New York Gunlugu

Bugun New York’ta ucuncu gunumuz. Kuzenim Uygar’in evinde kaliyoruz Derin’le birlikte. Vaktimiz kendimizi sokaklara atip aksama kadar gezmekle geciyor. Sansimiza hava simdiye kadar cok guzeldi ancak yarin yagmur bekleniyormus. Ben de kendimi MoMA’ya atmak icin daha iyi bir bahane dusunemiyorum.

Asagida gunlerimizin nasil gectigini fotograflarla anlatmaya calistim.

Devami icin tiklayin.

Reklamlar

Nilu’nun Gebelik Gunlugu – 28. hafta

Nilu’yle ayni saat diliminde, hatta arabayla 3 bucuk saatlik mesafedeyiz bu hafta. Benim New York’a geldigim bu gunlerde o da daha once komsu hayati yasadigimiz Columbia’da, evini toparliyor. Ne yazik ki gorusemeyecegiz ama telafisini telefonda yapmaya calisacagiz.

***

Herkese iyi pazarlar! Bu hafta size yazımı yaklaşık 8 yıl yaşadığımız Maryland eyaletine bağlı Columbia şehrinden yazıyorum. Evet tam 7 ay durdum durdum son düzlüğe girdiğim bu aylarda doktorum 32. haftaya kadar seyahat edebilirsin deyince kurtlandım, uçasım geldi. İşin esprisi bir yana asıl geliş nedenim eşimin işi nedeni ile 1 hafta burada olacak olması ve de artık buradaki evimizi kiraya vermeye karar vermiş olmamız sebebi ile işimden dolayı bıraktığım pılımı pırtımı toplamak. Devami icin tiklayin.

Tanıtım: Bir diş macunu hikayesi

Kisa not: New York’a sag salim vardik. Yolculuk kolay, hatta keyifli gecti. Derin cok usluydu, uyudu, uyandi, eglendi. Gel gor ki yolculukta yapmadigini gece boyunca yapti. Gune Turkiye saatiyle sabah yedi bucuk, ama New York saatiyle gece yarimda baslamaya karar verince beni ve kuzenimi dagitti.

Bu hafta Hediye Kitap/Urun’u atliyorum. Yorumlari takip etmem zor olacak. Onun yerine daha once hazirladigim bir tanitim yazisina yer veriyorum. Hediye urune onumuzdeki hafta devam edecegiz.

*** Devami icin tiklayin.

Yolcu yolunda gerek

Siz bu satırları okuduğunuz sıralarda biz havaalanına doğru yol alıyor olacağız. 11 saatlik bir uçuşun ardından New York’a ayak basacağız Derin’le.

Hem gidiyorum, hem de çok gitmek istemiyorum diyordum, bu sabaha kadar. Sabah uyanında heyecan yaptığımı fark ettim. Gitmek istiyorum, evet. Değişikliğe ihtiyacım var.

Deniz’i bırakmak ağır geldi sadece. Ona Ankara’ya gidiyorum dedim ya… Dün bavulu topladığımı görünce “Ama ben de gelmek isterdim, hiç gelmedim Ankara’ya…” dedi. İçime oturdu.

Devamı için tıklayın.

Maria Bailey ile Blogcu Annelik üzerine

Maria Bailey, solda

Dün, geçen gün bahsettiğim Marketing to Moms adlı seminere katıldım. Benim rolüm aslında öğleden sonraki panelistte konuşmacı olmaktı. Ancak merak benim değil mi, tüm oturumları seyretmek istedim.

İlginç bir deneyimdi. Pazarlamacıların biz annelere ulaşmak ve satış yapmak için ne gibi taktikler uygulamaları gerektiğini dinledim. Tuhaf bir durumdu. Bir tarafta ürünlerini annelere ulaştırmak için strateji arayışında olan pazarlama yöneticileri. Bir tarafta da bu ürünleri alacak (ya da en azından almayı düşünecek) olan anneler.

Devamı için tıklayın.

Artık küçük hanımlar annelerine özenmeyecekmiş

Dün akşam üzeri posta kutuma düşen bir basın bültenini olduğu gibi yayınlıyorum:

Artık kız çocukları annelerinin aksesuarlarına özenmeyecek çünkü UKB Kids, onlara özel Barbie Bijuteriyi yarattı. Sadece küçük hanımlara özel hazırlanan koleksiyonlar büyüklerin aksesuarlarını aratmayacak güzellikte…

Kombin olarak tasarlanan kolye, küpe ve bileklikler, Barbie desenleriyle kız çocuklarının dünyasını renklendiriyor. Sağlığa zararı olmayan malzemelerden hazırlanan ürünler ile anneler gönül rahatlığıyla çocuklarını sevindirebilir. Devamı için tıklayın.

Mini mini paylaşımlar

1. Yarın, Marketing to Moms adlı bir konferansta panelist olarak konuşma yapacağım.

Konferans, hanehalkının gelirinin yüzde 85’inin kadının kontrolü altında olduğundan hareketle, kadınlara yönelik pazarlama stratejileri üzerine düzenleniyor. Amerikalı pazarlama uzmanı Maria Bailey’in konuk olacağı konferansı IMI Conferences organize ediyor. Daha fazla bilgi burada.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: