Çifte standart

Seneler, seneler önceydi. Sanırım üniversitedeydim. İstanbul’da okuyor, tatillerde Mersin’deki ailemi ziyarete geliyordum.

O zamanlar Doğan’la çıkıyorduk. Babam da biliyordu. Sohbetlerimizden biri sırasında laf dönüp dolaşıp evliliğe, kadın-erkek ilişkilerine gelmişti. Ben “Bence kadınla erkek, evlenmeden önce bir süre birlikte yaşamalılar ki birbirlerini tanısınlar. Evlendikten sonra, aileler işin içine girdikten sonra geri dönüş zor olabiliyor. Hâlbuki böyle bir beraberlik birbirleri için uygun olup olmadıklarını anlama fırsatı verir onlara” demiştim. (Amma büyük laf etmişim. Duyan da üniversite öğrencisi değil de aile terapisti falan sanır)

Babamın cevabı “Sana katılıyorum” olmuştu. Ardından sevecen bir tavırla ama aba altından sopa gösterircesine eklemişti: “Ve fakat sen sakın böyle bir şey yapmayasın.”

Babamı anlıyorum. Ne de olsa bambaşka gerçeklerle yetişmişti. Mersin gibi küçük, kapalı bir yerde, dedikodunun gırla olduğu, kimin kızının kiminle nerede ne yaptığının herkesi ilgilendirdiği bir şehirde yetişmiş bir adamın “Bence de sence” diyebilmesini bile ileri görüşlülük olarak algılamıştım o zamanlar.

Saralım ileriye. Geçtiğimiz Pazar günü. Dedim ya, kızlarla kahvaltıya gittik. Birisi anlatıyor: “Londra’daki abimi ziyarete gittim de, sevgilimi de götürecektim de, ‘Evlenme cüzdanınız olmadan benim evime giremezsiniz’ dedi.”

Duraladım. Nasıl yani ya? Hani, dinime küfreden Müslüman olsa. Bunu söyleyen Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde yaşamış, kız arkadaşlarıyla aynı evi paylaşmış, ve hatta kız arkadaşını (ayrı odalarda kalmak suretiyle) anne-babasının evine tatile bile götürmüş bir genç adam. Hakikaten de genç, benden birkaç yaş küçük sadece.

Bazı şeyler zamanla bile değişmiyor mu yoksa?

Kadın kısmısı, kendine uygulanan bu ve benzeri çifte standarttan nesiller değiştikçe de kurtulamayacak mı?

Reklamlar

14 Yanıt

  1. Kadına zarar veren yine kadının kendisi….çifte standardı tamam erkeler yapıyor ama o erkeğin o çifte standardı uygulamasına yine bir kadın müsaade ediyor

  2. Kurtulamayacak ne yazik ki. Bizim ulkemizde hele bu cifte standarttan kurtulabilmeyi ben hayal olarak goruyorum. Cunku bu cifte standarti yasatan da o erkekleri yetistiren kadinlar aslinda. Kadinlar kendi haklarina kendileri sahip cikmadigi, bireysel ozgurlukler konusunda erkeklerle esit olduklarini farketmedikleri surece bu bir kisirdongu seklinde booooyle surup gider.

  3. hım. yorum olarak şunu yazmak istedim:
    evime ne abiyi ne de kız kardeşi sevgilisi ile beraber kabul etmem. bende asla çifte standart yok.
    ayrıca erişkin insanların özel hayatları kendilerini ilgilendirir. ibadet ve kabahat gizlidir derler.. (S kelimesine kabahat demiş büyükler yüzümüz gözümüz açılmasın diye.. bu bir kabahat olduğundan değil…) bu durumda: kimsenin evine de sevgilimle yatıya gitmem.
    babadan kalma kurallar halen geçerli.. :))

  4. ne kadar birliktede yaşanmış olsa, biz birbirimizi tanıdık artık evlenelimde deseniz, herşey bir imzaya bakıyor, o imza varya dönüm noktası… yaşadım, tanıdım, evet dedim… dediysemde …bu adam imzadan önceki adam değil, en son buna kanaat getirdim.:))))))

    • Ah nekadar haklısın! Flört dönemi, nişanlılık, hepsi rüya, birlikte yaşamak da biraz evlilik bağındaki sorumluluk duygusundan farklı diye düşünüyorum. Uzun flört döneminden sonra beraber yaşayıp evlenen ve beraberliklerinin onuncu, evliliklerinin birinci yılında boşanan yakınım oldu, çok uzun süre flört edip evlenen çabucak boşanan çiftler gördüm. Evlilikle rüya bitiyor farklı bir boyutta yol alıyor çiftler. Çifte standart dediğimizi değiştirecek olan sadece anneler mi bilemiyorum ama erkeklerin yıllarca kız arkadaşlarıyla yaşadıklarını kız kardeşlerinin ya da kızlarının yaşamasına tahammülü yok. Onun için erkeklerin kafasını sorgulamak lazım. İkinci çocuk istemiyorum; ama işte sırf oğlumla beraber bir de kızımız olursa onun daha adaletli yetişeceğine inanıyorum.

  5. Degismez, dunyanin her ulkesinde kadina cifte standart uygulaniyor bir sekilde. Ama Turkiyede had safhada o ayri. Ayrica ooyyle birlikte yasaninca da birbirini taniyamiyorsun maalesef. Her olayda farkli bir yuzu cikiyor insanin kendinin bile. Kaldi ki karsindaki huyuyla, suyuyla kaniyla ve caniyla bambaska bir insan. Yok yok bu sansla ilgili birsey. Tanimayla falan degil. Sansliysan iyi biriyle evlenmissindir. Uyumlu ve sevgi dolusundur. Yoksa ..oku yediginin resmidir. Hayat zor cekilir..

  6. Bunu aslinda bizlerde yapiyoruz icten ice,bilerek yada bilmeyerek…nasil mi?Herhangi bir yakin arkadas akraba artik her neyse,ogullarimizi sevdiginde,vay ne yakisikli bu kerata.amma can yakar büyüyünce diyebiliyorlar-diyebiliyoruz ancak hangimiz bir kiz cocugunu severken Amanda amannn büyüyünce cok can yakar,cok erkek kosturur bu kiz pesinde diyoruz?sonuc olarak cifte standart taa bebekken basliyor,hemde en alasindan..yani erkekte normal,kizda tüü kaka durumu o zaman basliyor!

  7. bazı şeyler “başkaları” için değişiyor. 30- 40 yaşına gelselerde “bizim” olanlar için değişmiyor malesef.

  8. Benim hiç umudum yok 😦

  9. Bendeniz Asse, Aden’in annesi, Cenk’in sefkilisi:)

    Anlattığınız hikayenin başrolü olmuştum bundan 8 yıl önce. Üniversitenin 1.yılıydı. Babamı kaybedeli 2 sene olmuştu. Sevgilim, mucizem karşıma çıkmış, bana yeni bir hayat ve kocaman bir kalp vaadediyordu. Önce birlikte yaşamaya başladık ammaaa gizli kapaklı, her üniversite öğrencisi kızın(en azından çoğunun ) yaptığı gibi, aileden birileri(kızın ailesinden) eve geldiğinde, oğlan pılını pırtısını boxerını çorabını toparlayıp gider, ortalık durulunca geri gelirdi… bir gün, böyle yaşamak istemediğimi farkettim ve abimlere(evet 2 abim vardı ve yaşları benden 11 ve 14 sene büyüktü) ben bu adamla yaşamak istiyorum dedim. şiddet görmedim ama onay da alamadım. sadece, şimdi nurlar içinde yattığını düşündüğüm ve umduğum anneanneciğim destek çıktı ve kıza sahip çıkıyor hem de çok seviyor dedi… 4 sene 2 abimle de telefonda dahi konuşmadım…. neysee, fazla uzatmayayım. bugün, 6 aylık dünyalar güzeli bir kızın, Aden’in annesi, sevgilimin de en sonunda(!) karısıyım. O meşhuur imzayı atarken fotğrafta 3 kişiydik, ben, kocam ve aden… sevgimden, aşkımdan hiçbirşey kaybetmedim… imza değiştirir yalanına da asla inanmadım. insanlardır ilişkileri değiştiren.. eğer sana o imza ile farklı şekilde bağlanıyorsa, zaten asla tanıdığın aşık olduğun adam olmamıştır.evet belki benim hikayem, Türkiye standartlarında olmayacak bir durum ama yaşadım, yazmak istedim…11 aylık imzalı, 8 senelik evli, 6 aylık anne asse:)

  10. Ben dindar bir ailede dogdum ve büyüdüm. Ataerkil baskici bir aile.. Babam öyle degildi, hala da degildir. Ama sunu gördüm, ogullari pekala istedikleriyle cikiyor, fingirdiyor, rahat sevisebilmek icin gizli imam nikahlari kiyiyordu. Ben ise nisanlimla görüsünce bile, kötü , ailesinden izin almayan asi kiz oluyordum. Hayatim bu cifte standartdan nefret etmekle ve bu ikiyüzlü zihniyetle mücadele etmekle gecti.” Iceride” ailemin dayatmalari, zorlamalari , elestirileri, sürekli kinamalari “disarida” beni basörtülü ay bu basörtülüler var ya dar kafalilar birseyden anlamaz zihnyetiyle mücadele etmekten bitap düstüm.
    Sahsen evlenmeden birlikte olma fikri benim Allah inancimdan ötürü kabul etmeyecegim birsey, ama bu benim icin hem erkek hem kadin icin gecerli olan bu kural. Eger Allah izin vermis olsaydi, bende evlenmeden önce birlikte yasama fikrine sicak bakardim….Sevmiyorum! Insanlarin erkeklere bictigi bu rol, sizinde ifade ettiginiz cifte standart beni de cok rahatsiz ediyor. Simdi evliyim, esimden bir insanin sinirlarina saygi duymanin kutsalligini, icimden geldigi gibi davrandigimda kinanmamayi ögrendim. Ve kafayi basörtümle bozmamis, acip kapamamla ugrasmayan bir adamla evlendigim icin mutluyum.
    Bir kizim olursa (kendi cok isterse haric) örtü takmasini asla istemeyecegim. Bu erkek egemen toplumda hem kadin olmak, hem basörtülü olmak hemde özgür ruhlu olmak cok yordu beni.Basliktan midir nedir, yaralarim depresti birden. Keske bu cifte standart sadece evlilik öncesi birlikte olmakla kalsaydi, bununla basederdik hepimiz. Care bulurduk, ama hayatimizin her alaninda var. Bunlari yazarken bile nefes alamadigimi hissediyorum. Bugünlerde yine mücadele ediyorum, bu sefer de sacimi actigim icin bana yüz ceviren insanlarin sanki fahiseymisim, kocalarini ellerinden alacakmisim gibi davranmalarindan ,ailemin beni red etmekle tehdit etmesiyle ugrasiyorum.. Düsüncenize amcalariniz size o halinle bize gelemessin diyor. Ne kadar aci, ki basini örten birine o basörtülü halinle bizim eve giremezsin denilmesi kadar aci. Oysa ben cocuklugumdan beri özgür olmak istedim, kendim olmak istedim. Kadinlardan cok erkeklerle iyi anlasan bir yapim vardi, sirf bu sacma sapan günah anlayisi yüzünden onlardan kacarak büyüdüm. ne sacma. Esime bakiyorumda beni insan olarak degerlendirmesine bayiliyorum. Beni önce bir insan olarak görüyor, bana bakinca kalca gögüs bacak görmüyor, direk beni görüyor. Oglum olursa oda kadinlari böyle görsün istiyorum, kiz arkadaslari olsun eve getirsin, birlikte ders calissinlar, kafasinda bir tenhada yakalasamda ellesem olmadan fikri olmadan büyüsün. Cokmu sey istiyorum ben. hayir sanmiyorum.

  11. […] kod adlı okurum, Çifte Standart başlıklı yazıma dün bıraktığı şu yorumunda çok güzel toparlamış: Ben dindar bir […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: