İstifa Ettim Ben!

Aşağıdaki konuk yazı Blogcu Anne okurlarından Özden tarafından kaleme alındı.

***

Tam 4 ay önce bağımlı annelikten istifa ettim ben. Bilerek isteyerek bayağı da kararlı verilmiş bir istifaydı bu! Hee bu arada Özden ben. 20 aylık Kemal Emir in 16 ay boyunca oğluna bağımlı yaşayan annesi Özden.

Biraz geç geldi benim oğlum, e biraz da güç. Artık ondan mıdıır yoksa bendeki fazla gelişmiş x-large annelik içgüdüsünden midir bilemem ama tam anlamıyla bebeğine bağımlı bir anne oldum ben! Olmuştum daha doğrusu…

Doğduğundan beri asla bir saniye yanından ayrılmadım, uyutup dışarı çıksam bile o uyanmadan dönebilmek için elimden geleni yaptım, ya uyanırda beni göremeyince ağlarsa diye aklım çıktığı için koşar adım eve döndüm… Zorunlu olmadıkça ne kuaföre gittim ne alışverişe… Onu bırakıp herhangi bir arkadaşımla bir kahve içmeye gitmekse 16 ayımı aldı, ki emanet ettiğim kişinin en güvendiğim insan yani annem olduğunu söylersem iyice delirmiş bu kadın diyeceksiniz eminim. Deyin deyin, zaten öyleydim.

Henüz bir yaşındaki bebeğini gece anneanneye babaanneye ya da bakıcıya emanet edip dışarı çıkan, sinemaya, yemeğe hatta 3-5 günlük tatillere giden insanlara çıldırmış gözüyle baktığımı söylememe gerek yoktur herhalde! Nasıl olur, ben mümkün değil yapamam derdim, ne deliymişim… Nasıl da güzel yaparmışım, nasıl da ihtiyacım varmış aslında buna… Eskisi gibi hayata karışmaya, gezmeye dolaşmaya, dostlarla uzun tatlı bol kahkahalı dedikodulu sohbetlere, geniş geniş yapılan pazar brunchlarına, kocamla sakin sakin, keyifle bir alışverişe çıkmaya, el ele sokaklarda gezip sevgili olduğumuzu hatırlamaya ne çok ihtiyacım varmış meğer…

Hee kuzu kafalı, zeytin gözlü, poğaça ayaklı oğluşumla 16 ay süren  bu yapışık ikiz hallerimizden hiç pişman değilim o ayrı… Doya doya yaşadım anneliğin hem en güzel hem en can yakan hallerini ben. Hala da yaşıyorum ama abartmadan!!! Normale döndüm yani, siz de dönün. Aman hayattan kopmayın, çıkın bir nefes alın, mümkünse deniz kokusu çekin içinize derin derin, dostluğu hatırlayın, aşkı da unutmayın ,yeniden besleyin onu, sevin, büyütün içinizde, tıpkı bebeğinizi büyüttüğünüz gibi, emekle ve özenle…

Yani özetle siz benim yaptığımı yapmayın, abartmayın, delirmeyin, delirtmeyin, size destek vermek isteyenlere bir şans verin, güvenmeyi, emanet etmeyi deneyin, emin olun iyi gelecek, hatta ilaç gibi gelecek, bu kısa molalar size hayat verecek…

Sırası gelmişken, oğluma en az benim kadar iyi bakan, 7/24 düşe kalka yürüdüğüm, bir sürü eksik, gedik, hata yaptığım bu yolda, arada durup mola vermemi sağlayan anneme ve halama teşekkürler… İyi ki varsınız:)

Yüreği evladı için titreyen bütün anneler,
ve anne olmak isteyenler
hepiniz sevgiyle kalın.

Özden ben
her gün kendinde ve oğlunda yeni bir şey keşfeden
onunla yeniden, sıfırdan, sil baştan öğrenen
bazen yorgun, çoğu zaman şaşkın ama her zaman umutlu
20 ay önce tattığı bu aşkla çok ama çok mutlu

Reklamlar

44 Yanıt

  1. Günaydın Özden ve Blogcu Anne.. Ne güzel bir yazı.. Tam da beni anlatmış belki 2 aya bende toparlanırım lohusalık 18 ay sürer demişti bie uzman tv’de belki de sorun o’dur 🙂 aksam zorla dışarı çıkıcam bir arkadaşımla dünden beri bir sıkıntı bir vicdan azabı kendimi zorlayarak sokağa çıkmaya çalışmak ta yorucu..

  2. Ben kızım 2 yaşındayken işe başladığımdan mecburen onu anneme bırakmaya başladım ama çok zor oldu şimdi 5 yaşında fakat birbirimizden ayrı daha bir gece geçirmedik

  3. Daha dün bununla ilgili bir yazı yazdım bloguma. Hiçbir şeye yetemeyen yetişemeyen beni anlattım. Ne anneliğimin, ne evlatlığımın, ne arkadaşlığımın, ne eşliğimin hakkını veremediğimi yazdım.

    • Nihancım, o kadar çok seninle aynı şeyleri hisseden anne var ki…yalnız değilsin:) anne,evlat,eş,dost olmanın da ötesinde kadın olmak zor zaten! bakımlı olucaksın, eşini ihmal etmiyeceksin, çocuğuna evine ailene vakit ayırıcaksın, e kalırsa biraz da eşe dosta ,derken ne kaldı?… hee kadın olmanın avantajları da çok dezavantajları olduğu kadar, e bir de anne olmanın verdiği ayrıcalık, keyif derken bir denge tutturmaya çalışıyoruz işte, deneye yanıla ,el yordamıyla ,yürek elverdiğince … öpüyorum…sevgiler…

  4. Ben bunu ancak kızım neredeyse 4 yaşına geldiğinde başarabildim 😦 çalışan bir anne olduğum içi tabiiki 4 aylıkken kızımı anneme bırakıp işe başladım ama iş dışı tüm hayatımı ona adadım ..işte ikinci planda eşimde, bende, hayatımızda.. ama çok zor günler geçirdik tabii.. aklım yeni yeni başıma geliyor ama maalesef bana bağımlı bir çocuk oldu 😦 şimdi çabam onunda benimde özgürleşmem..şu an kreşte arkadaşlarıyla bile iyi bir şekilde oynayamıyor neredeyse 2 senedir kreşe gitmesine rağmen, hep benle olsun hep birebir vakit geçirelim.. umarım düzellir..herkese kolay gelsin..

  5. Ben de bunun çalışan anne versiyonuyum. Çok çalıştığım için her boş anımda oğlumlayım. Aynen saç kestirmek, arkadaşlarla görüşmek bana uzak. Yapmam gerek biliyorum ama yetişemiyorum ki…

    • selencim bebeğin nekadarlık bilemiyorum, benim nihatım 12 aylık oluncaya kadar aynen ben de senin gibiydim, çalışan bir insan olarak bile hayatımın monotonluğundan ve durağanlığından şikayetçiydim… taa ki oğlumun doktorunun kulağımı çekinceye kadar. bende nasıl bir bezginlik fark ettiyse aylık kontrolümüzün birinde nihatı muayene ettikden sonra eşim ve bana döndü ve vaaz verdi. mutlu bir çocuk için mutlu bir çift mutlu bir evlilik ve mutlu anne baba lazım, her hafta mutlaka bir gece bebeği annaneye veya babaneye emanet edeceksiniz ve o gece flört edeceksiniz, yemek yiyeceksiniz ve gecenin sonunu mutlu mümkünse ateşli bitireceksiniz. bu sizden cok nihatın ihtiyacı dedi. biz (ama itiraf etmeliyim ben) hayatımızda o haftadan itibaren çizgiyi çektik ve bunu uygulamay başladık. inan bana çok işe yaradı çoookk 🙂 daha pozitif, daha olumlu ve daha neşeli bi kadın oldum. hem anne hem de eskiden olduğum gibi kocamla mutlu bi kadın oldum. hayat böyle daha çekilebilir ve çok daha güzel. aklında olsun 🙂

  6. Merhaba,
    Ben hala 33 aylik oglumla bu sekildeyim. Aslinda bizim durum oglumun talebi ile ortaya cikti. Surekli bir ustumde, memede. Biraktigim zaman cildirmalar ben de onu uzmemek icin yapistim ona. 27,5 aylik memeden kestim onun rizasi olmadan ama daha beter oldu. Eh kestik bi kere. Bakalim bizim bu bagimliligimiz ne zamana kadar surecek. Oglum ne zaman ozgur olmak isteyecek cok merak ediyorum.
    Tum annlere kolay gelsin.
    Sevgiler

  7. Oğlum haziran sonu 2 yaşını dolduracak ama ben hala felaket bağımlı bir anneyim. Hiçbirşeyi onsuz yapamıyorum, yapan arkadaşlarımıda gözlerinden öpüyorum. Keşke daha rahat bir kadın olabilsem. Yoksa tam doktorluk bir vakayım yani 🙂 Yedi, içti, çiş yaptı, kaka yaptı derken akşam nakavt. Çok başarılı olmasada bir ablamız var yardımcı ama ben hala nanay 🙂 Herkes kendi hayatına vakit ayırabilse keşke. Eşiyle, dostuyla nefes alabilse biraz 🙂 Darısı bana artık

  8. Çalışan anne olunca vicdan azabı hiç bitmiyor 😦

  9. Aynısının çalışan anne tipiyim ben de… Oğlum 13 aylık olmak üzere, 3 aylıkken işe dönmek zorunda kaldım, o gün bugündür, gözüme girmedikçe kaşlarımı aldırmaya bile gitmiyorum, oğlumu bırakıp bir arkadaşla kahve içmek ütopya benim için. Evdeysem onunla olmalıyım, aksi halde çok büyük vicdan azabı çekiyorum. Aslında tıpkı Özden’in dediği gibi eşimle el ele yürümeye çok ihtiyacım olduğunun farkındayım, her hafta perşembeden ya da cumadan bu hafta yapalım diyorum ama hafta sonu gelince içim acıyor, bırakamıyorum oğlumu. Hafta içleri sadece 3 saat geçirebiliyoruz birlikte, hafta sonu kendi keyfim için onu yine bırakmaya hakkım olmadığını düşünüyorum. Hasta mıyım? 🙂 Ama şimdi Selen’in bana bağımlı bir çocuk oldu dediğini okuyunca içim ürperdi. Ona iyilik edeyim derken kötülük mü ediyorum…

    • Burcucum, ben de çalışıyorum ama bu konuda nispeten şanslıyım sanırım, evde kurduğum ve part time çalıştığım bir işim var, ingilizce öğretmeniyim ben ve özel ders veriyorum, günde ortalama 3-4 saat çalışıyorum ,durum böyle olunca da Kemal Emir doğduktan sonra hiç ara vermedim işime, daha 2 aylıken başladım tekrar ve omzumda uyurken tahtanın başında ders anlattığımı çok bilirim ben… hatta emzirirken ,altını değiştirirken bile… sınav dönemlerinde kabus bir yoğunluk olsa da tabi ki benimki full mesai yapan annelerle kıyaslanamıycak bir durum, senin durumunda da çok hak veriyorum böyle hissetmene,ama herşeyin bir zamanı var inan, o zaman gelince içinden bir ses dur diyecek sana, sen o sese kulak ver sadece…öpüyorum çok…sevgiler:)

      • Aylarca böyle bir iş yapabilir miyim diye düşündüm, Doruk adam oldu hala düşünüyorum. Çalışmak istemeyen çalışan annelerde durum daha vahim oluyor sanırım Özdencim, benimki gibi… Kaç gündür istifa etsem nasıl olur diye plan hesap kitap yapıyorum, hayal kuruyorum her gün gezdiririm oğlumu diye… Tedavim yok tedavim 🙂 Ama dün kaşlarımı aldırdım 🙂

  10. Özdencim ikinciyi doğur. Çok iyi geliyor. 🙂

  11. bende mi bir gariplik var acaba? kızım 2,5 aylıkken işe döndüm; hem de anneme değil bakıcıya bırakıp. 3 aylıktan beri her ay ortalama 2-3 gece iş nedeniyle şehir dışında kalmak zorunda olduğumdan bakıcısıyla kalıyor o gecelerde. En son bu ay bir hafta boyunca şehir dışındaydım. Üzülmüyor muyum, üzülüyorum tabi ama kendimi kahretmedim hiç; böyle olması gerekiyordu, şartlar bunu gerektiriyordu. evet, iş dışı her boş anımı onunla değerlendirmeye çalışıyorum, uyanıksa sadece onunla ilgileniyorum, mümkün olduğu kadar onun düzenini bozmayacak şeklide, yemek-uyku saatlerine özen gösterecek şekilde hayatımı planlıyorum ama haftasonu eşime bırakıp kuaföre giderken hiç vicdan azabı duymuyorum; en kötü onu da yanımda götürüyorum (2,5 aylık olduğundan beri, şu an 10 aylık). annem geldiğinde ona bırakıp sinemaya gidebiliyorum, hem de hevesle. yanlış anlaşılmasın, bunları “doğrusu bu” diye yazmıyorum; yukarıdaki yorumlar o kadar birbirine benzer ki, gerçekten a”acaba bende bir sorun mu var?” diye düşünüyorum???

  12. ben de tam aksiyim galiba.. biraz peşimden gelse içim sıkılıyor. çok seviyorum çocuğumu-çocuklarımı ama sanırım oğlumun çok bağımsız bir bebek olması, bunun sonucunda çok rahat bir annelik geçirmem buna sebep. ikinci bana bağımlı, bensiz olamıyor ve ben de bundan bunalıyorum. hayır, kötü anne değilim, öyle de hissetmiyorum ama kendime özel alan açmak için de deliriyorum.

    • kötü anne değilsin tabi, ayrıca kimseyi iyi anne kötü anne diye etiketlemek kimin haddine, gerçekten de sana bağımlı bir çocukla yaşamak çok zor!!! bunaltıyor insanı, deli gibi sevsende eninde sonunda bi ooooof diyor insan,hak veriyorum…

  13. Muhteşem bir yazı, tebrikler!!!

  14. Cok begendim yazıyı.. Nedir bu sürekli sucluluk hali..Nedense bir uzman da cıkıp, cocuklarınıza bagımlı olmayın, rahat bırakın onları da kendinizi de demiyor..Ya da ben mi rastlamıyorum bunlara? Saglıklı cocuk icin kesinlikle saglıklı anne baba sart ve etrafımızda daha cok anneliğin ne oldugunu bilen arkadaslara..

  15. çok sevindim umut geldi içime,annemee aslaaa bırakamıyorum 6 aylık oglum babasındayken rahat diilim ki, kayınvalıdem ust katımda o alırsa eger butun sesleri kapatıp yarım saat yukarıyı diniyerek oturuyorum ve o yarım saat geçmiyor ki en cok ona guveniyorum

    • Özgecim daha erken aslında ama yavaş yavaş başlamak lazım ipleri gevşetmeye…her gun yarım saat olayı çok iyi, emin ol iyi bakıcaklardır, hatta emanet diye daha da özeniceklerdir, sen bi çık hava al o yarım saat içinde, kafanı dağıt, evde oturup bekleme, iyi gelicek inan bana:) hadi:)

  16. sevgili Özden, söylediklerine katiliyorum, ancak biz mutlu olursak bebeklerimiz mutlu oluyor. Ben de sanirim senin gibiydim biraz ilk baslarda, kimseye güvenip birakamiyordum, yurtdisinda olunca da ailelerden uzakta tek cözüm bakici ve ya kresti. Bakicilar maalesef buram buram sigara kokunca kanim hicbirine isinamadi ve kreste karar kildim. 7 aylikken basladik, ögleden sonralari 4 saatlik bir programa. Ama benim yavru bir türlü alisamadi baslarda. Burda cok yavas bir alistirma süreci yasiyorsun, her cocuga özel bir sekilde. Neyse uzatmayim, bizimki 1 ayi gecti nerdeyse. Sonra kresin sahibesi, eski bir cocuk hemsiresi bayan, beni kenara cekti, dedi ki, siz onu birakmadiginiz icin alisamiyor. Yani ona bensiz mutsuz olabilirsin mesajini yolluyorsunuz, onun bagimsiz olmasina izin vermiyorsunuz dedi. Önce kendi icsel bakisini degistirmelisiniz, onun sizsiz mutlu olacagina kendiniz inanmalisiniz manasina gelen birseyler demisti ki, bence hakliydi. Simdi cok rahatiz ikimiz de, o 4 saat hem bana hem ona ilac gibi geliyor. Kres oldugu ve cocuk bakma konusunda egitimli insanlarin, diger cocuklarin bulundugu bir ortam oldugu icin de ayrica icim rahat.

  17. Merhaba.Yazınıza bayıldım.kızım 10.5 aylık suan.:Çalışmayan bayanım ama evde sadece bebegımle ugrasmak bazen zorluyor beni.hafta sonları dışarı çıkıyoruz.Bi yerlede yemek yıyoruz.Ailelerde uzakta guvendıgım kımsem yok cevrede.Ne zamandır sınemaya gıdemıyorum mesela?Eski gunlerımı özlem duyuyorum..

  18. Ben de çalışan bir anneyim ve bakıcımız var. Haftada bir gün çarşı iznimiz var:) Oğlum uyuduktan sonra (8’de) eşimle ya da o yoksa arkadaşlarımla çıkıyorum ve bakıcı kalıyor yanında. Nasıl iyi geliyor anlatamam. Oğlum 11 aylıkken de babaanne ve bakıcısıyla 1 hafta bırakıp eşimle yutdışına gittik. Çok çok zor geldi bana ama bizim evlilik elden gidiyordu yapmak gerekti ve oldu. Şimdi o kadarda katı bakmıyorum onsuz kaçamak planlarına. Anne oldum evet ama Deryayım ben hala ve onu beslemezsem oğlumu da besleyemem ki..Temmuzda oğlumla Eylülde eşimle planımız var şimdi duyan herkes kınayarak bakıyor farkındayım ama sallamıyorum ve sözün özüyle bitiriyorum: Mutlu anne=mutlu çocuk

  19. Merhaba. Sevgili Özden,insan zamanla tecrübelenip zamanla pişiriyor hakikaten..sana katılıyorum..bir annenin evladı bırakıp dışarı vs çıkması için annenin belli bir zamana ihtiyacı oluyor ancak ondan sonra bırakabiliyorsun.. okul zamanı gelince de yanında sırada oturmayacağız değil mi?? ama bebekken öyle değil bırakılmıyor..
    Bende aynı dertten muzdariptim..ama artık güvendiğim birisi! ki özellikle varsa anneanne ve babanne onlara bırakyor, dışarı çıkabiliyorum ancak ozaman aklım evde çok kalmıyor..
    Bu arada “Evlat” sahibi, olunca, nasıl da eşler ikinci plana itiliyorlar değil mi? Onlara da yazık..

    • aynen katılıyorum, bu eşlerin ihmali konusu çok fena:( hele de çok isteyerek özlemle hamile kalmışsak doğurunca gözümüz çocuktan başkasını görmüyor malesef…valla bende durum aynen böyle oldu, eşimin tahtı tamamen sarsıldı,hatta el değiştirdi:))

  20. Merhaba, tam da hissettiklerimi anlatmış bu cümleler. Ben çalışırken çocuğunu büyütmek için işten ayrılan annelerdenim..şuan oğluşum 5 aylık ve 10 dakika bile bırakıp gittiğimde içimde bir telaş bir kabus..hayatım sadece oğlum oldu…2 ay sonra en sevdiğim arkadaşım evleniyor ve ben şimdiden tasalanıyorum nasıl bırakıp gidicem düğününe diye:(( senin yazdıkların bana da umut oldu…bir gün normale dönebilirim umarım:)) artık normali ne ise:((

    • Sezencim merhaba, bende 38 günlük oğlumu alıp kızkardeşimin düğününe gittim:) tabi napıcam nasıl edicem stresinden süt kanallarım tıkandı düğüm düğüm oldu düğün günü:( Allahtan bi akıllılık edip o gün ve gece için bir bebek hemşiresi ayarlamıştık, doğum yaptığım hastaneden bulmuştuk, onlar bu konuda çok uzman, çok rahat ettim gerçekten, heryere beraber gittik, kuaföre, gelin almaya,düğüne:)yanımda götürdüm oğlumu, uygun bir oda ayarladık ,arada gidip emirdim, kontrol ettim, böyle çözdük olayı,oğlumda bitanecik tiiiiiiiiiizesinin en güzel gününe şahit olmuş oldu,bende orda rahat etmiş oldum:) annelik= çözüm üretme sanatı:)

  21. Merhaba,
    Ben kizimla birlikte,tek basimiza, cok guzel bir 18 ay gecirdikten sonra, bir yandan cok mutluyken diger yandan hep birseylerin eksik kaldigini, cepten yedigimi,koreldigimi hissederek, ani bir sekilde karsima cikan ilk is firsatini degerlendirerek 1 ay once ise basladim. Kizimla daha 5 saatten fazla ayri kalmamisken,1 haftaligina yurtdisina gittim is icin. Bir yandan cok zor geliyor ama diger yandan kendim icin iyi bir sey yapmis oldugumu dusunuyorum. Henuz esimle aksam yemege cikabilme,sinemaya gidebilme mertebesine ulasamamis olsak dahi (kizimi birakacak kimsemiz olmadigi icin) o gunleri de sabirsizlikla bekliyorum. Kotu bir anne miyim ? Sanmiyorum, bence de Mutlu anne=mutlu cocuk. Yalniz bu arada annenin mutlu kalabilmesi icin esiyle de mutlu olmasi gerekiyor. Sanirim o noktada cocuktan sonra , “herseyi en iyi ben bilirim” anneye artik aldirmayan, nasil olsa kendisine ihtiyac olmayacagi icin, her daim kendi rahatini on planda tutan bir baba yarattim kendi ellerimle, iste bu konuya cok acil bir cozum bulmam gerek, zira cok yoruldum ve bunaldim … Sevgiler

    • @duygu
      anneye artik aldirmayan, nasil olsa kendisine ihtiyac olmayacagi icin, her daim kendi rahatini on planda tutan bir baba yarattim kendi ellerimle, iste bu konuya cok acil bir cozum bulmam gerek, zira cok yoruldum ve bunaldim…
      yazmaya çalıştığım cümle işte bu dedirttin bana. aynısını ben de yaptım, yapmışım hatta farkında olmadan.. bir eşim var ama yok ne hikmetse.. en çok zorlayan da bu aslında. tabi bunda işinin yoğunluğu, rahatsızlıkları da etken. ama öyle yalnız hissediyorum ki, kimse o boşluğu dolduramıyor. bir çözüm bulursan benimle de paylaş olur mu 🙂

      • Aysegulcum inan artik catlama ve de patlama noktasindayim …konus konus nereye kadar, hele ki karsindaki insan ilgisini cekmeyen hic bir konuda konusmaktan hoslanmiyorsa. Isin kotusu, yaptigin iyilik kisa sure sonra gorevin haline geliyor. Inan ben de bilmiyorum su anda ne yapmam gerektigini. Ama mutlaka bir cozum bulmak gerek, yoksa hayat cekilmez. Belki biraz kendimize donup yaptigimiz hatalari gozden gecirmemiz lazim. Ama bazi seyler kemiklesince, normale dondurmek de zor.sanirim hem anne, hem es, hem calisan anne olmak,herseyi birden mukemmel otesi basarmaya calismak bizi zorluyor. Ikimize de, ve bu durumda olanlar varsa, hepimize, kolayliklar diliyorum. Yasadiklarimizi paylasmaya devam edelim, belki bir cozum bulunur. Sevgiler
        Duygu

        • yazdıklarınızı okuyunca düşündüm, biz hakkaten neden böyle amazon kadını moduna girip aman da herseyi ben tek başıma başarırım oluveriyoruz bi anda…ne gerek var, niye ekstra güçlü kadını oynuyoruz ki…erkekler de hoşlanmıyor bu durumdan aslında, biraz onlardan yardım istememiz ,onları da taa en başından işin içine katmamız lazım, sonra tabi alışınca rahatlığa, e karım herseyi bensiz de beceriyor niye rahatımı bozayım ki oluyorlar haklı olarak, biz yapıyoruz onları böyle bence! yani çoğu zaman:( işbölümü şart arkadaşlar! Zeyna olmaya gerek yok! sorumluluk vermemiz lazım, arada da biraz pohpohlanmayı seviyo galiba erkekler, bak ne güzel yaptın, sensiz bunu başaramazdım yada çok zorlanırdım falan demek lazım heralde arada …bilemiyorum…

  22. Benim canım arkadaşım, kalemine sağlık….
    Ne kadar güzel yazmışsın, her zaman ki gibi…
    Yine gözlerim doldu, seni çok sevdiğim ve de çok iyi tanıdığım için tabi….
    Anne olmak = vicdan azabı çekmek… çok doğru..
    Ama bunun yanısıra en güzel duygu…
    Biliyorsun ben de yaşadım bu bağımlılık durumlarını ve yaşamak da en normali aslında …
    Hayatta verdiğim en doğru karar çalışmaya ara verip kızıma bakmak oldu…
    Her şeye değer…
    Önemli olan bu bağımlılığı azaltarak hayata devam edebilmek…
    Aslında çocuklarımız için en faydalısı da bu…
    Çocuklarımız için yapabileceğimiz 3 şey:
    Onu koşulsuz şartsız sevdiğini hissettirmek ve söylemek…
    Kaliteli vakit geçirmek, onun oyununa dahil olmak…
    Onu can kulağıyla dinlemek ve söylediklerine değer verip, ona cevap vermek…
    Yani kısacası özgüveni gelişmiş bir çocuk yetiştirmek…
    Ben kızım Mina’yla sohbet etmeyi çooook seviyorum
    Onun her söylediği benim için çok değerli…
    Ve çalışarak birşeyler kaçırdığımı da düşünmüyorum…
    Her ikisi beraber yapılabilir ve de gerçekten iyi gelir…
    Hayata ara verelim ama birazcık, ona da ihtiyacımız var çünkü…
    Sonra dönüşümüz muhteşem oluyor:)
    Eeeee? Ne zaman kahve içiyoruz?????

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: