Fotoğraflarla çocuklu-çocuksuz hayat karşılaştırması

Aşağıdaki yazıyı New York’ta yaşayan ve geçen hafta bizi evinde ağırlayan kuzenim Uygar kaleme aldı. Uygar, benim koca tarafından kuzenim. Senelerdir Amerika’da, uzun zamandır da New York’ta yaşıyor. Sağ olsun bize bekar evini açtı, bir oda bir salon, cıncık gibi düzülmüş yuvasını tırtıl gibi her yere girip çıkan Derin’le paylaştı. Garibim, bizimle beraber yattı-kalktı; bizi gezdirdi, tozdurdu, ağırladı.

Uygar’ın geçen hafta yaşadığı çocuklu hayat simülasyonu sonrasındaki analizini noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum.

Blogcu Anne Elif

*** Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Zincirleri kıralım anneler!

Başlık pek bir iddialı oldu. Okuyan da beni annelik doktorasını tamamlamış, tezini de “Saldım çayıra, Mevla’m kayıra annelik” üzerine yapmış, yetmedi konuda 10 kitap yazmış, orada burada “Bırakın çocuğunuz yemeğini kendi yesin” ya da “Kirlenmek güzeldir” temalı konferanslar veren bir fikir lideri falan zanneder.

Üç konuda nabız yoklaması yapmak istiyorum bugün: Devamı için tıklayın.

Bebeklerin dış mekanlarda emeklemesi doğru mu, yanlış mı?

Geçen gün anne arkadaşlarımla Starbucks’a gittik. Birisi, sizin de tanıdığınız Doris (Ve evet, daha dün SSVD hikayesini anlattığımız Noah şimdi emeklemek üzere). Ben gidene kadar Doris koltukların arasında çocuklara ufak bir alan açmış, Noah’yı da oturtmuştu yere. Ben de Derin’i yanına koydum. Orada oynaştılar. Derin emekledi, Noah emeklemeye çalıştı falan.

***

Deniz emeklerken, Deniz’le yaşıt oğlu olan bir arkadaşımla çocukları sinemaya götürmüştük. Daha doğrusu sinemaya değil de, bir sinema binasına gitmiştik her nedense. Yer halı kaplıydı. Ben Deniz’i bırakmıştım emeklemesi için. Tutmam mümkün değildi çünkü. Devamı için tıklayın.

“Titrin kadar konuş”

VIP - Çok Önemli Kişi

Arabaların tartışılmaz bir üstünlüğü var Türkiye’de.  Arabalar insanlardan daha çok itibar görür, daha çok düşünülür.

Böyle bir ülke burası. Dönemeçlerde yayalar arabalara öncelik tanır. Kaldırımlara arabalar park eder. Yayalar cinlik yapan ve hiçbir suretle cezaya tabi olmayan motosikletlere kurban gitmemek için kaldırımlarda yürürken zikzak çizer. Yaya geçitlerinden yürümek için yayalar önce arabaların geçip geçidin boşalmasını bekler.

Devamı için tıklayın.

Boynumda tabelayla gezeceğim

Evet, henüz yedi haftalık.
Hı hı, çok küçük.
Teşekkürler (bence de çok tatlı)
Evet, sütüm var.
Hayır, üşümez (Hava 30 derece, yuh!) Devamı için tıklayın.

İki saatte binemiyormuşum

Doğan iş için şehir dışına çıkınca, evde Deniz, Derin ve Paphia ile tek başıma kalmaya henüz hazır olmadığımdan hafta sonunu geçirmek üzere annemlerin evine geldim. Bağdat Caddesine yürüyerek yaklaşık 15-20 dakika mesafede olunca, hava güzel olduğunda kendimizi dışarı atıyoruz. Dün de öyle yaptık, Deniz, Derin, Ece (kız kardeşim) ve ben biraz hava alalım diye yürüyüşe çıktık. Dönüşte Deniz yoruldu, pusette de Derin’in ana kucağı olunca yürümek zorunda kaldı, biz de taksiye binelim dedik.

Devamı için tıklayın.

Merak ediyorum…

Türkiye’nin Bilinmeyen Numaralar servisi hangisidir? 11811 mi? 11818 mi? 11880 mi? 11824 mü? Hepsi kendini “Türkiye’nin Bilinmeyen Numaralar Servisi” olarak tanıtıyor. Ne biçim bir bilinmeyen bu?!

Futbol maçında hakem ama doğru, ama yanlış, bir karar verdiğinde futbolcular neden itiraz eder? Diyelim hakem bir penaltı kararı verdi. Ölse Allah o kararından geri döner mi? Geri döndüğü tarihte görülmüş müdür? Kararını değiştirmeyeceği gün gibi açıkken neden futbolcular ısrarla cırlar?

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: