aldım. Her ne kadar günümüzde internette her türlü bilgiyi bulabiliyor isek de bir tane detaylı her konuya değinen bir kitabım olsun istedim. Kitapta babalar için yazılmış bir bölüm de ilgimi çekti eşime okutturmayı planlıyorum, yok okumam derse gece zorla da olsa annelerin çocuklarına yatarken yaptıkları gibi başında durup ona okumayı planlıyorum. 🙂

Reklamlar

9 Yanıt

  1. doktorunun samimiyeti konusunda çok şanslısın bence, kıymetini bil :)) bende şu sıralar 30 haftalık hamileyim ve doktorumdan yana şikayetçiyim, artık Türkiyedede sıcaklık kalmadı…

  2. “what to expect when expecting” kitabından bana da Amerika’daki bir arkadaşım bahsetmişti. çok iyi, kapsamlı, güzel bir kitap olduğunu söylemişti ve “Amerikalılar’ın bible’ı” bile demişti. ben o dönemde doğum yapmış olduğum için bu kitabı görmedim ama aynı seri “what to expect first year” var bende de. çok güzel bir kitap. hemen hemen kafamdaki tüm sorulara cevap buluyorum. sanırım senin aldığın da aynı yapıdadır.

  3. hic sasirma doktorunun hal ve tavirlarina baksana elif soylemis,sili`liymis.bir sili`li turk olarak sunu belirteyim sana,dr,unu herzaman boyle sicak kanli ve samimi goreceksin cunku sili`lilerin en tipik ozelligi bu,haa bu arada bizim buaralarda karsindaki insana sarilmak ve kocaman opmek cok yaygin:)tipik latin kulturu,keyfini cikar,birlesik devletlerde zor bulunan bir durum:))bebegin ve senin sansin!

  4. kitabı ben de okudum, Türkçe versiyonunu. şu anda da ‘bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler’ elimde, yine faydalandığım.

  5. Turkiye’de anneler emzirme konusunda daha rahat demissiniz ya; nasil rahatlar?
    Ben de emzirme onlugu ile emziriyorum disarda kizimi; ki ben Almanya’dayim. Ama tabii bu benim boyle kendimi daha rahat hissetmemden kaynaklaniyor.
    Bana hic emziren anne denk gelmedi de Istanbul’da, o yuzden tahayyul edemedim bir turlu 🙂

  6. Nilü’cüm,

    Bitran camiasına katılmana çok sevindim, geç bile kalmıştın dediğim gibi. Dr. Bitran üçüncü ortağını benden çok sonra aldı, onu tanımıyorum. Ama Dr. Rivera (genç, bizim yaşlarımızda) da onun kadar tatlı ve pozitif enerji veren bir insandır. Sanmıyorum ki ikisi de kendilerinden farklı yapıda bir ortağı alsınlar aralarına. Mutlaka üçüncü ortakları da onlara benziyordur 🙂 Eminim her kime denk geleceksen gel güzel bir deneyim olacak senin için.

    Kitap konusunda da… What to Expect’i ben de okumuştum ama geriye dönüp baktığımda hiç de öyle “bible”lık bir durumu yokmuş gibi geliyor bana. A Girlfriend’s Guide to Pregnancy’yi tavsiye ederim, bayağı komik bir kitap. Bana da Aylin tavsiye etmişti 🙂 Bebek bakımı ile ilgili ise American Academy of Pediatrics’in Caring for your Baby and Young Child kitabını tek geçerim. Bizim hala başvurduğumuz mükemmel bir kaynak. Biz oradayken Publix’in Baby Club’ına kaydolan herkese hediye ediyorlardı. Sigorta şirketleri de ücretsiz gönderiyordu, bir sor istersen. Bir şekilde mutlaka edin o kitabı.

  7. Tabii ki The Baby Whisperer Solves All Your Problems, Melinda Blau, Tracy Hogg tavsiye edeceğim, belki biraz erken ama bebek doğduktan sonra bana en yardımcı olan kitap olmuştu.. doğuma yakın okuyabilirsin..

  8. Tijen: Hakikaten Sili’llerin bu kadar sicak olduklarini bilmiyordum, boyle bir dokorum oldugu icin cok mutluyum.

    Ben bu What to Expect When Expecting kitabini epeyce begendim. Aklima gelen her sorunu cevabi var ve okumasi da cok kolay. Elif Pilatin’in dedigine gore de Turkce cevirisi de varmis herkese tavsiye ederim.

    Cadsiz, Asli ve Blogcuanne Elifcim dediginiz kitap isimlerini not ettim bir daha kitapciya gittigimde bakicam. Cok saolun.

    Herkese onerileri icin cok cok tesekkurler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: