Aşağı baksam Deniz, yukarı baksam Derin

Kaçış yok. Bu suçluluk hissinden kaçış yok.

Deniz bir ara acayip bir duygu sömürüsü taarruzundaydı. Odasında yalnız kalamıyor, okula gitmek istemiyor ama bunu söyleyemiyormuş gibi görünüyor, karanlıktan korkuyor, onunla hiç oynamadığımızdan şikayet ediyordu.

Öğretmenine bu konuyu açtığımda kardeşi yüzünden zorlandığını düşündüğünü söyledi ve ekledi: “Ancak unutmayın, çocuklar böyle durumlarda anne-babalarını manipüle etmekte ustadırlar. Deniz büyük ihtimalle sizin düşündüğünüz kadar kötü hissetmiyordur.”

Üç çocuk, bilmem kaç torun sahibi, otuz küsur yıllık bu öğretmenin bu rahat yaklaşımı beni rahatlattı. “Harbi ya!” dedim içimden. “Ben elimden geleni yapıyorum. Deniz’le birebir vakit geçirmek için kendimi paralıyorum. Yemişim birebir zamanını! Acaba annem Ece olduktan sonra her gün benimle birebir oynamak için kendini paralıyor muydu? Ya da babaannem altı çocuğundan her biriyle yalnız vakit geçirmeye özen gösteriyor muydu?!”

Bir sure relaxi taksi şeklinde, rahat anne pozlarına girdim. “Aştım” dedim, “ben aştım artık.”

Ama sadece pozmuş. Nitekim bu suçluluk hissini tamamen geride bırakamıyorum. Ben bıraksam, o beni bırakmıyor. Bir tarafımı bıraksa öteki tarafımdan yakama yapışıyor.

Derin 10 gün sonra 1 yaşında olacak. Daha ağzından bir tane anlamlı kelime çıkmış değil. Avanak Avni’den farksız, sürekli dıgıl mıgıl modunda. Bazen mamma diyor. İttirgeçli arabasıyla yürürken nenne diyor, anne midir, hadi midir, nedir, bir kendi bilir bir de Allah.

Deniz bu aylarda üç dört kelime falan söylerdi. Baba‘yla başladı, kaaga’yla (karga) devam etti, pitap’la (kitap) aldı yürüdü. Tabii bunda Deniz’e üç aylık olduğundan beri düzenli olarak kitap okumamın da etkisi vardı. Derin’e bırak düzenli kitap okumamı, kucağımda tutamıyorum ki kitabı doğru dürüst göstereyim.

Deniz, bir yaşındayken yaklaşık 6 aydır ücretli bir oyun grubuna gidiyordu. Tünellerin içinden geçiyor, İngilizce şarkılar söylüyor, itsy bitsy spider’i öğreniyordu. Derin’e salonda Deniz’in eski tünelini kurmayı yeni akıl ettim.

Deniz’in ilk doğum günü partisinde 50 kişi vardı. Elli! Yeni anne görgüsüzlüğü işte… Derin’e doğum günü bile yapmayacaktım da Deniz’ciğim önayak oldu. Bebek arkadaşlarını çağırıp kutlayacakmışız.

Deniz’in günde bin beş yüz kare fotoğrafını çekerdik. O kadar çok resmi vardı ki, iki yaşına kadar toparlayıp bastıramamıştım bile. Derin’in fotoğraflarını toparlasak bir mini albüm anca eder herhalde.

Geçen gün bir mail geldi:

Sevgili Blogcu Anne,

9,5 aylık bebeğim hala alkış yapmıyor ve bye bye yapmıyor, bu durumdan endişelenmeli miyim? Ben çok öğretmeye çalışıyorum ama yapmıyor, yapmıyor. Bebek bunları ne zaman yapmalıdır?Onun dışında gelişimi gayet iyi doktoruna zaten her ay gidiyoruz, çok güzel emekliyor, benimle oyunlar oynuyor vs..

Gayet “cool” bir şekilde yanıt verdim:

Sevgili Endişeli Anne,

Hiç kafana takmayasın, her bebeğin gelişimi farklıdır. Derin 11 aylık ve bu bahsettiğin şeylerin hiçbirini yapmıyor. Etrafındakilere kulak asma. Sevgiler.

Bunu yazan benim aklımdı. Kalbim ise o sırada bana şunları söylüyordu:

Yapmaz tabii, eşşek anne. Deniz’e ayırdığın vaktin yarısını ayırıyor musun ki çocuğa? Deniz’e öğrettiğin gibi öğretiyor musun ona şarkıları, oyunları? Ne yapsın çocuk, kendi kendine mi öğrenecek? Anca böyle ahkâm kesersin taze annelere. Her çocuk farklıymış da, elbet öğrenirmiş. Sen önce kendin inan bunlara!

Var ya, deli var diye bağıracağım ha! Ya bi gidin, bi rahat bırakın beni suçluluk tanrıları be! Ne istersiniz benden? Tam kendime gelmişim, bahar geliyor, Derin uyuyor, Deniz sabahları beni uyandırmadan çişini yapıyor. Bak, kilo vereceğim, spora başlayacağım diyorum. Bi çekilin!

Reklamlar

34 Yanıt

  1. Ay Elif sen çok yaşa emi 🙂 Gözümden yaş geldi okurken. Bizim ki 9.5 aylık oldu daha ne yuvarlanıyor ne dönüyor ne de desteksiz oturabiliyor. Bizim ihmalkar davranışımız var elbette. Doktorumuz gözümüzü o kadar korkuttu ki kızı 6 aylıkken kucağımızda oturtmaya başlamıştık. Sürekli ana kucağında oturunca da haliyle bebeğimizin kasları gelişemedi. Ben de endişeleniyorum ara ara. Bugün başka bir doktoru görmeye gidiyoruz bakalım onun görüşleri ne olacak. Çok öptüm seni

  2. Off ! Aynısını yaşıyorum, ne eksik ne fazla. İkinci çocukta daha rahat oluyorsun diyorlardı. Bu rahatlık o rahatlık olsa gerek. Arda’yı oyun gruplarına götürdüm, her an bıdı bıdı konuştum, şarkılar söyledim. Hastaneden eve geldiğimiz andan itibaren kitap okudum ben ona. Duru’ya yapmadım… Suçluluk duygusu yakamda

  3. hepten vazgeçmek üzereyim ikinciden.

    • Bende ara ara “ayy nasil herseyi tekrardan yaparim!!!” diye dusunurken buluyorum kendimi. Sonra senin Deren’in dogumunda cektigin fotograflari gorunce butun korkularim geciyor 🙂

  4. Yok , yok. kimsenin bir yerlere gittiği yok. İlla ki kendini deniz anası modunda hissedeceksin. her fırsatta vicdanın kavrulacak, eriyip biteceksin. perfect anne olacaz ya, öl geber kahrol. offf

  5. Elif’cim birde su var ki “sen calisan bir annesin”. Deniz’i buyuturken bu kadar sorumlulugun yoktu diye tahmin ediyorum ( yanlis mi biliyorum?) senin bahsettigin seylerin cogunu calisan anneler zaten yapamiyor, ev-is arasi mekik dokumak hayli yorucu. O yuzden bunu sunu yapamiyorum diye kendini uzme, su an ki şartlarin farkli ve bu sartlar goz onune alinirsa cok da iyi gidiyorsun bana gore. Ben aksam eve geldikten 1 saat sonra yatiyor Nil. Yemek-banyo-kopekler derken kizimla vakit bile geciremiyorum bu yuzden haftasonunu iple cekiyorum. Neyse kisaca ” kendine yuklenme, sorumluluklarin artik farkli, gecmis ile karsilastirma bugunu, gelecege odaklan, gecmisi unutma ama yaninda da taşıma” sevgiler

    • kesinlikle katılıyorum bu yazınıza. çalışan anne olmak böyle bişey olsa gerek. olsun ya bence her çocuk zamanı gelince herşeyi öğreniyor. erken vya geç. elimizden geldiği kadar öğretebilsek ne mutlu. önemli olan değelerimizi de öğretebilmek. davranışlarımızla çocuklarımıza örnek olup, iyi davranışlar geliştirmelerini sağlamak.

  6. Elif niye bu kadar suçlu hissedeiyorsun kendini,gayet iyi ve ilgili bir annesin,sen süpermen değilsin her şeye,her an yetişemezsin,zaten bu sosyal sorumluluk projelerine baya vakit ayırıyorsun,bu konuda çocukların ileride çok grur duyucak seninle,biz bir çok şeyi senden örnek alıyoruz zaten,özeleştiri yapıyorsun güzel,seneye abisi öğrensin o da okur kardeşine kitap,takma bu kadar…

    Not:Derin benim adamım,uğraşmayın onunla:)

  7. Belki de böyle rahat olmak daha iyidir bilmiyorum ama. Tamam tabii ki çocukla konuşmak onun dil gelişimini, oynamak motor gelişimini tam destekler. Ancak herşey tıkırında herşey zamanında tam olacak diye birşey yok ki. Arkadaşımın kızı baybay yapıyor benim ki yapmıyor. Ama benim kızım da desteksiz ayakta durabiliyor, onun ki duramıyor. Başkaaa; onun kızı baş deyince başını gösteriyor. Benim ki ohhoooo hiç o yana bakmıyor bile 🙂 Ama benim kızım da baba, dede, meme, mama, anne, anneanne diyebiliyor 🙂 acımasız bir karşılaştırma oldu ama, çok da kafama takmıyorum benim çocuğumun yapamadıklarını. Elimden geldiği kadar ilgileniyorum. her haftasonu, işten eve gidince akşamları hep onunla ilgileniyorum. Suçluluk duygum benim çok başka, yeteri kadar onun yanında olamamak… Teselliye ihtiyacımız var demekki. İyi annesiniz, iyi anneyiz fln 🙂 Öyle veya böyle zaman geçiyor… İyi vakit geçirmeye bakın derim. Heralde ilkokula gelip de bay bay diyemeyen çocuk yoktur değil mi.
    Benim kafam şu oyun gruplarına takıldı. İzmir de varmıdır acaba bunlardan ya. benim kızım da nisan sonunda 1 yaşını dolduruyor. Ben de götürmek istedim bir an. Var mı izmirli aramızda ?

  8. ben ıkıncıyı dusunmuyorum bıle
    ıkıncı cocuk yerıne ıkıncı hayvan beslemek tercıhım olcak hep 😛

    sozum meclısten dısarı ıkıncı cocuk ruh fırtınasını kaldıramam herhalll

  9. “Acaba annem Ece olduktan sonra her gün benimle birebir oynamak için kendini paralıyor muydu? Ya da babaannem altı çocuğundan her biriyle yalnız vakit geçirmeye özen gösteriyor muydu?!” demişsin ya . Ben de aynı soruyu zaman zaman kendime soruyorum. Bence ne annen ne de babaanen kendilerini özel zaman yaratacağım diye paralamamıştır. Üç kardeşiz biz. Herbirimizin arasında ikişer yaş var. Üç kardeş değildik sadece + bir dolu arkadaşımız vardı, sabahtan akşama kadar koşturup oynadığımız kocaman bahçelerimiz vardı. Korkusuzca, çalacaklar korkusu olmadan oynardık parkta bahçede, bisiklet sürer , saklambaç oynar, ağaca tırmanırdık. Yani annelerimizin bizimle özel ve kaiteli zaman geçirmek gibi bir telaşları olmazdı. Gerek de yoktu. Dolayısı ile de suçluluk duymazlardı. Niye duysunlar ki ? Çocuklar zaten mutlu, çocuk gibi yani, koşturuyor, tırmanıyor . Şimdiki annelerin (ki buna ben de dahilim tabii) özel ve kaiteli zaman geçirmek gibi bir gereksinimi var, çünkü şimdiki çocukların sokak arkadaşları yok. Sadece okulda görüştüğü okul arkadaşları var ya da apartmanda, sitelerinde kısıtlı zamanlarda görüştüğü akadaşları var. Biz de yeni jenerasyonun anneleri olarak bu açığı tamamlamaya çalışıp tamamlayamıyor ve bu nedenle suçluluk hissediyoruz . Annelerimiz bizimle özel zaman geçirmedi evet ama biz cocuklarımızı bahçeye bırakıp gönüllerince oynamalarını , kosturmalarını bi dolu değişken nedeniyle sağlayamadığımıza göre kaliteli geçirmemiz gerek maalesef .

    • aynen katiliyorum,maalesef diyerek…ama yinede bu acigi kapatirken kendimizide paralamayalim..

    • maalesef ki offf…çok hak veriyorum ben de iki çocuklu anne olarak söylenenlere hak veriyorum…anne olmak başlı başına bir meslekken bir de dışarıda çalışan annelerin önünde saygıyla eğiliyorum…

  10. Elif merhaba,
    Söylediklerinde haklısın ama bence bir konuyu gözden kaçırıyorsun, Derin belki de Deniz’den daha şanslıdır çünkü evde bir abi, kendi yaşına yakın bir bireyle büyüyor. Deniz büyürken yanında genellikle muhtemelen bir tek sen vardın. Bu açıdan bakınca Derin bence daha şanslı. Ve ben eminim ki çocuğun erken konuşması kendisine okunan kitapla alakalı değil. Kendisine sürekli kitap okunan 21 aylık kızım sadece 4 kelime söylüyor 🙂 Umarım birazcık da olsa pozitif bir etkim olmuştur:))

  11. yaa ne diyosunuz blogcu anne ?sogutmayiniz beni ikinci cocuktan.Hep aklima geliyor.Ya onunla Ada ile ilgilendigim gibi ilgilenemezsem diye ?Haksizlik yapmis olursam diye.6 ay sonra anaokula baslicak,ben daha rahat karar veririm diyordum ama sen ne dersin be yaaa ?

  12. Hasene +1+1+1 hatta +10 falan 🙂
    Elif , bu sabah uyandım sürekli aynı şeyi tekrarlıyorum. “one is enough, two is madness “..
    Rahat olmak istiyorum, aşmak istiyorum ama suçluluk duygusundan kurtulamıyorum. Sonunda ne o ne ben huzurlu bir gün geçiremiyoruz gibime geliyor…Çok fena..

  13. Ben Kuzey’deki özenin aynısını Defne’ye de gösteriyorum ve sonuç:

    Kuzey 1 yaşında bayağı derdini ifade edebilen bir bebekti, az buz konuşuyordu. Defne konuşamıyor ama 10,5 aylıkken yürüdü, rol kesebiliyor, bay bay, ce-ee ne ararsan var ama anne falan diyemiyor Kuzey gibi.

    Kuzey çok kendine yeten, kendi kendine oynayan, uyuyan bir bebekti, Defne uyumayı bilmiyor, kendi kendine yemek gibi bir hevesi yok ama çok deerli toplu ve çok yardımsever bir bebek. Pek neşeli, Kuzey gibi nemrut değil…

    Yani demem o ki, sen her ne kadar her ikisine de aynı özeni göstermediğini düşünsen de aslında gösteriyorsun ve aslında her ikisi de farklı karakterler oldukları için beklentilerinin karşılığını alamayabilirsin.

    Evet annelikte tecrübeliyiz ama her çocuk farklı bir annelik tecrübesi gerektiriyor ben bunu fark ediyorum.

    Şimdi sen Deniz’de öğrendiğin her şeyi yapıp karşılığında da Deniz’in tepkilerini bekliyorsun içten içe bence. Ama o Derin ve Deniz’den çok farklı.

    Üstelik 2. çocuklar ve dolayısıyla da 2 çocuk anneleri çok şanslı çünkü birçok şeyi abilerinden görerek öğrenecekler. Yani senin muhtemelen Derin’e tuvalet eğitimi vermen ya da kendi kaşığını tutmasını öğretmen çok daha kolay olacak.

    Son olarak, sen bence iyi bir annesin. Güzelsin, güzel yemekler yapıyorsun (Deniz’in yalancısıyım), çocuklarını hem özgür bırakıyor hem de iyi yönlendiriyorsun bir de üstüne tüm bunları paylaşarak çoğaltıyorsun.

    İçini ferah tut!

  14. annelik ölene kadar sürecek bir meslek… ve o vicdan azabı her daim içte bir yerlerde olacak galiba… buna rağmen darısı başıma diyorum bende… çocuk sahibi olmak, anne olmak yinede güzel bir şey olmalı… kolay gelsin size 🙂

  15. Cok eglendim de guleriz aglanacak halimize:)
    Ben de rahat olmak istiyorum. Ikinci olursa ne halde olurum dusunemiyorum bile. allah size kolaylik versin.
    Benim oglan ev kusu 2 gundur gobegim catliyor gunes var cikalim ne rusvetler teklif ettim yok. Pardon dun aksama dogru basardim. Keske bizim gibi bahcede oynayabilse bahce de var arkadas da ama benim bizdik oynamiyor ne oyun grubu ne jimnastik grubu hic bir sey sokmedi. Bi de kivirmak icin neler neler yapiyor inanamiyorum.
    Evde kaliteli vakit oyalayayim ama enerji kalmadi, kendime vakit kalmadi, hayat kalmadi.
    Saldim cayira mevlam kayira demek istiyorum. Olmayi versin sosyal herkes sosyal mi bana benzemeyi versin ne olacak diyorum.
    Otursun tv seyretsin biraz rahat edeyim diyorum ama hic birini yapamiyorum.
    Gercekten biz kalabaliktik hep beraber bir suru cocuk buyuduk kimse bizimle kaliteli zaman gecireyim diye ozellikle ugrasmadi.
    Bakalim bizimkiler nasil olacak bizim yaslara gelince?!!!

  16. Benim şöyle bir teorim var.O da abisi ya da ablası olan çocuklar daha çabuk öğreniyor ve gelişimleri daha çabuk oluyor.Çünkü onların anne ve babasına ek olarak bir de yaşça kendilerine yakın bir abisi veya ablası var.Ona göre tecrübeli , üstelik bu tecrübeleri henüz o bizim gibi unutmamış.Bence müthiş..Ben tek çocuk annesiyim ama gözlemlerimden böyle bir teori oluşturdum.Yani sizin açıklarınızı sizden daha iyi kapatacağı bir abisi var Derin’in.Bu da harika bir şey..Umarım biraz olsun rahatlatabilmişimsir.

  17. Elif, icine su serper mi bilmiyorum, ama kendimden ornek vereyim. Ben 2. cocugum. Annem calistigi icin ablama ananem bakmis ve 2. cocuga bakamayacagini soylemis. Beni baska sehirdeki babaneme postalamıslar. 1-2.5 yas arasi annemi 2 haftada 1 kere gormusum (subat tatili ve yaz tatillleri haric). Neyse, bence bana haksızlık edilmiş ama ben annemi cok seviyorum, icimde ona karsi bu durumdan dolayı bir kırgınlık yok (ananem bakmadıgı icin ona cok kızgınım, o ayrı :)). Neyse, bence kendini bu kadar sorgulama, eminim annen veya babanen sorgulamamistir ve cocuklar o sekilde buyumuslerdir. bence biz cok fazla kendimizi sorgulayıp kendimize haksızlık ediyoruz. Cocuklarımızın kendilerini cok fazla sorgulayıp uzulen annelere degil, mutlu annelere ihtiyaclari var.

    • Sevgili Berna, yogun calistigim icin oglumu sabah 1.5-2 saat aksamlari ise en fazla 1 saat gorebiliyorum, 2 gun goremedigim bile oluyor. bu aralar buyuk vicdan yapmistim, icime su serptiniz 🙂

  18. Elif Hanım, üzülmeyin.. İkinci çocuk, birinci çocukla iletişime geçtiği andan itibaren, bu açığını ağabeyi veya ablası ile hızla kapatıyor… Benim ikinci oğlum ile ilişkim de aynen sizinki gibiydi ancak bu açığını ağabeyi ile kapattı.. Şimdi biri 7 diğeri 3 yaşında ve evde bir büyük çocuk olması nedeniyle ikinci oğlumun gelişimi inanılmaz hızlı hatta küçüğün daha şanslı olduğunu bile düşünmeye başladım.. Hatta kreşte bile gelişiminin çok iyi olması nedeniyle oğlumun ikinci çocuk olduğunu hemen anladılar..

  19. İkincinin öğretmeni annesi değil büyük çocuk ….

  20. Sevgili Elif Merhaba,

    Bu sabah uyandığımda aklımdan ne geçti biliyor musun, Kayra’ya bir kardeş yapmış olsaydım evde daha iyi vakit geçirebilirdi. Seninkilerin şimdi yaş farkları var ama birkaç sene sonra çok iyi arkadaş olacaklar. Benimkisi de ona kardeş yapmamış olmanın suçluluk duygusu. Bundan sonra yaş farkının kapanması da zor …Sevgiler

  21. Elifcim birde su acidan bak. Deniz’in siz buyuklerinden baska gozlemleyecegi kendi boyutlarına yakin kimsesi yoktu. Ama Derin yakın zamanda abisinin yaptıgı herseyi taklit etmeye baslayabilecek. Ve okudugum tum deneyimli anne yazılarında ccukların cocuklardan cok daha cabuk ogrendıgınden bahsediliyor.

  22. ikinci çocuk istemeyişimin en önemli nedenini yazmışsın Elif 🙂 Ezgicime kitaplar okuyorum, şarkılar söylüyorum, yürüteciyle yürürken kovalamaca oynuyorum, kulağını göstermeyi öğrettim (tabi canı isterse) vs. ikinci çocuğu yaparsam ikincisiyle yeteri kadar ilgilenemeycekmişim gibi geliyor, yada bişeyleri eksik kalacak gibi. Hamileliğimin 3. ayında abimin eşinin hamile olduğunu öğrendim, çok bozuldum (5 yaşında bir oğlu var). Annem niye öyle diyosun herkes kendi evinde falan dedi ama nafile. Velhasılkelam benim haklı olduğum ortaya çıktı. ilk 2 ay bizden çıkmayan annem abimin ikinci oğlu olduktan sonra bize daha az uğramaya başladı. Hele büyük oğlu anaokuluna başlayınca onu okula götürüp getirmeye yardım etmekten bize uğrayamaz oldu. Bazen 4-5 günde bir gördüm annemi çok bozuldum tabi (ki annemin eviyle benimkinin arasında 1 km var yok). Kızımı severken ben sen doğum yaptığında da büyütürkende yanında olucam derken buluyorum bazen kendimi 🙂

  23. Elifcim hic uzulme ufaklik abisinden ogrenicek cogu seyi, birde boyle dusun:)

  24. Elifcim, Derin ile ilgilenemediğini sakın düşünme..pekala ilgileniyorsun.Denizle ilgilendiğin, vakit geçirdiğin zamanların, ona öğrettiğin şeylerin meyvesini Derin de de görebilirsin.. Derin de çok şansllı, O da Abisinden birşeyler öğrenecek birtakım şeyleri paylaşacak..Ayrıca biliyoruz ki her çocuğun karakteri farklı ve bence Deniz de Derin de senin gibi bir anneleri olduğu için çok şanslılar canım… üzme canını…Sen çok iyi annesin!…

  25. Çok haklısınız. Tee Harvey Karp Türkiye’ye geldiğinde onunla konuşuyorduk da, o da ikinci çocuk olduktan sonra annelerin aynen böyle bir suçluluk hissine girdiğini, ve ikinci çocuğun aslında anne-babadan değil, büyük abi-abladan öğrendiğini söylemişti.

    Ama işte düşünmeden, irdelemeden duramıyor insan. Bu olmasa başka şey bulacağım, bulacağız.

    Teşekkür ederim, eksik olmayın.

    Ve kimse ikinci çocuktan vazgeçmesin bu yüzden. Zor, ama tadından yenmiyor 🙂

  26. Henüz, şimdi iki aylık olan kızım Çağla doğmamıştı… Doğa 2 yaşına yaklaşıyordu… benim sıksık tekrarladığım tekerleme şöyleydi: önüm arkam, sağım solum, içim dışım bebe saklanmayan ebeee!
    Bırakın doğduktan sonrasını gebelik dönemi bile farklı geçti. Ayaklarını şööyle uzatıp daha az dinlenebilen, nadiren spor yapabilen, yediği içtiğini, pek bir dikkatle takip ettiği kaliteli kalorilerini daha az önemseyen bir profil çizdim. Tablo karamsar görünmesin ilk gebelikten farklı olarak daha rahat bir anne adayıydım artık- az çok neyle karşılaşacağının bilincinde. Sabah jimnastiğiyle değil belki ama bıcır bıcır konuşmaya başlayan kızına kitap okurken, oyun hamuru yaparken, resimler çizerken, şarkılar söylerken bir deee haftanın 3 günü evden kaçıp balon karnıma meraklı bakan gözlere aldırmadan yüksek lisans derslerime giderken dinlendim ben.
    Evet ilkinde yaptığımız gibi her anını fotolarla belgelemiyoruz, daha olağan (kesinlikle sıradan değil) geliyor birçok şey artık ama ablayı kardeşe özenli davranmaya teşvik ederken baba işten geldiğinde oyun, kitap, banyo zamanlarını paylaşarak çoğu zaman da hep beraber olmaya çalışarak dengelemeye uğraşıyoruz iki bebeli ailemizi.
    Ben de inanıyorum küçüklerin anne/babadan çok abi/abladan öğrendiğine. Doğanın hırçın olmayan yumuşak tavırlarını çok seviyorum, arasıra sapıtıyorsa da sakince uyarmaya çalışıyoruz. Umuyorum kardeşiyle güzel güzel oynayacak, ona öğretecek bildiklerini. Bize de anne babalar olarak her çocuğun karakterinin ve gelişiminin birbirinden farklı olduğu gerçeğini akıllarımızdan çıkarmadan çocuklarını sevgiyle, sabırla, ilgiyle büyütmek düşecek.
    Arasıra sinirlenip yorulup kaçmak istemek de, kendini yetersiz görmek de, suçlu hissetmek de çocuk yetiştiren bence herkesin yaşadığı çok da anormal olmayan duygular. Allah sağlık versin bizleri çocuklarımızdan ayırmasın da biz de onlara sevginin sagladigi guven ve mutluluk hissini tattiralim.

  27. Derin çok tatlı, dünya tatlısı…Ve siz çok içtensiniz…Yazın, hep yazın lütfen:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: