Blogcu Anne

4* Adım Elif Doğan. 2006 Kasım doğumlu Deniz ve 2010 Mart doğumlu Derin adlı iki afacan oğlanın annesiyim.

“Çalışmayan”, daha doğrusu “evde çalışan” bir anneyim. Çocuklarımla evde kalabilme lüksüm olduğu için şanslı olduğumun bilincinde olsam da, sürekli çocuk bakmanın (hele de Türkiye şartlarında alışılagelmiş olan bakıcı faktörü olmadan) yer yer verdiği buhranı üzerimden atmak, ve gün sonunda “Bugün sadece kendim için ne yaptım?” sorusuna “Hiçbir şey”den başka bir cevap verebilmek için 2009 Nisan’ında bu blogu tutmaya başladım.

* Amerika’da yaklaşık 10 sene okuyup, çalışıp, yaşadıktan sonra Deniz iki aylıkken Türkiye’ye döndüm. Uzun süre yurt dışında yaşayıp kendi ülkesine dönüşte hayata adapte olmaya çalışan birçok insanın yaşadığı ‘kültür şoku’nu henüz atlatamadım; atlatıp atlatamayacağımdan da emin değilim.

* Deniz’i Miami’de, Derin’i ise İstanbul’da doğal yollarla (herhangi bir ilaç ya da tıbbi müdahale olmadan) dünyaya getirdim. Bu tecrübeler sonunda bir kadının hayatında yaşayabileceği en mükemmel tecrübe olan doğumun beni de yeniden yarattığına inandım. Pozitif Doğum Hikâyeleri adlı ikinci blogumda güzel ve gerçek doğum hikâyelerine yer vererek Türkiye’de doğal ve normal doğuma karşı olan ön yargının yıkılmasına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Bu konuda Açık Radyo’da katıldığım ve doğum hikâyemi de anlattığım Doğum Günü adlı programa burada yer verdim.

* Aramıza katılmak için bir ay acele eden ikinci oğlum Derin’e hazırlık serüvenimi ve hamileliğimde ilgili haftalık izlenimlerimi Hafta Hafta Blogcu Gebe bölümünde paylaştım.

* Emzirme Reformu‘nun fikir annesiyim. Çalışan Gebe ile birlikte hazırladığımız Emzirme Reformu Manifestosu giderek büyüyen bir sosyal hareketin çıkış noktası oldu.

* Çocuklarımı iki dilli olarak yetiştiriyorum. Çocukların 4-5 yaşına kadar bir o kadar dili rahatlıkla öğrenebildiği gerçeğinden hareketle ben de, babaları da onlarla evde İngilizce konuşuyoruz.

* Çocuklarıma bebekliklerinden beri kitap okuyorum. Giderek büyüyen, gerek İngilizce, gerekse Türkçe kitaplardan oluşan kütüphanesindeki kitaplarını Deniz ve Derin’in Kitaplığı‘nda paylaşıyorum.

* Sevmediğim halde işletme okuyup, üzerine bir de işletme yüksek lisansı yapıp, yetmedi doktoraya yeltenip şükür ki orada durduktan sonra beni mutlu eden şeyin başkalarını mutlu etmek olduğunu fark ederek profesyonel hayatımda sivil toplum örgütlerinde çalışmayı tercih ettim. Şimdi de yine aynı “başkalarına faydam dokunsun” mantığını “sosyal sorumluluk” etiketi altında blogumda devam ettirmeye çalışıyorum.

* “Sence Amerika’dan Türkiye’ye dönüş yapalım mı?”, “Bebeğimi nerede, nasıl yatıracağıma karar veremiyorum; sen Deniz’i yanında mı yatırdın, ayrı mı?”, “Normal doğum yapmak istiyorum ama korkuyorum, ne dersin?” gibi ve akıllara gelebilecek her türlü soru için her daim blogcuanne@gmail.com adresindeyim. Her ne kadar “her e-maile 48 saat içinde cevap verilmeli” prensibime eskisi kadar sadık kalamasam da eninde sonunda geri dönüş yapıyorum.

* Yazılarımın altındaki “Yorum yapın” bölümünü reklam ve ticari kaygı güden tanıtım amaçlı yorumlar dışında her türlü yorum ve fikir paylaşımı için açık tutuyorum. Reklam ve sponsorluk konuları için: blogcuanne@gmail.com

104 Yanıt

  1. Merhaba, Denizin iki dille büyüömesi büyük şans, şu an kaç aylık deniz.?

    • Deniz Kasım 2006 doğumlu, yani 32 aylık oldu. İki dille büyüyor olması bizim de çok hoşumuza gidiyor ama çok da kolay olmadı açıkçası. İnsanın çocuğuyla kendi dilinden başka bir dilde iletişim kurması zor bir işmiş… İşe yaradığını görmek ise zahmete değiyor. 🙂

      • Üzerinde durulduğunda çabuk öğrendiğini görüyorum , ancak annein özellikle ana dili olmayan ikinci bir dilde bebeğine sürekli konuşması zor oluyor. Bir ara heves ettim, bir süredir bıraktım 😦

  2. Ben de 10 yıllık cok yogun bir hayatından sonra kızıma daha cok vakit ayırma luksu olan annelerden oldum. İşlerimi cok azaltma lüksüne ve bana kızıma bakmam icin her turlu destegi saglayan bir ese sahibim. Fakat soylediklerinin hepsini ben de yasıyorum. Yine 1 yasındaki kızımla beraber olabilmek herseyden daha guzel..

    • İnsan ister istemez bazen kendini boşlukta buluyor, değil mi? Eşinin desteği gerçekten önemli… Demek sen de şanslı annelerdensin, ne mutlu!

  3. merhaba,
    sitenizi yeni gördüm.iyi ki gördüm.ben de üniversiteyi bitirince evlendim ve hiç iş hayatına girmeden, anne oldum.sosyal bir hayata alışkın olan bayanlar için oldukça zor ev hayatı bence.üstelik “anne olmak “en zor zanaat.hiç bitmeyen bir mesai…sizi kararınızdan ötürü tebrik ederim.ve dilerim; sizin gibi annelerin sayısı artar…

    • Teşekkür ederim Ensar Bera’nın Annesi… Dediğiniz gibi çok zor bir iş: tatil yok, mesai yok! 🙂 Yine de böyle bir tercih yapabildiğim için şanslı sayıyorum kendimi.

      Sevgiler…

  4. Blogcu Annecim,

    uzun zamandır girip (tekrar) göz atma şansım olmamıştı bloguna… Epey geliştirmişsin; tebrik ederim!… Ayrıca, Türkçe’yi bu kadar düzgün kullandığın için de hem tebrik hem de teşekkür ederim 🙂

    Sevgiler…

    • Teşekkür ederim Müge’ciğim. Bu işi başıma sarmış kişi olarak, bir gün Blog Oscar’ı kazanırsam teşekkür etmeyi unutmayacağım kişiler arasında ilk sıralarda yer alıyorsun 🙂

  5. merhaba
    çalışmıyorum diyerek sanki boş boş oturan birisimiş gibi bahsediyorsun ilk cümlelerinde..benc ekendine çok haksızlık ediyorsun.. en az çalışan anne kadar meşgulsün bence.. oğlunun iki dil büyümesi büyük şans.. blogunun eski halini bilmiyorum ama şu hali bence çok çok iyi.. bend eyeni geçtiğim için süreklideğiştiriyorum..içime sinen bişey bulamadım..darısı başıma.. ekledim seni listeme 🙂

    • Aslında ÇALIŞMAYAN kelimesini tırnak işareti içine alarak oradaki ironiyi vurgulamaya çalışıyorum, ancak belki de ben de zaman zaman inanmıyorum o ironiye. Deniz’in Babası bazen yaptığım işi küçümsediğimi düşünüyor. Evde kalmak her ne kadar kendi seçimim olsa da profesyonel hayattaki bazı tatminleri arıyor insan, ve gün sonunda -dokunulabilir olarak- eline geçen tek şey mesela sofraya koyduğun yemek olunca “Ben bunun için mi okudum?” diye düşünebiliyorsun.

      Geriye dönsem tercihimi değiştirmezdim, nitekim yoldaki şahısla da bir süre evde kalabilmeyi istiyorum. Ancak ağır geldiği zamanlar olmuyor değil. Bu blog da bu yüzden doğdu zaten 🙂

      Eski hali koyu fondu, sanırım en olumlu tarafı her post’un tek tek göze çarpmasıydı. Ancak hala oynuyorum, her an her şey olabilir 🙂

      • bence küçük bebeğinide büyütüp mesela okula gitme yaşına kadar büyütüp sonra mutlaka çalışmaya başlamalısın. ki zaten öyle düşündüğüne inanıyorum:)

        • Aynen öyle düşünüyorum. Daha doğrusu, iki numara okula gidene kadar bekler miyim bilmiyorum. Biraz daha sabırsız olabilirim 🙂

  6. Okumak sadece para kazanmak icin olmuyor Elif. Ben de “bir insan yetistiriyorum diyorum” isimin adına. Okudugun icin, bugun ogluna daha bastan iki dilli bir hayat sunabiliyorsun. Okudugun icin, kendini geliştirip ona cok daha faydalı olabiliyorsun. İnsanın çalışma durumu para kazanmasıyla ölçülemez. Verimliliği ile ölçülebilir. Bizler çok verimli bir iş yapıyoruz. Sen işe dönmen gereken zamanı eminim hissedersin. 2 numara da birinci kadar şanslı olacak eminim.

    • Çok ilginç… Ben de yeni tanıştığım insanlar “Ne iş yapıyorsun?” diye sorduklarında “Çalışmıyorum” değil de “Oğlumu büyütüyorum” demeyi tercih ettim hep. Bir şeyleri ispatlama çabasında olduğumdan değil de, gerçekten işimin o olduğunu düşündüğüm için.

      Beni yer yer bunaltan şey bu kadar okuyup da para kazanmıyor olmaktan ziyade, kendim için bir şey yapmıyor olmak, Deniz’in gelişiminden ve evdeki yemekten başka elle tutulabilir bir şey üretmiyor olduğumu düşünmekti sanırım. Blog tutmaya başladıktan sonra bu değişti. Eminim sen de benimle aynı konumda olduğun için anlayacaksındır. Paylaştığım şeylerin birilerini tarafından takdir ediliyor olmasını görmek, işe yaradığını hissetmek bende terapi etkisi yarattı.

      Yüreklendirici sözlerin için çok teşekkür ederim, çok önemli benim için…

  7. Merhaba Elif;
    Benim de Ağustos-2006 doğumlu bir oğlum var,mimarım,9 yıl çalıştıktan sonra şu anda ben de aynı senin gibi oğlumu büyütüyorum,yani seni çok iyi anlıyorum diyebilirim sanırım 🙂 anne olmanın zorluğunu,çocuğunu büyütmenin güzelliğini,ara ara yaşanan buhranları,ben de senin gibi 2.ye hamile kalayım,onu da biraz büyütüp çalışmaya başlayayım diye düşünsem de eşim 2. çocuğu hiç istemiyor,çünkü çok yoğun çalışıyor ve vakit ayıramadıktan sonra ne anlamı var diye düşünüyor..ben de bir daha iş yaşamına dönememekten korkuyorum..
    birşeyler yapmak adına ben de bir blog yazıyorum ama daha çok acemiyim,yine de ara-dıra ziyeretçimiz olursan memnun olurum..
    sevgiler..

    • Hoş geldin Hatice! Blogunu paylaştığın için teşekkür ederim. Hemen ziyaret ettim, ancak Elif Şafak’ın Aşk’ıyla ilgili yazını görür görmez orayı es geçtim, nitekim kitabı henüz okumadım 🙂

      İkinci çocuk da ilki gibi eşlerin karar vermesi gereken bir şey tabii ki… Ancak ikinciyi yapmanın sebebi daha çok birinci için, en azından bizim durumumuzda öyle oldu. Benim eşim de çok yoğun çalışıyor, evde olduğu vaktinin tümünü Deniz’le geçirmeye çalışıyor. Deniz’den önceki hayatımızda ikimiz birlikte bir şeyler yaptığımız kadar tek başımıza da takılırdık. Şimdi o büyük ölçüde bitti, iki numara geldikten sonra o günleri hatırlamayacağız bile herhalde.

      Yine büyük bir değişiklik olacağı kesin hayatımızda, ve çiftlerden her biri aynı beklenti içinde olmazsa huzursuzluk olacağı kesin. Umarım siz de istediğiniz şekilde mutabakata varırsınız.

      Tekrar teşekkürler ziyaretin ve yorumun için. Paylaşmak üzere…

  8. Merhabalar, ben de 34haftalık hamile bir anne adayı ve 5yıldır klinikte yetişkinlerle ve özel eğitim gerektiren çocuklarla çalışmış bir fizyoterapistim. 26haftalıkken işi bıraktım ve 2yıl dönmeyi düşünmüyorum. kızımı büyütmek istiyorum. insanlar bu süre olayını şaşırarak karşılıyorlar bense sizi şuan tanımaktan dolayı mutluyum. doğal doğum istiyorum ve sizin endişelerinizin aynısını taşıyorum. şuana kadar 5,5kg aldım, egsersiz, solunum, gevşeme ve yürüyüş programım var. genel ve uzun bir liste halindeki 🙂 gebelik şikayetlerinden sadece birkaç kaburga batması ve hafif bel ağrısı yaşadım. bebeğim gayet sağlıklı. Allah’ın izniyle müdahalesiz bir doğum olması için sizin de iyi dileklerinizi bekliyorum. yalnız olmadığımı biliyorum, güzel ailenizle mutlu günler…

    • Hoş geldin Burcu! Beni bulmana ben de çok sevindim.

      Ne güzel, sanırım her şeyi bilinçli yapıyorsun, umuyorum istediğin gibi sonuçlanır. İletişim halinde kalırsak çok sevinirim, doğum hikayeleri duymaya bayılıyorum çünkü! 🙂

      Bebeğinle evde kalma imkanın varsa bence de bunu değerlendirmek en iyisi. Tabii ki geçici bir süreliğine… İki yıl bence de çok uygun, benim daha uzun sürdü ama hep arkasından ikincinin geleceği düşüncesiyle toparlanıp dönemedim. Şimdi bir süre daha evde olacağım, sonra bakalım…

      Tekrardan hoş geldin. Bebeğini sağlıkla kucağına almanı diliyorum. Sevgiler…

  9. Selam;

    Bence iki dil ogretmekle cok iyi bir is yapiyorusunuz. Biz de 7 sendir amerikadayiz, benim oglum 2007 kasim dogumlu. Seneye Turkiyeye donme planlarimiz var. Acikcasi biraz endiseliyim, belki siz bana soylersiniz onceden neler beklemeliyim ya da beklememeliyim? yani nasil alisabildiniz mi?

    • Merhaba Özge,

      Nereden başlasam… Beklemen ve beklememen gerekenler başlı başına bir blog konusu aslında 🙂 Beklemen gerekenler: bozuk kaldırımlar, trafikte saygısız insanlar, orada alışmış olduğunun üç-beş katı fiyatına bebek eşyaları, İstanbul’da yaşayacaksan (ve eğer halihazırda NY’ta yaşamıyorsan) alıştığının çok ötesinde adım-atsan-para kavramı. Öte yandan yardımsever insanlar, iş gücünün ucuz olması sebebiyle orada alışık olmadığın kadar yardım bulabilme imkanı, gevşek kuralların ya da kuralsızlığın getirdiği pratik çözümler… Bir çırpıda özetleyebileceklerim bu kadar, daha fazlasını istersen bana e-mail gönderebilirsin, sıkılmadan yazarım: blogcuanne@gmail.com

      Biz döndüğümüzde Deniz henüz iki aylıktı. O yüzden onun buraya alışması gibi bir faktör söz konusu olmadı. Senin oğlun yaşça daha büyük olacağı için sanırım bir de onu dikkate almanız gerekecek. Bence onu da önceden hazırlamaya başlamak çok iyi bir fikir olur.

      Sevgiler…

  10. Blogcu anne;

    Ozet icin cok tesekkurler…spesifik sorularim olursa sana e-mail atacagim. Dedigin gibi Derini de hazirlamaya calisacagim, eger donme durumuz kesinlesirse:) Derin insani ve ilgiyi cok seviyor, muhtemelen kolay adapte olur turkiye ortamina…anneanne babaanne dedeler ooh simaricak valla…
    Bir suru avantaj ve dezavantaj, biz de ayni sizin gibi okula gittik ve de calisiyoruz, artik donsek demeye basladik, cunku en uygun zaman simdi…sonra donmek daha da zor olucak biliyorum…Aile ozlemi cok fazla, tabii memleket ozlemi de…eminim beni cok iyi anliyorsun:)

    Sevgiler…

  11. Elif Hanım,
    Bu kadar annenin arasında tek baba olarak sırıtmak istemezdim ama ebeveynlikle ilgili olmasa da duygularınızı paylaştığım bir konu var:kültür şoku. Ben ve eşim Amerika’dan döndükten sonra çok uzunca bir süre “aman allahım,bizim memleketimiz hep böylemiydi,yoksa biz uzaktayken buraya bişeyler mi olmuş?hani bizim insanımız çok yardımseverdi?hani çok misafirperver bir millettik?” şeklinde yaşadık. insan GERÇEK medeniyeti gördükten sonra kendi memleketine tekrar adapte olmakta çok güçlük çekiyor,hatta “keşke hiç gitmeseydik,oraları hiç görmeseydik,birbirine öylesine saygılı o insanları hiç tanımasaydık keşke,şimdi herşeye bu kadar şaşırmaz ve üzülmezdik” dedik yıllarca. ama sonunda geçti hepsi, yaklaşık 4 sene oldu döneli ve artık “hiç gitmemiş” gibi yapabiliyoruz:)
    PS:Yeni bebeğiniz hayırlı olsun,adaptasyonunuzu hızlandırır umarım

    • Rica ederim, çok sevindim bir baba olarak ziyaret etmekle kalmayıp yorum yazmanıza…

      Paylaşımınız ve iyi dilekleriniz için de çok teşekkür ederim. “Hiç gitmemiş gibi yapmak” mümkün olacak mı?… Belki dediğiniz gibi bir süre sonra. Ancak daha dün akşam bir arkadaşlarımızla yemekte konuşurken hala orada bazı şeylerin ne kadar farklı, ne kadar medeni olduğundan bahsediyorduk.

      “Keşke hiç gitmeyseydik, oraları hiç görmeseydik, bilmeseydik”i biz de çok yaşadık. “Ne gerek vardı, ne güzel mutlu mesut -olmasa da- yaşıyorduk memleketimizde” dedik.

      Ancak zamanla insan her şeye alışır ya… Buna da alışıyoruz. Yine de arasıra dürtüyorlar. Örneğin “domuz gribi yüzünden okulları dezenfekte edecekler” gibi anlamlandıramadığım haberler duyunca şaşırmaktan alıkoyamıyorum kendimi…

      Tekrar teşekkürler yorumunuz için. Sevgiler…

      • merhaba,
        evet domuz gribi yüzünden okulları dezenfekte etme ihtiyacı duyuyorlar. Çünkü normal zamanda da insanların hijyenik ortamlarda yaşama hakkı olduğunun hala farkında değiller malesef.

  12. Blogcu anne;

    yeni bebegini ben de cok tebrik ederim. Ikinciye cesaret eden anneleri cok takdir ediyorum…ben buna cesaret edebilicek miyim acaba?:)

    Gurkan demeyin oyle, aman neyse adapte olmussunuz sonunda:)

    • Çok teşekkür ederim

      Ben Deniz’i tek çocuk olarak bırakmayı hiç düşünmediğim için ikincisi planda hep vardı. Dolayısıyla cesaretten ziyade yapmam gereken bir şeymiş gibi düşündüğümden zorluklarını göz ardı etmeye, insanların “İkincisi çok daha kolay, aradan çıkıveriyor” yorumlarını dikkate almaya çalıştım. Yani beklentim o yönde, bakalım nasıl olacak? 🙂

    • Özellikle bebek olduktan sonra insan, kendisi için değil de bebeği için daha fazla üzülüyor. Çünkü şu anda orada olan arkadaşlarımızın hangi şartlarda bebeklerini büyüttüğünü görünce “dönmekle hata mı yaptık acaba” dememek mümkün değil
      http://www.babayizbiz.info

  13. Evet aslinda hep ole diyorlar:) ben tek cocugum, o yuzden ben de Derin’i tek birakmak istemem aslinda, ama bakalim zaman ne gostericek?

    artik 2. cocuk deneyimlerini paylasirsin bizlerle:)

    Sevgiler…

  14. Ah harika, uzun zamandır okuyamıyordum. 2. çocuk haberine çok sevindim. Deniz’e kardeş geliyor demek. Vay be. Bir gün acaba biz de cesaret edip deli Cevdet’e kardeşin olacak diyebilecek miyiz?
    Blogun yeni halini ben eskisine nazaran daha çok tuttum. Arka plan koyu renk olunca okuması zor oluyordu, göz yoruyordu. astiğmatım var da, belki sadece bana zor geliyordu, bilemiyorum. Neyse… Çok sevindim, rengini merak etmedim. İster pembe ister mavi olsun, hayırlı evlat olsun. en mühimi.
    Sevgiler.

  15. Elif hanim merhabalar,

    Burayi yeni kesfedenlerdenim ve verdiginiz tum bilgilerden dolayi da hem size tesekkur ediyorum, hemde bu bilgileri bizlerle paylastiginiz icin cok tebrik ediyorum. Cok yararli oluyorsunuz inanin..
    Ben de suanda esimle birlikte yurtdisinda yasiyorum ve bir bebek bekliyoruz. Sizin de 2. bebeginizi beklediginizi yeni ogrendim, ve cok sevindim. Hayirlisiyla insallah 2010 yilinda bebklerimizi saglikli bir sekilde dunyaya getiririz. Benim ilk bebegim olacagi icin biraz korku, heyecan sanirim daha fazla sizinkinden.
    Burdan yeni yazilarinizi ve hamilelikle ilgili haberlerinizi okumayi dort gozle bekliyorum.
    Buarada grip ten dolayi da hem Deniz`e hemde size cok gecmis olsun. Uamrim cok hafif bir sekilde Deniz de atlatir bu tatsiz grip olayini.
    Sevgilerimi yolluyorum size..

  16. KİSD – Çok teşekkür ederim. Yeni renkleri beğendiğine sevindim. Açık renk arka plan konusunda sana katılıyorum. Cesaret konusuna gelince… Bir anda geliveriyor, bir bakıyorsun yapıvermişsin. Eğer “burada duralım” diye kesin bir kararın yoksa bence Cevdet de gün gelir “Abi” olur derim ben 🙂

    Nilgün – Hoş geldiniz. Ben de sizi tebrik ediyorum, umarım sağlıkla kucağınıza alırsınız bebeğinizi. Kaçıncı haftadasınız bilmiyorum ancak ben 15’i bitirdim. Hafta hafta yaşadıklarımı anlatan bir bölüm üzerinde çalışıyorum, araya domuzdu gripti girmeseydi bitirmiş olacaktım. Yakında yayınlayacağım, faydasını göreceğinizi umuyorum.

    Sevgiler…

  17. Merhaba,
    İlk kez bugün kurcaladım sayfalarını, çok beğendim. İkinci hamileliğinin de rahat geçmesini ve istediğin gibi doğal doğum yapmanı diliyorum. Ben de 9 aylık bir kız annesiyim. Normal doğum yaparak kızımı dünyaya getirdim. Doğum sürecinde ve dikişler esnasında bile herhangi bir anestezi kullanmaksızın tamamlanan bu süreçten çok memnun kaldım. Doğumdan sonraki 1 hafta, tekrar doğurmak istersem biri bana bunları hatırlatsın derken, 10. günden itibaren; ikinci çocuğum olursa, onu da normal doğumla dünyaya getireceğim diyordum. 🙂 Sezaryen ile doğum yapan pek çok arkadaşım, aylar ve belki de yıllar boyunca inanılmaz bir bel ağrısı yaşadılar niyeyse…
    Normal doğum konusundaki ısrarına kesinlikle katılıyorum. Tam olarak göz atamadım ama umarım istediğin tarzda bir doktor bulmuşsundur.
    Sevgiler,

    • Hoş geldin Tannesi! Teşekkür ederim yorumların için. Evet, doğal doğum konusunda çok ısrarcı, hatta takık olduğumu söyleyebilirim 🙂 Böyle tecrübelerin paylaşılmasını da çok önemli buluyorum.

      Doktor konusunu şimdilik halletmiş gibi görünüyoruz, umarım beklediğim gibi bir doğum olur.

      Sevgiler…

  18. merabalar elif hnm tesadüf eseri girdim blogunuza yazılarınız çok hoşuma gitti kimya ögrt,. yi çalışmıyorum 6yaşndaki kızımı ve 22aylık oglumu büyütüyorum ve biraz zorlanıyorum açıkçası çalışmadıgım için kendimi işe yaramaz hissediyorum boşa okumuşum gibi geliyor ancak yazılarınız ve size yapılan yorumlara bakınc a aslıda evde çok önemli bişey yaptıgımı farkettim paylaşmak istedigim çok şey var nasıl blogcu olabilirim yardımcı olabilirmisiniz ayrıca sizinle görüşmeyide çok isterim şimdiden teşekkürler b

    • Hoş geldiniz. Paylaşmak istediğiniz şeyler varsa ben de blog tutmanızı öneririm, gerçekten terapi gibi geliyor insana…

      İlk yapacağınız şey WordPress (http://wordpress.com/) ya da Blogger (http://www.blogger.com/home) gibi bir blog sitesinden kendinize bir adres almak. Ben de blogger’dan başlamıştım, biraz ilerlettikten sonra WordPress daha hoşuma gitti.

      Bu öyle bir şey ki, oturup yazmaya başlayacaksınız, orasını burasını kurcalayacaksınız, ve zamanla kendinizi geliştireceksiniz. Ben teknik konuda çok bilgili, hatta hiç bilgili değilim, ama blog tutmak inanın neredeyse hiç teknik bilgi gerektirmiyor. Eğer amacınız sadece içinizi dökmekse tabii.

      Kolaylıklar dilerim.

  19. merhaba blogcuanne,
    Yeni evliyim.Uzun zamandır beraberiz eşimle. Çocuk istiyorum ama bir yandan da herkes gibi endişeleniyorum. Kariyerimde iyi bir mevkideyim ve şartlarımız çocuk için uygun sayılır.Tüm bu gelgitler ve karmaşık duygular içinde bugün sitenizi keşfettim. Samimi ve bilinçli enerjinizden dolayı tebrik etmek istedim.Sitenin içeriği, yazıların akıcılığı, netliği ve hatta esprili anlatımlardan keyif aldım.
    Deniz’de yoldaki arkadaşta çok şanslı..
    tekrar tebrikler
    yeni takipçiniz…

  20. Merhaba,
    Sitenizi gezdim ve cok güzel buldum severek okudum
    rabbim cocuklarinizi size bagislasin ne güzel ikincisini bekliyorsunuz
    benimde iki kizim var buyuk kizim 3 yasinda
    kucuk kizimda 2 yasinda kisa ara ile oldu ve bende
    almanyada yasiyorum yani ailece sizi cok iyi anliyorum
    benim cocuklar da iki dil ile buyucekler insallah
    hayirli pazarlar diliyorum

    ve annelerin bulusdugu paylasim adresine sizide beklerim cok memnun olurum

    http://www.herseycocuklarimizicin.com

    cocuk deyince akan sular durur……

  21. Gerçekten sizi tebrik ediyorum.

  22. Blogunuz gerçekten çok başarılı olmuş. Tebrikler, iyi çalışmalar dilerim.

  23. Yeteneklieller, HK_Bgm – çok teşekkür ederim.

  24. Elif hanim, blogunuzu cok icten buldum,tebrik ederim.Tecrubelerin aktarilmasi insanlara her zaman bir yon gosteriyor.Sizin 10 yil Amerika’da yasadiktan sonra Turkiye’deki dusunceleriniz benim kafamda bir yer etti..Insan 10 yildan sonra Turkiye’ye buyuk ozlemler duyuyor ve kosa kosa gidebiliyor Turkiye’ye..Ben d esim ve kizimla 13 yildir Amerika’da yasiyorum ve Turkiye hasreti icimizde bir ok…Uzakta olan seylerin insan hep iyi taraflarini hatirliyor nedense..Icinde yasarken de galiba biraz kotu taraflarini goruyor..Onemli olan her ortamda ve sartlarda mutlu olabilmeyi bilmek diyorum..

    Biz de kizimizi Amerika’da ozellikle kendi dilimizi de aksansiz (Turkce) konusabilmesi icin cok gayret ettik.Ingilizcesi kadar Turkceyi de mukemmel konusuyor.Bu nokta cok onemli cocuk yetistirirken.Zira Turkiye’ye tatil icin giden yurtdisinda yetisen cocuklar aksanli veya yarim yamalak Turkce konustuklarinda Turkiye’deki cocuklar tarafindan bazen dalga konusu olabiliyorlar,cocuklarimiz da Turkiye’den soguyabiliyor.

    Ben de gecen hafta kendi blogumu kurdum ve yillaridr emaillerde,yahoo gruplarda ucup giden,buharlasan bilgi ve tecrubelerimizi aktarmaya calisacagim.Wordpress’i tanima ve bloglar arasindaki iletisimin nasil gelistirilebilecegini incelerken sizin blogunuzu gordum tesadufen.

    Kendi blogumda acemiyim henuz,vakit buldukca gelistirmeye calisacagim;

    http://turkspedia.wordpress.com/

    Ozellikle 10 yil Amerika’da yasayan bir insan olarak asagidaki Amerika gozlemlerim size pek yabanci gelmeyecektir;

    http://turkspedia.wordpress.com/category/oguzhan-alay-yazilari/

    Ozelikle AYTEN yazim daha once bir baska sitede efsane olmustu, okumanizi siddetle tavsiye ederim:)

    http://turkspedia.wordpress.com/2009/11/23/ayteni-gordunuzmu/

    Gerekli yerlerde sizin blogunuza link verebilir miyim?..

    Amerika’dan memleketimize sevgiler…

    Oguzhan ALAY
    Houston-TEXAS

    • Hoş geldiniz. Blogunuzu paylaştığınıza çok sevindim. Tabii ki bana link verebilirsiniz.

      Yazılarınızı keyifle okudum ve, evet, çok tanıdık şeyler buldum. Takipte olacağım 🙂

      Sevgiler…

  25. aytene bayıldım:)))

    elifçim inşallah burdan görürsün yazımı: istanbula disney geliyor biliyormusun? ben araştırma yaptım ama sendende bişeyler duymak isterim doğrusu::

    • Zeynep – az önce bununla ilgili bir mail aldım. 20 Ocak-14 Şubat tarihleri arasındaymış, biletler Biletix’te satılıyormuş.

      Aklında bulunsun, bana e-mail de atabilirsin: blogcuanne@gmail.com. Yorumlara çok hızlı cevap veremeyebiliyorum, e-mail daha garantili…

  26. Tesekkurler:)

    WordPress’i calisiyorum iyice..Linkinizi de belli yerlerde verecegim..Harika bilgiler ve gozlemler var..

    Sevgiler,
    Oguzhan ALAY
    Houston-TX

  27. Merhaba Elif,
    M. Eğitimi grubu sayesinde blogunu ziyaret etme şansım oldu… Doğal doğum, Dr. Eren Hanım ve ilk kelimemizin “karga” olması ilk aklıma gelen ortak yanlar olunca yazmadan edemedim.
    2. hamileliğinin de hayırlısıyla sonuçlanmasını dilerim.

    Sevgilerimle,
    Hülya

    • Hoş geldin Hülya. Gerçekten de ortak yanımız çok, hele de önemli konularda 🙂

      İyi dileklerin için teşekkür ederim. Sevgiler…

  28. Tatlı bir bebek .. ve Anne değerlerini taşıyan yürekli bir kadın..

    Bloğunuz çok bilgi dolu..

    başarılarınızın devamını diliyorum.

  29. Güzel blog , güzel içerik ve güzel bir blogger 🙂

    Ablası anne olmayı düşünmüyorum keza istesem de olamam 🙂
    Fakat günlüğünün içeriği çok güzel takibe başladım diyebilirim

  30. Editör, AteistTanrı – Çok teşekkür ederim, hoş geldiniz…

  31. Blogu tam araştırma fırsatı bulamamıştım demin
    Şimdi gezdim epey, bu yazını da okudum ve ufak bir örnek vermek istiyorum

    Edebiyat öğretmenim’in karısı üniversitede ingilizce bölümünde öğretim görevlisi
    Çocuklarına ,senin başladığın yaştan yani konuşmaya başladığı yaşlardan ingilizce eğitimini diyalog ve telafuz olarak verdiler
    Şu an çocuk 10 yaşında ve ablam, telafuzu muhteşem , bir çok kelimenin türkçesini de öğretmediler ben pek anlamam , ingilizcem çok iyi değildir fakat ”umbrella” , ”exception” vb kelimelerin türkçesini bilmez çocuk bunun sebebi de , öğretmenimin eşinin söylediğine göre telafuzunu kolaylaştırmak için anahtar kelimeler oluşuymuş
    Bir nevi senin Deniz’in biraz büyük boyu bu 🙂

  32. Merhaba;

    Gecen gun internetten bakarken blogunu gordum. Yavas yavas okuyorum ilgimi ceken kisimlari. Su an amerikada yasiyor olmam ve ilk gebeligim oldugu icin yararlanabilecegim bircok konu var. tebrikler guzel blogunuz icin

    Emel

    • Hoş geldin Emel… Tebrikler! Yararlanabileceğini hissetmene çok sevindim. Soruların olursa bana e-mail de atabilirsin.

      Sevgiler…

  33. Merhaba Elif ve Denizin hikayesini görür görmez baktığımda keşfettim sitenizi.Eşim ve benim adım olunca dikkatimi çekti.Burdaki herkesin tecrübelerini çok olumlu anlattığını görünce yazmak istedim. Bende 25 haftalık hamileyim.Denizci olduğumuz için bebek tamamen sürpriz oldu bizim için ve adapte olmak çok zor oldu. Ama şükürler olsun ki hepsi geçti artık alıştık kızımla birbirimize. Bazen doğumdan inanılmaz korkuyorum ve zor bir durum olmadıktan sonra sezeryan istemiyorum.Pozitif doğum hikayeleri sanırım bana da iyi gelecek.
    Benim için faydalı bir blog teşekkürler
    Sevgiler

    • Hoş geldin Elif! Faydalı bulduğuna çok sevindim. Hep güzel hikayeler oku, olumlu düşün ve en önemlisi bebeğini sağlıkla kucağına al. Sevgiler…

  34. merhabalar elif,
    bloğunuzla yeni tanıştım ve severek okumaya başladım.bende 7haftalık hamileyim ve ilk hamileliğim olduğu için doktorum konusunda çok emin değilim.ilk hamileliğin vermiş olduğu bir endişe heralde.genelde doktorlar sormadan kolay kolay birşeyler anlatmıyorlar fakat bu bizim de ilk tecrübemiz olduğu için acaba doğru soruları biz ne kadar sorubiliriz gibi endişelerim var.bir yazınızda doktorunuzdan memnun kaldığınızı söylemiştiniz.rica etsem benle paylaşırmısınız?
    teşkkürler,güzel günler…

  35. Merhaba,
    Çoooook tebrik ederim, aslında bizim daha önce yazışmışlığımız var ama 2. bebekten haberim yoktu, dikkat etmedim sanırım!
    Zevkle takip ediyor olacağım.. 🙂
    Sevgiler
    Evrim
    http://nazannesi.wordpress.com

  36. Aaaaa ben niye simsiyahım öyle???? :)))))
    Hemen check edeyim bari!!

  37. PINAR- Hoş geldin! Doktorumla ilgili bilgileri sana e-mail yoluyla gönderiyorum.

    EVRİM – Evet, uzun zaman önce yazışmıştık hakikaten. Çok geç kaldın sayılmaz, daha son üç aya yeni başladım 🙂

  38. Merhaba. Öncelikle anneliğinizden dolayı bende sizi tebrik ediyorum. Hem de benim gibi 2. anne olmaya karar verdiğiniz için. Anlattıklarınız çok güzel. Şu an mutlumusunuz? Huzurlumusunuz? Önemli olan bu hayatta. Keşke dememek için … Bence kararınız sizin ve ailenizin huzuru açısından oldukça önemli. Bol şans…

  39. merhaba,

    ben Filiz 14 yildir Almanyada yasiyorum, uzun yillar sonucunda su an iki melege sahibim öyle diyorum cünkü onlar dünyanin en uslu bebekleri biri 2,5 yasinda digeri4 aylik bende iki dil ögretme konusunda yazmak istedim. Bizim kiler de dil konusunda cok sanslilar ben onlarla türkce , babasi da almanca konusuyor ilerde okulda da bir iki dil ögrendilermi gelecekleri cok parlak olucak daha iyisi varmi bir lisan bir insan.Tebrikler

  40. merhaba;6 aylık bir kızım var ve ücretsiz iznim mayıs sonunda bitiyor….işten ayrılmak büyük hata mı? çalışmayan anneler derken bu siteye rastladım… gerçekten çok büyük tedirginlik yaşıyorum.. tam kesin kararımı veriyorum …ayrılacağım diyorum..çevremden onay bekliyorum..herkes hıımm iş bırakılır mı?!!!diye bakıyor … esasında benm derdim uzun mesai saatleri mesleğim bankacılık işten çıkış saati olmayan : ( yani kızımla hiiç vakit geçiremeyeceğim..(maddi sorunumuz şimdilik yok ama ilerisi için o da önemli )zor bi karar yani benim için 3yıl sonra tekrar girebilmekde risk.sürekli e.vde olmakta istemem ..böyle bi karmaşa yani…fikirlerinizi bekliyorum.. yeni bebeğiniz hoşgelmiş : )
    sevgilrimle….

    • Ben sizinle sadece “çalışmayan anne” olmaya karar vermemdeki gerekçelerimi paylaşabilirim sanırım: Benim için işten aldığım manevi tatmin, maddi tatminden daha önemliydi. “Kariyer hırsı” olan bir insan hiç olmadım, o yüzden de çalışmayı bırakmam benim için zor olmadı.

      Niyetim ikinci bebeğimi de biraz daha büyüttükten sonra çalışma hayatına geri dönmek. Ancak bunu yaparken belki bıraktığım yerden daha geriden başlamam riskini de göze almıştım. Zaman gösterecek…

      Çalışmayan anne olmak zor. Çalışan anne olmak da zor. İnsanın hep öbürünü olmakta aklı kalıyor. Ama en önemlisi MUTLU ANNE olmak. Çünkü anne mutlu olunca herkes mutlu oluyor.

      Eğer maddi rahatlığınız varsa bir deneyin derim. Eminim çocuğunuz çok mutlu olacaktır. İşe geri dönmek için üç sene beklemek zorunda değilsiniz. Siz de, bebeğiniz de kendinizi daha erken hazır hissedebilirsiniz.

      Her neye karar verirseniz verin, mutlu olmayı unutmayın. Sevgiler…

  41. Merhaba Elif Hanım,
    Blogunuzu bu kadar geç keşfettiğim için çok üzüldüm.. Meğer neler kaçırmışım. İyi ki var şu internet ve iyi ki sizin gibi sosyal sorumluluk duygusu yüksek yüce gönüllü insanlar var ki yalnız olmadığımızı hissedebiliyor ve tecrübelerinizden faydalanabiliyoruz.

    Ben de yük.müh. olarak yıllarca çalıştıktan sonra bebişi için kariyerini geri plana atanlardanım. Ve evet ben de zaman zaman (hatta nerdeyse her akşam) kendimi eksik ve gerilerde kalıyormuş, sanki birşeyleri kaçırıyormuş gibi hissediyorum. Ancak sabah kızımın kokusu ve sıcaklığıyla uyandığımda (her ne kadar birlikte yatmanın doğru olmadığını bilsem de bundan vazgeçemiyorum..hayat çok kısa, sanki ona doyamıyacağım gibi geliyor) ne kadar doğru bir karar verdiğime emin oluyor ve defalarca şükrediyorum..

    Sedefim artık 2,5 yaşında ve ben iki dil daha bildiğim halde bunları ona öğretmeyi hiç akıl etmemiştim. Kızım kitaplara çok düşkün..Yab. dili nasıl öğretebilirim ona bilemiyorum.Değerli görüşlerinizi ve önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.
    İki meleğinizi de güle güle büyütmenizi ve tüm mürüvvetlerini görmenizi diliyorum..

    Sevgilerimle

    • Hoş geldiniz. İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

      Bahsettiğiniz “geride kalma” hissini çok iyi anlıyorum çünkü aynısını zaman zaman ben de hissediyorum. İnsan hep çocuğu için en iyisini yapmak istiyor. Ama bunun sonunun olmadığını da fark etmek lazım. Yoksa hep “onu da yapayım, bunu da öğreteyim” telaşından anne-baba “olmayı” unutmaya kalkışabiliyoruz.

      Yabancı dil konusuna gelince… Kızınız madem kitaplara düşkün, o zaman işinizin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Okul öncesi çocuklara İngilizce öğretmeyi amaçlayan güzel kaynaklar var. Şu set sizin için bir başlangıç noktası olabilir belki: http://bebegimenealdim.blogspot.com/2009/11/ingilizce-seti.html Ben kullanmadım, ama Damla’nın referansına güveniyorum.

      Benim oğluma İngilizce öğretmek konusundaki deneyimlerimi de buradan okuyabilirsiniz: http://blogcuanne.com/category/anneler-icin/cok-dilli-cocuk-yetistirmek/

      Sevgiler…

      • Merhaba Elif hanim,

        Ben de blogunuzu yeni kesfedenlerdenim. Londra’da yasiyorum ve 22 aylik bir oglum var. Turkceyi bile daha dogru durust konusamadigi icin daha Ingilizce konusmaya baslamadik onunla. Sizin deneyimlerinizi okumak istedim ancak verdiginiz sayfa mevcut degil; baska bir isimle falan geciyorsa yazarsaniz sevinirim.
        Yazilarinizi zevkle okuyorum, paylastiginiz icin tesekkurler. Sizin gibi blog tutan vs anneleri gorunce ev islerini bile zor halleden ben (burada destek olacak kimsemiz olmadigi icin mi bilemiyorum), kendimi beceriksiz hissediyorum 🙂
        Sevgiler…
        Ayca

  42. Merhaba Elif Hanım,

    Bir kaç gün önce haberdar oldum bu siteden. Ve o günden beri de tüm yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Çok ama çok güzel, faydalı bir site. Emeğinize sağlık…
    İki oğlunuzu da gönlünüzce büyütmeniz dileği ile…

    Ben de 26 haftalık bir hamileyim. Eşimin iş değişikliği nedeni ile şehir değiştirdik ve o dönemde hamile kaldım. Yeni bir şehir, yeni bir ev, yabancı sokaklar, arkadaşsızlık derken 6 ayı geride bıraktık. 3 ay sonra kısmetse kızım kollarında olunca bunların hepsini unutacağımı biliyorum.

    Bir konuda sizden fikir almak isterim. hamileliğiniz boyunca oğullarınıza kitap okudunuz mu? Ben şimdiden başlamak istiyorum ama nerden nasıl olmalı bir türlü kestiremiyorum. Yoksa çok mu aceleciyim, doğumumu beklemeliyim. Klasik müzik olarak sadece Mozart’ı dinliyorum. Başka neler dinleyebilirim.

    Bebeğimi büyütürken de sizden çok fazla feyz alacağım. Bu yüzden size bu site için tekrar teşekkür ederim.

    Kızımın adı da Elif Alya DOĞAN=)) sanırım bu isim benzerliği de büyük bir tesadüf olmuş… Elif’imin de sizin gibi sosyal sorumluluklarını yerine getiren bir birey olabilmesi için en iyi şekilde yetiştircem…

    sevgilerimle, ışığınız hiç sönmesin…

  43. Merhaba tum anneler ve anne adaylari,

    ben de su anda 24 haftalik hamileyim, evet kizimin ismi belli oldu nihayet, Sophie Arya 🙂 Babasi Italyan oldugu icin ve Amerikada yasadigimiz icin bir tane international bir tane de turkce isim dusunduk.
    Benim kizim da bir kac dille yetisecek, ben mutlaka turkce ogrensin istiyorum babasi ise italyanca ve babasiyla konusabildigimiz tek dil ingilizce. Umarim bu konuda cok fazla sorun yasamayiz.
    Herkese Sevgiler!

  44. Herkeze merhaba,

    Bende kizimi Amerikada dunyaya getirdim. Giderken arkadaslarima ve aileleme tecrubelerimi paylasmak icin blog yapmistim. Sizin blog’unuzu cok begendim. Belki gitmeyi dusunen annelere yardimim olur.

    http://amerikadadogum.wordpress.com/

    Herkese bol sanslar.

    Natali

  45. Yazınızın “Çocuklarımı iki dilli olarak yetiştiriyorum. Çocukların 4-5 yaşına kadar bir o kadar dili rahatlıkla öğrenebildiği gerçeğinden hareketle ben de, babaları da onlarla evde sadece İngilizce konuşuyoruz.” kısmını okuyunca dehşete kapıldığımı itiraf etmeliyim. Çocukların iki dilli olması tabii ki çok güzel, ancak bunun doğal yollarla olmasının gerekliliğine inanıyorum (mesela babanın dili ingilizce ise gibi)… Aksi takdir de çocuklarınız ingilizce öğrenirken anadillerinden uzak kalabilirler. Anneleri bile doğal yaşam ortamlarında onlarla anadilini kullanmıyor ise, onları yaşadıkları ortamın kültüründen uzak tutmakla bence bu eş değerdir. Ayrıca zoraki bir şekilde çocuğa bir dil empoze ediliyorsa ileride davranış bozuklukları ortaya çıkabilir. Sizde durum nasıldır bilemiyorum ama dikkatli gözlemlemenizi öneririm. Dil insanın kültürünün, hayatı nasıl anlamlandırdığının bir göstergesidir. Çok dil bilinmesi güzeldir. Ama çok dilli çocuk yetiştirmek ince iştir… Kolay gelsin…

    • Çocuklarımı görseniz dehşete kapılacak bir durum olmadığını sanırım anlarsınız 🙂

      Her ikisi de gayet normal, Türk kültürünün ortasında yetişen, davranış bozuklukları olmayan çocuklar.

      Belki de sizin bahsettiğiniz ince işi kotarıyorumdur 😉

  46. bende blogunuza üye olmak istiyorum .kendi blogumda linki atmak istyorum ama yapamdım yardımcı olurmusunuz

  47. Ben 50 yaşında bir babayım. 25 yaşında bir oğlum ve 7 aylık bir kızım var. 2007 de emekli oldum. 2. evliliğimi 12 yıl önce yaptım ve yeni bir kızım oldu. Şimdi onunla günü 24 saatini geçiriyorum. Ama bir taraftanda 25 yaşındaki oğlumun büyümesini çalışma hayatı yüzünden kaçırdığım için ayrıca pişmanım. Neyse şimdi hayatı kızımla doya doya yaşıyoruz. Eşim Bilgisayar mühendisi ve evde bazen kızımla ingilizce konuşuyor ve ben karşı çıkıyorum. Ne kadar ingilizce konuşsakda 2 yaşından itibaren dışardaki arkadaşlarıyla Türkçe konuşmak zorunda kalacak ve belkide iki dilde de arada kalama sorunu yaşacak diye düşünüyorum. Bu konuda görüşlerinizi almak isterim

  48. Cocuklar hayatlarinin ilk 5 yilinda, bir sunger gibi birden fazla dili ogrenmeye cok yatkinlar. Ve bu ince bir is olmaktan ziyade, cok dogal bir ogrenme yontemi.
    Kararinizi cok yerinde buluyorum.
    Biz de Ingilizde konusulan bir ulkede yasiyoruz. Oglum 3,5 yasinda. Hem Turkce (ben ve esim konusuyoruz) hem Ingilizce (yardimcim ve oyun arkadaslari konusuyor) biliyor ve her iki dilde de kendini cok rahat ifade edebiliyor. Acikcasi biz 3. dil icin kollari sivadik, bu amacla fransiz anaokuluna yolluyoruz.
    1-2 yil icerisinde onu da ogrenecegi inancindayim ve bunun ileriye donuk bir katma deger oldugunu dusunuyorum.

  49. Normal doguma dair…

    Iki oglumu da normal dogumla dunyaya getirdim. Gerekli olmadan yapilan c-section’in bir nevi kasaplik oldugunu (facebook’ta c-section’i detayli gosteren bir klip izledigim icin bu ifadeyi kullandim) ve yogunlukla sigorta sistemi ve doktorlar arasinda bir danisikli dogusten kaynaklandigi inancindayim.
    Sirf bu yuzden Turkiye’de dogum yapmadigim icin mutluyum. Cunku bir cok arkadasim, hic istemedikleri halde doguma bir kac gun kala ‘doktorun yogun tavsiyesi uzerine’ c-section yapmak durumunda kaldilar.

  50. Sevgili Elif
    herşeyden önce belirtmek isterim ki, kızımı emzirebilmek için büyük mücadele vermiş bunun keyfini 18 ay yaşamış olarak, Emzirme Reform’unuzu yürekten destekliyor ve gördüğüm günden beri de sayfamda yayınlıyorum 🙂

    Biz de 6,5 yaşındaki kızımızı ve 2,5 yaşındaki oğlumuzu çift dilli yetiştirenlerdeniz. doğdukları günden beri babaları çocuklara yunanca konuşurken ben Türkçe konuşuyorum. Şu anda Girit adasında yaşadığımız için, özellike Türkçenin hayatımızda her zaman yer almasına çaba gösteriyoruz. Çocukların okulda Yunaca eğitim almaları, evde her gün “yaşadıkları” dili unutmalarına veya gözardı etmelerine neden olmuyor ve umuyorum ki böyle devam edecek 🙂
    Sizi tanıdığıma memnun oldum. Ben de beklerim..
    sevgiler.

    • Papatya – öncelikle çok teşekkürler desteğin için. Ve hoş geldin. Çocuklarınızın iki dille büyüyor olması ne büyük şans. Yunancaya hep ilgi duydum, öğrenmek isterdim doğrusu.

      Ben de memnum oldum, az önce de iade-i ziyarette bulundum. Sevgiler.

  51. merhaba!Sizi tebrik etmek istiyorum.Gerçekten dolu dolu ve pek çok konuda faydalı olabilecek bir blog hazırlamışsınız.Ne yalan söyleyeyim imrendim.
    İnternet evimde yeni,dolayısıyle sizi yeni gördüm.Henüz tüm yazılarınızı okumamakla birlikte okuduğum kadarını çok beğendim.Başarınızın devamı ve tüm hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…

  52. çocuklarını iki dille büyütmeyi marifet sanan gafil aile bireyi sana sesleniyorum !!!!! Madem o kadar meraklısın iki dile kendi topraklarında konuşulan bunca dil varken neden ingilizce ? Tüm dünya ingilizce konuşuyor her yerde ingilizce aman evlatlarım geride kalmasın.Bu ne büyük bir saçmalıktır.EVDE İNGİLİZCE KONUŞUYORUZ !!! pehh pehh pehh ne büyük marifet !! Madem öyle çocuklarınızı abd’de yetiştirseydiniz, mazallah burda aksanları falan bozulur. Sonra dışlamasınlar çocuklarınızı ingilizler amerikalılar .Lütfen siz hep ingilizce konuşun hatta mümkünse bu dilin anadil olarak kullanıldığı ülkelerde yaşamınızı devam ettirin kendinizi hiç zora sokmayın bu geri kalmış ülkede.Kültür Şoku vah vah vahh yazık öylesi bir kıtlıktan böylesi geniş ve zengin bir kültürün içine düşünce insan ister istemez şok geçiriyor tabi.10 yılda aslınızı unutmanız ne kolay olmuş meğer.10 yılda tüm özünüzü yitirmeniz ne basitmiş.10 yıl sonra döndüğünüz vatanınız hakkında atıp tutmak ne büyük işmiş meğer !!! tebrik ederim sizi !!!eminim evlatlarınız Mustafa Kemal Türkiye’si için inanılmaz bağımsız ve inanılmaz derecede atalarının canlarını feda ettiği bu topraklara bağlı bireyler olacaktır. CONGRATULATIONS !!!

    • Bu hakaretamiz yoruma yanıt verip vermeme konusunda çok düşündüm.

      Tek bir şey söyleyeceğim: Fanatizmin her türlüsü zararlı. En büyük zararı da, savunduğunu iddia ettiği düşüncelere oluyor maalesef.

      “İngilizce konuşmayı” Atatürk düşmanlığıyla ya da vatana ihanetle özdeşleştirmek yerine yazılarıma şöyle bir göz gezdirseydiniz bakış açım hakkında biraz fikir sahibi zaten olabilirdiniz.

    • ya pardon da bu ne büyük bir eziklik, ne büyük bir kıskançlık, ne büyük bir ben bu ciğere ulaşamadım bari mundar diyeyim mantığıdır. sen kendi yaşadığın ülkenin durumunda bihabersen, ya da sadece hayallerinde kurduğun bir coğrafyada yaşıyorsan biz napalım. eğrisiyle doğrusuyla memleketimiz ortada mı, evet. kimsin de insanları böyle suçlamaya yelteniyosun be hey kara cahil…

  53. Elif Hanım blogunuza bayıldım. İnterneti çok aktif kullanan biri olmama rağmen sizi nasıl oldu da yeni tanıdım bilmiyorum ama iyi ki varsınız. İnanın yazılarınızı okurken kendimden çok şey buluyorum ve yüzümde gülümsemeyle yazılarınızı okuyorum.

  54. ölee dolaşırken siteden siteye burda buldum bir anda kendimii sizden yararlanabileceğimi düşünüyorum elif hanım.. çünkü ben başından berii normal doğumdan ürkmüşümdür.. şimdi ise 20 haftalık hamileyimm.. artık gecelerii rüyalarıma girmeye başladıı ve bi türlüü normal doğum olacakk diemiorummm offf çok korkuorummmmmmm

  55. […] Blogcu Anne sayesinde adını duyduğum Emzirme Reformu Sobesine ben de bir Emzirme Reformu destekçisi olmam dolayısıyla kayıtsız kalamadım ve soruları cevapladım. […]

  56. Merhaba Blogcu anne… Aslinda benim icin….Tarsus Amerikandan,12-15 yasimin…voleybolcu zamanlarimin..hayranlikla izledigim ablasi…
    Merhaba Elif Abla:) Hatirlarmisin bilemiyorum.. Bilge ’97 ben:)) 10 sene gecmis aradan. Cok mutlu oldum seni gorunce,eskiye dondum bir an,heyecanlandim… zaten iki haftalik bir bebek annesi olarak dogum sonrasi duygusalligi yasiyorum bu aralar, gozlerim yaslandi…ne guzel gunlerdi. Kendi donemimden Evre “97 ile evliyim 4.5 senedir. Ikinci kizimi dogurdum 6 Ocakta. Senin adina da cok mutlu oldum, iki oglan sahibi ,herzamanki gibi zarif ve guzelsin. Mutlulugunuz daim olsun. Blogcu anneyi zevkle takip edecegim…Sevgiler…

    • Bilge’ciğim, elbette hatırlıyorum. Ne güzel, demek sen de çocuklandın, üstelik iki tane. 🙂 Tebrikler. Beni bulduğuna da çok sevindim. Sevgiler.

  57. internette gezinirken buldum sitenizi ve bikaç gündür hayranlıkla takip ediyorum. kızım 9 aylık oldu. hamileliğimin son ayında şirketin küçülme kararı (?) nedeniyle işten çaıkarıldım. kızıma ilk bir ay annemle baktık. sonrasıysa kzımla başbaşa kaldık. havalar güzelse dışarı çıkıp geziyoruz, ama kötüyse ikimizde evde tıkılıyoruz.
    üniversiteden sonra y. lisans sonra iş yaşamı derken hiç evde kalmadım. artık çalışmak istiyorum. iş ilanlarına bakmaya başladım. ama kızım bana çok alıştı. babasının yanındayken bile beni istiyor.ek gıdaya başladık, emmeyede devam. ama henüz uyku düzeni oturtamadık. gece kaç kez kalkıyorum sayamıyorum artık. durum böyleyken evde olmakmı benim için ve kızım için daha iyi yoksa tekrar iş yaşamına dönmek mi karar veremiyorum 😦

  58. Merhaba blogcu anne 🙂 Sitenize firsat buldukca takip etmeye calisiyorum. Gercekten yararli bilgiler var. Sizdeki iyi cesaret ben asla geri donus dusunmuyorum. 5 yil Pariste 2 yildan beri de Kanada da yasiyorum. Esim ara ara donsek mi desede, ben OLMAAZZZ diyorum. Burada cok memnunum. Turk egitim sisteminin icinde cocugumun okula gitmesini istemiyorum.
    Neyse cok konustum, aklimdayken, normal dogum hakkinda yazmissiniz. Bende gecen gun blogumda bu konuyla ilgili bir belgesel filmi paylasmistim Buradan bakabilirsiniz. Sizi okuyan daha cok. Eger izlediyseniz, ya da izmeyi dusunurseniz belki sizde blogunuzda belgesel hakkinda bilgi verirsiniz. Ben cok beyendim.
    : http://gulkk.blogspot.com/2011/02/business-of-being-born.html

    Iyi gunler 🙂

  59. merhaba elif, bende pek çok arkadaş gibi sorunlarıma cevap ararken buldum seni. bir uzman veya doktorun tavsiyelerinden çok bir annenin tavsiyelerini okumak beni çok daha rahatlatıyor. ece adında 2,5 yaşında bir kızım var ve şu sıralar felaket bir şekilde yemek sorunu yaşıyoruz .ben ısrarla bir şeyler yesin istiyorum, o ısrarla yemek istemiyor ve tabiki o galip çıkıyor. bense kendimi beceriksiz, hiç bir işe yaramayan bir insan gibi hissediyorum. şu anda tek umudum senin tavsiye ettiğin “çocuğum yemek yemiyor ” kitabı. umarım o kitabı buralarda bulabilirim.

    • Of, n’olur çok üzerine gitmemeye çalış. Kesinlikle onlar kazanıyor, olan herkesin sinirlerine oluyor. Eğer kilosu, sağlığı yerindeyse lütfen uğraşma.

      Evet, o kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Birçok kitapçıda satılıyor.

  60. Merhaba Elif (hanım demesem ayıp etmiş olur muyum ?) Bloğunu keşfettim ve çok beğendim..Eline , fikrine sağlık..Özellikle de emzirme konusunda yaptığın çalışmaları( 2 yıl oğlunu emzirmiş bir anne olarak ) takdir etmemek mümkün değil..Ben utanmadan,sıkılmadan hatta zaman zaman ayıplayarak bakan gözlere aldırmadan 25 ay boyunca emzirdim..Oğlum mutlu,ben mutlu kime ne ? Ama çok tepki aldığımı da söylemeliyim..Mutluyum ki anne sütünün kıymetini bilen bir anneyim. Sana kendi adıma çok teşekkür ediyorum.Yaptığın iş çok kıymetli..

  61. Merhaba;
    Ben yeni gördüm sizi facebook un yardımıyla…Bir kızım var ve nisana kadar evdeyim bende…İnsanlar sorduklarında çalışmıyorum demenin yerine küçük bir ara verdim demek banada daha iyi geliyor.
    Size merhaba demek istedim; insanın yalnız olmadığını hissetmesi ne güzel…
    Sevgiler…

  62. merhaba!
    siteyi çok beğendim. psikolog bir arkadaşımın takip ettiği bir blogtu bu ama artık ben de varım! Benim durumum sizin tam tersiniz! 26aylık kızımı 2009 da İstanbul’da dünyaya getirdim ve 0 1,5 yaşına gelince Kanada’ya göçtük. Ben Türkiye’de avukatım eşim ise Bilgisayar Mühendisi. Kızım doğduğundan beri sadece az sıklıktaki duruşmalarıma gidiyordum. Yani hep onun yanındaydım.Kanada’ya gelince de tüm vaktim onunla.Yeni bir ülkeye alışma, ülkenden ve sevdiklerinden uzak olma psikolojisinin yanında mesleğini yapamayan bir anne oldum ben. eskiden arada sırada çalışan bir anneyken şimdi full-time’a geçtim.:) Buraya geleli 8ay oldu..Artık yavaş yavaş kızımı pre-school denilen 2,5-5 yaş arası çocukların kabul edilediği okula göndermenin vakti geldi diye düşünüyorum. Evde %100 Türkçe konuşuyoruz. Bu konuyu buraya gelmeden önce araştırmıştım. Anne ve baba kesinlikle evde ana dili konuşmalılar diyor uzmanlar. Zira kızım zaten pre-school döneminde uzmanlara göre 2 ay içinde aksansız olarak ingilizce konuşmaya başlayacak. Biz planlarımıza göre uzun yıllar burada olacağız. Ben mesleğime belirli bir eğtimden geçtikten sonra yeniden döneceğim. Ama önce çalışmaya ve sosyal hayata geçip adaptasyonumu hızlandırmalıyım. Bu hem benim hem de kızım için iyi olacak sanırım. Sizce 2,5 yaşına kadar kızımın yanında olmak onu kendi ellerimle büyütmek yeterli midir? çünkü tüm bu planlarımın yanı sıra suçluluk duygum da var… Kendimi mi düşünüyorum acaba diyorum bazen???
    Kanada’dan sevgiler!!

    • “Uzmanlar” 0-3 yaşın en kritik dönem olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla 2,5 yaş -hele de günümüz koşullarında- çocuğun anneden yavaş yavaş ayrılmaya başlaması için bence uygundur. Bence derken, ben öyle yaptım. İlk oğlum 2 yaşını az geçtiğinde haftada üç yarım gün okula verdim.

      Suçluluk duymamak elde değil. Ama emin olun evde onunla kalsanız da suçlu hissedecek bir şeyler bulacaksınız. Biz anneler bunu çok iyi beceriyoruz çünkü 🙂

      Sevgiler…

  63. Merhaba Elif,
    Ben de seninle çok geç tanışma fırsatı bulaardanım. Minik kızım için kitap ararken tesadüfen blogunu farkettim, ve inan çok mutlu oldum seninle karśılaştığıma;)
    Ben 35 yaşında, 7/24 mesai ile bebeğine bakan annelerdenim. Tıp akültesi, uzmanlïk eğitimi, mecburi hizmet derken hayatı neredeyse kaçıracakken, son anda aşkı, ardından da hayattaki en anlamlı kavramı anneliği tattım. Biraz geç oldu ma çok güzel oldu:)) Ben de senin gibi bu sürecin tadıni doyasıya çıkarmak ve mümkün olduğunca kızımla birebir ilgileneilmek için çalışma hayatıma belirsiz bir süre ara verdim. Onu kimselere emanet edemeyip hep evde kalacağım diye korkmuyor da değilim;)
    Ne çok yazdım… Bundan sonra sık sık ziyaret edeceğim seni. Sevgiler…

    Ne çok yazdım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: