Dört yaş: Hayır mı, şer mi?

Başak sormuş: Çocuk büyüdükçe dertler mi büyür, mutluluklar mı?

Bence… her ikisi de.

Deniz’le, üç yaşına bastıktan kısa bir süre sonraki ilişkimiz bana “Annelik benim için dünyanın en güzel tecrübesi oldu” dedirtmişti. Her ne kadar aralarda dayanamıyorum, yapamıyorum şeklinde yardım çığlıkları atsam da özellikle son zamanlardaki sofistike diyaloglarımız bu işi bayağı bir eğlenceli kılıyor.

Merak edenlere, bakın neler yapıyor dört yaşındaki bir çocuk: 

  • Ev işlerinde ufak tefek yardım etmeye başlıyor. Hele de annemlerde kaldığımız ve yardımcımızın olmadığı günlerde resmen sofrayı toplamama yardım etti. Ben evi süpürürken eşyaları sağa sola çekti. Evde de yemekten sonra tabağını kaldırıyor. Çamaşırlarını kirliye atıyor. Bazı çamaşırlarını katl(ar gibi yap)ıyor.
  • Kendi kendine oyun kurabiliyor. Dikkatinizi çekerim, kuraBİLİyor. Kuruyor değil. Nitekim sürekli “Anne, benimle oynar mısın? Hani 10 dakika oynicaktık? Ama ben hiç oynamadım!” şeklinde isyanlarda.
  • Sıra beklemeyi öğreniyor. Her seferinde olmasa, ya da ilk sırayı hep o almak istese de, bir oyun oynarken daha az mızıkçılık yapıyor. Diyelim.
  • Çok daha paylaşımcı. Hatta biraz fazla. Sağ olsun, dün hoşurt diye Derin’e çikolatalı kek tattırdı. Kaşla göz arasında.
  • Zezveklik konusunda inanılmaz yaratıcı olabiliyor. Anne, senin pipin var mı? – Hayır, kızların pipisi olmaz. – Var, var. Bakiim, bakiiim. Hi ho ha haaa!
  • Kuralları sıkı sıkıya (!) takip ediyor. Trafikte birine salak mı dedik? Hadi başkasını bırak, “salaklık ettim” mi çıktı ağzımdan? Hemen düzeltiyor: “Hiiii! Anneeee! Salak demiyoruuuuz!”

Bunlar, eğlenceli tarafları. Bir de çıldırtan şeyler var elbette.

  • Uykusu gelince mızık düğmesine basılıyor. Her şeyi, heeeer şeyi ağlayarak, o da olmadı inleyerek söylüyor. Çekilecek dert değil.
  • Şikayetçi. Beteri, ispiyoncu. -Anneee, Derin benim oyunumu bozuyor.  -Anneee, Emre beni itti.
  • Hazırcevaplığın biri bin para. -Deniz, sus! -Sen sus anne!
  • Ali Kıran Başkesen. Belli ki Derin’e gıcık olmuş bir durumdan ötürü. Yumruğu havada. Gözlerini Derin’e dikmiş, soruyor: Yumruk atiyim mi sana? Kafana çakiyim mi?

***

Bunlar da son zamanlardaki inciler:

Deniz, Derin, ben, arabada anneanneye gidiyoruz. Deniz’i okuldan erken almışım. Uykusu var. Arabada uyumaya ikna etmeye çalışıyorum.

– Deniz’cim, bak, arabada uyursan anneanneye gidince evde bol bol oynarsın. Hem akşam da biraz geç yatabilirsin.

Deniz uğraşıyor, didiniyor, gözlerini sımsıkı kapıyor, sonra tekrar açıyor. I-ıh, olmuyor, uyuyamıyor. Tekrar deniyor, yine uğraşıyor. Birkaç dakika sonra, gözleri kapalı bir halde bana sesleniyor:

– Anne?
– Efendim?
– Uyuyo muyum?

***

İstanbul Fashion Week‘e gitmek üzere hazırlanıyorum. Bir yandan da Deniz’e akşam anneannede kalacağını anlatıyorum.

– Deniz’cim, ben bu akşam arkadaşlarımla bir partiye gidicem. Sen ve Derin anneanneyle kalıcaksınız, tamam mı?
– Ne partisi?
– Böyle, güzel güzel kızlar, güzel güzel elbiseler giyicekler, yüricekler.
– Yani sen?
– Ah hah ha ha! Ben güzel kız mıyım?
– Saçların güzel.

***

Ne denir ki buna? Yenmez mi?

Reklamlar

17 Yanıt

  1. son iki diyalog da bayıldım Deniz’e.

  2. Hiç yenmez mi böyle laflar söyleyince. Bizim evde de ilginç diyaloglar geçiyor bugünlerde, 5 yaşındaki minik prensesimle.Şaşırıp kalıyorum söylediklerine.4 yaş da güzel 5 yaş da.Ya aslında her yaşı ayrı güzel tatlı canavarların. Ufak tefek huysuzluklar oluyor ama ne yapalım.

  3. deniz sen çok yaşa emi, sabah neşesi oldun bana 🙂

  4. Kahkaha ata ata okudum iş yerinde. Çok komik ya. Acaba uyuyo musun ki Denizcim? “Yumruk atiyim mi sana? Kafana çakiyim mi?” bayıldım bayıldım. 🙂

  5. :)) cok ıyıydı sen de yuru anneee

  6. Süper Diyalog Gülmekden Karnıma Agrılar Girdi 🙂

  7. hehe çok güzel:) gerçekten iple çekiyorum o günleri

  8. Bayildim:)

  9. Deniz idolüm ya,süper çocuk.insanın ağzını burnunu yiyesi geliyor:)

  10. Süper! Ben de şu konuşma işi hızlanınca olacakları heyecanla bekliyorum..Peki, şu “çakıyimmi kafaya?” kreştemi öğreniliyor?? 🙂

  11. yaa bayıldım, saçın güzel demiş, yerim! ece de hemen büyüsün. ya daa hızla büyümesin yavaş yavaş büyüsün 🙂

  12. merhaba,

    benimde 4 yasinda bir oglum var. Uzmanlar 2. yasin cok sorunlu oldugunu soyluyorlardi ama biz hic problem yasamamistik. Oysa su anda zivanadan cikmis durumda ve yapma dedigin herseyi o kadar eglenerek yapiyor ki.( oyle cok sinir koyan anne babalardan da degiliz bu arada) Yaptigi daginikliklari toplamaktan, annelikten temizlikcilige gecis yaptim. En son vukuati ; dun el boyasi yaptik. Ellerini yikamaya giderken gittigi her yere surmus. Kahkahalardan suphelenmem gerekiyordu zaten :))

  13. yumruk atıtım mı sana,kafa çakıyım mı:)))elif sen bir de şöyle 6-7 yaşına gelince gör.asıl şenlik orada:))))))))))))))

  14. ayyy ne guzel:))))) iple cekiyorum kizimin daha da dillenmis halini:))))))) ama babaya acimamak alde degil kendisi pek konusmayi sevmez, bakalim kizinlada ayni olabilecek mi?:)))))))) hic sanmiyorum:DDDDDDD yasasin kotulukkkk:DDDDDDDDDD

  15. akilli cocugun halleri de bi baska oluyor..:)) ne sanslisin..

  16. Çok şekersin Deniz 🙂 Tam ısırmalık 🙂 Ben de kızımın bir an önce konuşmasını istiyorumm..

  17. ah oğlumun halinden uzun zamandır şikayetçiyim ama pek de kimseyle konuşamazken, bunu okuyunca biraz içim rahatladı desem yerinde olur. Canımı acıtan, laf dinlemeyen, beni sokaklarda rezil eden bir oğlum. Bir sürü “anne olmamış” kadının ters bakışlarına maruz kaldığım sıklığı size anlatamam. Neyse biliyorum ki dört yaş sendromu da bitmek bilmez sendromların bir parçası 🙂 şekerlik de üstlerine yok tabi, başka türlü nasıl çekilir olurdu hayat zaten ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: