Bebeklerin dış mekanlarda emeklemesi doğru mu, yanlış mı?

Geçen gün anne arkadaşlarımla Starbucks’a gittik. Birisi, sizin de tanıdığınız Doris (Ve evet, daha dün SSVD hikayesini anlattığımız Noah şimdi emeklemek üzere). Ben gidene kadar Doris koltukların arasında çocuklara ufak bir alan açmış, Noah’yı da oturtmuştu yere. Ben de Derin’i yanına koydum. Orada oynaştılar. Derin emekledi, Noah emeklemeye çalıştı falan.

***

Deniz emeklerken, Deniz’le yaşıt oğlu olan bir arkadaşımla çocukları sinemaya götürmüştük. Daha doğrusu sinemaya değil de, bir sinema binasına gitmiştik her nedense. Yer halı kaplıydı. Ben Deniz’i bırakmıştım emeklemesi için. Tutmam mümkün değildi çünkü.

Diğer arkadaşım ise oğlunu kısa bir süreliğine yere bırakmış, sonra kucağına almıştı. Kocasının temizlik takıntılı olduğunu söylemiş, bebeğin “böyle bir yerde” emeklediğini görürse kalp krizi geçireceğini söylemişti.

Bundan birkaç ay önce oğlu yeni ayak olan bir başka arkadaşım da oğlunun alışveriş merkezinde yürümesine izin vermemiş, düşüp de ellerini kirletmesini istemediğini belirtmişti.

Ben de bir diğer uç örnek olan, Türkiye’de yaşayan Amerikalı bir arkadaşıma sordum. Üç çocuğunun da her türlü dış mekanda emeklemesine izin verdiğini söyledi. Tek istisna hastanelermiş. Onun dışında restoranda da, alışveriş merkezinde de, her yerde de emeklemelerine izin vermiş çocuklarının. “Diğer türlüsü mümkün değildi. Ya böyle yapacaktım, ya da evden dışarı çıkmayacaktım” dedi. 

Yetmedi, doktor halama sordum. Ne de olsa kadın mikrop üzerine profesör. Dedim ki, biz mi çok takıntılıyız bu konuda, yoksa Batılı anneler mi fazla rahat ve pis? Nedir yani?

Halam bunu genel olarak bizim sokaklarımızın daha kirli olmasıyla, etrafta daha çok mikrop geziniyor olmasıyla açıkladı. Ve benim “Derin’i alışveriş merkezinde emeklemesi için yere bırakıyorum” yaklaşımımı çok doğru bulmadı. Daha doğrusu teoride buldu, ama pratikteki uygulamasını tasvip etmedi. O alışveriş merkezinin çok iyi havalandırılıyor olması gerekirmiş de, içeride fazladan mikrop üremiyor olması gerekirmiş de, Türkiye’deki alışveriş merkezleri bu standardı yakalayamıyormuş da, falan da filan.

Hoş, alışveriş merkezine pek gittiğim yok. Ama ne bileyim, bir Starbucks’ta, bir çocuk kitapçısında yerde emeklemesine izin veriyorum ben Derin’in. Elini ağzına sokmamasına gayret ediyorum sadece. Ve tabii ki yerden aldığımda da temizliyorum, yemekten önce yıkıyorum ellerini.

Diğer türlüsü çok kısıtlayıcı geliyor. Kıpır kıpır, yerinde duramayan bir çocuğu sırf elleri kirlenir diye salmayacaksam, dışarı çıkmayayım daha iyi.

Sizce?

Düzeltme: Bu yazı yazdım, yayına düğmesine bastım. Ama bir terslik var gibiydi. Nitekim, kendisi şehir planlamacısı ve peyzaj mimarı olan bir okurum o tersliği şöyle açıklamış: “‘dış mekan’ gerçek anlamda herhangi bir kapalılığı içermeyen evimizin bahçesi, kapımızın önünden başlayan, sokaklara, caddelere, parklara uzanan mekanlardır kullandığımız literaturde. Yani starbucks, ya da herhangi bir AVM dış mekan olarak nitelenemez.”

Doğrudur. Benim demek istediğim “ev dışındaki mekanlar” idi. Bu düzeltme için Ayça’ya teşekkür ediyor, kafalarını karıştırdıklarımdan özür diliyorum.

 

Reklamlar

124 Yanıt

  1. Bende bebeklerin dışarda emeklemesini doğru bulmuyorum. Geçen hafta şehirdışında bir otobüs terminalinde wc ye girmek durumunda kaldım. Ayakkabılarımla basmak zorunda kaldığım yerlerin pisliğini hayal bile edemezsin. O ayakkabılarımı atmak istedim,ayak bastığım her yere mikrop saçtım çünkü:( Eee hala haklı, bizim sokaklarımız temiz değil.. Sokaktaki adam starbucksda,avm’de!

  2. Ülkemizde hala alaturka wc ler yaygın olarak kullanılıyor oraya girmiş birinin gezindiği bir yerde bebeğimi emekletmek bana hiç hijenik gelmiyor. Gerçi Almina hemen hemen hiç emeklemedi böyle bir anımız yok ama emeklemek isteseydi izin vermezdim.

  3. Bizde pimpirikli ailelerdden biriydik, hele ilk 6 ay nerdeyse birkac kez disari cikarttik. Tabikide bu benim istegim degildi. Esim cok titiz oldugu icin ev harici hicbiryerde izin vermedik emeklemesine. Hatta abartip esim evde de cok hijyen olmayacagini hic emeklemese daha iyi olacagini soyledigi icin uzunca hatta bayaaaaa uzunca bir sure kucagimda yasadi. Bu yuzden herseyi gecikti , donmesi,emeklemesi,yurumesi. Taa ki benim canima yetti, sanki ilerde hersey cok temiz olacak da simdiden bu kadar abarttik. Yerlere biraktim, heryere herseye dokunup kesfetmesine izin verdim. O zaman karekter olarakda hem ben hem de kizim mutlu olmaya basladik. Dedigin gibi agzina goturmedigi surece cok normal alisberis merkezinde emeklemeside, baska yerlerde yuruyup elini kirletmeside. Esim cok zor alisti tabi bu duruma, ama mecburdu cundu cildirmistim artik her dkika ellerini sil kaldir oraya koyma’ !! Oyy simdi cok mutluyum, mutluyuz, esim pek degil ama o da alisicak ne yapiyim. Sonuc:Kirlenmek guzeldir;)

  4. Eğer ısrarla talep ederse ve aklını dağıtamazsam izin veriyordum. Migrosta ben onun boş arabasına aldıklarımı yükleyip onun emekleye emekleye peşimden geldiğini çok bilirim 🙂
    Ama istemezse de; hadi sen biraz gez diye kendim yere bırakmadım hiç.

  5. ben izin veren annelerdenim. Daha doğrusu kıpır kızım izni zorla alıyor (du). Elini ağzına götürmeden ıslak mendille silmeye gayret ediyorum. Ciddi bir hastalığımız omadı çok şükür.

    Her sabah ben evden çıkarken, kapı aralığından fırlayıp merdivenlerden 4 ayak (ellerini kullanarak yani) üst kata çıkıyor. Elleri kirleniyor ancak üst kata ulaştığındaki mutluluğun tarifi imkansız:)

    Parka gittiğimizde, kaydırağın merdivenlerini eller ile çıkmaya çalışıyor, kay düşüyor, kah beceriyor. Elleri kirlenecek diye onu kısıtlamak istemiyorum.

    Ancak, şuna dikkat ettim: 1 yaşına gelinceye kadar oyun parklarındaki kum alanlarına girmemesine dikkat ettim; alışveriş merkezlerindense açık havada dolaştırdım; gerektiğinde ellerini sildim/ yıkadım.

  6. Bende kitapçılarda, bazen alışveriş merkezinde oğlumu yere bırakıyorum, keyifle emekliyor, bir yerlere tutunup kalkıyor..Babamız son derece karşı ama o olmadığı zamanlarda ben oğlumu özgür bırakıyorum.Sonra ellerini yıkıyorum.Yadırgayanlar ve “aman kızım ne yapıyorsun” diyenlere de tebessüm ediyorum sadece…Bu benim doğrum…

  7. A

  8. avrupada olsaydım bırakırdım heryere ama bizim ülkemızde hala yere tüküren yaratıklar var..=(
    görece temız olan iç mekanlara bırakırım ben.alısverıs merkezı vs belkı?henuz emekleyemıyor bebegım ama bakalım ne olucak emekleyınce.=)

  9. ellerini o kadar sık ağzına götürüyor ki ece, ben de bırakmam herhalde Elif. Evet kısıtlayıcı, ama olası bir mikrop kapma durumuna karşı konforlu.

  10. Ben bırakamazdım bırakmak isterdim ama bırakamam. Ege henuz tam anlamıyla yuruyemiyor emeklliyor ama her buldugunu agzına goturuyor. Gorunuste temiz olabilir tabii ama ben guvenmiyorum. Ve maalesef rahat davranmayarak kısıtlayıcı oluyorum belki ama elimde degil. Çok sukur kuzucuk arabasında keyifle geziniyor 🙂

  11. ben size tamamen katılıyorum.bence de emeklemesi için bırakmak gerek.bu konularda çok imtina edilen çocuklar sanki hastalıklara daha çabuk yakalanıyor ve genelde mikropla çok tanışmadıkları için alerjik oluyorlar gibi bir izlenimim var.biz eşimle bu konuda konuştuk da,bu arada ben hamileyim henüz,biz bunu yaparız ve tabiiki türkiye’de bütün aile büyükleri karışırlar,mikrop kapar vs diye.biz onları dinlemeyiz.ve sonra çocuk hasta olursa kendimizi acayip suçlu hissederiz diye.ve ucu açık kaldı,bi karar da veremedik.belki doğduktan sonra bizimki,bu konu ile ilgili bir fikrimiz oluşur.ya da olaylar kendi kendine gelişir 🙂

  12. bir de şu var.bizim sokaklarımız temiz değil diyoruz da yurtdışında temiz mi?sokağın ortasında işeyen bir sürü insan gördüm ben avrupa’da bir kaç ülkede.ayrıca amerika’da çoğu insan evlerine dışarıda giydiği ayakkabıyla giriyor diye biliyorum..yani,demek istediğim her yer aynı bence.farklı olan emeklemeye izin verebilmek ya da verememek,işte tüm mesele bu 🙂

  13. Benim de net karar veremedigim bir durum bu. Alışveriş merkezinde değilde belki bı Cafe’de olabilir mı acaba?

  14. Ben heryer de bırakıyorum ne isterse onu yapıyor oğullarım sadece ellerine ağzılarına sokmamalarına bir de sık sık ellerini yıkamaya dikkat ediyorum.Bence bağışıklık kazanmaları gerekir steril steril nereye kadar…

  15. Aşıları tamamlanmadığı için çocuklarımın ikisini de ev ortamı dışında hiçbir yerde emekletmedim zaten ikisi de 12-13 aylık yürüdüler de kurtulduk bu emekleme işinden… Yürüyene kadar biraz sabretmek gerekli bence..

  16. Ada 4 aylikti.Alisveris merkezinin emzirme odasina girdim.cok kalablikti bir an önce isimi bitirip cikmak istiyordum.Pürtelas altini da degistirdim,emzirdim.Emzirme sirasinda elimdeki agzini sildigim bezi yere düstü ben de bezi yerden alip emzirme isi bittikten sonra agzini sildim.(büyük hata 😦 )O gece ada hapsirmaya basladi ve ertesi gün biz hastanede bulduk kendimizi.Bronsit tesisiyle…O günden beri yerde ki mikroplardan cok korkuyorum..

    • Ben bunu halama da soracağım ama seni temin ederim ki o yüzden hastalanmamıştır. Virüslerin bir kuluçka dönemi falan oluyor, akşamında hasta edeceğini sanmıyorum.

  17. Londra’daki otobuslerdeki pisligi gorseniz, Istanbul minubuslerini mumla ararsiniz 🙂 Am otobus demirlerini butun cocuklar dis kasima doneminde dilleri ve disleri ile bir guzel yalar yutarlar 🙂 Ben ki o kadar pis bir insanimdir (Turk standartlarina gore kendime baska bir paye veremiyorum :P) O otobus demirlerini tutmaktan imtina ederdim.. Eve gelince ellerimi bir guzel sabunlardim.. Sonra bir gun kendi oglumu da biraktim, yaladi o demirleri :))

    Evhamla cocuk yetistirmek, zaten zor olan bu isi 3-5 kat daha da zorlastiriyor.

    • Yemin et? Yani cidden, İstanbul’daki minibüslerden daha pis olabilir mi? Cidden?

      Kafamda canlandıramadım 🙂

      • Tahmin bile edemezsin :)) Take away chicken’lar alinir, yenir.. o tavuklarin kemikleri falan yerlere atilir, yagli parmaklar sapur supur yalanir, o parmaklarla demirler tutulur 🙂

        Aksamcilar iser, kusar :))

        Metrosunda klima yok, yazin 30 derece sicaginda yapis yapis yolculuk edersin 🙂

        Tabi ozellikle otobusler turistik mekanlarda surekli temiz tutulur ancak siradan halkin yasadigi mekanlardakiler daha hizli pislenip, daha az temizlenir 🙂

        Bir de 72 milletten insan yasiyor burda, Guney Amerika’dan, Afrika’dan, Cin’den kendine has mikrobuyla geliyor millet 🙂 Kimi, neyden, ne kadar koruyabilirsin..?

  18. umarim öyledir…baska bir sebeten hastalanmistir.Ben o zamandan beri bununla sucluyorum kendimi 🙂

  19. Disari cikardiginiz zaman cocuklari, arabasindan hic indirmemek gerekiyor. Cocuklar hapis gibi.. Ya da surekli kucaktalar, yere inmek, hareket etmek, kesfetmek icin debelenirken bile..

    Mikroplar havadan da gelip bulasiyor. Fanusa mi koyacagiz cocuklari?

    Gecen yil, esim de Afrika’da is gezisinde.. yalnizim. Oglan hasta oldu. Kusma, ates, ishal.. Gunlerce hem de.. Evden disari cikamadik o iyilesene kadar. Duzelince disari ciktim, komsularla, onlarin cocuklariyla bahcede takilmaya basladik. Oglumun hasta oldugu donemde sitenin nerdeyse tum yasit cocuklari ayni sekilde hasta olmus. Bunlar ayni bahcede, birlikte oynuyorlar. Ayni bisikletlere biniyorlar, ayni topla oynuyorlar. Muhtemelen birinden bulasti mikrop ki rotavirusu mu ne diyorsunuz.. o tarz mikroplar gunlerce canli kalabiliyormus.. Haberiniz bile olmadan bir yerdeki 5 gunluk mikrop gelir sizi bulur.. Bundan kacis yok. Cocuklar mikrop da kapacaklar, hasta da olacaklar.

    Yarin obur gun okula baslayacaklar, sinif arkadaslarini ne kadar kotnrol edebileceksiniz? Belki benim gibi pis pasakli annenin yerde surunen cocuklari ile oynayacaklar :)) Arkadaslarina da kota koyamazsiniz ki :))

    Diyorum ya, cocuk buyutmek zaten zor, bi de boyle evhamlarla o isi daha da zorlastiriyor insanlar..

    • +1

      Bir yerden mikrop kapabileceği aklıma bile gelmedi Ali’nin şimdiye kadar.Her yerde bıraktım.Sokakta,parkta,havaalanında,alışveriş merkezinde.
      Hareketlenen,devamlı hareket etmek isteyen bir çocuğu mikrop bahanesiyle kısıtlamayı doğru bulmuyorum.Doğasına aykırı davranmak istemiyorum.Kaparsa da kapar ayrıca,napalım.
      Çocuk bunlar,böyle büyüyorlar.

    • Çok doğru. Zaten çocuğun bağışıklık sistemin gelişmesi için de mikroplarla “tanışması” gerekıyor; aksi takdirde alerji ve astm sorunları davet ediyor oluruz. Ben Avrupa’lıyım, ve oranın Türkiye’ye göre o kadar daha temiz olduğunu düşünmüyorum. Benım kızım de her yerde emeklerdi – bitince eller yıkanırdı, o kadar. Dışarıdan emekleyen de, emeklemeyen de ilk yuvaya/okula başladığı zaman bir süre sürekli hasta olacaktır normalde – bu işler öyle yürüyor işte. Bence buradaki bebekleri / çocukları sürekli öpme alışkanlığı mikrop kapma açısından AVM’de yerde emeklemekten çok daha sakıncalı 🙂

      • Ben de bunu yazacaktim; ama tamamen atladim. Turkiye’ye her geldigimde tanidigim/tanimadigim herkesin mincik mincik cocugumu opmesi beni de gicik ediyor !

        • Yüzde 1500 katılıyorum. Yabancıların öpmesi, eline yüzüne dokunması. Bunlar beni çocuğu yere bırakmaktan daha çok endişelendiriyor.

  20. Ben de pusette gezdiriyorum, şimdiye kadar inmek isteme gibi bir durum olmadı. Ama isteseydi de çok dikkat ederek yere bırakırdım sanırım. Habire kucakta taşınmıyorlar çünkü.
    Elif ayrıca konu halana ve mikroplar üzerine çok bilgili olmasına gelince burada bir soru sormak istiyorum. Malum bir salgın hastalık dönemi var ateş 5-6 gün sürüyor ve öksürük oluyor, benim okuduğuma göre bu domuz gribinin uzantısıymış. Bu sene kimsenin aklına bunu getirmek istemiyorlar anlaşılan, sağlık bakanlığı susmayı tercih ediyor. Halan bu konuda bir şeyler söyledi mi? Ayrıca kızamık ve su çiçeği salgınları da başlamış haberiniz olsun.

    • Sorayım bakayım.

    • kızamık salgını var, evet. dün sağlık ocağından aradılar bizi ve normalde 1 yaşında olması gereken kızamık aşısını yaptırmak için kızımı getirmem istediler. salgın sebebiyle aşısını 1 ay erken oldu böylece.

  21. Ben malesef izin vermeyenlerdenim. Bu pimpirikli bir anne oldugum icin degil ama. Hatta hic degilim. “kirlenmek guzeldir” derim hem. Oglum da evde ya da baska bir eve gittigimizde istedigi gibi yerde dolasabilir. Ama soz konusu binlerce insanin ayaklari ile bastigi yer olunca rahat hissedemiyotum kendimi. Hele ki salgun hastaliklar kol gezerken ve malesef mikroplar evrim gecirmisken! Sonucta surekli sokakta degiliz. Disarda oldugumuz 2 3 saat icinde ozgurluklerinin kisitlanmasini dunyanin sonu oldugunu dusunmuyorum.
    Hastalandigi zaman hastalanacagi varmis diyebiliriz belki ama bu mantikla arabamizi da kilitlemeyelim. O da calininca calinacagi varmis deriz!! Bence abartmamali ama dikkatli olmaliyiz.

  22. Evet arkadaslar da, okula basladiklarinda ne olacak bu cocuklara? Baska cocuklarla kaynastiklarinda?

  23. Bende dışarda emeklemesi taraftarı değilim. Hiç emekletmedim. Gerçi fazla dışarı çıkmadığımızdan onun da talebi olmadı. Pusetten inmeyi istemedi hiç. Eli sürekli ağzında olduğu için onu takip etmek çok zor olurdu.

  24. Bırakın emeklesinler hastaneler dışında her yerde…. bunun kadar güzeli, rahatı yok! Öğrensinler değişik dokuları, öğrensinler yeni mikropları…

    Amerika ve Avrupa’daki yerlerdeki bebekler gürbüz birşekilde terleseler de mikroplansalar da büyürken, bizdeki bu titizlik niye?.. Ayrıca Türkiye’nin sokaklarının yurtdışından daha pis olduğuna da inanmıyorum. Amerika’da büyük şehirlerin sokaklarını çöpten arınmış görebilirsiniz, cips paketi vs. olmayabilir yerlerde ama inanın evsizlerin (homeless) rahatça yaşayabildiği, her büyük bina önünü akşam saatlerinde evlerine(!) dönüştürdükleri sokaklarda çişlerini de yapıyorlar, -affedersiniz – kakalarını da. Sokaklar yıkanıyormuş?! Peh! Yıkanıyor da gündüz vardiyasındaki amca çişini etmiyor mu zannediyorsunuz? Hem yıkasalar ne olur? Suyla yıkanıyor işte…ondan ne olur?

    Bence rahat olun, çocuğu sıktıkça daha kendini bilmez oluyorlar. Orayı elleme burayı elleme, aman düşme derken bir bakıyorsunuz kendinden temkinli değil, dışardan temkinli bir çocuk olmuş…

    Kusura bakmayın, ukala ukala yazmış olabilirim ama çok gözlemlediğim ve inandığım ayrıca da test ettiğim birşey olduğu için böyle yazdım.
    Sevgiler,

  25. Bu yaklaşımın genel olarak yabancı annelere özgü olduğunu ama Türk annelerde (ne kadar titiz ya da pasaklı olduklarından bağımsız olarak) hiç olmadığını zannederdim Elifçim. Sen bayağı Amerikalı anneler gibi olmuşsun hakikaten de.Ben çocuğu dışarıda yere bıraksam (ki evin içinde bile emeklemesine çok izin verdiğimi söyleyemem, kimse kınamasın beni) çamaşır suyuyla falan yıkardım herhalde.

  26. Aklima geldi de, emin olamayan anneler icin: belki de ince bir kumastan, hareketi kisitlamayan, terletmeyen, giydirmesi kolay, biraz bolca bir tulum diktirilebilir ve bebek disarda emeklemek istediginde hemen normal kiyafetinin üzerine giydirilip gönül rahatligiyla yere birakilabilir. Eller de bu arada agiza girmesin diye de takip edilebilir.
    Bebeklerin o yere birakildigindaki co$kusu, heyecani, kipirtisi, cikardigi sesler: paha bicilemez! Hem anne, hem bebek icin mutluluk.
    not:
    Henüz anne degilim, öyle bir tulum cidden olabilir mi bilemem :))

  27. ben her hafta alışveriş merkezlerinden birine mutlaka gidiyorum 30 yaşındayım ama hiç görmedim emekleyen çocuk…belki mersin çok pistir ondan denk gelmemişimdir 🙂

  28. Bizim emekleme dönemi kısa sürdüğü ve yaza geldiği için zaten bahçede deniz kenarında geçirdik o dönemi. Böyle bir ikilimde kalmadım.
    Rahat anneyimdir ben ama. Evde zaten bir köpeğimiz var. İlk günden itibaren Koray’ı hiç ayırmadım ondan. Alt alta üst üsteler. Bahçemizde kedilerimiz var. Yeteri kadar mikrop ve alerjene maruz kalıyor anlayacağınız. Bir de üstüne çocuğa oraya basma onu elleme demek komik geliyor bana 🙂

    Koray’ı oyuncakçıya kitapçıya gittiğimizde serbest bırakırım. Alır onları, rafların önüne oturur, kalkar, yuvarlanır. Ellerini yıkarım, silerim en sonunda. Zaten her akşam banyo yapar.

    Geçenlerde bizim evin oradaki Starbucks’ta yattı yere bana kızdı da. Ben de bıraktım ilgilenmedim. Millet ters ters baktı.
    Aşırı titizliğin ve gereksiz korumacı olmanın çocuğa sağlıktan çok hastalık getirdiğini bir çok örnekte gördüm. En başta da babamız var. Sarp’ı annesi öyle sterilize büyütmüş ki bebekken, sağlıklı çocuk bir anda alerjik bir bünyeye dönmüş. Öksürük krizleri geçirmiş. Hala da hassastır.

    Ben mi çok rahatım diyordum demek ki yalnız değilmişim 🙂

    irem

  29. bizim ki kocaaa çocuk oldu nerdeyse. ( 2,9 yaşında) emeklemeyi bırakalı çok oldu ama daha geçen hafta gittiğimiz restourantta;
    önce ayakkabılarını çıkarttı.
    sonra yere oturdu,
    sonra çoraplarını çıkarttı.
    sonra çıplak ayakla kah gezdi, kah emekledi, kah yerde oturmaya devam etti.
    Oğlum dışarıda hepimiz çoraplı ve ayakkabılı geziyoruz dedim.
    dinlemedi.
    yemeğimizi bitirdik.
    Onunkini de arada yediği kadar yedirdim.
    sonra çorap+ayakkabılarını giydirdim eve döndük.
    Napsaydım ?
    Hem onun, hem de kendimizin gecesini rezil mi etseydim.
    Bebekken de aynı fikirdeydim dememe bilmem gerek var mı?
    🙂

  30. ben de emeklemesine izin vermek istemistim ama cevreden cok tepki aldim. yazin tatilde (her iki tatile de babaannesi ve dedesi ile gitmistik) tam emekleme donemiydi. gittigimiz yerler de gercekten temiz ve daha temiz insanlarin oldugu yerler olmasina ragmen, babaanne cok karsi cikti. hatta ozellikle aksam yemeklerinde, yemekten sonra daha fazla oturmak istemeyen Ayaz huysuzlandiginda, niye boyle filan dediler, ben de e normal, cocuk hareket etmek istiyor diye cok soylendim ama uce karsi bir kalinca vazgeciremedim. gunduz genellikle deniz kenarinda olunca pek sorun olmadi. yalniz babaannesi odada da yere birakma dediginde yok artik dedim ve dinlemedim. bence bizde de asiri pimpiriklenme var.. bana kalsa cok daha rahat olurdum. dis baskilara boyun egmek zorunda kaldigim yegane konudur 🙂

  31. YOK ARTIK diye bir tepki vermek istiyorum. Doğrusu şaşırdım… AVM lerin nasıl mikrop yuvası olduğunu bilmiyor mu kimse? havası bile temiz değilken yerleri düşünemiyorum hiç. Kaldı ki yerde emeklemesine mani olamadığınız bebeğinize, ellerini ağzına götürürken nasıl mani olacaksınız acaba? Benim kızımın elleri sürekli ağzında. Eline ne geçse ağzına da götürüyor bir güzel. Milletin ayakkabısıyla hem de pislik ötesi ayakkabılarıyla bastıkları yerleri ben nasıl kızımın süpürmesine göz yumabilirim ki? Biz nasıl AVM’lerde çıplak ayak gezmiyorsak, bebeklerimizin de emeklemesi gereksiz bir ayrıntı bence. tamam titizlik hastası olamk da hiç iyi değil. Hatta pislik kadar o da fena. Ama en azında belli konularda özen göstermemiz gerekiyor. Çimlik bir alan olsa, sahil olsa, yazlık bir mekan olsa bırakın emeklesinler ama, restoranlarda, avm’lerde, cafelerde çok gereksiz ve hastalık işi. Ben bırakmam, bırakana da şaşırırm yani.

    • sizinle aynı fikirdeyim

    • herkes inandığı ve içinin rahat ettiği gibi davranmakta elbetteki özgür. Kimse çocuğunu ihmal etme düşüncesi ile amaaan bırakayım da hastalanırsa hastalansın demez herhalde 🙂
      Ama aklıma şu soru geliyor ;

      çocuğunu kucağından hiç indirmeyenlerin çocukları hiiiç hasta olmuyor mu?

      Ya da bırakanların ki heeep mi hasta ?

      Öyle ya da böyle herkes en doğru bildiğini yapıyor sanırım 🙂

    • katılıyorum hemde sonuna kadar… madem bebeğinizin yerlerde gezinmesini normal karşılıyorsak yemeğini hazırlarken ve wc den çıkınca ellerimizi de yıkamayalım bence aynı şey

  32. değil dışarda evde bile kendi halısının dışına çıkmasına bile izin vermiyorum,ama tami şimdilik sadeve yuvarlanıp ilerliyo.bu arada çok titiz değilim ama hasta olmasından çok korkar oldum.

    • ilk 6 ay ben de çıkmasına izin vermedim, ama şimdi evi tavaf ediyor, kısıtlamak doğru değil. evde istediği yerde emeklesin ama, dış mekanlarda bırakmam. gereksiz yani. ben ayakkabımla basarken o neden yerlerde yuvarlansın ki? çok saçma geldi bana.

      • evet, ayakkabıyla girilmeyen her yere evet, onun dışında kesinlikle hayır.
        bir de sorun sadece bebeğin elini ağzına sokması da değil, o eller siz yıkayana kadar ağızla birlikte yüze, saça her bir yana sıvanıyor.
        kaç defa öpersiniz yavrunuzu akşam banyo yaptırıncaya kadar.
        mikroplar yerleşmek için bekliyordur da banyo vaktine kadar 🙂

        bu kısıtlamak değil, gereğinden fazla titizlik değil bence karıştırılan nokta bu…
        çocuğum özgür olacak diye sınırsız bir salıveriş hiiiççç bana göre değil 🙂

  33. Almanya’da yasamamis olsaydim, yani Istanbul’da dogum yapip, Istanbul’da buyutseydim kizimi emekleyen cocugumu birakmazdim hic bir yere ve yerinde duramayan kipir kipir kizimla basedemeyecegim icin sanirim evden disari cikamazdim 🙂
    Ama burada milletin her turlu ortamda cocugunu “saldim cayira, mevlam kayira ” seklinde buyuttuklerini gordukten sonra ( ki bu yuzden hasta olani da gormedim) ben de coook daha rahat davranmaya basladim bu konuda.
    Gecen hafta hizli trenle Frankfurt’tan Brüksel’e gittim.
    Kizim henuz yurur durumda degil ama yerinde de durmuyor diye yere kaban gibi bir sey attim ve kizimi da ustune koydum. (Kaban atmamin nedeni de yerin soguk olmasiydi) O da kah uzandi yere, kah emekledi kaban disina cikti, kah oturdu oynadi oyuncaklariyla, kah da yerdeki halinin deseniyle oynadi falan.
    3 saatlik gidisimizde de, donusumuzde de benzer bir sekilde oyalandi.
    Benimle birlikte ayni kompartmanda olan baska bir bayan daha vardi ki onun cocugu benimkimden daha buyuktu ve yuruyordu. O kadin direkt saldi cocugu yere, kendi de yere oturdu. Kah yemek yediler, kah oynadilar. Masallah ne benim kizime bir sey oldu, ne de o cocuga oldugunu saniyorum 🙂
    Yani cok paniklememek lazim bence. Biraz mikropla buyumenin iyi oldugunu dusunuyorum ben. ( cok mu rahatim ne??? :-p)
    ps: Birisi hastane haric her yerde birakiyorum demisti. Buna ben de katiliyorum, nitekim hastane mikrobu ayri!

    • en azından kabanı atmışsınız yere. iyi yapmışsınız bence. ben aşırı titiz bir anne değilim. evim de haftada 1 temizlenir yani. öyle hergün sil-süpür değilim. misafirliğe gittiğimizde kızımı yere bırakıyorum. yaz gelsin tamamen özgürlüğüne bırakırım 🙂 ama tekrar ediyorum avm’ler de hastaneler kadar mikroplu bence. ben arabasından indirmiyorum mağazalarda. kucağımda dursun daha iyi. bu yüzden de gezmekten falan da geri kalmıyorum. bu kısıtlayıcı bişey değil bence. babam doktor. sordum. adam yerinden zıpladı. olmaz öyle şey dedi. kaldı ki babam da çocukların serbest olmasını savunur. ama böyle bir konu da serbestlik olmaz, ihmal olur diyor. bilginize bayanlar. Burası Tr. ne avrupa ne de amerika. abimler Amerika da yaşıyorlar, çocukları 2 yaşında, ayakkabısını ağzına bile götürür, bişey demezler. ama yerlere ne tüküren var, ne yerlere çöp atan.

      • İhmal konusuna katılmıyorum. Görüş ayrılığı daha doğru bir ifade bence 🙂

        Bu arada, Deniz’i düşünüyorum. Deniz’le korkumuzdan gitmemiştik AVM’lere. O yüzden emekletme tecrübem olmadı pek, AVM’lerde yani. Ama şimdi her türlü oyuncağa da çıkıyor, yeri geliyor yere oturup bir şey seyrediyor, oynuyor. Büyüyünce hiç kısıtlayamıyorsun. O noktada yine senin ayakkabınla bastığın yere o ellerini sürmüş oluyor, fark eden bir şey yok. İstersen ona da müdahale edebilir, yapma çocuğum diyebilirsin. Ama ne sende derman kalır, ne de çocuk seni dinler 🙂

        • evet ihmal demek yanlış olmuş bence de. ama şu noktada size katılıyorum; sürekli yapma etme demek çocuğun doğasına da ayrkırı, ama derin henüz çok küçük değil mi? benim kızımın bu ay sonu 10 ayı bitiyor. en azından 1,5 yaşından sonra bu derece serebst bırakabilirim diye düşünüyorum.şimdi daha mikroplara karşı çok daha savunmasızlar.

          • Derin haftaya 11. ayı bitiriyor, demek tam 1 ay var aralarında.

            Az önce bir fotoğraf buldum, Frida sergisine gitmiştik. Orada Derin sürekli slingde gezmişti. Ve sonunda sıkılmıştı. Sergiden çıkışta Pera’nın kafeteryasında yere bırakmışız çocukları. Deniz yerde babasının iPhone’undan bir şeyler seyrediyor, Derin de emekliyor, piyanonun bacağına tırmanmaya çalışıyor.

            Bana bu yanlış gelmiyor. O çocuğun hareket etmeye, biriken enerjisini atmaya ihtiyacı var. Evet, her yerde mikrop zirzop var ama havada da var ona bakarsan.

            Kaldı ki kısa zaman öncesine kadar bizim evde köpek vardı. Dışarıda bırakmasam bile köpek, dışarıda gezdiği ayaklarıyla evin içine giriyordu. Belki bu da benim bazı şeyleri aşmamı sağladı, bilemiyorum.

            • Her cocuk belki bir degil, yani bebek arabasinda saatlerce gikini cikarmadan duran bebekler de var elbet. Oyle cocuklar icin daha kolay inmemek, oynamak, kipirdanmamak. Ama benimki oldu bitti kipir kipir bir cocuk, emerken bile bir yerleri oynar 🙂
              Nitekim dusunuyorum beni de baglasalar bir arabaya, 3 saat araba icinde otur otur popom agrir yani 🙂 Kizim da oyle.
              Bir de baska annelere bakiyorum onlar bir de soguk moguk dinlemeden koyuyolar yerlere… Ben kizi kendim gibi bildigimden gene “aman usutmesin” diyorum 😉
              Yazilanlari okuyunca fark ettim ki ulkeler arasi ciddi bir fark yasaniyor. Turkiye disindakiler ve icindekiler farkli yaklasiyorlar olaya.
              Simdi eminim cocugunu disarda yere birakanlar icin, birakmayanlar “pis” diye dusunuyordur:) ( Sanirim ayni durumda ben olsam oyle dusunurdum 🙂
              Ama iste oyle degil. Cevrenizde bakiyorsunuz ki herkes oyle yapiyor, cocuklar da hic zarar gormuyor, o zaman “ben neden hem kendime, hem de cocuga eziyet ediyorum ki hayati” diyorsunuz.
              Herkes tabii kendisi icin uygun olan neyse onu yapiyor.

  34. Simdi doktordan geldim. Kocaman bir saglik ocagi.

    Bebelerin, cocuklarin yerlerde nasil yatip yuvarlandiklarini, kosedeki plastikten evin icine girip cikarak oynadiklarini hepinize gostermek isterdim 🙂

    Bebekleri dogduklari andan itibaren mahalledeki saglik ocagindaki kontrollere goturuyoruz burda. Bebelerin ustbasinin soyuldugu yerleri, (yerde plastik minderler, onlarin ustune herkes yanyana yatirip soyuyor..) tartildiklari tartiyi, (bakkal terazisi:)) bu arada beklerken sikilmasindan diye oynadiklari alani (yine yerde kocaman bir jimnastik minderi, hepsinin topluca agzina sokup cikardigi plasik oyuncaklar ustunde:)) gorseydiniz.. kalp krizi gecirirdiniz sanirim :))

    Butun bu “mikroplarin” icindeki cocuklar daha mi sagliksiz? Tam tersine.. Daha gurbuz, dayanikli ve sagliklilar.

    • Aynı şey ben de Hollanda’da yaşadım kızım küçükken (mahalledeki sağlık ocağı yani). Herkes çok daha rahat, ve çocuklar da daha sağlıksız değil. Kızımın yuvasında bir gün oğlanların biri kumda oynarken ağzına kuma atmaya başlamıştı – öğretmen sakin bir sesle ona:” bunu yapmayacaktık, değil mi?” dedi. Hiç strese girmedi. Burada oyun parklarında kum havuzu bile bulmak zor oluyor…

      • iyi hoş da, şöyle anlatayım; bizim burada çok büyük bir çocuk ve kadın doğum hastanesi var. geçenlerde oğlumu ultrasound için götürdüm ve çişi geldi. bana bu binada wc’ye giremeyeceğimizi yan binaya gitmemiz gerektiğini söylediler. o soğukta sıramı başkasına emanet ederek oğlumu çiş yaptırmaya ek binaya götürdüm, geri geldiğimizde sıramız geçmişti. o hastanenin etrafında birçok insan görmüştüm çocuğunu oraya buraya yerlere ağaç diplerine işeten. zaten ağaçlıklı orman içinde bir hastane. çok yadırgamış ve tiksinmiştim. burada insanlar ek binaya gitmeye üşendikleri için sokaklara hasta çocuklarını “dışkılatıyorlar.” hastane tuvaletlerini bozuyor, sabunlukları çalıyor, engelli alanlarını işgal ediyorlar. eminim bahsettiğiniz sağlık ocaklarında böyle bir pislik yoktur. fark burada. Türkler süne zararlısı gibiler. kanmu malına allerjimiz var sanki.

        sanıırm 2 mt. ötedeki tuvaleti kilitleyen zihniyete kapı önüne işeyerek cevap vermenin müstehak olduğunu düşünüyorlar. ben de öyle düşündüm hatta ama bana göre değil sokağa işetmek işte yapamadım ben.

    • Esracim, yurtdisinda viral hastaliklar ne kadar coksa Turkiye’de bakteriyel hastaliklar o kadar fazla…Acikcasi bakteriyel hastaliklari atlatmak cocuklar icin cok daha yipratici ve zor.

  35. Ben de amerikada “yetisen” bir anne olarak, havaalaninda vs saliyorum yerlerde oturuyor yatiyor vs. cok memnunum. Hastane ve tuvaletlerde hicbiryere dokundurtmuyorum o kadar.

    • eklemek istedim, amerikadaki bu gevsek hijyen anlayisi beni cok rahatlatiyor dogrusu, obur turlu surekli temizlik delisi olacaktim, bosuna herseyi dert edecektim. hicbir cocugun bu yuzden hasta oldugunu gormedim.

  36. Ben de Londra’dan bildiriyorum:)
    Herrr yerde, hastane, klinik haric, Kuzu yerlerde!
    Sevgili Turk arkadaslar:) buna siddetle karsi cikarken, diger milletten annelerin bu durumu fark ettigini bile sanmiyorum.
    – Cocuk yastik diil ki oooyle koydugun gibi dursun?
    – Surekli hareket eden, etrafi incelemek isteyen bi’ ufakligi sizler nasil kucaginizda buyuttunuz gercekten hayal edemiyorum?
    – Surekli hijyen dusunursem, ne Kuzuyla gittigim kitapcidan zevk alacagiz, ne baska bir yerden? Yazik bizlere de yahu, birazcik rahatliktan hiiic bir sey olmaz 🙂 Annemin kusaginin kaliplarini kirmaya bas koymusum! Ayrica virus kapacagi varsa hava DA yeterli ve kapiyor zaten diye dusunuyorum…

  37. Ben kızların ikisini de dışarıda emekletmedim. Emekleme dönemleri kış ayına gelmişti. Domus gribi yüzünden ve havalandırma sebebi ile AVM’lere de gitmiyorduk. iyi kötü pusetlerde idare ettik.
    Ama bu ülkede tüküren, çıkaran, duvar dibinde tuvaletini yapan çok. Bu insanlar aynı ayakkabılarla AVM’lere de geliyorlar. Bu sokaklarda bu insanlar oldukça yapmazdım diyorum.
    Evet mikroplarla tanışmaları lazım miniklerin ama bu kadar da gözükara olmak doğru değil bence.
    Zaten emekleme kaç ay. Hemen geçiyor.

  38. sineme katılıyorum.
    sözkonusu sadece basit mikroplar, hafif ateş yükselmeleri, aksırık tıksırık değil daha nice hastalıklar var allah korusun.
    bakterilerden değil virüslerden korkmak gerekiyor zira onların çaresi yok maalesef.

    düşünün yere tükürük değil balgam atılmış bir adam üzerine basıp geçiyor ve alışveriş merkezlerine giriyor bebeğinizin emeklediği yerde geziyor.
    erkek tuvaletlerinin nasıl bir koku yaydığını biz bayanlar biliyoruz eminim yapılması gereken yere yapan yoktur. oradan çıkan bir adam da aynı yere geliyor ve bu adamlardan 1-2 tane girmiyor gün boyunca o yerlere.
    şimdi kendinizi bebğinizin yerine koyun ve “anne beni bırak keşfedeyim” diyebilir misiniz ?

    yoksa ben de çocukların özgürce gezip keşfetmesinden yanayım, mikrop da alsın biraz tolerans gösterilebilinir ama mümkün mertebe bizim temizlik ölçülerimizi aşabilen yerlerde. öyle saldım çayıra durumu bana göre değil.
    yukarıdaki yorumlar biraz tolerans göstermekten uzak gibi geldi bana.

  39. ayrıca hastanede gezen ayaklar avmlere uğramıyor değil

  40. Ben annemi titiz bilirdim, biz sokaklarda kir pis icinde buyuduk 🙂 Burda yazilanlari okuyunca, annem bile gozume pis gozuktu 😛 Gerci o da az degildir, umumi tuvalete bile gitmez disarda, giderse de mendille falan tutar kapi tutacaklarini :)) Ama yine de biz sokaklarda yatip yuvarlanarak buyuduk :))

    En azindan Londra’nin sokaklari da gayet pis 🙂

    Ben bir tek, oglan disardaki tuvaletleri kullanirken rahatsiz olurdum. Ama bunu da a$mam lazim, is benim beynimde bitiyor dedim ve simdi cok rahatim. Oglani da gayet rahat umumi tuvaletlerde klozete oturtuyorum, saga sola ellemesine karismiyorum. Cikarken de ellerimizi yikiyoruz cikiyoruz. Tamamen psikolojik, beyinde bitiyor bu is. Yoksa mikrop, virus.. havada da var, nefes almamak lazim :)))

  41. Özden ve Pınar Hanımlara katılıyorum, ayrıca bebeklerin emekledikleri aylar ile okula başladıkları zaman nasıl bir olabilir ki.. Küçücük bebekler herkesin ayakkabıyla dolaştığı yerlerde nasıl emekletilir hiç anlamam, yorumlara şaşırdım. Üstelik aşıları da tam olmayan bebekler…

    • bence de… aşıları da tam değil. Ayrıca uzmanlar diyo ki; ” 1 yaşına kadar bebeğinizin malzemelerini sterilize edin”. E o zaman nerde kaldı şimdi steril ortam? Anneler ben de çayırda çimende büyüdüm. Evimiz müstakildi ve şehirden uzaktı. Dışarda yuvarlanır, oynar eve gelirdik. Ama biz kaç yaşındaydık, bebek değildik ki!

      • Iste mesele orda 🙂 O uzmanlar Turkiye’de diyor bunu 🙂 Burdakiler gecen sene bir arastirma yayinlamisti; hayvanlarla ve pislikle icice buyuyen bebeklerin daha az alerjik oldugu ve bagisiklik sistemlerinin daha guclu oldugu konusunda 🙂 Burdakiler birakin pisligin icine diyor anlayacagin 🙂

        • Simdi asi olayi da tam bir muamma… Ben burada hic asi yaptirmamis anneler biliyorum. Ya da ilk asilarini yaptirip, ikinci dozlarini ilk yasindan sonra yaptiranlari. Turkiye’de doktorlar “aman asilar arasi zamani sakin ha atlamayin” diyorlar ama burada daha genis doktorlar.

        • evet ülkenin birinde de küçücük bebekleri bilmem kaçıncı kattan, balkondan aşağı bırakıyorlarmış “dayanıklı” olsunlar diye 🙂
          bence arada fark yok….

          • O ulkenin neresi oldugunu, kac yasindaki cocuklarin nereden ve hangi kosullarda atlatildigini soyleseydiniz daha iyi anlayabilirdim orneginizi ama bu kosullar altinda neyi neyle karsilastirdiginizi anlayamadim. Uzgunum!
            Almanya’da doktorlarin asi zamanlarina Turkiye’deki doktorlar kadar kati bakmamalarinin nesi garip geldi ki size? TR icinde bile doktordan doktora farklilik gosteren bin tane olay var. Hangisinin dedigi kafamiza yatiyorsa ona gitmiyor muyuz? Sanirim evet!
            Nihayetinde cocugunu yetistirirken herkes kendince dogru olan neyse onu yapiyor.

  42. Kendi özgürlüğümüz kısıtlanmasın diye bebekleri mikrop yuvasının içine mi bırakacağız yoksa bebeklerin temiz yerde emekleme hakkı yok mu?

  43. Onu bunu bilmem de, Turkiye’de kadinlarin cocuktan sonra neden depresyona girdigini simdi daha iyi anlar oldum.

    • yorumlardan bu kanıya nasıl vardınız? genelleme yapmayalım. görüş ayrılıkları olabilir gayet tabii.

      • aslında bu tür aşırı koruma dürtüs ü,çevreye ben işimi ıyı yapıyorum,anneyım mesajı vermek ıcın daha çok bence..genelde toplumu ya da aıle büyüklerını çok önemseyen anneler böyle gibi..
        yoksa herkes bilir ki sakınan göze çöp batar..tabi böyle diyede salmamak lazım mikropların içine bebiği..anne mutluysa bebekde mutlu..kafamıza göre takılmalıyız bence..

  44. Sadece burdaki yorumlardan degil, genel olarak bloglardan vardim bu kaniya 🙂 Yani benim titizlikle cocuk buyuten cevrem hic olmadi, boyle tanidiklarim olmadigi icin de karsilastirma yapamamistim bugune kadar. Dogup buyudugum yerde cocuklar orta mali hesabi mahallece, sokaklarda falan buyutulur, hala daha.

    misal: 4. foto 🙂
    http://annevebebisi.blogspot.com/2010/08/acik-kapi.html

    Universite’de 7 sene devlet yurdunda kaldim. 6 banyo ve 6 tuvaleti 100 kisi kullanirdi. Kucucuk odalarda 6 kisi yasardik. Hijyen falan hak getire 🙂 Okul bitti, yurtdisina ciktim. Zaten rahat bir cevreden ve hayattan geliyordum, burasini hic yadirgamadim. Benim gordugum tek cocuk yetistiren insan tipi pis Ingilizler oldu 😛

    Sonra blog dunyasina girip benim gibi cocuk buyutenlerin bloglarini okumaya basladim. Her sey garip gelmeye basladi :)) Gordugum ve icinde yasadigim dunyayla, okudugum dunya birbirinden cok farkli 🙂

    Bence bizim anneler hayati kendilerine cok ama cok zorlastiriyorlar..

  45. ELİF HANIM
    Eve gelince ayakkabı çıkaranlardan mısınız merak ettim

    • Evet, çıkarırım.

      Ama bir şey unuttuysam da ayakkabımı çıkarmadan “kenarlarına basarak” gider alırım. Eşim deli olur 🙂

      • Yurtdisinda yasasak ya da bir donem yasamis olsak dahi bazi adetlerimiz devam ediyor bizlerin de. Misal: evde terlikle dolasmak, misafir gelen Almanlara da ayakkabi cikarttirmak 😉 Anladigim kadariyla ayni sey Elif Hanim icin de gecerli 😀

      • ben de bisey unuttuysam aynen parmak ucumda girerim iceri.. simdi yuruyot ama emeklerken de oyle yapardim 🙂 biraz kirden zarar gelmez, fayda bile gelebilir.. aynen benim kocam da deli olurdu, o da alisti artik.. kendi girmiyor ama bana hadi sen gir al diyor 🙂

  46. yer hali kapliysa direk birakiyordum larayi yere. ikinciyi de birakirim. oyle yerlerde genelde ben de onlarla yerde oturuyor oluyorum zaten. kitapcilarda yerlerde beraber okuyoruz kitaplari. alisveris merkezinde hic birakmadim, yuruyenlerin ayaginin altinda olmalarini istemedigim icin. burada hep cok dolu alisveris merkezleri. sokakta pek birakmak istemem, cok fazla tukuruk ve kopek kakasi oldugu icin ama onlar yoksa yine birakirim, ben de oturuveririm yanina gerekirse hic gocunmam. tek kosul: el agiza sokulmayacak, goze surulmeyecek. islak mendil her daim yanimizda zaten. ha bi de annem bizimleyse o gormeyecek:)))

  47. Ben amerikadayim ve rahat biraktim her zaman, Derin emeklemeden yurudu ama yerlerde oynamak istediginde biraktim…zaten Derin krese de gidiyor…ayakkabilariyla dolasiyolar icerde:)

    • Bak bunu unutmustum, cocuklar ayakkabilarla dolasiyorlar siniflarda ve surekli yerlerde oturuyorlar 🙂

      Turklerin yogun oldugu bolgede anaokul ogretmeni olan bir arkadasim var; okula baslayinca en cok Turk cocuklarinin hasta oldugunu soylemisti.

  48. Elif, gene ortalığı karıştırdın, günüm şenlendi 🙂 Ben istiyorum ki emeklesin orda burda, takılsın kendi kendine. Ama bizimki sevmiyor emeklemeyi, yürüttürüyor kendini. Ama geçen gün AVM içinde bir oyuncakçıda, bir kutu arabanın önünde yere oturduk beraber, kamyon seçtik. Gelen geçen bize baktı, bense çok mutluydum 🙂

  49. Ben de disarda emekleme konusunda pek rahat olamadim. Idil erken yurudu Allahtan. Cok yolculuk ettigimiz icin havalimani, ucak vs gibi yerlerde emekledi tutabilene askolsun. Yine tam emekleme yurume donemi noele denk gelmisti ve Roma’daydik. Evde herkes ayakkabiyla geziyor ve Roma sokaklari cok pis. belediye hic iyi calismaz, kimse kapisinin onunu temizlemez. Oyle kopek diskisini alip atayim diyen cok az. Sokaklarda yururken acayip sinir oluyordum esimin ailesinin bilimum fertlerine bir hafta on gun cikarsaniz su ayakkabilarinizi diye. Bruksel’de de ayni sorun her yer kopek diskisi.

    • Evet Paris’de de oyleydi; ama Almanya’nin hic bir yeri oyle degil Allahtan. Yani en azindan benim bulundugum yerler degil.
      O ziplaya ziplaya yurume olayini bilirim kakalara denk gelmemek icin 😦
      Yerler oyle kakali olsaydi n’apardim emin degilim… Ama dusununce, koyde cocuklar hep tezek icinde buyuyor, bir sey oluyor mu? Sanmiyorum:)

      • Berlinde yasiyorum, ve abartmiyorum bazi mahallelerde metrekareye birkac kopek diskisi dusuyor. Ama cocuk parklarina kopeklerin girmesi yasak mesela. Orda minicik bebekleri annelri yere koyar onlarda kumlarda yuvarlanirlar memnuniyetle 🙂 Ama yine de sokaklarda ve AVMlerde yerlerde emekleyen bebek gormedim pek.

        • “Benim bulundugum yerler oyle degil derken” aklima Berlin geldi aslinda.. Yani yasamadim orada ama 2-3 kere gitmisligim var ve her buyuk sehir gibi ister istemez “temizlik” konusunda eksiklikleri var o sehrin evet.

          Sokaklarda cocuk emekletmek derken zaten oyle ben yuruyeyim, o arkamdan gelsin degil 🙂 Bir bankta oturmussam eger ve o da durmuyorsa kucakta/arabada; yere birakilmasi anlaminda 😉

          Cafe’de, kitapcida,havaalaninda biraktim ama cok. Stuttgart Breuningerland AVM’sindeki cafelerde ben cok gormusumdur anneleri, cocuk yerde otururken, annenin de kahvesini icip, pastasini (Kaffee & Kuchen) yedigini.

  50. Haklisiniz sokaklar, alisveris merkezleri cok pis ancak cocuklarimiz, burada yasayacaklarsa buna bir sekilde alismalari gerekiyor. Kizim 16 aylik ve emeklemeye basladigindan beri hastane disinda ve parklar disinda(malesef kopek pisligi dolu) hep yerde emeklemesine izin verdim. Masallah suana kadar da pisman olmadim.:-) Bence bir cocuk her yemekten once ellerini yikiyorsa, her gece yatmadan da yikaniyorsa yeteri kadar temizdir.

  51. ne kadar içimizden kabullenmesek de oluruna bırakmanın en iyisi olacağı görüşündeyim. kapacağı her hastalık nihayetinde mikrobik ve atlatılabilecek şeyler değil mi?
    bunları her atlattığında bünyesi güçlenir mi zayıflar mı o da bebekten bebeğe değişir gibi sanki…

    “babies” belgeselini izleyeniniz vardır mutlaka… her insan yavrusu yaşadığı yere göre kendine bir bağışıklık sistemi yaratıyor gibiydi.afrikalı kadının bebeğin poposunu nasıl sildiği gözümün önünden gitmiyor…

    temizlik konusunda aşırı korumacılık, bebeği ileriki yaşamında yoracak.
    canlı örnek bir arkadaşım var. annesinin ona oluşturduğu steril dünya yüzünden, dışarıda her yemek yediğinde midesi alt-üst, ishal vs oluyor. hemen herşeyden mikrop kapıyor. ilk o hasta oluyor.

    yarın öbür gün bunun üniversite öğrenciliği var, sizden ayrı yaşaması var… sonsuza dek steril bir dünya yaratamayız. bırakalım ufakken gelişsin bağışıklık sistemi gerektiği gibi…
    sterilizatör, vs kullanımına da sıcak bakmıyorum bu yüzden.. tüketim çılgınlığının bi parçası olarak gördüğüm ürünlerden biri.
    tabi bu benim görüşüm…

    • söylediklerinizde haklısınız çocuk mikrop almalı, çıt kırıldım olmamalı, vücudu dayanıksız olmamalı ama buradaki tartışma uçlarda ilerliyor bence ortasını söyleyen yok.

      ya tamamen mikroba bulayalım, ya %100 steril yaşayalım deniliyor…

      olay bence ortasını bulabilmek, steril de olunmalı, bazen göz de yumulabilmeli

    • ama bunun bir ucu yerde emekletmek bir ucu da %100 steril yaşamak değil bence. yani çocuğunun avm’lerde ya da dükkanlarda emeklemesini istemeyen her anne temizlik delisi ya da hijyen perisi değil. böyle bir sınır çizmek doğru değil bence. yani iki ayrı kutup değil bu ikisi.

  52. Ada’nın emeklediği dönemlerde evi bile günde üç kez silen biri olarak dehşetle okudum! Mümkün diil.

  53. esra umumi tuvalette bi yere dokundurtmama paranoyası bende var.kendimi sorguluyorum şuan.haklısın galiba.okula başlayınca nolcak.burda kreşe ,gitmediyse ilkokula başlayan cocuk ilk sene paso hasta olur.sebep belli,fanus ,atopik, alerjik bebekler. ha her sene grip aşısı ve balık yagını da unutmayalım

  54. Ben disarda emeklemesine, cok pis olmadikca izin veriyorum. Sadece elini agzina goturmesin diye dikkat ediyorum. Benim oglum zaten bebek arabasi hareket etmeyince durmaz icinde, iniyor, geziyor, kesfediyor..Ne cok pipirikli ne de vurdum duymaz olmak gerek bence.

  55. 2 yıl önce Almanya’ya geldiğimde restoranda, cafede, sokakta emekleyen bebekleri gördüğümde nasıl bırakıyorlar bu pis yerlere diye düşünüyordum. Şimdi 11 aylık bir kızım var. Ben bırakıyorum o yerlere (yerler çok temizde değil, sokaklarda köpek pisliği var ama tüküren yok tabi ki). Aklımdan aman çok pis mikrop kapacak hastalanacak diye de düşünmüyorum.

  56. AVM’lerde gezdiginiz ayakkabi ile evin esiginden girdiniz. Ayakkabilari orada cikarip terlikleri giydiniz.İceri gittiniz.İs yaparken o da ne kapi caldi terliklerke esige azz once avm’de gezdiginiz ayakkabi ile bastiginiz yere ev terlikleri ile bastiniz.Copu verdiniz.Ellerinizi yikadiniz.İceri gittiniz kuzu yerde oynuyor onunden gectiniz.Evet ayni terlikle.Buyrun mikrop evinizde.Peki pacalariniz.Pantolonunuzun pacalari yerlere en yakin yeriniz.Ayakkabilari cikarip odaya kadar butun evi o pacalarla gezdiniz.Ve son durak yatak odasi.Soyunup dokuneceksiniz.O pantolonu da dolaba koyacaksiniz.En gvendiginiz yerde; yatak odanizda virusler.Tam bir felaket. Amacum dalga gecmek degik.Ayakkabi ile eve girmiyorum.Birsey unutursam o baska.Ama oglum icin cizdigim sinirlar bayagi genis.Ayakkabimi bulup yalamisligi var 🙂 Nami Toro’dur. Tas gibi masallah.Fazla temizlik iyi degil.Aliskin olmazsa bunye hemen rahatsizlanir.Cok sinirlanan cocuk agresif ve huysuz olur ya xa ezik;surekli engellenmekten hayata atilamaz.Son cumleyi bir uzman olarak soyluyorum.Biraz genis olmaya calisin hem o rahat etsin hem siz.Biri de anne kendi ozgurlugu icin yapiyor demis.Her halde kendi osguelugunu dusunecek once.Mutlu anne=mutlu cocuk.Sinirli agresif anne mi makbul olani anlamadim.Annelik sonsuz fedakarlik masali bitmedi mi artik.Anne de insan.Onun da oh demeye hakki var.Sal biraz cayira cocugu korkma mevlam kayirir.

    • bu dediklerinizin hepsine dikkat ederim allahtan.. bir giydiğimi bir daha giymem, ayakkabılar kapıda çıkartılır, terliklerle sadece evde gezilir… doktorum bunların bu aşamada kalırsa takıntı olmayacağını, olağan olduğunu söylüyor.

      ama çimenlik bir yere, toprağa bırakırım çocuğumu, sadece ellerini ağzına götürmemesine dikkat ederim.

    • okudugum en anlamlı yorum bu: mutlu anne=mutlu çocuk. gayet net.

  57. Kocamin bu tartismayla ilgili yorumunu yazmadan edemeyecegim.
    Ben: sence ilker canin disarda yerde emeklemesine izin vermeli miyiz?
    Esim: niye oglum avm de yerleri yalasun anlamadim. Sen avm de yere egilip yerleri yaliyomusun !!!
    Ben: ama evde de yerleri yaliyor. O zaman da mikrop kapabilir.
    Esim: sadece evi yalamak 1 kadinla beraber olmaya benzer. Mikrop kapma olasiligin 10 da 1. Avm de yeri yalamak mukrop tasidigina emin oldugun 10 kadinla beraber olmaya benzer. Mikrop kapma olasiligin kesin !!!
    Ben: ????!!!!!??????!!!!

  58. asla asla assssslllaaaaaaaa diye haykırasım geldi elif :)))

    asla bırakmam yere, bırakmadım, bırakamam, kahrolurum ben.

    mümkün değil benim için, gerekirse evden çıkmam ama asla yerde emeklemesine izin veremem dışarıda. Avrupa’da da olsam Amerika’da da olsam bu fikrim değişmez.

    çok rahat bir anneyim, evde yere düşeni alır yer, umursamam bu tarz şeyleri ama yerde emeklemek dediğin an ellerimi çamaşır sularıyla yıkamak istiyorum nedense!

  59. bunun avrupada olmakla bir alakasi yok bence,ben avrupadayim ama birakamam..davulun sesi uzaktan hos gelir hesabi,burda yerlere bal döküp yalayan yok sonucta…hemen herkesin bir köpegi var burda,hemen her duvara cis yapan zilyon tane köpek var..tamam cöp yok belki ama bu ne olacak??

  60. Elif zor bir konu seçmişsin:))Ne tamamen izin veriyorum,ne de kısıtlıyorum.Geçen gün parkta ellerini hiç bir yere deydirmeden kaydıraktan kayan çocuk gördüm,anneannesi devamlı dokunma elleme diye bağırıyordu,müdahale etmemek için çok savaş verdim kendimle..Ama bence de Türkiye veya daha doğrusu ortam şartlarına bakmak lazım,,ama dikkat edildiği sürece özgür bırakmakta fayda var…

  61. Yurtdışında her yerin daha temiz olduğu önyargısına katılmıyorum. Amerika’da sokaklarda çok rahat tükürürler yere. Şehirlerarası veya şehiriçi otobüsler de son derece pis. Çocukların bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için bir miktar mikroba maruz bırakılmalılar. Hatta NYT haberine göre 37-38 dereceyi geçmeyen ateşi ilaçla düşürmek bile yanlışmış. Çocuğun en azından bir süre mikropla mücadele etmesine izin verilmeliymiş. Ben çok pimpirikli bir babanın kızıyım ve diyebilirim ki sakınılan göze çöp battı, en çok ben hasta oldum küçükken. Ne zaman yurt hayatına geçtim bağışıklık sistemim güçlendi.

  62. geç gördüm herhalde ama ben avm de bırakamam yaa:))) Ha çok kez yere bıraktım, kitapçıda vs. Gözüme kestirdiysem bir şekilde olabilirliğini, elbette engellemedim, ama sanki fıtı fıtı yerde bebek emekliyor, milllet pabuçlarıyla sağından solundan geçiyor, gözüm mutlaka o ayakkabılara, aklım yerdeki olası mikrop vs ye takılır benim. Hiç talep olmadı gerçi, olsa ne yapardım??? İşi uzatmazdım, bitirir çıkardım sanıyorum

  63. […] demek istediğim buydu. Yani ben alışveriş merkezine gideyim, orada bir yandan gezerken bebeğim de peşimden gelsin […]

  64. üzgünüm bütün yorumları okumadım ama yeni yaşadığım bi deneyim olduğu için paylaşmadan edemeyeceğim. nihat 12 aylık ve 2 aydır yürüyor, 4.5 aylık emeklemeye başladı(ne acelesi var bilmiyorum 🙂 nihatın emeklediği dönemde, temiz gibi görünen yerlerde elleri kirlensin nolcak yıkarız gider dedim ve emeklemesine izin vermiştim. akabindeki hafta nihat mikrobik ishal oldu… kanlı ve yapışık bir ishaldi bu ve buna bağlı pişik… çok köü bir dönemdi… elleri yıkanır evette ama bu tarz mikroplarda göz ardı edilmemeli…

  65. […] Anne ve Bebişi, geçen haftaki orada burada bebeği emekletmek, emekletmemek konusunun devamı olarak bir yazı yazdı: Çamur. Hava yağmurlu da olsa, 5 derece de olsa […]

  66. Selamlar Elif Hanım,
    Konu herzamanki gibi yine harika..Ben de pimpirikli saymam kendimi aslında, öyle herseye elleme dokunma demem oğluma (22 aylık şu anda) , ama avmde emekleme olayına gelince, hiç yapmadı…Çünkü onun da talebi olmadı.Evde zaten emeklıyorum avm de pusetimde geziyim tadında bir bebekti sanırım! Benim esas merak ettiğim, oyun alanları, top/kum havuzları yani birden fazla çocugun beraber oynadığı alanlarda ne yapmak gerektiği?? sık sık karşılaşıyoruz boyle durumlarda..bugun halka açık bir oyun parkında trombolinde zıp zıp zıpladı mesela zevkten çıldırarak…Bunu kısıtlamak mı lazım mikrop derdine, yoksa bırakalım coşsunlar mı??Bi de bu konuyu tartışmaya açsanız keşke…ne fikirler çıkacak merak ediyorum..:)) Paylaşımlarınız için teşekkürler…Sevgiler.Başak.

    • İnanın ben de merak ediyorum bunu. Ikea’daki oyun havuzları mesela…Eşim katiyetle yaklaştırmıyor. O konuda ben de biraz çekimserim. Onlar ne kadar temizleniyor? Yemek artıkları, kusmuklar… Kapalı mekanlar bir de onlar, havası ne kadar sirküle, tartışılır.

      Ama bir trombolinden ben şahsen çekinmezdim.

      Sevgiler…

  67. Ben de obsesif miyim diye çok düşündüm.Ama türkiye şartlarında izin vermemeliyiz ve hijyene daha çok dikkat etmeliyiz bence.Sevgilerimle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: