Bir çuval incir berbat oldu

Derin New York’a gitmeden önceki haftalarda akşam 7-sabah 4 uyuyordu. Sabah 4-4 buçuk gibi meme emip geri yatıyor, 6-6 buçuk gibi uyanıyordu.

New York’a gitmeden önceki üç gün ise 4’teki meme seansını da iptal etmiş, akşam 7-sabah 6 uyumaya başlamıştı. Gerçek olmak için fazla güzel, değil mi?

Evet.

Nitekim New York dönüşü her şey alt üst oldu. Darmadağın. Paramparça.

Devamı için tıklayın.

Uçağa binmeden önce okuyun

Aşağıdaki yazı Amerika’da yaşarken severek takip ettiğim Parenting dergisinin Mayıs sayısından.

İlk okuduğumda benim çocuklarla tek başıma yaptığım geçen ayki uçak yolculuğum aklıma geldi. Önce ürperdim, sonra “daha beterleri de varmış” diye geçirdim içimden.

Tam da tatil sezonuna uygun bir yazı. Anneler – çocuklarla yola dökülmeden okuyun. Ve ümidinizi -daha da önemlisi gururunuzu!- kaybetmeyin 🙂

Devamı için tıklayın.

Sağ ve de salim

Derin, uçakta verilen bebek yatağında uyuduğu nadir anlardan birinde...

Geldik. Döndük. Bitti. Oh…

Zordu. Çok zordu. Ama iki küçük çocukla yolculuk yapmak değil. Kolikli bir bebekle yolculuk yapmak çok zordu.

Durmadı. Neredeyse 10 saatlik yolculuğun ilk yedi saatinde toplamda bir saatten fazla uyumadı. Bebek yatağında yarım saatten fazla yatmadı.

Devamı için tıklayın.

Gidisin donusu

Yarin oglene dogru, bir hafta once baslayan Philadelphia maceramizi noktalamak uzere yola cikiyoruz. Yaklasik iki saat suren bir araba yolculugundan sonra pek sevgili Delta Havayollari’nin New York John F. Kennedy havaalanindan kalkan ucagina ben ve iki minik canavarim binecegiz.

Devami icin tiklayin.

Blogcu Anne Philly’den bildiriyor

Ses… Ses bir ki… Deneme bir ki…

Alo? Alo? Sesim geliyor mu?

Devami icin tiklayin.

İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz

Yarın iki çocuklu bir aile olarak ilk seyahatimizi gerçekleştireceğiz.

Yaklaşık 10 günlüğüne Amerika’ya gidiyoruz. Philadelphia’da çok yakın bir arkadaşımızda kalacağız.

Devamı için tıklayın.

Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu

14 aylık Deniz, İstanbul-New York uçağında uyuyor.

Deniz Oğlum şu ana kadarki 3 küsur senelik ömrü hayatında neredeyse benim 33 küsur senelik hayatımda olduğu kadar uçağa bindi. Üstelik bunların önemli bir kısmı da okyanus ötesi uçuşlardı.

Böyle olunca ben de çocukla uzun süreli uçak yolculuğu yapma konusunda oldukça deneyim edinmiş oldum. Nitekim, Deniz’le ilk olarak 2 aylıkken Amerika’dan döndük. Sonrasında da 6 aylıkken, sonra 14 aylıkken, daha sonra iki yaşındayken Amerika’ya gidip geldik.

Her seferinde de farklı tecrübelerim oldu:

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: