Nasıl oyuncak almalı?

Blogcu Anne okurlarından 9,5 aylık bir kız bebek annesi kızına ne tür oyuncaklar alması gerektiğini bilemediğini söylemiş. Çin malından uzak durmaya çalıştığını, zeka geliştirici oyuncaklardan emin olamadığını, kızının kitapları paraladığını anlatmış, ve eklemiş:

Piyasa beni tatmin etmiyor. Şu çalar gider hazır şeyleri de ben sevmiyorum, ne alınmalı, ne yapılmalı? Pek çok arkadaşımdan da aynı sıkıntıyı duyuyorum.

Yardımcı olur musun? Derin nelerle oynuyor?

Yardımcı olmaya çalışayım: Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 31. Hafta – Hangi marka puset?

Hamileliğimin neredeyse 31. haftasını bitirirken hala birçok hazırlığımı tamamlamadığımı düşündükçe biraz panikliyorum. Geriye kalan her günü dolu dolu geçirip elimi hızlı tutmanın zamanı geldi.

Kısaca bu haftamın semptom listesi şöyle:

  • Geceleri beni uyutmayan bacak ve bel ağrıları
  • Yine geceleri gerilmeyle başlayan karnım patlayacak hissiyatı
  • Emrem’in içimde sığamıyormuşçasına hareket edişi, o hareket ettikçe karnımın yamuluşu, kafasını ve poposunu adeta hissetmemin verdiği mutluluk
  • Damarlarımın belirginleşmesi; özellikle karın ve göğüs bölgesinde
  • Artan mide yanmaları (Emrem saçlı mı olacak ne?)
  • Duygusallık, her şeye kolayca ağlayabilme
  • Giderek kalınlaşan kalçam ve bacaklarım, bununla beraber artan ve gördükçe moralimi bozan selülit sorunu

Devamı için tıklayın.

Hollywood yildizlari pesimi birakmiyor

Sanirim Hollywood aktorleri New York’a ayak bastigim haberini almis olacaklar ki her yerde karsima cikiyorlar.

Dun MoMA donusu Robin Williams’a rastladim. Sokakta bir kalabalik toplasmis, bir seyler bekliyorlardi. Ben de aralarina karisip ne oldugunu anlamaya calistim. David Letterman Show’un cekildigi studyoymus meger orasi. Iki uc tane limo-servis kapinin onunde dizilmislerdi. Iclerinde bir hareket vardi, belli ki kalabalik limodan birilerinin inmesini bekliyordu. Ben David Letterman’i beklerken birden Robin Williams cikiverdi icinden! Hemen binanin kapisina yonlendi. Tamam dedim, “kosarak kacacak kalabaliktan. Devami icin tiklayin.

Tanıtım: Bir diş macunu hikayesi

Kisa not: New York’a sag salim vardik. Yolculuk kolay, hatta keyifli gecti. Derin cok usluydu, uyudu, uyandi, eglendi. Gel gor ki yolculukta yapmadigini gece boyunca yapti. Gune Turkiye saatiyle sabah yedi bucuk, ama New York saatiyle gece yarimda baslamaya karar verince beni ve kuzenimi dagitti.

Bu hafta Hediye Kitap/Urun’u atliyorum. Yorumlari takip etmem zor olacak. Onun yerine daha once hazirladigim bir tanitim yazisina yer veriyorum. Hediye urune onumuzdeki hafta devam edecegiz.

*** Devami icin tiklayin.

Artık küçük hanımlar annelerine özenmeyecekmiş

Dün akşam üzeri posta kutuma düşen bir basın bültenini olduğu gibi yayınlıyorum:

Artık kız çocukları annelerinin aksesuarlarına özenmeyecek çünkü UKB Kids, onlara özel Barbie Bijuteriyi yarattı. Sadece küçük hanımlara özel hazırlanan koleksiyonlar büyüklerin aksesuarlarını aratmayacak güzellikte…

Kombin olarak tasarlanan kolye, küpe ve bileklikler, Barbie desenleriyle kız çocuklarının dünyasını renklendiriyor. Sağlığa zararı olmayan malzemelerden hazırlanan ürünler ile anneler gönül rahatlığıyla çocuklarını sevindirebilir. Devamı için tıklayın.

Derin’le fuarın derinliklerinde

Yandaki, Derin’in Anne-Bebek-Çocuk Ürünleri Fuarı’nın yerlerinde emeklediğinin resmidir.

Bana kıyak çekip pusetinde yaklaşık bir buçuk saat uyuduktan sonra uyandığında yerinde duramayan oğlumu oturtmak mümkün değildi. Ben de doğum fotoğrafçısı Jasmin Traub’un standını ziyaret ettiğim ve sohbete daldığımız anlarda Derin’i yere saldım.

Devamı için tıklayın.

Taze çıktı bunlar…

İki yeni kitap blogu:

(1) OkurYatar.com

Elma Yayınevi’nin başını çektiği, “çok yazarlı ve etkileşimli bir kitap inceleme topluluğu” bu. Şöyle anlatıyor OkurYatarlar kendilerini:

  • Kitapların incelendiği,
  • Karşılıklı yorumların yapıldığı, çok çok yazıldığı, sevildiği,
  • Belirli zamanlarda belirli şehirlerde buluşup gergin sohbetlerden uzak, gülen, hediyeleşen, yepyeni insanların katıldığı,
  • Giderek büyüyen, bol bol kitap kokan ama hiç eskimeyen,
  • Siz de yazın diyen,
  • Kimsenin yabancı kalmadığı ya da kimsenin eski olmadığı, bir topluluğuz biz.

İncelemesi bedava: OkurYatar.com

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: