Maria Bailey ile Blogcu Annelik üzerine

Maria Bailey, solda

Dün, geçen gün bahsettiğim Marketing to Moms adlı seminere katıldım. Benim rolüm aslında öğleden sonraki panelistte konuşmacı olmaktı. Ancak merak benim değil mi, tüm oturumları seyretmek istedim.

İlginç bir deneyimdi. Pazarlamacıların biz annelere ulaşmak ve satış yapmak için ne gibi taktikler uygulamaları gerektiğini dinledim. Tuhaf bir durumdu. Bir tarafta ürünlerini annelere ulaştırmak için strateji arayışında olan pazarlama yöneticileri. Bir tarafta da bu ürünleri alacak (ya da en azından almayı düşünecek) olan anneler.

Pazarlama uzmanları dışında blog ve anne dünyasından üç kişi vardı orada. Sevgili arkadaşım doğum fotoğrafçısı Yeşim Mutlu, Anneysen‘in kurucu ortaklarından yine bir başka anne arkadaşım Pınar Şimşek ve ben. Dolayısıyla ilginç diyaloglar da gerçekleşti bizler ve pazarlamacılar arasında. Keyif verici bir tecrübeydi.

Önce Maria Bailey‘den bahsedeyim. Kendisi, firmalara, annelere ulaşmak üzere danışmanlık yapan bir pazarlama uzmanı. Dört çocuğu var. Anladığım kadarıyla ilkini evlat edinmiş, hemen ardından da hamile kalınca kucağında iki bebekle gezip durmuş bir süre. Aslında bilim insanıymış ama anne olduktan sonra annelikle ilgili bir iş yapmaya karar vermiş (ne kadar çok rastlar olduk bu senaryoya, değil mi?). Bir sürü sosyal mecrası var. Annelerin video kaydı yapıp diğer annelerle canlı sohbetler edebildiği MomTv bunlardan biri. (Hatta dün ben ve Pınar’la ayrı ayrı yaptığı iki kayıt da burada yer alacak).

Ben burada oturup da pazarlama uzmanlarının biz annelere satış yapmak için ne gibi taktikler uygulamaları gerektiğini anlatmayacağım. Sadece şunu söyleyebilirim: Ben eğer anne kısmına yönelik ürünler satan bir şirketin pazarlama uzmanı olsaydım, bu konferansa katılmamış olmam çok büyük kayıp olurdu.

Panele gelince, o da başlı başına ilginç bir tecrübeydi. Panelin moderatörü Pembe Candener ne zamandır tanışmak istediğim biriydi. İsmi gibi pembe yanaklı, candan bir kadın. Hayranları arasına ben de katıldım. Paneldeki herkes yaydığı pozitif, güzel enerjiyi hissetti.

Diğer konuşmacılar Maxi Cosi markasını da Türkiye’ye getiren ve şimdi kendi yerli ürünleriyle de pazara giren Grup Baby firmasının kurucularından Ayla Müstecaplıoğlu, hamile giyimde akla gelen isimlerden Encinta by Muna markasının sahibi Ayşe Akkay ve Joker Pazarlama Müdürü Hasan Erdemir’di. Pazarlama uzmanlarının arasında bir anne, ama daha da önemlisi blogcu bir anne olarak benim yer almam oldukça ilgi çekmiş olacak ki tüm sorular bana yöneltildi.

Sağdan: Pembe Candaner, Ayşe Akkay, Ayla Müstecaplıoğlu, Hasan Erendemir ve blogcu bir anne. Fotoğraf için Yeşim Mutlu'ya teşekkürler

Gerek panelden sonraki sorularda, gerekse oturumun öğleden sonraki kısmında firmaların anne blogcularla nasıl ortaklık yapabileceği konusu işlendi.

Amerika’daki kadar olmasa da Türkiye’de de hızla gelişen bir mecra blogculuk. Hele Amerika’da blogcu annelik alıp başını gitmiş durumda. Maria’nın anlattığı kadarıyla birçok blogcu annenin evine her gün bir sürü ürün geliyormuş firmalardan. Sebep: ürünü incelesinler ve onun hakkında bloglarında yazsınlar.

Türkiye’de henüz -en azından anne blogcular arasında diyeyim- bu kadar çivisi çıkmış olmasa bile benzer uygulamalar söz konusu: (Gerçi dün konuştuğum pazarlama uzmanlarından biri benzer bir şikayeti moda blogları için yaptı, bazı moda bloglarının sürekli ürün tanıtımına yer verdiğini ve artık okumak istemediğini söyledi. Ben takip etmediğim için bilmiyorum.)

  • Geçenlerde eve bir geldim, kapıda bir kutu beni bekliyor. İçini açtım, minik minik bal tüpleri. Her birinin üzerinde Disney karakterleri. Bu kutuyu kim gönderdi, neden gönderdi, ne yapmamı istiyor, hiçbir fikrim yok. Gönderenin ismi de yok. Sadece alıcı kısmında benim ismim var. İyi de, niye gönderdiniz ki bunu bana, sormadan, etmeden? Belki benim çocuğumun bala alerjisi var? Ya da en azından bir isim koysaydınız içine de kim olduğunuzu bileydim.
  • Yine benzer bir şekilde böcek ilacı geldi eve. Yanında Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı kitabı, Beterböcek CD’si ve bir iki bir şey daha vardı. Teşekkür ederim ama kim, niçin gönderdi, hiçbir fikrim yok. Bunu gönderirkenki niyet neydi? Ben bunları ne yapayım? Böcek ilacı? Ne demek istiyorsunuz? Anlamadım.
  • Her gün onlarca basın bülteni düşüyor posta kutuma. Bir tanesine dün yer verdim. (Muhtemelen PR şirketinin niyetinden farklı bir şekilde ya, neyse…) Bunlardan okurlarımın ilgisini çekeceğini düşündüklerime yer veriyorum. Ama öyle komik şeyler oluyor ki… Sevgili blogcuanne.com yazı işleri ekibi diye mail atıyorlar mesela… Pardon? Yazı işleri EKİBİ mi? Buradaki bütün ekip benim kardeşim. Yazı işleri müdürü de, muhasebeci de, genel yayın yönetmeni de, çaycı da…

    Maria Beiley, değişen pazarlama stratejilerini anlatıyor

  • Yeşim ise farklı uygulamalardan bahsetti. Falanca ürünümüz hakkında yazarsanız size numune göndeririz diyenler… Filanca ürünü Twitter’daki takipçilerinize duyurursanız size 50 TL veririz önerileri… Garip şeyler.

Firmaların çok okunan blogların üzerinden annelere ulaşmak istedikleri bir gerçek. Ama bu, her iki tarafın da dikkatli ve özenli davranmasını gerektiren bir durum. Özellikle de blogcuların okurlarına bir ürünü tanıtmaları hassas bir konu. Tanıtmalı mı? Bunun için para almalı mı? Alıyorsa, bu bilgiyi okurlarına ne şekilde yansıtmalı? Bunlar dünkü oturumda ayrıntılarıyla irdelendi.

Maria Amerika’da çok uzun zamandır bu konuların konuşulduğunu söyledi. Hatta Federal Trade Commission sırf blogcu anneler için bir düzenleme yapmış. Tanıttığı bir ürünü kendisi satın almadıysa (firma hediye ettiyse) bunu okurlarına bildirmekle yükümlüymüş anne blogcular.

Türkiye’de henüz bu tür düzenlemeler yok bildiğim kadarıyla. Varsa da benim haberim yok. Herkes biraz kafasına göre takılıyor gibi. Birçok konuda olduğu gibi.

Diyeceğim o ki, ilginç ve çok yeni bir alan bu blogculuk işi. Giderek fark ettiğim kadarıyla moda ve yemek blogları halihazırda alıp başını yürümüş vaziyette Türkiye’de. Anne blogları firmalar tarafından yeni yeni keşfedilmeye başlanıyor. İlginç sonuçlar doğuracak bir sürecin eşiğindeyiz sanki…

Reklamlar

17 Yanıt

  1. Blog dünyası gerçekten dipsiz bir kuyu gibi. Ben de bu kuyunun başında seyrediyorum olanı biteni. Yazmaya başlayalı çok olmadı zaten, o da seni okuduktan sonra bir hevesle başladı. Yazmak zevkli, yeni insanlar tanımak daha da zevkli. Bu firmaların annelerle iletişime geçme çalışmaları da hoşuma gitti. Bakalım daha neler olacak. Takipteyiim 🙂

  2. hayirdir blogcu anne, bir girisim kokusu aldim gibi senden:)

  3. Blogerlar bir ürünü sitesinde okuyucularına tanıtabilir. Tabi objektif olduğu sürece. Ben de bir süredir makyaj bloglarını takip ediyorum. Firmaların bir sürü ücretsiz ürün alıyorlarmış. Kullanıyorlar ve yorumlarını yazıyorlar. Kendilerine göre olumsuz olan her şeyi tümaçıklığı ile yazdıklarını gördüm. Böyle olmalı. Size gelen ürünü kullanıp deneyimlerinizi yazarsanız hem okurlarınıza yardımcı olmuş olursunuz hem de firmaya feedback vermiş olursunuz. Firma olumsuz yazıları değerlendirip ürünlerinde düzeltmeye giderse ne mutlu bize yok önemsemezse de kendileri kaybetmiş olur. Aslında bu tamamen “müşteri memnuniyeti”.

    Ha eğer para alıp olumsuz fikirlerinizi yazmıyorsanız tamamen reklam yapıyorsanız zaten bunu da okuyucular bir yerden sonra anlayacaktır diye düşünmekteyim.

    Elif’cim yukarıda ki paragrafı senin özeline yazmadım genel yazdım yanlış anlama 🙂

    sevgiler

  4. Bal paketi bana da geldi, ama yazmalı mıyım yazmamalıyım emin olamadım. Sonuçta ortada bedelsiz gelmiş bir ürün var, sanki karşılığını vermem gerekir diye düşündüm.

  5. Bu pazarlama işi çok ilginç.. Bana ulaşanlara , eğer kullandıysam ve memnun kaldıysam, kabul ediyorum..Ama takip ettiğim moda blogları çok enteresan. O kadar çok hediye veriyorlar ve firmaların lansmanına katılıyorlar ki… İleri ki günlerde mutlaka bloglar , firmaların vazgeçilmezleri olacak gibi duruyor!!!

  6. Benim de bu konu ile ilgili şu nokta ilgimi çekti:
    “Federal Trade Commission sırf blogcu anneler için bir düzenleme yapmış. Tanıttığı bir ürünü kendisi satın almadıysa (firma hediye ettiyse) bunu okurlarına bildirmekle yükümlüymüş anne blogcular.”
    Şu anda yazmak zorunda hissettirmekle ilgili durumlar yaşıyoruz:) Ya böyle bir düzenleme olursa:)
    Blogculuk konusunda yapılan ve yapılacağını düşündüğüm bu tarz düzenlemeler ne noktaya gelir merak ediyorum….
    Güzel bir seminermiş.İşin blogculuk tarafından katılanın sen olması da bizim için çok iyi..Objektif bilgilendirmelerini çok seviyorum…

  7. Bir de örnek vermek istedim sanırım bunu MAC Cosmetic çok sık yapıyor. Özellikle yeni ürünleri çıktığında çok takip edilen Blogerları topluyorlar ve yeni ürünlerini tanıtıyorlar. Gidenlere bir iki parça ürün veriyorlar vs. Blogerlarda sitelerinde ürünleri anlatıyor, bir nevi “world to mouth”.

    Bu tip bir pazarlama bana çok sıcak geliyor. Sevip takip ettiğim blog yazarından o ürün ile ilgili olumlu ya da olumsuz fikirleri öğrenmek beni memnun ederdi ve tabi kullanıp kullanmamamı etkilerdi 🙂

  8. ahaha ekip kısmına çok güldüm.. Helal be Elif.. nasıl bir imaj çizmişsin bak bir başına.. Sahiden tebrik ederim. çalışkan kadınsın vesselam.

  9. Elifcim
    Derleyip toplayıp ne güzel yazmışsın
    Gerçekten annelere yönelik ürünler pazarlayan bir çok firmanın orada olmaması kayıptı ama orada olanlar içinde büyük kazanç en azından diğerlerine bu anlamda fark atacaklar.
    Neyse ki o bana havuç gösteren firma ödü patlamış olacak ki bloğumda yazdığım yazıdan mail bombardınını kesti 🙂
    http://www.yesimmutlu.com/ysmblog/?p=2897 yazımda da bahsettiğim gibi ahlaksız teklifler beni delirtiyor gunumuzun fotografcisi ve blogger olarak aklı selim davranmaya davet ediyorum bu konuda herkesi…
    iyi yolculuklar

  10. güzel kaynak ve bilgi olmuş teşşekürler

  11. Bu reklem işi çok enteresan hakka ten. Mesela birkaç ay önce bana da bir mail geldi, bir cips markasından.. Çocuklar için olan türden… Size numune gönderelim, tadın ve yazın diyorlar. Cevap versen bir türlü vermesen bir türlü.. Diyemedimki “kardeşim ben kendi çocuğumdan fellik fellik kaçırdığım aman tadına bakmasın diye sakladığım ürünü bloğumda yazabilirmiyim ki hiç?” diye soramadım, cevapsız kaldı mailleri.. Hoş değil cevaplamamak ama ne yazacağımı bilemedim.

    • Aynen boyle diyebilirsin. Ilgilerine tesekkur edip bu tur urunlerle ilgilenmedigini soyleyebilirsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: