Zincirleri kıralım anneler!

Başlık pek bir iddialı oldu. Okuyan da beni annelik doktorasını tamamlamış, tezini de “Saldım çayıra, Mevla’m kayıra annelik” üzerine yapmış, yetmedi konuda 10 kitap yazmış, orada burada “Bırakın çocuğunuz yemeğini kendi yesin” ya da “Kirlenmek güzeldir” temalı konferanslar veren bir fikir lideri falan zanneder.

Üç konuda nabız yoklaması yapmak istiyorum bugün:

1. Anne ve Bebişi, geçen haftaki orada burada bebeği emekletmek, emekletmemek konusunun devamı olarak bir yazı yazdı: Çamur. Hava yağmurlu da olsa, 5 derece de olsa çocuklarınızı dışarıya çıkarır mısınız, çıkarmaz mısınız diye soruyor. Fotoğraflarla da bezemiş güzel yazısını. Lütfen okuyunuz ve yorum yapınız. Ne dersiniz? Benim kafam karıştı. Bana hep rüzgar yoksa çıkarın diye söylendi şimdiye kadar. Ama Anne ve Bebişi’nin yazısı ve gelen yorumlar da “hava nasıl olursa olsun, dışarı çıksın çocuk” diye düşündürtüyor adama. E doğru, yılın 8 ayının kar kıyamet olduğu bir yerde yaşasaydık ne olacaktı?

2. Tesadüf değil mi, Bir Dolap Kitap’ın bugün yer verdiği El Bebek, Gül Bebek kitabı da tam bu konuya parmak basıyor. En küçük çocuğunun üstüne biraz fazla düşen, onu “pamuklara sarıp sarmalayan” bir anneyi anlatıyor. İlginizi çekebilir, ben çok beğendim.

3. Sabiha Paktuna Keskin “çocuk sehpaya çarptıysa sehpayı dövün” demiş. Vallahi de demiş, billahi de demiş. Iraz dedi. Bu konuda da fikir almak istiyorum, siz çocuğunuza böyle şeyler söylüyor musunuz?

Yorumları alalım.

Reklamlar

75 Yanıt

  1. 3 numaraya yorum yapmak istiyorum. Biz ilk başlarda sehpaya çarpınca sehpayı dövüyorduk, sonra bir baktık ki bize kızınca da bize vurmaya başladı. Hemen vazgeçtik ve vurmanın doğru olmadığını, kimseye, hiçbir şeye vurmamamız gerektiğini söyledik. Bize vurmaları da geçti.

    Ayrıca gün geçtikçe ve savunucularının tavırlarını gördükçe SPK ne dese tersini yapmanın doğru olduğuna inanmaya başladım.

  2. 1. soru icin, eger ruzgar esmiyorsa ve hava aciksa soguk da olsa cikiyor. hamileligim bayagi ilerledigi icin babasi cikartiyor artik cogu zaman.

    3. soru icin, acikcasi, karisik gidiyorduk yakin zamana kadar. yani bazen pis sehpa diye vuruyordum sehpaya, bazen tamam annecim, acidi ama gececek diyordum ve sariliyordum sakinlesene kadar. ama artik sadece tamam gececek diyerek sariliyorum. (oglum 3 yas 3 aylik.)

  3. 3.Numaralı paragrafta ki Keskin’in cümlesiyle ilgili derim ki “sehpa ne yaptı ki dövelim,o orada duruyordu sen çarptın sehpa mı suçlu şimdi” ve bu düşüncesine karşı çıkıyorum….

  4. Bence ben hala yeni anne sayılırım. Sanırım tam da bu yüzden her havada dışarı çıkartırım, dışarıda istediği yerde emekletirim diyemiyorum açıkçası. Aslında bana kalsa bunları yaparım da, sonra etraftan “bak rüzgarda çıkardın da çocuk hasta oldu”, “yerlerde sürünüp mikrop kaptı” laflarını duyma ihtimali beni korkutuyor. Bir de bunları duyup, hatta belki duymadan bile, çekeceğim vicdan azabı var ki, tüm cesaretimi benden alıp gidiyor.
    Kitabı bir ara alıp okumak isterim. Yağmur’un yaşına göre bir kitap değil ama önden benim okumamda bir sakınca yok sanırım 🙂
    “Sehpaya çarptıysa sehpayı dövün konusuna ise hemen hemen hiç katılmıyorum diyebilirim. Hatta daha yeni bakıcımızla bunu yapmaması konusunda konuştuk. Çünkü ileride başına birşey geldiğinde başkalarını suçlamaya eğilimli olmasını geçtim, birine ya da birşeye kızdığında hemen vurmaya eğilimli olabileceğini düşünüyorum. Zaten belli bir dönemde çocuklarda vurma konusunun gündeme geldiğini de birçok kişiden duydum, bir de buna örnek olmanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.

  5. 3.süne yuh diyebilir miyim? evet dedim bile. Ben pek beğenmiyorum bu hanımın fikirlerini bir programda da çocuğumu dövdüm evet ama önce uyardım söyledim vuracağımı demişti. kişisel fikrim bana uygun bir uzman değil 🙂

    diğer konu ise, her havada çıkabilmeli çocuk, mevsime uygun giydirip temiz hava alabileceği yerlere gitmeli mesela alıp arabaların cirit ettiği bir caddede vitrin bakacaksa onun yerine evde otursun daha iyi, egzos dumanı solumasından iyidir

    mesela yeşillik bir parka veya deniz kıyısına…

    Kanadada otursak karda kışta çıkacaktı mecbur

    • Bu bayanin yorumlari hep acaip geliyordu bana ama artik kendisine hic saygim kalmadi. İnsan ne olursa olsun dovmeyi hakli cikaramaz!

  6. 1) Burda (Isvec) anneler ve babalar hava durumu ne olursa olsun cocuklarini ve bebeklerini disari cikiariyorlar. Hava durumu onlar icin problem degil. Asil problem”kiyafette”. ”
    Kötu hava yoktur, kötu kiyafet vardir” derler. Bende onlara uydum pekde iyi yapmisim.

    Disarda yagmur yagiyorsa hemen yagmurluk botlar montlar ve disariya kosup “zip zip” yaptik.
    Kar mi yagiyor? Haydi montlarimizi botlarimizi giyip kardan adam yapmaya, yada kayak kaymaya.

    3) Sehpayi sandalyeyi hic dövmedim. Tavsiyede etmiyorum. Ne yani? Sehpa mi geldi carpti? Hayir. Zaten ordaydi. Daha dikkatli olmasini söyledim. Yas farketmiyor.

  7. Sabiha paktuna keskin cocuk norologu, pedagog degil bisey degil, kendi alani olmayan konularda aciklamalar yapmasi bana tehlikeli geliyor.

    Bunun disinda ben firsatim oldukca bebek arabasina atip kizimi cikiyorum disari (henuz 5 aylik) bazen yuzu buz gibi oluyor soguktan ruzgardan ama ayaklarini sirtini vucudunu normal bi sekilde usumeyecek ve terlemeyecek kivamda tuttukca sorun olmaz diye dusunuyorum. Hic hasta olmadik henuz aman masallah diyeyim 🙂

    Emekletmek konusunda da bizim kuzu kopegimizle beraber buyuyecek, bu hayvanin yatip kalktigi yerlerde emekleyecek cogu kez, o yuzden ben emeklemesini engellemem saniyorum orda burda, fakat bu konuda henuz pek bilgim olmadigi icin yanlis dusunuyo da olabilrim. Cevaplari merak ediyorum

  8. 1. soru: çok kuvvetli rüzgar yoksa, deli gibi yağmur da yağmıyorsa, her havada çıkarıyorum. cumartesi günü yaptın bunu en son, sahil yoluna kaçtık hemen, ama o kadar esiyordu ki yüzümüze doğru, benim bile nefesim kesildi, çok uzun kalamadık. Yine de o havayı koklamış oldu.
    3. soru: SPK’nın bir çok görüşü gibi buna da katılmıyorum. Sehpaya çarptıysa, bir dahaki sefere daha dikkatli olmalıdır, hepsi bu. Hatta sehpa gelip ona çarpsa, yine de dövmem ben o sehpayı, kaza bu, olabilir… İlerde yolda yanlışlıkla kendine çarpan birini dövsün mü yani, bu mudur?

  9. Londra’da yasadigimiz sure icinde hergun cikardim kar-yagmur-ayaz-soguk.Cunku herkes cikariyor, cunku hava soguksa cocuk hasta olucak diye birsey YOK! 7 gunluk ayaklari ciplak bebegi ile Starbucks’ta bir yandan kahve icip bir yandan emziren ve kitap okuyan anneden bizim ne farkimiz var?
    Anneve bebisinin bahsettigi o camurda oynayan cocuklardan oyle cok vardi ki..Trdeyken ilk 6 ay hergun disari cikarmadigim icin cok pisman oldum ustelik kendime cok kizdim. Orda yasadikca bende
    rahat bir tavir benimsemeye basladim.Yeri geldi karda oynamaya sapkasiz cikti yeri geldi buz gibi havada elleri donmusken parkta diger cocuklarla oynadi.Biz Turkler olarak cok pimpirikliyiz bu kesinlikle dogru.Emekleme konusunda da cocuk bakiminda da, giydirmede de bakis acimiz mukemmeliyetcilik ve asiri korumacilik uzerine olunca cocuklarda kapana kisilmis gibi bizim dedigimiz seyleri yapmaya zorlaniyor.
    Simdi de gittgimiz oyun grubunda farkediyorum ki kadinlar kahvelerini alip sohbet ediyorlar ama ben kziimin pesinden kosuyorum deli gibi oraya cikma duseceksin aman arkadasa vurma, yalniz biraktigim zamanda dedigim seyleri yapmaya alistigi icin kizim ciglik cigliga beni cagiriyor,cunku bilmiyor. cunku cok sardik pamuklara, cunku aman mikrop kapar diye ilk aylarda cocuklarla hic tanisikligi olmadi,cunku etrafta baba-babaanne-akrabalar etkeni ulkemizde yadsinamayacak kadar icinde cocuklarimiza verdigimiz egitimin.
    Kisacasi ne kadar Avrupali bakis acisi benimsesekte biz Turkuz.Olmuyor, yapamiyoruz.
    O yuksek bir yere tirmanirken keyifle arkadasimla sohbet edemiyorum ben, kalbim dusuyor.,birak dussun demek bana gore gelmiyor.
    Sabiha hanim da hic dogru degil bir cok soyledikleri celisiyor zaten.Asla dovmedim vurdugu yeri hatta vurmaya calisan babannesini de uyardim ilerde gercekten kizdiginda vurmaya basliyor boyle ogrenince.
    Annelik tek bir kalipta toplanamayacak kadar genis alana yaygin, bu yuzden herkesin dogrusu kendine oluyor bir bakima.Icgudulerimizi dinlersek dogru yapma olasiligimiz da artiyor.
    Sevgiler

  10. 5 dereceyi soguktan saymam 🙂 Biz genelde zaten her gun disari cikiyoruz, sikinti da yasamadik hic. Ki$i surekli soguk gecen bir yerde oldugumdan havanin isinmasini beklemek, yilin yarisini evde gecirmek demek benim icin cunku. Istiyorum ki kizim her gun oksiyen alsin. Arabasinda tulumunun icinde cikartirim daima, hava yagmurlu da olsa. Kulaklarini, boynunu iyi kapatiyorum sadece; ama atki kullanmadim hic burnunu kapatacak sekilde.
    Hatta onumuzdeki sene insallah yurumus olacagiz diye kar montu ve pantalonu ile yagmurluk ( tulum+ceket) aldim simdiden.
    Seneye yagacak bahar yagmurlarina ve karli ki$a ayakkabi haric hazirlikliyim 🙂

    Sehpa konusunda yorum yapamayacagim cunku henuz o noktaya gelmedik. Ama gelseydik, sanirim sehpayi dovmezdim.

  11. 1. soğuk esen rüzgar sözkonu ise çıkart.mıyorum. şapka-atkı gibi şeyler takmadığı için koruyamam diye korkuyorum.

    2. asla yapmadığım ve yapılmasına çok karşı olduğum birşey bu eşya dövme. sen git birine çarp sonra da bana çarptın diye döv… kötü bir mesaj veriyor çocuğa. spk hakkaten ne iş yapar meraktayım.

  12. Sehpaya carpinca sehpayi doven zihniyetle yetismis iki ornek var gozumun onunde. Her ikisi de hayatlarindaki yolunda gitmeyen herrr sey icin baskalarini sucluyorlar, 30 yasina geldikleri halde. Ayrica siddete egilimliler. Yapmiyorum, cocuguma yapanlara, yaptiranlara da sebebini aciklamaya calisarak engel olmaya calisiyorum.

  13. 3. den başlayayım bende. Bizde dövmek yok. Suçu birinin üstüne de atmak yok. Kızım 2,5 yaşında, ona verdiğimiz en güzel eğitim sevgi oldu. Durucuğuma sorsanız herşeyi çok seviyor. Biz sehpaya vurduğunda kızımızı kucaklayıp onu öpüyoruz sadece.
    2. için oğlum 8,5 aylık oldu. Kesinlikle ablasından farklı. bence her ebeveyn çocuklarından birşeyler öğreniyor. 2. çocuğun üzerine düşme konusunda aynı düşüncede değilim. Biz ablayla oynarken o orada biyerlerde büyüyor işte. (Bu da pek güzel bir örnek olmadı galiba :))
    1. kesinlikle blogcuanneye katılıyorum. ama kocacığımın yanında öyle davranmıyorum. yazık adamcağıza.

  14. Evet evet, çarpınca sehpayı dövelim, düşünce yeri dövelim. Sonra çocuk “ben ne yaptım da sonucu böyle oldu” diye düşünmeyen, sorunu hep başka yerde arayan ve çözümü de hep ebeveynlerinden bekleyen biri olunca dizimizi dövelim….

  15. Günde en az 1 kere, genellikle de 2 kere çıkıyor dışarı Ozan. Rüzgarlı havalarda da beresini takarak çıkarıyorum. Fırtına dediğim yağmurla karışık şiddetli rüzgar. Çocuğun bağışıklık sisteminin güçlü olmasının en büyük şartı temiz havada dolaşması. Büyük şehirde ne kadar mümkün? Zor. O sebeple haftasonları yakın yerlere, yeşil mekanlara kaçmaya çalışıyoruz.
    Sehpa konusunda da şaşırdım cidden. Sabiha Paktuna eskiden tersini söylerken şimdi sehpayı dövün demeye başlamış. İlginç.

  16. Açıkcası rüzgarlı bir havada çıkarmayı çok ta mecbur değilsem tercih etmiyorum. Bırakın Doruk’u kendim bile çıkmak istemiyorum öyle havada dışarıya. Ama diğer tüm havalar lapa lapa karda dahil ki en sevdiğim havadır. Yada şakır şakır bir yaz yağmuru varsa ben oğlumu dışarıya çıkarırım kimseyide dinlemem. Havanın her çeşidi, insanlar, kalabalık, gürültü algıları için mükemmel uyarıcılar….

    El bebek gül bebek olayına gelince. Her anne için cocukları hep bebek oluyor. Bence normali ve güzeli de bu. Ama bunu çocuklara hissettirmeden yapmanın yolunu bulmalıyız. ben kendi adıma bu konuda çok aşama kaydettim. gözüm hep üstünde ama Doruk bunun farkında bile değil :)) ama dışarıdan gelen arkadaşlarımız daha çok sarıp sarmalamak korumak istiyorlar. Onları sakinleştirmek “bisey olmaz, bırak, sakin ol demek” hep bana düşüyor. Bu daha sıkıcı.

    Diger konudada kesinlikle biz Doruk’a masa, kapı, sandalye dövdürmüyoruz. Acısına ortak oluyoruz. Ama dövmek yada başka bir şeyi suçlamak bize göre değil. Bunu da öğretmiyoruz. Düştüğü zaman düşmemeyi öğrenecek sonuçta. Biz sadece en az hasarla kurtarmaya çabalıyoruz. Düştüğü zaman masayı suçlarsa kendi yaptıklarının sonuçlarını görmeyi nasıl öğrenecek.

  17. 1. we go out everyday, I didn’t see -5 degree in Istanbul yet, but in my coutry they also say to don’t go out with child. We like run and snow, of course when it is realy heavy then we skip.
    At least 30 min to 1 hour outside everyday make us happy!

    3. This subject is realy strange, when I heard that for a first time I didn’t understand what people mean. what is a difference to hit sehpa or mom, or another child?!

  18. 1. Öncelikle tamamen annenin insiyatifine kalmış diye söze başlamak istiyorum. Ben genelde üşüyen bir insan olmadığım ve soğuk havayı da sevdiğim için, dışarıda aşırı sert bir rüzgar ve yağmur yok ise ve canımız dışarı çıkmak istiyorsa çıkarız, ve Evrimi hiçbir zaman kat kat sarmalamadım, hiç atkı takmadım, sadece kafasına bere geçiririz. Çünkü ben de sevmiyorum. Bunalırım öyle şeylerden. Zaten soğuktan hasta olunduğuna da inanmıyorum, öyle olsa sürekli hasta gezerdim, Çok şükür pek sık hastalanmam:)
    2. Çocuk kesinlikle mikroplar ile haşır neşir olmalı düye düşünüyorum. Evrim daha küçükken ayakkabıların bile altını yalıyordu, engel olmaya çalıştım ama nereye kadar:) Genel olarak pis bir çocuktur zaten, ben de böyle olmasını seviyorum, temizlik takıntılı olmasın da!!
    3. SKP’nın böyle bir yorum yaptığına inanamıyorum. Bizde zaman zaman anneanne ve yardımcımız böyle şeyler yapsa da hemen engel oluyorum. Ne günahı var sehpanın? Ve kesinlikle çocuğa herneye olursa olsun vurmayı öğretmek çok sakıncalı diye düşünüyorum.
    Ve kirlenmek güzeldir, çocuğun özgürce oynayabileceği anlamına gelir diye de sözümü bitirmek istiyorum.
    Sevgiler,

  19. 1. Oglum henuz 10 aylik. 8 derecede, asiri ruzgar ve yagmur yoksa parka cikiyor. Seneye bunu 5 a indirmeyi umuyorum. Tabi atesi varsa cikmiyoruz. (Bu aralar bi atestir gidiyor) Bir de ozellikle kyzey avrupa turkiyeye gore daha az mikroplu, o sebepten kiyaslamamak lazim.
    3. Annem doverdi sehpalari, ben hayatimda kimseye vurmadim. Ama bakalim ters bir durum olursa yapmayacagim.

  20. 1) -10 da olsa mutlaka çıkartırım. Bizim burada hava mükemmel ve temiz. Hiçbir şey yapamazsam terastan bozma balkonumuza çıkar nefes alırız. Mis gibi çam ormanı kokusunu çeker Defne içine, sonra da uzun uzun uyur… Mutlaka 10 dakikacık da olsa açık hava almalı bebekler ve çocuklar…

    2) Titiz ve biraz da temizlik takıntılı olmama rağmen asla pamuklara sarmam çocuklarımı sanırım ama kitap tam anneme göre sanırım. Zira ben sarmasam da annem pamuklara boğuyor çocukları, sinir oluyorum!

    3) Çocuklar bir yere çarptıklarında benim yanıma ağlayarak gelene dek asla onların olduğu tarafa bakmam ve tepki vermem. Sehpa falan da dövmem, deli miyim ben? Ben sehpayı dövsem Kuzey benimle dalga geçer cansız bir şeyi dövmeye çalışıyorum diye! Bir çarptığı yere bir daha çarpmaz, hayat böyle ufak detaylarla öğrenilir bence.

    Ayrıca Sabiha Hanım’a da o son olayından sonra pek rağbet ettiğim söylenemez.Neymiş önce uyarmış sonra dövmüş… Uyarı işe yaramıyormuş demek ki? Saçmalık.

  21. Sabiha Paktuna Keskin’i takip ediyorum ama bu kez ona katılmıyorum…bizim anneannemiz bunu yapıyordu ancak ben başka bir uzmandan (adını hatırlamıyorum) bu tür bir davranışın çocuğu karşılaştığı sorunların nedenini hep karşı taraf olarak görmesine neden olacağını dinledim ve o gün bugündür yapmıyoruz. nitekim o dönemde çocuk herşeye karşı öfkelenmeye başlamıştı.. artık sarılıp sakinleştirmeye çalışıyorum, dikkatli ol, bunlar her zaman başına gelecek diyorum..başına gelenlerin kendi hatalarından kaynaklanabileceğini anlatmaya çalışıyorum..

  22. bu yorumların üstüne acayip olacak ama 12 aylık oğlum var ne zaman en son dışarıya çıkarttığımı bile hatırlamıyorum 5 yaşında kızım var sürekli evde anaokuluna bile göndermiyoruz eve mikrop gelecek diye bunları bana zorla uygulatan eşime şimdi ben ne diyeyim kızım büyüyünceye kadar aynı politikayı izledik yazın 3 ay hastane yattığı günler oldu çünkü kış boyunca hiç mikropla karşılaşmayınca yazın hastalıktan kurtulmadı

  23. derinle oğlum aynı yaştalar derinle karşılaştırıyorum bazen elimde olmadan ozaman kendi çocuğuma üzülüyorum

    • Şulem – doktorun ne diyor? Yani… Bu uygulamaya katılmadığını düşünüyorum. Onu kullansan? O her gün dışarıya çıkarman gerektiğini söylese? Eşin ikna olmaz mı?

  24. 1.Çocuğumu soğuk havada, karlı havada çamurlu havada çıkarırım,yağmurlu havada onun pusetinde koruyucu,bende şemsiye çıkmışlığımız da var.Çok rüzgarlı havada başı ağrımasın diye belki imtina edebilirim.Malum lodos insanı sersemleştiriyor.Ama sürekli lodos olan bir sahil kasabasında yaşasaydım onu da takmazdım.Kötü hava yok kötü kıyafet var.Kakası paçalarından akınca İzmir-Selçıklu otoyolunun kenarındaki Yandım Çavuş’un önünde,Ekim ayında, iki şişe su ile soyup yıkamışlığımda var.Kakalı mı kalsaydı.Sakınan göze çöp batar.Temiz hava sağlıkdır.

    2.Ne kadar üstüne düşersen o kadar nazlı olurlar bence.Biraz mücadele etmelerine izin vermek,alan bırakmak gerek.Her şeye müdahale, potansiyellerini kısıtlayabilir.

    3.Bence korkunç bir yaklaşım.O zaman yanklışlıkla birine yolda vurduğunda ve canı yandığında kalkıp adamı da mı dövecek.Bu mu sağlıklı mesaj.Yanlışlıkla bize çarptığında bizi de mi dövecek.

  25. 1- her gün ve her gün dışarı çıkıyor. hava soğuk olsa bile kar yağsa bile çıkarıyoruz. soğuk sebebi ile hiç hasta olmadı. anneler de soğuğun hasta yaptığı yönünde bir inanış var. sıcaklık farkı hasta eder ama soğuk hasta etmez. yağmurda dışarı çıkardığımda deli gibi muame görüyoruz:-))

    2- “el bebek gül bebek”, sonra “kendi başının çaresine bakamayan çocuk” olarak ve “insiyatif alamayan yetişkin” olarak devam ediyor olmalı:-))

    3- etrafımızda kendi hatalarını başkalarında arayan ve sorumluluğu hep kendi dışında arayan insanların sebeplerinden biri değil midir bu yaklaşım tarzı? evet, o sizin masum, bir tanecik tatlı bebeğiniz! hiç hata yapar mı? asla! o çarpmamıştır! sehpanın kabahati! aslında her şey o’nun dışında herkesin kabahati!

    çocuklarımızı azıcık rahat bırakalım. gerçekten rahat bırakalım:-)) onlara alan bırakalım. bağımsız davranma, davranışın sonuçlarına katlanma ve hatalarını kendilerinin fark etmesine imkân verelim.

  26. oğlum 6 yaşında hiç emekleme durumu yaşamadık desem yeridir. ama 10 aylıktı ve tatile gittiğimiz tesisin bahçesinde yemyeşil çimenlerin üzerinde emekleme çabasını gördükten sonra bu işin ona uygun olmadığını anlayıp zorlamadık 2 ay sonrada tamamen yürümeye başladı 🙂
    gıda dışında ilk zamanlar cokta elbebek gülbebek davranmadım ama yalnız başıma kararlarımı alabiliyor cokca kafadan ses cıkmadan buyuttuğum için şanslı olmalıyımki her sorunu birlikte çözdük ve kesinlikle küçücük bir bebeğin bile oturup anlatığınızda ve en başından daha ouşum başladığından itibaren onu var saydığınız zaman onunda size bu biçimde karşılık verdiğini gördüm. şimdi 33 haftalık hamileyim umarım bu oğlumada aynı biçimde öğretebilir ve izah edebilirim bizde hiç bir sehpamızı dövmedik hatta dün akşam annanemiz ben deli oluyorum işte bu sahpanın ortada durmasına orda durursa carpar tabi çocuk dedi biz yerini yinede değiştirmedik çünkü her zaman her yer çocuğumuzun konforuna uygun olmadığını ve olmayacağını öğreneli çok olmuştu ve sonunda efe o sahpaya dikkat etmesi gerektiğini anladı şimdilik sorunumuz yok . yağmurda karda çamurda hep cıktım dışarı hiç korkmadım çok sağlıklı bir şehirde yaşamasakta vazgecmedim bir yudum güneşi gösterebilmekten bebeğime

  27. doktor kontrolüne ben götürüyorum doktorun söylediklerine mutlaka bir bahane buluyor kış geldiğinden beri kontrole bile götürmüyoruz

    • bu kadar kocanin sozunu dinleme bence. sende o cocuklarin annesisin hasta olmalarini istemezsin tabiki ama mikroplarla karsilasmasi gerekiyor cocuklarin. ben haftada 1 yer supurur ve temizlerim bahceye terliklerimle cikip giriyorum kizim hala yerlerde yattigi zaman oluyor tabiki yerden kalk kizim diyorum koltuga yada kendi koltuguna oturtuyorum. ama cocuklarin oyel aman ustune toz konacak diye odu kopan kisilerede hic iyi bakmiyorum, cok fazla pislige bulanmadigi surece cocuklar buna da alismali. bakin cop toplayan cocuklara hasta oluyorlar mi? benide annem cok hasta oliyorum diye ustume titrerdi, dondurma yasak terlemek yasak soguk su yasak, ben kizima hepsini veriyorum cok sukur Allahima hic biseyi yok, bu kadar korumayin, kocalarin her soyledigi dinlenmez, bakiniz ben:)))))

      • bu konuda kendinize bir yol cizmelisiniz acilen. eşinizle mi konuşursunuz, yoksa hiç konuşmadan o bilmeden mi çocukları çıkarırsınız ama bi yol bulmanız şart. çünkü siz zaten farkındasınız ki —iyilik yapmıyorsunuz— çocuklarınıza eşinizi dinleyerek…

  28. 1) Hava soğuksa, ben de dışarı çıkmıyorum ki kızımı çıkarayım:) Ancak bir yere gitmem gerekiyorsa, uygun kıyafetler giydirip çıkarabilirim de.
    3) Biz değil, kendisi canını acıtan şeye ıh ıh diye vuruyor. Nerden öğrendiğine dair hiçbir fikrimiz yok ama, bu onun daha çabuk sakinleşmesini sağlıyor. Bu yüzden ilerde kavgacı bir çocuk olacağını, ya da karşısındakine vuracağını hiç sanmıyorum kızımın…

  29. “ileride başına birşey geldiğinde başkalarını suçlamaya eğilimli olmasını geçtim, birine ya da birşeye kızdığında hemen vurmaya eğilimli olabileceğini düşünüyorum.”
    evet bence de böyle ama elif cümlenin tamamı ne acaba?
    yani neden bu şekilde yapmayı öneriyor, buna dair bişey var mı?

    • Ben zaman zaman sehpa vs dövüyorum. Nedeni de şu: Kızım çok hırslı bir bebek. Bazen düşünce ya da yalpalayıp sağa sola vurunca canının yanmasından değil de sırf hırsından sinirinden ağlıyor. AĞlaması sorun değil ama sinirini sakinleştiremiyor. Bir uzmanın şöyle dediğini okumuştum: Çocuklar tamamen egodan oluşurlar. Onun bu sonsuz egosunu rahatlatmak için sehpa vs dövmekte sakınca yoktur.
      Bana mantıklı geldi. Zira benim ailem de sehpa vs döverdi. Ben hatırlıyorum (2 yaşıma kadar geriyi hatırlayabiliyorum); çok rahatlatırdı bu hareketleri beni. Ömrümde kimseye vurmadım ve başıma gelen her kötü olayda da hep kendimi suçlarım hatta bu huyumu da kötü özelliklerim arasında sayabilirim. Dolayısıyla bahsedilen olumsuz etkileri kendimde görmedim.

      Her zaman değil ama zaman zaman bebeğimin egosunu rahatlatmakta sakınca görmüyorum.
      Ama bu arada SPK’ya antipati duyanlar arasındayım. Sırf o dedi diye bu hareketimden vazgeçebilirrim 🙂

  30. 1) Bizim doktorumuz kızım doğduğundan beri hergün en az 10-15 dakika çıkarmamızı söyledi. Bunun sağlığı açısından çok önemli olduğunu belirtiyor ve her ziyaretimizde üstüne basa basa hava çok rüzgarlı değilse mutlaka hava almaya çıkarın diyor.Tabi biz de öyle yapıyoruz.
    3)Kızım 5 aylık sehpa olayına henüz girmedik 🙂 ama böyle bir davranışta bulunmayacağımı düşünüyorum ‘kendi düşen ağlamasın’ bu bana daha uygun…
    2)Bir yazınızı okuduktan sonra ben pek bir rahatladım. Yanlış hatırlamıyorsam bu dönemde Derin’in Deniz’den daha sık hastalandığını yazmıştınız. Yani Deniz’in okuldan kaptığı mikroplara Derin bağışıklık kazanacak ve ileride daha az hastalanacaktı!! Bundan kendime nasıl bir pay çıkardıysam artık eskisi kadar pimpiriklenmiyorum ve pamuklara sarıp sarmalamıyorum….

  31. her havada cikariz ,-15C lerde sokaklarda kostugumuz olmustur.Atkisi hic olmadi , kilotlu corap bir kere giymistir

    sehpa dovme konusuna ASLA diyorum.Cocuga bir seyler seni uzerse,canini yikarsa vurabilirsin mesaji verip ,sonra da aaa vurmak yok diye ogretmeye calismak anlamsiz geliyor bana

  32. 3. soru için daha önce Doğan Cüceloğlu’nun bir kitabında okumuştum galiba. Çocuğu yaptığı şeyin sorumluluğunu almaktan uzaklaştırdığı ve herşeyin suçunu başkalarında aramaya ittiğini yazıyordu böyle bir durumun. Kuzenim oğlu için böyle yapıyor ama geçenlerde çarpıştıklarında bu seferde annesinin kafasına vurmaya başlamıştı 🙂
    Sabiha Hanım birde kitap okutmaya karşı bildiğim kadarıyla. O yüzden bende pek güvenemiyorum kendisine.

  33. 1. ben varsam her havada disari cikariyorum, 1n azindan 15 dakikaligina bile olsa bahceye indiriyorum. ancak hafta ici bakicinin cikarmasina izin vermiyorum iki aydir. cunku hastalandi ve ya ayarlayamazsa giyimini diye cekiniyorum. biraz daha bekleyelim yine onlarin da cikmasina izin vericem.
    2. hicbir zaman oamuklara sarmam heralde, kucukken ben daha rahatim kocam daha pimoirikli ama buyudukce tersi olacagini hissediyorum. cunku annem de pimpirikliydi biz pek oyle sokaga filan cikmazdik. ilerde kocamin ekolunu izlemeyi dusunuyorum.

    3. bir tek biz mi sehpayi dovuyoruz ayol? yapiyoruz napabilirim, Ayaz da sacma oldugunun farkinda ama cok egleniyor, guluyor.. once gelip bana opturuyor sonra da vurdugu yeri gosteriyor dovmem icin ya da dovuyor. cok mu problem bilmiyorum? simdi suphelendim kendimden. ama soyle de bisey var, sonucta yanlislikla bize de vuruyor ama bizi dovmuyor ya da biz onu dovmuyoruz.. bunun da gayet farkinda.. oburu oyun gibi bisey..

  34. Sabiha hanım dan yeni inciler:))Çok eğlenir oldum bu enteresan çıkışlarına;)
    Sorulara gelince;
    1-Dürüstçe cevaplamak gerekirse canım dışarı çıkmak istiyorsa dışarı çıktım.Her gün aman çocuk hava alsın diye park bahçe gezmişliğim olmadı.Eğer o gün gezme modundaysam da kar,soğuk,yağmur çok etkilemedi.(Antalya sıcağı hariç o sıcaklarda dışarı çıkmayı bırak klimasız odaya gitmek bile işkencedir.)
    2-Talya’nın temizliği konusunda küçük takıntılarım var iken çocuğum nereden kaptığını bilemediğimiz (kum havuzu olağan şüpheli) lanet bir bakteriyle savaşıyor.Sakınan göze çöp mü batar;evet kesinlikle.
    3-Sehpaları dövdük mü:) Yok yahu,küçümen zihinlerini bulandırmanın ne anlamı var.Sehpaya çarptıysa dikkatsizliğinden…vs nedenlerden çarpmıştır.Bir daha yanında dolaşırken dikkat eder hiç değilse.

    • yıkandığı sudan bile olabilir ki oğlum 4 aylıkken dizanteri geçirdi, su yüzünden.. “su”, bildiğin su… geçmiş olsun.

      • Bizim bakterinin bulaşı yollarından biri de su ancak durgun su ve toprak-mış.Günlerdir düşünüyoruz kara kara nereden kaptı diye.
        Umarım gelmiş ve geçmiş olur.
        Sevgiler….

  35. 1 .soru için her havada dışarı çıkmalı diye düşünüyorum bana bile iyi geliyor hava berbat bile olsa 5 dk. dışarı çıkmak bebeğe niye iyi gelmesin bir değişiklik psikolojik açıdan bakarsak ,birde diğer boyutundan bakarsak bizim ısı dengemizi sağlayan mekanizmalar var onları çalıştırmamız gerekiyor bağışıklık sistemi gibi bir durum, fazla sıkı giydiremememiz gereken sebeplerden birisi de budur ,bu mekanizmanın devreye girip ısı dengesini sağlayabilsin …..
    2. soru katılmıyorum çünkü sehpaya vurunca çoçuklara hep başkalarını suçlamayı öğretmekten başka bişeye yaramaz diye düşünüyorum …..yapılacak olan bana göre canı yanıyorsa kucağa alıp teselli etmek niye düştüğünü anlayacak durumda ise açıklama yapmak bazen gerek kalmıyor bile kendi söylüyor şundan düştüm diye v.s …bırakalım hatalarını kendileri görsün küçük yaştan itibaren sorumluluklarını alsınlar ….

  36. Ben çalışan bir anneyim, kızımı annem bakıyor ama kendi evinde. Kızım şu an neredeyse 9 aylık olacak ve o 3 aylıkken ben işe başladım. Dolayısı ile, kızım 3 aylık olduğundan beri hergün sabah 7.30’da evden çıkıyor – her havada – annem bize 5 dakika mesafede oturuyor ama biz hergün konuşa konuşa geze geze gidiyoruz bu yolu. Aynı şekilde her akşamda evine dönüyor.

    Doktorumuz, doğduğundan beri sakın çocuğu eve kapama, hergün muhakkak dışarı çıkart demişti ve bizde bunu uyguladık. Çok şükür şimdiye kadar sadece 2 kere hafif bir boğaz enfeksiyonu geçirdik.

  37. Sabiha hanım bu açıklamayı nerde yapmış… Biri bana gösterebilir mi? Eğer şimdiye kadar bunun izahı yapıldıysa ve ben kaçırdıysam affola… Fikirlerine saygı duyduğum birinin böyle düşüdüğüne inanamıyorum. Bilgisi olan varsa lütfen bana yardımcı olsun

  38. Benim esim oglum dustukten sonra “gel yeri dovelim” dedi ve oglum aglamayi birakip, gidip babasiyla yeri dovdu. Ben hala da desteklemiyorum, zaten benden umut bulamayinca babasini cagiriyor canini acitan sozkonusu nesneyi dovemeye. Onu sakinlestirmesine birsey demiyorum, ama kendi hatasini baskasina atmasi ve ilerde onu bunu pataklamasindan da korkmuyor degilim.
    Bu konuya aciklik getirilmesi benim de cok icimi rahatlatir acikcasi….

  39. SABİHA PAKTUNA DİYORKİ ŞİDDET SONRADAN ÖĞRENİLMİYOR VE İÇİNDE BU POTANSİYEL VAR DEŞARJ OLMASI İÇİN VURULABİLİR DİYORDU
    VALLA BİZDE VURUYORUZ SABİHA HANIM DEDİ DİYEDE DEĞİL DEŞARJ OLSUN DİYE İŞEDE YARADI ARADA BİZEDE SALLIYO AMA NAPALIM ONUDA 2 YAŞA SENDROMUNA VERDİK GİTTİ:)

    KAR KIŞ FARKETMEZ BİZDE ÇIKARIZ BİZİMKİ SIKILGAN MODEL KAPALI YERLERDE UZUN SÜRE DURMUYOR BEBEKLİĞİNDEN BERİ BÖLE

    HİJYENE GELİNCE ÇİNGENE ÇOCUKLARI TEK ROL MODELİM HASTASIYIM HEPSİNİN OĞLUMDA YERLERDE SÜRÜNEBİLİR HERŞEYİN TADINA BAKABİLİR ORAYA DOKUNMA BURAYA TUTUNMA YOK BENDEDE
    KİRLENMEK GÜZELDİR DİYORUM GEÇİYORUM
    KALEM EFENDİSİ YETİŞTİRMEK İSTEMİYORUM
    HAYVAN GİBİ Bİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ OLSUN İSTİYORUM
    TOPRAKTI PARKTI ÇAMURDU ARAMAM
    SADECE UMUMİ VCLER VE HASTANELERDEN UZAK TUTARIM YADA ELLERİNİ DEZENFEKTE ETMEYE ÇALIŞIRIM O KADAR

    • yazdiklarina bayildim hatice:)))))) ozellikle size vurmalarini 2 yas sendromuna vermene bittimm:)))Ayyy vallahi beni cok guldurdun Allahta seni guldursun yahu:)))) ama o vurmalar hayra gtmez sana diyeyim benim erkek yegenlerimde oyleydi:))))) azicik daha buyuyup hedefi tuturmaya basladi mi, gozune bi ortaliyolar kac yildiz varmis uzayda hepsini sayiveriyosun:)))) bundan vazgecirmeye calis derim ben, dr degil de bunu yasamis birinin tavsiyesi olarak:))))))))

  40. Oglum su anda 1 yasinda.Gecen kis daha 3-4 aylikken disariya cikartmaya basladim.Hic tanimadigim insanlar bana ‘bu sogukta bebegi hasta yapacaksin’ seklinde yorum yaptilar.Ozellikle bu yorumlar erkeklerden gelince cok sasirmistim.Ama Allaha sukur oglum hasta olmadi.Doktorumuzda hava soguk bile olsa mutlaka cikartin diyor.
    Sevgiler

  41. 1.üşütür diye hergün yıkamayanlar da var bebeğini. kışın hergün yıkamaya gerek yok diyolar. ben yıkmaya çalılıyorum hergün, olmadı günaşırı. hergün olmasa da haftada 3-4 kes dışardayız. malum ben çalışıyorum. anane ve babaanne yorulmazlarsa çıkarıp gezdiriyorlar kızımı. ben de kocamla haftasonu hep çıkarıyoruz kızımızı.
    2.kızımın üstüne ben düşmesem büyük anneler ve babalar düşüyor zaten. ilk kzı torum benim ki. herkes bir telaş bir telaş, ay çağla ay çağla ay çağla şeklinde geziniyorlar. ben sinir oluyorum biraz. gereksiz yani çocuğun üstüne bu kadar çok düşmek…
    3.Üstün Dökmen de sakın sehpayı dövmeyin diyor. Yoksa suçlu hiç kendisi olmaz, hep başkalarını suçlamayı öğrenirmiş. Çoğu insan da böyle zaten çevremizde değil mi.

  42. Ah biz yeni anneler…ne yani siz dövmediniz mi sehpayı, kapıyı? bir ömür suçu hep başkalarına mı attınız? hiç mi başka eğitimler siz de davranış değişikliği oluşturmadı?bebeklikte toru topu 3-5 kez yaşadığınız bir olay bir ömür baki mi kalacak? spk, bunu böyle dedi diye, o daha azman anne de biz uzman anne mi olduk? birazcık hoşgörü birazcık abartmadan birazcıkta içselleştirsek bence dahas iyi olur. Mutlak doğru yok işte. Anne sütü en iyisi demi? ki kimi zaman o bile bazı bebeklerde alerji yapmıyor mu?

  43. 1. rüzgar yoksa çıkartırım. bugün mesela 5 dereceydi sıcaklık, havada kapalıydı. kızımı güzelce giydirdim, şapkasını atkısını taktım. koydum pusetine, arabayla gezmeye çıktık. şimdi 8 aylık. hayırlısıyla büyüsün o zaman çamurlu ve karlı havada da çıkıcak, oynıycak 🙂
    2. bende çok sık hasta olduğum için annem çok dikkat ederdi, dışarı çıkamazdım, koaşmazdım. lisede bile hentbol takımına girmek için bikaç antrenmanına katıldım. annem çok terler hasta olursun diye izin vermedi ve hentbol hayatım bitti :))) kızım için bunu yapmayı düşünmüyorum. dikkat edicem tabiki ama bu kadar sınırlı olmıycam 🙂
    3. üstün dökmeni bende dinlemiştim. sehpa değil suçlu olan. kendi hatasını öğrenmesi lazım. ama henüz yürüteçle yürüyoruz, hele bi kendi başına yürüsün ne yapıcam bilmiyorum :)))

  44. bence bu Turk annelerindeki asiri korumacilik orta ve ust-orta sinifa mahsus. gecenlerde yaptigim bir koy ziyaretinde -Ankara yakinlarinda bir koy- tum cocuklar -5 derece havada ustlerinde bir onluk bir kazakla (yalinayak basikabak diyecegim artik) okula gidiyorlardi. yine evimdeki yardimcim da 3 cocugunun nasil sokaklarda oynayarak buyudugunu anlatti, soguktan da mikroptan da hic sakinmamis cocuklari. diyecegim o ki bu asiri korumacilik modern zamanlarin getirdigi bir olgu sanirsam.

    • Bence de bu çok doğru bir gözlem.

      • Bence o kadar doğru değil. Benim dağ başında bir köyde çıplak ayak öksüz büyümüş anneannem, kendisi çıplak gezip buzlu meyveler yerken “Amman üşüteceksiniz” deyip annemi de baktığı torunlarını da ter top giydirir, soğuk sudan sakınır, dışarı çıkartmazdı. Anneannemin tüm köyü de aynı mantıkta nedense. Sosyolojik bir araştırma lazım bu soğuk konusund sanırım.
        Köylü kadınlarının bu tepkisi belki çözülebilir de 21. yüzyılda, tüm hastalıkların mikroplar tarafından oluştuğu bilimsel olarak kanıtlanmışken, soğuktan ve üşümekten bu kadar korkan annelerimizin düşünce yapısını henüz çözemedim ben… 55 yaşında, 30 yıllık avukat annem kızımın soğuktan zatürre olacağını söylüyor ve ben kendisini zatüreenin mikrobik bir hastalık olduğu hususunda ikna edemiyorum. Pes!

  45. 1. kızım henuz 5 aylık ama her fırsatta dışarı çıkıyoruz birlikte. kötü hava yoktur, kötü giyinmek vardır diye inananlardanım ben de. sadece mevsimden dolayı kalabalık yerlere girmemeye özen gösteriyorum. zorunda kalırsam giriyorum da tabii ki.

    2.”sakınan göze çöp batar” gayet net bir atasözü.
    hem hijyen konusunda hem de genel olarak yetiştirme konusunda bu hep böyledir.

    3.sehpaya vurma olayı çok net bir şekilde saçma sapan bir uygulama bana göre. kendinde hiçbir zaman hata görmeyen bir çocuğa sebep olacağını düşünüyorum.
    sabiha paktuna keskin’in adını ilk kez henuz hamileyken okudugum bir gazete haberinde görmüştüm.fazla söze gerek yok:

    http://www.hurriyet.com.tr/pazar/15148262.asp?gid=59

    bu da olayın sonucu:

    sabiha paktuna keskin cok ilginc(!) bir kadın. kısa zaman once kendisi hakkında cok sey araştırmışlığım var. aldığı 2 eğitimi birleştirerek kendini pediatrik nörolog diye tanımlıyor. doktorum programında birkaç defa izledim, – bana göre- -çoğu zaman- saçmalıyor. nöroloji konusu dışında dinlemenin vakit kaybı olduğunu düşündüğüm biri.
    takıntı derecesinde kendinden başka kimseyi hiçbir zaman haklı görmüyor.
    kendisini ekrandan daha düzenli izleyenlerin çeşitli yorumları için:

    http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=sabiha%20paktuna%20keskin

    sevgiler

  46. rüzgarda çıkarmam ama yağmur, soğuk vs… mutlaka çıkarırım.

    bugün sehpa dövdürürsün yarın çarptığı arabanın sürücüsü döver. Böyle bir yaklaşıma yuh diyorum

  47. Daha önceki yorumlarımdan birisin de daha söylemiştim. Aslında çok pimpirikli bir anne olabilecekken, doktorumuz sayesinde rahat bir anne olmayı öğrendim. Bize ilk söylediği şeylerden biri ‘Çocuklar soğuktan, terin üzerinde soğumasından, cereyanda kalmaktan hasta olmazlar’ idi. Ve geçen dört sene de biz bunu gördük ve birçok kişiye de ispat ettik. Bütün mesele çocuğu nasıl alıştırdığınızda. Danimarka’da yaşayan arkadaşım anlatmıştı. Çocukları uyku tulumlarında eksi bilmem kaç derecede dışarda öğlen uykusuna yatırıyorlarmış. Yani anlayacağınız hurafeler sağ olsun, çok pimpirikli bir toplumuz.

    • “Cereyan” kelimesi yabancı dillerde yok. En azından benim bildiğim 3 yabancı dilde yok. Çevirmeye çalışınca da anlamıyor insanlar neyin kastedildiğini.
      Cerayandan hasta olan tek toplum biziz sanırım 🙂

  48. Sanırım ben de fazla korumacıyım 😦 çünkü artık kızım giydirdiğim ceketi ilikletmeden dışarı çıkmak istemiyor. anne çok soğuk üşürüm diyor 😦 biz de her havada dışarı çıkmaya çalışıyoruz.Ayrıca üşütür diye yıkamayanlardan biri de benim. çünkü bizim evler kaloriferli değil. sadece oturduğumuz oda ısınıyor diğerleri soğuk.

    3. madde ile ilgli olarak da ben sehpanın dövülmemesi gerektiğini biliyorum. çünkü bundan sonra başına ne gelirse gelsin illa birşeyin sebep olduğunu sanacak ve hep bir suçlu arayacak.

  49. sevdiklerinden coookkk uzakta,bilmiyorum bu vurma işinin sonu ne olur küsüyoruz bazen gel gel öşüyy dileyim diyor iki dakika sonra yine aynı ben çok didiklemiyorum neyi niye yapıyor kısmını
    dediğim gibi kötü davranışlar 2 yaş sendromuna iyi davranışları oğlumun erdemlerine verip geçiştiriyoruz

    sadece bize vuruyor olmasınada ayrıca seviniyoruz bu arada ne arkadaşlarına nede diğer büyüklerine yapmııyor bunu

    var var bizde var bişey:)

  50. Sehpa örnegini veren kisi uzmanlik alani disina ciktigi için hakkinda meslekten men davasi gibi ciddi bir dava acilmis ve davasi suren biridir. Basinda da yer aldi.

  51. Biz oğlumuzu doğduğundan beri hava fırtınali olmadıgı sürece hep dışarı çıkardık.3 numaralı soruya cevabım; en sinir oldugum hareket cocuk bir yere kafasını carpinca oraya vurmak- hayatı boyunca baskalarını suçlaması için başlı basına bir neden bence.

  52. 5 derece mis gibi hava, burda herkes kendini disari atar kisin sifirin ustune cikinca 🙂
    ABD’nin ortabati bolgesinde yasiyoruz, kislar uzun ve soguk. Ama -10 derecenin altinda degilse veya cok ruzgarli degilse butun yuva/kreslerde cocuklar her gun disari cikarilmak zorunda, hatta eyalet kanunu var bu konuda.
    Turkiye’de inanc, insanin usutup hasta oldugu seklinde. Biz de oyle buyutulmusuz, tam atamiyoruz bu fikri ama usutumekle hasta olunmaz. Hastalik mikroptan olur. Ve de virutik hastaliklarda antibiyotik bir ise yaramaz. Hala en ufak bir hastalikta ailelerimizin ilk sorusu “Usuttunuz mu?” ve de ikinci sorusu “antibiyotik aldiniz mi?” Usumekle hasta (nezle/grip vesaire) olunmadigini bir ogrenebilsek boyle mumya gibi cocuk sarmalamaktan da vazgeceriz belki…

  53. Sehpayi dovmek ne kadar sacma, gercekten boyle bir sey demis mi? Inanamadim.

  54. Ben de rüzgarlı ve yağmurlu havalarda yada içimi titretecek derecede soğuk olduğuna kanaat ettiğimde çıkarmıyorum,yada tam sıcak saatlerde(13-15 civarı)dışarı çıkıyoruz.Temizlik ve zarar görme gibi diğer konularda ciddi zarar görme ihitmali yoksa üstüne düşmüyorum.Hasta kişilere pek yaklaştırmamaya çalışıyorum.Sehpa dövme konusunda ise evet bende bir süre bu sehpaları dövdüm:)Ama anlayacağını düşündüğüm aylarda artık dövme olayını kestim ve açıklama yaptım.Farkı şekilde teselli ettim.Çocuk yetirtirme de de tek bir doğrunun olduğuna kesinlikle inanmıyorum.Her çocuk,her ortam farklıdır.Önemli olan uygulanan şeyin abartılmamasıdır diye düşünüyorum…

  55. Ah be Elifcim, öyle bir yazmışsın ki şimdi ben bu topa girmesem hayatta olmaz.
    1. Hergün dışarı çıkmasına kesinlikle katılıyorum. Bizimki daha bebekken bakıcımız hergün pusetiyle onu sürekli dışarı çıkarırdı. Koyduğum tek kural hava -5 dereceden daha soğuk ise çıkmamaları idi. (dikkatinizi çekerim eksi 5 ki New York soğuğu iyi soğuktur). Hiç de bir şey olmazdı. Burada da çocukları hergün dışarı çıkaran bir okul bulacağım diye göbeğim çatladı, neyse ki şu anki okulunda günde 2 kez dışarı çıkıyorlar. Ben bu fikri sonuna kadar destekliyorum.
    3 .Sehpayı dövmek bana biraz anlamsız geliyor. Çocukların öfkelerinin boşaltılması konusunda katılıyorum ama sehpayı dövmek bana başınıza gelen birşeyde ki bu bir kaza da olabilir, sizin hatanız da dışarda bir suçlu aramak gibi geliyor. Hiç uzmanlık alanım değil, tamamen kişisel fikrim, paylaşmak istedim.
    sevgiler

  56. Diger tüm olaylar gibi 3. sorunun da tek bir dogrusu olduğunu düsünmüyorum . Benim sehpayı ya da kapıyı dövdüğüm zamanlar oluyor ve bu 2 yaşındaki kızımı rahatlatıyor daha çabuk sakinleşiyor ama son zamanlarda tüh sehpa seni görmedi herhalde falan diyordum artık o sehpaya ya da kapıya çarptığında hay allah görmedim diyor. Şimdiye kadar da başka hiçbirşeye bu şekilde vurduğu da olmadı. Gazeteci Sibel Arnanın bu konu ile ilgili bi yazısındaki uzman görüşüde bana daha mantıklı geliyor açıkcası
    Sevgiler
    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16443670&yazarid=362&tarih=2010-12-04

  57. 1. soru için elimden geldiğince dışarı çıkartmak yanlısıyım, enerjilerini başka türlü atamıyorlar ve eninde sonunda mutlaka virüslerle karşılaşacaklar ve bağışıklıkları bu şekilde güçlenecek diye düşünüyorum.
    3. soru içinse dikkatsizliğinin ve yaptıklarının sonuçlarına katlanamayan, acısını, öfkesini yaşayamayan ve sürekli bir suçlu arayan bir çocuğum olsun istemem bu yüzdende hiçbir zaman sehpayı yada başka birşeyi dövmedik, vurmadık…oğluma vurak, kırmak bu tarz şeyleri öğretmemeye çalışsamda bazı arkadaşlarından bu davranışı kaptığı oluyor bu yüzdende karşı tarafla görüşmeleriizi azaltıyoruz genelde, ve üzerinde durmayarak vurma davranışının yerleşmemesi için özen gösteriyor, ve yapmamasını anlatmaya çalışıyorumm.

  58. 6aylık kızımla gezmediğimiz yer kalmadı , hem de Eskişehir’deyiz ayazı meşhurdur. Çok rüzgarlı günlerde atkı kullandım o kadar(nefesini sıcak tutun derler ya) Zaten yüzüne rüzgar gelince nefesi kesilip ağlıyor:)

    İleride sehpaya çarparsa, ben muhtemelen sehpayı dövene gülerim:) Hep güldüm zaten, çok komik gelir. Yaş ne olursa olsun yaptıklarının sorumluluklarını başkalarına yüklemeye bir başladılarmı sonu gelmez. Hele ki dövmek, sehpaya vurmak, bu bir nevi ;sen git birine kafa at, sonra kafan acıdı diye dövmeye devam et demek gibi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: