Aklımdan uçup gitmeden

Doğan da yok ya… Annemin evine göç ettim çocuklarla. Deniz’in okulu tatil. Sakin, eğlenceli bir hafta geçirmeyi planlıyorum.

İlk olarak Derin’i annemlere satarak Deniz’i Ayı Yogi’ye götürdük teyzesiyle. Fena değildi. Bizimkilerin yaş grubuna gayet uygun. Yalnız bu üç boyut olayını ben sevmiyorum. Gözlerimi yoruyor, bir. Gözlükler gözümü ağrıtıyor, iki. Zaten Deniz de film boyunca gözlükleri çıkarıp durdu. Bana kalsa üç boyutlusuna gitmeyecektim ama yakınlarda yoktu.

Film uygundu dedik ama uygun olmayan bir şey vardı ki o da filmden önce gösterilen Thor adlı filmin fragmanıydı. Ayı Yogi’nin hitap ettiği kesimden çok daha büyük yaştaki, büyük ihtimalle ergen çocuklara yönelik bir fantastik film. Acele çıktık, çıkışta şikayetlenemedim. Gerçi kime şikayetleneceğimi de bilemedim. Sinema yönetimine mi?

Bundan başka bir de Ben 10 şovunun reklamı vardı yine. Zaten Deniz “Emre Ben 10’e gitmiş” deyip duruyordu da, ben “Yok öyle bir şey” diyerek geçiştirmeye çalışıyordum. Canlı kanıtını görmüş oldu orada. Bir de broşür buldu gişeden. Tam oldu.

Kısaca dünkü sinema maceramızdan çıkardığım sonuç şu oldu: Mümkünse salona geç girin kardeşim. Reklam faslı bitmeye yakın, başlamadan hemen önce girin filme. Yoksa abuk sabuk açıklamalar yapmak zorunda kalıyorsunuz.

Öte yandan, reklamları seyretmeseydik şundan haberimiz olmayacaktı:

Deniz’in aklını yitirdiğine söylememe gerek var mı? Sadece o değil, ben de heyecanla yazı bekliyorum şimdi.

***

Yeri gelmişken, aklımdan uçup gitmeden şunları da yazayım dedim:

Geçen gün, arabadayız. Deniz çenesi düşük bir şekilde konuşuyor:

– Anne! Ben baba büyüyünce de, baba gibi olunca da sen benim annem olucaksın di mi?
– Tabii ki Deniz’cim!
– Ama ben baba gibi olmicam.
– Nasıl yani?
– Büyümicem.
– Büyüyeceksin. Ama ben senin hep annen olucam.
– … … Anne, ben baba gibi olunca sana Elif dicem, babaya da Doğan.

Birkaç dakika sonra…

– Anne, ben büyüyünce benim annem kim olucak?
– Ben olucam Deniz’cim. Ben hep senin annen olucam. Sen ne kadar büyüsen de ben annen olucam.
– Hmmm… Başka annem olmicak?
– Hayır, herkesin bir tane annesi vardır.
– Keşke benim iki tane annem olsaydı.
– !!!
– O zaman o yemek yapar, sen de benimle oynardın.

Hala arabadayız. Bir yandan trafikte ilerlemeye çalışırken, bir yandan da çocukların doktorundan randevu almaya çalışıyorum:

– [telefonda] … Evet, Elif Doğan. Hastanın adı… Derin Doğan. Tamam, teşekkürler.
Deniz o sırada arkada Ayda’ya anlatıyor: Benim de soyadım Doğan, Derin’inki de Doğan.
Bekliyorum, bunun arkasından bir şey gelecek. Nitekim:
Anne, neden benim de, Derin’in de soyadı aynı?
Çünkü babanın soyadı neyse çocuklarınki de o olur.
Hmm…
Mesela… Senin bir kardeşin daha olsa onun da soyadı Doğan olacak.
Hmm…
Benim soyadım aslında başkaydı, evlendikten sonra Doğan oldu. [Çocuğun kafasını karıştırmaca]
Neh?
Anneanneye gidince ne yapalım Deniz’cim? [Dikkat dağıtmaca]

***

Deniz’in Türkçedeki ulama kuralından haberi yok.

– Anne, bir dakka susur musun?

– Anne, şunu şuraya koyur musun?

– Bi dakka tutur musun?

– Geler misin?

– Verer misin?

***

Alelade bir Cumartesi. Elif, Deniz, Derin ve Teyze bütün günü evde geçirdikten sonra havalanmak üzere dışarı çıkmış, teyzenin kahve krizi tutunca soluğu Starbucks’ta almışlar. Elif, Derin’in yemeğini yedirirken Teyze de Deniz’le boya yapıyor. Bir yandan da dağılan boya kalemlerini toplamaya kalınca Deniz çıkışıyor:

– Benim kullandığım kalemi toplama dedim!
– Pardon Deniz’ciğim. Demiş miydin, ben duymadım?
– Demedim. Ama diyeceğimi bilemedim.

***

Deniz’in burun karıştırma merakı var bugünlerde. Peçete kullanmaya yönlendirmeye çalışıyoruz. Dün akşam yatmadan önce yine “derinlere daldığını” görünce dayanamadım.
– Deniz’ciğim, bir şey buldun mu bari?
– Evet!
– Ne buldun?
[Baş parmağı ve işaret parmağı arasında yuvarladığı minik kütleye bakarak] Beyaz bir top! Minik beyaz bir top!

***

Böyle işte… Harikaymış dört yaş. Şiddetle tavsiye edilir.

Reklamlar

22 Yanıt

  1. Bizimkiler de cars reklamini Tangled’da gorduler. Burak da uctu aynen. Ben bile heyecan yaptim, ne yalan soyleyeyim. Cok seviyorum Arabalar filmini.

    Deniz’in diyaloglari supermis. Soyadi ozellikle.

  2. – Benim kullandığım kalemi toplama dedim!
    – Pardon Deniz’ciğim. Demiş miydin, ben duymadım?
    – Demedim. Ama diyeceğimi bilemedim
    ———–
    bu paragrafa bayıldım 🙂

    herkese iyi haftalar …

    • YAA BU PARAGRAFA BENDE COKGULDUM :))))
      TEYZENIN BENCE SOK DA OLMASI LAZIM GELIO …
      BENIM DE YEGENIM VAR NUHBURAK ONDAN DA BOYLE ENSTANTANELER YASAMIYOR DEGILIZ KIRIP GECIRIO BIZI ….

  3. :)) Çok güldüm Deniz’in o hallerine. Ne kadar tatlı, allah bağışlasın. Ben de bir an önce Mira ile böyle etkinlikler yapmak istiyorum:)))
    Cars2 iyiymiş gerçekten. Artık heyecanla ben de onu bekliyorum:)

  4. Çok şekersiniz. Şiddetle bunları toparlayıp 4 yaş günlüğü altında bir kitap çıkartmanı tavsiye ediyorum 🙂

  5. diyaloglar super 😀

  6. aptal bir pazartesi sabahında, yığınla iş beni beklerken çok güldüm. Allah da sizi güldürsün 🙂

  7. ulamadan hiçbirinin haberi yok gerçekten :)))

    olar, geler, sanar…

    :))) çok ciddi bir konuşma yapacağımız zaman çok zor oluyor gülmemek.

  8. ben hepsine çok güldüm. Sabah sabah beni güldürdün ya Denizcim çok teşekkürler. Bu hafta süper geçecek sayende:)

  9. Valla güne kahkaha ile başladım, şahane:))

    Bu arada “geler misin, verer misin” bizde de ziyadesi ile var:)

    Sevgiler…

  10. – Benim kullandığım kalemi toplama dedim!
    – Pardon Deniz’ciğim. Demiş miydin, ben duymadım?
    – Demedim. Ama diyeceğimi bilemedim.

    Gerçekten insanın olduğu yere çakılmasını sağlayan çocuk diyaloglarından:) Harikaymış:)

    Meslek icabı düzeltme yapmam lazım:
    Ulama kuralı, bir kelime sessizle bitip, diğeri sesli ile başladığında aradaki akıcılığa denir.
    “dolaptan erik aldım” “dolapta neri kaldım” gibi..
    Bir çok karışıklığa sebep olur, “dilek olay – dile kolay” gibi:)
    Deniz ve bir çok çocuğun yaptığı ise, soru ekinden önce ünlü daralması-genişlemesi durumu oluyor.

  11. Ulama olayından bizimkinin de haberi yok:)
    Alar mısın?
    Geler misin?
    Bazen çevremizde hemen bunu düzeltenler oluyor ama ben hiç müdahale etmiyorum….Gerekli mi??Böyle konuşmasını ben çok seviyorum ama:)

  12. Kuzey hala “R”leri söyleyemiyor.. geçer mi acaba?

  13. Cok tatliiiiiii :)))) bittim ….

  14. Bayilarak okuyorum denizle gecen diyaloglarinizdan kucuk alintilari…

  15. Müthiş..Arda’nın dili cözüldükçe ben de acayip keyifleniyorum ve bir sonraki adımı yani bu tip diyalogları iple çekiyorum..! 🙂

  16. Su an toplantidayim. Can SIKINTIM gecsin diye bloguna girdim. Geler misin?i okudum ve kahkahalar atmaya basladim! Rezil oldum ama degdi :))) elifcim, deniz sayesinde gelecek beni cok heyecanlandiriyor :))

  17. Ben de bizim çocukları götüreyim diyorum 🙂

  18. Ben de duydum Cars’ı geçenlerde, nerde bilmem.. sevindim.. çocuklar döne döne izlemekten bitap düştüler tek filmi.. Hem güzeldi o film.. konusu felan içliydi.

    o geler misin bizde de vardı, geçiyor neyse ki.. bir de ah o derinlikler.. adam olamadı gitti.

  19. 4. Yasi sabirsizlikla bekliyorum 🙂
    Kids are amazing..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: